Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Kişisel Gelişim
 Teslimiyetin Anlamı
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 7

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 27/12/2011 :  02:32:29  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Salt uzun yazmak değil. Yazış tarzın beni 'bağlıyor'. O yüzden.

Madem bu sorularla devam etmemi istiyorsun öyle yapayım (buna diyalog deniyor bu arada).

---

Şu sözümün özellikle altını çizmek istiyroum:

Veya, Ra niye 7b için "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlar , yüksek benliği hediye ettikten sonra vs.."diyor? Yani 7b deki o varlık ne iş? Ki diğerlerinden farklı bir şekilde "yaratana dönüş yolculuğuna başlıyor"?Hani hepsi aydınlanmıştı 3b sonrasınının? 7b niye daha farklı bir tanımla dillendirilip "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlıyor "deniyor öyleyse? Üstelik yğksek benliği bile 6b ye hediye etmiş, artık kütlesi artmış ve birşey yapmıyor bilinçte, "geri dönüyor sadece" ve nereye?

oe: Hatırladığım kadarıyla yüksek benliği hediye etmiyor. Yüksek benliğe sonsuz karmaşık yaratımlarda bulunma yetisini (kendindeki yetiyi) hediye ediyor. Çünkü artık onunla işi kalmamış (geri dönüş yolculuğuna başlayınca bütün geriye bakışlar sona eriyor, ve ilgi kesiliyor). Ruhsal kütlesi artmış ve geldiği yere sonsuza dönüyor.

Aydınlanma 'tek ve hepsi' şeklinde tek bir aşama değil. Aslında varlıklar her kuantum basamakta tekrar aydınlanıyorlar. Hayvandan insana geçiş de bir aydınlanma. 3'ten 4'e geçiş de öyle. Ayrıca celse 5'te akıl beden ve ruhun denegelenmesi anlatılır. Biz de aydınlanma diye geçen çoğu zaman oradaki aklın dengelenmesine karşılık geldiğini düşünüyorum.

Sistemin böyle kurulmuş olması gayet iyi. Çünkü ne hiç varılmayan sonsuzluk'un doyumsuzluğu var, ne de sonlu bir sistem var karşımızda. Yani sistem hem sonsuz hem de bitmeyen kuantumsal/basamaksal zirvelerle, 'hem zirveye ulaşmanın tadını sunuyor, hem de bunun bitmemesini' sağlıyor. Sonsuz da aynı şekildedir. Hem sonsuz uzakta, hem de buracıkta. Hem ulaşılması imkansız, hem de zaten elde edilmiş durumda. Bunu çok yerde yazmışımdır zaten. Ama bunlardan sadece birine dönüşmez durum. Yani elde etmişiz zaten aramayı bırakalım diyemezsin. Veya sonsuza kadar ulaşamayacakmışız zaten niye arayalım ki diyemezsin. Sonsuz, aslen sonsuzu arayış sürecin içinde erimiştir de aynı zamanda. Yani onu aramak onunla birlikte olmaktır da aynı zamanda.

---

Maharaj için aklı aydınlanmış ;gbi birşey dedin ve ben de sormak istiyorum, akıl /ruh/beden ... bunlar teker teker mi aydınlanıyor?

oe: Ra celse 5'te dediğim gibi 3 kademeli dengelemeden sözeder. Her kademe de neyin üzerinde çalışmışsan onu çözersin ve hakim olursun. Maharaj bilinç olarak herşeyi anlamış durumda. Ama beden üzerinde ekstra hakimiyeti yok. Yani bedenin kendisine sorun çıkarmamasını önleyemiyor. Evet bunu çnemsemiyor da diyebilirsin. Çok önemli de değil, ama Ra'da bunu önemsemese bile bunu yapabilir. İstediği an istediği noktaya seyahat edebilir vs. Bu arada ceylan derisi olayını ben zaten biliyordum. Ama daha önce bunu mevzu etmek için bir gerek duymadım. Çünkü ben adamın anlattıklarından gayet memnunum. Onu suçlamak falan gibi bir niyetim yok. Ama onun dediğim gibi daha üst bir yoğunluğun yetilerine sahip gibi de görmüyorum. 4. yoğunlukta herkes şu an bizim paranormal dediğimiz yeteneklere sahip olacaklar. Bunu çok önemsedikleri için mi olacaklar. Hayır. O yoğunlukta onlar normal çünkü. Veriliyor yani.

---

Yoksa onlardan sadece akıl aydınlanıp diğerleri aydınlanmadan mı kalıyor? Bu nasıl oluyor? Ruh aydınlanabilir mi? Yoksa aydınlanamaz mı ve eğer ruh ise bize hayat veren , o aydınlanamayacak kadar aciz mi?

oe: Ra'da geçen ruh ile bizim ruh dediğimiz şey farklı. Bizim ruh dediğimize Ra akıl/beden/ruh bileşimi diyor. Ve onun ruh dediği oldukça özel birşey. Bana göre sonsuzlukla olan bağ.

---

Bu varlıklar yani üstteki düzeyler aydınlanmalarına karşın niye yine de tekamül ediyorlar? Onları tekamüle iten itici güç ne? Ben kalemi bulabilme olasılığımdan dolayı ararım ama yoksa bu olasılığım aramam.

oe: Yukarıda anlattım. 'Bitmeyen zirveler silsilesi' var (yani bitmeyen kuantum basamaklar). Biz 7. yoğunluğa gelip sonsuza geri dönüş yolculuğumuz gerçekleştikten sonra bile olay bitmeyecek. Bir sonraki yaratılışa (oktava, big-bang'e) geçeceğiz. Örneğin aklın temel modeli bir önceki yaratılışta (yani bizden önce de bir sürü yaratılış var) 22 model değilmiş. 9 modelmiş. 3 akıl, 3 beden, 3 ruh için. Ve bu bilgi bizim yaratılışımıza miras kalmış. Biz de bunu daha da çözmeye çalışıyoruz. Yani bizim evrenimiz bittiğinde bile herşey açık net ve bitmiş olmuyor. Sadece bir sonraki evrene/yaratılışa miras bırakıyoruz geliştirdiğimiz bilgiyi.

---

Şimdi bu varlıklar, gittikçe sonsuzluğu daha fazla anlayıp ama asla tam anlamayacaklarını bile bile , sadece biraz daha fazla anlamak için mi tekamül ediyorlar? Bunu niye yapıyorlar , bu onları daha mı mutlu edyor?

oe: Bir yandan mecburen. Çünkü katalizörler zorluyor. Ama katalizörleri de kendileri programlıyorlar. Daha üst basamaklara çıkmak gelişmek ve dolayısıyla daha fazla özgürlük (ve dolayısıyla daha fazla mutluluk/doygunluk/bütünlük) demek. Yukarıda zaten geri kalanı açıkladım. Hem bitmeyen hem ulaşılmış olmayı, bitmeyen kuantum basamaklar/zirveler ile gerçekleştiriyor sistem. Böylece doyumsuz da olmuyor sonlu da olmuyor.

---

Bununla birlikte , asla tam anlamayacağını bile bile kim arar?

Aydınlanma denen şey , asla sonsuzluğu tam anlamıyla anlayamayacağını anlamak mı?

Eğitim hayatında niye çalışıp çaba gösteriyoruz, mezun olacağımız için . Bu tamam ama "mezun olamayacağımızı", daima o sonsuzluğu çözemeyeceğimizi bile bile niye okumaya devam edelim? Okumayı çok mu seviyoruz? Ama mezun olup ,para kazanmak gerekmiyor mu ,işin ucunda? Ömrümüzün sonuna dek okumak için parayı nereden bulacağız?

Ve daha ötesi , madem ki biz o sonsuzluğun ta kendisiyiz, niye kendimizi asla bulamayalım?

İşte ben buradayım ve madem ki sana göre de ilham alınabilir(yani "öz 'e erişilebilir") öyleyse kendimize yani sonsuzluğumuza niye asla erişemeyelim? Hem de daha bu hayatta iken (3b)erişebilme (ilham)imkanımız var iken?

Ki Maharaj bir sorana "madem o içinizdedir , öyleyse O'nu bulmak zor olmamalı, içinize bakın "anlamında birşey der , niye böyle der?

Veya o altını çizdiğim kısımdaki gibi, niye 7b deki varlık için Ra "yaratan a geri dönüş yolculuğuna başlar"diyor, madem ki arayış hiç bitmeyecek , 3b üstü aydınlanmış?

İddialarında kabullenebilir bir şey ileri sür , ben de sana tamam diyeyim öte yandan bunlar "senin sonsuzluk "tanımının vardığı sonuçlar ise, ancak "senin sonsuzluğunun "ifadesidir.

oe: Bu noktalar da, yukarıda açıklanmış oldu.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  09:57:13  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu diyalog değil sadece hızlandırmak için daha sonra yazacağın şeyleri şimdiden yazarsan konuya dair , ben de daha hızla cevaplarım;idi.

Öte yandan oe . Önceki sayfada bana çok ağır şeyler söylemene rağmen yine de senin durumunu anlayıp tekrar tekrar çözüm önerileriyle geldim ama şu yaptığın şey olmadı .Zer-zivi yine eski usülle , bak yine de ima etmiyorum zer-ziviye , yine de adını söylüyorum açıklıkla , hala inanılmaz bir biçimde bunu yapsa bile o kadar zaman sonra da, oradan bana eskiden yakıştırdığı onaylanma/beklenti vs..lerle geliyor bir başka başlıkta , ki kendisini yemin edebilirim ki bir kez aramak bir yana tek bir mesaj yazmamışım , yemin ederek söylüyorum bunu ve sen oe, şurada şu sayfada bu sorunu çözmek için çalışırken onun asla vazgeçmediği oradan buradan göndermelere takılıyorsun.

Oe, benim en sevmediğim şeyin imalarla konuşulması olduğunu bildiğin halde niye aramızdaki şu sorunu en kısa zamanda bitirmeye dair adımları bozuyorsun? Yani işimiz bittiğinde ondan sonra zer-ziviyle bu sohbetleri yapsan ve benim de gösterdiğim şu çabaya ortak olup "daha fazla gerginliğe neden olacak bir duruma izin vermeyeyim vs.."desen olmazmıydı? Ki zaten bol vaktiniz olacaktı , zer-zivi daima aynı usülle buna devam edecek ki, hala bile aynı şeyi yapmasındna belli. Sen yerini seçmişsin oe , arkadaşımda onayladıklarım kendimde onayladıklarımdır bu tamam ama , en azından şu kadar çözüm çabasına karşılık hem de bana neler neler demene karşın ,şimdi benim sevmediğim birşeyi yapmamaya çalışsaydın ve böylece çözüme destek verseydin , olmazmıydı?

Bu kadarı yeter , artık anlaşma filan içimden gelmiyor ,sana şu kadar zaman vs... ler, istediğini de ! Sen gerilmişsindir vs..diyedurup , sana söylense asla tahammül edemeyeceğin bir lafa rağen yine de çözüm üretmeye çalıştım , mayısa kadar zaman verdim ama ben de takdir edersin ki o laflarının yarattığı gerilimin üstüne şu zer-zivi sen göndermeleri iyice gerdi.. Zamanımı anlamlı birşeye harcadım ama senin saptırmalarını düzeltmek için ve o kadar şeye rağmen hala bile inanılmaz bir şekilde eskiden tartıştığımız konuları burada sana destek olmak için zer- zivinin imalarını dinlemek ve onlarla uğraşmak için harcamayı hiç düşünmüyorum ve evet bu anlamsız olur ama "hadi şöyle yapalım , şunu da ekleyelim çözüme olur mu oe "vsler gelmiyor içimden. Hem niye kırk kez açıklama yapıyorum ki , ama şöyle şöyle olur ve gelirim yeniden vs... Ne dilersen onu yap oe , ben yazıyorum işte ,sen de istediğin doğrultuda hareket et çünkü zer-zivinin imalarına bu süreç içinde uğrayarak sabrımı taşırdın.

Zer-zivi ayrıca sana da bir kez birşey deyip konuyu kapatıcam . En azından başkalarının verdiği bilgileri alıp benim bilgim deyip üstüne o bilgiyi verene "kafana sokamadım "demiyorum. Biliyorsun ki seni asla aramadım , sormadım vs.. biliyorsun ki bıçak gibi kestim aramızdaki konuyu yani en iyi sen biliyorsun , birşeyin kapandığı zaman benim için kökten kapandığını ve sen istersen istediğin şeyleri uydur bana dair, aradı sordu vs.. ama ben işte karşılık vermedim vs..filan de , ama ben bu tür beklentilere karşılık vermedim vs..gibi şeyler uydurup kendini önemli /önemsenen , peşinden illa ki gelinen vs... önemli biri yap ama biliyorsun ki özelde olan şeyleri asla paylaşmadım , ne yaparsan yap çünkü sen konusu kökten kapandı benim için ve sadaece senden hep uzak durmaya çalıştım ,beni kızdırma çabasına girme l,ütfen benden uzak ol ,senden tek ricam bu . Lüfen benden uzak dur ama durmayacaksın olasılıkla, yine de bunu söylemek istedim, belki birşey olur ve bunu yaparsın. Sana dair kimseyle konuşmadım biliyorsun, sen de bunu yapma , benden sadece uzak dur tek isteğim sadece bu . Muhtemelen yine de aynı şeyi yapacaksındır ama bunu bir kez olsun söylemek istedim ,lütfen bu sözümü biraz olsun ciddiye al ve eski usül yollarla oradan buradan göndermelerle daha fazla germe şu an .Asla vazgeçemeyeceğin bu yöntemleri şu gerilim bittikten sonra uygulasan olmaz mı? Bu kadar küçük bir rica , tek istediğim bu senden. Daha sonra yap bunu mesela , lütfen..

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 10:03:04
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 27/12/2011 :  11:04:35  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Biz 'birlikte birşeyi devam ettirelim/yapalım' diye bir anlaşma yapmıyoruz pandora. O zaman, ben anlaşmıyorum bu işi sevmedim deme şansın olurdu. Bizim zaten birbirimize güvenimiz kalmamış. İyi bir şekilde bitirmeye de çalışmıyoruz. Sadece 'bitirmeye çalışıyoruz'. Başka bir şey yok.

Yani ben bitirebilmek için seninle anlaşmak zorunda falan değilim. Benim tarafımda bitti bu diyorum. Ve senin kendi tartışma tarzın dolayısıyla sürdürmeye kalkmanın haksızlığını anlatıyorum. Haksız olduğunu bile bile sürdüreceksen sürdür. Ne diyebilirim ki. O noktadaki bir insana ne denebilir ki. Artık ne dense azdır yani.

Zerzivi ile ilgili durum. Ben ima falan yapmadım. Özgürlüğümü çaldığını söyleye söyleye dilimde tüy bitti zaten. İma falan yok benim tarafımda. Herşey apaçık ortada. Yani bundan dolayı beni suçlama. Aynı şeyi ben burada da çok söyledim. Zerziviyle birlikte söyleyince mi daha çok inciniyorsun. Yani ben (bir kişi) söyleyince o kadar incitici olmuyor da ben ve zerzivi aynı fikirde olunca mı incitici oluyor. O zaman bir de forumu okuyan kaç kişinin seni haksız buluyor olabileceğini düşün istersen. Ve o zaman ne kadar incineceğini. Haklıysan dimdik durursun, hiçbirşey incitemez seni. Çünkü gücün gerçek'ten ve haklılığından/adalete olan inancından gelir. Ama haksızsan "anlaşmıyorum artık senle" demek için sabun köpüğünden bahaneler üretmen gerekir.

Dediğim gibi benim söylediklerimde bir ima yok. Çünkü ben zaten herşeyi apaçık söylemiş durumdayım. Zerzivi'nin söylemesi ise şöyle. İşte sana bunu örnekleyecektim ama izin vermedin, Secretdream'den bahsederken. Bir şeyde ima sezdin mi karşısına çık dediğim şu idi. İlle bana mı söyledin diye karşısına çıkman gerekmez. Çünkü bir düşüncedir nihayetinde ve herkesin kendi düşüncelerini söyleme hakkı var. Düşünceye karşı çıkabilirsin ama, düşüncede hata varsa. O zaman kimse de sana için kötü falan demez, çünkü düşünceye karşı düşünce konuşuyordur. Ben kendi açımdan imalara pek takmam hatta gözüm onları aramaz ve ima olarak görmem dahi. Sadece düşünceye odaklanırım. Çünkü ben benim. Düşüncelerim değilim. Düşünceler ise zaten hep vardır. Biz sadece onların bir demetini seçer benimseriz. Ama sonra benimsediğimiz düşünceleri 'kendimiz sanarız veya onlara sahipmişiz gibi sanmaya' başlarız. Bu yüzden yanlış düşüncem varsa da bir sorun değildir, çünkü o öyle veya böyle zaman içinde zaten değişecektir, değişmesi gerekmektedir, şimdi, sonra veya başka hayatlarda. O yüzden ne kadar çabuk olursa o kadar iyi.

Zerzivi'nin sayfasına gidip neden yazdım. Bir kere dediğine katılıyordum. İkincisi aslında iyi de olmuş. Çünkü örnek ortada. Onunla 'bıçak gibi kestin, tek istediğin senden uzak durması idi'. Ben de senden bundan başka birşey istemedim ki. Benimle de en kısa zamanda (3 gün) bıçak gibi kes ve benden uzak dur. Başka da birşey yok yani.


Edited by - oe_ on 27/12/2011 11:12:32
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 27/12/2011 :  11:24:33  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Şu anda vaktini boşa harcıyorsun bence. Neyi ele alacaksan onu ele al, ve bitirmeye çalış.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  17:36:01  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe;
Yazdıklarını okumadan yazıyorum, son yazın hariç.

İnsana değer verdiğim için hep açıklarım belki bin kez ama artık sıktı ! Karşıda konuşmaya bile cesaretin yoksa , üstüste yine de yüzsüzsün diyebiliyorsan , tam aksine heryerde sen gelirken( çekim yasası , kasyopya ,vs...)ve karşıma geçen "yüzsüz ,yok vakti harcama yok şu bu".. İnsanları yıpratmanın yeni yollarımı bunlar, önceki sayfada bunu yaptığın ortaya çıktı işte..

Burada sözde benim karşımdamı yazıyorsun? Bu karşıda konuşmak değildir, söylediğim herşeyi çevirmek bir yana dursun , alakasızca konuyu başka yere çekmek için"alay etmedi "diyedurmama rağmen "secretdreamı sıkıştırdın ha "durumlarına getirip beni ustalıkla yıpratmaya çalışmaların.. Ben ne demiştim , karşımdaki dosdoğru olsun ona saygı duyarım ama... Bana "yok vaktini harcama vs.."gibi akıllar vermeyi bırak , vaktimi harcayacağım oldu mu , sen nasıl felsefedede buradada vs..pek çok şeye tabiriyle "anlamsızca"vaktini harcamışsan , burada sen istediğin kadar aksini desende saptırdığın gözönüne çıkmışsa yani saptırmaya zaman harcayabiliyorsan( anlamlı birşekilde ) ,üstüne haklı gibi bana yüzsüzsün diyorsan , "zamanı boşa harcama vs.." gibi şeyler niye talep eiyorsun?Evet , vaktimi harcıycam , nasıl ki sen gibi ben de emek verdim , istediğm zaman gerekirse burada olucam .

Üstüne basa basa "karşımda konuşun daima !"dedim , en sevmediğim şeylerden birinin bu olduğunu da ..Korkmayan insan karşıda konuşur /karşıda durur ve ben buna saygı duyarım ama bunu yapmıyorsan , anlaşma filan yok. Ne istersen onu yap, beni rahat bırak , nasıl yazmışım yazmamışım vs...

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 17:53:39
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  18:41:30  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi o önceki mesajlrından devam ediyorum , kişisel konuya dair ,kendini n adım ileriye atman ve böylece yetkin /karar verici hale getiren yazılarından. Ayrıca , zihin ve ötesi , sonsuzluk vs..gibi kısımlar da var, konuya dair.
-----------------
İşte bu noktada 'gerçeği bilmek', 'gerçek olmak', 'aydınlanmak' kavramlarına yüklenen anlamlar önem kazanıyor. Maharaj'ın ulaştığı gerçek herşeyi bilmeyi içermiyor (bazı spesifik şeyleri bilmediğini söylüyor zaten). Ra da herşeyi bilmediğini söylüyor ve hata yaptığını da. Maharaj da bilmediği şeylere dair eylemde bulunsaydı, hata yapma riskini göze alması gerekecekti.
--------------
Şimdi Maharaj ın ulaştığı gerçek "herşeyi bilmeyi içermiyor" ve Ra nın da hata yapabildiğine dair sözlerini yazmıştım , bu durumda "ikisi de bazı şeyleri bilmiyorsa "diyerek Maharajı aydınlanmış yani Ra dan tekamülde daha ileri (hatta aydınlamış düzeyde olmadığına dair) bir sonuca varmış oluyorsun burada. Okuduklarımda gözüken bu . Oysa ki yine diyorum ki, Maharaj ın beyanı çok açık ve net. O , Ra veya diğerlerinden farklı olarak "aydınlandığını söylemekte "yani yine diyorum ki, ya aydınlandığını zannetti(buda , krişna vs.. da sadece zannettiler) ya da bir deli.

" Maharaj'ın ulaştığı gerçek herşeyi bilmeyi içermiyor (bazı spesifik şeyleri bilmediğini söylüyor zaten). Ra da herşeyi bilmediğini söylüyor ve hata yaptığını da. Maharaj da bilmediği şeylere dair eylemde bulunsaydı, hata yapma riskini göze alması gerekecekti."

diyorsan eğer, buradan , Maharaj dan kuşkulandığın anlamı çıkıyor yani aslında adam aydınlanmamıştı da, bilmediği şeylere dair eylemde bulunmayarak ,riski göze almayıp hep durumu kurtardı.. gibi...Bilinç ve ötesini ayırmış ve biri deneyim(bilinç) alanıdır diğeri ise deneyime kaynak olan (bilinçötesi) demiştim. 4 ve 5.sayfalarda buna dair pek çok şey yazdım , istersen oralardan alarak düşünebilirsin bu konuyu yani bilinç ve ötesini. Şimdi senin dediğin şuna varıyor. Maharaj yalancıydı ve bu nedenle bilmediği şeylere dair risk almayıp durumu hep kurtardı ama öte yandan garip olan o ki, sen kendin sonsuzluk yani gerçek tanımın için , sonsuzluğa dair başlığında "ne olmadığından yola çıkıp ne olduğunu bilir"gibi birşey demiştin yani kendin herşeye kaynak olan olarak gördüğün sonsuzluğun kendisini bilemediğini(içi dışı kenarları vs.. olmadığı için) düşünmüştün , öyleyse Maharaj "herşeyi bilmiyorsa "bu durumda senin sonsuzluk yani gerçek tanımına uymuş olmuyor mu"? O zaman belki de düşündüğünün tam aksine Maharaj aslında bilmediği şeylere dair sorulan sorular onu riske edebileceği için değil , bilinçötesi olmasından ötürü gerçekten de bilmediği( önceki sayfalarda bunu çok açıklamıştım, filmin karşısındaki kişinin filmin içinde olanı ne bilmek ne de bilmeye dair bir istek duymaması gibi-aydınlanmış varlık filmin seyircisi gibi)Demek ki senin sonsuzluk tanımına göre Maharaj ın tam aksine birşey bilmiyorum ;demesinden ötürü aydınlanmış olma olasılığı var. Bunu benden önce sonsuzluk tanımına göre sen söylemişsin , ben değil.
Dolayısıyla nasıl kendi sonsuzluk tanımının tam aksine herşeyi bilmediği için Maharaj ın aydınlanmamış olabileceğini öne sürdün ?Kendi sonsuzluk tanımını yıkıyorsun;derken bir de bunu söylemek istiyordum. Hem o kendisini bilmeyen sonsuzluk tanımını yaptın hem de sonsuzluk herşeyi kapsadığı için , tüm bilgiyi de bilmeli ;dedin ve bu taban tabana zıt birşey oldu.

Ha Maharaj yalancı mı, diye sorarsak , iddia ettiğin gibi , bilmediği şeylere dair birşeyler yapmayıp hata yapma riskine girmiyor ;diye düşünerek işin içinden çıkabiliriz fakat olay bununla bitmez zira;

Adam hata yapma riski olan şeyler yapma riskine girmemiş :;gibi birşey yok , nasıl yok? Adam hata yapma riski olan şeyleri yapmamış diye bir veri yok çünkü kendisine gelip soru soranlara "şu konularda soru soracaksınız , ötesi vs..yok "filan dememiş, soranlar ne dilerlerse sormuşlar ? O zaman ortada nasıl bir hata yapma riski olan şeyleri yapmamış olabilir;gibi birşey çıkıyor? New york' u sormuşlar ve hata yapmama riski var diye mi cevaplamamış? Bu da olamaz bana göre , zira adam "ben herşeyi bilirim "dememiş ki, direkt " ben filmi bilmem ama nasıl yapıldığını bilirim , iyi bilirim" anlamında birşey demiş .

Ben Maharaj üzerinde çok düşündüm ve kendi tarafımda ona olan inancım sonsuz çünkü senin söylemek istediğin şey de olası idi ama diyelim ki adam belki bir nevi yalancı ve aydınlandım diye iddia ediyor , bu da tamam , bir olasılık , bununla birlikte bu adamın ne zengin bir aşramı olmuş , ne özellikle kitap çevireyim demiş(tercümanı o sırada kaydettiği konuşmaları toparlamış ve kitap böylece çıkmış) ne müritler edinmiş(ona gelenlerin çoğu yoksul hintlilermiş) vs...yani adam yalancıysa ve özellikle aydınladım diyorsa niye bunu yapmaya neden olabilecek(para, ün, mürit vs..) hiçbiri için çaba harcamamış ? Bu anlamsız değil mi, öte yandan kişisel sayfama eklediğim bazı yazılarındada gözüktüğü gibi, adam değil mürit edinmek tam aksine "sadece yıldızları gösterebilirim , "ben kimimki sizden daha önemli olayım "vs..demiş. Hatta en sonunda bir soran ona "siz gurunun şanını hiç önemsemiyorsunuz ki"gibi bir soru sormuş.. Yani elimde bu adamın çıkarları için yalan söylediğine dair bir kanıt olmadığı için ona inanıyorum , bu benim seçimim tabi , ki zaten Maharaj da der ki, dıştaki guru içinizdeki gurunun yansımasıdır ve zamanı geldiğinde hayat sizin karşılaşmanız gereken guruyla karşılaştıracaktır ..anlamında konuşur yani herkes kendisine uygun rehbere çekilir.

Şimdi bu noktada "tüm bilgi zihindedir, gerçek ise zihnin ötesindedir" olayına bakacak olursak. İlk soru "Zihnin ötesi, 'berisini' kapsamaz mı?" Eğer kapsamazsa ve hiç kapsamayacaksa, o zaman 'zihnin berisi' yani 'bilgi gerektiren noktalar' nerededirler? Gerçek denen şey bunları hiç kapsamayacaksa o zaman gerçeğin 'herşeyi kapsayan bir bütün' olduğunu söylemek ne kadar doğru olur? 'Gerçeği bilen', bu sayede kendine herhangi bir konuda bir bilgi ve zihne dair birşey katmayacaksa hiçbirzaman; o zaman 'sadece gerçeği bilen ve zihne dair hiçbirşey bilmeyen biri' bu dünyada herhangi bir eylem veya düşünce ortaya koyabilir mi? Çünkü açıktır ki, dünyaya dair hiçbirşey bilmiyor olacak.

--------------------
Bu noktaların hepsini açıkladım ama birşeyi eklemek istiyorum ki, madem zihnin ötesi berisini de kapsamalı gerçek , o zaman niye "zihin ve zihin ötesi "gibi kavramlar kullanılmış?

Yani bu tarz bir ayrım yapılmışsa bunda birşey olmalı ve bunu önceki sayfalarda anlatmaya çalışmıştım. O gerçek , bilince dönüşür ve bilinç kımıldayarak zihne (hareket), zihin dünyaya ve insan vs..yani ortada o bu şu vs..ayrımlar yok bana göre , sadece tek birşey var ve diğerleri onun farklı halleri. Hepsi bir ama ancak uzayda zamanın olması ama ötesinde olmaması kadar farklı aynı zamanda, aslında yine de hepsi olsa da.
-----------

Kusura bakma ama zihnini önemli olanın üstüne odaklamak ve çelişkilerini görmek istemedikçe ne kadar incelesen de çok da fayda etmiyor.

Önceki iletimde aydınlanma bir 3. yoğunluk fenomenidir diyorum. Bunun ötesinde zaten anlamı yok.

Sen Maharaj 3b, bunları nasıl yapsın diyorsun. Ee Ra 6b. 6b'nin 3b den çok öte bir aşama olduğunu da biliyorsan daha ne? Yüksek benlik'ten sözediyorsun. O zaten 6b'de bir aşama.

Kafandan çıkan her oturmamış/karışık düşünceye birşeyler yazmak yorucu. Cevap yazdığını düşünüyorsun ama çelişkileri, kendini övmelerini, ve karşındakini suçlamalarını çıkarınca geriye pek fazla birşey kalmıyor üzerinde duracak.

-------------------

Sen benden saygıdeğer ve sevgideğer bir paylaşım beklemiyor olabilirsin, ama ben bunu kendimden ve diğer herkesten bekliyorum. Çünkü başka türlü bir tartışma yürütmenin ne konuya ne de bizlere pek de bir faydası olmadığı, her tartışmada tekrar tekrar anladığım bir gerçek. Bu noktada ben de sana "hala beni anlamamışsın" vb cümleler kurabilirim. Ama bunu yapmanın bir faydası olmayacağını anlamamız, ve fikir ne ise onu ifade etmenin daha iyi bir yolunu bulmamızın, hem tartışma hem de bizim için daha iyi olacağını vurgulamayı seçiyorum. Bu; durup durup 'iyi insan tipolojisine' girmek değil. Ben zaten 'kötü insan tipolojisine' girmedim kendi tarafımdan baktığımda. Buradan, yani kendi tarafımdan baktığımda, 'sana bağırıp çağırmadım veya tepeden bakan bir bakış falan takınmaya çalışmadım'.

------------

Yukarıda bana yazdıklarını gördün mü. Bu sözlerinden önceki mesjlardaydı yani sen "anlamamışsın"gibi, sözceler kullanmamamı istemişsin ve saygıdan sözetmişsin ama yukarıdaki kelimelerin hiç de sözünü ettiğin saygıdan nasibi almış gibi durmuyor. Anlamamışsın ;demenin kibar yolları da var, yukarıdaki mesajındaki gibi. Ama ne oluyor?Sen anlamamışsın demeyen olgun biri oluyorsun , aslında üstruplu bir dille "anlamamışsın"derken sadece "anlamamışsın"sözcüğünü kullanmadı diye..Bu sözleri bana şehir dışına çıkmadan önce yazmıştın. Neden sadece anlamamışsın;kelimesine dahi tepki duyarken , bana bu kadarını söyleyebildin?
Sen bana bağırdın çağırdın demedim, istersen bundan sonra bağır çağır farketme ;demek istedişm, şu mesajını şehre geldiğimde okuyunca , bu yaptığın şeyi okuduğumda.
---------------------------

Herkes herşeyi adım adım öğrenir/anlar. Daha erken noktada bilebilir, ama o şeyler tam bir bütüne oturmadan tam anlaşılmış sayılmaz. İşte bazan bir kişi, henüz anlaşılmasına daha vakit olan birşeyi ısrarla tartışmaya çalışabilir veya iddialarda bulunabilir. Karşı taraf bulunduğu noktadan durumu ve bunu anlamak için daha önce anlaşılması gereken bir a,b,c,... gibi noktalar olduğunu görmüş olabilir. Çünkü kendisi de benzer şeyleri anlamak için benzer yollardan geçmiştir. Ve karşı taraf tüm bu yollardan geçerken, kendisine sürekli eşlik edemeyeceğini de bilir (gereken zaman, enerji, riayet etmesi gereken özgür irade vb. kurallar yüzünden. Gidilmesi gereken yol bir yaşamlık bir iş de olmayabilir, daha uzun da olablir, herşey mümkün). Çünkü herkes kendi yolunu çizmek zorundadır. Bir adım sonrası için oturup tartışabiliriz, eğer ki iki taraf da gerçeği arama hevesinde ise. Ama 'n adım sonrasını' tartışmak için, o noktaya kadar ki tüm toz/duman/karmaşa yerli yerine oturmuş olmalıdır. Hele ki, tartışmada karşı taraf öğrenmek/anlamaktan çok "Bu böyle, sen bilmiyorsun, anlamıyorsun" tarzında cümleler kurmaya başlamışsa, bu durumda diğer taraf da, en iyi ihtimalle susmayı tercih eder.
---------

Yani susma nedenini böylece açıklamış oldun? Tamam ama buna sonra değineceğim.
----------
Hatta bütünüyle bir 'fark olmama' veya tersine senin 'bu (veya şu) konuda n adım önde olma olasılığın' da var. Ama ben kendi bakış açımla baktığımda düşüncelerinin oturmamış olduğunu görüyorsam ve daha çözümlemek, geçmek gereken noktalar olduğunu düşünüyorsam; ve uzun uzun olup zaten basit/kolay olmayan konuyu daha da karmaşıklaştıran tartışma tarzını (ve son zamanlarda daha çok kullanmaya başladığın "sen bilmiyorsun, anlamamışsın" tarzındaki konuşma dilini de) sevmiyorsam, söyle bana ne yapabilirim? Burada 'kurban' durumunda olan sen misin, yoksa ben miyim? Ya susacağım ve kötüye yorulacağım veya konuşacağım ve 'tepeden bakan' konumuna özenen biri olacağım.
----------

Böylece kurban oldun , yani yukarıdaki tarzından veya kendini olgun bilge gösterme çabalarından dolayı değil, sadece "düşüncelerimin oturmamış "olduğunu görüp "anlamamışsın "gibi kelimelerin karşısında susmandan dolayı "tepeden bakan "biri diye gözüküyorsun ama aslında tepeden bakan değilsin , susmak zorunda kaldığın için "tepeden baktığına "kanaat getiriliyor... Ve aslında sen sadece susmak "zorudna kaldığı için susan ve bu nedenle de "kurban "olansın. Sen müthiş birisin, bir kurban...
----------

Önceki sayfamdaki şeyi hatırladım. Sana "hayır kimse bana alıngansın diyerek alay etmedi "derken ısrarla, sen yine de "ben ve secretdream alay etmeyiz senle "diyordun... Yani öyle şaşırmıştım ki, neler oluyor demiştim kendime, biz neyi konuşuyorduk nereye geldik...Ustalıkla ve incelikle , aslında konuyu tamamen farklı bir yöne çevirip , beni secretdreamı sıkıştıran ve tamamen aksini desemde , alay edildiğine inanan ve böylece herkesi kendine düşman zannedecek vs... birine çevirmeye çalışıyordun, böylece "o işte bu hallerden dolayı böyle davranan biri , onun verdiği bilgi nasıl önemli olsun ki, secretdream da ben de olgunuz , siz de olgunlukla karşılayın vs.."diyerek , Ra ve Maharaj arasında fark atabilecektin belki de..

Niye aklıma geldi bu? Çünkü bu mesajda da hayretle görüyorum ki tamamen alakasızca "sustuğun için "tepeden baktığına inadığımı düşünmüşüm yani konuyu ustalıkla istediğin şekle yormuşsun buradada. Oysa ki,"sustuğun için tepeden bakansın "vs..dememiştim ki?

Bak ne demiştim:

Son yazını okumamıştım, son yazılarımı yazarken , söylediğim gibi. Ve iyiki de okumamışım. Forumdan bilinir, ben asla sevmediğim kızdığım birşeye sevgi sözcükleriyle yaklaşmam , bunu yapmıştım çünkü son yazını okumamıştım. Bazen bazı şeylerin nedeni vardır veya belki herşeyin , okusa idim kızgınlık duyabilirdim ve bilgiyi kendi içimde bulamaz ve kendime anlatamazdım sanırım. 1 ay kadar evimden uzakta başka şehirlerde iken, bana en son ne yazdığını hiç bilmeden , İstanbula geldiğimde rahatça yazar , sevgi ile konuşuruz konuyu demiş ve nete girmeyi düşünmemiştim bile. Ne kadar salağım dime:)Kendimle dalga geçebilecek kadar salak:)

----------
Son yazın ;diyerek başlamışım sözüme yani son yazından dolayı senin tepeden bakan biri olduğunu düşünmüşüm asıl, olan o ki, tarzın sorun, incelikle önceden beri tepeden bakan bir eda ile gelmelerin. Yazmadığın zamanlar olurken , sen yazmıyorsun diye "ille de yazsana "diyen olmadığı gibi, suskunluklarını tepeden bakmayla yorumlamadım her daim, ki bunu da yazdım . Fakat bilge gözükmek maksadıyla da sustuğun zamanlar olduğunu hiç düşünmemiştim doğrusu.
-------------
Sonrasındaki paragraf kendini önce uzun uzun n adım öteye koyman , kurban vs..şekline büründürkten sonra geliyor , kendine dair uzun açıklamaları yaparken (senin bana ithaf ettiğin şeyi yani kendini övmelerini)bir yazıma cevap vermemiş durumdasın şu an da ve burada da şöyle diyorsun :

Şimdi, ben de yanılıyor olabilirim, yani bu n adımlık bir iş olmayabilir, düşüncelerin net/berrak ve doğruyu söylüyor da olabilirsin (ben yanılıyor olabilirim). Veya bu ikimizin de o an tartışabileceğimiz birşey de olabilir (adım farkı olmayan)
.
-------------
Hep kendini n adım öteye koymak olur mu?Olgun biri gibi ,olmalı ve "belki o n adım ötededir vs.."demelisin tabi (ticaretle uğraşan arkadaşımın dediği gibi, ne yukarıda ol ne aşağıda , ortalarda ol ki gözükme)ama kendini kurban , olgun vs..olarak iyice yerini sağlamlaştırdıktan sonra fakat işin garip yanı karşındaki insanı n adım geride olduğu için anlayan olgun ruh haliyle konuşmana karşın (yani o kadar ki anlayabiliyorsun onu, öyle olgunsun , tek sorun onun n adım geride olması vs..) garip olan o ki, bu olgun görünümünle onun da hangi noktalara kızmış olabileceğini vs..anlamıyorsun bu olgunlukla. Hep sen varsın sadece kurban var ortada.. Daha hoş olanı ise, beni de belki bir olasılık n adım ileride ya da senle eşit düzeyde olabilirliğe yerleştirdikten sonra arkasından paragraflardan ayrıca bir yere yazılmış yani iyice gözükmesi sağlanmış, dikkat çekilmiş(ki o cümle diğerlerinden ayrı yazılırsa dikkat çeker hepsinden daha çok) bir cümle:
-------------

Ha şu durum da olası, bir taraf susmayı 'aslında söyleyecek birşeyi olmadığı için' seçebilir ve susarak daha bilge gözükmeye çalışıyor olabilir. Bu da ayrı bir durum.

--------------------------
Sen aksini iddia edebilirisn ama yazında hiç öyle gözükmüyor.
Tabi ya.. Olgunluğunu iyice belirginleştirdikten sonra bunu ayrıca belirtebilirsin ve ben şaşırıyorum diyorum ki:
----------
Bu ayrıca belirttiğin cümle deki gibi davrandığımı hiç anımsamıyorum ayrıca. Ne kadar tarttışsak ta , susan sen oluyorsun bense açıkladım durdum yani açıkçası hiç aklıma bile gelmeyecek birşeydi bu.

Susan daha bilgemi gözükmeye çalışıyor? İlginç olan o ki, bunu yani susmayı daha çok yapan sensin ama ben inan inanma , hiç susarak daha bilge gözükmeye çalıştığını düşünmemiştim.
Herneyse..Ben yine derim ki, bu konuyu bitirelim.

--------------
Ve sen enteresan bir açıklama getiriyorsun sonraki mesjaında ve garip olan o ki, son derece düşünceli bir kurban rolündeki sen sözde son derece olumlu gözüken yazılarında hala br tek yazıma cevap vermemişin, ki cevaplamaman sorun değil de, sanki öyleymiş gibi konuşmalar niye anlamadım ki ve aslında ama bu kısma dair cevap veriyorsun:
------------
İlave etmek istediğim bir nokta, "bazan susmak bilgece gözükmek için olabilir" sözünün, tahmin etmen gerekeceği gibi, seninle alakası yok idi. Bazan birşeyi hiç aklıma bile gelmeyen bir tarzda anlıyorsun, belki alıngan oluşunun payı da var. Bu tabii ki, kendi kendini suçlayan bir cümle. Yani ben sustuğum zaman istersen öyle de düşünebilirsin, anlamına geliyor. Zaten 'susma' hep bana dair geçmiş yazımda, nasıl bu cümle sana dair olabilirdi ki?
--------------
Ben bu açıklamanı okuyunca hakikaten çok şaşırdım, bilhassa bu açıklama inanılmazdı. Yani bu cümle , tam da önceki sayfada yazdığım gibi"öğretmen kendisini gerekirse eleştirmeli vs.."demelerime uygun birşey , kendi kendini suçlayan birşey . Birşeyi gerçekten merak ediyorum, konuyda dair yazmıyorum bunu sadece merak , bu şeyi yaparak ikna ederken gözükmeycekmi düşündün? Çünkü o kadar açık ki.

Eğer kendi kendini suçlayan bir cümle ise , bu cümleyi yazdığın paragrafta kendini 2 saat n adım öteye koymazsın yani oradaki yazın sadece seni bilge gösterme amaçlı iken , altına bir de kendini suçlayıcı bir cümle yerleştirmen olasılığı az. Hadi diyelim ki öyledir , bu durumda, "bilge özükmeye çalışmaya dair sözcük aslında kendimi suçluyor "dediğin mesajından sonra da yine kendini n adım ötelere koymaya devam etmezsin. Kendini bilge gözükmekle ;suçlamış yani kendini eleştirme moduna girmişken insan hala kendini n adım ötelere yerleştirir mi oe? Allahaşkına oe , hiç mantıklımı bu, insan kendisini bilge gözükmek için suçlarken hala karşısındakinden n adım ötelere (daha bilge )gözükmeye çalışırmı?

Yani savın geçersiz benim için , yanlışlıkla aslında kendi içindekini bana yansıttın , ben şu paylaşımı bitirince susucam "dediğim için , aslında beni suçlamak niyetindeydin ,"bilge gözükmeye çalışıyor olabilir vs.."derken aslında benden sözediyordun ama kendindeki şeyi yansıttığını aslında hep susanın sen olduğunu düşünemedin o an çünkü aklın karışmıştı. Yani suçlaman geri tepti ve sana döndü çünkü hep yazmaya devam eden ben ve susan sendin.


Edited by - pandora76 on 27/12/2011 22:51:21
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  19:56:39  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ve şunu da eklemeliyim, tamam gerilmiş filan olabilirsin bu tamam ama öte yandan bu gerilimlerine karşın hala da ilginç bir şekilde , dosdoğru konuşan olgun biri gözükmeye çalışmayan vs..izlenimi yaratsan da sonraki mesajlarında , önceki sayfada tuhaf bir şekilde "ben de secretdream da "olgunuz"kelimesini araya koyman ve ben alay etmediler ;diye bağırsam da sesimi duyurmak için hala buna ve secretdreamı sıkıştırdığıma çekip konuyu gündemi yavaşça değiştirmeye çalışman?

Bak oe, istersen gül buna ama ben anlatamıyorum galiba sana . Güzel resim çizemem , güzel şarkı söyleyemem vs..pek çok şeyi yapamam ama bana bunları yapma zira bu şey için yanlış kişiyle konuşuyorsun, diyorum yine.
Madem o kadar öfkelisin(ki olabilirsin de) ama madem sadece öfkesini olduğu gibi gösteren dosdoğrusun , öyleyse bu sözünü ettiğim şeyi nasıl yapabiliyorsun ? Yoksa dosdoğru konuşmanın açıklığın daha iyi gözükeceğini ve olgunluğun bu olduğuna mı kanaat getirdin şimdide ve şu yaptığın şey , dosdoğru konuşmak mı?

Israrla "kimse alay etemdi "derken , ısrarla "alay etmedik senle küçüğüm , sen çocuksun henüz , ne bilirsin ki vs.."ye getirmeye çalışman. İşte orada duruyor yazıların , ben uydurmuyorum , senin sözlerinle orada..

Yani en başından beri izlediğin yöntem , beni alıngan , birşeyden anlamayan , aslında hepsi sadece alınganlıktan öteye gitmeyen , bütün bilgileri geçersiz bir çocuk(çocukların verdiği bilgi önemsizdir) vs..ye dönüştürmeye çalışman.. Böyle yapabilirsen eğer , tüm verdiğim bilgi geçersizleşicek ve böylece senin verdiğin bilgiler kesinlik kazanıp , yine hakim bilgiye sahip olan konumu elinde biri olacaksın. Negatif yanımız ne yapardı? Bizi kışkırtıp o bilgiler geçersizleşsin diye karşıdaki kişiyi yıpratır , oysa ki zaten bilginden eminsen iddia ettiğin kadar kesinse, ben ısrar etmeme gerek kalmadan tek tek yazardın..

Neden mi o kadar sorun yaşadım? Birşeyi ya bilmiyorsun ya da bilmemezlikten geliyorsun. Negatif yanımız başından beri olacakları(olasılıkları )biliyordu ve bu nedenle gelecekte olabilecekleri de öngörmüşlerdi . Bu nedenle yıpratmak için her yolu denediler çünkü böylece tüm bilgiyi geçersizleştirebileceklerdi. Karşındakini vazgeçiremiyorsan , onu yıprat , ki böylece verdiği bilgiyi çürüt.. İçeriden yık yani.

Yine diyorum , bir çocuğun sözlerini kimse ciddiye almaz ve sen niye çocuk dediğinin sözlerini ciddiye alıyorsun bu kadar? Hani bana çocuk ;diyordun ya , e işte çocuk yazsın dursun , kim aldırır ki buna, ki böylesine ciddiye alıyorsun o çocuğu ?

Oradan devam edicem ve yazdığım son yazılar sonsuzluk , gerçek vs..ye dair olsun istiyorum. Böyle tartışma en son kısımda dursun istemiyorum ve eğer sorumluluktan sözediyorduysan , nasıl hem de son yıl bu ilgileri saptırmak için bunları yapabildiğini anlamakta güçlük çekiyorum.. Bu yaptığın şeyin altından nasıl çıkacaksın , 2012 yani en önemli zamanda? Neyse ya, o senin sorunun.





Edited by - pandora76 on 27/12/2011 22:53:53
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  20:26:59  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ve evet , yine diyorum , sana hakszılık edemem, her susmaların bilge gözükme çabası değildi, sende bununla alakası olmayan nedenlerle sessiz kalma isteği de var bana göre ama bilge gözükme adına susmayı da tercih ettiğin oldu , kendinin de dillendirdiğin gibi.

Kendini hep n adım ileride , bilge görmek istediğin için ve bu noktada içtenlikle birşey yazıcam. Düşünmüşümdür bunu , insanlar niye bilge gözükmek isterler ? Bunun nesi sevilir, hayır sadece senle alakalı yazmıyorum bunu, bu şeyin karşısında geldi aklıma. Yani düşündüğüm o ki, bu nasıl mutlu edebilir ki insanı? Önceden beri bilge gözükmeye çalışanlar... Bundan dolayı nasıl mutlu olabilirler ;diye sordum kendime zira ben tam aksi bir tutum izlemiş, hiç bir zaman bilge milge gözükme çabasına girmemiş hatta değil bu tür çabalar da bulunmak , karşımdakilere "üstat , öğreten , çok güzel düşünmüşsün vs.."leri ithaf etmişimdir ve kendimi de sürekli soran (ki forumda belki en çok ben soru sormuyumdur) öğrenmeye çalışan vs..yani hiç de bilge gibi durmayan birine dönüştürmüşümdür.
Demek istediğim şey şu. Bu neden insanı mutlu etsin ki? Mesela spritüel anlamda yetkn biri olmak , bir grup ,mürşitler.. Spritüel anlamda yetkin , bilge vs..gözüken biri olma fikri dahi dayanılmaz geliyor bana!

Bulut eğitimini al demişti hani şiire dair ama bana o kadar uzak ki... Oradaki insanlar ve hepsi bilge olan ya da gözüken , olgun insanlar! Düşünüyorum ki ... hata yapma olasılığı yok niye ?bilgeyim ben çünkü ,spritüel anlamda yetkinim...Yani arada saçmalama özgürlüğüm de yok, kelimeleri hep dikkatli seçmeliyim, öfkelensem bile öfkeli gözükmemeliyim çünkü öfkelenirsem yetkin olamam , herkesten daha fazlasını bilmeliyim ya da hemen anlamalıyım , anlamasam bile vs...ama daha kötüsü , spritüel camianın kabullerinden ötesini düünmemeliyim bile...Annemi , babamı, kardeşime vs..aslında daha ayrıcalıklı bir sevgim olsa bile yine de spritüel camianın bir kısmında yerleşmiş birşeyin istediği olgunlukta yani eşit sevmeliyim...

Böyle yaşamak çok sıkıcı olmalı ya!.. Hiç anlatamadım oe , ben bu şekilde spritüel olgunlukta /bilge bir yaşam sürmeyi değil istemek(sana göre Maharaj a benzediğmi söylerek övünme durumum gibi, ki övünmekse derdim niye övünülmeye değer şeyler, olgun gözükme/susarak bilge durma vs.. yi yapmadım , iyi attın yakıştırmayı ama tuturamadın) bunu düşünmek dahi istemem. Bu tür bilge gözükme çabaları vs..senin içine dahil olduğun dünyaya dair birşey , ben bunu istese idim , buna uygun davranırdım ama yazılarımda en başından beri hiç de böyle bir proil yok.
------------------------

Eski yazılara bir bak istersen, hatırla. Bir tartışma yaşandı en basitiyle, kendini savunmak suçundan yargılandım:)Pek çok kişi üzerime geldi ama ben hala savunuyordum bunu ve bir yıl sonra Ra bilgilerinde , savunmanın gerekli olabileceği durumlardan sözedildiğinde ben aklandım:) Oturmuş düşüneceler Ra bilgilerindeki bu kısmı hatırlamıyordu sanırım. Veya başka bir örnek .Yuvadan mektuplarda birçok kişi bana yüklenmişti, itiraz ettiğim için. Sende yanlış anımsamıyorsam eğer, "biz istemememiz gerektiğini biliyoruz"anlamında birşeyler yazmıştın fakat ben konuyu çok iyi biliyordum ve konuyu açıkladıktan sonra ben; sen yeniden foruma gelip, şimdi düşündümde ;gibi birşey demiştin ve şimdi, birşey istemelimi istememelimi ;gibi bir konu hakkında ne düşündüğüne bir bak, secretdreamın sayfasında. Oturmuş düşüncelerin , eskisinin tamamen aynısımı? Veya daha iyi bir oku yeniden , kaç fikrin ben geldikten sonra farklı yorumlar aldı? Benim fikirlerim zamanla değişebilir , zaten gelişimde bu demektir fakat buna kızacağını bilsem de söylemek zorundayım.
----------

Bunu ben yazdım ama buna verdiğin cevabı hiç anlamadım:

Bazan bu yanlış anlamalardan bir bina oluşuyor, ama parçalar yerli yerine de oturmamış olabiliyor. Çabuk emin olabiliyorsun anlamı kavradığına, sonra üstüne birçok şey inşa ediyorsun, birkaç ilave ipucu yakaladığını da düşünürsen, anlam senin için iyice güçlenebiliyor. O zaman kendince forumda olayların/düşüncelerin nasıl geliştiğine dair bir bakış açısı ediniyorsun, ama başka birisi belki de hiç öyle görmüyor olabilir olayları/düşünceleri. Mesela isteme/istememe konusu. İnan ne dediğimi bile hatırlamıyorum. Ya derleyici/toparlayıcı ya da destekleyici birşeyler yazmışımdır diye tahmin ediyorum sadece. Mesela sen, ben bunu söyleyince yeterince okumamakla, hatırlamamakla falan suçlayabiliyorsun beni.
-------------
Bir dakika ..Çünkü ya okumadın yeterince ki olabilir de , ya da kafana göre yazmışsın ama bir şekilde tamamen aksi birşey var ortada. Benim sözlerimde "sen niye okumamışsın ,hatırlamıyorsun "gibi bir suçlama var mı? Kıyasla bakalım, ne alaka ? Sen bana "oturmamış düşüncelerimden" sözedince , ben de buna cevaben bu sözleri yazıyorum , şimdi bu tamamen alakasız sözler mi seni yeterince okumamakla , hatırlamamakla suçlamış oluyorsun?

Oe ,bunu bilmeden yaptığına inanamıyorum çünkü sonraları da buna devam ettin ve bir çeşit şaka gibi. Benim sana yeterince okumamışsın ;dediğim yer bu başlık değil, kasyopya celselerine dair şüpheler başlığı ve yine diyorum , okumadığını kendinde dile getirmek durumunda kalmıştın çünkü iyice okuduğunu söyleyerek emin bir şekilde gelmiştin ama okumadığın , daha konuya neden olan şeyi bilmediğin ortaya çıkmış ve sen bunu"işte okudum ama şu şu açıdan okumamışım vs.."gibi şeylere bağlamıştın. Ya oe, senin dünyanda işler böyle mi yürüyor bilmem ama açıkça soruna neden olan konuyu bilmiyorsan bu açıktır , okumadığın için bilmiyorsundur , anlamsal/biçimsel/duygusal açılardan vs..lerle nasıl bir alaka kurulabilir? Okumamışsan okumamışsındır ve zaten oku diyeduran da yok sana ama okumamış olmak yeterince , bilge gözükmene engel olur mu diye yine de ille de okudum demiştin, aklıma gelmedi değil bu olasılık.
Anlamadığım o ki, okumamışlıkla suçlamışım hani ama bunun burayla alakası yok iken , bunu oraya nasıl bağladın?

Hayır. O konu benim için ekstra önem arzetmediği, bana yeni birşey katmadığı için hatırlamıyorum. Tam da olması gereken bu. O konu senin için o sırada üzerinde çalıştığın birşey olabilir, bir başkası için de çok eski ve şu anki ilgilendiği şeylerden n adım geride bir konu da olabilir
---------

Ya o kadar garip geliyor ki, bunu yapmaktan dolayı mutluluk mu duyuyorsun? Hala bile kendini "çekim yasası konusu artık bana uzak , aştım ben bunları , ilerideyim vs.."deme ve yetkin gözükme sevdasında yazmışsın.. İşin garip yanı "ben tamamen aksi birşeyden sözetmişim "ve sen şaka yapmış gbisin , yahu oe , bu ne ve nasıl bir şey dir ki , seni buradaki sözlerimle değil okumamakla ve hatta ötesi "hatırlamamakla "suçlamak , sadece "oturmuşsa düşüncelerin "demek için yazarken tuhaf bir şekilde alakasız birşeye dönüştürmüşsün? Ki seni "niye hatırlamıyorsun" diye niye suçlayayım ve nerde hatırlamamakla suçlamışım anlamadım ki? Beni böylece "işte hatırlamamakla bile suçlar "der hale mi getirecektin"ciddiye almayın onu , benim n adım gerilerimde kalmış , şu an hatırlamayacağı kadar bana uzak konularla hala uğraşan n adım gerimde biri"..

Hadi diyelim ki kendi kendini bilge gözükmeye çalışmakla suçladın , yani bana yönelik söylemedin bunu,hadi öyle olsun. O zaman şu kendni "kurban/n adım ileride / olgun vs.." ilan etmek için öne sürdüğün şeyin geçersiz olma ihtimali , sadece bilge gözükme çabası olma olasılığı da ortaya çıkmış olabiliyor mu? Bu başlık için demiyorum sadece , aynı zamanda diğer başlıklar için de bu olmuş olabilirdi ;diyebilirmiyim?
------------------

Hele ki, tartışmada karşı taraf öğrenmek/anlamaktan çok "Bu böyle, sen bilmiyorsun, anlamıyorsun" tarzında cümleler kurmaya başlamışsa, bu durumda diğer taraf da, en iyi ihtimalle susmayı tercih eder. Ama işin kötü tarafı susmak da çözüm olmayabilir ve 'kötüye yorulabilir'. Sanki 'karşı tarafa kötü davranıldığı, onun kötü biri olarak düşünüldüğü' şeklinde yorumlanabilir. Konuşursa da, örneğin bu yazdıklarımı ifade ederse de, bu durumda da 'tepeden bakarak konuşan' biri olarak görülebilir.
-----------------------

Bence tartışmak istemediğin için susma olasılığın da yüksek, öte yandan bilge gözükme çabasından ötürü yazmama olasılığında var , hangisi bilmiyorum. Hangi seçenek bilmem ama sonuçta susmayı tercih ederken de , bu açıklamalarınla konumunu(n adım ötede bilge)korumayı ihmal etmemişsin.
----------------------------
Pandora,

Sanırım şu noktada bir sorun oldu. Ben Maharaj-Ra gelişmişliği tartışması başladıktan sonra, bu başlığa yazdığın herşeyin bu konuyla ilgili olduğunu varsaydığım için, bu yazdığının konuyla ne şekilde ilgisi var diye sordum. Yoksa "bu bilgiyi kim söylemiş, referans ver" olayı değil. Madem ki, Ra-Maharaj ayrımını ortaya koymaya çalışıyoruz, o halde bu ikisine göre durum nedir, nasıl değişiyor onu anlamak istedim. Ama şimdi anlıyorum ki, sen bu konuyla doğrudan ilgili olmayan şeyleri de başlığa yazıyorsun. Bu durumun, belli bir tartışma sürerken karşındaki için nasıl bir zorluk yaratacağını hiç düşündün mü? Çünkü konuyla ilgili olanlarda da ayrım/fark vurgulanmıyor veya ana tezle bağlantısı ayrıca belirtilmiyor. Bu yüzden benim önerim şu; İki çeşit anlatımın var. Tartışmayla doğrudan ilgili olmayanları başka bir başlığa yazarsan, veya bu başlığa yazacaksan, ilgili olmadığını belirtirsen ben de yanlış anlamam (tercihen başka başlık daha uygun olur, çünkü konu ne orada ne de burada bölünmemiş olur). Hem tartışmak istediğim şeyle doğrudan ilgili olmayanları zaten bana değil genele yazıyor olacaksın.

----------

Ne güzel demisşin dime oe , yine son derece olgunca bana buna dair "küçüğüm, konuya dair yazmadıklarını belirtirsen iyi olur "gibi akıl vererek:)Ha sen benim yerimde olsa idin şöyle derdin"niye okumuyorsun yazdıklarımı saygısız!" Dedin ya orada .Buraya gelip bir coşuyorsun "saygısızsın monolog yapıyorsun vs.."lerle ve sana sormak lazım oe, yazdıklarımı bilmem kaçıncı kez okumamış olmandan ötürü sana "niye okumuyorsun'saygısız "demelimiyim, senin gibi?

Ya oe, bıktım okumamalarından! Hadi okumamışsın kendine göre atıyorsunda , bari de ki"pandora binkez açıklama yapar gerekirse , aklna konu dışında birşey gemişse onu da yazdığını, durumu muhakak açıklamıştır , o kadar düşüncesiz değil "der insan. Ben zaten yazmıştım "aklıma birşeyler geldikçe bu başlığa yazıyorum diye, ee, o zaman bana bunları yazmananiye?
---------------------------

Bunları seni suçlamak için yazmadım. Sadece olayı tüm boyutlarıyla nasıl düşündüğümü/hissettiğimi anlaman için açıklama gereği hissettim. Çünkü aramızdaki suskunluk anları, yani tam olarak birbirimize düşündüklerimizi söylemediğimiz anlar genelde daha da kötüsünün varsayılmasıyla sonuçlandı, iyiye gitmedi yani. Bunları söylerken hala saygıdeğer ve sevgideğer bir tutum içinde kalmaya çalışmaya özen gösterdim. Bunun hala yapılabileceğini düşünüyorum. Sana da bu tartışma işini en verimli ve iyi bir işbirliği içinde yapamamış olmamızın kendi tarafımdaki aklıma gelen tüm sebeplerini ortaya sermeye çalıştım.
-----------

Burada gülümsedim oe, ne kadar düşünceli yazılmış ..Beni suçlamak için yazmamışsın yani suçlayıcı değil, yine olgunsun da, işte mesajların , daha suçlamaması mı kalmış , kibar bir dil ile? Bir de suçlamak için yazsan acaba neler yazardın orada?

Olay tüm boyutlarıyla açıklanmak bir yana dursun , olayda sdece senin n adım ileride, kurban vs..oluşun,böylece Ra nın daha ileride olduğunun ispatı , sorunun sadece benim tartışma yöntemimin kötü oluşu vs..var ama sorularıma cevap yok , sadece cevap gibi gözükenler ve işte burada mesajlarından alıntılar , bak bakalım istersen , cevaplar nerede oe? ki cevap vermeyedebilirsin , bu önemli değil ama sanki cevap vermş gibi gözüküp şuna bağlaman oldukça ilginçti, bir parça samimyet görsem de burada sadece , öte yandan garip bir hava hissetim bu sözlerinde.
------------------------

Şimdi sadede gelecek olursam. Benim açımdan, 'sana karşı kişisel bir olumsuzluğum olmadığını' anlatabilme girişimi önem taşıyordu.
----------
:) Elimde olmadan gülümsedim , burada sadece ve sadece kendinden, olgunluğundan vs..sözetmişken , nasıl kişisel bir olumsuzluğun olmadığına dair önem taşıyan(bilge ve düşünceli) bir girişimde bulunmuş oluyorsun? İşte mesajların , izine rastlayamadık ki henüz bu girişimin? Vay canına ya, müthiş şeyler bunlar...

Senin bu hayatın sonlanırken kafanda "ya oe neden bana öyle soğuk davrandı ki sanki" şeklinde birşey kalsın istemem (bir seferinde bir arkadaşım sebebini anlamadığım bir şekilde benden uzaklaşmıştı. Çocuktum gerçi. Ama anlamamak insana koyuyor, bunu biliyorum. Belki anlamak daha da koyacaktı, ama 'gerçekten' kaçılamayacağının da farkındayım). Ki söylediğin üzere düşünce olarak beni takdir eden, seven bir insan imişsin. Ki bu da olmuştur insanların hayatında, uzaktan takdir ettiğin biriyle bazan şans eseri (veya diyelim işte mesela metodoloji eksikliği sebebiyle) öyle ters bir şekilde bir tartışma içine girersin ve öyle bir ilk izlenim oluşur ki, artık geri dönüş çok zor olabilir. Ama ben imkansıza ve çözümsüzlüğe pek fazla inanmam. Tüm bu şeyleri açıklıkla konuşabildiğimiz 'ilk an', çözülmenin de başladığı andır. Bu yüzden artık aramızda ters giden ve ters algılanan şeyleri düzeltmeye dair bir düşünce oluşturdum ve "saygıdeğer ve sevgideğer" laflarını ettiğim birkaç önceki iletimde ilk adımımı atmaya karar verdim. Kendi haline bırakınca iyiye gitmeyecekti ve sen sonuçta bu soğukluğu hissedecektin sanırım. Gerçi öldükten sonra konuşup anlaşılabilir, ama ölme anına öyle girilmesini tercih etmem sanırım. Şu da var, birisine saygı ve sevgi beslenince bunu haketmek veya korumak da kolay bir iş değildir. Bu yüzden baştan fazla sevgi/saygı beslenip sonradan hayal kırıklığına uğranmasındansa, ortalama/sıradan bir saygı/sevgi seviyesinin korunması belki de daha iyi olabilir. Belki, sevgiyi son noktasına taşıyan bir tutum değil bu. Neyse. Bu da benim kendimle ilgili birşey. Sonuç olarak ben bir adım attım. Ve sen de bir adım attın bu iletinle. Şimdi sıra geldi birlikte adım atmaya. Ancak hala herşeyi tartışamayacağımı belirtmek isterim. Sadece bu tartışamama sebebini kötü olarak algılamamanı istiyorum. Bazan n adım sonrası bile olsa, adım adım gitme şansı bulabiliriz, bazan bulamayabiliriz. Bazan yaşam/zaman/enerji/şartlar elverir, bazan de elvermez. Bazan de ileri bir konuyu webde herkese açık tarzda tartışmanın uygun olmayacağını düşündüğüm için sessiz kalabilirim. Çünkü verdiğimiz her bilginin bir de sorumluluğu var.
--------------------

Tamam samimyet de hissettim ama öyle olmuş ki bu , snaki sen yüce bir öğretmen , ben de seni ölüm anında bile düşünüp "niye öyle yaptı ki "diyecek olan.. Afedersin oe ama ya bilmeden yaptın bunu sanırım ama görüntü bu. Bana öyle koymuş ki senin susmaların , ben ölmeden önce bile bunu düşünecekmişim gibi.. Ölmeden önce annem babam diğer sevdiklerimi düşünürüm , afedersin ama seni niye düşüneyim , o kadar önemlimisin ki.
Kendi kendine bunları söylüyorsun ama belki de duymuyorsun , niye karşındaki insanı gözünde kendini o kadar önemli bir yere getirmeye çalışıyorsun .

Daha da anlamadığım o ki, şu mesajlarında sadece kendini n adım öteye koyarken ve bilge gözükmek için de susabiliyorken de sen , nasıl bir adım atmış oluyormuşsun bana ,sonrasında değindiğin gibi?İşte ben de bunu anlamadım?
------------

Şimdi daha sonra bana sorduğun şu meajının cevabını anlıyormusun?

Aslında bir de son olarak anlamadığım bir nokta var. Son yazını benim yazımı okumadan yazdın. O zaman neden bir önceki yazında olumlu bir adım atmışken tekrar geçmişe dönüp olumsuz şeylerden bahsederek olumlu adımının getirebileceği noktadan geriye döndün? Bana çok dengeli ya da anlamlı gelmiyor bu. Eğer üstünde durmak istediğin noktalar varsa, hepsinden bahsedip ve sonra olumlu adımını atsan daha doğru sırada olmaz mıydı? Burada da metodoloji (sıra bazında) hatası mı var?
--------

Ben "söze" değil, "öz e" bakarım demiştim, ne demek istemiştim?

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 21:40:31
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  21:19:20  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi önceki sayfadada ün üstlerde yazdığım şey yani Ra ve Maharaj kısmına dair kısmı bitrdim ve bu nedenle sorularına cevap verebiliriim:

Hangi konu senin için en önemli ise onu ortaya sürmeni istiyorum şimdi. Ra-maharaj mı en önemli. O zaman onu konuşalım. Açık net halde argümanlarını hatırlat bana kısaca ben de cevabımı vereyim

----------
Sorunun cevabını aslında kısaca verdim ama bu fikre nasıl vardığımı anlatmam için yazdıklarını da göstermem, bunu nasıl yaptığını anlatmamk gerekiyordu ,üstteki mesajlar gibi:

Bunlar neden mi oluyor? Neden mi o kadar çözüm önerime karşı çıkıp elne geçen "sözünü tutmadın vs.."gibi kozlara oynuyorsun?Çünkü şu anda çaresizsin , o kadar ki işine gelmeyenleri pas geçiyorsun, mantıksal bir cevap bulamıyorsun. Buraya Ra ve sonsuzluk başlıklarıyla geldin , bir düzen kuruldu ama bir gün aslında ortaya koyduklarında yanlışlıklar olabileceği ortaya çıktı ve bu da senin yeterince iyi olmayabileceğinin göstergesi gibi düşündün , bu nedenle elindekini korumak için ne gerekiyorsa yapıyorsun ve yapacaksın da, daha önceki sayfada "istediğin gibi saptırabileceğini biliyorum oe "demiştim yani en başından biliyrodum. Ve ne gerekiyrsa yapmaya da devam edeceksin ve ben bunları bilmeden yola çıkmış değilim ama bu kadarını beklemiyordum ne yalan söyleyeyim.

5b negatif yanımız bizi ustaca yönlendirir , sen şu an ustaca yönlendirme ve Ra dan büyük kaynak yok ;deme çabasındasın, dediğim gibi negatif olduğuna inandığımdan değil , ben yine de diyorum öz ünde pozitif olduğuna inancım tam ama şu an farkında bile değilsin ki negatif yanımız seni, elindekini korumak ve burada kurduğun düzene(Ra hepsinden büyüktür sonsuzluk benim dediğimdir hepsi vs..) için kışkırtıyor ve sen onların ustalıklarını kullanıyorsun . Negatifler "benliği büyütür", olgun/hakim vs..ol der ve bunu ustaca yaparken , insanların neye inanacağına karar vermesi gerekenin sen olduğuna inandırırlar. Yani sözde özgür irade ;demek değildir, öz de demek gerekir .


Ve şu sorunun da cevabını vereyim ki bu kısım netleşsin:

oe: Ben kendimi veya Ra'yı öne çıkarmaya çalışan bir süreç izlemedim. Genelde forumda çekinik olarak duruyorum, önplanda değil. İşlerimin yoğunluğu sebebiyle diğeri de zor zaten. Ancak bilgide sapma oluştuğunu düşündüğüm noktalarda ileri çıkma zorunluluğu hissettim, incindiğim zamanlarda değil. Sen de aynı şeyi ben yapıyor olamaz mıyım diyeceksin. Bende parçalardan bütün görünemez diyeceğim. Yukarıda açıkladım sadece bütünü gören, doğru şekilde anlamlandırabilir.
-------------

İlginç olan o ki, olayı tamamen yine kişisel (incindin de ondan tepki verdin , alay edildi senle vs..)lere çekmişsin , belki bin kez önceki sayfalarda anlataduruken , alttan alta incinme kelimesini koymuşsun. Sen böyle konuşuyorsun ama yazıların aksini söylerken boşuna olmuyor mu bu oe?
Demişsin hani:

Ancak bilgide sapma oluştuğunu düşündüğüm noktalarda ileri çıkma zorunluluğu hissettim, incindiğim zamanlarda değil.
---------

Sen istediğin şekle çevir oe , bunu yapman o kadar kolay olmayacak.
Bu cümlene göre ben incinmişimde bu nedenle tepki vermişim .. Kendini yukarıdada gördüğüm gibi, neredeyse hep olduğu gibi, o kadar önemli bir yere kondurmaya çalışıyorsun ki bununla başlayabiliyorsun. Düşünemiyorsun ki , iyi de madem incinmişte ondan bunları yazdı sadece , secretdream a niye yine de "saygı duyuyorum sana vs.."diyerek konuyu kapattı? Ona neden yazarak devam etmedi ?Ondan dolayı da öyleyse incinmesi gerekmezmiydi? Benden çok sohbet ettiği secretdream ken , asıl ona incinmesi veya olmadı en azından ona saygı duyuyorum vs.."dememesi gerekmezmiydi? Daha önceleri çekim yasası , kasyopya şu bu vs.. susup durduklarında ne zaman böyle yapmışım ki, kendine göre "incindi de ondan "demeye getirebiliyor ve olayı sadece buunla açıklıyorsun?

Açık konuşayımmı, ya gerçekten bu kadar önemli olduğuna dair zannın var ya da olayı buna çekerek gündemi değiştrmeye kararlısın.
Hadi savların diyelim ki doğru , tek sebep budur , senin istediğini kabul edelim , e iyi de , Ra Maharajdan geridedir demek için 2 saat uğraşıp kendini kurban /olgun yetkin vs..yaptığın yazılarınla ortada.. O zaman sorun ne?
Demişsin hani:

Ben Ra sonsuzluk derdinde olsam susup kenara çekilmeye çalışmazdım. Israrla devam ederdim senin gibi. Atladığın bir nokta


Buna önceki sayfada cevap verdim lakin birşey daha var ki, bunun cevabını veriyorum sana , bu şeyi yani dilediğin gibi kontrol etmek için bu tür ustaca yöntemleri kullanman buna değinmek için yeterli bir neden değil mi?

Sana kişisel olana değinirken en başında "yazılarımı sonra dilediğin gibi saptırabileceğini biliyorum "demiştim ne demek istemiştim, bunu söylemek istemiştim..
Kafana göre yazabilirsin ama işte yazıların burada.

Ortada "bir sapma olduğuna inandığın zaman bunu belirtmen vs.."den sözedilmiyor , değil sapmayı belirtmek , Ra yı öne çıkarmak için nasıl bir oyun oynadığından sözediliyor.Yoksa yine diyorum ki ne Ra ne Maharaj kendilerine inanılmamasını umursamaz, bunu umursayan , bu yolla yetkinlik kazandığını zanneden sensin. Ben de herşeyden çok bunu umursasaydım , binince kez diyorum ki, Maharajın olumsuz denebilecek birşeyini yani ceylan derisinde oturması konusunu ben kendim yazdım , insanlar bu nedenle Maharaj dan şüphe edebilecekleri halde , yani O na inandığımı anlatabilirim, buna neden olan şeyi de ama Ona inanmaları beni ilgilendirmiyor ve hatta Maharaj ceylan derisinde oturmuş ,diye bir an da heyecanlanan da sensin.

Tamam mı, bu kısmı tamamladım ve sen devam et öyleyse.


Edited by - pandora76 on 27/12/2011 22:56:59
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 27/12/2011 :  23:01:19  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Neden devam etmem gerektiğini de söyler misin?

Sen bitireceğini söylediğin zaman, çabuk bitiresin diye cevap yazayım demiştim.
Zamanında bitirmeyeceksen, seninle konuşmak/tartışmak istemeyen biri neden cevap yazsın ki?

Üstelik sana yazılanı sen okumazken. Belki oradaydı bütün cevaplar?
İstersen ben de sana yazdıklarını okumadan cevap vereyim. Belki tuttururum.

---

Kişisele dair yazdıkların beni pek ilgilendirmiyor. Haddinden fazla kişisel konuştuk zaten. Bilge görünmeye çalışmışım çalışmamışım umurumda değil bunlar. Buna zaman harcamaya yazık. Üstelik parça/alıntı ile hiçbir şey anlatamayacağını yeterince açıkladım. Ben dileyenin gidip bütünden tüm süreci takip etmesini öneririm.

Birinin n adım ileride olması da senin çocuk olduğun anlamına gelmez. Mesela Maharaj da senden n adım ileridedir. Alakasız yani.

Diğer konular üzerine birşey yazmam için de, senin verdiğim sürede bitiriyor olman gerek ki, bitirmeni çabuklaştırmak benim için anlamlı olsun.


Edited by - oe_ on 27/12/2011 23:02:20
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  23:31:41  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bana sorduğun soru yani Ra Maharaj a dair kısma dair yazıklarımdan dedim ve yazdıklarını okuyorum ama o an için bana ithaf ettiiğin yakıştırmaları duyup öfkelenerek iyice dallanıp budaklanmasın diye hemen okumuyorum , bu sefer anlatabildim mi? Sonsuzlukla alakalı yazını okumadım değil, mesela kişisle olanı ,anlatabildim mi.

Bana verdiğin süre neymiş oe?Sonrasında ne olacak? Ben sana bu duruma dair yazdım şimdi sen yeniden saptırabilesin diye bana dair iddalarınla alakalı yazıyorum ve onlar bitince konuya geçicem. Bu kısmı bitirince tek tek yeniden açıklamam gerek kalmayacak diye düşünüyorum , en azından yeniden "sabun köpüğü bunlar , saygısızsın vs.."desen bile"ha işte şurada açıklamıştım iddialarını ;deyip bırakabilirim sanırım ve böyle böyle artık bitirebiliriz. Yeterince yazmışsan kişisel olana sorun yok, ben iddialarını cevaplamayı bitirmedim henüz. Neyse işte .

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 23:32:23
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 28/12/2011 :  00:18:17  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sana verdiğim sürenin ne olduğunu biliyorsun (2 gün kaldı).
Sonrasında birbirimize atıfta bulunmayı bırakacağız.
Atıfta bulunmayı bıraktıktan sonra ne yapacağın beni ilgilendirmiyor.
İstiyorsan genel olarak düşüncelerini yazmaya devam et, veya ne istiyorsan onu yap.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  00:37:25  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Belki düşünmek istersin bu esnada diye sonsuzluğa dair birşey yazıcam.

Sf:266.
S:Kendiniz birdenbire mi yoksa yavaş yavaş mı idrak ettiniz?

M:Hiçbiri. İnsan ne ise , zamandan bağımsız olarak odur-idrak eden ise zihindir-arzulardan ve korkulardan sıyrıldığında.

S:İdrak etme arzusundan bile mi?

M:Bütün arzulara son verme arzusu en garip bir arzudur,tıpkı korkma korkusunun da en garip korku olduğu gibi........
Ögzürlüğe duyulan genel bir özlem sadece başlangıçtır. Uygun vasıtaları bulup kullanmak bir sonraki adımdır. Arayan insan tek bir hedef görmektedir;kendi gerçek varlığını bulmak.
Bütün arzular arasında en tutkulu olanı da budur çünkü hiçbirşey ve hiç kimse onu doyuramaz;arayan ve aranılan birdir ve önemli olan yalnızca arayıştır.

S:Arayış bitecek. Arayan kalacak.

M:Hayır ,arayan eriyip dağılacak, aayış kalacak. Arayış nihani ve ebedi bir gerçektir.

S:Arayış yoksunluk ,istek, eksikilk, tamam olmayış dmeektir.

M:Hayır , tamam ve mükemmel olmayana razı olmamak, onu reddetmek demektir. Gerçeği arayışın kendisi gerçeğin devinimidir. Bir bakıma bütün arayış gerçek arayış gerçek mutluluk içindir ,ya da gerçeğin mutluluğu için. Ama burada biz arayış derken ,insnanın ,bilinçli olmanın kökeni ve zihnin ötesindeki ışık olarak kendisini arayışını kastediyoruz. Bu arayış asla sona ermeyecektir , fakat gerçek ilerleyişin olabilmesi için diğer bütün huzursuzca ihtirasların son bulması zorunludur.
-------------

Şimdi senin iddian şu, demekki doğru anlamışım iddilarını neye dayandırdığuını:

Sistemin böyle kurulmuş olması gayet iyi. Çünkü ne hiç varılmayan sonsuzluk'un doyumsuzluğu var, ne de sonlu bir sistem var karşımızda. Yani sistem hem sonsuz hem de bitmeyen kuantumsal/basamaksal zirvelerle, 'hem zirveye ulaşmanın tadını sunuyor, hem de bunun bitmemesini' sağlıyor. Sonsuz da aynı şekildedir. Hem sonsuz uzakta, hem de buracıkta. Hem ulaşılması imkansız, hem de zaten elde edilmiş durumda. Bunu çok yerde yazmışımdır zaten. Ama bunlardan sadece birine dönüşmez durum. Yani elde etmişiz zaten aramayı bırakalım diyemezsin. Veya sonsuza kadar ulaşamayacakmışız zaten niye arayalım ki diyemezsin. Sonsuz, aslen sonsuzu arayış sürecin içinde erimiştir de aynı zamanda. Yani onu aramak onunla birlikte olmaktır da aynı zama
----------

Hem ulaşılması imkansız, hem de zaten elde edilmiş durumda.
---------

Bundan hiçbirşey anlamadım. Nasıl hem "ulaşılması imkansız iken hem de elde edilmiş durumda oluyor?
100 metre ötede kalem var ben ona hem ulaşamam , imkansız bu ama aynı zamanda elde edilmiş durumda?

Bu cümlelerinin anlamı ne?

Veya sonsuza kadar ulaşamayacakmışız zaten niye arayalım ki diyemezsin. Sonsuz, aslen sonsuzu arayış sürecin içinde erimiştir de aynı zamanda. Yani onu aramak onunla birlikte olmaktır da aynı zamamnda.

----------

Öncelikle kim arayış bitiyor diyor ki?Bak Maharajın pas geçtiğin sözü:

Ama burada biz arayış derken ,insnanın ,bilinçli olmanın kökeni ve zihnin ötesindeki ışık olarak kendisini arayışını kastediyoruz. Bu arayış asla sona ermeyecektir , fakat gerçek ilerleyişin olabilmesi için diğer bütün huzursuzca ihtirasların son bulması zorunludur.

---------------

Okusa idin yeterince ta en başında maharaj ında "arayış asla bitmez "dediğine dair yazdığımı görebilirdin. Birazcık daha okusan ben de bu kadar yorulmayacaktım;demeleirimin nedenelri bunlar.

Bu cümleye iyi bak, ne demek istiyor , vurgu nereye?

zihnin ötesindeki ışık olarak kendisini arayışını kastediyoruz
.
---------

Ben ışığa varsayalım ki sonsuzluk diyelim dedim .
Son-suz -luk demek ne demek? Bir tanım demek ve en kendine göre bir tanım yaratırken çok emin bir dille "böyle aydınlanmış varlık göremeyeceksin asla "deyince , üstelik bu kısmı yazmaam rağmen bunu dediğinde ,işin içindne çıkılmaz duruma geliyor. Bir kere sana göre aydınlanma ne?

oe: Ra celse 5'te dediğim gibi 3 kademeli dengelemeden sözeder. Her kademe de neyin üzerinde çalışmışsan onu çözersin ve hakim olursun. Maharaj bilinç olarak herşeyi anlamış durumda.

--------

6b olan varlık Ra böyle deyince iş bitmiş mi oluyor? İyi de ötesi de var ve öte yandan dengelemeyle aydınlanmanın aynı şey olduğunu mu söylmeke istiyrosun bu sözlerle?

İyi de adam bilinç olarak aydınlandım sadece ;demiyor ki? Sözleri açık ve net ,"kendinize sonsuzluğu verin , ona ihtiyacınız olmadığını göreceksiniz , siz ondan ötesisiniz"diyor veya yukarıda yazdıklarıma bakarsan , Maharajdan kuşkulandığını( risk almadığı soruları cevaplamadığına dair )yadıkalrını hatırlayabilirsin. Adam bilinç olarak aydınlanmış mı aydınlanmamışmı? Bilinç olarak aydınlanmak ne demek hem?

Ama beden üzerinde ekstra hakimiyeti yok. Yani bedenin kendisine sorun çıkarmamasını önleyemiyor. Evet bunu çnemsemiyor da diyebilirsin. Çok önemli de değil, ama Ra'da bunu önemsemese bile bunu yapabilir.
---------
Bence çok da önemli bir ayrıntı ve buna dair önceki sayfalarda yazdım. Alemelri yaratan , bedenini hiç müdahele etmedne izler... se eğer, ve kabul diyedeniyrosa , o zaman "acı yıda kabul "kavramı tam da bununla ilintili. O gerçek hepsini kabul edip izler sadece , yaşlanan bedenini de ve teslimiyet konusu bunadair olmalı. İstresen bir bak yazdıklarıma önceki sayfalarda.

İstediği an istediği noktaya seyahat edebilir vs. Bu arada ceylan derisi olayını ben zaten biliyordum. Ama daha önce bunu mevzu etmek için bir gerek duymadım.
-----

Yo valla secretdreamın sayfasında benim ceylan derisine dair sözlerim , hiç de öyle durmuyor , git bak istersne yeniden.

Çünkü ben adamın anlattıklarından gayet memnunum. Onu suçlamak falan gibi bir niyetim yok.
------
Bir de anlamadığım o ki, secretdream a "niye öyleyse özgürleşemedin "dediğimde de "itham ediyrosun özgürleşmemekle "anlamıdna birşey demiştin, yani hepsini suçlamak gibi algıladın. Ben adamı suçluyrosun demedim ki, bir "riske girmeyerek her soruyu cevaplamadı "diyorsun hem de öte yandan bilinç olarak aydınlanmıştı diyrosun ve bence sen hala sonsuzluğunun tanımını tam bulamadığın için böyle konuşuyor da olabilirisn.

Ama onun dediğim gibi daha üst bir yoğunluğun yetilerine sahip gibi de görmüyorum. 4. yoğunlukta herkes şu an bizim paranormal dediğimiz yeteneklere sahip olacaklar. Bunu çok önemsedikleri için mi olacaklar. Hayır. O yoğunlukta onlar normal çünkü. Veriliyor yani.
-------
Bunu niye anlamadım? Şimdi adam bilinç olarak aydınlanmış ama ne demek bu bilinç aydınlanışı zira ben d eonun verdiği bilgileir yazıyorum ama tıpkı onun gibi ben de bedenimin yaşlanmasına seyirci kalıyorum, paranormal yetenekelrim yok. O bilinç olarak aydınlanmışsa , nasıl bir farklılığı var?

Bana açıklayıcı gelmedi ama sana gör öyle ise tamam öte yandan benim anlamadığım şey o ki, eğer sosnuzluk herşeyi kapsıyor diye yola çıkıyorsan , o zaman aynı zamanda zamansızlığın olduğu yeri de kapsamalı ve bu tamam ama orda zaman yok ama burada var? Nasıl biribirinden farklı oluyor bu iki alan? Yani senin iddiana göre , mademki daha üsttekiler herşeyi bilmeli ve aydınlanmış varlıkta bu nedenle bilmeli hepsine sahip olmalı , öyleyse uzayın ötesinde zamanın olmaması ama burada zamanın olması durumu nasıl açıklanacak? Birinde zaman yok ama burada var?Yani böyle bir farklılık olamaz madem sonsuzluk herşeyi kapsar diyerek yola çıkıyoruz, hem zamanlı iken hem de zamansız olması durumunda zamansızlığın (içinde )zaman da olmalı ama zaman yok orada? hem var hem yok..belki de sonsuzluk budur ama aydınlanmış varlık , ışık olarak kendşnş hala ararken öte yandan..
Yukarıdaki mesajıma bak istersen , sonsuzluğa dair birşey yazmıştım.






Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  00:45:37  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Yukarıdaki yazılarıma bir bak istersen , senin bana atıfta bulunmalarına dair cevaplar...
Kaç kez daha söylemeliyim , sen beni içine dahil ettiğin için o mesajlarına bakıyorum diyorum , anlatamıyormuyum?

Şu şeyi bana yapmışsan yukarıdaki mesjlardaki , benim seninle ne işim olabilir çünkü bunlar benim için uzak durmayı kesinlikle tercih edeceğim şeyler. Sana söyledim bak elimden geleni yapıyorum hala da hızlandırmak için bu arada sonsuzluğa dair yazmaya çalışıyorum ama sana hemen 2 günde bitemeyebilir ;dedim , önceki sayfada açıkladım , emin ol kesinlikle senden uzak durmak istiyrum zira senin Ra na biraz dokuunca ustalıkla şu yaptığın şeyden sonra ,senin söylemene ne gerek var, ben bu tür şeylerin hayatımda olmasını asla istemiyorum. Ama sonsuzluk konusuna dair ...şu kişiseli bitireyim, iyice irdelemek istiyorum.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  00:53:00  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Sonszulukla ilgili aklıma ne geldi..

Benim anladığım senin içine düştüğün şey , sonsuzluk(son-u gelmeyen zaman) ile zamansızlığı karıştırman. Ess orun bence buradan çıkıypor sen zaman-sızlığı zamanın uzantısı gibi düşünüyorsun ve madem öyle , sonsuz bir zaman ve zamansızlık(aynı olmalı gibi yaklaşıyorsun. Oysa ki sonsuzuzya bile sadece bir illüğzyonsa eğer, buradan yaklaşamazsın ve sen illüzyon olduğuna inanıyormusun uzay ın? Düşünmek istersen diye yazdım.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 28/12/2011 :  00:55:12  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
İyi sen öyle düşünüyorsun ben böyle düşünüyorum.
Tartışmak zorunda mıyız?
Tartışamıyoruz işte.
Ne yapalım yani?
Zorla tartışalım mı?

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  01:10:41  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
İlk kez la havle diyorum uzun zmana sonra , imana gelmeye başladım... Ya oe , Allahını seversen önceki sayfada yazdıklarımı (buna dair )bir oku gözünü seveyim oku! Senle tartışma derdinde olan ben değilim... Anlatamıyormuyum derdimi?Hayır sen daima anlarsın anlamamakla itham etmeyeyim seni , ne haddime düşmüş... bak!

Niye her kişisel yazıyı okumuyorum hemen ?İşte bu yüzden.
Bin , binbir , biniki.... bilmem kaçbininci kez diyorum ki, bu forumda hiçbir zaman sana "gel oe tartışalım "demek bir yana dursun , çekim yasasında tek yazarken gelen sendin , kasyopyada , burada orada... Tabi ki gelebilirsin de, buradaki başlıklar kimsenin tek başına malı değil ki ama öyle bir lanse edip durdun ki, sanki illa ki ben "oe ne olur gel de konuşalım vs.."demişim zolamışım gibi. Yeter ama ya , hakikaten yeter ,susmalarındada asla "oe ne olur susma"demedim , hizmete devam ettim. Ama hiçbir zaman "zorla yapışmışsın bana "demedim bu tarz garip şeyleri tam aksine o zaman ben iddia edebilirdim , işte forum, işte yazılar , sen şakamı yapıyorsun bana , ki tamamen aksine konuşuyorsun?

Bak oe, yine diyorum sabırla , benim senle tartışma derdim yok, secretderamla nasıl ki sohbetimiz bitti aynı şekilde senle de özellikle tartışayım ;demedim diyorum , "okuduğun yazılarında yaptığın şey beni dahil ettiği için yazdıklarına değiniyorum ;diyorum . Sen ciddi ciddi senle özellikle yazışmak istediğime inanıyormusun yoksa bunun tam aksi gözükürken bunu bile bile mi yapıyorsun?

Yine diyorum ki... nasıl ki daha öncesinde sorunum olan insanlarla aramdaki tüm diyaloğu kestim , aynı şekilde senle de şu iş bitsin , forumda yazsam bile bir alakam olmayacak . Anlatabildim mi? Buradada zaten bir alakam yoktu , Ra Maharajdan ileridedir sözüyle gelip kendi n adım ötelere beni de gerilere yerleşiren yani bana ithafen yazan sensin oe , gözünü seveyim şurada senin sözlerin diyor bunu , ben uydurmuyorum...

Yani senin bana ithaf ettiğin şey yapışmayı aslında ben mi sana ithaf edeyim? Hayır, senin derdin Ra idi ve ben Ra na dokununca olay patlak verdi , bu kadar basit.
Bu sefer anlatabildiğimi umuyorum.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 28/12/2011 :  01:15:16  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
İyi işte niye sinirleniyorsun ki.
Tartışmak zorunda değiliz. Ve tartışmayalım.
Sen böyle düşün, ben öbür türlü.
Benim bir derdim yok. Hiçbir iddiam da yok sana karşı.
Bütün iddialarımı geri çekiyorum.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  01:29:27  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe ;emin ol ki elimden geldiğince tüm imkanlrı zorluyorum , en kısa zamanda bitirebilmek için , istersen sen kısa bir zamanda bitsin diyorsan , şu sonsuzluğa dair düşün olmaz mı? Ben de şu diğerlerinden devam edeyim , bana dair iddalarını geri çekmen değil esas olan , o iddaları cevaplamazsam kabullenmiş gbi dururum ve esas olanı da yani o kadar iddiandan sonra geri çeksen bile şu an , birşey değişmez , üzgünüm.

Bak inan hızlandırmak için arada sonsuzluk vs..ye dair yazıyorum , ki elimizi olabildiğince çabuk tutalım, lütfen hızlı olmaya çalıştığımı , imkanları zorladığımı gör. Merak etme , hepsi bitecek , daha önceleri olanları hatırla, bitmişti tamamen yani bu sözlerime inanabilirsin ,için rahat olsun diye ubunları. Seninle tartışmanın bitmesini belki senden çok ben isityroum , o sözlerinden sonra düşün bir , kolaymıdır.

Herneyse , bak burada laflayıp zaman kaybediyoruz, sosnuzluğa dair , Ra ya dair vs..yazarsan ve hızlandırırsan ikimiz için de iyi olacak derim yine ben.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  06:23:16  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Okudum o yazdığını ve gülümsedim:

Biz 'birlikte birşeyi devam ettirelim/yapalım' diye bir anlaşma yapmıyoruz pandora. O zaman, ben anlaşmıyorum bu işi sevmedim deme şansın olurdu. Bizim zaten birbirimize güvenimiz kalmamış. İyi bir şekilde bitirmeye de çalışmıyoruz. Sadece 'bitirmeye çalışıyoruz'. Başka bir şey yok.

-------

Acaba ben de sana "iyi birşekilde bitirelim "demeyemi çalışmışım, yazılarımda bu mu var oe? Hakikaten şaka gibi:)

Yani ben bitirebilmek için seninle anlaşmak zorunda falan değilim. Benim tarafımda bitti bu diyorum. Ve senin kendi tartışma tarzın dolayısıyla sürdürmeye kalkmanın haksızlığını anlatıyorum. Haksız olduğunu bile bile sürdüreceksen sürdür. Ne diyebilirim ki. O noktadaki bir insana ne denebilir ki. Artık ne dense azdır yani.
--------

Aslında ben ne diyeceğimi bilemedim zira sana ille de yaz diyen yok, bir daha deniycem anlatmayı,"istemiyorsan tartışma oe".. Bu sefer tamammı? Ben kendi başıma da yazarım , gerçek sonsuzluk vs..ye dair.

Umarım bu defa olmuştur. Bak , ben kişisele dair çoğunu bitirdim , en hızlı şekilde diğerine yani ilham , hizmet , gerçek vs..ye geçip çok kısa zamanda biştiricem ve yine diyorum ki, ister yaz ister yazma ve daha ne diyebilirim ki? Kimse sana illede tartışalım demiyor , bu sefer söylediğim şeyi duydun mu?
Çocuk yazıyor sadece , bırak onu kendi haline.

Neyse , ben devam edicem sonra , ister aldır aldırma ama sevindiğim o ki, yeni yıla bu şey bitmiş olarak girme olasılığı var eğer bir aksilik çıkmaz ise.


Edited by - pandora76 on 28/12/2011 06:26:44
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  07:12:54  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bir de oe şu var:

Zerzivi ile ilgili durum. Ben ima falan yapmadım. Özgürlüğümü çaldığını söyleye söyleye dilimde tüy bitti zaten. İma falan yok benim tarafımda. Herşey apaçık ortada. Yani bundan dolayı beni suçlama. Aynı şeyi ben burada da çok söyledim. Zerziviyle birlikte söyleyince mi daha çok inciniyorsun. Yani ben (bir kişi) söyleyince o kadar incitici olmuyor da ben ve zerzivi aynı fikirde olunca mı incitici oluyor. O zaman bir de forumu okuyan kaç kişinin seni haksız buluyor olabileceğini düşün istersen. Ve o zaman ne kadar incineceğini. Haklıysan dimdik durursun, hiçbirşey incitemez seni. Çünkü gücün gerçek'ten ve haklılığından/adalete olan inancından gelir. Ama haksızsan "anlaşmıyorum artık senle" demek için sabun köpüğünden bahaneler üretmen gerekir.
----------------

Ben zer-ziviye dair söyleyecekelrimi söyleyip konuyu kapattı½m ,istersen saptırrma bunlarï, zer-zividen dolayı inciniyorsun bahane vs..filan demeye getirme yani, onla derdim olsa bunca zaman neler derdim ima ile ... imalardan hoşlanmamak desek buna.. Ama alışmış ne yapalım. O kadar zaman sonra bile yine de aynı şeyin yapılması... neyse bu konuya girmek için de�il ama alaksızca zer-ziviye dair incinme gibi gösterme çabandan dolayı diyorum bunu.

Garibime giden o ki, forumdakiler beni haksız bulacakmışlar. Okuyuculara kötülemek için iyi bir çaba olabilir ama onlardan beklentisi olan sensin , unutma.

Elma fidanı dikersen ürünün kayısı olmaz ;demiştim ne demek istemiştim. 2012 ve hasat ..hep bunu bekledin dime... Ama anlamadığın o ki, elma fidanı diktiğin için beklediğin kayısıyı alamayacaksın , eğer bu yolda devam edersen ve o gün bu sözlerimi hatırlayacaksın . Neyse işte oe..
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  16:21:18  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Yazdıklarına tekarar baktım da..Okuyucularına açıklamalar yaparken bu tarzının normal olduğunu onlara anlatman , "cevap yazmasan da olur"denilmesine rağmen en başından yine de seninle ısrarla konuşuluyormuş gibi saygısız tavırların , karşındakiyle dalga geçtiğini zannederken aslında ne hale geldiğini bile göremeyişin ,cevap veriyormuş gibi yaparak alsında cevap vermeyişlerin. Birbirmize atıfta bulunmayalım ;demiştin ama ima ile yazılanları normal buluşun..

Ra da geçen bir söz vardı , bir varlık ne kadar pozitf kutuplaşırsa , negatife geçişi de o kadar kolay olablir. Şu haline bakıyorum da, zannediyorsun ki bu şekilde harika bir görüntü veriyorsun okuyucularına ama ben kızsam da sonrasında üzüldüm senin için çünkü kendini göremeyecek kadar kötü bir haldesin .Bana diyorsun ama biraz dışarıdan sen kendine bakabilsen ,sözde vermiş olduğun cevaplardaki çelişieri tutarsızlıkları ,atıfta bulunmamaktan sözederken atıfta bulunlmasına onay vermen , şu yaptıkların... İnsan kendine kötülük etemden diğerine kötülük edemez , kimseye kendisinden daha büyük kötülük eden olmaz.

Senle anlaşmamızın bozulmasının nedeni , bana atıfta bulunma ;der iken , zer-zivinin "ögzür bırak "söylemine atıfta bulunulmasına katılmandı. O bir şekilde bunu yapmayı seviyor olabilir , kabullendim onu ama sen kadar kaybetmişsin ki kendini, benden istediğin atıfta bulunmamayı daha şimdiden yapar iken sen, bunu da okuyucularına şikayet etmek için yeni bir şey olarak kullanabiliyorsan anlaşma bozulmuştur oe. Nedenini anlatabildiğimi umuyorum. Hiçbirşekilde bu yaptıklarından ve en son atıfta bulunduktan sonra sen benden "şu şu tarihe kadar vs..diyemezsin , bunu atıfta bulunulmasına ortak olmadan önce düşünmeliydin. Herneyse. Şu kişisel saptırmalarını bitirelim , ki ötesine geçelim.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  17:20:53  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
O mesajlarından devam ediyorum , saptırmaları toplamak oldukça zaman aldı:

Bir de şu var. Her konunun birden fazla yüzü ve bağlamı var. Yani bir konuya bakıp, bağlamı ele almadan tek bir sonuca varıp, kişilerin söylediklerini de bağlamlarını bir kenara bırakarak bu tek sonuca göre onları değerlendiririp, kafamda olayı böyle kaydedersem, büyük olasılıkla hata yapmış olurum. Örneğin isteme/istememe konusu. Sen istemeyi savunmuştun değil mi? Peki şimdi de Maharaj'ın hiçbirşey istemeyen/bilmeyen/yapmayan halinin 'en üstün hal' olduğunu savunuyorsun. O halde o sırada istememeyi savunmuş olanlar, senin şu an ancak ulaştığın düşünceyi o zamandan mı savunmuş oluyorlar?
----------
Hala bile "kim tekamülde ne kadar ileri/geri , n adımlar vs..var.. Neredeyse her yerde bu. Öte yandan acayip birşey bu soru benim için, niye mi? Secertdreamla konuşurken sen de bizim sohbetlerimizi okuduysan eğer, niye görmedin veya hatırlamıyormusun arzulara dair neler yazdık durduk? Zaman değerli diyoruz dime , o zaman belki de secretdreamla en çok değindiğimiz konulardan biri olan arzulara dair yazılarımda , "birşey istememeli" gibi birşeye hala da inanmadığımı söylediğimi de görebilirsin. Tek tek onları bu zaman darlığında bulmayayım, sen bul onları da olur mu? Hatta ne yazmıştım?cRa ya dair , "isteklerin bastırılmasını önermiyoruz çünkü bir istek bastırılırsa dengelenmesi için başka enkarnasyonlara yol açar ..vs..dediğini de yazmıştım, yuvadan mektuplarda. Hatta "istememeyi istemeyi isteyebilirmiyiz peki" , demiştim , madem ki birşey iste-memeliyiz diyoruz? Ben zaten arzularımızın olmayışı halinin ya da onları bırakabilecek kadar tekamülde ilerlemenin sonucunun teslimiyet/aydınlanma olduğundan da sözettim ve hatta Maharaj ın "arzular meditasyonla giderilebilir ama bazı arzular meyvaları acı olsun tatlı olsun , muhakkak gerçekleşmelidir "anlamındaki sözlerini yazıp üstüne "belki hayat planımızdan sözediyor "gibi birşey de yazmıştım.

Yani istemeyi savunmak ne kelime? Nasıl savunulacak istemek? Savunulunca mı istenecek? Benim orada savunduğum şey sadece çekim yasasına dair hiçbirşey bilmeyen ve garip bir şekilde insanları "şu tarihten itibaren düşünce gücünü kullanananlar cezalandırılacaktır vs.."gibi birşey diyen sözlere karşılık" iyi de o zaman sağlık sorunu olan ne yapacak? bu şey zararlı olabilir vs.."demelerimdi. Yanımda kola var ve onu içmek istiyorum ve istememeyi nasıl başarıcam ?
Bu kadar zaman boyunca arzular konusuna dair konuşuldu ve ben fikrilerimi açıkça dillendirdim , sende secretdreamın sayfasında istemek ;anlamında yazarken tekamülde geride mi kaldın? öyleyse o sohbetleirn içinde isen sen de,bana bunları yazman niye?
-------

Zaten seninle konuşmak/tartışmak istemediğimi bir süredir yeteri kadar belli etmeme rağmen hep gelip tekrar tekrar konuları açan sendin. Bunu da iyi niyetli bir çaba olarak göremedim.

--------------
O mesajların yani kendini olgun n adım öteye koyduğun mesajlrın böyle bitiyor, doğrusu gülümsedim elimde olmadan. Gözün gördüğü değil burada hiçbiryerde sana özellikle gelmemişken yukarıdada değindiğim gibi ve hatta buraya da sen gelmiş iken nasıl olanın tam aksini söyleyebildin? Bir tek kez secretdreamın sayfasında sana birkaç şey yazmıştım ama sen gönülsüz gibi durunca kapatmıştım konuyu , hatırladığım bu. Bunlar nasıl iddalar öyleyse? Buna benzer birşey daha yazmısın sonra, şaşırarak okuduğum.
Ve ben şu sorumda ciddiyim, bunu özellikle söylemeyip gerçekten inanarak mı (özellikle sana yazdığıma)söyledin?
---------------------------
Bunlarda sonraki mesajlarından:

Doygunluk, dinginlik nedir bilmiyorsun. Ve bu halinle Maharaj'a benzediğini düşünüyorsun. Oysa tam zıttısın. O kadar söylüyorum "Maharaj'a benzemeni övünmek olarak almam, eğer gerçekten benzeseydin" diyorum. Bunun bile anlamını çözememiş gibi davranıyorsun. Bu kadar zor mu bunu anlamak.
--------------------
Bunun üzerinde konuşmak durumunda kalmak bile trajikomik geliyor bana aslında , gerçeği niye idrak edemedin;denmesini bile sanki bir suç işlenmicesine "itham ediyorsun"diyerek karşılaman kadar garip..Karşımdakini sanki hırsızlık vs..gibi kötü birşeyle suçlamışım gibiydi..itham?
Ben Maharaj a benzemeye çalışsam , onun kadar olgun bilge vs..bir hava vermemmi kendime? Kendine göre konuşup durdun hep ama asıl sen diğerlerini beyninin içindekini göremiyormuşsun . Ben bu tür şeylere aldıracak biri değilim ki spritüel yetkinlikte birine uygun davranışları taklit etmeye çalışmadım , benim sözümün anlamı yorumundan tamamen fakrlı içerikteydi.
Maharaj hiç birgruba girmeyen ,kurallara /kabullere sırf kural diye uymayı düşünmeyen , sorgulayan vs..biri olduğu için bu açılardan böyle söylemiştim. Ama sen bunu anlamak istemedin bile, aslında hep kendini yansıtmaktaydın bende. O , içimizdeki gurunun yansıması ;derdi dıştaki guru için , işte Ona inanan biri olarak gerçekten de onun gibi özgürlükçü vs..oluşumu kastederken asıl ben şüphe ediyorum , bu kadar bilge olgun spritüel yetkinlikte gözükme çabalarını gördükçe. O nun yerinde onun kadar sözü dinlenen bir spritüalist olmak istiyordun belki, ki böylesine dikkatini çekti ona benzeyerek övündüğümü zannedebildin.
------------
Çünkü 'yazdıkların' neleri anlayabileceğini gösteriyor. Olmadık zamanda, olmadık birsürü şeyi anlayabiliyorsun da, bu basit cümleyi mi anlayamayacaksın. Hayır. Anlamaman mümkün değil. Ama anlamak istemiyorsun. 'Kendine ve karşındakine karşı' farklı 'anlama' standartları uyguluyorsun. Yani kendi söylediklerin sözkonusu olunca anlayışın aniden artıveriyor, ama karşındaki birşey söyleyince "anlamak mümkün olmuyor"
-----------
Hemen her yerde bana kendini yansıttığını görebiliyormusun.. Sana anlattığım onca şeyi anlayamıyormuydun o kadar basit iken , asıl ben sormalıyım oe, işte bu kadar şey bu yüzden. Yapma be oe , kuzey düğümlerden biri özellikle de olumsuz özelliklerini karşısındakine yansıtır sıkça ve aklıma onu getiriyorsun. O kadar çok yansıttın ki kendini,bilge konusu gibi..
-------------

Düşünceleri olgunlaştırıp, çelişkilerden arındırıp yazmak gerekmez mi?

-------
Bu cümleni ise hiç anlamsdım.. öyle bir öfke seline boğulmuşsun ki, yağdırırken ne dediğini şaşırır olmuş gibisin.
Buradaki insanlar düşüncelerini olgunlaştırmışlar mı ve düşünce olgunluğu nedir ? Yani ne demektir bu , "olgunluğa erişsin ve o zaman yaz"? İyi de o zaman bu olgunluğa erişmişliğimi hangi olgun insan belirleyecekti sen mi?Veya burada yazan herkes "olgunluk" testinden mi geçmişler ve niye öyleyse hala arıyorlar ? Burada birlikte olgunlaşmaktan sözedilmiyor mu birlikte aramaktan? Benim bildiğim kadarıyla diğerleri de gerçeği aramadılarmı benim gibi yoksa herkes düşüncelerini olgunklaştırdıda öyle mi geldi? Ve düşünce olgunluğu nasıl anlaşılıyor ki benim düşüncelerimin olgun olmadığına karar vermişsin? Belki senden çok daha olgun biri var karşında yani o kadar garip ki"ben kendim için "iyiyimdir bilirsiniz vs.."demişim de (nerede demişsem artık).
Ama kendime karşı dürüstüm ;demem bile sorun oldu senin için , (iyiden kastın bu heralde)yani öyle boğucu birşey ki, aslında bana ithaf ettiğin şey şu yaklaşımında benim için. Secretdreamı özgürleşememekle itham ettiğimi düşünmen bile yeterli , öyle birşey hissettim ki sende hep , spritüel yetkinliğe dair sarsılmaz bir istek. Öyle ki "niye özgürleşemedin yeterince istediysen "anlamındaki maharajın sorduğu soruyu sormam bile hemen tepkini çekerken bilmediğin o ki, secretdream sorunun cevabını vermişti çünkü Maharajın sorusunu sorduğumu biliyordu işte bu nedenle ben seninle asla anlaşamıyorum , senin spritüelliğe dair en küçük bir eleştiriyi bile "itham "olarak algılayacak hassas olmandan ötürü. Tabi benimde yaklaşımımda eksiklikler vardır ona birşey diyemem ama çatışmalarımız ikimizinde bu noktada taban tabana zıt olmasından çıkıyor , hissettiğim bu.
-----------------
Kalkıp, o konularda kendi fikirlerim yokmuş gibi, bir de senin fikirlerini kullandığımı falan söylemen, artık nasıl bir ruh halidir anlamıyorum. Bir insan nasıl bu kadar zorlama şeyler söyler, nasıl bunu yapar, anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum.
-----------------
Bu sözleri bir hırs ,öfke vs..ile yazdın diyeyim , buna tamam derim ya sonradan okuyup "ben nasıl bunları söyleyebildim"dediğin oldu mu?Niye mi?Çünkü olmalı.

Öncelikle tam bu noktada senin saygısız olduğundan ben sözedeceğim. Benim hiçbir zaman "benim bilgim senin bilgin vs.."demediğimi biliyorsun ama sen eğer kendisinden birşeyler öğrendiğin insandan kendini daha olgun/bilen vs..haline getirirsen sırf Ra öndedir ;diyebilmek için , ben de buna değinmek durumuna kalırım. Bir bak bakalım ben ne yazmıştım senin bu sözlerinden önce...
------------
Ben , mesela şimdi aklıma geldi, sibel atasoyun yorumlarını/bilgilerini çok beğenerek okudum ve ondan yararlandım , kendisine minnettarım veya Haberin verdiği bilgilerden veya o felsefe forumundaki arkadaşların müthiş yorumlamalarından veya senin yorumlarından ve bunları söylemek başkalarının yorumlarından/bilgisinden yararlandığımı yazmak beni küçültmüyor ama benim verdiğim bilgilerden sonra orada , oldukça sıkı bir tartışma yaşanırken buradakine paralel ,ben ilham aldığım kişilerden /bilgilerden daima sözederken sen benim verdiğim bilgileri /yorumları hem kullanıp hem de beni "çocuk , n- adım geride vs.."yerine koyacaksan , ben de patlarım oe.
-------------------
Bunları söylerken senin fikirlerin hiç yokmuş gibi demiş olmayı nasıl başardım? Öyle bir öfke sarmış ki seni, kendi kafana göre yağdırırken önceden beri bunları da yazdığımı görememişsin ya da görmemiş gib yapmışsın, niye kendi kafana göre uydurduklarını sonrasında kızgınlığın geçip te düşünmedin peki?
------------
Ben ne kadar sinirlensem bile yine de insnanlrdan aldığım bilgiden ötürü minnettarlığımm dile getirdim ama sen gerçekten çok saygıszca davrandın bu noktada.Kim diyor senin o konuda fikrlerin yokmuş gibi? Belki bir ara beni kötülemek için uğraşırken okuyucularına ,sabun köpüğüne benzettiğin yazılardan sözederken aslında kendi kafandan uydurduklarının ne anlama geldiğini düşünebilecekmisin?

Yıllar önce senden aldığım bilgilermiş hepsi öyle mi? Gerçekten bu hale gelmiş olman çok kötü..Felsefeyi bana referans vermiştin hani , bin dereden su getirdin , felsefede yazılarım işte bakın;demek yerine kişileri referans gösterip durdun da , benim "sen benden almışsın , ben senden almışım vs.."gibi dertlerimin hiç bir zaman olamdığı daima isanlara verdikleri bilgiler için teşekkür etmemden belli olmuyormu? Hiç hoş değil bu şekilde yaklaşman bilgiye , bu bizim ortak mirasımız.

Ben sana hiçbir zaman "sonsuzluk tanımını eski filozofların da verdikleri bilgileri de kullanarak şekillendirmişsin"dedimmi? Maharajdan mı aldın , "sonsuzluk ne olmaığından yola çıkıp ne olduğunu bilir"..böyle böyle mi oluşturdun sonsuzluk tanımını? sen zannediyor musun ki, ben o sonsuzluğa dair tanımınla alakalı araştırma yapmadım..Senden alınmış ya tüm bilgiler ,ki asıl bunu söylemen ne kadar saygısızca , aslında o sonsuzluk tanımını da elbette kendi düşüncelerin de var ama öte yandan daha başka bilgileride derleyerek oluştururken ve herkes herkese daima bilgi vermişken önceden beri.

Daha garip olan belki en çok ben"şu kişi şu kaynaktan aldım şu bilgiyi vs.."diyenim.
Felsefe forumunda çember örneğiymiş şuymuş vs.. ben nasıl ki onlardan öğrendim dediğim , oradaki yazıları takip ettiğim gibi, onlarda benden birşey almış olamazlar mı veya diğer felsefecilerden ,Hegel mesela bence müthiş biri..ve çember örneği Ra da geçen birşey değilmiydi yazdığım gibi..
Hani mazeretin var " çok zaman geciktirdin pandora , dilediğim üslupla yazarım sana vs.."Bahane buna deniyor oe ,karşındakini aptal yerine koymak bu aslında , gözün gördüğü tüm yazıları tek bir yazım olmadan aklına göre uydurmak.. Ve anlamadığın o ki hiçbir aşağılayıcı tavrın benim kararlarımı değiştirmeme neden olamıyor ki.

Sana üstat vs..dedim diye belki de kendini çok yukarılarda görün, o zaman madem tüm bilgileri senden aldım , ne diye şimdi şu an bilgilerimizde farklılıklar var bu kadar? Asıl sen karşındakini bu kadar salak mı zannediyorsun ki bu tür iddialarda bulunabiliyorsun? Kendi kafandan kendine göre yorumlarla asıl sen mi yutturmaya çalıştın ki bir tane ispat niteliğinde yazın yok?
Çember vs..bu fikirler önceden beri de olabilirdi ama şimdi şu an buradaki yazılarla paralelmi aklına geldi ki aynı zamanlarda benzer konulara değinildi ;demek istedim , hızlandı ve bu normal, hepimiz birbirimizi tetikleyebiliriz , onların araştırmaları da beni araştırmalarım sırasında tetikleyebiyorlardı ve bu garip değil ki ve buna değinmek durumunda kalmak bile garip çünkü herşey senin n adım ötelere geçerek Ra nı üstün çabalarından çıkarken buna cevap durumunda kaldım .

Aslında örnek verebilirim birkaç tane ama bir tanesini hatırlatayım.. Bu noktada Pandora'nın pozitif yolu 'sağlam beden', negatif yolu 'hastalık' olarak nitelemesi oldukça uygun gözüküyor. Hastalık aslen gerekli değil, veya logosun arzusu değil
;demiştin . Niye benim gibi düşünmüştün oe? Çok eskiden yazdıklarından bir alıntı bu.(bk kh olmak başlığında)
Bu küçük bir örnekti , bana katıldığın ve benden öğrendiğin şeylerden biri, sadece bir tanesini çekip aldım ve bunları konuşmak durumunda bile kalmak anlamsız ama işte bu şeye senin n adım ötelerden birşeyleri dikte etme çaban yaratmadı mı? Tutum belirler , demelerim ve özgür iradeye dair tartıştıklarındaki yeni söylemlerin vs..tutumu Maharaj söylemişti oysa ve düşüncelerin yeterince oturmuşsa , neden bütünü sağlıklı beden gibi dşünmeyi benden önce tüm düşüncelerin oturduğunda akıl edemedin? Bence kasyopyaya dair vurguladıkların gibi , canın sıkılmış zannetmişsin ki kasyopyayA dair yazdıkların küçümsenmiş, ki onu önceki sayfada açıklamıştım,kasyopyaya dair yazdıklarını küçümsemediğimi. Ama görüyorsun dime , insanı nasıl kızdırıyor , emek verirken ,o hiçe sayılırmış gibi hissetmek.. kızmışsın işte , öyle zannederek.

İstesem daha bulabilirim aslında ama zaman kısıtlı ve gereksiz fakat sadece birşey sormak isterdim . Hala toplam bilgiyle gerçeğin idrak edileceğine inanıyormusun?
---------------

İkinci saygısızlığın. Hani "saygıyı hakediyorum, hep bana saygısızlık yapılıyor" diyorsun ya. Tartışmalarda karşındakini dinlemiyorsun. Monolog yapıyorsun. Olayları/durumları kendinden başka bir açıdan göremiyor, hiçbir zaman karşı taraf haklı olsa da kabul etmiyorsun. Bunun yanısıra mantık hataların var. Uygun mantıksal çıkarsamaları yap(a)mıyorsun. Örneğin bir iki yerde karşı tarafı haklı görmen için "işte haklı görüyorum" ya diyorsun. İyi de onlar çok az ve daha basit konularda.

------
Bana bu öğüdü veriyorsan , "evet bilge gözükmek için neler yaptım haksızdım ve evet yazılarımdan gözüküyor ki sen değil ben daima gelip yazarken sanki aksi gibiymiş yapıp , yapıştın;demekle tamamen aksi birşey söyledim haksızdım vs.."diyebilir misin? Neden hep kendini anlatıyorsun oe ,hala bile o kadar şeyi yaptığın gözönündeyken bile "haksızlık ettim"demek bir yana dursun, elindeki tek kozu kullanıp"geç kaldın ama vs."diyerek , kendince dalga geçerek vs..haklıyım demek için kişileri dahi referans göstererek ..ama haksızım dememek için değil mi bunlar.
Başkalarına "üstat" diyebilmenin kendini ileri çıkarmadığın anlamına geldiğini sanıyorsun. Zaten ille karşındakini ya da kendini ileri çıkarmak zorunda değilsin. Bırak herkes kendini bilir, seni de görür, kendini anlatmana gerek yok. Orada bile "sana üstat diyorum, niye kabul etmiyorsun", diye ısrar ediyorsun ve yaptığımın yanlışlığını bana anlatmaya çalışıyorsun. Üstat bensem niye bana bunu anlatmak durumunda kalasın ki. Ben zaten anlıyor olurdum değil mi? Çelişkiyi görebiliyor musun? O kadar çok çelişki var ki yazılarında, hepsini anlatmaya kalksam ömrümü boşa harcamış olurum. Bir değeri de olmaz. Sen ancak kendini görebilirsen anlamlı çünkü bunlar. Ben söyledikçe allanıp pullanıp, eğilip bükülüp bana geri dönüyor. Sende ise sadece öfke yaratıyor.
---------
Ama bu da bir derstir bana gerçekten . Herkesi kendimden ileri tutmanın kendimi küçültmemin bana yansımasıdır bu olanlar , ki bu kadar kendini bilmez konuşmuşsun. Çekim yasasında "ille de üstat "mı demişim ? Bak ne demişim:
---------
Hani karşılıklı sohbet ediyorsunuzdur arkadaşınızla,birbirinize sürekli hitapla seslenirsiniz bu esnada.Dün çok yazıştık sizinle,karşılıklı bir sohbet gibi oldu. Sık sık size hitap kullanırken buldum kendimi.
Yanlış anlamam tabi. Anlıyorum ne demek istediğinizi. Zaten pc mi kapatınca düşündüm bunu:"Hakikaten fazla oldu üstat hitabı ve karşımdaki insanın da bundan rahatsızlık duyması olağan "dedim kendime.

--------
Bu sözler lemi ısrar ettim "hayır ilede öyle diyeceğim" demişim?
Asıl saygısızlık bu işte oe , hala sonsuzluğa dair tanımını tam kuramamış ve ararken kendini yetkin gibi görüp tam anlamıyla bu kadar aksi konuşabilirken biri sana saygı göstermişse kendine göre tuhaf açıklamalarla ona kızıp yağdırmak için tam aksi şeyler söyleyerek gelmezsin.

Ve evet yanılmışım, sendeki bu gurur oldukça "senin üstadın benmişim "aslında. İsa "alçalmadan yükselemezsiniz "der ,benden birşey öğrenemeyecek kadar gururlumusun ki benden de öğrendiğin halde bunu kabullenemiyorsun ... felsefe yani referansın , hala orada sonsuzluğa dair araştırmaların , soruların ...hala oturmamış düşünceleirn ki hala arıyorsun ve oturmamış düşüncelerini yazıyorsun?

Öğrenilebilecek en değerli şey , öğrenmeyi öğrenmektir ve ben şimdi sana öğrenilebilecek en en değerli şeyi öğrettim .



Edited by - pandora76 on 28/12/2011 18:05:35
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 28/12/2011 :  17:21:55  Show Profile  Reply with Quote
Adımı bir daha,kullanarak ithamlarda bulunma! Hakkımda bir daha yorum yapma! "O bir şekilde bunu yapmayı seviyor" diyorsun ya,bende Şahsına yönelik diyorum ki "Sende hep böyle yapmayı seviyorsun". Adımı bir daha zikretme. Ama yok amacın,adımı zikrederek, beni bu tartışmaya çekipde,köşeye sıkışmaktan kurtulmak için bir araç yapmaya niyetin varsa bilemem... Dediğim gibi senin neyi bir milyon kere düşündüğün umurumda değil,beni katma. Yazılarının çoğunu okumuyorum bile,beni bu kadar ilgilendiriyorsun işte bunu anla....
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 28/12/2011 :  18:30:39  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Qaan, benim üyeliğimi iptal edebilir misin?

Buraya kadarmış. Birlikte paylaşımda bulunduğumuz dostlara teşekkür ediyorum.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  19:22:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hani tarzımı sevmeyebilirsin ve bunu anlarım da ama birşey varki anlamam olnaksız. Gerilsen bile nasıl oldu ki sözlerimi hem de yazdığım şekilleriyle değil de aksi bir hale büründüp yazabildin? İşte bunu anlamam.
Bildiklerimi hepsini senden almışım , ispat yok ama? Çok bilen oe sözünün anlamını şimdi kavradın mı? En çok da herşeyi bildiğine inananlar yanılır.Nasıl ki tarzımı beğenmiyorsun aynı şekilde ben de senin sadece kendi yorumlarına karşılık senin de sözlerini yazmama ve öyle yorumlamama rağmen bu şeyi yapman karşısında kızma hakkım olabilir.
Kişisel mesajların yani bana itaf ettiklerin gittikçe daha aşağılayıcı devam ediyor.

Ra'daki 'kendini savunmak zorunda olmak' fikrini de olabileceği en yanlış şekliyle anlıyor ve güya uyguluyorsun. Birincisi Ra kendi egosu için savaşmıyordu, öfkeli de değildi. Sen kendin için savaşıyorsun ve öfkelisin. İkincisi bu davranış, Ra'nın 3. yoğunluk varlıkları için önerdiği davranış şekli değildi. Onun bizim için önerdiği 'savaşmamak'. Ve bunun kilit bir öneme haiz olduğunu söylüyor hasat için.
----------

Bu böyle zannediyorsun sadece öyle mi? ama şunu göremedin , savunmak ile savaşmak aynı şeyler değildir ve ben Ra nın savunmaya dair yazısını kullanmadım , tıpkı onun yapılması gerekiyorsa yapın ;demesinen sözettim . Daha da göremediğin o ki, sen herkesin dersi aynı gibi konuşmuşsun .Belki benim dersimde kendimi savunmayı öğrenmekti ve belki bir de bunedenle herşey sıkça üstüme geldi çok zaman ve bunu diyporsam eğer , bir bildiğim var belki kendime dair ve nereden bilebilirsin ki bunu? Biriyle bir'mişsin gibi düşünerek yaptığın herşey doğrudur dedim ;inancım bu yönde idi.

Ve sen...önceki yazılarında n adım ötee kurban rollerine büründürürken kendini aslında savunmadın mı?Bırak bunları oe , işte yazıların...Heryerde sen varsın ,kurbansın vs... Aslında sözde adım attığın ve sonunda "sağlıcakla kal"dediğin yazıların sadece kendini savunmaydı ama üslup farkı ile bana fark attın...
Ben bu arada Ra yı okumadan yani savunmaya dair yazılarından da önce kendimi savunuyordum, bunu biliyorsun .
------------
Niye biliyor musun, öfkelenebilirim de ondan. Öfkelenmezsin sakin sakin yazarsın "bana olgun ayakları yapma" dersin. Öfkelenirsin suç olur. Bir karar ver. Karşıdakine sen aynı şeyi yaparken o da öfkelebilirmiş demek , ki sen nasıl öfkelenmişsin.
-------------------------
Olgun ayakları yapmak ile öfkelenmek arasında nasıl bir alaka var?İnsan aslında çok da öfkelenmiştir ama olgun gözükerek cevap yazıyormuş gibi gözüküp aslında karşısındakini iyice küçülterek öfkesini gösterir. Olgun ayakları yapma meselesi değil,olgunluk adı altında krşındakini ve dolayısıyla onun bilgisini küçültmeye çaışmandan sözediyorum. İşte ben de öfkelendim ama niye uydurmadım, yapabilirdim de.
---------------------

Çok basit ki onun cevabı. Sen önceki yaşamlarda özünü geliştirmiş değilsin. Sadece kendini öyle varsayıyorsun. Dünyana sadece kendinden bakabiliyorsun. Ben ise salt bu yaşamım için tecrübeliyim demedim ki. Şu an ki durumum ve tecrübelerim, benim de tüm önceki yaşamlarımdan toplamda gelen birşey sonuçta. Bu yaşamımda da çalışmaya devam ettim. Ama bu tek başına bu yaşamın işi değildi tabii ki. Bu yaşamda da gene ruhsal şeylerle de ilgilendiğim için hem öz hem de dışavurumu da var bu yaşamda bende. Bak övüneyim. Övündüğümü söyleyeyim ki sabun köpüğünden cevap yazıyormuş gibi gözükmek için alıntılayıp laga luga sabun köpüğü laflar yazma. Birşeyi alıntılayıp cevap yazıyorsan hakkını ver. Salt cevap veriyormuş gibi gözükmek için bunu yapma.
----------------
Çok mu basti cevabı:) İyi de nereden biliyorsun kimin ne kadar gelişmiş olduğunu ve daha ötesi ben bunu mu dedim? Senin de yazdığın gibi kısa sürede bilgiye uyum sağlamamın bir açıklamaıs olmalı;dedim ve bu tür kıyaslar yapamdım öncedne beri, biliyrosun, spritüel yetkinliğe ulaşma derdinde beni çocuk haline getirmen üzerine yazdım bunları, yoksa hiç değinmemiştim ki..
Hepsi bir yana oe ,istediğini söyle burada ama sen hep biliyordun, kh bh a dair başlıkta "öz önemlidir vs.."derken benim verdiğim "sağlıklı bedenden "sözederken , kimisinin açıkça bilgi aldığına inandığını da yazmıştın. Şiir yazdığını söylemişsin de, ben zaten önceksinde ilhama dair yazını okumuştum ve senin rehberlik/ilham aldığını bildiğim gibi, ben burada daha birşey bilmeden dolanırken bile aslında benim sezgiselliğim ve ilham aldığımı tahmin ediyordun. İstediğin kadar aksini düşün şimdi sinirle, 3 yıl öncesinde bunun farkındaydın ve bir tek ben anlamıyordum olan biteni. Geçen zaman içinde çok şey öğrendim artık neyin ne olduunu bilmez değilim,, neyse işte.Tıpkı kasyopyayı savunanların bile bir kısmının onun negatif oldunğunu bilmesi ama bilgiyi tetikleisn diye bunu görmezden gelmesi gibiydi..

Burada spritüel yetkinlikte gözükme derdinde olan sensin oe, işte yazıların yani ben "niye kendini deneyimlerinle yetkin ve dolayısıyla Ra Maharaj a dair karar veren kişi haline getirdin ;diyorum. Kim karar veriyor bu olgunluğa eriştiğine ?
-----------
Daha enteresan yanı ise, bunları yazmaya zaman harcadın tamam ama , en üstteki sonsuzluğa dair sorularımın tekini cevaplammamışsın. Ee? Yazdıklarının arasında bir tane nitelikli birşey koyup"hadi yazmışken şu sonnsuzluğa vs.. dair sorularada cevap vereyim vs.."demeyi niye akıl edemedin? İşte en yukarıda ve önceki sayfalarda..
Adam gibi net hale getirirsen onu da cevaplarım. Şimdi çıkıp yukarıda samanlıkta iğne arayamam. Ki zaten biryerlerde cevaplıdır o yazdığın, anlamamışsındır, tekrar tekrar uğraştırıp duruyorsundur. Anlamayacağın şeylere bulaşma.

----------

Cevabın süper ama sana "en üstte "diyroum, anlatamadım mı? Bu bir cevap mı? En üstte demek , samanlıkta iğne aramadan direkt en üste bakacaksın demek...Ne güzel küçümsüyorusn değil mi ama garip olan o ki, bu tür tepeden bakan hallerin sadece seni incitiyor beni sadece biraz daha uzaklaştırmaya yarıyor ve anlamayacağım konuları sen anladın mı oe, hala felsefede sonsuzluğu tartııyrorsun hem de bilmem kaç yıl önce kurduğun sonsuzluk tanımında hala bir sonuca varamamışsın? En yukarıdaki yazıyı görmemen imkansız ama ısrarlarım sonucu sonsuzluğa bir cevap verdin ama. Görüyormusun bu tarz olumsuz cevaplar nasıl etkileşimleirn sonucu, bir başlıyor çorap söküğü gibi geliyor, her taraf birbirini etkiliyor.

Neden mi hala cevabı bulamıyorsun?Çünkü yanlış yol izliyorsun , bunu anlaman için tepeden bakma hallerini (savunma kalıbını)geçmeli ve farklı bir yolunda olabileceğini varsaymalısın. Yoksa daha nice seneler arasanda o sonsuzluğa dair atanımında sonuca ulaşamayacaksın.
--------------
Neyse ya, sakin olup konuyu bitirip , birdaha asla bu şekilde birşeyi yaşamak istemiyroum, yoksa sabredemezdim.
Yaşamak istemiyorsan bu durumu kendin yaratmayacaksın. Ben seninle tartışmaya can atmadım. Kendin 'kaşınıyorsun'. Hızlı modun dili de bu. Sadece forumdaki diğer kişilerden ve okuyucularda özür dilerim bu dil için. Ama sana artık kestirmeden yazıyorum. Ancak bu kadarını hakediyor yazdıkların. Ve bu durumu kendin yaratıp istediğin için bunda benim suçum yok. Seni kırayım diye uğraşmadım. Uğraşsam ben üstüne giderdim. Ben susup kaçmaya çalıştım. Şu noktaya kadar. [/b]
----------
Ne güzel ama dime , okuyucularının gözünde iyi olmayı da ihmal etmiyrorsun bu esnada , o kadar önemli yani.. "zorunda kaldım bu dil için"diyorsun ama , anlamadığım o ki, bu kadar tepeden bakışlarında (gördüğüm gibi) dillemi alakalı idi? Yani tamam bu dili kullanmak zorunda idin , buna bir sözüm yok diyeyim , peki ya dilin ifade ettiği tepeden bakışların , sözlerimin tam aksini yazmaalrın , işte yukarıdaki mesajlarda? O da mı dilin eseri..

Hani neysem oyum ;diyerek dosdğru konuşuyorum olgun gözükme çabası olmadan diyorsun hani, laf bunlar, arada okuyucularından "bu dili kullanmaya beni o itti"diyerek özür dileyip onların onayını da almayı da ihmal etmemşsen eğer..."mecburum bu dili kullanmaya , aslınd aböyle değilim , olgunum ben"..Ben okuyucularına daha açıkça anlattım ne demek istediğini, anlayacaklardır seni çünkü sen bir kurbansın sadece.
----------------

Bak kişisel şeyler yazmayı ne kadar seviyorsun. Buna gelince yaz babam yaz. Sonsuzluğa veya başka konuya gelince hepsini toplasan bir paragraf anlamlı laf çıkmayacak (uzunluk önemli değil, çoğu anlamsız/çelişkili/tekrar ve boş gereksiz). Tekleyip duruyorsun. Sonra da ben bilgi için yazarım diyorsun. Ne bilgisi yahu. Sen var çok sevmek kişisel tartışmayı.
-----------

Diyosun... Önceki sayfalardaki o kadar bilgiyi toplasan birşey etmez:) Öyle olsun oe...
-------------

A bak oe, sen niye eskisi gibi herkese sevgili deyip durmuyorsun? Hani eskiden herzaman , adama demediğini bırakmaz iken bile sevgili derdin , ne oldu "üstat"? Yoksa artık yapmacık sevgili hitapları forumda makbul gözükmez diyerek mi hareket ediyorsun yoksa yapmacık olmamaya mı karar verdin?
Yoo canım istediği zaman derim gene. Hele forum ortamındaki saçma ve gereksiz tartışma ve gerginlikler bitsin. Gergin bir ortamda insanın içinden gelmiyor. Geldiği sürece söylerim. Bunun söylenmesinin forumda azalışını da kendi doğrudanlığına yordun ama gerginlikten idi. Zaten herşeyin sebebini kendine yoruyorsun. Felsefe forumunda tartışma bile sen burada çok önemli gerçekleri ifşa edince hararetlenmiş (ah bir de yazdıklarını anlamaya çalışacak kadar üstünde dursaydım. Ben çorba sevmem oysa). Yok bir zaman herkes senin üstüne gelmiş vs. Gittim bizzat buldum ne olmuş ya böyle birşey mi var diye. Gene kendi kendine gelin güvey olmuşsun. Herkes sadece yazacağını yazmış. Dünya etrafında dönüyor pandora. Devam et sen böyle.
------------------

Duyacakmısın bu sözlerimi bilmem ama benim gördüğüm dünyanın "hepsini benim senelerce önce verdiğim bilgiler "diyecek kadar kendi çevrende döndüğünü zannetmen. Ben sadece sana basit bri şey demiştim, niye eskisi gibi "sevgili "hitabıyla başlamıyorsun herkese diye ama sen onu da "yok gerginlik var da ondan vs.."lere bürünürmüşsün de...Biraz tuhaf durmuş çünkü bu forumda hepimiz varız ve ne zamandır yani gerilim olmasa bile sevgili hitabını kullanmamaya başladığını biliyorum.
-------------------
Ayrıntılı düşünemeyen sensin. Düşüncelerin çift taraflı olabileceğini göremiyorsun. Birincisi parçalarla bütünü anlatamazsın. Anlam bütünde gizlidir. Sen yazarken ben Bozadi'nin olası savunmalarının hepsini zaten zihnimde görebiliyordum. Ama ona savunma yapacak enerji bile bırakmadın. Bıktırdın tükettin. SAvunma yapsaydı. Parça ile bütünü/anlamı savunamayacağını görürdün. Parça ile ancak, bütünün içinde kaybolursun. Ben hep bütünden bahsettim. Kasyopya için de, burada da. Bak mesela. "Neye inanırsan o" düşüncesi ile "inandığın şeyi gerçekleştirirsin" düşüncesi aynı şeydir. Ki sen bunu "hasta insanlar inancın gücüyle kendilerini iyileştirebilsinler diye, ben bu forumda bunu anlatmaya çalıştım" dersin normalde. Herşeyi çok basit ve tek yüzlü/yönlü sanıyorsun. Senin ele alış düzeyinle böyle daha derin noktaları açamazsın.
--------------
Bozadiyi severim bunu hep söyledim.
Ama yine demeliyim ki, git bak kasyopyaya dair yazıalrına ve genel kanal bilgileri tartışmasına , onun sorularına cevap veremedin ve Ra dan alınanların arasındaki sözlerde bazı yerler bırakıldığı için kasyopyaya uyarlanbiliyordu ve sen bunu farketmedin , bu nedenle cevaplayamadın çünkü tam bilmiyordun o kısımları, benim gördüğüm bu idi . Bırak bunları oe, savunma yapabilmekten sözediyorsan mantıklı savunmalar yap zira orada yazıların , buradan kendine göre anlamlar çıkarmak yerine yerini örneklemen gerekmezmiydi? Sence karşımdaki kasyopyaya dair mantıklı savunmalar yapabilmişmiydi? genel kanal bilgileri tartışmaısnda başlamıştı o tartışma. öte yandan öncedende yazdığım gibi yine diyorum , bu bir işbirliği ve sen buğdayı yetiştirirsen ben de ekmek yapımını iyi bilirim, hepsi bu yani kasyopyaya dair yazdıkalrın bence çok iyiydi ama bana göre ayrıntılı değldi yeterince ;diyorum yine fakat sen duymuyorsun yine. Zannediyorsun ki belki, benim yolum uygundur sadece? Sen işin senin düşündüğü gibi yürümesi gerektiğini savunurken ve ayrıntıları eleştirirken (kasyopya dışında da) ben sana "niye sen de ayrıntısızsın "demiyordum ama bıktırdın ve bu nedenle "sen de bana göre ayrıntısızsın "dedim. Bu bile senin ayrıntılara bakmamı eleştirmenden çıktı , geçmiş yazıalara bak ve hatırla.
-----------------
İster matametikçi ol ister olma...

O forumdakiler zaten yazdıklarında bunu belirtmişlerdir. Yazdıklarında bunu göreceksin. Matematik konusunda bilmediğin konuya yorum yapma dedim. Benim neci olduğumu bilmiyorsun. Matematikten ne kadar anladığımı da. Oradaki konuyu da anlamıyorsun. Ee ne demeye birşey söylemeye çalışırsın ki. Boş konuşanın boş kalfası olmak için mi?

Bana katıldığı noktalar olması insanların benim tartışılabilir biri olduğumu gösterir en azından. Benim sende örneğin en kökten katılabileceğim birşey bile olamaz, çünkü tartışıyoruz bile varsayamam. Çünkü bunun adı tartışma değil.

------------
Aklıma geldi hani sağlıklı beden örneğim uygunmuş yani bana katımıştın bu konuda. O zaman ben de şöyle demelimiyim? Bana katıldığın noktalar olması benim tartışılabilir biri olduğumu gösterir en azından?
Secretdreamın sayfasına bak ve ahtırla diyorum, elmaya dair verdiğim örnek ve bakış açısı demelerimden sonra bana katıldığını işaret eden yazıalrın varmıydı, katılıyorum demesende direkt veya isteme konusu vs... Ah oe böyle demelerle olmuyor ki ,ben dğnyanın en alimi bile gelse "alimmiş öyleyse katılırım "dememki gerçekten katılmadıkça ve sana her konuda katılmamam sa sorun, aramızda onca sorun olması da doğaldı.

ve öte yanadn... Sana katıldıkalrı noktalar olması yeterli yani inatçı olduğuna dair söylemlerinin de olması önemsiz. İyi ama , Benim matematikten anlamadığımı nereden biliyorsun (bir profosör değilsem de)veya madem bu kadar tepeden bakan bir eda ile gelmişsin , öyleyse bu forumda sonsuzluğa dair sana ne denmiş bir bak istersen. Bir hatan varmıydı orada? Matematikten anlamıyorum, sonsuzluktan anlamıyorum hiçbirşeyden anlamıyorum ve anlamadığımı anladın ama en azından anlamadığımı anlayacak kadar anlıyormuşum dime:) ben de ışık var gibi sanki::)
-------------
Birde şunu cevaplamalıyım:

Öncelikle neden kişisele girdim. Mümkün olduğunca seninle tartışmamaya çalıştım. Bunu daha ilk tartışmamızda (özgür irade tartışması) anladım. Yani seninle anlamlı şekilde tartışamayacağımı. Yazılanlar makul ve mantıklı olsa dahi kabul edemeyip uzattıkça uzatıyor, olmadık/anlamsız veya çelişkili noktalara kadar taşıyordun tartışmayı. Dolayısı ile o tartışmada senin tartışılabilir olduğuna dair tüm kredibiliteni tükettin gözümde.

Ondan sonrası kaçış idi. Mümkün olduğu kadar az ilişmek. Elverdiğince. Ama sen benim yazmayı bıraktığım konuları haftalar aylar sonra tekrar ele alıyordun ve yazmaya mecbur bırakıyordun. Ki haftalar aylar boyunca yazmaya ara vermem değil (sandığın gibi), hiç yazmamam sözkonusuydu yani. Sana yazmak, seninle tartışmak istemiyordum.

------------------

Tam aksini ben düşünürken? Uzun zaman burada olmadığın zamanlar hangileriydi?Çekim yasasına geldin ben tek yazıyordum , işte orada duruyor , kendine göre birşeyler dedin ve çıktın gittin.. Sana "hadi gel oe "mi demiştim? Veya orada gidişinin nedeni bu söylediğin gimiydi gerçekten de , çekim yasasıdnda tam aksi gözükürken? Benle tartışılamayacağını anlamıştıysan , neden ben "ille de gel "demediğim halde uzak durmayı denemedin? Yani o kadar garip ki, sen gerçekten bu tür şeyleri varsayıyormusun ? Çünkü yazılar tam aksinn olduğunu göstermekte.

Nasıl mı?
Gerekçen var ,senin yazmayı bıraktığın konuları haftalar sonra ele alışım ve bir bakalım öyle miydi?
Çekim yasasına ben yazarken sen geldin ama sen haftalar öncesinde bile çekim yasasına dair yazmış değildin, hani diyordun ya, ne dediğini bile unuttuğun senin n adım gerindeki bir konu. Ama geldin , gelmek zorunda değildin? Kasyopyaya dair şüpheler başlığında senin haftalar öncesinde yazdığın bir konu hiç yoktu ama yine geldin?Gel oe ;denmese de . Secretdreamın kişisel sayfasında tartıştığımız konu üzerine gelirken de şöyle mi demem gerekti:Ben haftalar öncesinde bıraktığım konuyu tartışıyordum ve o egeldi. İyi ama , madem benden uzak durmaya çallışıyordun , niye "negatifi işaret eden pandora "diye söze başlıyordun? Benden uzak durmaya çalışıyordun hani ama garip bir şekilde "pandora "diyerek tam aksine beni konuya davet etmiş oldun?
Veya çekim yasasına dair yuvadan mektuplara yazarken bu sefer yeniden geldin , hem de senin n adım gerindeki birkonuya ve madem uzak durmak niyetindi, niye geldin? Senin üzerinde durduğun konu değildi ki?
Özgür irade ise, ben bu konuyla ilgilendim hep , sen ilgilendin ve aman oe yi rahatsız etmeyeyim diye uzak durmam mı gerekiyordu konudan bimiyorum , secretdreamın değindiği konularda senin haftyalarönce bıraktığın konularmıydı ?ama bildiğim o ki, gerçekten karşındakini gerizekalı zannedip onun değil senin yazdıklarına dahil olmaya özellikle çaba harcamsı , asla ısrar etmediğini biliyrosun . Hani sabun köpüğü deidn yazıalrıma da, Allahaşkına, şu yazdıkalrında saptırmadan başka ne var,işte forum ve işte yazılar..

Hani tarzından dolayı bile özür dileyerek başladığın "kişisele değinmem asla"diyerek spritüel görüntünü koruduğun" pandora heryerde peşimde ve ondan bıktım "demeye çalışmaların . Buna sık rastladım ve hep aynı malum kayay çarptım, bu nedenle birşeyler söylemek istiyorum buna dair. Şu anda bir okuyucu senin "kendisinden tarzın için özür dilemeni izliyor" diyelim ve diyor ki"oe bak ne kadar olgun , ne kadar iyi, karşısındaki çocuktan dolayı sinirlenmesinden ötürü bile tarzı adına özür diliyor , istediği kadar karşısındakine yüzsüz, hastalıklı tarz vs.diyebilir yani "..vs.. dese, o insanın birlkte bir olmanın yanısıra , sadece pandora benliği açısından haksızca yaklaşımının benim için bir değeri var mı zannediyrosun? Sen benim dünyama ait değilsin ve sen ancak senin düşünüş tarzını benimseyenlere hitap edebilirisn ve o düşünüş tarzı benim için sadece boş tur çünkü öz e değil , söze bakar. Biz kabullenebildiklerimiz ve kabullenemediklerimizin toplamıyız.

İnan buna içtenlikle yazıyorum, bu nasıl bir zevk veriyor bu? Yani ben insanı önemsediğim için kırk kez de olsa açıklarım ama işte bu şey yani onların gözünde iyi olgun sevilen olmak neden bu kadar önemli, ki karşındakine bunca haksızlık etmene , onu aşağılamana sebep olabilecek kadar mutlu edebiliyor? Gerçekten anlamıyorum bunu , içtenlikle sordum bunu ama tabi ki yanıtını almayacağım , biliyorum.
Bana egon için savaşıyorsun demiştin dime:) Sana bunları yaptıran ego değilmi?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/12/2011 :  21:09:50  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Son yazını okumamıştım son yazımı yolladığımda.
Oe , sana birşey söyleyeceğim.

Belki üzerine gidildiğini hissettin ama bunu ben de hissettim , yazılarımda gördün mü bunu ...fakat olması gereken ne ise o oldu. Sana kızsam da zaman zaman , yine de hep dillendirdiğim ,senin öz 'de çok iyi biri olduğun idi ve buna hala inanıyorum , acele verilmiş bir kararın yeniden düşünülmesi olasılığını da hakettiğine.

Ben hayatımda çok ani değişiklikler olacağını biliyordum , sezgisel birşey bu ve bu foruma önceden beri çok emek verdin. Seni rahatsız eden ben isem , qaan benim üyeliğimi iptal etsin çünkü sen burada olması gereken , sistemin kurucularından birisin yani son dönem tam da zamanında senin burada olman gerektiğine inanıyorum bu nedenle seni rahatsız etmeyeceğimi söyleyebilirim . Sonsuzluk gerçek konusuna gelmeme az kaldıysa da , bu bilgilere dair temel olanı 4 ve 5..sayfalarda yazdığımı hatırlatmak istiyorum ve öte yandan hasata dair bilgiler de vardı bunların içinde. Bunu yazayım ki bilgi geride kalmış olmasın.

Lütfen kararını yeniden düşün zira burada bu yola birlikte girdiyseniz eğer, tam da en sonuna geldiğinde bırakma.. Bunu yaparsan bir gün keşke yapmasaydım ;derken bulabilirsin kendini. Diyebileceğim şey bu , ben tamamen çekiliyorum seni rahatsız eden bensem ve kararını yeniden değerlendir ;diyorum . Böylece ayrılman için bir neden kalmıyor.

Farklı bir tarzım var evet ama olması gereken de bu ,olmasa idi , herşey hep aynı olsa idi , deneyim de varolmazdı yani farklılıklarımızla yeni deneyimler yaratabilirdik sadece. Secretdream "bir gezgin olurum vs.."demişti belki öfke ile ama bunu açıklamıştım diğer başlıkta. Bu bile aslında bizim hangi yanımızla temas kurabildiğimizin göstergesi , gezginin anlamı bu idi . Ne olmak istediğimize karar verebiliriz.. Kryon , Mikail , Ra , Maharaj vs..hepsi bir yanımız ve tam da bu nedenle onlara ulaşmamız çok kolay aslında. Çünkü aslında biz varız orada..

Senin hataların bu veya başka bir yaşamda benim hatalarımdır ;demiştim. Bitirmeme az kalmıştı ,söyleceklerimi birşeye bağlayacaktım.

O zaman şimdi söyleyeyim. Hep birşey derdim , "öz den başka birşeye ihtiyacımız yok". Ve gerçekten öyle , ne o ne bu..

" bizler birbirimize sadece görebildiğimiz o yıldızları gösterebiliriz".

İlham diyecektim işte bunu söyleyecektim . Bana göre hiçbirimiz diğerinden üstün veya önemli değil, ne ben ne sen ne o vs..sadece bir bütünün parçalarıyız ve hatta daha ötesi , parça zannına hapsolduğumuz için , sonsuzluğumuzun verebileceği sonsuz haz yerine ancak bir bedene hapsolmuş hazzı duyuyoruz sadece. Bu bir deneyimse eğer(bir yaşam daha)ben çok yoruldum tüm yaşamım boyunca ama dönüp dolaştım kendime vardım . Bu bir seçenekti , çok yorulacaktım ama bir zamandır hissettiğim o yükün omuzlarımdan kalkması hissini duyana dek . Yaşadığım huzur ve mutluluğu kelimelerle ifade edemem, o ağırlık kalktığından beri hissettiğim.. Herkes tekamülde diğerleri vasıtasıyla öğrenmekte ve sen "çalışma"dememe bozulurken , Ra nın "hizmet "sözcüğünü olumlu karşılasan da sonuç aynı idi , sorun ne hissetiğim ve esas bu aslında.

Ve ben öğremem gerekeni öğrendim ...ödülümü aldım...

Tek rehber öz' ümüz , ondan öteye yol yok , ne Ra ne Maharaj vs..hiçbirine ihtiyacı yok insanların , sadece "kendilerine ihtiyaçları var".

"Madem ki O içimizdedir , ona ulaşmak zor değildir".

İşte tüm bu hizmet en başından beri bu cümle içindi aslında ..

Edited by - pandora76 on 28/12/2011 21:55:58
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 31/12/2011 :  06:15:44  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu akşam biraz daha baktım yazılanlara , düşündüm ki , kendimi suçlu hissetmem gerekiyor mu , gitme kararından ötürü? Bir kez daha yazmak istedim , bu birşeyi değiştirirmi diye düşünmeden. Bir daha okudum acaba gözden kaçırdığım birşey var mı . Son bir kez içimden geçtiği gibi yazmak istedim.

Ben gdicem derken , suçlamasınlar diyerek seni belki , beni bilge gözükmeye çalışmakla tanımlarken ve sonrasında bu gözüktüğünde "kendimi suçluyorum "demeye gtirip işin içinden çıkmaya çalışırken ,hiç benim bakış açımla bakmamanı düşünüyorum ,bu dünya gerçekten böyle bir yer.. İşin garip yanı ben de artık değişiyorum ve belki bir kızgınlıkla yazdın bunu , benim üyeliğimi iptal edin diye ama uzun zamanlar sessiz kaldığın da olurdu , ne vardı ki ,nasıl ben forumda susucam ;diyerek yazdıktan sonraları , yine forumu düşünerek ve senden dolayı susucam gibi durmasın , şu son sene buradaki düzen bozulmasın (ayrılıklar kopmalar mı var , bozuk düzen vs...)diye yine gelirim ;diye düşünürken , sen de üyeliğimi iptal edin ;demek yerine ,yine uzun bir zaman susup düşünsen yine ve hiç bu şeyi yapmasan olmazmıydı. Pandorayı suçlamak içinmiydi yoksa?

Belki bir anlık kızgınlıktır , bunu en iyi sen bilirsin ama kızdığın nedir onu düşündüm ,sonuçta kızabiliyorsun ve insanlar kızabilirler demek ve ben gerçekten değişiyorum demek , çünkü ben susucam ; derken hiç tepki vermemen bir yana dursun , kendini olgun göstermeye çalışmalarına baktıkça , buna hiç aldırmadığını düşününce.. hiçbir olumuz duyguya kapılmıyorum , galiba gerçekten değişiyorum ve buna inanmasan bile, önceleri kızsam bile , minnettarım sana yine de. Ben sana yine de birteklifte bulundum , madem ki sorun sadece benim yazmamdır buna dair, o zaman ben yazmam ve senin gelmende sakınca yok ama sorun bu olsa idi, önerime uyar ve gelirdin .Demek ki sorun sadece bu değil, yazılanlar , herşeyin gözükmesi , bunalman vs.. , aklıma gelenler bunlar , rahatsız etti belki seni.

Kendimi hiç kötü hissetmiyorum ,inanabilir veya inanmayabilirsin ve bu değişimimden ötürü bunu söylemeye ihtiyacım var ayrıca ve kötü hissettiğimde hiç saklamazdım bunu , kabullenebildiklerimiz ve kabullenemediklerimizdir bizi biz yapan ;derken bunu demeye çalışıyordum. Kötü hissetmememin nedeni şu , haksızlığa , aşağılanmaya , onay veren sen ve bunu da doğal karşılayan beni haksız görecekse eğer, bu yaklaşımlar benim için boş ve asıl sevgisizlik örneği bu. Neden mi değişiyorum? Eskiden bu forumda en ağır sözleri işitirken bile yine de bir zaman anlamalarını istedim , ama artık bu kadar aşağılanmışsam bile , yüzsüzsün , ne dense sana azdır vs..söylemlerine bile yine de onay verip beni suçlayacak anlayışlar artık hiçbirşey ifade etmiyor.

Ne dense azdır; ne demekti oe. Değiştiğim nokta işte bu , eskiden yine de anlamaya çalışırdım"şu şu nedenden ötürü yaptı vs.."derdim ama artık "verdiğim değeri hakedenler haketmeyenler vs.."diye ayırıyorum. Bu benim için bir nevi devrim.. İnan inanma demiştim, haketmek konusu yemanja ile birlikte ele aldığımız ve birlikte büyüyen birşeydi, kelimenin tam anlamıyla bir bilinç değişimi yaşıyorum , merhamet ve anlayış adına anlayışsızlıkların kabulünü kabul edemez duruma geldim.

Anlamadığım o ki, iddialarını geri çekmek yerine "sana bir bayana herkesin karşısında yüzsüz , ne dense azdır vs..demelerimden ötürü özür diliyorum"niye dememiştin .. Düşünmedim değil bunu ,iddialarını geri çekmen pişman olmandan ötürümüydü söylediklerinden dolayı ve öyle idiyse eğer , "iddialarımı çekiyorum"demek yerine özür dilemen gerekmezmiydi veya tam bu kelimelerle olmasa da , durumu yumuşatıcak sözler söylemek"kusura bakma vs.."gibi. Yoksa "iddialarımı çekiyorum yeter ki bırak , çünkü cevaplayamıyorum "mu idi.

Gerçekten pişman olmadığına inanmam için böyle bir sebebim var oe ,yani şunları yazdığın zamanlara dair ,devam ettikçe ben ,daha fazla sarsılıyordu herşey , cevaplayamıyordun çünkü önceki yazılarıma cevap veriyorken yani iddialarının aksine tartışıyorken , artık cevaplayamıyordun ,sonsuzluğa dair sorularım en başta ;dememe rağmen , "samanlıkta iğne mi arayayım " "demelerin de bundan ötürü idi , aralardaki yazıları görüyor ve cevaplıyordun(samanlıkta iğne arayıp)ama en üstte ;dediğim yazıları pas geçiyordun.

Adam gibi yazamam oe, çünkü benden adam olmaz , olsa olsa salak bir kadın olur ama sana hiçbirzaman adam gibi yaz ;demeye gerek duymadım cevap verebilir durumdaydım , devam etse idin , sonsuzluğa dair güzel bir paylaşım çıkacaktı ortaya , en sonunda sonuca varmıştım kendime göre ama bunu en sonlara gelirken yarıda bıraktın ve evet , bugüne değin hep ararken en sonunda kendime göre doyurucu sonuçlara ulaşmak beni niye sevindirmesindi ki buna bile değinme gereksinimi duymuş idin.

Eğer sevgi ve birlik adına senin şu yaptığın şeye de onay verirsem , asıl sevgisizlik bu olur ve kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yaparsam ,ben nasıl biri olurum.. Gerçekten değişiyorum demekki. Aslında olan herşey , kendimize dair birşeydi. Neden mi değişiyorum? Eskiden olsa kendimi sorumlu bulur ve tamamen bırakıp kaybolurdum ama şimdi merhamet adına kendime haksızlık edilmesine izin vermemem gerektiğini öğrendim ve bir zaman sonra olursa ömrüm , kendi kişisel sayfamda bu bilgileri birleştirmeyi düşünüyorum , değişmezse fikrim ve bu büyük bir değişim benim için , bunu anlamını sadece ben bilebilirim çünkü o deneyimleri ben yaşadım.

Zaman değiştikçe oe , herşey değişebiliyor , dün ki kabullerde değişiyor bununla birlikte , dedikleri gibi, değişmeyen tek şey değişim. Sonsuzluk , gerçek vs.. hespi acaba düşündüğümüz gibimiydi ve önceleri buraa olanlar ve onlarla tartışılanlar vs..
Benim tartışmacı yanımdan sözederek daha önceden yaptığın gibi beni kötülemek istedin belki ama düşünemediğin o ki, senin o ilk yazıların aslında olgun bir görünüm altında kavga etmek idi fakat bu tarz yani olgun görünüm altında kavga etmek forumda ki birkısım insanın sıkça yaptığı şey olduğu için , sen ve seninkine benzer anlayıştakiler asla tartışmayan insanlar görünümü verdiniz , ben se açıkça dillendirdiğim için kavgac biri oldum..

Mesela oradan buradan göndermeler sıkça kullanılan ve üzerinde konuşulan şeylerdi, geçmiş yazıları hatırla yani aslında alınganlık oldukça yaygın oldu hep ama ben açıkça alındığım noktalara değinerek daima herşeye istisnasız alınan , açıkça tartışan biri oldum ama sorun o ki, eğer Ra ileridedir demeseydim yani düzene ayak uydursaydım daima , asla tartışılacak bir durum da yaşamayacaktım fakat ben düzene kötü de olsa uyayım demedim ki hiç..bazıları böyledir , siz onlara farklı bir ad veriyrosunuz , indigo diyorsunuz ve ben onlardan biriyim demiyorum ama onların düzene illa ki uymamaları gibi , ben de düzene uysa idim daima , bunca şey ,çaçıklıkla konuşmak yerine göndermelerle kavga etmeler , yine de olgun görüntüyü bozmamalar ,vs..aslında tm bu yanlarımızla asla karşılaşamayacaktık.

Katalizörlerden sözeden sizdiniz ,ben daha o nedir diyedururken öyleyse aslında ne nasıl olması gerekiyorsa öyle dolu , her tartışmada bir negatif yanımız daha çıktı ortaya"niye dosdoğru değil konuşmalarımız, madem ki biriz, sprtüel yetkinliğin manası ne , mademki hepimiz eşitiz vs.." Ama bir dahaki yaşamımda kesin bir şekilde bundan uzak duracağımı biliyorum çünkü bilmeden de olsa yapmam gerekeni yaptım .

Binlerce yıldır bu dünyada yaşarken , kendimize bir karma yarattık ve önceki sayfa da sözettiğim şeye (gezginler) bir de hasata çok yakın olan ruhlar;sözcüğünü de ekleyebilirim. Buna gülebilirsin ama ben gerçekten de 5b den , belki binlerce kez merhamet adına verdiğim çaba ve anlayış , anlayışsızlıkla karşılanarak o merhametimi dengelemeyi öğrenmek için buradayım. Pek çok kişi hatırlamıyor kendisini tam anlamıyla ama Ra nında dediği gibi,kendisini hatırlayanlar çok hızlı bir şekilde kutuplaşma şansına sahip olabilirlerdi ve ben neden kendime bu kadar yoğun dersler hazırladığımı biliyorum artık. Hep iddia edilenin tam aksine , 4 ve 6b sevgiyi çok yoğun bir şekilde hissettirirken , 5b nin dersleri o aşırı merhameti dengelemek için bilgelikle dengelemeyi ifade etmeyi öğrenmesiydi. Yani hiçbirimizin dersleri aynı değilken hepimizi aynı kefeye koymak en büyük yanılgımızdı. Ancak farklı benliklerimizle daha hızlı ilerlemiz sözkonusuydu ve bu nedenle biraraya geldik. Dünyada o kadar umursamaz , sadece kendini düşünen insan var ki, ancak onların bu yoğunlukta umursamazlıkları, bencillikleri bana zarar verme yolu ile , "kendimide düşünmemi sağlyabilirdi. Şimdi düşününce gülümsüyorum ama öyle şeyler yaşadım ki, dostum dediğim yardım ettiğim insanların bana iyi gözükürken aslında hep ben demek için dışarıda neler yaptığını bile görürken yine de "ama o geçmişte çok ezilmiş, şu şu olmuş vs.."der empati kurur, beni iyice bitirinceye ve patlayıncaya kadar kendime göre anlamaya çaışırdım,tartışsam sorun yaşam bile , kendimle kalınca ... merhamet /empatiden anladığınız ne bilmem ama o benim için , en kötü insanın bile bir anlık bir çaresizliğini farkedebilmek ,o sana kötülük bile etse , sorun bile yaşasan yine de onun o anki acısını hissetmek.. Öfkelenebilirsin, herşey olabilir ama yine de bunu hissedersin. Şimdilerde bu kadar merhametli olmamayı öğreniyorum ve bunu ancak benim olumsuz benliklerim yani parçalarım öğretebilirdi bana .

Kendim denilen ne öyleyse;demiştim secretdream a , realitelerimizdeki sorumluluk payında , belki bin yıl öncesinde veya eski yıllarda (bu hayat)bıraktığım ve "beni gör ki bir-leş meye doğru gidelim" diyen yanımızın şu an onun gibi davranmamı gerektiğinin de göstergesi olmadığından , kendim dediği şeyin sadece kendini gösterip kendimi ayrıdetmeme yarayan benlikler vasıtasıyla gerçekleşeceğinden sözetmiştim. Belki binyıl önce spritüel konumu düşünmekteydim , buhayatta bir kez dahi düşünmeidğim ama bu şu an bile spritüel konumu düşünmem için karşıya gelmiş değil, tam aksine..gör ve ayırdet ne olman gerektiğini, demek için karşıma çıkmaktadır.

Eğer insanlara çok kez açıklama yapan ve onlara hep ileride payeler biri olmasaydım , onlar da birgün gelip beni yerden yere vurmasaa idiler, kendi içimde kendime merhamet adına böylesine haksızlık ettiğimi göremezdim de. Ben önceki sayfalarda tavrını görüdğümde "susucam artık"dediğimde yaptığın şeyi düşündüm , sen de bilge gözükmeye çalışıyor olabilir ;demeye getirmiştin yani hiç "pandora susmak filan ..bir kez daha düşün kararını vs.."dememitşin. Belki de suçlanmamak için "bilge gözükmeye çalışıyor ve bu nedenle susuyor "demeye getirmiştim. Böylece işin içinden çıkacaktın belki .
Yeniden okudum da:

Yani ben bitirebilmek için seninle anlaşmak zorunda falan değilim. Benim tarafımda bitti bu diyorum. Ve senin kendi tartışma tarzın dolayısıyla sürdürmeye kalkmanın haksızlığını anlatıyorum. Haksız olduğunu bile bile sürdüreceksen sürdür. Ne diyebilirim ki. O noktadaki bir insana ne denebilir ki. Artık ne dense azdır yani.

----------

Tartşma tarzımdan dolay mı sürdürmek haksızcaydı? Bana önceki sayfada yazdıklarına yani saygısız, monolog yapıyorusn , çocuk vs..demelerine cevap vermekten öteye birşey yapmamıştım ki ve asıl haksızlık , bana ithaf ettiğin şeye(ve en sonudna ne dense azdır demene) cevap vermemi "senle tartışmaya devam etmek haksızlık "diyerek engel olman olmazmıydı.. Ki senle tartışalım ;dememiştim asla , bana dair söylemlerine cevap veriyordum yani cevap hakkımı kullanıyordum ve bunun yani cevap hakkımın engellenmesi değilmiydi haksızlık?

Kendine haksızlık edildiğine inanıyormusun gerçekten .. İddialarımı geri çekiyorum;yerine , "sana yüzsüz , ne desem azdır vs.. ve özür dilerim"diyebilseydin yazmayı hemen bırakacaktım ama bunu yapmadın , hala haklıyım demek için belki , sadece senin iddialarına cevap vermemi bile "tartışmaya devam etmek senle haksızlık "demeye getirdin.

Şu sözlerin...

Kişisele dair yazdıkların beni pek ilgilendirmiyor. Haddinden fazla kişisel konuştuk zaten. Bilge görünmeye çalışmışım çalışmamışım umurumda değil bunlar. Buna zaman harcamaya yazık. Üstelik parça/alıntı ile hiçbir şey anlatamayacağını yeterince açıkladım. Ben dileyenin gidip bütünden tüm süreci takip etmesini öneririm.

------

Yo ben cevaplamamıştım kişisele dair yazılarını ,haddinden fazla konuşulmamıştı ki, hala orada bana dair yazdıkların duruyordu cevaplamaıdım kısımlarıyla ve ben sadece alıntılarla yani senin söylemlerinle cevaplıyordum ve bitirmeye az kalmışken , kasyopyaya dair de yazacakken , haddinden fazla konuşuldu kişisele dair "demen niyeydi bilmem. Haklılığa önem veriyorsan "devam etmemde sorun görmezdin ama hep tartışılamaz senle ;diyerek yola çıktın be oe. ve niye zaman harcadın bana yüzsüzsün , çocuksun vs..demeye , yerden yere vurmaya, önceki sayfada, buna harcadığın zaman.

İstersen şöyle diyelim , cevaplamayı daha bitrmediğim halde tartışma tarzından dolayı tartışmak haksızlık ;demen , iyiden iyiye yaptığın şeyin ortaya çıkmasından dolayı idi belki, başka anlam göremedim ki. Zaman sorununu açıklamama ve çözüm üretmeme rağmen bunu tekrar tekrar öne sürmemin nedeni de , olmakta olanın iyice gözönüne çıkmasıydı , eğer verdiğin sürede bitirebilseydim gelmeyecektim;demelerinde aslında geçersizdi çünkü o ilk meajalrında kendini olgun/ileride vs..ye yerleştirmişti ki, ben üstün ne yazarsam yazayım okuyucuların "nederse desin , nasılsa pandora çocuk , sçamalıyor "diyecekti yani işini sağlama almıştın , dolayısıyla hemen yazsam bile sana sorun teşkil etmeyecekti ama işler ters gitti ve alsında olan gözükünce , zaten bir süredir gerilmelerinde hesaba katılınca .

Birinin n adım ileride olması da senin çocuk olduğun anlamına gelmez. Mesela Maharaj da senden n adım ileridedir. Alakasız yani.
-----------

Bunu hiç anlatamadım sana ..n dım ielride olman umrumda bile değildi , ki yazılarımdada sen her ne kadar "kendine ileri tutman -yeterli değil desen de" gerçekten umrumda değildi ama artık kendime haksızlık ettiğimi anladım.
İşin özü tam aksi idi , Maharaj hala n adım ilerideyim dememişti .
Tıpkı ışığın bünyesindeki yeşil ile mavi rengin sadece görünümleri olması gibi. Bu sorunların çoğu aslında "kaç adım leride geride vs.."leriyle çıkmış idi. Birbirimizi gerçekten eşit seviyrosak eğer,anne -baba vs..ve diğer tüm insanlar , n adım ileride mi geride mi vs..bakmazdık ,bunu umursmazdık, sadece nerede olduğumuzu düşünürdük. Yani aslında sözü edilen "herkesi eşit sevmek vs.."aslında bunlar anlamsızdı çok zaman. Gerçekten bizi ileride yapan şey ,diğerlerinden ne kadar ileride olduğumuz değil , kendimizden ötye egidebilmektir.



Edited by - pandora76 on 31/12/2011 07:24:30
Go to Top of Page
Page: of 7 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.33 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits