Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Uygulamalı Çalışmalar
 Gözlemliyorum.
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 27

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 29/12/2016 :  05:40:15  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hersey bir ise eger , dünya da bizimle birdir ve öyleyse "dünyayi özgürlestirme arzusu da insanin kendisini özgürlük arzusu olmali" ve özde o "özgürlügün kendisi isek eger " , denenebilecek yöntemlerin hicbiri tam ve sonsuza dek sürecek bir sonuc vermemeli . Cünkü zaten özgürsen özünde , "nasil bir yöntem "daha fazla özgürlük katabilir ki özgürlügüne.

Özgür oldugunu unutursun en fazla. Kral oldugunu unutmus bir kral , kral olmaya dair cabalarla yeniden bir kral olabilir mi. Krallik dogustan gelir , kral olmanin tek yolu kral soyundan gelmektir . Bu dünya bizim yansimamiz ise, hepimiz aslinda onun kraliyiz ama bir sekilde bunu unuttuk. isin garip yani, unutmasaydik , kral olma "arayisimizda" olmayacakti .

Kral ülkenin sahibidir ve biz de dünyamizin krali yani onun sahibiyiz ve "sahibi oldugumuz bir dünyaya sahip olmak icin savasiyoruz"? Zaten sahip oldugu birseye sahip olmak icin savasirken nasil mutlu olunur ki?.

Öte yandan ancak köleler özgürlük icin öylesine büyük bir irade ile savasmazmi. Demek istedigim su. Bir yerde esaret(kölelik) öylesine etrafi sarmis ise, belki de bu "özgürlük arzusunun" öylesine büyük olusundandir.

Bu ülke eger eski saltanata dayali düzeni istiyor ise sadece ,yani "özgür olmayan insanlarin özgür iradeleriyle "? istedigi sey saltanat ise, nasil Atatürk gibi birini cikardi icinden ? Yani hersey bir ise, o ülkenin yansimasinda baskin karakterin salt din ve saltanata dayali biri olmasi gerekmiyormuydu. Oysa ki Atatürk hala coklari icin bir sembol. Ve kabul etsek te etmesekte , Atatürk olmasa idi, dine dayali o düzen icinde bugün reenkarnasyondan sözetmemiz bile mümkün olmayacakti, sahip oldugumuz bir parca özgürlük , bu insanin eliyle kazanilmistir.

Bu ülkenin köklerindeki özgürlük istegi ,bence düsünülenin tam aksine, özgür gözüken pek cok ülkeden daha fazla oldugu icin , tam aksi birsey böylesine su yüzüne cikiyor.

Kaynak negatifmi pozitifmi bunu nereden anlariz ? Düsüncelerim söyle:

2012 ye dair , insanlarin ölmek icin can atacaklarina ,sonrasinda ise bilmem kac metre hoplayip ziplayabilen üstün özelliklere sahip fakat bana göre garip yaratiklara dönüseceginden sözeden o kaynaklar , o düsünceleri dile getirenlerin bilincaltindaki fantezilerinden ibaretti. Onlarin arzusu bu dünyanin ölümü ve bu üstün garip yaratiklara dönüsmekti, yani "derindeki arzularindan sözediyorlardi ", bir bilgiye aracilik etmek/kanallik degildi bu.

Ra negatifmi pozitifmi ?Bunu eskiden düsünmüstüm , 2012 yle alakali bilgiden ötürü. Diyelim ki Ra pek cok pozitif gözüken bilgiler veren ama aslinda negatif amacli bir kaynak olsun. Öyleyse 2012 ye dair dogru bir bilgi vererek güvenilirligine bizleri tam manasiyla ikna etmesi böylecede istedigi kadar negatif bilgileri de vermesi gerekmezmiydi?

Eger bir fantezi ürünü degilse Ra yani gercek ama negatif bir kaynak ise, gercekten de gelecege dair cok isabetli tahminlerde verebilmesi gerekliydi zira sigara icmenin zararli olmayacagina dair sözlerinden ötürü negatif olduguna inandigimiz kaynagi uzun zamandir cok takip etmesemde , pek cok kez gelecege dair net gerceklesen tahminlerde bulundugunu ve insanlarin buna dayanarak , öyleyse bu kaynak pozitif olmali ;dedigini biliyoruz.

Eger üst yogunluk negatif bir kaynaksa , "gelecekten geliyor olmali" ve gelecekten geliyor ise, "onlarca dogru gelecek tahmini yapmalari mümkün".Özelliklede insanlarin en fazla bekledikleri 2012 ye dair. Ra negatifmi pozifmi ,sorusu üzerine eskiden oldukca düsünmüstüm ama uzun zamandir gercekten buna dair düsünmeyi biraktim ve su an , Ra nin pozitif mi negatifmi olduguna dair kesin bir inanisla söylemiyorum bu sözleri, aklima gelen soru isaretleri bunlar. istesem arttirabilirimde bu sorulari ama istegim yok buna dair. Fakat söyle bir soru sorayim.

Poziflik ölcütü bizim icin nedir? Ra negatifse eger , pozitif gözükerek bize hangi negatifligi asilamistir? Eger gelecege dair tahminler isabetli ise, sigara icmenin zarari oldugu ispatlanmis olsa bile, o bizim icin pozitiftir. Cünkü belirleyici unsur bizim icin "dogru gelecek tahminidir" ,gerisini gözardi edebiliriz. Benim icinse, öncelikle bana ne hissettirdigidir.

Gelecege dair dogru tahminler yapan Kryon beni "reenkarnasyonun gercekligine ikna eden bir unsur olmustur" , buna dayanarak onun pozitif olusuna karar vermedim kendi icimde. Sigara icmenin yararindan sözeden kaynagin hissettirdigi sey se daha cok korku , dalga gecen cevaplarin uyandirdigi negatif his vs...idi.

Öte yandan Ra da bu duyguyu hissetmedim hic. Korku neden negatif olsun ki? demeyiz zira korkunun insanlari ayirip birbirine düsman ettigini yani kötülügün kaynagi oldugunu biliriz yani "korkunun negatif olduguna dair bir kaynaktan bilgi almamiz gerekmeden bunu biliriz". Peki nereden biliriz? Özümüzden..

Demek istedigim , bir kaynagin negatifmi poziftmi oldugu belki cok önemli olmamali , "insan akil ve sezgilerini dengeli bir sekilde kullanabiliyor ise". Korkuyu cok fazla hisseden biri belki korku nun baskin oldugu bir kaynaga daha fazla cekilecektir cünkü "kendi icindeki korku yansiyacaktir baskin olarak" veya verilen bilgilerin cesitliligi ilgisini cekecektir , aradigi sey öncelikle budur vs..

Ben neden uzaylilardan ufolardan vs.. daha fazla sözeden kaynaklara degilde, degil uzaylilar reenkarnasyona bile neredeyse hic deginmemis , tamamina yakininda tekrar tekrar birlikten sözeden Maharaja öyle cok cekildim. Cünkü uzaylilar ufolar ve hatta reenkarnasyon bile degil asil ilgilendigim, "hepsine kaynak olan bir'likti".

Maharajin sorguculari tekrar tekrar birlige yönlendirmesi yani hep ayni seyden sözetmesi beni hic uzaklastirmadi cünkü asil istedigime giden yolu dillendiriyordu. Bazen bizlervde korku dolu sözler sarfediyoruz veya negatif bir tutum izliyor olabiliriz, niye olmasin. Sonsuzlukta yani sinirsizlikta iyi ve kötü arasindada cok keskin bir sinir olamayacagina göre , hepimizin zaman zaman az hatta belki cok negatiflesmesi mümkün. Tanri degiliz ki hatalardan günahlardan azade olalim tümüyle. Peki kaynagimiz pozitif olsa da, zaman zaman hatalarimizin olmasi bizi negatifmi pozifmi yapar .

Hersey bir ise eger , zihnin ayirip bölerek kötü adini verdiklerine zaman zaman bürünmedikce , insanin ,onlarinda kendisiyle bir oldugunun idrakine ulasmasi nasil mümkün olacakti . Zira insan kendi negatifliklerini bilir, yani insan gercekte sadece kendisini kabullenebilir öyleyse bastirdigi kötülüklerin zaman zaman abartili bir bicimde ortaya cikmasida mümkündür .

Eskiden negatif veya poztif mi diye cok düsünsemde artik buna cok aldirmamamin sebebi, zamanla kaynagin degil, "bizim bakis acimizin" daha önemli olduguna inanmamdandir. Negatif olduguna inandigim bir kaynaga hizmet eden ama tam aksine pozitif oldugundan hic tereddüt etmedigim insanlar oldu . Tam aksine pozitif kaynaklara aracilik eden ama ruhsalligi satan insanlarin negatif egilimlerinin daha baskin olduklarini düsünüsüm gibi . insani negatiflestiren sey öncelikle "niyeti" olmali bence ,
herkesin dogustan sahip oldugu özü parayla satmak insani nasil pozitif yani paylasimci birine dönüstürebilir.

Ama bence aslinda hepsinden daha önemlisi , bu kaynaklara hala ihtiyacimiz olup olmadigi. Diyelimki bir kaynak pozitif ama bizler her ay o kaynaktan gelecek bilgileri bekliyoruz , buna göre hareket edecegiz. Bu durumda kaynak pozitif olsa dahi , biz "kaynaga biat etmis" böylece negatif yönde degismis olmazmiyiz. isin bir de bu yönü var. Kaynak ne kadar "özgürlükten sözetse de", bizim "biat duygumuzdan" fazlasi gelismeyecekki.

Olasiliklar cikarabilirim daha fazla ama artik bunlar eskisi kadar ilgimi cekmiyor. Cünkü kendi özünü sezinleyebilen insanin bu kaynaklara cok fazla gereksinim duyacagina inanmiyorum. Kanal mesajlari onlarca bilgi vermis iken , onlardan isteyebilecegimiz daha ne olabilir bilmiyorum ama onlarin bir kismini takip etsemde zaman zaman , sorularima kendime göre yanit bulmus biri oarak onlardan istedigim cok sey yok.

Bir cok medyum var , vizyonlar gördügünü veya duydugunu söyleyen ve insanlar ne yapmalari gerektigini bilmek icin onlarin aracilik etmeleri gerektigine inaniyorlar .Tipki peygamberler gibi , onlarda putlastiriliyorlar. Ve bu o medyumlar icin iyi bir paraya ve güce dönüsürken , dinler yerini yeni dinlere birakiyor yani birsey degismiyor sadece farkli görünümlere bürünüyor.

Eger bir zamanlar bana söylendigi gibi medyumluk egitimi alsa idim , insanlarin medyumlara , spritüel kurumlara veya egitimine vs.. ihtiyac duymaksizin özünden ilham alabilecegine dair örneklerden biri olamazdim.

"Bazi seyler aslinda birsey icin öyle olmakta ".

Bu basit gibi gözükse bile aslinda belki en önemlilerinden biri.insanin herhangi bir kurum yada kisiye bagli kalmaksizin ilham alabilecegini bilmesi . Dünya daima insanin özüne aracilik eden kurumlara sahiplik etti. Hritiyanlikta da isa tanriya giden yoldur mesela. Oysa ilham hicbir araciya gereksinim duymaz ve iste yenicag diye sözüedilen tam da budur.

" Cünkü ilham mucizelere giden yoldur" devrimlerin anahtaridir. . Fizikcilerin bile büyük buluslarinda ilham vardir. Teorik fizik felsefeden ilham almistir peki felsefeyi yaratan nedir. Bircok hastalik iyilesecek , saglik sevinc dolu günler gelecek yani dünya bugün imkansiz gözüken bircok seyi görecek ve ;

"Hepsinin kaynagi ilham olacak".

Edited by - pandora76 on 29/12/2016 07:34:08
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/02/2017 :  03:44:23  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Düsündügümden farkli gibi durmus negatiflige dair tanimim. Sanki sevgiden söz etmek ,huzurlu gözükmek pozitif olmak icin yeterliymis gibi bir anlam olusmus.

indigolar bir savasci ruhuna sahiptirler, cünkü onlarin ortak amaci insanliga artik hizmet etmeyen eski yaklasimlari ortadan kaldirmaktir. Onlar burada dürüstlükten yoksun yönetim ve egitim sistemlerini ve yasal sistemleri ortadan kaldirmak üzere bulunmaktalar. Bunu basarabilmek icin, onlarin kizgin bir mizaca ve atesli bir kararliliga ihtiyaclari var.

Bu öfkeli ruhlara bakinca , cok negatif;demeli öyleyse ama bence degil. Kryona görede degil, bu sözler ona ait olduguna göre. Daha dogrusu ,kendi tarafimda pozitif tanimini tek kelimeyle ifade etmem gerekseydi "samimiyet" derdim , her daim samimiyetten sözetmemin sebebi , gercegi dillendirebilecek tek seyin samimiyet olduguna inanmamdandir.

M:Gercek ugruna ne yaparsaniz o sizi gercege götürecektir . Ancak dürüst samimi kararli ve icten olmalisiniz. Onun aldigi seklin pek az önemi vardir.

Diger yogunluklardaki varliklar yani diger yanlarimiz insan bedeninin kisitlamalarina , dünyanin zorlayici kosullarina ait degiller, kaldiki ayrilik yani dünyanin kendisi negatifligin kökü olmali , dolayisiyla onlarin yaklasimlari bizlerden cok farkli olmali. Biz korkabilliriz cünkü ayrilik yanailsamasinda en cok ta korkuyu hissederiz , diger yogunluklar sevgiyi daha yogun hissedebiliyorsalar , korku dolu olmamalilar cünkü sevgide korku olmamali.

Benim spritüalizmde en cok ruhsalligin parayla satilmasini elestirmemin sebebi, zaman gectikce dünyayi yokeden din tüccarlari ile aralarindaki benzerligi hayretle görmemdi. Bu konuyu vurgu yapan bu benzerlik . Halktan yanaymis gibi duran ,iktidari elestiren ama tuhaf bir sekilde iktidara destek cikan anlayisla, sevgiden sözeden , din tüccarlarini elestiren ama bir sekilde ruhsalligi satip onlardan farkli birsey yapmayan? fakat farkliymis gibi yapan anlayis arasinda nasil bir fark var ki?.

Burada ne oluyorsa oradada onun olmasi , bir isek eger , mümkün. Gecen sayfalarda en cokta buna deginmistim ve herseye deginen , anlayan pek cok spritüalistin bu benzerligi anladigina sahit olmadim. iste samimiyet bu sebeple en önemli sey. Maharajin samimiyete dair sözlerine bu sebeple önem veriyorum.

Bunca seyin temeliydi su soru: Usui ruhsalligi niye satmadi ve buna ragmen nasil gecimini sagladi ;sorusu. Hersey bunun cevresinde dönüyor aslinda ve üstelik bunu söyleyen bir tek ben degilim, kanal mesajlarindada ruhsalligin getirdigi para konum..üzerine deginildi onca zaman .

Birseyi yanlis biliyorsak ve bunu görmüssek bunu kabullenebilmek cok önemli;demistim önceden . Kabullenmemek bir suclama sebebi degil ama kabullenebilmek , samimiyetin göstergesi . Sems , herkesin saygi duydugu Mevlana'nin halkin icinden sarapla gecmesini neden istemistir.Bun ne gerek vardir ?

Bana göre "gercekten istedigi seyin ne oldugunu görmek icin" . Gercegi isteyen biri , konumundan da vzagecebilmeliydi.Gercegin bedeli sahte nin kaybi ise eger , sahte konumu kaybetmesini istemesinden daha dogal ne olabilirdiki.


Edited by - pandora76 on 16/02/2017 05:05:54
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/02/2017 :  04:07:10  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ben spritüalizm kadar ici bosaltilmis , yozlastirilmis, paraya cevrilmis bir baska inanc sistemi daha görmedim. Disaridan bakildiginda insanlarin huzurlu görünümleri sevgi dolu sözcükleri baslarda etkileyici duruyor ve "gercek burada olmali, diyebiliyorsun ama icine girdiginde , ruhsalligin , heryerde zaten varolan bilgilerin yeni bir buluscasina satildigi ve cok büyük paralar kazanildigini anlayinca sasirip kaliyorsun.

O öfkeli , sistemleri yikmaya calisan bu sebeplede özgür iradelere saygisizca duran indigolarmi, yoksa sevgiden sözeden ama her insanin icinde bulunan ruhsalligi bile satan insanlarmi negatif?

insanlari negatif yada pozitif tanimlamak meselesi degil bu,kimse tümüyle pozitif olamaz , bir isek eger bu veya baska bir hayatta hepsi bizim günahimiz fakat insan neye hizmet ederse en cok , ona dönüsür. Ruhsalligi dahi meslek yapacak kadar paraya yönelmis ruhun , maddeye verdigi önem ve dolayisiyla kendine hizmete yöneliminin daha baskin olacagini anlamak icin alim olmaya gerek yok, bu;samimiyetle düsünüldügünde kolaylikla ulasilabilecek bir sonuc.

Dünya ayrilik yani egonun yeserdigi yer ise, egonun baskin olmasi anlamsiz degil , kaldiki Ra 'da bh icin yeterli oran %51 di. Yani yaridan bir fazla baskalarina hizmet yeterli görülüyorsa eger , bu ego dünyasinda bu kosullarda daha fazlasini yapmanin zorlugundan olsa gerek. Ancak gerekcelerimizin gecerlilik derecesi , bizi oldugumuzdan farki birseye dönüstürmez. Kabul edelim veya etmeyelim,bazi seyleri bilmemiz icin birilerine para ödememiz gerekmez cünkü "kalp bilir ve üstelik kalp herkeste bulunur".

Kryon 2000 yilinda bügün olmakta olan herseyi zaten öngörmüs:

Gezegenin her yaninda eski inanc; sistemleri degisecek, Tanri sevgisinden dem vurup kimseyi sevmeyenler, Tanrinin yasalarina uymak yerine insanin yasalarina uyanlar artik bu tutumlarini sürdüremeyecekler. Yaygin iletisim agiyla her sey izlenebilir hale geldiginde bazi sistemlerin dengesiz oldugu ortaya cikacak ve daha evvel spiritüel olmayan insanlar bile ikiyüzlü doktrinleri elestirmeye baslayacaklar.

Elimiz mikrop kapsa irin cikarken ona bakip," bu irin iyilesmedigim anlamina geliyor "dermiyiz.Ama aslinda tam da bunu söylüyor gibiyiz. Ruhsalligi satmaya devam edecek, yanlis bilgileri sirf konumun icin görmezden geleceksin veya tam tersi sorgusuzca biat edeceksin sonra dünyanin yani yasimanin iyiye gitmediginden yakinacaksin.

Baslangicta kaos vardi, big bang ve evren bu kaostan dogdu .Belki kisa bir zaman belki cok zaman sonra ama bu degisim kacinilmaz en basitiyle düzenin elestirilmesi bile bir degisim göstergesidir.
insan rahatsizlik duymadigi birseyi degistirmeye kalkmayacagina göre, bu heryerdeki tüm köhnemis sistemlerden duyulan rahatsizlik , degisimin isaretidir.. Elindeki irin "cok uzun bir zaman "birikmisken , "kisacik bir zamanda" iyilesmeyi beklemek tuhaf degil mi.

Fakat bunun ,ne kadar ruhsal oldugumuzu söylerek birbirimizi kutlamakla gelecek birsey olduguna inanmiyorum. Nasilki dünyann terörden kurtulmasi icin politikacilara ihtiyacimiz yoktur , benzer sekilde spritüel olmak icinde ruhsalligi satan rehberlere ihtiyacimiz yok. Kryon bunada deginmis cok önceden:

Size bir potansiyel sunayim. Bu gezegende bir bilinc; degisimi var ve onu her yerde görmeye basliyorsunuz. Bunun siyasetinize de nüfuz edecegini kim düsünebilirdi? simdi onun tüm dinlere de nüfuz ettigini görmeye baslayacaksiniz, bunu izleyin. Dini liderleriniz doktrinlerini degistirmeye baslayacaklar. insanlar uyandigi icin ruhsalligin kurallarini degistirecek saman bilincinin ortaya cikacagini söylüyorum size.


Son yazimda , medyumluk egitimi alsa idim, insanlarin spritüel kurumlara , ruhsalligi parayla satanlara , medyumlara vs..lere ihtiyaci olmaksizin özünden ilham alabilecegini gösteren örneklerden biri olmazdim; demistim. Aslinda Kryonun sözünü ettigi sey icindi bu. "SAMAN bilinci "Sözünü ettigim sey yani hepimizin özümüzü duymasi demek , saman olmak demektir .

Hepimiz bir saman olabiliriz ve bu para ,güc odakli kurumlardan özgürlesebiliriz. ilham tek yaratici güctür cünkü ilham taklit edilebilir birsey degildir .


Edited by - pandora76 on 16/02/2017 05:49:45
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/02/2017 :  04:34:56  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Kanal mesajlarinda cok sözü edilir kundalinin. Yedi cakra yedi renk... Maharaj meditasyonun gerekliliginden sözeder , tipki kanal mesajlarindaki gibi. Meditasyon kimi icin zihni susturmak , kimi icin yoga , kimi icin tai chi tao veya reiki veya namaz vs...Zaten hepsi meditasyondur ve insanin icinde "tek bir ruh var ise, birden fazla enerjide yoktur "sadece o ruhun kaynagina , kundalini dersen kundaliniye veya baska bir ad verirsen o ad a ulasmak icin gelistirilmis farkli yollar vardir.

Eski zamanlari hatirliyorum , bu enerji calismalarina gülüp gectigim , kati bir dinsiz , madde ötesine hic inanmadigim günleri. Ve bazi ailevi ,saglik sorunlariyla vs...gelen , hic inanmadigin birseyi istemeye istemeye de olsa , denemek durumunda kalisi. Ellerimin isindigini hissettigimde kati inancsiz olUsumdan ötürü bunu bedenimin isisiyla iliskilendirmis mantiksal aciklama getirmistim.

Ellerimi bedenime dokundurmadan reiki uyguluyordum simdide, yine isinacakmi ; görmek icin.Hep mantigim karar verecek ya. Yinede elim isiniyordu ve madde ötesine inanmayan ben , ilk kez aklimla aciklayamadigim birsey yasiyordum. Bu olanaksiz sey ,hayatimin dönüm noktasiydi cünkü yepyeni bir dünyanin varligini haber veriyordu. Fizigin ötesinde gözüken birsey:"Metafizik, paranormal".

Kollektif bilincdisi, arketipler ve reiki sembolleri de öyleyse mümkündü.

Meditasyon sirasinda pek cok olumsuzluk hatirlanabilir ,hatta olumsuzluklar artiyormus gibide gözükebilir cünkü insanin bedenini ayakta tutan ruh -veya ona ne dersek diyelim ayni sey -ayaga kalkiyor. Dünya denen illüzyonda gelisen tüm olumsuzluklarda aslinda uyanmakta olan ruhun veya diger bir deyisle kundalinin eseri bence. Kundaliniyi sözlerle degil, deneyimle biliyorum.

Elimiz mikrop kapsa iyilesmek icin o irini cikartirken gördügümüz irine bakip , "hersey kötüye gidiyor "dermiyiz. iste bunun gibi , bu zor olsa da ,dünyada olanlara bakip, hersey kötüye gidiyor;dememeliyiz .Kanal mesajlarinda saliverme olarak sözüedilende bu bence ve son salivermeden sözedilirken buna bende inaniyorum cünkü bunu hissediyorum.

Ben hergün meditasyon yapiyorum ve uyanmakta olan kundalinin dünya dedigim illüzyondaki yansimalarini görüyorum. Ve bu sebeple kanal mesajlarinda sözü gecen son salivermeyi kendimde adlandirabiliyorum.

Hala aklim daima son referansim ama artk metafizigin gercekligine ikna olmus bir akilla hareket ediyorum. Hos ,Metafizige bile aklimla ikna oldum:) Öte yandan , medyumluk denen bir seyle görünmeyen varliklardan bilgi alacagiz bu normal ama reiki yapmak bu gibi enerji sistemlerine inanmak anormal:)

Usui ruhsalligi neden satmadi ve buna ragmen gecimini nasil sagladi , sorusu öyle birseyi aciga cikardiki, asla makul bir cevap veremyecegimiz bu soruyu sorani yipratmak yapabilecegimiz tek sey. insan ne kadar pozitif olursa olsun , samimiyet yoksa eger , hicbirinin anlami kalmaz. Samimi olabilseydik yaptigimiz seyi yapmayi birakmayi deneyebilirdik ve iste negatiflik denen seyin özü burada.

O politikacilar konumlariyla gelen parayi korumak adina her kurnazliga basvrurken , ben spirütüalist dünyada ayni yöntemleri gördügümde , negatifligi yaratan seyin , "sahip olmak istegi" olduguna daha fazla ikna oluyorum. "Evet gölgelerin hepsi bize ait ama öte yandan biz gölge degiliz" ve belki bu yüzden Maharaj, bilgelik ben hicbiriyim, sevgi ben hepsiyim der ve ben her ikisi arasinda gidip gelirim..der.

Gercek esaret bu iste. "Bir gölgeyi gercege degismek" ve bu sebeple bu sey hic bitmeyecek cünkü sahte konumumuz yani gölgeye olan esaretimiz bitmeyecek ,zira onun gölge oldugunu bize söyleyebilecek "samimiyetimiz yok".





Edited by - pandora76 on 16/02/2017 05:35:24
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 28/02/2017 :  18:10:38  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Dün Atatürke dair düsündüm , sürekli tartisilan...Komiğime giden ,O nun mavi gözlerine dayanarak , türk olmadigina dair iddialardi. İnsanlarin bir kisminin ,tarih hakkinda bu kadar bilgisiz olmalari sasirtmadi bu sefer , zamanla alisiyor insan , sorgulayis tuhaf geliyor aksine.

Balkan türklerinin Anadoludan giden türkler ve ayni zamanda Avrupaya göc eden ,sarisin türkler denen kipcaklar oldugunu bilmeyen insanlar icin ,onun mavi gözleri soru isareti demek. Daha sonra ırk kavramini düsündüm , birligi ayiran bir faktörü. Hoş, Atatürk mavi gözlü degilde bir zenci bile olsaydi, onu atam olarak kabul ederdim ben.

İlk insanlar Afrikalı zencilerken , mutasyon sunucu beyaz rengin ortaya cikisi ve iklim kosullarina baglı olarak , bozkırlarda yasayanlarin gözlerinin cekiklesmesi vs..

Bu 'küçük' farkliliklarmi bizi bu 'büyüklükte' ayıran.

Tek bir irkin bile saf olmadigi bir dünyada üstelik.. Hepimiz nihayetinde insan degilmiyiz.. demek cok klişe bulunsa bile, 'hepimiz insaniz' sadece .Mavi gözlüsüde , kahverengi gözlüsüde acıkır, susar , çünkü 'yaşamak ister' İNSAN.

Farklı iklim ve cografyalarin 'farkli' genetik mutasyonlar üretmesi yani görünüsteki farklilik bile tek basina , özdeki 'ayniligimiza' birligimize engel olabiliyorsa dünyanin kaosuna sasmamak gerek.Akilli insanlarin kurnazliga ihtiyaci olmamali ve belki de bu sebeple Ra da negatif yogunlugun , aklını çok kullanmayan insanlara yöneldiginden sözedilmekteydi. Kimse kendine kötülük etmeden , digerine kötülük edememiski.

Atatürk te benim dünyamin yani rüyamin bir sembolü ve düsünüyorum da , onun yerinde olsa idik ,bir halk oylaması yapalim ve amerikan mandasi isteyenler , saltanati isteyenler , özgürlügü isteyenler arasinda hangisi cogunlukta ise, halkin bu özgür seciminden cikan sonucu uygulayalim ; mi derdik.'Özgür irademle esareti seciyorum ve düsman topragimiza bastiginda , düsman askerinin kadinlari taciz etme özgürlügüde olmali', diyecek biri olurmuydu.

Ben Atatürkün yetkilerine sahip olsa idim o dönemde,tüm halk esareti secse bile,özgür iradelerine saygi adina bunu kabullenmezdim yinede cünkü bu vatan onlar kadar benimde vatanım , benim de özgür irademle ülkemin teslim olmamasina dair istegime saygi duyulması gerekmezmi. Tüm dünyanin , dünyanin düz olduguna inanmasi , dünyayi düz yapabildi mi?

Kavramlari düz mantikla ortaya serince , böyle tuhaf bi hal aliyor iste. Devrimleri halka sormasi gereken Atatürk , öyleyse halka , özgürlügü istiyormusunuz; da demeliydi , özgür iradelere saygili olmak adina. Ve atalarimiz özgür iradeleriyle teslim olmayi secselerdi, simdi irademiz olmayacagimiz icin , özgür iradeden bile söz edemeyecektiysek , hickimse özgürce esareti secmez öyleyse.

Özgür olmamayi secemedik ve İste bunlar hep kötülük merkezi Atatürkcü anlayış yüzünden:) Düz mantikla hareket edince özgürlük herseye demek kolay ama pratige döktügünde durum trajik ten komediye bir hal aliyor böylece.

Fransiz ve rus devrimlerinde öldürülen kral ve çar , belki Atatürk gibi karakterlerin elinde devrilmiş olsa idi, öyle acimasizca katledilmeyeceklerdi ama olsun Atatürk yinede cok kötü biri,dünyada hangi devrimde görülmüs ki istiklal mahkemeleri.

Bu dünya bir ise eger , bu halkin genlerinde özgürlük istegi olmasa idi, Atatürk gibi biri nasil yansiyabildi. Ra da , önceki logoslarda birligin bilindigini ama tekamülün uzun sürdügünden sözedilir ve öyleyse özgürlügünü arayan birlik , kölelik gibi sahte bir kavrami üreterek tekamülü hizlandirabilirdi.

Bir olan tek ise , özgürdür, kendisinden başka birsey yok ki, esaret gibi bir seçenegi olsun ve varolan tekşey özgürse , esaret sahtelikten daha fazla ne olabilir.

Logosun sahte esaret yaratımı buradan bakınca zorlu ama bence iyi bir fikir. İsede yariyor hem de oldukca. Politika spritüellikten uzak gibi dursa da , aslinda insanin özünün özgürlügüne dair arayişina hizmet ediyor .

Burada diyaloga çok girmeden yazmayi, sadece kendim düsünmüstüm , yönetim bir kisitlama getirmemisti.Belki tuhaf duruyor diyaloglara hemen hiç katilmamam ama tam aksine bunu özgürce yazabilmek için kendim düşünmüştüm. Cünkü özgürlük benim icin herseyden önemli. Bir forum bile olsa, kisisel sayfalari olan bir yerde, diyaloga pek girmeme özgürlügüm olmasaydi, hep sözü gecen özgür irademe saygisizlik olmayacakmiydi .

Öte yandan ,Diyaloga girme zorunlulugu olsaydi, buna saygi duyar , diyaloga girmek zorunda olmadigim yani kendimi özgür hissedecegim bir yerde yazardim.

Demek istedigim su. Kavramlar pratige dökülmedikce , mükemmel eksiksiz durabilirler ama diger insanlarla etkilesime girdigimiz anda kavram olmaktan cikip pratige dönüsüyorsalar , pratikte ne yapabildigimiz de önemli olmali. Aynadan özgürleşmiş biri , iyi kötü yok;dedigi için degil , aynanın tümünü tarafsızca görebildigi icin 'iyi ve kötü yü bir görüyor olmalı' .Biz ise hala aynada 'yani bir tarafta iken' , nasıl tümüyle tarafsız yani yargısız olmadıgımızı iddia edecegiz.

'Taraf yargıdır' zaten , cünkü eksik olmak dolayısıyla tümü görememek, haliyle tüm ,tam manasıyla çözememek ,yargı gelistirmektir .

Bence yargı konusu hep cok abartıldı bu yüzden. özgürleşmiş birini taklit etmek özgürlemiş biri olmak demek degildir. Ama önemli olan aynanın icinde yani taraflı dahi olsak , bakıs açısını genişletmek olmalı bence ve bana göre bu ise empatiden geçer. Kötü insanları digeriyle birleştirebilecek bir sey, onların da kötülüklerinden dolayı acı çekiyor oluşları ve bu sebeple mutlulugu ariyor olmaları olsa gerek.

Acı ve mutluluk arayışı tüm insanlarda 'bir'.

Bir matematik formülünü öğrenmek icin insan deneyimleri vs...gerekmez ama eger ruhsalliksa yani sevgi ise sözkonusu olan , insana dair hayatin icinden tecrübeler de gelistirebilir bunu. Demek istedigim bence yazarken , kisisel hicbirsey olmamali vs..diyerek kasmaya gerek yoktu çok.

Ülkemizde pek cok kanaat önderi var , fikir paylasmaktan baska birsey yapmadan cok para kazanan. En cokta dinden söz dederler hani, tvlerde görürüz cokca. Efendim ;biliyorum ki bu kızdıracak bir cümle olacak ama öte yandan onlara baktigimda , onlarin hicbirsey yapmadan , biz olmazsak hersey kötü olur , diyen politikacilari bir de gördügümde aklima , 'biz olmazsak spritüellik olmaz dünyada baris olmaz'..dercesine hal icindeki rehberlerimiz geliyor .

Dünyayi kanaat önderlerimi yoksa sevgimi kurtaracak ,;diyorum kendime. Sprütellikten sevgiden sözedersek , gökten nur inecek ve biz erecekmisiz gibi bir hal olsa idi, cok ermis insan olurdu. Sevgi özgürlükse eger, spritüel olmak icin rehberlere suna buna ihtiyacimiz da olmamalı bence, birlik yani sevgi 'insanın kalbinde ise'.

Bir kus kücük bir kutuda dogsun büyüsün yani hic ucamasin, kendisini özgür zannedebilir bu durumda zira kafesten ötesini hic görmemis , ucmamistir...disaridan bir kus gelip , 'ucmadikca özgür degilsin' dese, buna inanmayacaktir önce. Bizim durumumuzda böyle bence. Bir kafeste dogup büyüdük , öyleki , özgürlük kavramimiz bile 'kafes kadar kücük' öte yandan kanatlarimiz bize icten ice özgürlügü anlatiyorken ,eninde sonunda o kafesten ucup gitmememiz olanaksiz.

Ama bir düsünsene ...Ucmak, kafeste kapali kalmamis bir kustan daha cok , hic ucmamis kusu mutlu ederdi...Degerini bilmedimiz seyleri kaybetmek zor olmasa gerek , oysaki degerli olani kim kolayca kaybetmiski.

Aynadaki görüntülerin nasil olacagina karar verme özgürlügüne sahip tek kisi, aynanin karsisindaki kisi olmali ve aynanin icindeki tek bir gölge , nasil aynanin tamami ve dolayısiyla o tamligi yansitan görüntülerin kaynagi olabilirki. Öte yandan , Maharaj aydınlanmamis biri icin dogruyu , 'insanin icindeki mutluluk hissi olarak' tanımlamisti ve beni mutlu eden esaret degil , özgürlükse eger , benim dogru yolum 'özgürlük olmali'.

Edited by - pandora76 on 28/02/2017 19:45:45
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 20/03/2017 :  21:52:22  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Sevgi ben herşeyim der,bilgelik ben hiçbirşeyim der..Diyor ya hani üstat.. Buradanda günahkar olmadığımız anlamını çıkartmak artık saygı duyacağım bir kurnazlık olurdu:) "Özgürlüğü yoketme özgürlüğü "tartışılabilir bir şey. Peki ya "günah işleme özgürlüğü" tartışılabilirmi?

Günahlar bizim değilse eğer kimin? Biz sadece iyilik yapabilenlersek ,nasıl dualite yani iyinin belirteci kötülüğün de varolması zorunluluğundan sözedebiliyoruz?

O "tek" olanın "dışında biri" varmıki günahların daima bir başkasının eseri oldugunu iddia edebilelim. Ve eğer "başkasının "olduğuna inanıyorsak , "hepimiz biriz" dememiz garip değilmi. Gerçekten göründüğü gibi yargısız isek eğer tıpkı aydınlanmış bir üstat gibi,günahları kendimizden ayırmamız garip değil mi. İnsan yargılamadığını kendinden ayırmazki.

Akıl tutulması , son yıllarda sıkça kullanılan bir kelime oldu ve ben de buna katılıyorum , çelişkili /yanlış bilgileri sırf çıkarlarımız için kurnazca savunmak ve üstüne sevgiden sözetmek gerçek bir akıl tutulmasıydı.

"Aynadaki görüntülerin hepsiyim ama öte yandan hiçbiriyim " sözünü anlamamak için oldukça uğraşmak gerek çünkü bu çok açık. Aynanın karşısında iken görüdüğümüz görüntü sadece bizim yansımamızdır "bize ait olmayan birşey yansıyamaz" dolayısıyla aynaya günahlar yansımışsa onlar da bizim günahlarımızdır öte yandan ,aynadan başımızı çevirdiğimizde görüntü kayboluyorsa , o sadece gerçeğin izidir yani "canlı değildir" dolayısıyla sevgi ben herşeyim derken
, bilgelik hiçbiriyim demektedir.

Aynadaki sadece tek bir görüntünün biz olduğumuza inandığımız sürece gücümüz aynanın içinde bir görüntü kadar ,çünkü bu durumda tek bir görüntü olarak , diğer görüntülere karşı gücümüz sınırlı. Onların biz olduğuna inanmıyoruz ki onlara karşı bir gücümüz olsun.

Saçımız kötü olsa dahi onun bize ait olduğunu kabullendiğimizde yapacağımız tek şey saçımızı taramak olur ama "kötü "gördüğümüz için ayırdığımız saçın aynadaki görüntüsüne baktığımızda ona "öfkelenmekten"başka ne yapabiliriz. Ellerimin benim olduğunua inanmasaydım nasıl klavyeye yazmalarını sağlayacaktım.

Aynada yansıyan tek bir insanın görüntüsümü ? İyi ama tek bir insan , bir tanım demektir ve tanımlar sınırlıdır , öyleyse tanım gölgedir dolayısıyla görüntü aynadadır aynanın karşısında değil.. Öyleyse nasıl , bende gördüğün senindir diyerek geçiştirebildikki sadece. Bu kadar kurnazca bir düzeni nasıl sürdürebildik onca vakit.

O denklemi ilk kurduğumda zoruma gitmişti ama gerçeği bilme arzum baskın gelmişti. Kuantum fiziği ..öyleyse bir rüya gibiydi,çünkü başka bir çıkış yolu yoktu. Hem birden fazla insan olacak hem de bir kişi olacak. Bu ancak rüyalarda mümkün olabilirdi. Rüyadada tek bir karakterizdir ,"diğerlerinin yanısıra" ta ki uyanana dek çünkü o vakit, rüyadaki tüm karakterlerin bize ait olduğunu biliriz çünkü rüyayı gören tek kişi bizizdir öyleyse rüya iyisiyle kötüsüyle sadece bize aittir. Rüyayı gören bir görüntümü yani bir kişi yoksa o görüntüye kaynak olan öz mü.

Ama çok uğraşılırsa anlaşlamayacak bir gerçeği, kurnazca yollarla saptırdık çünkü yargısız olduğumuzu iddia ederken , yargıç olmuştuk. Gerçek kibir tevazunun ardına saklanır demiştim ya hani, ben kibrin alasını spritüalizmde gördüm, dini sömürenlerde bir de. Kötü denileni kendimizden ayırma çabasının yoğunluğuyla geliştirdiğimiz bu kurnaz düzen , "kendimizi öylesine üstün görüşümüzden, kibrimizdendi".

Bazı günahları dillendirmek ama usuinin satmadığı ruhsallığı satmak gibi bir günahımıza değinmemek ,sadece egomuzun belirteci bu günahımızı örtbas etme çabasıdır bence. Kendi çıkarlarına dokunmayan bir şeyde samimiyet yoktur.

Güç ve onun getireceği para için , bu kadar basit bir gerçeği binbir yolla çürütmeye çalışmak beni aslında Maharajın sözlerine getirdi yine. " Gerçek basitir ama onu karmaşıklaştıran sizsiniz" sözlerinin sahibine.

Aynanın içine hapsolmuş bir görüntü zamanla evrilerek aynanın karşısındaki aynadan özgür kişi mi olacaktı? "Cansız" bir gölge nasıl aynanın karşısındaki "canlı" kaynağa dönüşecekki.

Ve dahi dönüşüm "zamanla mümkün" , zamansa bir illüzyon ise, dönüşüm denen şey bile bir "illüzyon olmaktan öteye gidemezki". Zaten orada aynanın karşısında duran özsün daima ,sadece bir illüzyon , bir rüyayla ,kendini farketme bilme oyunu yaratmışken ,bu illüzyona son vermenin , onun illüzyon olduğunu farketmekten başka bir yolu olamazdıki.

Özgürleşme bir elde ediş, bir kazanma meselesi değil, bir cesaret meselesidir; zaten özgür olduğunuza inanma ve ona göre davranma cesaretidir.

Maharaj.

Edited by - pandora76 on 20/03/2017 23:07:42
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 20/03/2017 :  22:28:15  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Aynada gördüğüm benimse "elbette ruhsallığı paraya satanlarda benimdir". Fakat ben "bu hayatta" asla ruhsallığı satmadım bu nasıl açıklanacak peki? Aslında kurnaz zihni aradan çıkarınca bu da o kadar açıkki.

Geçmiş yaşamlarımda ruhsallığı paraya satmış olabilirim ve bu hayatta bunu yapmamış olmam bu şeyin bana ait olmadığı anlamına mı gelir. Bilinç bilinçaltı kollektif bilinçdışı.. Uyanıklık hali bilinçtir ve rüyalar bilinçaltı, hepsinin uzandığı kollektif bilinçdışı...Ötesi birlik. Tıpkı bunun gibi, geçmiş hayatlarımızı kendimizden nasıl ayırabiliyoruz. Onların izleri bilinçaltımızda mevcut değilimi. Onların zaman denen illüzyonun geçmişinde kalması onları bizim yapmadığımız anlamına mı gelir?

Hepimiz bir isek şu taş bizden ne kadar uzakta gözükse bile en derinde biz değilmi. Hep derdik ya ..bende gördüğün senin.. Tabiki benim ,"öte yandan sende ben değilmisin bir isek eğer". Spritüalizmde her kurnazlığı görürken , tek engelin kesinlikle zihnimiz olduğuna inandım daha fazla. Düşünsene.. Bir rehber vs.. ye filan gidiyorsun eşinle ilişkini düzeltmek için , spritüalist uzman ilişki adına birşeyler anlatıyor ama yetkinliği eleştirildiğinde, "bende gördüğün kötülük senindir" ;açıklamasıyla gelince , öyleyse adam karısını dövüyorsa ve kadın buna itiraz ediyorsa adamda karısına , benden gördüğün kötülük senin dir , demezmi ..diyebilirsin .

Çelişkinin kurnazlığın en dibine vurmuş bir sistemin bunca zaman bu kadar kazanması bana sadece dini kullananların kurnazca kazandıklarını hatırlatıyor.

Ama bence en çirkini, çocuklarımız zarar görürken ,geçmiş hayatta birşey yapmıştır yani karmasıdır öyleyse onun sorumluluğu ;demememiz fakat insanlar felaketlerle karşılaştığında ," onun sorumluluğu ",diyerek çekilmemizdi.O kadar tuhaf bir akıl tutulmasıydı ki bu , bu çelişkiyi bile farkedemiyorduk. Sevginin tanımını dahi birilerinin yapmasını bekliyor ve o tanımlara uyarak , insanların acılarına kayıtsız kalmanın sevgiden kaynaklandığını zannediyorduk.

Hissizlik ,kayıtsızlık aydınlanmış üstatların bir tavrı değildi oysa , Maharaj tam aksine dünyayı severek ona en büyük yardımı yaptığını , Dünyaya kayıtsız kalmadığını kendi sözleriyle anlatıyordu.

Bana , hepsi bir akıl tutulması dedirten asıl şeyse, Maharaj Buda vs..gibi aydınlanmış üstatların hiçbirinin ruhsallığı satmamasına karşın ,bilgiyi ruhsallığı satan rehberlerimizin bu noktaya gelene değin geçmişte çok emek vermiş olmalarından ötürü haklı olduklarını dile getirmelerini makul bulmaktı. Bunu ben değil Arkturusulular söylüyordu.

Hem asla ruhsallığı satmamış insanları rehber olarak işaret edeceğiz hem de ruhsallığı satacağız ama onlar gibi rehberlik yapacağız?Herşey biryana , hepsi oldukça komikti..

Ama daha fazlası , bir insanın ,hiçbir aydınlanmamış üstat ruhsallığı satmadığı halde , ruhsallık mesleğinden para kazanılmasını normal bulan rehberlere para ödeyerek spirtüel olabileceğine inanması. Ama işte dönüşümün gerçekleşeceği noktada tam burası. Kabullenmekten fazlasının mümkün olmadığını kabullenmek.. "Kabullenmeyi hangi yoldan öğrenirsen öğren , kabullenme eylemi artık senindir". Bu ise, kabullendim demekle olabilecek birşey değil,insan ancak değiştirmeyi deneyip başaramadığı şeyi kabullenme gerekliliğini içselleştirebiliyor. Garip..

Öte yandan kanal mesajlarında , yobazlığı nefreti vs..onları da kabullenmekten sözediyorken düşündüğüm tek şey , "nefreti kabullenmenin ne anlama geldiği oldu". İnsan , bu nefreti kabulleniyorum, dediğinde bunun tek bir anlamı olabilir:" Bu nefret bana ait"..

Tabiki bu paraya hizmet ettiği için örtbas edilen çelişkiler arasında , nefreti kabullenmenin tek anlamının o nefretin bize ait olduğunu söylememek için , binbir kurnazlık yaratmak insanın doğası. Tabiki sevgi dolu spritüeller olduğumuzu göstermek için , yine bizim aksimizi söyleyen kanal mesajlarını eğip bükeceğiz veya geçiştireceğiz.. İnsan doğasını kabullenemiyor çünkü, ayrımın olduğu her yerde çatışmanın dolayısıyla yargının ve hepsinin varacağı nefretin kabullenilmedikçe yıkıcı olacağını bir de.

Çok öfkeli hir insan öfkesini ifade etmedikçe sakinleşmiyor , buna defalarca şahit olmuşuzdur. Yani öyleyse insan öfkeyi, kıskançlığı, yobazlığı vs..kısacası kötü denilenleri kabul etmesinin tek yolu onu hissetmek yani yaşamak olmalı kendi içinde.

Diyelimki çok hasta biri var , bizim stattümüz dışında yer alan birşey reiki.. Ona yardımcı olabilecek birşeyi böylece gizleyeceğiz çünkü konumumuz daha önemli. İşte budur insanı başkalarıyla birleşmekten ayıran.Bu kaosu yaratan , gerçeği kurnazca saklayan.. Enerji çalışmalarından sözetmemin bir sebebide bu aslın da. Çakralarını açmak için uzun bir zamanı olmayan biri daha kısa yoldan bunun başarabilir demek için.

İnsan tanrıya yaklaştıkça şeytanına daha yakın olur denir hani ,dualitenin bir başka ifadesi. Bu yüzden anlıyorumda öte taraftan spritüalizmde kibirin kurnazlığın en yüksek noktalarda oluşunu.İçinde öfkenin alasını hissederken dışarıdan sevgi dolu gözükme çabasının aslında nasıl birşey içerdiğini. Yıkılmaz sandığımız düzenimizin çirkinliği ortaya çıkarken yaşadığımız öfkeyi saklama çabasını.

İstanbuldan Ankaraya otobüsle gidebilirsin veya uçakla, fakat çılgınca birşey yapmak istersen , yürüyerek gitmeyide seçebilirsin. Üçüde birbirinden farklı yollar olsa da , hepsi aynı yere varıyor . Ben bunu reiki, tao , yoga vs..hepsinin farklı yöntemler olmasına karşın aynı sonuca varmaları olarak nitelendiriyorum.

Bununla birlikte yanlış yerden doğru yola varılmıyor yani birden fazla yol olması , yanlış yolların doğru hedefe çıkacağının göstergesi değil. Şöyle ki. Hangi ulaşım araıcını kullanırsan kullan , İstanbuldan Ankaraya gitmek için sadece doğuya gitmek zorundasın. Batıya gidersen Tekirdağ edirne , biraz daha gidersen ,balkanlara vs..ama "asla" Ankaraya varamazsın. Batıya gidersen Edirneye ulaştığında "yanlış güzergahta" olduğunu anlayıp yönünü doğuya çevirirsin , yapabileceğin tek şey bu.

Bunu , negatiflerin negatifliklerine devam ederek birliğe ulaşamayacağını idrak ettikleri 6b düzeyinde bh ye kaılmalarına benzetiyorum.

Demek istediğim şey şu. Bu bir rüya olsa bile, rüyadan uyanmak dışında yapabileceğim birşey yok .Öte yandan vakti geldiğinde insanın rüyadan uyanmadığı görülmüş şey de değil.

Bir arkadaşımın birkaç kez gördüğüm arkadaşının başına gelmişti. Biriyle tanışmış ama adam evli çıkmış. Bunu duyduğumda çok öfkelenmiştim ,adamı bulup dövsekmi ;diye sorarken , hiç aydınlanmış sevgi dolu biri gibi değildim ama "öfkem gerçekti". Gerçek bir öfkeyi sahte bir sevgi sözcüğüne tercih etmiştim. Arkadaşım o evli adamla çıkarken sahte bir sevgi sözcüğünün peşinden gitmişti , "sevgisi sahteydi" zira kimse iki kişiye birden aşık olamaz. Eğer arkadaşımızı seviyorduysa , akşamları bahanelerle telefonunu kapatıp eşinin yatağına giremezdi. Bu sevgi değildir, ego düşkünlüğüdür. "Bir kalp birden fazlasını alamayacağı için".

Demek istediğim şu. İnsanların sevgi dolu gözükmesi sevgi dolu olduğunun göstergesi değildir her vakit, egosunu gizlemek için başvurduğu bir kurnazıkta olabilir. Samimiyet , sevgi dolu gözükmek değil, göründüğün gibi olmaktır.

Ben tüm ilişkilerimi bu çerçevede değerlendiririm ve yakın arkadaşlarım belki hep sevgi dolu gözükmezler ama samimidirler. bu sebeple hiçbir vakit , çok para kazanmak için sevgi dolu aydınnlanmış üstat taklidi yapan insanlara para ödemem. Bu anlayış bende doğuştan beri vardır öte yandan bir başkası kolaylıkla bunu yapabilir zira bu anlayış onda yoktur ve en önemli noktada bence bu zaten .

Herkes kendi anlayışına uygun yaşamak durumundaysa , herkesi kabullenmek , birliğe ulaşmanın belki de tek yolu.

Bugüne değin sadece bir kez hipnoterapiste gittim , çocukluktan gelen bir fobim için. Ama gitmeden önce araştırdım , psikoloji yi bitrmemiş birinin psikolojik konular üzerine öylesine keskin öğretici olabilmesi bana akılalmaz geldi hep. Bunu nasıl yapabildiğimizi, psikoloji eğitimi almaksızın insan ilişkileri üzerine piskolojik danışnamlık yapmanın sormululuğunu almanın doğurabileceği sonuçları düşünmemeyi..

Bir kadın melek koçuymuş ve ne yazıkki öldürülmüş , kitaplarını okuyan biri tarafından. Bu çok acı bir olay ama işte bu sistemin çarpıklığının bir örneği. Melek koçu olmak ne demek ben anlayamıyorum, bunun bilemi koçu var? Gittiğim hipnoterapistin psikoloji eğitimi aldığını öğrenince, terapi esansında yanımda birisinin olmasını , kaydedilmesini ve daha pek çok detayı konuştuğumda terapist bu detaylı sorgulyışım karşısında , zaten hepsini araştırmışsınız ;demiş ve iletişimimiz çok daha başarılı olmuştu. Sonra devam etmedim ama karşımdaki insan çok sorguladığımı görünce şaşırmıştı desem.. Şaşırdı çünkü sorgulayıcı insanlarla fazla karşılaşmıyordu.

Diploma nereye kadar yeterlidir tartışılabilir ama liyakatini belirler . Hani liyakat için aranan diploması olmayan liderler vardır , liyakat değil tanıdık , görüş vs..lerle işe giren insanlar ve buna kızarız öyleyse neden benzerini kendimizi de yaparız.

Ben hiçbir zaman spritüalizm adı altında ama spritüellikten uzak bu köhnemiş düzenin içinde olmadım tam amanasıyla , zaten özgürlükçü yapım sebebiyle hiçbir zaman birşeye tam manasıyla dahil olmadım ,bu kafa yapısıyla olmamda mümkün değil, bir katalizör görevi oynadım sadece, bu esnada değiştim , sorularımın cevabını buldum ve artık kurnazlığın yozlaşmışlığın her türlüsünü gördüğüm bu sistem benim için bitti.

Yanlış birşeyi kabullenmek , yanlış yoldan yürümek olmamalı.


Edited by - pandora76 on 20/03/2017 23:22:27
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 20/03/2017 :  22:52:48  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Benim için bazı şeyler hala bile kaldırabileceğim şeyler değil. Bu sebeple bazen duygusal reaksiyonlar verebiliyorum. Duygularım var çünkü ben aydınlanmış biri değilim .

Şu , spiritüalizmin geleceğine dair rüyalarımda gördüğüm şeylerden sözediyorum. Bu duygusal bir tepkiydi çünkü çok katı bir dinsiz geçmişine sahip ben için ,milyonlarca delil dahi olsa bazı şeyler hala bile kabul edebileceğim gibi değil.

Bir gizem varmış gibi dile gelen sözlerim sonrasında beni rahatsız ettiği için söylüyorum bunları. Bir gün kitaplığımda taoyla alakalı kitabı aldım elime, amacım uzun zaman sonra nefes çalışmalarına bakmaktı, son sayfasına spritüalizmi hemen hiç bilmediğim ,reikiye uyumlandıktan çok uzun olmayan bir zaman sonra yazdığım bir yazıyı gördüğümde hatırladım zira unutmuştum onca zaman sonra. Gecenin bir vakti beni sarsan bir rüyadan uyanmış ve ruhsallığa dair pek birşey bilmediğim için anlamladıramadığım bu rüyayı unutmamak için kitabın sonuna yazmıştım.

Beni şaşkına uğratan o rüyanın hiçbilmediğim bir geleceği, bugünleri anlatıyor olmasıydı. Ve bir kelimesini yazdıktan sonra çizmişim . O kelimeyi hala hatırlamıyorum ama çok önemli birşey olduğu için görülmesin diye ,karaladığımı hatırlıyorum.

Buna benzer bazı şeyler olduğunda kendi içimde dahi çözümleyemediğim bazı şeyler karşısında bu tarz duygusal reaksiyonlar verdiğim zamanlar oldu. Gerçek hayatta neredeyse hiçkimseyle bunları paylaşmamak bazen daraltıyor , yoksa her vakit söylediğim şeydir, kimse özüne diğerinden daha uzak değildir, öyleyse gerçekten isteyen herke sorularının cevaplarını alabilir .

Kryon bir jokerden sözediyor , okunmasını öneririm , geleceğe dair olasılıklar arasında bir anda belirebilen ve tahmin edilmeyen jokerlerden. Katalizör rolunü oynaması adına. İnsanı düşündürüyor olsada , katalizörlerde aslında içten içe istediğimiz ve ancak kedimiz tarafından yaratılabilecek kurgular değilmi diyorum kendime.

Bugün ne yapıyorsak ne düşünüyorsak, geleceği şekillendirecek olan da o olmalı , hala zaman illüzyonunda isek. Öyleyse geleccekteki olasılıkları bilmek neden önemli olsunki.

Veya daha fazlası, gelecek dahi şimdinin içindeyse , geleceği bilmeye gerek varmı ?


Edited by - pandora76 on 20/03/2017 23:42:53
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 20/03/2017 :  22:59:59  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Geçmişe dair milyonlarca pişmanlıktan oluşmuş bir hayatımız var , yani bu sadece kimilerinin başına gelen bir şey değil. Bazen insanların dramlarına yorum yapmaktan kaçınırım çünkü gerçek hayatta birçok insanın dramalarına ortak olmuşumdur , arkadaşlarım birşekilde bana gelirler ve dinlememi isterler, burada yalnız yazmamın tam aksine gerçek hayatta çok insanla birarada oluşum öyle tuhafki:) ve telefonumu sıkça kapatmamın bir başka sebebi onların dramlarından uzak durma çabamdandır.

Yinede Kryonun şu sözlerini hatırladım ve paylaşmak istedim,bir anlam getirebilirmi ;düşüncesiyle:

Eski Enerjide her şey farklıydı. Siz şimdi “Parlak bir Işık” içinde oturuyorsunuz, (ve) bu ışıktan geriye, karanlığa bakıp daha önce saklı olan şeyleri görmek kolaydır.Size o zamanlar yanınızda kimin bulunup, şimdi gördüğünüz o “Hataları” yapmanıza kimin yardım ettiğini söyleyeyim. Bizdik! Tüm o “Yanlış” işlerinizde “Aile” yanı başınızda duruyordu. Eğer o “Fırsat Kapısı” nı neden açmaya çalışmadığınızı, ya da yapmanız gereken o şeyi neden yapmadığınızı bilmek isterseniz işte yanıtı; Tanrının ve Ailenin sevgi dolu elleri, sizi tam o bulunduğunuz yerde tuttu! Bir başka deyişle, “Ruh” sizin orada “Saplanıp Kalmanıza” YARDIM etti!

Neden saplanıp kaldığınızı bilmek istiyormusunuz? Çünki o sırada kucağınızda “Dev bir Melek” oturuyordu, ve siz ayağa kalkamazdınız! Bu Enerji gelmeden önce başaramacağınız şeyleri anlamaya başlayamazdınız. Henüz “Hazır” değildiniz, ve “Tanrının Sevgisi” sizi bulunduğunuz yerde tuttu. Bunun üzerinde düşünün. Siz hiçbir yanıt almadığınızdan yakındığınız sırada Tanrıdan yanıtlar alıyordunuz. Bu İnsanlar için ortak bir durumdur, Ruhun “Hayır” yanıtı genelde “Yanıtsızlık” olarak görünür. O “Melek” kucağınızda oturuyordu, ve o durumda siz hiçbir şey yapamazdınız! Zamanlama “Herşey” di, ve siz bir “Hayır” yanıtı ile onurlandırılmıştınız. “Algının” ve “Farkındalığın” nasıl işlediğini bilmek zorundasınız. Çevrenize bakıp “Aptalca davrandım” diyenlerinize, böyle davranmalarına “Ruhsal Aile” nizin neden olduğunu söyleyeyim, çünki bu, “Yeni Enerji” eşiği geçene dek sizin belli şeyler yapmanızı engellemiştir…”


Edited by - pandora76 on 20/03/2017 23:30:59
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/03/2017 :  04:33:38  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Aynadaki sadece tek bir görüntünün biz olduğumuza inandığımız sürece gücümüz aynanın içinde bir görüntü kadar ,çünkü bu durumda tek bir görüntü olarak , diğer görüntülere karşı gücümüz sınırlı. Onların biz olduğuna inanmıyoruz ki onlara karşı bir gücümüz olsun.

Daha da ötesi, insan "herşey olduğunu anladığında", yani yine insanın yarattığı bir başka sınırlı kavram ,(tüm kavramlar sonsuzla değil dille ifade edildiği için sınırlıdır, sonsuzla ifade edilebilecek birşeyde yoktur)mesela herşeyin yaratıcısı "tanrı olduğunda", hiçbirşeye karşı gücünü kullanmaz zira kimse kendim dediği eline ,koluna , canının bir parçasına hükmetmez.

Onunla bir ise, hükmetmek ne demek. İnsan "bir başkasına" hükmedebilir, gücü yetiyorsa, ama kendisine değil...Komik ama , işte tamda o vakit özgür irade sözkonusu olur çünkü benimle bir olan ellerim klavyeye yazsada ,bu ellerin yazmasının sebebi beynimle bir oluşlarıdır," beynimin onlara hükmedişi ,güç kullanması değil"..

Öyleyse, hepsi onunla bir olduğu için onunla uyum halindedir.Yani gerçekte hepsi ölüdür,aynadaki görüntüler gibi ,sadece beyin canlıdır yani gerçektir,(o ölürse kişi ölür )göz tek başına görmez , "beyin olmasa".. Kulak ta tek başına işitmez, "beyin olmasa".. Demekki hepsi "beyinle birleştiği vakit "gerçekten var.

Bu ,tanrı herşeyi yapabilir,geçmişi değiştirebilir, diyen bir adamın sözlerinin , br başka vakit Maharajın, "tanrı kendisi için bir şey istemez", yanıtına karşılık düşündüğüm birşeydi. "Herşey" olan yani o görüntülerin hepsi olan , nasıl "bir ad "yani bir tanıma dolayısıyla ayrılığa sahip olurduki. Herşey olan , hem pandoradır hem şu hem bu.. yani hepsi.. Peki şimdi adı ne?

" Hem hepsi hem hiçbiri".

Maharaj aydınladığında, ben oyum buyum ..hepsiyim dediğinde, hepsinden yalıtılmış bir Maharaj kimliği kalmıyor demek istediğim.. Dolayısıyla Maharaj adında, diğer tüm kişilerden yalıtılmış bir kimlik kalmaz çünkü "o hepsi olmuştur" ve sebeple kolaylıkla, diğerinin günahıda benimdir diyebilir çünkü "diğeride o dur".Ve hepsinin günahı benim diyebildiği bir'likte ,günahta kalmazki( günah ayırmak demek öyleyse) çünkü herkesin günahkar olduğu bir yerde , günah ayırıcı birşey olamaz.Ama biz hala "bir"likte değiliz..

Mesela Ergün hırsızlık yapmış olsun , Erhanda adam öldürsün, birinin diğerinden daha kötü olduğu yada olmadığı tartışılır ama "ikiside günahtır "ve sadece iki günahkarın olduğu yerde , kim günahkar olmayandır?

Ben sizinle birim diyen biri için , günahla iyilik arasında bir fark olamaz zira onların günahını kabullendiği vakit, iyiliklerinide kabullenmektedir çünkü günahlarını ve onu yaratan iyililikleri sahiplenmenin tek yolu , onlarla bir olduğunun idrakidir.

Melek denilenler yani diğer yoğunluktakiler, günah işleyemezler, bu onların özgür iradelerinin olmadığını kanıtı, özgür olsalardı, seçme yani iyinin dışında kötüyüde yapabilme özgürlükleri olacaktı. Dualite yani iyi ve kötünün birliğe ait oluşuysa eğer, ancak birliği yaratan özgür olabilirdi ve biz ona mesela tanrı adını verdik.

Öte yandan , insanın seçtiği şeyin sonucunu zaman denen illüzyondan ötürü görmeyişi, zamanın içinde durduğu sürece özgür iradesiyle seçimler yaptığına inanması ve inandığı sürece özgür olması çünkü insan özgür olduğuna bile inanabilir," hatta özgür olmasa bile".

Her seçim ayırır ve ayırmak özgürlüğün bitişidir insan , ayırdığı için yargılar , dünya gerçektende kendiliğindense yani özün yansıması ise, ancak onun ötesine geçen biri gerçekten özgür olabilir zira dünya sınırlıdır ve öz tanımsızsa eğer ,tanım yani dünya aynadan özgür değildir çünkü o aynadadır.

İnsan birşeye dahil olmuş yani yapmışsa yargılanabilir, iyisi vardı neden kötüsünü seçtin gibi.. Ama hepsiyle bir olan mesela tanrı melek vs... hiçbirini seçemiyorki yargılayabilen olsun.

İnsan yargıyı yargılamamayı kabullenemez çünkü insan "yargının ta kendisi".Her yargı bir tanıma yani insana yani ayrılığa dayanıyor çünkü..

İnsan zaman denen illüzyonda olduğu sürece , özgürlüğü dahi en az o zaman kadar illüzyon ...ama olsun, insan sadece zamanla varolabiliyorsa ,kendiside tıpkı özgürlüğü kadar illüzyonsa, bir illüzyonun içindeki özgür iradesinden sözedebilir hatta bununla mutlu olabilir.. Ta ki gerçeği gerçekten istediği ana kadar...Çünkü özgürlük, tek bir insana yani illüzyona sığmayacak kadar büyük.



Edited by - pandora76 on 22/03/2017 05:19:30
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/04/2017 :  18:33:55  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Kanal bilgileriyle ilgili birseyi belirtme gereğini hissediyorum. Bana göre en negatif tutum biatsa eger, bunu kurnazca yapmanin iyi bir yoludur pek cok dogru bilgi vermeleri çünkü verilen o doğru bilgiler negatif kaynak icin bir kayip degil zira aslolan 'biatı saglamak'.

100 bilgi verirsin ve negatif tutum farkedilince , 'araya bazi negatif bilgiler karistı aslinda kaynak pozitif negatif bilgilerde korku içerenler' , dersin ve böylece süpheyi kaldirirsin. O olmadi baska birsey bulursun, cünkü kurnazligin sonu yok..'

'Ve en son dünyayi yikan liderlerin aslinda pozitif oldugunu ileri sürer kaynagin' önce sasirirsin ama inanmak zorundasin cünkü sen kendine degil, o 'kaynaga biat ettigin' icin negatifligi asikar olan birseye de biat edersin , amaca ulasılmistir , 'biat ederek özgürlügünden vazgecmis' böylece farkinda bile olmadan negatifligin tam dibine batmisindir. 'Biat kültürü gelismistir'.

Aynanin karsisinda duran birlik tek ise özgür ve özgürse , görüntülere biat etmeyendir. Aynadaki görüntü kolunu kaldirmiyor 'ben kolumu kaldirdigim icin kolumu kaldirdigıma dair bir görüntü beliriyor' yani aynadaki görüntü bana biat ediyor ben ona degil.

Görüntü anaya hapsisse eger, demekki biat etmek , aynaya hapsolmak demek. oysaki bir olan , aynadan özgür, sadece aynada birden fazla görüntü var ,ve biz biriz diyorsak , o birligi nasil idrak etmeyi umuyorduk.

Aynadaki görüntü beni yansitabilir ama benim kalbimi ve aklimi gösteremez. Yani taklitler gercegi yansitabilir ama gercegin kendisi olamaz. Tanriya aynanin karisindaki kaynak desem, yapamayacagi birseyler gerçektende vardir, 'gerçekten biat edememek' gibi mesela. İnsanin özü Tanri ise eger , ayndinlanmis üstatlari taklit etmek ona aydinlanma getirmeyecektir öyleyse. Hersey bir ise, tanri da insanla bir olmali aslinda.

Eger birlikse sözü edilen , o biat etmeyen , kendisiden başkasi olmadigi icin istese bile biat edemeyecek olan , sadece özgürlügünü farkedebilmek icin , biat gibi bir oyunu yaratan icin negatiflik , biat olmali. Bu bir inanc olur, kanal mesajinda gectiği icin biat ettigimiz bilgi olur ,bir guru olur, esin dostun şu bu olur...Yani özgürlügünü koşulsuzca teslim ettigin herhangi birsey olur.Neden kanal mesajlari bunu vurguluyor , bence bu sebepten.

Kryon , ailelerimizi özellikle sectigimizden sözetmis.

Cocukken Kuran'i bitirdigimde , kisinda türbanımım basımda kalmasini istemistim fakat babam basörtümü çikararak , büyüyünce takarsin ,demisti.Babam ablamin üniversitede iken kapanmasina izin vermisti cünkü kararini verecek yasta oldugunu biliyordu ama bana izin vermemisti cünkü daha cocuktum..Cocukluktan alsin öyle yetissin ..diyenler gibi düsünmüyordu, özgürce karar vermemizi istiyordu , zaten Kuran kursuna da gitmeyi ben istemistim , ailem zorlamamisti.

Kryonun sözünü ettigi seyi anliyorum , neden bu aileye dogmayi sectigimi.2.yogunluk sadece yeme, ciftlesme vs. gbi yasamaya yönelik oysaki 3.yogunluktaki varlik, gittikce iletisim kuran ve sevgiyi arayan.

Cennetin kralligi adli bir filmden bir söz kalmis aklimda. 'Dünyayi daha iyi yapmayan biri iyi biri degildir'..

Eger dünyamizda olan bitenlere kayıtsizsak , 2.yogunluktaki, cevresine duyarsiz, sadece yasama derdindeki hayvanlardan ne farkimiz kalir. İnsanin dünyasina duyarli olmasi nasil kötü birsey olabilir .Atatürk ülkemiz icin savaşırken , bu sömürge düzenini degistirmeye calismak yerine , ülkenin teslim olmasini kabulmü etmeliydi.

Bu dünya insanin yansimasiysa eger , dünyasini degistirme istegi kendi dünyasini degistirme istegi olmailidir. Gezginler neden bu dünyaya geliyor düsündükmü bunu. Nasa da uzaylilarin oldugundan sözediyor. Olmasa tuhaf olurdu, milyarlarca yıldizin arasinda bir tek dünyada hayatin olduguna inanmak ..
Onlara gezgin diyelim mesela, niye geldiler bu cehennemin ortasina.

Cünkü dünya onlarin bilincalti ve bilinçaltini degistirmenin , kendilerini degistirmek ve sonucun kendilerini kossulsuzca sevnmek oldugunu bilyorlar. Sadece ,degistirmenin tek yolunun , hepsini kabul etmek yani kendinde görmek yani birlestirmek oldugunu ögreniyorlar en sonunda.

İdrak , duymakla gelismez.. İnsanlarin bir kismi sadece duymakla idrak edip, digerleri deneyimlemeden idrak edemiyor olamaz, bu komik olur zira idrak icsellestirmektir. İcsellik , ice almak onunla bir olmak, bir olmaksa deneyimin kendisi olmak.

Atesi hic bilmeyen birine , 'yakar 'dediginde ne algilayacaktir bundan. Yanmak nedir bilmiyorki,yanmanin anlamini ve bu sebeple atesten uzak durmak gerekliligini idrak etsin.




Edited by - pandora76 on 27/04/2017 21:12:28
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/04/2017 :  19:47:47  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Evrim & Kendini Keşfetme

Genişleyen ‘Yeni Dünyanın’ dönüşen enerjilerinde, insanlıkta yeni bir düşünce şekli ortaya çıkacak. Yeni insan doktrinden doktrine, ne de gurudan guruya koşarak dinin ötesindeki Hakikati bulmayacak. Siz de teolojinin herhangi belirlenmiş formuna cansiperane tutunarak gerçek benliğinizi bulmayacaksınız veya deneyimlemeyeceksiniz. Bu, kitaplar okuyarak ve okuduğunuz her şeyi körü körüne kabul ederek & inanarak gerçekleşmez.

Kanıtın ağırlığı, kendi gerçeğinin yolculuğu başkalarından bulunamaz. Size ilahi olan ile kendi ilişkinizi veya Tanrı olarak düşündüğünüz şey ile ilişkili kendi geçerli kimliğinizi kanıtlamak için, herhangi bir lidere veya öğretmene bel bağlamak yanlış yoldur. Çoğu zaman, bu tür bir süreç sadece bir diğerinden sonra öznel bir kafese yol açar.
Herhangi bir lideri veya öğretiyi izlemekte rahatlık veya güvenliğin başlangıç aşaması olabilmesine rağmen, yanıtlar bulmanın sorumluluğu her birinizdedir, özellikle yüksek gelişim alanlarına girdiğiniz zaman. Sevgili İnsan, kendi başına olarak ve kendine derin, berrak ve açık bir şekilde bakarak, kendi hakikatinin deneysel bilgisini elde edebilirsin, içsel benliğini ve geniş kapsamlı kaynağının engin çok boyutlu doğasını keşfedebilir & gerçekten deneyimleyebilirsin. Bu çaba gerektirir. Aslında insan açlık, derin arzu hissetmelidir.


Bu Metatrondan.Bana en tuhaf gelen kisim bu idi, kanal mesajlarini birincil kaynak olarak görüyorken , neredeyse daima aksini savunmak. Bunu farkettigimde birseyi daha acikca algilamaya basladim. Bir azinlik disinda aslinda kanal mesajlarinin irdelenerek okundugu yoktu .

Bu sözlerin kirici olmamasini umuyorum ama hergecen an asil sorunun biz olduguna daha fazla ikna oluyorum. Güc ve onun getirecegi para icin aydinlanmis üstat taklidi yapanlardan , kendini gercekten aydinlamis üstat zannedenlere ,kanal mesajlarinin israrla guru ögretmen konusunu vurgulamasina karsin , ögretmenlik yaparak para kazananlara, sesler duyarken bunu sorgusuzca bir üst yogunlugun bilgisi zannedenlere vs..

Güclü oldugumuza inanmaya ihtiyacimiz var cünkü gücsüz olma fikrine dayanamiyoruz. Sorgulamak düsünmek ögrenmek, dogru olduguna inandigimiz seylerin aslinda yanlis olabilecegine isaret olabilir , bu bizi korkutuyor cünkü inandiklarimiz 'bizi güclü yapan sey'.

Biraz arastirma yapsak , neler döndügünü ,ortada varolan seyin spritüel ticaret oldugunu görebilirdik cok önceden .Kendimide dahil ediyorum cünkü bende uzun zaman boyunca göremedim bunu yeterince ,herseyi sorgularken , bu yönü yeterince sorgulamadim.

Hicbir psikoloji egitimi almamis insanlarin saatine inanilmaz paralar alarak psikolojik destek verildigi akilalmaz bir düzenin icinde olundugunu görmemem ,ya düzen kendi icimde biterse sonlanacak bir egodan yada aptalligimdan ileri gelmis olmali , bunu tam bilmiyorum sadece olasiliklar ileri sürebiliyorum.

Sevgiden dinden sözederken , sirtimizdan inanilmaz paralar kazanan pek cok rehberin bizi nasil uyuttugunu onca zaman görmemek nasil aciklanabilir ,onu bilmiyorum aslinda. Tıpkı o hep öfke duyulan dünyayi dinle sömüren liderler gibi.

Eksi sözlügü okuyormuyuz , okumuyorsak bence okumaliyiz,spritüellik basliklarini.

Tek bir seansta hem de psikoloji egitimi olmaksizin ,birden fazla insani alarak inanilmaz paralarin nasil kazanildigini bilmiyorsak ögrenmeliyiz, nasil birseyin icinde oldugumuzu görme cesaretimiz varsa.Neyin icinde oldugumu daha iyi ayirdettigimde ,daha farkli bir bicimde düsünmeye başlamistim. Bir psikolog olmadigi halde ruhsalliktan sözederek psikolojik rehberlik yapip onca parayı kim kazansa , bundan vazgecmesi zor olurdu. Bir de o var tabi.

Dogrusunu söylemek gerekirse, 2012 den önce , 21 aralikta insanlarin kendilerini öldüreceklerini vs..söyleyen o insan beni cok etkilemisti. sesler duymayan biri olarak benim icin cok ürkütücüydü.

Rüyamda görmedigim biri bana birşeyler anlatirken , sesler duymak normal degil delilik bu; diyordum ve uyandigimda , bir rüyaymis diyerek rahatladigimi hatirliyorum. Bu sözlerimin kirici olmamasini umuyorum ama rüyamda dahi sesler duyma fikri beni cok korkuturken , bir insanin 'söyle görüyorum söyle duyuyorum 'vs..gibi birseyler söylemesi benim icin akilalmazdi. Ne yani, adamin biri cikip , öldürün kendinizi nasilsa 21 aralikta herkes ölecek bana böyle söylediler dese, bunu hic düsünmeden medyumik bilgi olarak mi algilamalyiz, demistim kendime.

Bir sizofren kız , 'boşluk , seytan ve kücük 'adli üc karakterden sözeder. Erkek arkadasiyla ilskiye girerken seytanin ona cehennemde yanacağini söylediginden , kücügün ise saklandigindan vs..Simdi bu sesleri duyan kız, bize başka yogunluklardan mesaj veren bir medyummu demeliyiz .

Belki negatif yogunluklarin etkisi altinda vs... Psikoz belki negatif yoğunluklarla temastır diyelim ..Nihayetinde bu korkunc birsey. Bir iskence ..Peki öyleyse biz nasil her , yukaridan bilgi geldi , vizyon aldim denildiginde bunun psikolojik bir sorun olmadigina, gerçekten bir bilgi olduguna inanabiliriz.

Ben en büyük yabancilasmayi bu noktada yaşadim. Bana cok uzak birseydi bu , cocukken dahi karanliktan korkarken gözlerimi acmamamin sebebi , bir hayal görürüm duyarim ;korkusu idi, yinede gözlerimi en sonunda actığımda bir kez haric hicbir zaman birsey görmemistim. Yani o yaslarda ,cocuklarin hayali arkadaslarinin olabilecegi dönemlerde bile , halüsinasyon görme duyma fikri aklen psikoz la alakali birsey olabilir diye korkardim. Ve böyle birinin nasil tam zitti insanlarla yolu kesisir dedigimde kendime, cevabi bulmamda cok sürmedi.

Beynimin bir lobunu kullaniyordum sadece , mantigimi.. sezgilerimse ailemden öğrendigim gibi, geri plana itilmisti ve zıt gözüken ama ihtiyacim olan seye cekilmistim aslinda. Öte taraftan akla egitime herseyden cok önem verilerek büyütülmüs olsamda bu aslinda kesinlikle en dogru adimdi, cünkü önce mantigi yogunlasmadiginda insan sezgileri mantikla dengeleyemiyebiliyor ve gördügü halüsinasyonların, seslerin kendisinin özel insan olduguna isaret eden bir hediye oldugu zanniyla, aydinlanmis bir rehber , yüce bir insan oldugu inancina sürüklenebiliyordu.

Hani o dinleri sömürenler..Kimileri onlari bir peygmaber gibi görüyor ve tuhaf geliyor hani. Bizim her ses duyanlari medyum zannetmemizden ne farki var peki. Ayrica bu medyumluk olayı bana gercekten cok garip geliyor. Onlarca bilgi varken , hangi bilgiye ihtiyacimiz var ki, bu medyumluk olayini bu kadar önemsiyoruz ben anlamiyorum dogrusu.

'Gördügüm benimdir peki görmediklerim'. Hersey bir ise, sonsuz olmali zira ancak sonsuzlugun 'dısında' birsey olamaz, peki sonsuzluk bir isme sigarmi. 'Ya sonsuzluga bakan bir göz, sonsuzlugun tamamini görebilirmi'. Bana göre dünyanin en büyük kirilma noktasi bu. '

Aynada sacimiza bakarken , ayaklarimizi görmüyor olusumuza dayanarak, ayaklarima bakmadigima görmedigime göre , onlar benim degil diyoruz ' ve sen bunu dahi evirebilecek kadar kurnazsin dünya..

Öte yandan , herseyi ayirdigin böldügün icin de , mutlugunun bedelii daima aci olacak cünkü ayirdigin müddetce ,eksik kalacaksin , dolayısıylada mutlugun eksik olacak ,haliyle , eksilen mutlulugun arayisina gireceksin. Mutlu biri, mutlulugu ararmi.

Oysaki kime sorsan mutlulugu ariyor, en güzel evi olsa, daha iyisini istiyor, sahip olamazsa da , mutsuz oluyor. İnsanlar dini, rusalligi satiyor ve öte yandan parayı kazanirken böylece , kazanarak kaybettigini görmüyor.

Müslümanlar secildiklerine inanirlar, hristiyanlarda, yahudiler degil secilmis , Tanrinin halki olduklarina. Bir kısım spritüalistte...Tipki o dini sömüren liderler gibi. Herkes secildigine inaniyor yani, bir garibim ateisti deisti vs..dinsizleri secilmemis bu dünyada. Ne yaparlarsa yapsinlar , cehennemin yolunu tutacaklar.

Kibrin alasini spritlistlerde gördüm demistim ya , en cok tartisilan seyin, spritüel anlamda ileride geride vs..olmak oldugunu gördügümde , eski bir üyemizin söyledigi sözü kavramistim. 'Sprütüalistler kiskanc olur' demisti ,spritüalizmi yeni ögrendigimden hepimize söyledigi bu sözün sadeligi karsisinda gülerken , insanlarin bir kisminda nasil öfke olustugunu gördügümde sözlerinin dogruluk payini düsünmüstüm.

Annem ,daima senden daha fazla bilenle senden önde olanlarla ol ; demiştir ve evet, simdi gercekten degisik bir yetistirilme tarzimiz oldugunu daha iyi görüyorum cünkü insanlar ruhsallik sözkonusu iken dahi , hep daha ileride olmak istiyor , dünya böyle bir yer ve annem bizi bu dünyaya göre yetistirmedi demek ,bu sebeple aydinlanmis üstat numarasi yapmadim hic , pek cok kereler soran oldum tam aksine, cünkü benden bilgide önde olanlari ariyordum bana ögretebilmeleri icin , annem böyle öğrettigi icin.

Ama annem bizi yanlis egitmisti cünkü bu dünyanin kabülü bu degildi. hep daha ileride ol , olmasan bile öyle gözük anlayisini algiyabilecek durumda degildim ve dolayisiylada aslinda olmakta olanin, spritüel ego , ticaret vs..oldugunu görmekte oldukca zorlandim. Bu da aklima yeni gelen bir olasilik. Belkide olasiliklarin hepsidir,kimbilir..

Spritüel insanlarinda paraya ihtiyaci olmasi, spritüelligi asla satmamis rehberlerden yararlanarak para kazanmayi aklamaz. Ben hicbir zaman sprütelligi satmayi düsünmedim ama kendime göre ayrica bir meslegim olduguna göre , onun vasitasiyla para kazanabilirim.Hatta cok para kazanabilirimde, spriteül olmak neden fakir olmak zorunlulugu olsunki. Ama tıpki kanal mesajlarininda söyledigi gibi, kalbi acik olmayan biri özünden kopabilir ,hirsa kapilabilir ve sonunda ruhsalligi bile satmayi düsünebilir. Sonuc ortada.

Hani o dini sömürenlere hirsiz deniyor ya.. Üzgünüm ama herkese ait olan ruhsaliigi satmaknın bundan farki var mı. Reikiyi ilk kez Türkiyeye getiren kisinin kimseden para almadigini biliyormuyuz peki. Ve usuinin sadece reikinin degerinin anlasilmasi icin belli bir miktar sonradan aldigini.. Enerji Usuiye ait degilki satsin.

Reiki vs..derken yaninda bilmem kac cesit enerji uyduruldugunu ,bir kesim tarafindan , danismanlıklar üzerinden muazzam paralara yol alan bir reklam vazifesi gördügünü.. Sevgiden sözeden Maharaj benden zaten heryerde olan bilgi karsiliginda para isteysedi, arkama bile bakmadan giderdim zira parayi önde tutan biri , digeriyle birligi yani sevgiiyi nasil önde tutacaktiki.

Ya melek dedigimiz diger yoğunluklar.. Melek koclugu adi altında , kendileri vasitasiyla dahi para kazanilmasina razilar mi.. Ben bir tahminde bulunayim, bence degil buna razi olmak, en önemsedikleri seylerden biride bu belkide.

Bir vakitler umutsuzdum ,ailevi saglik sorunlari vs..hersey üstüste gelirken , reikiye uyumlandigimda insanin nasil sömürülebilecegini ögrendim. Bu tür seylere tepkim birazda bu sebepten.Sevgiden sözetmek yani 'paylasmaktan' ama herkese ait olan ruhsalligi bile para almadan 'paylasmamaktan'...

Belkide birligi idrakin önündeki en büyük engel ,bizi dogallimizdan koparan spritüel tanimlarimizdir aslinda. Tanimsiza yani sonsuzluga,tanimlarla yani sonlularla ulasmanin bir yolu var mı.

Edited by - pandora76 on 27/04/2017 21:42:54
Go to Top of Page

bulut
Elmas

565 Posts

Posted - 28/04/2017 :  10:07:30  Show Profile  Visit bulut's Homepage  Reply with Quote
Sevgili pandora 76,

Yazın üzerine çok düşündüm.Spiritüel duyarlık ile öteden beri iç içe olmama rağmen hiç ruhsal çalışmaya katılamadım.Sanırım nedenini ifade etmişsin.Ancak bu yoldan para kazananlara diyeceğim bir söz yok.Kendi seçimleri.Bu nedenle mahalle medyumuna gidip numaratörle sıra alanları da kınayamıyorum.Yine kendi seçimleri.Bu akla şu soruyu getiriyor.İnsanlar tercihleri konusunda birbirlerine yardım etmesinler mi.Elbette edilmeli.Örneğin senin yazın beni duraklattı.Değerlendirme yaptım.Olası çalışmalara katılma konusunda kendimi haklı bulmama yardım etti.Çok teşekkür ederim.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  16:57:29  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Sevgili bulut;
Olasi calismalara katilmak senin tercihin,tipki benim de seninle uzun zamandir fikir alisverisine girmemeyi tercih edisim gibi cünkü zamanla gördüm ki, herkesin kendi rengi var ve rengin ancak sana benzer renklere hitap edebilir.

Bizim rengimizin hicbir zaman benzer titresmedigini anladigim ama ayni zamanda seninde renginin parlamasini istedigim icin senine diyaloga girmemeyi seciyorum uzun zamandir, insanlarin tercihlerine saygi duyan biri olarak inaniyorumki benim de bu tercihime , kendi rengin kadar baska renklerinde parlamasina saygi duyarsin..

Bu düsüncede oldugum icin bugüne degin hicbir vakit bu forum disinda bir yerde yazmadim , nihayetinde herkes eninde sonunda kendi rengine cekilecegine göre , buraya yolu düsen biri kisisel sayfada yazilmis yazilari okumak yada okumamak gibi bir secenegede sahip olacakti. Kryonun cok önceden söyledigi seydi bu,düsüncelerini heryerde degil, sadece kendi alaninda paylasmak ve böylece digerlerinede izin vermek.. Kryonun sözlerine katildigim icin bende bu yolu izledim.

Bunu yanlis anlamamani umuyorum ama gercekten böyle düsünüyorum. İnsan zamanla degisiyor, bir zamanlar yaptigi seyleri yapmanin gerekmedigi vakitler geliyor.Sana benzer renklerle katilacagin calismalarin dilerim sana mutluluk getirir. Sevgilerimle bulut.


Edited by - pandora76 on 02/05/2017 17:07:22
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  20:34:09  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Önceki yazimda 'kirici olmamasini umuyorum ', dememin sebebi, spritalistlerin bir kismi icin bunun cok kirici oldugunu bilmemdendi. Duyulan her ses yada görülenin , diger yogunluk bilgisi olduguna olan tam bir inancın konu olmasi, bir kisim spritüalit icin belkide en kötü sey.

Seneler önce ablamin yasadigi deneyimden sözetmistim , üniversitede iken , 'ya ateist olacaktim yada dindar 'diyerek ciktigi yolda kapanmayi secisi ve sonrasinda bir tarikata girisi. Eve geldiginde erkek kardeslerimizin yaninda dahi kapanmasi gerektigini ve beni dinden ciktigim icin öldürmesi gerektigini söyleyişi..Tarikat lideri böyle ögretmisti cünkü ve bana özkardesine , mürted oldugu icin öldürmesi gerektiginden sözederken birsey söyleyememistim bile cünkü inanilmaz birseydi bu.

Ablam su an erkek kardeslerinin yaninda kapanma zorunlulugu görmüyor veya beni öldürmesi gerektigini düsünmüyor ama bu sürecte cok üzülürken , ailesi olarak bizim buna dahil olmamamiz mümkün degildi. O vakitler öyle bir hal icindeydiki, tarikatinin lideri ona kötü davranmaya basladigi halde bunu, daha ileri bir asamaya gecisinden yani liderinin sevgisiden kaynaklandigini ileri sürüyordu.'Karar veremiyordu cünkü kararlari lideri veriyordu' .

Atatürke böylesine sevgi duymamin bir sebebi de bu aslinda. 'Birgün sözlerimle bilim celisirse bilimi secin 'diyen bir adama duydugum sevgi ve saygi , birazda kardesimin tecrübesinden ileri geliyor. Din adina kafa kesenlerle , kardesini mürted olusundan ötürü öldürmesi gerektigini söyleyen anlayiş arasinda cok büyük bir fark yok aslinda. Demem o ki,bugün dünyada tüm şiddetiyle süregiden inanc savaslari aslinda önceden beri icimizde vardi sadece günü geldiginde olanca kuvvetiyle yüzeye cikmis olmasi, bunun daha fazla farkina varmamizi sagladi.


Edited by - pandora76 on 02/05/2017 20:39:28
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  20:56:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
En son , bir kanal mesajinda , 'kaleminizi serbest birakin ve yazmasi icin bekleyin' vs..gibi seyler okurken , ablamin yasadigi seyin aslinda farkli görünümlerde ama heryerde oldugunu gördüm. Ve evet , ablamdan ötürü bu seye daha yogun bir tepkim var zira ablam özgürce sectigi bu yolda, beni öldürmekten sözediyordu zamaninda. Ablamin özgürce sectigi yolda beni öldürme özgürlgüne saygi duymam gerektigini de düsünmedim dogrusu. Ve ailem akla daha fazla önem vermeseydi , ablam su an kaybolmus biriydi.

Kryon , Mikail vs.. bunlarin disinda bugüne degin ,21 aralikta intihar edecegiz, hoplayip ziplayacagiz üstün insana dönüsecegiz vs..gibi bilgilerin hicbirinin gerceklestigini görmedim . Madem bu kanal mesaji oldugu iddia edilenler gerceklesmemistir , öyleyse bunun acikalamasi nedir?

Asla cevaplanmamis ve cevaplanmayacak veya evrilip cevrilecek onlarca sorumdan birini daha yaziyorum , biliyorum ki sorunun cevabi , 'cevaplanamamazliginda'.

Ra bilgileri 21 aralikta kıyamet kopmadigi yani hasat baslamamis gibi gözükmedigi icin tartismaya acilmamalimiydi. İste buna tapinmak denir, sorgusuzca inanmaya . Sadece müslüman hristiyan veya yahudi degildir tapınan , Ra Kryon, rehber insana da tapinabilir insan.

Birde söyle sorayim. Negatif yogunlukla temasmiydi o gerceklesmemis üst yogunluk bilgileri. Ve insan neden hoplayip ziplayan üstün varliklar dönüseceginden sözeder peki , 2012 ye dair. Benim icin üstün insan hoplayan ziplayan degil ,saglikli, bilgili, uzun ömürlü , akli ve sezgisini dengeleyebilen insandir. 21 aralikta kıyamet kopsa idi, ben kendi üstün insan anlayisima dönüsmek isterdim , hoplayip ziplayan tuhaf birseye degil. O vakit buradaki sorun ne?

Belkide aslinda o insanlarin üstün insana dair fantezilerini kanal mesajiymiscasina aksettirmeleriydi. Belki bilinçaltında ki birseyi ortaya sürerken , hoplayip ziplayan üstün insandan sözeden sesler aslinda sadece normal olmayan birseydi.

Hani cennet fikrinden sözetmistim, nehirler ırmaklar degil, ben cennette denizin olmasini isterdim , demistim.. Sahil cocugu olarak ben napayim irmaklari olan ama denizi olmayan cenneti. Ama arap olasydim , kesinkle irmaklar isterdim..

Yani herkesin cenneti ancak 'hayal ettigi'birsey olabilir, illa yukaridan gelmis bir bilginin izi olmayabilir..

Diyelimki sadece negatif yoğunluk etkisi,bu durumda demek ki negatif yoğunluklarla temasta kurulabiliyor demek. Öyleyse bunu düsünmemiz ve her , 'sunu görüp duyuyorum ', denildiginde buna kesin bir inancla bakmamamiz gerekmiyor mu.



Edited by - pandora76 on 02/05/2017 23:02:37
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  21:11:36  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Peki gercekten sevgi varsa kalbimizde , bu durumdaki insanlarin yasadigi eziyeyetten özgür irade adina sözetmemeyimi secmeliyiz. Ablam o durumda iken, ona olan sevgimiz adina , bundan sözetmemelimiydik , beni öldürmekten sözederken üstelik?

Veya birbaska sey.. Anksiyete , manik depresyon , vs.. hepsi tibbi terimler yani ruhsalligin ortaya cikardigi seyler degil ve bugün , tek bir seansta dahi panik atak gibi bir sorunun düzeltilebileceginden sözederek o kadar para alinmasi ama öte yandan diger tibbi terimler olan psikoza deginilmemesi garip degilmi.

Cünkü bunlardan da sözedilseydi,tüm , sunu duyuyorum,görüyorum ;denilenlerin bir üst yoğunluk teamsi olduguna inanan spritüel yollarla tedavi edecegini söyleyen biri, 'sizde psikoz olabilirmisiniz'sorusuyla karilasabilirdi.

Boşluk şeytan ve kücük adli 3 karakteriyle konuşan kızın durumu tam olarak nedir bunu bir uzman daha iyi söyleyecektir öte yandan bu kız hakkinda aklima gelen ilk sey , icindeki cocugun büyümek istememesi ve bu benliginin böylece 'kücük 'adli karakteri yaratmasi ve 'şeytaninsa', büyümekten ötürü gelisen sucluluk duygusuyla ortaya ciktigi idi. Bu sizofren kizin öyküsü internette var. Erkek arkadasiyla iliskiye girerken cehennemde yanacagini söyleyen yani icindeki sucluluk duygusunu yansitircasina cezalandiran 'şeytan karakteri'.

Bu durumda milyonlarca insan var peki bize hangi yogunlugun bilgisini tasiyorlar.?

Veya , 'bu mesajin okundugu tarihten itibaren buna uymayanlar cezalandirilacaktir', gibi kanal mesaji oldugu iddia edilenler , bu cezalandirma yetkisini tanridan mi aldilar ve bize iletiyorlar? Peki neden o mesajlara uymayanlar cezalandirilmadi yani gercekten bir üst yogunluk bilgisi iseler neden dogru cikmadilar.

Bir psikolog olmadigim icin yeterince dogru gözlemlerim olmayabilir ama öte yandan aklimda belirenlere engel degil.Adolf hitler cok uc bir örnek ama bence su sözleri dikkate deger.

bir hıristiyan olarak taşıdığım hisler, beni bir savaşçı olarak yüce tanrıma ve kurtarıcıma götürüyor. ve yine aynı hisler bir zamanlar bir kaç kişiden oluşan havarileriyle yalnızlık içinde yaşayan o adama götürüyor beni. tanrının gerçeği olan o büyük adam yalnızca ilahi acı çeken biri olarak değil, bir savaşçı olarak da yücedir; yahudilerin ne olduğunu anlayarak, beni onlara karşı savaşmaya çağıran da o'dur. bir insan ve bir hıristiyan olarak incil'de isa'nın nasıl öfkelenip kıyam ettiğini, eline kırbacını alıp o engerek (yahudileri) soylarını babasının mabedinden nasıl kovduğunu anlatan bölümleri sonsuz bir aşkla okudum. dünyanın kurtuluşu için bu yahudi zehrine karşı girişilen mücadele ne kadar da müthişti"

Kendini İsayla özdelestirmis bir karakter ve İsa gibi yahudileri cezalandirmak adina , milyonlarca yahudiyi katleden biri ...duyulan her ses veya görüntünün üst yogunluk bilgisi oldugunu savunan lar icin dahi, deli olarak nitelendirilirdi Hitler , tehlikeli acimasiz... ama is bizim duydugumuz seslerin de her daim normal birdurum olmayabilecegi ihtimaline gelince , bize dokunur.

Bir insan , kendini İsa ile ile özdeslestirip , milyonlarca yahudiyi öldürerek İsanin öcünü almaktan sözedebilir ve bunu yapabilirde ,onca insan niye öldü, üstelik almanlar ona inandilar, gercekten de İsanin öcünü aldiklarini düsünecek kadar ..peki Özgür iradeleriyle hitlerin pesinden gitme haklari yokmuydu ve yahudileri İsanin öcünü almak ugruna öldürme haklari?

,

Edited by - pandora76 on 02/05/2017 23:06:08
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  22:03:58  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Negatif yogunluklarin obsede etmesinden sözeden kaynaklardan biride Dr Bedri idi yanlis hatirlamiyorsam .Bunun dogal bir sürec oldugundan sözediliyordu ve ben buna , negatif yogunluklarin obsesyonu gözüyle bakabilirim. Hersey bir ise, biz her ne kadar negatifleri kendimizden ayirsak bile, onlari kabullenebilmek icin zaman zaman negatif obsesyona ugramamiz aslinda aciklanabilir birsey.

Öte yandan kanal mesajlarinda sözü edilen birsey de, negatiflerin insanin ancak negatif özelliklerini tetikleyebilecegiydi. Bence bu cok uygun. İnsan sahip olmadigi birseyin tetiklenisinede sahit olamazki. Hersey bir ise negatif yogunluk dedigimiz sey bizden ayri birseymi ?

Mesela kendini peygamberle özdeslestirmis bir insan tipki peygamber gibi, Tanridan emirler getirdiginden sözedebilir ve dinde sözü gectigi gibi emir ve yasaklara deginebilir veya dine yönelimli degilse, güncel spritüel tanimlarla yani bir üst yogunluktan görüyorum duyuyorum, sevgi vs.. sekline dönüsebilir.

Eger bu düsüncelerim gibi degilse, yine vurguluyorum, neden söyle görüyorum duyuyorum , diyenlerin söyledigi hicbir sey geceklesmedi?Sorun benim düsündügüm gibi degilse sorun ne?

Atatürk'e haksizlik etmenin elestiri olduguna inananlari görürüm cokca. Onu sevme zorunluluguna inananlar kadar garipserim onlari. Atatürkü sahte sözlerle seven birinden daha makbul olan benim icin O'na hakaret etmeyen ama sevmedigini söyleyebilendir ve hem niye herkes onu sevmek zorunda olsun ki. Puta tapanlar putlarinin herkes tarafindan sevilme zorunluluguna inanirlar.

Atatürk'ün devrimleri veya Tuncelinde olanlar vs..hepsinin düsünülmesi gerekliligine inanirim , hatalari veya günahlari varmiydi varsa nerede hata yapmisti vs.. ama sanki kendi icinde herkese özgürce yaklasmis, herseyi çözmüs ve Atatürk gibi elini tasin altina koymuscasina O'nun eylemlerini , 'ay ama cok dikkatör führer'..gibi tanimlayarak entellektüel oldgunu sananlara dogrusu gülüyorum elimde olmadan. Üstelik Atatürk ün eliyle gerceklesmis devrimlerin getirdigi haklari kullanarak onu haksizca elestirmek..

Bizim ülkemiz böyledir, asla bizim icin gercekten birseyler yapmis degerleri görmeyiz yeterince , kaldiki bu sebepten su anda layik oldugumuz gibi yönetilmekteyiz.

Atatürk gibi bir karakteri yani akla bilime önem vereni icinden cikaran bu milletin köklerinde Onun özgürlükcü cizgisinin olduguna inanirim yine de. Saman türklerde kadin erkekle birlikte savasirdi cünkü türk milleti göcebeydi, ve göcebeler sürekli savasmak durumundaydilar, erkekler savasta iken halki korumak , genc kadinlarin yapabilecegi birseydi. Bu ise kadinlara özgürlük getiriyordu,. Bir arap gezgin türk illerine vardiginda türk kadinin kapali olmamasina olan saskinligini dile getirirken kadin ona, diger kadinlar kapali da olsalar tecavüz yaygin bir suctur ama bizim kadinlarimiz acik olsalarda töremizde tecavüzün cezasi ölümdür bu yüzden tecavüze fazla rastlanmaz..diyordu.

İşte türk milletinin köklerinde şaman gecmisin özgür ruhu varken , Atatürk gibi muhtesem birini bagriından cıkarmasida aciklanabilir birsey. Kırmizi kurdela bağlamaktan sag ayak atmaya kursun döktürmeye kadar pek cok dinsel sanilan ritüelin, şamanlardan kaldigini biliyormuyuz.

Peki özgürlügün karşiti ne . Elbette kölelik. Tipki son yillarda yükselmekte olan sey gibi..Bir agacin dallari yükseldikce köklerininde iyice derinlere gömülmesi gibi.

Ama Atatürke inanmak , sözünü etmek fakat bilime yöneltmesine karisin ,'sunu görüyorum duyuyorum' , gibi seylerin icinde olmak ironinin alasi.

Hitlerin kendisini İsa ile özdeslestirmesi gibi, kendini Hz. Muhammet'le özdeslestiren ve üstelik İslam dinine göre son peygamber o olmasina karsi , bir peygamber gibi, su su tarihlerden itibaren bu mesaja uymayanlar cezalandirilacaktir ;minvalinde buyruklar getiren insanlar.. Veya dine yönelimli degilse , daha yumusak tabirler getiren ama yinede kendini medyum zannedenlerden.

Atatürk'e olan sevgimin bir sebebide , 'birgün bemim sözlerimle bilim celisirse bilimi secin' demesidir. İnsanin, sezgilerin yanisira akla da sahipken , akli geri plana atip , her sunu görüyorum duyuyorum ;lara bir kanal mesaji gözüye bakmak bana normal gelmiyor.

Edited by - pandora76 on 02/05/2017 23:10:16
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/05/2017 :  22:25:09  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Elbette bu dünya kosullarinda kimse tam manasiyla psikolojik anlamda mükemmel degil,olamazda , pek cok insan depresyon gecirirde farkina bile varmaz durumun veya terör eylemlerinin artmasiyla birlikte anksiyetenin gelismesi cok olagan veya diger nevrotik sorunlar vs...ve herkes biraz narsist olabilir , begenilmek ister, niye istemesinki? Ama herkes begenilmek adina baskalarina zarar vermez.

Yanlis animsamiyorsam , spritüel anlamda şisme olarak tabir edilen birseydi bu. Kendini önemli bir karakterle özdeslestirmek.. Mesela peygamberlerle.. Ve onun gibi , yasaklar emirler getirmek..

Annem ,' hayatta en önemli sey dengedir 'demisti ne doğru söylemisti . Akil ve sezginin dengesini basarabilirmiyiz diye düsünmüstüm. Einstein , evrenin sabit olduguna inaniyordu ama tam aksine evrenin genisledigi ortaya cikinca , kozmolojik sabit icin en büyük hatam demisti.

Bizim durumumuz , ortada bariz bicimde duran seyi , sadece hakli olmak adina görmemeye benziyor. Cünkü , 'söyle görüyorum söyle duyuyorum 'demisken onca zaman , simdi bunun bir sorun olabilecegi ihtimalini düsünmek, spritüel egomuzu yerle bir edecek. Demekki okadar doğru degilmis bildikleri , demekki yeterli bir rehber veya yeterli bir spritüel düzeyde degilmis ..gibi.

Ben Maharajin söyledigi hicbirseye iyice düsünmeden , dogrudur demedim cünkü ömrüm boyunca kimseye hatta en fazla inandigima bile biat etmedim. Maharajin , ' evren kendini kendinden yaratir' anlamindaki sözlerinin , bir bilim insani olan Hawkingin kuantum fizigiyle vardigi, 'evrenin kendini kendisinden yaratmasina' dair söylemleriyle benzerligi benim icin ilgi cekiciydi.

Bir gün cern deneyi gercekten basarili olabilse , ve evrene dair gözlemlenmis sonuclar verse , biz buna degilde , sezgilerimizle bize gelen zit bilgileremi inanacagiz. Oysaki su an kullandigimiz elektirik, cep telefonu vs...kisacasi bize hizmet eden pek cok sey , tamamen bilimsel yani akla dayali olarak ortaya cikarildi. Demek istedigim su. Madem sezgilerimiz tek basina yeterli , neden bilim yani akildanda yaralaniyoruz?

Öyle bir ego var ki , bu kadar acik birseyi bile cevirebilir,Hani hep diyoruz ya biriz sevgiyiz vs..bunlarin hepsi laf .. Biz digerlerini gercekten seviyor olsa idik , bir cocugun bile anlamamasi olanaksiz birseyi anlamamazliktan gelmez,sunu duyuyor görüyor ;zanniyla eziyet cekilmesine seyirci kalmazdik.

Bu spritüel ego oldugu sürece digerlerini sevmemizde mümkün degil zaten.Pek bakmam ama bir ara bir spritüel bir siteye bakinmistim orada bir iskelet resmi vardi, dev gibiydi ve yaninda biri. Devler gercekmis , deniyordu ,Kur'an da devlerden olusan ad kavminden sözediliyorsa eger buna dair bir delildi sonucta. Resme bakinca ilk aklima gelen , devler varsa ve iskeletleri bulunmussa bunun medyada nasil yanki bulmadigiydi sonra resimlere dikkatle bakinca , tuhaf birsey oldugunu hissettim , dev iskelet ve adamin resmi birbirine monte edilmis gibi duruyordu ve arastirinca bu resmin gercektende uydurma odugunu ögrendim .Bana garip gelen , oradaki spritüelleirn hepsinin buna hic düsünmeden inanmasiydi. Üye olup yazayim , bu resim gercek degil; diye düsündüm ama sonra vazgectim cünkü bu fikir hoşuma gitmemisti.

Spritüel egonun farkina variyordum gittikce , 'bunu nasil ben farkedemem' denecegini, nasil kirilacaklarini, tipki son yazimdan sonra oldugu gibi. Ben kibrin alasini spritüellerde gördüm ;derken bundan sözediyordum iste. Spritüalizmle ilk tanistigim vakitlerde, spritüellerin bir ksiminin , artik isteklerimiz yokoluyor , hasat uzak olmamali anlaminda seyler dediklerini hatirliyorum.

Tuhafima gitmisti cünkü insanin , o 'tek olanin arzusu' iken ,' arzulamamasinin' nasil mümkün olabilecegini algilayamiyordum.

Spritüalistlerin bir kisminin tipki müslüman hristiyan veya yahudiler gibi secilmis olduklarina inandigini düsünmeye başlamam birazda böyle oldu. Oysaki Kryon , spritüellikten haberi olmayan ama spirütüel insanlardan sözediyordu. Artık fazla arzulamayan egosuz aydinlanmis üstatlar gibi hasada yani 4b ye gecmeye hazirdik öte yandan 21 aralikta dünyanin sonunun gelmemesi, bu spritüel rüyaya en büyük darbeyi vurmustu .

Hersey darmadagindi, yeterince dogru degildi bildiklerimiz, o vakit bizlerde aydinlanmis üstatlar gibi egosunu oldukca yenmis sevgi dolu insanlar degildik. Bir kisim spritüalistle farkliligim bu noktada iyice belirginlesiyordu cünkü ben akilla sezginin dengelenmesi gerektigine inaniyordum bu yüzdende bütün bu yanlis oldugu ortaya cikan bilgileri gecistirmek yerine , irdelemeye calistim. Ama dogrusu bu yolda iken , insanlara olan inancimi fazlasiyla kaybettim. Olmasi gerektigi gibi.. Cünkü böylece kendime inancim kalmisti geriye.

Sevgi dolu gözüken ve etkileyici duran kalplerin aslinda spritüel egolarini yada spritüel ticareti konusturdugunu,gercekte önem verdikleri seyin insanlar degil, spritüel konumlari oldugunu gördükce,..O dini sömüren liderlerin konumlarindan vazgecmemek adina dünyayi yakip yikmalarina benziyordu bu. Spritüellerin yanlisligi ortaya cikan pek cok bilgiyi buna karsin savunmaya devam edisleri. Ben ruhsalliktan habersiz hatta gülüp gecen insanlarin kimilerinde gördügüm samimiyeti , sevgiden sözeden ama egonun en büyügünü icinde barindiran sprütellerde bulamadim. Ve böylece bir kez daha anladim,' sevginin sözde degil, özde barindigini'.

Belkide aslinda egosunu reddetmekten daha büyük bir kötülük yok , spritüel gelisime. Spritüel insan aydinlanmis üstatlari taklit ederken, onlar gibi arzulamamak gerektigine öylesine inandirmiski kendisini , bastirdigi egosu böylesine derin bir bicimde cikiyor yüzeye.

Akilla sezgi arasindaki dengede son karar verici ne olmali diye düsünürken tam emin olmadigim ama büyük ihtimal verdigim bir sey geldi aklma. Bizler 4 , 5. yogunluklarda olsa idik, durugörü telepati vs..hepsine sahip olabilir , dolayisyla akilla tartma gereksinimine muhtac olmayabilirdik. Dolayısiyla bir peygamber misali gözüküp dini sömürenler veya spritüel ticaret yapanlari oldugu gibi görebilirdik ama öte yandan bu yeteneklere sahip degilsek su an, belki akıl ve sezgi dengesi bu yoğunlukta herseyi muhakkak akilla tartmak olmali. Hepsi bu..



Edited by - pandora76 on 02/05/2017 22:45:24
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 03/05/2017 :  17:26:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Unuttugum bir nokta.. İnsanlarin özgürce secimlerine yardim etmelimi; sorusu. Ben belkide en fazla özgürlük konusunu düsündüm ve Maharajin o sözlerini hatirladim. Önce özgür olun ;diyordu ve bence bu cok dogruydu.

Bir adada iki kisi bile olsa özgür degiller yeterince zira biri agaci yakmak istese , öbürü buna karsi cikacaktir belkide. Bence tanri bu sebeple birden fazla degildir , 'özgür oldugu icin'. Birden fazla olsaydi, özgür olmayacakti.

Oysaki dünyada bir tek insan olmadigina göre , yani insan sinirsiz bir özgürlüge sahip degilse.. Maharajin söyledigi gibi 'önce özgür 'olmali cünkü bu dünyada tek yani özgür degiliz. Öte yandan tek olsa idik dahi, dünyanin devamliligi icin agaclari kesme özgürlügümüzü kullanamayacaktik yeterince ve daha bircok seyi yapma özgürlügümüz yine bile olmayacakti. Yani dünyada oldugu sürece ,Tanrinin tek olmasi bile yeterli degil öyleyse , Dünyaninda ötesinde olmali.

Aynadan özgür olan yani karsisinda duranin yarattigi ne varki.Aynanin karsinda kendini izlemekten baska ne yapiyorki. Öyleyse Maharaj, zihne dair herseyin birakilmasi gerektigini söyerken dogru söylüyor olmaliydi. Sinirlidan sinirliya giderken yapilabilecek tek seyi sormustum hani. Yaniti bu demekki. Sinirsiz olmanin tek yolu ,sinirli oldugu 'zannini 'bırakmak olmali.

Cok eskiden biri , bütüne hizmet adina negatifligede hizmet etmekten sözediyordu , bu kendi tercihiydi öte yandan bunu pek anlayamamistim. Bizler birlige yani bütüne hizmet adina iyi kadar kötü dedigimizede destek verirsek bu nasil bütüne hizmet olabilirdiki zira negatifin amaci pozitifi yoketmekse ve bütün hem negatif hem de pozitiften olusuyorsa, bu durumda bütüne degil, bütünün yokolusuna destek olmus olmuyormuyduk.Öte yandan kanal mesajlari olsun Maharaj olsun , asla kendilerine soranlara, insanlarin secimlerine destek olmak adina negatifigede hizmet edin; dememistir.

İlk reiki masterimi hatirliyorum, reiki insanin kendi basina uygulamasi prensibi üzerine oldugu halde, hasta bir adamdan cok büyük paralar alarak reiki uyguladigini. Bütüne hizmet adina , insanlari ruhsallik adiyla sömüren lere mi destek olacagiz. Öyleyse dini sömüren ve insanlarin özgürlügünü alanlara ,Suriyeyi yakip yikinalarada mi destek olmaliyiz.Ablama , erkek kardesinin yaninda dahi kapanmasi gerektigini söyleyen bir anlayisa destek olmak?.

Ben yapamam , insanin zor durumda iken , yeri geldiginde oradan buradan para bularak borclanarak kendisine umut olabilecegine inandigi seye tutunurken , aslinda umutlarinin nasil kullanıldigina bizzat sahit oldum.Kötü dedigime de bütüne hizmet adina destek verirsem ne farkim kalir o kötülükten , bu durumda kötüye dönüsmüsken , nasıl birlige hizmet edebilirim. Kötü dedigime hizmet ederken sadece birligin kötü denilen yanina dönüsürsem , yansittigim dünyada kötülük baskin olmazmi.

Ayrica istesem bile yapamam, ruhsalligi satanlara destek olamam cünkü icim almaz. Ben hayatim boyunca bilgi insanligin ortak mirasidir diyerek , edindigim pek cok bilgiyi bile satmadim, ruhsalligi nasil satayim veya satanlara destek olayim.Peki icimden gecmeyen birseyi, kötü dedigimi yapmak , birlige hizmet adina , bana yani birligin bir parcasina kötülük olmazmi .

Ayrica dini sömüren liderler nasilki tüm olanaklari kullaniyorlar ve onlarin muhaliflerine cok az imkan birakiyorlar, benzer sekilde , ruhsalligi sömürenlerde gerek tv gerek internet kitaplar reklamlar araciligiyla , kendilerini ifade etme imkanini dibine kadar kullaniyorlar. Oysaki onlarin aksi hizmet sadece bir iki forumda ve birkac baska alanda .Öyleyse niye özgürce secim adina negatif yanima destek olayim ayni zamanda.

Dahada ötesi , hersey özünde bir ise, sadece aynada birden cok gözüküyor ise, o görüntülerin sonsuza dek kaybolmalari mümkün degil zira hersey bir ise sonsuz olma zorunlugu icinde ve 'hangi sonsuzlugu sonsuza dek yokedebilirsin ki'. Sadece bakisini cevirirsin., iyi yada kötü dedigini görürsün.

Dualiteyse eger , pozitif yanin olmasinin tek koşulu, negatifinde olmasi sonucta. Bir tek göz sonsuzlugun tümünü görebilirmi demem bundan. 'Bir tek göz degil tüm gözler olabilseydim' oysa , sonsuzlugun tamaminida görebilirdim yani aynanin karsisinda durmadikca bölmemenin imkani yok. Ve aynanin karsisinda duran biri negatif yada pozitif hangi secimi yaptigindan sözedebilirki.Aynanin karsinda duruyor ve izliyor sadece kendini , sacinin begendigi yani pozitif,begenmedigi yani negatif.

Hem bütün neden pozitif arti negatif olsunki.Dünyayi vareden isik, yani pozitifi ve negatifi yaratan , pozitifmi negatifmi. İsik iste, aydinlatmaktan baska ne yapabilirki.

Öyleyse aynanin karsisindaki secme zorunlulugu olmayan özgür , aynadaki ben degil. Belkide 'secme zorunlulugu olmamasidir özgürlük'..

Bütüne hizmet etmek mi istiyoruz veya özgürce secime, öyleyse Maharajin dedigi gibi önce özgür olmamiz gerekmezmi. Aynanin icinde degil, karsinda duran bir oldugunu idrak edebilir. Aynadaki her görüntünün kendisine ait oldugunu bilen .

Öyleyse gercektende Jundan maharaja ve aydinlanmis üstada kadar hepsinin söyledigi sey dogru. Dünyaya en büyük hizmet kötü dedigini dahi kendinde görmek . Cünkü aynanin karsisinda durmanin tek yolu bu. Ama bunu sonsuzluk asla ayrilamacagina ve aynanin
karsinda iken ayagimiza bakmadigimiz icin , görmüyorum öyleyse o ayak benim degil, dercesine yaparsak , eksik oluruz oysa ki birlik tam.

Ve Maharaj , karsiniza ne cikarsa kabul edin derken , bence bunu söylemek istiyordu. Zira bende gördügün kötülük senindir, demek sadece kendini salt iyi göstermek adina yapilan bir kurnazlikti. Demekki kurnazlik yani kötü denilenle birlige varilamiyor gercektende. Sen birlik felsefesinin varacagi sonuc , kötünün dahi sen oldugu anlamina geldigini gördügünde, kendini kötü dedigin olmadigini ispat adina böyle bir kurnazliga basvurursan ,aynaya hapsolmus görüntülerden biri olabilirsin sadece , bir degil.Cünkü kötü dedigini kurnazca ayirmisindir kendinden, eksik kalmisindir böylece. Oysaki sonsuzluk yani birlik , asla eksik degil.

Birseyi itraf etmeliyim, son zamanlarda bu kurnazliklari gördükce , bütün carpik yanlis bilgileri ve kanal mesajlarina inanirken onlarin bir kisim insan tarafindan gercekten okunmadigin görüp yani sistemin aslinda neye hizmet ettigini farkettikce, kendimi cok tuhaf hissettigim cok oldu Cünkü ayan beyan ortada olan seyleri tartismak durumu kendimi tuhaf hissettiriyordu .

Kimi zaman bunu düsünürüm , dünyadaki pek cok seyin neden bana bu kadar tuhaf geldigini. Belkide sebebi tuhaf olusundandir veya belkide onu tuhaf bulmak tuhafliktir. Hersey bir iken , tuhaf bulacak kadar birbirinden uzaklasmis dünyalar olmasida ayrica tuhaf:) Ama böyle olmasaydi, birlik oyunuda olmazdi, zira 'uzaklik olmasaydi, birleserek bir olma 'arayisida dogmayacakti. Neyse iste...

Edited by - pandora76 on 03/05/2017 17:38:02
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 19/05/2017 :  00:43:30  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hic uyustururucu kullanan birini tanidikmi. Cok eskiden sözünü etmistim böyle birinden. İnanilmaz güzel bir kizin uyusturucu icin erkeklerle takilmasindan.. Rüstünü ispatlamak arzusuyla yaptiklari... Ailesine , 'sizin istemediginiz gibi biri olabiliyorsam , secimlerimi özgürce yapabiliyorum demektir bu 'diyordu tüm davranislariyla.

Bir süredir kendimi sorguluyorum , hepsi bana öylesine anlamsiz geliyor. Bir soru geliyor aklima. İnsanlarin özgür iradelerine saygi duymaktan sözederken, kendi cocugumuzun tipki o kiz gibi uyusturucu bulmak icin erkeklerle olmasina razi gelirmiydik ;diyorum. Cocugumuzun uyusturucu kullanma özgürlügüne saygi duyarmiydik. Biliyorumki , cocugumun uyusturucu kullanma özgürlügü var ,diyebilecek kimse yok.

Kimseye olmasin ama uyusturucunun sonu ölüm. Ve dünyanin en özgürlükcü insani bile evladi uyusturucu kullaniyor ise mücadele eder, dogru veya yanlis yöntemleri kullanir ama yinede pes etmez. Sorunda bu ya zaten. Kendimizi 'cocuk gibi hissetmek'...

Ve biliyorumki bunu bir kisim sritüaliste sorsa idim , muhtemelen yine cevap alamayacaktim veya cevap evrilip cevrilecekti. Cünkü , ailesinin onaylamayacagi seyleri yaparak rüstünü ispatlayacagina inanan o kiz misali, insanligin önemli bir kisminin özgürce secim yapabilecek kadar olgun oldugunu ispatlama derdinde oldugunu gördüm zamanla. 'Hepimiz büyük olmak istiyoruz 'cünkü..

Ben secim yapabilecek olgunluktayim , cocuk degilim,diyen o kizin egosu geliyor aklima. Sonrasinda asil kabul edilmesi gereken bu ego öyleyse diyorum kendime.

Egoyu kabul etmek ne demek peki. Ruhsallik yolunda egonun olabilecegini kabullenmekten daha kötü ne olabilir ki. 'Egonun olabilecegini kabullenmeyen seyde ego üstelik'. Cünkü ruhsal insanlar egosuzdurlar ve ruhsal insan olmak , 'büyük olmak demek'...Digerlerinden daha büyük oldugunu söyeleyense ego .

Bu akilalmaz düzeni yasatan sey , bu kabullenilmemis ego demek. Okumaya ögrenmeye gerek duymayacak kadar olgun oldugunu düsünen ego.

Uzun zamandir birseyleri farkediyordum kendime göre ama hic böyle olmamistim. İnandigim onlarca insanin tek amacinin ruhsallik ticareti oldugunu , digerlerinin bir kisminin da sadece özgürce secim yapabilecek kadar olgun oldugunu gösterme cabasi icinde olmasi, düsüncelerimi altüst etti ve kanal mesajlarinda sözü edilen , son saliveristen; ne kastedildigini daha iyi gördüm. Can alici olanin ne oldugunu neden bu dünyaya doğmayi sectigimi artik eksiksizce biliyorum.

Ego ayriliksa, dünya ayri oldugumuz zanniysa , dünyanin kendisi egodur zaten;der iken , aslinda ne dogru birseye parmak bastigimi sonradan anladim. Bazen bazi seyleri anlamiyorsun o seyler olmakta iken , ama sonrasinda taslar yerine oturuyor disindan baktiginda .Ne hallere girdik olgun spritüalistler oldugumuzu veya ruhsalligi satmanin makul oldugunu ispat adina. Kendimide sorguluyorum ,bu seyin icinde oldugum icin, bu tuhaf durumu tam anlamiyla algilamakta güclük cekiyorum. İnsanlara zarar veren siyasetciler elestirildiginde , dedikodularini yapmamak gerek ;demis gibi olmakla esdeger , ruhsalligi satmanin ne kadar tuhaf birsey olusuna deginmeyi dedikoduyla bir tutmak.

Üzüldügüm sey , insanlari oldugu gibi kabul etmeli , gibi savunmalarin aslinda ruhsalligi satmayi normal göstermek yani elestirilmesine mani olmak icin yapildigini göremeyecek noktada olmak

'Biz gercekten iyi degiliz', sevgi dolu gözüken görünümlerin ardina saklanan niyetleri algilayamayacak durumdaysak hele ...hic iyi durumda degiliz..Kendimide dahil ediyorum buna, onca vakit herseyin spritüel ego ve paradan baska birsey olmadigini algilayamadiysam ben de iyi degilim.

Ve simdi spritüel insanlarin pek coguna inancini yitirmis biri olarak ,kendi icimde kendimi sorgularken buluyorum kendimi . Kimi zaman egomun yükseldigi oldu ve böylece benimde egom olabilecegini gördüm ,egoyu kabullenmek icin böyle bir illüzyon yaratmaktan daha uygun ne olabilirdiki ama son yazilarimda daha cok yapmam gereken birsey olduguna dair inancim baskindi. Bu seyin icinde oldugum icin son yazilarim ayni zamanda benimde yeterince iyi olmadigima isaret olacakti ama vicdani birsey baskin geldi. Yillardir okuyordum ,sesler duyuyorum görüyorum; gibi seylere seyirci kalmak beni en sonunda cok ciddi anlamda rahatsiz etti.

Cocugunun uyusturucu kullanma özgürlügüne saygi duymayacak insanlarin böyle birseye seyirci kalmayi 'kabul etmek' oldugunu savunmasi ikiyüzlülügün alasi. Biz ne hale gelmisiz!

Cok kötü birseyin icindeyiz biz, akil sinirlarinin ötesindeyiz.Sesler duymak görmek vs..buna ister ruhun obsede edilmesi diyelim ister sizofreni, nihayetinde bir insanin yasayabilecegi belkide en korkunc seylerden biri. Katatonik asamalara kadar toplum icinde kendilerini bir yere kadar idare edebilselerde , son noktada dünyayla baglantisini tamamen koparmis , kendileri ve baskalarina büyük acilar veren insanlar...

Sizofrenler cok zekidir ,duyarlidir vs..diyerek sanki siofreni veya ruhun negatiflerce obsede edilisi degil olumsuz tam aksine özel önemli birseymis gibi gösterilsede , bu insanlarin yasadigi sey ölümden beter.

Elbetteki aydinlanmis üstat taklidi yaparak ruhsalliktan para kazananlar , buna deginmeyecektir ,özgür iradeye saygiliymis gibi gözükmek ve ticarete devam edebilmek icin ama benim hicbir kazancim olmadigina göre , aciklikla söylüyorum. İster ruhun obsesyonu ister sizofreni diyelim, bu övünülecek özel birsey degil , ruhun obsesyonu adinida versek , korkunc bir hastalik sadece.

Cok gencken birini tanimistim. Bir kafede cay icerken cok cekingen haliyle konusurken bana bir anda cocukken tecavüze ugradigini söylemisti. Ben ne diyecegimi bilemez bir halde iken izin isteyip lavaboya gidip geldiginde bu sefer o cekingen insanin tam zitti biri vardi karsimda. o kadar sasirmistimki, ne diyecegimi bilmeden seyrediyordum. Cünkü simdi baska bir adi oldugunu söylüyordu .

Bipolardi,sizofren ... cocukken yasadigi travmayla basetmek icin , cok girisken kendinden emin bir baska karakter gelistirmisti ve ona bir ad bile vermisti. Bu insan medyum oldugu icinmi obsede edilmisti. Öyleyse eger neden cocukken yasadigi travmayla başlamisti bu durum. Cocukken tecavüze uğramasi gecmis hayatta yaptigi birseyin bedeli diyeceksek, cocugunuz uyusturucu kullaniyorsa bu da onun gecmis hayattaki bir sucunun bedeli diyerek karismayin , bu bedeli ödemesine izin verinki, karmasindan kurtulsun , derim. Bu düsüncenin sakatligini farkedemiyorsak hele, hicmi hic iyi bir durumda degiliz.

Sizofren veya ruhun obsede edilmesi . Nihayetinde obsede eden negatifse , bu insanin arzulamadigi karakterleri yani onda olmayan birseyi nasil varedecekti. Demek istedigim su. Kendisinde varolmayan birsey nasil obsesyonla dahi olsa varedilebilir. Dr. Bedri özellikle ilerlemis ruhlarin , negatifligi görmesi acisindan obsede edilebileceginden sözederken ... egosu sismis ve böylece kendini aydinlanmis üstat yada peygamber vs...zannedercesine hareket eden insanlarin , iclerinde olan birseyi harekete gecirmis olmaliydilar.

Edited by - pandora76 on 19/05/2017 03:01:33
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 19/05/2017 :  01:13:37  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Benim merak ettgim seylerden biri de su. İyi kötü bende uzun zaman hizmet ettim, belki egosal davrandim kimi vakit yani ruhumun gelisimi icin obsede edildim vs..Peki neden sesler duymak görmek gibi seyler yasamadim. Bunu gercekten düsündüm ve aklima gelen birteksey su oldu. Ben hata yapabilirim , yanlislara sapabilirim ama eninde sonunda daima aklimi özümü dinlerim.

Bilhassa eskiden yani rüyalarima kendimi bilincli olarak kapatmadan evvel bende rüyalarimda bazi seyler gördügümü anlatmistim öte yandan onlari pesinen akla uygun bulmayarak reddetmemis ama herbirinin ne derece dogru oldugunu gözlemlemistim.
Gercek hayatta sesler duysa idim , hemen bir psikiyatrise giderdim.

Bilimle kendi sözleri celisirse bilimin önde tutulmasini isteyen Atatürkcü yanimla alakali birsey sanirim. Su an dünya siyasetinde olmakta olan , kendini peygamber zanneden ve kendilerine kosulsuzca inanalarla , akli daha fazla önemseyen Atatürkcü anlayis arasindaki catisma degilmi. Orada ne varsa tamamen aynisi burada olmuyormu.

Kıyamet döneminde birden cok sahte mesihin ortaya cikacagindan sözeden ben degil, dinsel söylemler. Ve diyelimki bu dogru , su ana dek kendini mesih zanneden tanridan emir getiren ,sesler duyan halüsinasyonlar gören insanlar yokmu.

Astrolojiye pek cok insanin inanmasi onu gercek kilmis olabilirmi. Bu bence cok iyi bir fikir, neden olmasin. Öte yandan aklima bir soru getirmisti bu fikir. Böyleyse eger yani inanclarimiz sa gerceklegi belirleyen tek sey , neden milyonlarca insan 21 aralikta kiyamet kopacagina inandigi halde bu olmadi. Samimi söylüyorum bu geldi aklima.

Üzerinde düsünmek istedigim birsey bu ama 21 aralikla ilgili degil, inancin ne derece gerceklige etki edecegine dair. Bir cocuk yercekiminden habersiz yani yüksekten kendini biraksa , yercekimi yasasinca düsecegini bilmiyor fakat yere düsecegine dair bir inanci olmasa da düsüyor. Kollektif bilincdisimi dedim kendime o vakit. Kollektif bilincdisi yani atalarimizdan gelen yercekimine olan inancimiz öylesine kesinki, aksine kendimizi inandirmamiz zor. Belki aksine inandirabilseydik kendimizi, yercekimini altedebilirdik.

Kryon, eşigi gecmekte ;sözüediliyordu sanirim , astrolojinin gercekligine birgün ,insanlar inancak deniyordu , yada baska bir yerde. Hos aslinda var yada yok o da cok degil ,niye 8 yada 10 degilde ,7 kat gökyüzü , sorusu kadar önemsiz , önemli olan inancin gerceklikle bagi benim icin ama sanirim birsey daha vardi, İleride gercekten kiyametin kopacagindan ama bunun gecmiste degistiginden.

Hasat konusu beni ilgilendirmiyor cok ben dünyanin dönmesinden memnunum , mutlulugu bir baska yasamda cennette arayacak kadar mutsuz hayatan bikmis degilim,cennet varsa vardir, hasat olucaksa olur ve uygunsam giderim , bunu degistiremem sadece iyi yasamaya calisirim ,hasat olmak istiyorsam ,dünyaya dogduysam neden mutlulugumu onun ötesine erteleyeyim ... öte yandan kryona göre dünyanin sonu gelmeyecek hatirladigim kadairiyla.Yanlis hatirliyor da olabilirim. En azindan bizim düsündügümüz gibi olmayacak bu, Ra mı Kryon mu dogru söylüyor, bunu bulmak hasatla cok ilgilenenlere kalmis,ilgilenmedigim bir konu hakkinda benden sadece kücük bir sey.

Bana göre ,bu bir rüyaysa eger , bu dünyada mutsuz isek, ölüm sonrasi yaratacagimiz dünyanin bize mutluluk verecek bir cennet olmasini beklemek ne derece gercekci veya hasat olsa , bir üst yogunluga gececegimizden nasil emin olabiliyoruz ,bunu anliyorum diyemem. Tanrimi söyledi kesinlikle hasat olacagimizi.

Bir diger yogunluktakiler bizim gibi dünyamiza kayıtsiz yani sevgisiz olmadiklari icin dünyaya dogru yada yanlis veya yeterli yetersiz yollarla hizmet ettiler. Bir de isin bu yönü yok mu.

Biz sadece öte taraftaki cennet hayalimizle yasarken ama dünyamizin insanlarina kayitsizken gercekten hasat olacagimiza eminmiyiz.Hic hasat olmus o yogunluktakilerin tavri degilde bu ,bu yüzden soruyorum.


Edited by - pandora76 on 19/05/2017 03:20:37
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 19/05/2017 :  01:55:21  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Dilerim herkes 4bh ye hasat olur ve mutllugu orada bulur, diyerek ilgilenmedigim bu konuyu kendi tarafimda kapatiyorum.

Sigara icmenin dogru oldugunu söyleyen kaynagi ceviren o arkadasa en kizdigim vakitte bile negatif oldugunu düsünmemistim cünkü o bence gercekten inaniyordu 'iyilige'.
Disaridan sevgi dolu gözüken ve etkileyici duran pek cok spritüalist gözümde düserken bir kismi tipki o arkadas gibi,beni hic yanitmayanlardan olarak kaldi. Niyetin öneminden sözediyorum , özümüzdeki niyet güclü ise, yanlis yollara dahi sapsak eninde sonunda daima niyetmize dönecegimizden

Evet bende bazi seyler yasadim , zaten aklen uygun bu kanitlar olmasa asla innamazdim spritüalizme ...hemde pek coklari gibi asla gerceklesmeyen seyler degil,burada senelerce , tekrar tekrar dogrulanan kanitlardı bunlar . Kanal mesajlarini önce okursam gercekten onlarin söyledikleri dogruymus gibi hissettirir etkiler düsüncesiyle pek cok kereler özellikle ay sonunda yeni kanal mesajlarini okudum (akli devreye sokmak)ve yasadiklarima hatta bazi kelimelerime kadar bir sürü seyi, pek cok kereler kanal mesajlarinda okudum ,burada hep beraber sahit olduk bunlara..

Bu kadar rastlanti aklen olanaksizdi matematiksel acidan ve ben matematik ögretmenligi yaptim yani herseyi sayisal olasiliklarla matematikle tarttim yinede inanmamaya aklimca kilif bulmaya calistim defalarca.. burada tam ifade edemedigim korkular yasadim , cünkü ruhsallik denen sey gercektende mümkündü ama aklimi kulllaniyor olusum ,sesler duyup gören bir peygamber aydinlanmis üstat olmak gibi zanlara kapilmami galiba engelledi. Varsayalim negatifler bende işitme görme halüsinasyonlari yaratsinlar, bu ise yaramazki zaten ,zira ben bunlara kapilmam ,aklimi devreye sokarim ve belki bu sebeple sesler duymak isitmek gibi bir yolla obsede edilemedim.

Bu inanilmaz carpik, ego ve paradan baska birsey gütmedigi icin , insanlari kabul etmeliyiz demekten ötesini yapmayarak , kabul etmenin de ruhsalligi satmayi elestirmemek oldugu savindan yolunu bularak, özgür iradelere sözde saygili yani aydinlanmis bir rehber numarasi yapan düzenin cirkinligi ortaya serildiginde bir süre sessiz kalmak sonra devam etmek , evirip cevirmek , psikoloji dahi okumadigimiz halde bir psikolog gibi ruhsallik üzerinden para kazanmayi makul göstermek icin kabul etmeli sadece vs..., demek vs.. bu tür oyunlar bana sadece icinde bulundugumuz seyi gösterdi. İsin komik tarafi, kabule dair fikri bile özellikle belirten yine benim.

Ben eskisine nazaran olan herseyi daha cok üzüntüyle karsiliyorum. Kendi adimada üzülüyorum sanki kötü bir rüya görüyordum.,nasil oldu tüm bunlar ..diyorum kendime bazen.

Babama bir mafyaci , rüsvet verip uyusturucuyu gecirmekten sözetmis babamsa kabul etmemis. Ben hayatta yokmusum henüz ve parayi alsa imis, cok zengin olabilirmisiz. Adam , 'cocuklarin olmasaydi seni öldürürdüm' demis . Herkes ailesinden kul hakkina girmemeyi ögrenir elbette ama bizim ailemizde en belirgin seylerden biri bu idi, bu adamin genlerinde ölecegini bilse kul hakkina girmemeye dair birsey var.

Bu yüzden ruhsalligi satmayi bir an bile düsünmedim cünkü annem ve babam bize bunun vebalinin cok agir olacagini ögretmisti en cok ta.

Bu cok mutsuz insanlar ,mutlulugu ararken , kimileri kendi iclerindeki degersizliklerini degerli biri mesela bir peygamber veya bunun gibi önemli bir karektere vs.. ye dönüserek bastirmaya calisirken , onlarin icinde bulundugu durumu degil ifade etmek , tam aksine , özgür iradeye saygili yani aydinlanmis biri bir rehber gibi gözükmek adina körüklemek ...Nasil bir seyin icindeyiz biz!

Bir tek kaniti olmadigi halde kendini gezgin zanneden veya gezgin numarasi yaparak dahi para kazanan insanlari gördükce aklima sigara icmeyi normal bulan kaynagi ceviren o arkadasin , 'biz insanlik hastayiz' ;deyişi geliyor.Hepimiz egonun dibine batmisiz ve iste 'egomuz bizim hastaligimiz'.

O kadarki , ruhsallik ticareti , kitaplardan seminerine dernegine hertürlü reklama sahipken ve doğal olarak bu düzen kazanacakken , bir kisisel sayfada , dikkati cekmeyecek dogru yada yanlis yeterli yada yetersiz muhalefet dahi bize batiyor.

Kime sorsan gezgin ,21 aralik ta dahil tüm söylemleri yanlis ciksa da , kime sorsan medyum vs...öte yandan gezginler burada bir vazife icin bulunmakta iken ,olan tek sey cebini doldurmaksa ,bu nasil gezginlik anlamadim , ama seneler önce yazmistim , ne derece dogruydu haberci rüyamiydi vs...bilemem ancak benim rüyamda gördügüm tek gezgin 'oe' idi.

Gercekten gezginseniz sonsuza dek egonuzu şisirmeye cabalamazsiniz zira vazifeniz eninde sonunda sizi icten ice karsi koyamayacaginiz birsekilde kendisine cekecektir.,bir vesile ile. Peki herkes gezginse eger , nasil gayet güzelce bu düzenin icinde bir sorun yasamadan olmaya , ruhsallik üzerinden cebimizi doldurmaya devam edebiliyoruz.Nasil rahatsizlik yaratmiyor bizi'gezgin gecmisimizde'hic olmayan bu cirkinlikler?

Bu dünyada herkes vazifelidir, Qaan bu siteyi acmasa idi bunlari konusma imkanimiz olacakmiydi veya spritüellik cercevesi sart degil,hayvan haklarini koruyanlar bunu kendilerine vazife edinirken , hayvanlari önemsemeyenler tarafindan vazifeli degilmis gibi gözükselerde belki de en büyük vazifelerden biri icindeler, veya en basitiyle ben böyle bir adamla kadinin kizi olmasaydim , onlarin bana ögrettigi dogru yada yanlis seyleri burada paylasiyor olabilirmiydim.

Oysaki spritüalizmi dahi bilmiyorlar ama dogru yada yanlis, onlari yazmamin , sesler duymanin görmenin sizofreniye işaret olabilecegini ifade etmemin vesilesi oldular.

Hepimiz vazifeliyiz bu dünyada zira arayissa eger hayat, hicbirimiz aslinda ariyor olmaktan,yani arayis vazifesinden azini yapamayayiz.Sadece bazilarimizin vazifesi daha gözönünde.

Göz görür ayak yürür, gözün gözönünde olmasi , ayaktan daha önemli bir vazifesinin olduguna işaret degil. İnsan ayaklariyla yürüyor cünkü ve ayak yürütmeseydi insani,' gözü uzaklara götüremez' dolayisiyla dünyanin uzak köselerini görmesini bilmesini saglayamazdi.

Buna deginmemin sebebi , kendini önemli bir karakterle özdeslestirip önemli bir vazifeli olma arzusunun getirdigi obsesyona aciklik getirmek . Bir de oldugumuz sey ne ise o olmaktan ötürü mutlu olabilecegimizi söylemek.


Edited by - pandora76 on 19/05/2017 03:27:57
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 19/05/2017 :  04:43:11  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Abim anlatmami isterdi hep , birlige ve kuantuma dair bildiklerimi. Bense gecistirirdim sürekli , burada anlattigim seylerin neredeyse hicbirinden sözetmem ya gercek hayatta. En son israr ettiginde yine , peki; diyerek bildigim ne varsa anlatmaya calismistim.

Birsey söylememisti ,sözümü bir kez dahi kesmeden dinlemisti ama birgün ilk kez kisisel sayfasinda yani facebookta , bir psikolog dahi olmadigi halde iliskiler üzerine psikologluk yapan , sadece sevgiden özgür iradeden spritüellikten vs..sözederek cok güzel paralar kazanan bir rehberin yazisini paylastigini gördüm. Hicbirsey söylememistim önce bir süre ama bir vakit sonra , su an dünyamizda dinden sözederek sömüren o insanlar gibi, spritüel kelimelerden ,sevgi söylemlerinden yola cikarak , yani;

'Mutsuz insanlarin en cok ihtiyac duydugu seyi vererek' ,

cok para kazananlardan birinin yazisini alintiladigini biliyormusun, dedim ona. Bunu söyledim cünkü o benim kardesim. İnsan kendisiyle bir olanin cirkin bir sey icinde yokolmasina razi gelmiyor cünkü . Bir oldugunu sevebiliyorsun gercekten , dogru yada yanlis yöntemlerle ama asla ondan vazgecmiyorsun.Cocugununda uyusturucu kullanma özgürlügüne saygi duyamiyorsun cünkü onu gercekten seviyorsun .

Maharajda böyle diyordu , sevginin asla vazgecmediginden, kayitsiz kalamadigindan.

Maharaji onca sene önce okumustum ama simdi seneler sonra nasilda hersey onun sözlerine cikiyor ...diyorum demesine hayretle öte yandan da ,madem aradigim gercek onun sözlerindeydi , öyleyse bunca yolu yürümek niyeydi;diyorum elimde olmadan.İnsan ancak emek verdigi seyin degerini bilir belkide bu yüzdendir.

Gercegi yani sevgiyi satamazsin sattigin gercek sevgi degildir zira gercege yani sevgiye bicilebilebilecek bir fiyat bulamazsin , o öylesine degerlidir.' Sonsuzluksa 'gercegimiz, sonsuzluga nasil bir 'sonlu fiyat' bicilebilirki?

Abimden sözettim cünlkü onun spritüelkten para kazananlarin yaziilarini görmesi ama benim burada yazdiklarimi görmemesine deginmek istiyorum.Nasil görebilirdiki. Dernekler kendini tanitarak müsteri cekme amaciyla yazilmis hemde sadece internetten araklanmis,

( bunu ben degil bir ruhsal rehberin esi anlatiyor , esinin sadece internetten derledikleriyle nasil zengin oldugunu, eksi sözlügü okudukmu, tüm gercekligiyle iyi ki var bu platform... öfkeleriyle, bazen sevgisiz saygisiz gözüken tavirlariyla yani spritüellerin elestirebilecegi tüm hallerle ama 'gercek ligiyle'...)

Demem o ki, insanlarin görecegi ilk sey ruhsal ticaret cünkü bu sey heryerde.. Öte yandan kardesimin kalbinde benim kalbimdeki seyin varligini görüyorum, ayni anne babanin genlerini tasiyoruz nihayetinde, yani eninde sonunda bu seyi görecegini biliyorum.

Burada sözünü etmek istedigim bu düzene dogru yada yanlis yöntemlerle muhalefet eden bu kadar ücra kösede bir basligin nasil bu kadar tepki gördügü. Bu forum reklam amacli olmadigi gercekten hizmet amacini tasidigi icin kendini cok duyurabilmis degil ve kaldiki buraya eninde sonunda yolu düsen biri, direkt kanal mesajlariyla ilgelenir, spritüalizmin konusu kanal mesajlari oldugu icin , uygulamali bir calismada kisisel bir basliga bakmak kimin aklina gelir. Kazanan hep ruhsallik ticareti ve egosu olacaktir bu sebeple öyleyse spritüel görünümü bozmadan ustruplu tepkilerin coklugu neden?

Aklima gelen tek sey , gözükmesi cok zorda olsa okunuyor olma olasiliginin fazla olusu. Ben cok takip etmedigim icin belki okunuyor olusunun ayirdindada degildim cokca reklami olmadigi icin okunmaz diyordum bir kesim haricinde . Ama argümanlarin akla dayali ve saglam kanitlar icermesi belki de okunma olasiligini arttiriyor.

Peki insanlar nasil hic reklami olmayan birseye eninde sonunda ugruyorlar bunu düsündükmü. Gelmek istedigim nokta, kurnaz zihnin sonsuza dek kazanamayacagi.'Bizi bunca kurnazliga itende mutluluk arayisimiz 've dahi eninde sonunda bunu bile kabullenmekten baska biryol yok sevgi adina'..

Yinede ..sebeplerimiz yaptiklarimizi oldugundan farkli birseye dönüstürmüyor, sacimiz cirkinse ayna ,sacinin cirkin olusunun sebebi var ,diyerek onu oldugundan güzel birseymis gibi göstermiyor.

Yani ömrümüzün sonuna dek spritüel egomuzu konusturup ticaret yapabiliriz ama gercegi 'sonsuza dek' gizleyemeyiz. insanin icinde olmakta olan her degisim , bir sekilde dünya denen aynada belirecektir, biiz ne kadar reklamimizi yapsak , ne kadar cokta olsak , dünya sadece degisen bir bilincin yansitmak zorunda.

Belki daha pek cok hayat gececek , daha uzun vakitler bu sey bitmeyecek ama bu sonsuza dek sürmeyecek cünkü orada kabullenilmek üzere bekleyen tek sey ego ve o kabullenilmek üzere kendini tekrar tekrar gösterecek olsa da , nihayetinde kabullenilmek zorunda cünkü bana göre gercek özgürlük, uyusturucu kullanma özgürlügüne saygi duymak yani kötü dahi denileni desteklemek degil, 'gercekten sevmektir'.

Ruhsalliık ticareti yapan benliklerimizin bizi umursadiklari icin mi ,olani oldugu gibi bırakmanin kabullenmek olduguna dair söylemleri oldugunu düsünüyoruz. Onlarin söylemeye calistigi sey , birak ticaretimizi yapalim demek:)Kabullenmek birakmak demek degildir, sevmektir cünkü ..

Su aynadaki görüntüler , onlarin bize ait oldugunu kabullenmedikce aynaya mahpus yani özgür degiller öyleyse özgürlüge saygi duymak demek , uyusturucu kullanma özgürlügüne saygi duymak demek olmamali.Onu özünle birlestirmek onunla bir olmak demek olmali.
Eger gercekten özgür iradeye inaniyorsak , kanal mesajlarinin negatif seylerden de sözetmesi yerine , sadece kabul etsinler,;dememiz gerekmiyormuydu.

Birde bu yüzden iyi degiliz. Uyusmus bir halde olmasak , bu celiskiyi görmek icin bunca vaktin gecmesi gerekmezdi. Özgür iradeye inananlar , degistirme arzusunun özgürlügünede inanmali, buna tepki duymamaliydi bu yaklasima göre ..yani.. hepsi laf i güzaf..

Burada yazdigimdan sözetmedim spritüel yola giren kardes,me asla sözetmeyecegimde , belki bir gün buraya yolu düser ve bu sözlerin aslinda kardesine ait oldugunu bilmeden okur. Gercek özgürlügün sadece sevgi olduguna dair inancimi isitir , bu sözlerin kendisini cok seven kardesine ait oldugunu bilmeden üstelik:) Öte yandan tarzimi üslubumu bildigi icin belki anlarda ...

Nihayetinde bir gün kardesinin sözlerini burada okuyacagindan hic süphem yok 'cünkü ona olan sevgimin , onu bana getireceginden süphem yok'...

Edited by - pandora76 on 19/05/2017 05:08:15
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 21/05/2017 :  17:32:43  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Amacim kötü hissettirmek , delimiyim ben ;süphesi yaratmak degil, sadece bir sorun olabilecegini ifade etmekti. Bu sorun yokmu ifade edilmedigi zamanlarda da..

Bir psikolog olmadigim icin kesin bir gözlemde bulanamam diye vurguluyorum yine özellikle yani sadece tahminlerimden sözedebilirim ve ayrica belirtmeliki, psikoloji bilimi dahi tam manasiyla tüm sonuclara varabilmis degil pek cok noktada. Tip, tüm hastaliklara çözüm bulamadi ne yazikki.

Mesela pek cok biliminsani serotonin eksikliginin depresyona yol actigina inanarak , serotonini baskilayici ilaclar verir ve üstelik bu cok kereler ise yaramistirda. Öte yandan , serotonin eksikligininmi depresyona yoksa depresyonunmu serotonin eksikligine yolactigi tartisma konusudur. Psikozlarda dopamin fazlaligi saptanmistir ama dopamin fazlaligina sebep olan nedir? Genetik faktörün öneminden de sözedilir vs..Tüm bu bilgilere erismek mümkün .

Ama bunu yasasam ister ruhun obsesyonu olsun ister baska birsey , kesinlikle bir uzmana da gözükürdüm..Durumu anlamlandirmaya calisir, ruhun obsesyonu ise, kendi icimde obsede edilen yanimin neyi ifade ettigini bulmaya calisirdim . Mesela bir peygamber zanninimi obsede etmisler.' Demekki bir peygamber olma arzusu var' peki bu arzuya sebep olan duygu durum ne ? Çözülmesi gereken bu sey olurdu öte yandan. Kabul edilmesi gereken nokta . Bunu yani sebep olan duyguyu psikoloji egitimi hic almamis biri yapabilirimi?

Yoksa diyelimki birine gidip bizi obsede eden ruhun etkisini yokettik, tabi o da eger karsimizdaki gercekten bunu yapabilecek biriyse, yani sarlatan degilse.. Sonra ne olacak peki. O ruhun bizi obsede etsede ettigi sey ,o sorun bitmis mi olacak?

Negatiflige , kh yani' kendine hizmet 'dememizin sebebi ne?Onlardami hizmet ediyorlar..peki nasil hizmet ediyorlar? İste bu yolla.. Negatif yanlarimizi kabullenilmek üzere iyice belirginlestirerek. Zira hersey bir ise, kabullenmeli;dedigimiz negatiften baska birsey olamaz cünkü insan sadece negatifligi kabullenmez. Görüyoruz ya iste..Herkes olgun pozitif spritüalist..Kimsede negatiflif yok, aydinlanmis üstatlar ;'digerinin günahida' benim;deseler bile.

Su durgunken dibine cökmüs camur gözükür mü kolayca. Yani o sorun bizde oldugu müddetce, yine obsesyona acik olacagiz zira bu kh yanimizin hizmeti.. Negatifligimizle birlesmek üzere kendilerini iyice gösterecekler ki görmemek olanaksiz olsun.

Cok uzun zaman önce okudugum birseydi. Ne yazikki tamamini animsamiyorum ama benim cok ilgimi cekmisti. Bir budiste negatif uzaylilarin gercek olup olmadigi soruluyor , o ise bunu kabul ediyordu, sasirmistim ama devami apayri birseydi. Omurganin kundalini... Negatif uzaylilar dedigimiz sey iste o da orada barinir .

Benim icin harika bir yanitti bu cünkü cok aciklayiciydi.Bu dünya bir rüyaysa eger , uzay zaman dolayisiyla ondaki her gezegen rüya olmali. Mesela rüya görürken kendimizide görebiliriz ama baska bazi karakterler aslinda bizle alakasiz gibi dururken tamamen bize aittirler ;demistim hani. Simdi eger ruhumuzda negatiflikler varsa ve dahi olmamasi olanaksiz birsey hersey negatif ve pozitiften olusuyor ise...Bu rüyanin icinde kendi icimizdeki negatiflikleri , negatif varliklarin ruhumuzu obsede etmeleri olarak tanimlamis olamazmiyiz.

Yani rüyayi gören tek kisi o öz , bir olan ..ve rüyasinda ararken , negatif yanlarini , negatif uzaylilar olarak resmetmis olamazmi.Neden farkli bir yol degilde bu ;demek, neden 8 degilde 7 kat ,sorusu nun yanitini bulmak gibi. Bir sekilde uykudayiz ve uykumuzda negatifligi simgelemek üzere negatif uzaylilar gibi bir sembol yarattik. Onlar insanı kötü bir psikolojide iken obsede etsinler ve negatif yanlarini kullansinlar..desek ve gercekten böyle de olsa, nihayetinde o negatifliklerini kabul etmedikce seni obsede etmeye devam etmeyeceklermi. Hersey bir ise onlar bizden asla ayrilmis olamazlarki, en fazla daha belirgin gözüküyor olabilirler simdi bir sebeple.

Kanal mesajlarinda özellikle belirtilen sey , negatiflerin sadece kendimizde varolani obsede edebilmesi degilmiydi. Peki bir peygamber veya bir baska önemli adettigimiz kisi oldugumuz hissiyle obsede edilsek ..burada kabul edilecek nokta nedir? Önemli karakterler gibi önemli biri oldugumuzmu?

Bence tabiki degil.' Neden önemli bir karakterle kendimiz özdeslestirme ihtiyaci icinde olusumuz'. Bu arzuyu yaratan duygu ne? Herkeste hatta psikologlarda dahi olabilecek ve kendilerininde belli bir düzeyini normal kabul ettikleri narsizmin , ileri boyutlarina sebep olan sey ne?

Bence asil soru bu ve iste bu noktada binlerce vaka üzerinden deneyimlenmis sonuclari derleyerek olmakta olanlari adlandirmaya calisan psikologlar , bu acidan fazlasiyla yardimci olabilirler. Hasta kelimesi olumsuz durmasin , bende cocukluktan gelen bir fobimi, korkuyu vs..çözümlemek icin bir süredir bir psikologa gitmek ve ayni zamanda bir de psikoloji okumus iyi bir gecmis yasam terapistine basvurmak istiyorum yani hem bilimden hem de ruhun obsesyonundan sözeden birseye basvurarak yani akil ve sezgiyi birarada kullanarak.

Fakat gitmem psikoloji okumamis ama hipnoz yapabilecegini iddia eden birine , zira biz önemli isek , psikoloji biliminide yanina almis her acidan degerlendirebilecek insanlar olmali. Ve böyle insanlar var az da olsalar. Bir kez bir hipnoterapiste gittigimden sözetmistim , psikoloji bilmesin ama birkac ay veya olsun sene ..bir kurs alarak , kendini hipnoterapist ilan etsin ve hipnoz yapsin, böyle şeymi olur. Hipnoz kismi ve telkinde basarili diyelim, ya psikolojik kismi..

Cocuklugumdan beri psikolojiyle ilgilendigimi söylemistim, kitapligimda hala Jungun kitabi durur. Hipnoterapist , psikolojik danisman vs.. oldugunu iddia eden insanlar jungun kitabinda verdigi hasta örneklerini ne derece deneyimlediler. Jung, bu sonuclarin , binlerce hasta üzerinden ortaya ciktigindan sözeder. Peki ben bir sayisal cikisli olarak , psikoloji egitimi almadan yani hasta sorunlarini gözlemlemeden , 'jungu okudum öyleyse bende psikologluk yapayim', diyebilirmiyim. İstedigim kadar hasta öykülerini okumus olayim , ne derece gözlemim var onlara dair .. Böyle sey olmaz.. Ha üfürükcüye git ha psikoloji okumamis spritüel rehbere..

Biraz psikoloji bilgimden birazda bilmedigim sebeplerden ..evet cevremdekiler bana cok ca gelir ve dinlememi ister ama bu sadece 'dertlesmedir'.. Öte yandan bu vesileyle baskalarina sözedemedikleri seyleri gözlemleme sansimda oldu böylece. Mesela 2 mani depresif tanidim , birinin durumundan ben süphelendim ve doktor a birlikte gittik. İlaclar onda gercekten cok yararli oldu öte yandan ilaclar sorunun kökenini cözemezdi ve dolayisiyla ilaclari biraktiginda eskisi kadar olmasada , yine eski haline dönüstü .

Bunu kendimden bir örnekle aciklayayim. Ben de bir süre önce ileri düzeyde demir eksikligi basgösterdi. Niye bu kadar cok uyuyorum , tembellestim diyerek kendimi bile sucladim. Doktor belirtiler üzerine bana demir takviyesi verdi ama bu seferde demir 'midemi altüst etti'. Demir eksikligi gecici de olsa takviye ediliyordu ama 'eksikligine yol acan sorun ancak testlerle ortaya cikacakti'.Belki bir doktor tam manasiyla çözüm getirebilir neden olmasin veya en azindan dener..

O manidepresif arkadasim ..ki bunu sadece ben degil doktoru da söylemisti. Gittigi ilk doktoru hic sevmemisti yani iliski kuramamisti. Demek istedigim insan egitim dahi alsa , herkes herkese uygun olmayabilir, grip degilki sadece ilac yetsin..'ruh bu, onunla iliski kurmak zorunlu'. Tipki her ilacin herkeste tamamen ayni reaksiyon vermemesi gibi. İkinci doktorsa ona gercekten iyi gelmisti.. Ruh bir kompleks ve dünya insanligi da herseyi tam manasiyla çözmüs degil..

Arkadasim cok kücük yasta babasini kaybediyor ve annesi cocuklari icin evlenmeyi reddediyor. Fakat yalniz basina verdigi hayat mücadelesinin acisini bir noktada cocuklarindan cikariyor. Sürekli öfkeli bir karaktere dönüsürken , arkadasim yatil bir okula giriyor. Hafta sonlari dahi evine gitmiyor cünkü annesinin onunla yeterince ilgilenmesi sözkonusu degil.

Bana , 'ilk o yatili okulda umursamamayi ögrenmeye baslamistim , insanlar beni umursamiyorsa , bende umursamamailiyim diyordum kendime' demisti.. Bunlari anlatiyordu ve doktoru ona nekadar yardimci olsa da , bu noktada 'o kendisine yeterince yardim edemedi'. Zira bunu yapacak gücte degildi cünkü babasini kaybettigi gün , büyümeyi birakmis etrafina bir duvar örmüstü..Onun asil istedigi seyin anne sevgi oldugunu hep hissederim , asla görmedigi bir anne sevgisini...

Bu örnegi vermemin sebebi , ister aklen ister sezgisel yardim alalim, herseyin nihayetinde bizim sonuclandirabilecegimizi söylemek. Cok aciz ve önümüze yemek getiriyorlar, o yemegi yemedigimiz sürece bu yardimin bir işlevi olurmu.. Tipki bunun gibi...Bir doktor olsun , bir ruhun obsesyonu üzerinde calisan spritüel olsun.. 'Nihayetinde en sonunda nihai çözüm bizde olmali'. Yasam koclari , 'yürü be kocum' , deseler ne olur , egitimsiz halleriyle.. Ezberlenmis birkac kelime..Doktor sadece ilac vermekle ilgili olsun ama kökeninde olanla ilgilenmesin , ilac bittinde belki yine aynisin..

Edited by - pandora76 on 21/05/2017 18:28:52
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/05/2017 :  01:55:44  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Arkadasim belkide gecmis yasamindaki bir sorunla yüzyüzedir yani kökü cok daha geridedir bu da olasi.. 'Ruhlarin yolculugu' adli kitabı okumasini cok isterdim ama . Gercekten güzel bilgiler vardi bu kitapta.

Bir adam ailesiyle sorunlar yasiyor ve bir regresyon terapisinde, gecmis yasamlarindan birinde bir kral oldugunu ve annesini idam ettirdigini görüyor. Simdiki yasamda annesinin ona olan tavri aciklanabilir birsey. Affedememislik.... Öte yandan , 'bir hayatta sen beni öldürdün bu mutlaka seni bu hayatta öldürecegim' ;demek gibi birsey olmayabiliyor bu örnekte görüldügü gibi. Hem ilk kim digerini katletti?

Belki de karma sadece birbirimize yasattigimiz duygulari anlamak üzerine kurulu. Anlamak ve böylece o duyguyla birlesmek dolayisiyla kabullenebilmek yani affetmek..

Bir de 'gizli benlik'.. Bugüne degin okudugum en iyi kitaplardandi, bu kitabi okumadan ölmeyin ;derim , herseyden bir müddet uzaklasip ,sadece bu kitabi oku ;derdim bir insana gercekten iyi bir hediye vermek isteseydim.

Ailemizin çözümleyemediklerini, korkularini ve kaygilarini bize nasil aktardigina dair cok aciklayici bilgiler var bu kitapta. Jung ise...Heleki bir spirtüel bakis acisi icin , kesinlikle okunmadan gecmemeli; derdim bir tavsiye verse idim.

Anne babamiz sadece fiziksel görüntümüzü degil, karakterimizi, korkularimizi vs..de bize veriyor olmalilar. Kaldiki tip bilimide , annelerin hamilelik sürecinde bebekleriyle konusmalarini, psikolojik anlamda kendileriyle ilgilenmelerini..hatta anne karnindaki bebege müzik dinletmeyi öneriyorlar.

Dna ve rna ysa eger, dna'nin kusaktan kusaga aktarimi , belki karma dedigimiz seydir.

Yercekiminin yere cekeceginden habersiz olsa bile bebek yere düsüyorsa, 'atalarimizidan gelen yercekimi inanciyladir bu' , bebek daha düsünemiyorki düsünceleriyle yaratiyor olsun. Demek atalarimizdan gelen bilgi yani dna nin rolü müthis...Yani bebek yercekiminin yere düsürecegini bilmese de düser cünkü yercekiminin yere düsürmeyecegine dair bir inancida yok bir bebek oldugu yani düsünemedigi dolayisiyla da kendi gercekligini yaratamadigi icin.

Kryon avatarlarin gercektende var oldugundan sözetmisti, buna inanmam mümkün zira edindigim tüm bilgiler bunu isaret ediyor ,bilincten gercektende madde yaratilabileceginden. Öte yandan kollektif bilincdisiyla atalarimizdan gelen bilginin aksine kendimizi inandirmamiz ne kadar zor duruyor.

Belkide birligi gercekten idrak edebilsek , tipki bizimle bir olan elimizin klavyeye yazmasini saglayabilmemiz misali.. 'yercekimine ragmen düsmeyecegimize kendimizi inandirabilirdikte'. Mucize gibi gözüksede paranormal olan , buradan bakildiginda mümkün de.

Psikolojiye dair bildigim ne varsa anlatmaya calistim , bu yüzden icim rahat..Gerisi insanin kendisinin yapabilecegi sey ve kendimize duydugumuz sevginin altedemeyecegi hicbir sey yok üstelik..



Edited by - pandora76 on 22/05/2017 01:59:44
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/05/2017 :  02:21:37  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Öte yandan hani kova cagi diyoruz ya ... Kova burcu astrolojide bilinçli olmak demektir.Kova burcu deneylerle ilgilenir daha cok, özgürlükcüdür , hurafelere filan bakmaz öyle daima ..

Bir adamdan sözetmek istiyorum bu noktada. Cok sevdigim bir arkadasimin babasi. 90 li yaslarda emekli bir doktor. Pasa ve ayni zamanda vali olan dedesinin Atatürk'le cekilmis resimleri ve Canakkaledeki kilici. Bir vatansever ...

Kendisi İstanbulun yerlisi olarak evide her odasiyla eski İstanbuldan bir kare..Ve ne vakit yanina gitsek , sözünü bir kez kesmeden dinleriz ,öyle bir adam iste. 'Ben calisiyorken , acil bir hasta geldiginde gerekirse sezlong koydururdum ama hastayi birakmazdim 'dediginde, böylece 'idealleri insan sevgisini herseyden öne alanlarinda olduguna sahit olmustum'.

Esine bize 'hanimefendi' diyerek hitap eden bu insana bir gün neden politikayi secmedigini sordugumda, 'bölümüm tip oldugu icin doktor olarak kalmam gerektigini düsündüm , siyaset okusa idim ancak politikaya girerdim' demisti. Vay be..böyle adamlar var mi demistim ;kendime...

Bu sözlerden sonra olan saygim bin kat daha artmisti zira bu seye ilk kez rastliyordum cünkü bu insanin babasi, Adnan Menderes vaktinde bir bakanmis, babasinin Adnan Menderesle cekilmis resimleri ve darbe ile sürgün edilisi ama idamdan kurtulmasi.. Kisacasi bir bakanin cocugu olarak politikanin icinde yasamis ve bu vesileyle istedigi an politikaya girebilecek , cok ta iyi de para kazanabilecek biri, uzmanlik alani tip oldugu icin bunu kabul etmiyor.

Bu insanin cok zengin oldugunu mu düsünüyoruz, İstanbulun yerlisi oldugu icin? Degil..sadece bir ev .. 'Eski İstanbul' adini verdigim...

Cünkü insan sevgisine ,ideallerine adamisti kendisini, egosuna degil. Bu adam kaybetmismi sayilir? Onun yüzünü bir gören bir daha birakamiyor... Kalbindeki güzellik yüzüne yansimiscasina öyle naif öyle 'insanki' .90larinda iken dahi karisinin elini tutarken o senelere ragmen solmayan aski görürken.. Sevgiyi kazanmak para kazanmaktan daha önemliymis ; dersin onlara baktiginda.



Edited by - pandora76 on 22/05/2017 02:51:51
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/05/2017 :  02:48:06  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
O mani depresif arkadasim mani döneminde iken birden cok bilgisayar alir, cok para harcar, gece hayatindan cikmazdi, simdilerde cok daha iyi dedigim gibi ve bir psikolog olmaksizin spritüel yolla tedavi eden birinden , 'özgürlesebilir basarabilirsin 'gibi genel gecer herkese söylenen sözleri duysa idi sadece, durumu ayirdedilmeden , korkarim gaza filan gelir, mani dönemi daha da alevlenirdi. Cünkü arkadasimin ruh haleti iyi degil, depresif bir insana verilebilecek bir motivasyon tam aksine mani dönemi icin büyük zarar olabilir.

O, meleklerle yasamak; adli kitabin yazarinin iyiniyetine ben inaniyorum ,inanmisti bence digerlerinin aksine ve dilerim cok mutludur öte yandan kitabini okuyan bir insan , meleklerden isaret almak icin , heryerde kus tüyü filan ararken...delirme noktasinda ne yazikki yazarin katili oldu .

Psikolojide , aynı vakitte psikologu - psikiyatristi koruma da amaclanir, psikoloji bilimi öyle uzun vakittir derlenmis hala kendini gelistiren bir bilim.

Spritüel rehberlerin bir kismi özgür iradeye saygili gözükmek yani kimseye müdahele ediyormus gibi olmamak icin psikoz durumundan sözetmemis olsa da , diger bir kismi haddini bildiginden olgunlugundan vs..degil, kendisi de sesler duymanin görmenin psikoza isaret olabilecegini bilmediginden bundan sözetmedi.

Ne yazikki tek bir kaniti olmaksizin kendiside sesler duyarken bunlarin gercekligine inanip üstüne insanlara psikolojik danismanlik yapmak...Biz hic iyi degiliz dememin bir baska sebebiydi..

Cok önce kanal mesajlari 'bildiginiz herseyin yanlisligini göreceksiniz';der iken , o güne degin 'kabul et, sev, bende gördügün kötülük sende' vs..lerden ötesinin olmadigi bu sistemde ki onlarca celiski bu baslikta ele alinirken. Komik olan bir durum da, psikolog olmasamda pskolojiyi az cok bilen biri olarak benim gibi insanlarin bilhassa egitimli kisileri vurgulamasi, ama jungu dahi ben sözedince alintilamaya baslamis yani psikolog olmak bir yanadursun , en azindan uzmanligi olmasa da bari psikoloji ögrenmeye cabalamamis bir kisim insanlarin psikologluk yapmalari o kadar tuhafki..

Hani dünyamizda olanlara sasiriyoruz ya..Sasirmamaliyiz cünkü hepsi burada.

Ben psikoloji bilgime göre emin olamiyor üstüste vurguluyorum , 'vebal almamak icin' ama bilmeyenler bir psikolog edasiyla tedavi edebiliyor ya... Bu dünya gercekten cok tuhaf bir yer...Demek isler böyle yürüyor , yeterince bilsin bilmesin, gercekten ögrenmek isteyen herseyden emincesine hareket etmiyor ama bilmeyen ve bilmeyide önemsemeyen emin bir sekilde tedavi edebiliyor.

'Biliyordum sesler duymanin görmenin bir soruna isaret edebilecegini ama haddimi bildigim icin danisanlarima söylemedim':)Yok öyle bir dünya... Bu sadece bos bir savunma..Spritüel anlamda öylesine yetkin olgunumki ,sirf haddimi bildigimden söylemedim. O da olmayan bir baska dünya:)

Yani psikoz gibi agir birseyden sözetmemem haddimi bilmemden ama anksiyete panik atak gibi daha hafif olani yani nevrozlari olmayan psikoloji bilgimle tedavi etmem veya degil Usuinin , reikiyi Türkiye ye getirenin bile satmamasina karsin, bilmem kac cesit daha enerji uydurup satmam haddimi bilmemden? Ben cok iyi biriyim yani, iyiligimden aydinlanmisligimdandir onca vakit sesler duymanin sorun olabilecegini söylememem:)Geldik mi yine spritüel yetkinligimize...

Ama bizde kabul edilmeliyiz sonucta.. Yani? Ruhsalliktan para kazanmaya devam:)

Bundan ötesine ben yardimci olayim. İnsanlara kendilerini kötü hissettirmemek icin bunun bir psikoz olabileceginden sözetmedik.

Devaminida eh artik ,Maharaj Buda gibi ruhsalliktan asla para kazanmamis rehberleri israet eden ama ruhslliktan para kazanmayi normal addedecek kadar akilli rehberlerimiz getirsin..

Ve dahi nasilki senelerce üretmek bir yana internetten aldiklariyla yeni kendilerinin bir bulusuycasina zengin oldular pek cogu, inaniyorumki, hepsinin üstesinden gelecekler , hep geldikleri gibi sevgi dolu iyiliksever asla yanlis yapamaz ;görüntüsüyle yani kurnaz zihnin yardimiyle üstesinden gelirler ,benim parayi sevgiyle kazanan rehberlerim:)

Mutsuz umutsuz insanlara mutluluk satmak cok karli bir yol nasilsa.. Olmasaydi, kim meslegini birakip hic bilmedigi spritüellik meslegine girerdiki.

Ben kati bir inancsiz olarak bir vesileyle reikiyi deneme ve sonrasinda oe 'nin enerji calismalarina bakmaya gelmistim buraya. O vakitler yazmistimda bunu . Yoksa kati bir inancsiz olarak bir vesile olmasa ne reikiye uyumlanmam ne de spritüellikle ilgilenmem mümkün degildi.Benim gibilerin spritüellige yolu ancak büyük birseyle düser.

Ve ilk aktif olarak yazmaya basladigim vakit, bir spritüel rehberin , arzularimizi gerceklestirirsek cezalandirmaya ;dayali bir mesajiyla baslamisti, en spritüel olmayan ben saskindim bu seyin karsisinda,özgür iradeye de saygisiz hadsizim ya:) hic görmemisim aliskin da degilim , bakiniyorum anlamadan...ama sonra toparlaninca bunun normal bir durum olmadigini anlatmisim.

Yani özellikle hizmet edeyim gibi bir niyetimde olmadi , spritüel bir arayisimda. Hersey pesisira vesilerlele gelisti. Demek istedigim sesler duymak görmenin sorun olabilecegini ifade etmemek fikri vicdanen beni rahatsiz ettigi icin burada aktif bir katilimci haline geldim.İlk yazmalarim böyle baslamisti.

Fakat gün gectikce hepimiz gibi kimi vakit bende egomla tanistim ve bir gün 'kalem i söyle tutun o yazacaktir 'gibi bir kanal mesajiyla karsilasinca , icten ice birsey beni yine rahatsiz etmeye basladi. 'Galiba özüme geri dönüyorum' zira bu kadari birlik yani negatifinide yanina almak icin yeterli.

Aslinda biraz da eglenceli bir diyalog olabilirdi..

Kadin spritüel rehbere gider:

-Kocam beni dövüyor..

Kocani kabul etmelisin.

-Yani kocamin dövmesini kabulmü etmeliyim?

Gecmisteki bir karmanin bedeli.

-Öyleyse karmami ödemek icin kocam beni dövmeli?

Hayir , kocandan özgürlesmelisin.Dövmesine izin vermemelisin cünkü kendini sevmelisin.

-Kocam beni dövsünmü yoksa dövmesinmi?.Anlayamiyorum.Yoksa siz kötü birseymi söylüyorsunuz bana.

Bende gördügün kötülük senindir.

-Öyleyse kocamda gördügüm kötülük te benim , yani beni dövüyorsa bu da benim kötülügümden , ben birilerini dövüyorum demekki ama kimseyi dövmüslügümde yok?

Yani sizdede kocamdada gördügüm kötülük hep benim...ben cok kötü biriyim ama kocam ve siz iyi biri demek, iyi biri karisini nasil dövebilir peki ve dahi hersey bir , 'iyi kötü yok' diyen sizseniz , ben size göre nasil kötü biri oldum bu kadar? Niye bir tek ben kötü diger herkes iyi ?

-Hersey kabulde sakli.

Öyleyse 'kabul edemeyisi kabul etmekte gerekmezmi'? Herseyin tek yolu kabulse ve bunu duymak yeterliyse , ben neden size para ödüyorum öyleyse?

Veya kabul etmekten baska birsey yok ise , siz neden kabul etmiyorsunuz ? İnsanlarin sorunlarini kabullenemediginiz icinmi psikolojik destek veriyorsunuz o sorunlara etki ederek degistiriyorsunuz birseyleri . Yani 'psikolojik danismanlik yaparak insanlarin hayatini degistirmis kendi görüsünüze göre kabul etmemis olmuyor musunuz'.

Bu komik gelsede aslinda yasadigimiz sey tam olarak bu ve bu diyaloga daha fazlasini ekleyebilirim cünkü daha fazlasidir yasanmakta olan sey.

Evinden 5 adim attiginda geri dönüp bakinca , evini görebilirsin .10 adim atsan yine görürsün ama daha belirsizdir ve 15 adim..Biraz daha yürü...gittikce belirsizlesir ama ev hala oradadir görebilirsin fakat 1000 adim atsan evini görmen imkansizlasir.

Baska bir dünyadan bu hayata enkarne olmus veya bu dünyada tekamülün sonuna gelmis insanlarin , bunca kurnazliga bunca kanmasi belki birazda bu sebepten.

Bu dünyaya evimiz desek, tekamülde şimdi 5, 10 veya 1000 adim uzakta dursada hepsinin evi burasi basta, simdi yeni evlerde uzak oturuyor olsalarda. Ama yeni evlerinde dünyada ki evlerinde olan ,ruhsalligi bile satabilecek cirkinlikler mevcut degil . 1000 adim sonrasinda dünya denen evlerini göremiyor olsalarda , orada bir evleri oldugunu hatirliyorlar bu arada.

5 adim sonrasinda evini görmekteysen hala, uzaklasmakta sakinca görmezsin ama 1000 adimda geriye bakip evini görmeyisin fakat 'hafizanda hala derinde de olsa yer alisi', seni yeniden evine gitmeye sevkeder.

Sonra evine geldiginde yeni evinde olmayan seyleri görürsün, kurazligi, paraya düskünlügü, egoyu..Fakat evinden öyle uzaklasmisindir ki onca vakit, tüm bu cirkinlikleri unutmusundur, yeni evindeki gibi kimsenin digerinden gecinmedigi biryer zannedersin ve cokca yanilirsin bu yüzden..

Gezginsek eger gezgin gecmisimizde olmayan cirkinlikler bizi neden rahatsiz etmiyor hic ;demem bu yüzden..Öte yandan gezginlik iyi para getiriyor değilmi tipki kanal mesajlarinda özümüz yani sezgilerimizi kulanma yollari ögretilirken , melekleri dahi paraya cevirmemiz gibi.

Su veya bu sebeple, psikoloji egitimi almamis insanlarin spritüel kelimelerle psikologluk yapmasini degil dogru bulmama , bunun üzerinde tartisiyorsak dahi, biz gercekten uyusmus bir haldeyiz.Bunun tartisilacak bir yani bile yok cünkü..

Zira bakkalimizdan yiyecek alir, elbise diktirmek icin terziye gideriz cünkü 'bakkalimizin elbise dikemeyecegini 'biliriz.

Ve dahi daha en basinda psikoloji egitimi almadan psikologluk yapmaya veya hic satilmamis reikiyi satmaya yeltenen insanda bazi etik degerler yoksundur dolayisiyla böyle bir anlayisa etik olani anlatamazsin da. Yanlis yoldan dogru yola varilamiyorsa yanlis insanada dogruyu anlatamazsin .İnsan neden kendi meslegiyle tamamen alakasiz birsey yapar. Cünkü ondan daha iyi kazaniyordur.

Dolunay olmus, eskisi kadar ilgilenmesemde bazen nete girdigimde herseye bakinirim toptan. Tipki toptan yazmalarim gibi:) Belki bu dolunay gercekten de böylesine kuvvetli sarsici bir etkidir, herseyi en basta kisinin kendisini net bir sekilde gören ve kesin bir sekilde birbirinden ayiran.. Kutuplasma kavrami kanal mesajlarinda geciyorken , iste o burada dünyamizda aslinda pek cok seyin icinde sürekli yasadigimiz birsey bence.

Ve en cok ta evinden cok öteye giden yani öylesine kutuplasan evinin yolunu arar ya hani..Bu uzaklik yani kutuplasmadir bizi bir araya getiren. Ne tuhaf..Zira insan en cokta en fazla tutundugu seyi birakir . Bir tek 'kendisiyle bir olan' yani anne babasi ve evlatlari vs... haric. İliskilerde bile iyice tutundugunun daha cok uzaklastigini görürsün ya .'Cok muhabbet cok ayrilik getirir' der hatta sarki sözü..Belki de hepsi bunun icindi.

Düz bir yolda yürüyor olsaydın, tüm ilerleme isteğine rağmen hala gerisin geriye gitseydin, o zaman bu çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik, senin de aşağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye doğru kayması, bulunduğun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluğa kapılmana gerek yoktur.


KAFKA.

Edited by - pandora76 on 22/05/2017 03:29:20
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/05/2017 :  22:11:29  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bir vakitler gün yüzüne ciktikca bu sey , hepsini siliyor ve böylece unutulmasini umuyorduk. 'Bende gördügün senindir ', sudur budur..Yani isimize gelmedigi an nasilsa yokedebiliyorduk.

Olmadi;bir baska yol deneriz , psikoloji bilgileri edinerek yeni seyler ekleyerek vs... sanki aslinda bunlar hic olmamis gibi devam ederiz, insan unutur nasilsa..

Heleki mutluluk en büyük ihtiyaciysa ve aradigi mutlulugu verecegini iddia eden güzel sözler duymussa , 'mutlulugu gercege tercih etmemesi zor' .Zaten hazir internet üzerinde yeni bilgilerde varken, onlari da alir yeni bize ait bir sey gibi sunariz,hep yapildigi gibi yani:)

Bu da spritüel tüccarlarin mutlulugu, 'sahte de olsa bir mutluluk sonucta'.

Hatta gerekirse, sunu görüyorum bunu görüyorum;gibi seyleri de sileriz , modasi gecerde aksine sorun teskil ederse birgün spritüel yetkinligimize.... Yani ne yapar eder , düzenimizi yasatiriz cünkü bu sey yani sahte kimligimiz olmadan varolamayiz.."Zira bu sahte kimlik bizim mutlulugumuz".

internetten sileriz silmesine ,yolumuzu da buluruz bulmasina yine ama.Su an da okunmakta olan kitaplarin bazilarinda 'sunu görüyor duyuyorum 'lari, tipki bu forumun gecmisinde varolan 'bende gördügün kötülük senindir' ;tartismalari vs.... Siyasetcilerin yaptigi gibi, unutturmak mümkün de olsa, sonsuza dek bu mümkün degil.

Cünkü bu seyin isaret ettigi bize dair gercegi öldürmemiz mümkün degil. "Dünya düsünce ise, dünya döndükce düsünceyi öldürmekte mümkün degil" ve bu yüzden önemli olan okunmasi ,yada yine evrilip cevrilmesi vs...degil,"yazarinin anlamasi" zira hersey eninde sonunda O'nun icin "cünkü dünya kendisine duydugu sevgi adina var".

Sonsuza dek gercegimizi silebilecegimizi düsünmekse , "oldukca gercek disi birsey":)

Kafka ölümünden sonra dostundan yazdiklarini yoketmesini istemisti ama dostu ona ihanet etti yakmadi onlari. Ve böylece , yazdiklarinin, ölümünden sonra kimsenin okumayacagina dair kehaneti de tutmadi. iyiki de en azindan bu kehanetinde yanildi.

En kötüsü de sahip olmadigin seylere ait olmandir.


KAFKA.





Edited by - pandora76 on 22/05/2017 22:23:38
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/05/2017 :  20:45:11  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Cocukken tecavüze ugramasi gecmis hayatta yaptigi birseyin bedeli diyeceksek, cocugunuz uyusturucu kullaniyorsa bu da onun gecmis hayattaki bir sucunun bedeli diyerek karismayin , bu bedeli ödemesine izin verinki, karmasindan kurtulsun , derim.

Bu örnegim kati dursada bir gercegi ifade ediyor "bizim gercegimizi". Sifanin sadece kabullenmek ve kabullenmenin tepkisizlik olusuna inaniyorsak, cocugumuzun uyusturucu kullanmasinada tepki duymamak zorundayiz, "cocugumuzun iyiligini istiyorsak". Niye yapamiyoruz peki?

Cünkü biz cocugumuzu;

"yani bizimle bir olani gercekten severiz"

Ve bu yüzden onun ölmesine seyirci kalamayiz ama öte yandan "digerlerinin" yasadigi haksizliklar bizi biraz üzse dahi, onlara tepkisiz kalip bunu kabul etmekle esdeger tutabiliriz cünkü "onlari bizimle bir miscesine sevmeyiz".

Oysaki torbacilarin cogu uyusturucu bagimlisi , bu sebeple uyusturucu satiyorlar para bulmak ve uyusturucu almak icin... yani onlarda aci cekiyorlar ... Hem onlarda bir ana baba evladi ve cocugumuz kadar onlar da bizimle bir.. Degil mi?

Baska bir örnek vereyim. Neden evleniyoruz, evlilik yalniz olmamak demek cünkü öyleyse "biz yalnizligi kabullenemiyoruz"? Evliysek yalniz olma sansimiz olmadigina göre, evlendigimizde , "yalniz olmayi kabullenmemis olmuyormuyuz" veya hastalaninca doktora gidiyor ve ilac alarak "virüsleri öldürüyoruz". Madem kabul etmek iyi kötü herseye esit mesafede durmak yani hepsine karsi tepkisiz durmak, "neden hastaliga tepki veriyor hatta onu öldürüyor yani kabullenemiyoruz". Veya neden para kazaniyor ve yoksullugu kabullenemiyoruz.Zengin olursak ta yoksullugu kabullenmemis olucaz?

Öyle uyusmusuzki..örnekler arttikca durumumuz icinden cikilmaz bir hale geliyor.

Ve dahi..Kabul etmissek herseyi , "kabul edemeyenleri de kabul etmemiz" ve onlari kabullenmeye cagirmamamiz gerekmezmiydi.

Haksizliga (o da kendimize ve cocugumuza degil, digerlerine yapilan haksizliklara)tepkisiz kaliyoruz cünkü haksizligi kabulleniyoruz ama haksizliga tepki verilmesini kabullenemedigimiz icin ,onlari kabule cagiriyoruz?Yani "kabule gec ve degis "diyoruz..

isin tuhaf yani, haksizliga tepki verenler haksizligi degistirmeye calisirken bu durumda bizde kabul etmelerini ögütleyerek onlari "degistirmeye calismiyor muyuz".

Ya Atatürk'ün devrimleri..Diktatör deyip kesip atacaksak , neden bir diktatörün devrimlerinden faydanlaniyoruz? O bize göre böylece özgür secimlere uymadiysa, neden onun devrimlerinden önceki seriat kurallarina uygun yasamiyoruz. Seriati kabullenirsek bu durumdada Cumhuriyeti kabullenmemis olacagiz:) O da var..

Üst yogunluklar neden kabullenmiyorda hizmet ediyorlar?Biz üst yogunluklardan daha mi iyi biliyoruz?Öyleyse eger neden onlardan bilgi aliyoruz?Veya Maharaj neden baskalarina hzizmetin bir yol olabilecegini söyler.insanlarin köleligini kabullenemedigi icinmi özgürlükten sözeder?

Hepsinden ötesi neden baskalarina hizmet forumlari var?Birseyimi degistirmeye calisiyorlar, neden bilgi paylasiyorlar,hatta bilgiyi tartiyorlar, neyi kabullenemiyorlar?

Cocugunun uyusturucu kullanirken ona müdahele etmemen degildir kabullenmek. Bir cocugun uyusturucu kullanmasi icin iyi paraya ihtiyaci vardir ve biz ona cok para verip gerisine aldirmiyorsak, kabullenmemiz gereken cocugun uyusturucu kullanmasi degil,"bizim ilgisizligimizdir".

Cocugumuzla neden ilgilenmiyoruz ? Belki ailemiz de bizimle yeterince ilgilenmemisti ve yeterince sevgi görmeyen bireyler olarak , "bilmedigimiz birseyi yani sevgiyi cocugumuza vermede zorlanmistik". Belki ailenin ilgisizligini hatirlayacak ,köklerine indigin bu sorunun temelindeki sevgisizlik duygusunu "yeniden hissedecek "ve üzüleceksin ama o duyguyu itmek yerine birlesmis yani simdi gercekten kabullenmis olacaksin ve böylece cocugunla gercekten birlesecek iyi bir iliski kuracaksin..

Bizim birseyi kabullendigimiz yok ,zira kabul ettim özgürüm ;demekle bitseydi bu is, dünyanin böyle bir cehennem olmamasi gerekirdi. Her yer aydinlik olsa , "mum isigini bu aydinliktan nasil ayiracaktik". Demekki iyi dedigimiz ancak kötü dedigimiz karanlikla var öyleyse negatiflik herkeste var..Bir ise tek var olan nasil salt pozitif olabilirizki.

Biz kendimizi spritüel yetkinlikte iyi insanlar olarak gördükce negatifligimizi nasil kabullenecegiz? Üstatlar bizim aksimize, digerininde günahi benimdir;derken.

Dünya denen yansimamizda bunca kötülük varsa , neyi kabul etmisiz peki?

Spritüel üstatlari taklit etmek ,spritüel üstat olmak olsa idi, onlardan tamamen baska seyler sözediyor olmazdik. "Taklit gercegi yansitir ama gercek degildir".

Aslinda bence en büyük sorun spritüel üstatlari taklit etmek.. Onlar kabul et; diyorlarsa hic düsünmeden biz de , kabul edelimki spritüel olalim ;diyoruz. Tabi taklitten ötesini yapmadigimiz icin kabulden ne kastettiklerini de düsünmüyor, kabullenmek herhalde tepkisizlik ;diyoruz. Sonra celiskilerin dibine vuruyoruz.

Ancak aynanin karsisinda iken kendimi kabullenebilirim hatta saclarim "cirkin olsa bile" ve öyleyse bir üstat , aynanin karsisinda durmaktadir, icinde degil zira onlar "aynadan özgürler ,aynaya mahpus degil". Bizse "bize ögretilenlerin dogru yada yanlisligini bile tartma özgürlügüne sahip degilken" , aynadan özgür oldugumuzu mu düsünüyoruz?

Neden internetten derlemek durumundayiz bunu düsündükmü. Herkesin özü ayni sonsuzluksa, herkes yaratici olabilmeli , özünden ilham alabilmeli ama biz yapamiyoruz cünkü bir esnaf daha iyisinin mümkün olabilecegini bilsede yani yaratici fikirlere sahip olabilsede, müsterisinin istedigini vermek zorundadir. Müsteri icin sevgiden iyilikten sözetmek ve spritüel üstat gibi gözükmek gerekliyse , biz de olmadigimiz seyi taklit ederiz..Müsteri memnuniyetidir bu, fazlasi degil...Dolayisiyla yeni acik net fikirler üretemeyiz cünkü müsterimizin istediginden fazlasini düsünemeyiz..

"Özgür olmayan biri özgürce fikirler üretebilir mi"?

Öte yandan gercegine cok benzeyen bir altin taki yapsak dahi, o zamanla kararacaktir ve gercek olmadigi ortaya cikaracaktir ,ama gercek altin tipki aydinlanmis bir üstat mesela Maharaj gibi,sonsuza dek parlayacaktir.

Kabullenmektenmi sözediyorsun.. Gercek bir altina ulasmak icin "gecirilen sürecleri" ve "belki de bu sürecin altini degerli kilisini kabul et". Bir de, agacin kökleri ancak "cok derine inerse" dallarinin öyle cok " yukari cikacagini ".




Edited by - pandora76 on 25/05/2017 21:26:32
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 29/05/2017 :  17:51:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Cocugunun uyusturucu kullanirken ona müdahele etmemen degildir kabullenmek. Bir cocugun uyusturucu kullanmasi icin iyi paraya ihtiyaci vardir ve biz ona cok para verip gerisine aldirmiyorsak, kabullenmemiz gereken cocugun uyusturucu kullanmasi degil,"bizim ilgisizligimizdir".

Cocugumuzla neden ilgilenmiyoruz ? Belki ailemiz de bizimle yeterince ilgilenmemisti ve yeterince sevgi görmeyen bireyler olarak , "bilmedigimiz birseyi yani sevgiyi cocugumuza vermede zorlanmistik". Belki ailenin ilgisizligini hatirlayacak ,köklerine indigin bu sorunun temelindeki sevgisizlik duygusunu "yeniden hissedecek "ve üzüleceksin ama o duyguyu itmek yerine birlesmis yani simdi gercekten kabullenmis olacaksin ve böylece cocugunla gercekten birlesecek iyi bir iliski kuracaksin..

Sözlerimden tepkinin tek hizmet yolu olduguna dair bir anlam cikmamali zira bu sözlerimde de oldugu gibi , "en önemli hizmetin kabul olduguna dair inancimdan" daha önce de tekrar tekrar sözettim. Demir eksikligime dair sorunun demir takviyesiyle düzenlenisi ama sorunun altinda yatan baska bir hastalik olusuna dair verdigim örnek teki gibi..

"Kabul bana göre en güclü hizmettir ".

isa carmiha gerildiginde baba onlari affet ne yaptigini bilmiyorlar; derken (en azindan incil'e göre), 4bh düzeyinden yani merhametin en üst düzeyinden sözediyordu"digerini kötü olmaya iten duyguyu anlamak " zira "anlamadigini kabullenemezsin "ve 5bh ta ise kabulenmeyi ögreniyordu,kabullenmeyi ögrenmeye itense , 4bh taki deneyimiydi , kimse kabul ettim ;demekle kabullenemez cünkü, "atesi eline almadan yanmanin ne demek oldugunu bilemeyecegi icin". 6bh ise sadece kabuldü.

Bunlari ben degil, cok inandigimiz Ra anlatiyordu .Biz se 4bh a hasati beklerken ,6bh düzeyini astigimiz icin ?aydinlanmis bir üstat gibiyiz sanirim:) Bir süre daha sürecek sanirim , bu garip durumu algilamam.

1980 lerden sonra gelen indigo cocuklara gidip "neden tepki veriyorsun" demek onlarin"tepkisine tepki duymaktir ", hani tepkisizdik? Dünya bir ise tepki verenler bizim tepkimizden ayri olamazlar, indigo cocuklara inanirken onlarin tepkilerine tepki duymak sa tuhaf .

Suriyede o kimyasal saldirida ölen cocuklardan ötürü bu dünyayi savasla yikanlara gercekten tepki duymadikmi hic? Veya hic mi üzülmedik? Üzüntü nedir peki nereden gelir? Tepki duyuyorsa duysun ,"tepkisini kabullenemeyen onu yoksaymis olmazmi ".Tepkinin kökeni de kabullenilmek üzere bekleyenlerden degilmi? Tepki duymak tepkisizlikten evladir zira onda hissiyat vardir hislerse "insandir"

Bu ,cok önceden , "insanlari sevmeliyiz veya dengeli sevmeliyiz"sorulari üzerinde düsünmeye benziyor.Bir anneye , evladini cok sevdigi icin , hayir öyle sevmemelisin ;demek gibiydi bu. Anne evladiyla bir oldugu icin onu kosulsuzca seven tek varliksa, ve " sevgi birlikse" ,sevgiyse icten gelen birsey hatta "sonsuzluk" yani gercegimizse, nasil "sonluca" sev diyebilirsinki.

Sevgi sonsuzluksa ,nasil sonluca sevebilir?

Bir insani seversin yada sevmezsin hepsi bu, sevgi sonsuzluksa yani tek ise, sebebi de yoktur ,öyleyse bunun dengesi olurmu ama sevginden ötürü onun icin ne yapman gerektigini düsünürsün , dengelenmeyi ögrenirsin .

Tepkisizlik " aldirmamazliktir" , kabulde ise degil olana aldirmamak tam tersine o negatifligi hissetmek yani onunla birlesmek vardir.

Uyusturucu kullanan bir adam evladinin uyusturucu kullanmasina sebep olan seyi yani ilgisizliginin kökeninindeki sorunu düsünerek onu kabullenme yoluna giderken soruna aldirmamaktamidir. En aktif tepki aslinda pasiftir bana göre zira "su yani pasif , aktif olan atesi söndürür".

Peki biz "su" olabildikmi yani öylesine durgun? Öyleyse eger,dünya yansimamiz da niye böyle cok "yangin" var?

Öte yandan bu kabullenis ,cocugunun uyusturucu kullanmasina izin vermek anlamina gelemez. Cocugunu anlama yoluna giderken yani onu kabullenirken , müdahele de edersin zira uyusturucu kesin bir ölümdür.

Ben kendi adima sunu söyleyeyim. Bugüne degin onca soruma asla yanit alamadim yada yapilan en fazla benim kisiligimin olumsuz analizleriydi,evirip cevirmeydi vs... kurnazligin her türlüsünü gördüm , hatta yanlislarimiz ortaya ciktikca onlari silerek unutturmaya calistigimizi sonra bu kurnazlikla elestirdiklerimizi alip sanki biz hep öyle düsünmüsüz gibi devam ettigimizi :).

Ben spritüel ortamdaki bu en dibe vurmus cirkinlikleri , bir de o dini parayla satanlarda gördüm , neyse..

Asil önemli olan sa sorulara asla makul yanit verilemeyisiydi. Usui'nin satmadigi reikiyi satmaya dair soruma ,saygi duydugum hicbir spritüel danismandan aciklayici bir yanit alamadim ve böylece "yanitlanamayacagi yanitini" aldim. Simdide bir tek soruyu buraya birakicam:

Cocugunuz uyusturucu kullaniyor olsa kabul adina tepkisiz kalirmiydiniz;diyecegim.Ve sunu ekliycem . Benim gözümde bu düsünceleri tümden elestiren ama onca sorunun yanisira bu soruya makul acik yanit vermeyen , spritüel görüntüsünü korumaktan fazlasini düsünmeyen kibirdedir.

Burada kabullenilmesi gereken se "insani böylesine yogun kibre sokan seyin altindaki duygudur" öte yandan "sebep"ne olursa olsun "sonuc" spritüel egodur.Yani icte bu egoyu kabullemeye calisirsin ama nihayetinde spritüel bir ego yu savunarak birligi idrak edemezsin. cocugunun uyusturucu kullanmasina dahi tepki vermemek gerekligine inaniyorsa da insan ,zaten onun durumu hic ama hic iyi degildir.

Artik bazi seyleri cok daha iyi ayirdediyorum ve normal durumda olmayan bir insana normal bir olgunun anlatilamayisini da idrak ediyorum.Bu da bir kabul asamasidir aslinda . insani aklin ve kalbin asla alamayacagi seyleri savunmaya iten spritüel yetkinlige ait oldugu hissininin savunusu nereden gelir "bu egoyu yaratan sey "nedir sorusunun kabulü.

Sezgiyse tek önemi olan , akil niye var ;diyebilmek icin bile "aklimizi kullanmak gerek"ve sadece "sezgilerimizi kullanirken , bunu aklimizla düsünebilmemizde olasi degil". Neden cep telefonlarini kullaniyoruz diyor aklim, sezgiler yeterliydiyse cep telefonu yerine sezgisel telepati yapabilmemiz lazimdi birde:)

Bugüne kadar pek cok rüyamin sezgisel haberci bir rüya olduguna sahit olmustum , 13 yasimdan beri aslinda..Buradada pek cok kez sözünü etmistim ama bu rüyalarimin tümüyle haberci oldugu anlamina gelmez. Sadece sezgileri kuvvetli biri olusuma ve sezgilerimin daha cok rüyalarimla kendini ifade ettigine. Bir örnek vermistim hem , rüyalarin habercisi olurda neden piyango numarasini göremezki insan ;demistim:)Bilincalti gündelik yasamindaki olaylar vs..hepsi olabilir rüya da zira rüyalarin tamami bilincdisindan gelemez.

Öte yandan oe'nin gezgin olduguna dair rüyamdan seneler önce zaten sözetmistim . Ama uzun zaman gecti .

Rüyamda bir okuldaydik ve bircok spritüalist vardi okulda , mezuniyet dönemiydi ve dedigim gibi, rüya sonucta illa ciddiye alinacak birsey olmamali ama rüyamda spritüalistlerin arasinda hasat olacagina cok inanan ve bunu cok isteyen düsünen , yani su anki spiritüel düzene ait olanlarin hepsi sinifta kaliyordu. Yani mezun olamiyordu. Annem bana sadece oe yi gösteriyor ve O 'nun gezgin oldugunu anlatiyordu.

Aklima geldide o rüya.. Kiyamet dönemi geliyormus ve cennete gidecegini zanneden ve cok bekleyen spritüellerin hicbiri gidemiyormus ama o kibirle tepeden baktiklari ateistlerin cogu 4bh ye gidiyormus , nasil olurdu ama :) Bak hic düsünmedim bunu , hasati en önemsemeyenlerden ben önemseyenlerin tam aksine hasat olurmuydum :)Bu da eglenceli olurdu

Zannediyorum Ra ilk sapmanin özgür irade sapmasi oldugundan sözetmisti ve diger kanal mesajlari da özgür iradeyi vurgular. Ama bu ifadenin özü bence bu degil. Yani kabul tepkisizlik degil , benim sözünü ettigim örnek gibi, o travmatik duygulari kabullenirken veya kendi icimizdeki negatif yönlerimizi mesela spritüel kibrimize sebep olan degersizlik duygusunu ,öfkemizi , kiskancliklarimizi vs...

Ra ya hala cok deger veriyorum ve digerlerine de öte yandan ben ra ya tapmadigim icim onlarinda gelismekte olan bir düzey olduklarini dolayisiyla asla eksiksiz kusursuz olamayacaklarini biliyorum.

Bu kutuplasmadir iste cünkü biri önceden beri süregiden seyi temsil ederken , digeriyle barinmasi mümkün degil.Zira biri spritüel konumu her ne pahasina olursa olsun savunmaktadir bu da onu sahte yapar cünkü konum sahtedir ve "sahte olani ancak sahte yollarla savunabilirsin ".

Bense bu dünyaya ömrümün sonuna degin sahte birseyin icinde olmak icin degil, " sahteyi ayirdedip ,gercegi kabullenmek icin " geldim.

Edited by - pandora76 on 30/05/2017 01:39:16
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 29/05/2017 :  23:23:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Buna inanmasakta 4bh' ye bir ateistte mezun olabilir zira Kryon'unda sözünü ettigi gibi ,spritüelligi bilmeyen biri de aslinda spritüel bir yasam sürebilir.

Spritüellik nedir ?Ra mi, Kryon mu veya japonyadan insanlari kurtarmak icin gelip göcük altinda kalarak ölen ama ateist oldugu icin onu sonsuza dek cehenneme gönderen Tanrilarmi?
isa baskalarina hizmet ederken "sevgininin merhamet yüzünü kucakladi "zira biri kahverengi digeri yesil gözlerle bakar dünyaya ve bence bu yüzden Maharaj icte zevk yani "gecici bir duygu" degil "mutluluk veren his "dolarak tanimlar dogruyu .Seni ne mutlu ediyor ona bak öyleyse..

Su asla kötü birine "ben senin gibi kötü degilim" demez kötüyüde icine almasi bu yüzden öte yandan "kötü pis elbiseleriyle" suya giren biri "tertemiz cikacaktir" o sudan yani su kosulsuzca kabul ederken, kötü cirkin elbiseyi yinede temizlemekteyse "gercek sevgi suyun arindirmasini kabullenmeye riza" yani kirli olabilecegini de görmek olmali.

Ama kendini dünyadan yani egodan uzakta görmek olmamali bu .Su iste, iyi kadar kötüyüde aldi icine ...Bu ise ancak gercek bir tevazudur .Bence "spritüellik tevazudur "cünkü sevginin kibirlendigine hic sahit olmadim.

Edited by - pandora76 on 29/05/2017 23:53:03
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 02/06/2017 :  16:27:18  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Pek cok sezgimden sözetmememin sebebi zamanla yaygin spritüel yaklasimi anlamis olmamdan . Üstüne basa basa rüyalarin daima sezgisel olmayacagini söylemek yeterli gelir miydi?

Paranormal denilenle cok genc yasta tanistim ,haberci rüyalar normal denilenle yani fizikle aciklanamiyordu cünkü. Bazi haberci rüyalar her rüyanin gelecekten bir haber olduguna isaret ; diyerek yasanir mi?

Ben derimki milyon kanit bile olsa benim paylastiklarimi bile kendi aklinizla ve kalbinizle ölcün. Maharaj'in anlattigi hersey dogru bile ciksa en sonunda önemli olan benim aklimi ve kalbimi kulanabilmeyi ögrenmemdir cünkü özgürlük budur kendi akil ve sezgilerinle ölcmeden "kendi aklin ve sezgilerin yani kendin olmanin bir yolu yok" cünkü.

Hem özgür iradeden sözedip hem de kisiyi kendi akil ve sezgilerine degilde disaridakilerin sezgilerine vs ...kosulsuzca inanmaya yöneltmek celiski degilmi?

Sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden biri , "ayagim agriyor" ;dese bende ona , "sezgilerim diyor ki ayagindaki agri boynundaki bir tümöre isaret" desem ..Buna inanmaliydi zira sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden kendisi .

Peki sezgilerin tek basina yeterli oldugunu söyleyen biri hastalandiginda neden akilla ölcen bir tip doktoruna gider? Neden doktoru hastaligin kaniti ve durumuna dair mr ister? Söyle duyuyorum böyle duyuyorum vs...;diyen birine gitmesi ve hastaliginin sifasini onda aramasi veya sezgileriyle kendisini tedavi etmesi gerekmezmiydi. Sezgilere kosulsuzca inanmami söylüyorsun ama benim ayagindaki agrinin boynunda bir tümör olduguna dair sezgime kosulsuzca inanmiyorsun? iste durum bu kadar kötü..

Rüyamda insanlar sinifta kaliyordu evet ve varsayalim haberci bir rüya cok mu kötü birsey olurdu 4bh ye gidememek ?Cokmu mutsuz ederdi bizi bu?Ögrencilerim diger derslerinde basarili diye hic bilmedigi matamatikten gecmelimiydi mesela , peki matematigi hic bilmeyen de gecse idi sorun olmayacakmiydi bu ileride "kendisi icin"? Carpma bölme yapamayan , ileri seviyede türev almayi nasil basaracakti ?

Hristiyanlar isa'nin onlara cennetin kapisini acacagina inaniyor ,müslümanlar ve spritüalistler de ...Herkes buna emin ve "asil sorun da bu degilmi ,bu emin olma hali"?ciftci olgunlasmamis ürünü hasat edebilir mi?

4bh nedir, kim daha cok hizmet etmis ;düzeyimi ?4bh merhamet düzeyidir ,baskalarina hizmet se sadece merhameti gelistirmek icin var .O ateist japon ,gönüllü gelip insanlara yardim ederken, bu sey kalbinin büyüklügü yani merhametinin göstergesi iken , bu insan aynada merhametinden baska ne yansitabilir. 4bh "merhamet" se "spritüalist olmamasi neyi degistirir" insan olmadigi biri gibi gözükebilir ama "bu onu olmadigi biri yapmaz ".Bu dünyadan biksak bile burdayiz üstelik burada olmak ta bizim secimimiz .

Hersey bir ise dünya da bir parcamiz olmali öyleyse "dünyayi sevmemek" te ,bir parcamizi yani "kendimizi sevmemek olmali" . Bana göre cennet sevgidir ,öyleyse kendini sevmeyen biri nasil cenneti bulabilir?

Edited by - pandora76 on 02/06/2017 16:41:28
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 04/06/2017 :  04:59:21  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hepimiz zaman zaman umidimizi yitiririz ama bazilarimiz icin umit edebilmek ,uzak bir hayal bile degil. Sevdikleri kendisini yatili okula biraktiginda , bundan sevilmedigi anlamina varan ve bu sebeple bir daha sevilebilecegine dair ümidi kalmayan arkadasimdan sözediyorum. Ruhsal anlayistaki kimi carpikliklarin aslinda mutsuzlugun yansimasi olabilecegini düsünmek beni cok etkiledi .

Onu uzun zamandir taniyorum , kuantumdan rahatca sözettigim tek dostum:)ve sevilmeye dair ümitlerini kaybetmis olsa da ben onu cok seviyorum ama sevilmeyecegine öyle inandirmiski kendisini, " gercekte olani görmesi mümkün degil " ve onun ümitsiz ruh haletini baska bir yerdede görmek ,düsünmek istemedigim seyleri düsündürtüyor bana.

Sevilmekten ümidini kaybeden bir cocugun dünyaya duvar örmesi ... yatili okula girerken yasadigi kirginligi bir daha yasamamak icin yarattigi sert görünüsü de en saglam zirhi. Yinede iyinin de ötesi resimleri var.. Resim yetenegini reddediyor olsa da o müthis bir ressam .Gecen yil bir cizim yapmasini istemistim , yapmazdi ama benim icin gerekliydi. Seneler sonra kalemi ilk kez eline almasina karsin o kadar güzel cizdiki... "Demek ki yetenegin sen var oldukca seninle olmaya devam ediyor, sen aksini iddia etsende".

2012 ye dair kanal mesajlarinin bir kismi ,bir sondan sözetmeselerde buna cok fazla ihtimal verilmesinin nedenini düsündükmü. Ben esasinda asil bunu düsündüm , kendime ,neden kiyametin kopmasii cok istedi insanlar ;dedim.Cok istenmeseydi , "kiyametin olmayacagina dair mesajlar daha fazla ilgi cekmeliydi "demekki insanlarin pek cogu dünyanin yokolup gitmesini istedi.

Bana göreyse 2012 de spritüel rüyanin aldigi bu darbe "aslinda tam olarak olmasi gereken seydi "oyunun bir parcasiydi bu...yani insanlar 2012 ye hazirlanacak "sonrasindaki saskinliklari ise düsünmeye yöneltecekti". Bu hayalkirikligi bence gereklidi cünkü o kadar derin bir uykudaydikki, uyanmak icin böyle büyük bir sarsintiya gereksinmemiz vardi.

Buna pek aldirmasakta , ciftci gercekten de olgunlasmamis meyvayi koparmaz. Cocukken bahcemizdeki agacin meyvalarinin olgunlasip olgunlasmadigina karar veren de bizdik , meyvalar degil. Bu gercegi bir olumsuzlugu dillendirmek icin hatirlatmiyorum ,zira hasatla cok ilgilenmeyen biri olarak bu sözleri söylemenin bir faydasida yok bana ama bu ümitsiz ruh haleti beni etkiliyor ve kati gibi dursada bu gercegi ifade etmeme vesile oluyor.

"Agacimizdaki kayisilari olgunlastiran toprak ve suydu." Ve ne toprak nede su" bahcemizin disina ait degildi". Benzer sekilde, bir "baska düzeye" hasat olmayi beklesek bile ,topragimiz ve suyumuz "dünyanin ötesinden degil".. Yani nasilki ürünü verimli kilan topragidir, bizide hasata uygun kilabilecek tek sey dünyamizdir cünkü bizi dünya varettiyse "topragimizda dünyadir".

Buna inanmasakta "bu ümitsizligin yuvasi dünyamiz, aslinda bizim tek ümidimiz".

Hicbir meyve "olgunlasmaliyim diyerek olgunlasmaz" , cünkü onu ancak topragi olgunlastirabilir. Bu sebeple biz hasata dair ne cok düsünürsek düsünelim birsey degismeyecek tam aksine "bu bize mutsuzluktan baska birsey vermeyecek". Ben bahcemizdeki olgunlasmamis kayisilarin hasat olmayisindan ötürü mutsuz olduklarina sahit olmadim hic, hasata dair düsünceleri yoktuki hasat olmama fikri onlari mutsuz etsin.

"Onlar sadece büyümekle mesguldüler" ve kökü bahcemizde olan agacin dallarinda olmanin mutsuzluk sebebi olduguna dair bir inanclari da yoktu. Kryon ,gecmiste degisen kiyamet senaryolarindan sözederken , bu,gelecege dair gecmiste beklenenin degisebilecegine isaret ,öyleyse eger hala birseyleri degistirme sansimiz olabilir. Daha dogrusu gecmisten ve gelecekten dahi ancak su an sözedebiliyorsam yani gecmis ve gelecek bile sadece su anda bariniyorsa .. "gelecek te tam su anda yeni bir gecmisle yaratilabilmeli ".Meyvalarimizin gecmis ya da gelecegin farkinda olduklarini bile görmedim "hep su andaydilar cünkü" .

Ben kayisi agacimizla büyüdüm ve agacimiz bana "doganin kendi icinde tam oldugunu ögretti". Büyümek gibi bir kaygisi dahi olmayan kayisilarimiz zamani geldiginde büyüyorlardi üstelik ve kimi daha erken olgunlassa da digerleri bundan hic sikayetci olmuyordu cünkü "topragimizi seviyorlardi" . Hem bu dünya bizim topragimizsa , onu sevmenin ne sakincasi olabilir ki .Bu dünyada mutlu olmanin sakincasi olabilir mi peki.

Belki pek cok hata yaptik ve ümitlerimizde hatalarimizla birlikte yok oldu ama "ümidin bittigi yerde mucize baslar". Bir film adi bu:

"Umudun bittigi yerde mucize baslar"..

Gercek bir öyküye dayaniyor üstelik. Bir adam ,hayatini kurtaran bir adamin ogluna kizini veriyor. Kiz cok güzel ,oglan engelli. Seneler sonra adam esiyle köye geldiginde insanlarin saskin bakislari arasinda böylesine mucizevi iyilesmesini , "cünkü ben karima asik oldum ";diyerek acikliyor. Sevgi icin imkansiz birsey olduguna inanmiyorum .

Buna inanmasak bile bu dünya ya cenneti getirmek icin geldik ve "böyle kötü bir dünyayi ancak bir mucize cennete cevirebilirdi ", iste tam da bu sebeple ümitlerimizi kaybettik . Artik mucize yaratmaktan baska secenek kalmamasi icin cünkü inanmasakta bu dünya bizim cennetimiz olacak.

Edited by - pandora76 on 04/06/2017 05:32:11
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 11/06/2017 :  23:28:51  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
"Eksi sözlük" cok sert gözükebilir , bazen öfkeli nefret dolu ifadeleriyle ama yine de okurum cünkü orada gercek bilgiyi ve insanlarin tüm ruh hallerini görebilirim. Spritüel tanimlarimizla örülü bir fanusun icinde yasiyor olsakta "sonsuzluk bu fanustan daha büyük".

Yanibasimizdaki binayi yiktilar ve simdi yepyeni bir bina yapiyorlar. Eskisi ise o kadar kötüydiki... isin garip yani , eski bina ,sahipleri olan aile fertleri arasindaki anlasmazliktan ötürü yikildi:) "Yani kötü gibi gözüken birsey , iyi birseye vesile oldu ".Sonucta eskileri yikilmadan yenilerini yapamiyoruz.. Kaos bu durumda ,cökmek üzere olan binayi yikmak degil, tam aksine yikmamak olmali. Kim göcügün altina kalmak isterki.

Hersey kabulse eger , "dönüsüm de bu kabule dahil olmaliydi".Dönüsmüyormuyuz:)

Zamani durdurabilen biri var mi? Cocukken nasil farkliydik oysa, neden cocuk kalmak yerine büyüdük ki? Agaclardaki yapraklar "sonbaharda" sarariyor ve ölüyor ama "baharla" birlikte cicekler aciyor "yaz" icin. "Doga bu kaosa ragmen kendi icinde tam üstelik".

Hastalik müdahele edilmediginde ölüme götürüyor(kaos) yinede kiminin gercekten yasamak icin belki önce "hastaliktan ölmesi" gerekiyor. Birinin gözleri yesil , digerinin mavi ,ötekinin de kahverengi olmasi yani herkesin farkli gözlerle bakmasindan ötürü fakat yinede binalar yikilacaklar cünkü yeni binalara yer acmak zorundalar.

Eksi sözlükte spritüel egodan vs...sözedilirken ,önce tepki duysam bile sonrasinda düsündüm cünkü yazilanlarin önemli bir kismi dogruydu. Sözler sert elestirmis gözükebilir veya eksik fazla olabilir vs..Bizim tepki göstermememiz icimizde tepkilerin olmadigi anlamina gelmiyor yinede . Yani inkar etsek bile biz tepki duyuyoruz su veya bu yönde. Bence aslolan sa tepki degil,"tepkimize karsin düsünebilmek". Spritüellik tevazudur ;demem bundan.

Benimde zoruma gitti okudugumda ,bize yapilan bu dogru yada yanlis elestiriler ... fakat gercek tepki yaratsada bende ,her zaman en sonunda yinede gercegi sahtesine tercih ettim. Bizi elestirdiklerinde hatta spritüelligimizle alay ettiklerinde aklima bir sey geldi. Kendimizle dalga gecemeyecek kadar kibirlimiyiz?

Eksi sözlükte söyle bir cümle vardi , aramada gözükmeyen basliklar bunlar ama arayan buluyor:)

anestezik etkiden öteye gecemeyen kisisel gelisim, farkindalik, bilgelik icerikli kitaplarin paragraflarini sadece ezberleyerek aktaran; kendi dünyalarinda nötralize olamamis, 'denge'ye gelememis, görme gücünü yakalayamamis ama pazarlama stratejilerinden yararlanarak irili ufakli bütcelerle katilimci toplayip mürsit rolüne bürünen kisi.


Nasil birseye su tasidigini görmek hemde onca zaman, berbat bir duygu , egonu da ayirdediyorsun pek tabi ve aptalliginida.. Yukarida kalan ve böylece unutulacak olan bu spritüel cirkinliklere dair yazilarim da elbette bir gün yeterince gözükmeyecek, tipki spritüel cirkinlikler ortaya ciktikca insanlarin yazilarini silip unutulmasi icin beklemeleri ve sonra karsi ciktiklarini alip satmalari ve "uyduruyor yok ki" demeleri gibi. iste bunlar cok zoruna gidiyor insanin yani benimde zoruma gitti bende kötü hissettim ama iste tam da bu sebeple bu sey hayatlar boyu elde edemeyecegim kadar degerli.

insan esige geldiginde daima güclü deneyimler yasamak zorunda kaliyor cünkü esikte "degisim" degil "dönüsüm "var. "Yesilin acigi ile koyusu" arasinda bir degisim ama "yesille kirmizi arasinda dönüsüm". Yesil de mavi de isiga ait ve hepsi "farkliyken "birarada beyaz yani "ayni" gözüküyorsa yinede , nasil bir sey yesille mavi rengini ayirirki.

Sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden biri , "ayagim agriyor" ;dese bende ona , "sezgilerim diyor ki ayagindaki agri boynundaki bir tümöre isaret" desem ..Buna inanmaliydi zira sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden kendisi .

Peki sezgilerin tek basina yeterli oldugunu söyleyen biri hastalandiginda neden akilla ölcen bir tip doktoruna gider? Neden doktoru hastaligin kaniti ve durumuna dair mr ister? Söyle duyuyorum böyle duyuyorum vs...;diyen birine gitmesi ve hastaliginin sifasini onda aramasi veya sezgileriyle kendisini tedavi etmesi gerekmezmiydi. Sezgilere kosulsuzca inanmami söylüyorsun ama benim ayagindaki agrinin boynunda bir tümör olduguna dair sezgime kosulsuzca inanmiyorsun? iste durum bu kadar kötü..


Köleler böyle yaratilir iste. Düsünemeyen sorgulayamayan..Sadece kosulsuzca inanan ..Egosunu müritleriyle tatmin eden mürsitler yani hayatta en sevmedigin sey ablanin mürit deneyiminden ötürü tam da bu iken , düsermisin merkezine:)

Yukaridaki alintiladigim sözlerimi düsünüyorum da bazen. icimden ,egomuz bu kadar güclüymüs demek geliyor , bizi kölelestirecek kadar...Onu öyle cok "görmemisizki" , o "kendini göstermek" icin öyle cok "büyümüs".. "Ve kalbimizin derininde hepimiz biliyoruz bunu"... Yinede ,iyiki Dünya denen bu rüyaya dogmayi sectim diyorum cünkü bu kaosun(esigin) ardindan neyin gelmekte oldugunu biliyorum. Bunu hic unutmuycam..

Egoyu kabul etmek ne demek peki. Ruhsallik yolunda egonun olabilecegini kabullenmekten daha kötü ne olabilir ki. 'Egonun olabilecegini kabullenmeyen seyde ego üstelik'. Cünkü ruhsal insanlar egosuzdurlar ve ruhsal insan olmak , 'büyük olmak demek'...Digerlerinden daha büyük oldugunu söyeleyense ego .


Edited by - pandora76 on 12/06/2017 00:04:05
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/06/2017 :  04:04:31  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Empati yaptim , kendime 'onca vakit hasati bekleseydim ama olmasaydi nasil hissederdim'sorusunu sordum. Ve biraz bakindim bu sebeple , böylece ögrendimki 2000 yilindada kiyamet bekleniyormus! Onca zaman bunu beklemek ve olmadigini görmek , insani cok fazla altüst ederdi sanirim. Üstelik 2000 'den 12 yil sonra bir daha!

Bunu kötü hissettirmek adina söylemiyorum ,gercekten anlamaya calisiyorum. Hasat sanirim spritüel dünyada genel anlamda en temel konu olmus fakat ben cok ilgilenmedigim icin haliyle bunu cok algilamadim ve yeterli özeni göstermedim.

Anlayamadigim bir sey , medyumlarin bircok seyden sözederken hasata dair hicbir sezgiye deginmemeleri. Aklima gelen ilk seyse , 21 araliga dair medyumlarin ve sunu görüyorum duyuyorum vs...diyenlerin söylemlerinin tamaminin yanlis cikmis olmasi. Bana göreyse az sayida insan haricinde kimse medyum veya vizyonlar alan sezgilerini kullanan insanlar degil, olsa idiler , verdikleri bilgiler biraz olsun dogru cikmaliydi ,üstteki yazilarimda degindigim gibi.

Hem sezgilerim tek basina yeterli diyecegim hem de senelerce bekledigim hasata dair hicbir sezgisel bilgiye basvurmayacagim, bu olur sey degil.

Peki ben kendimi hasata dair ilhama acarmiydim .Hayir cünkü ilham ancak "gercekten istedigin sey icindir". İlhama önceden deginirken bundan cokca sözettim . İcimde hasata ve 2012 ye dair "hicbir istek yokken ", bununla ilgili sezgisel bir ilham almam da mümkün degil, ekmek surada dursa bile , karnim ac degilse onu yemeyecegim icin. Kaldiki bilse idim dahi mesela "dünyanin sonuna dair" birsey, asla paylasmazdim . 2000 yilinda intihar edenler olmus kiyamet kopacagi icin , öldükleriyle kaldilar ve ben artik bu akilalmaz spritüel yaklasimi algilamaya basladigim icin , asla dünyanin sonuna vs...dair bir sezgi paylasmazdim .Önceden beri sözünü ettigim seyden ötürü de medyumluk egitimi almam hicbir vakit sözkonusu olmadi olmayacakta zaten.

Bunlarin yanisira , hep düsünmüstüm, neden hasatin da ötesinde hastaliklara care olabilecek bilgiler almiyoruz medyumlarimiz vasitasiyla ? Kryon gecmiste bugünlere dair , hastaliklarin tedavilerinin bulunacagindan sözederken ve su anda gercekten de tipta büyük seyler yapiliyorken , neden gecmiste degilde simdi böyle bir devrimin gerceklestigini "eşigi gecmekte "anlatiyordu.

Hastaliklar ,kisa bir ömür vs...büyümemiz icin gerekliydi acida olsa ama artik büyümek icin bu tür güclü katalizörlere ihtiyacimiz yok. Kendimden örneklersem..beni ancak bazi sorunlar reikiye onun vasitasiyla da ruhsalliga yöneltebilirdi cünkü ruhsallik benim icin imkansizdi öte yandan artk ruhsallikla ilgilenmek icin sorunlar yani katalizörlerle karsilasmak zorunda degilim cünkü artik inaniyorum.
Yani , az sayidaki medyum haricindeki kilerin sözünü ettigi gibi herseyi sezgilerimizle ögrenebilmemiz de mümkün degil.

Bunlarin yanisira herseyi tam manasiyla tarafsiz yorumlamak ta mümkün degil. O örnegime dönersem..

Bahcemizde kayisi agaci var;dedigimde aklimiza gelen kayisi ile bahcemizdeki agac birebir aynimi. Kayisi agacini bilsek dahi bizim agacimizi görmeyen biri "onu tam olarak imgeleyemez". Hatta ben agaclarla dolu koca bir ormanda büyüdügüm icin agaca" güzel anlamlar yükleyerek anlatabilirim" ama belki agaclara cok yakin olmayan biri bir agac tanimi yaparken daha az anlam vererek tanimlayacaktir.

Demek istedigim zihin yani duygularin oldugu bir dünyada tam manasiyla tarafsiz bir tanimlama mümkün degil. Zihin sinirliysa , "sinirsizi sinirliyla yani sözcüklerle" oldugu gibi tanimlamasi da olanakli degil. Ben agacimiza baktigimda yapraklarini görsemde , "icini göremezdim "yani agacin kendisi olmadikca , tam karsisinda bile dursak , "onu eksiksizce tanimlayamayiz".

Ra' ya gelince.. Önceden tarihlere bakilmasini önermistim. Ra ilk olarak 1981 de yayinlanmisti sanirim , Kryon ise 1987 ölcümlerinde kıyamet senaryosunun degistiginden sözetmis. Ra serisinde hasat dönemine dair bilgiler 1987 den önce mi verilmekteydi , bunun icin tarihlere bakilmasini önermistim . Eger 1987 den önce hasat döneminden sözetmisse Ra , Ra da bi celiski kalmaz zira Kryon kıyametin iptalinden daha sonra sözetmekte. Son kez söylüyorum, hasat ve Ra ya dair kesin bir sonuca varmak istiyorsak Kryon eşigi gecmek ;okuyalim.

Kryon ,esigi gecmek :

Her bin yilin cevresinde bir enerji vardir. Bu dönemlerde daima ortaya kiyamet habercileri cikip bunun dünyanin sonu oldugunu , görebileceginiz son bin yil oldugunu söylerler. İroni su ki, gercekten bu son bin yil olacakti , yaptiginiz plana göre öyle olmasi gerekiyordu. Ama 1987 yilindaki ölcüm bu sonu gerecersiz kilmisti. 2012 de söz konusu sinavla ilgili son kez ölcüm yapilacak ve ölcüm sinavin sonucunu belirleyecektir.

Sevgili varliklar , size geleceginizi bildiremeyiz cünkü 2012 ye dogru ilerleyen bu trenin makinisti sizsiniz, ileride enerjinin degisip degismeyecegi size bagli.

Gecmiste bugünki bilimsel bazi calismalarin sonucuna deginen ,pek cok öngörüsü ortaya cikan Kryon ,daha 1999 da bunlari söylemis ama insanlar 2000 yilinda ve sonrasinda 2012 de kiyameti beklemisler?

Kiliclar köprüsünü gecmek:

Eskiyle eyeni enerji arasinda bir ucurum vardir, siz kisa bir süre önce oradan gectiniz. Savasla, insanin yokolusuyla ,kitlesel istirapla,gezegensel yikimla ilgili tüm kehanetler gecerliligini yitirmistir.

Bu da Kryon'un 2000 yilindaki sözleri.Hasat spritüellerin en önemsedigi sey oldugu icin sözlerimin kirici olmamasini umuyorum ama spritüellikle cok uzun zamandir icice olanlarin , neden Kryonuda okumadiklarini veya okudularsa neden Kryona degilde ,kiyamet senaryolarina inanmayi sectiklerini kendilerine sormalari gerekmiyor mu ?

1999 da degil hasat , spritüellikten dahi haberim olmadigi icin bu duruma dair benim tarafimda düsünecek birsey yok öte yandan bu yanilginin icinde ben olsa idim önce sasirsam bile ," karamsar bir ruh haletini sonsuza dek barindirmazdim icimde".

Şemsin, Mevlananin kitaplarini suya atmasi misali bende "bildigim herseyi suya atardim ve yeniden baslardim". Bütün spritüel ve spritüel olmayan kaynaklari yeniden okur , biraz olsun su medyum su mürsit su rehber vs..yi degil , "kendi aklimi ve kalbimi dinlerdim".

Zira onlar yanildiysa eger, belki bu da hayatin durumumuza dair kücük bir oyunudur , "sürekli baskalarini dinlemek yerine kendi aklimizi ve sezgilerimizi kullanmamiz icin ".Gelecek ve gecmis simdinin icinde ise , gecmiste biz dünyanin sonunu beklerken , bu sonun gelmedigi ve bizim sarsildigimiz bir gelecek te ayni anda yaratilmis olmali.




Edited by - pandora76 on 16/06/2017 04:52:18
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/06/2017 :  15:49:40  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Herseyin dairesel oldugunu, yasaminiz gibi sonsuzluga uzanan yollarin bile dairesel oldugunu söylemistik. Hic bir düz cizginin bulunmadigini söylemistik,düz gibi görünen yollar kavis cizip en sonunda birlesir dolayisiyla zaman ve realite daireseldir. İste bu yüzden geleceginizin potansiyelleri ölcülebilir ve kehanetlerde bulunulabilir, cünkü daire icindeki potansiyeller o sürekli sabite icinde asinaliga sahip seyler olarak geri döner.

Böylece ufkun ötesinde bilinmeyen bir gizem olarak gözden kaybolan bir gelecek yerine ,geleceginiz sürekli geri dönen bir daire gibidir ve simdi zamaninin bir parcasidir. Kahin boyutlararasi yetenege sahiptir,trenin penceresinden disariyi bulanik sekilde görebilir.Tren zamanla daireler cizdiginden , enerji potansiyelleri görülebilir, daha sonra tren onlarin üzerinden tekrar gectiginde,onlar realiteye dönüsürler.

Kehanette bulunanlarin yanitlamakta zorlandiklari soru sudur: Bir potansiyelin realiteye dönüsmesi icin ,trenin onun üzerinden kac kez gecmesi gerekir?En iyi kahinler bile kehanet tarihini vermede zorlanirlar , ama orada meydana gelebilecek bir potansiyel mutlaka vardir.


Kryon , esigi gecmek.

Ra bilgilerine dair düsüncelerimi üstteki mesajlarimda anlatmistim ve varsayalim Ra 2012 ye dair yanildi, bu olamazmi? Ra tümüyle dogrudur filan demiyorum , bu sebeple tarih kiyaslamasini veriyorum ,üstteki mesajlarimdada söyledigim gibi benim tarafimda hepsi o kadar gecmiste kaldi ki bu ilgimi cekmiyor ama yinede sunu söyleyebilirim. Ra nin bana katkisi cok büyük oldu.

Ra dogru yada yanlis , bugün geldigim nokta benim icin doyurucumu , benim tarafimda aslolan bu.

Ayrica , zamanin hizlanmasina dair yorumlari da var Kryon'un. Oradan bakilabilir.

Eksi sözlükte, medyumlar icin yazilmis su sözler ilgimi cekti:

bedenli varlıkların bedensiz varlıklara bedenlerini geçici olarak kullanıma sunmalarıyla elde edilen bilgi, yöntem, haber ve benzeri bulguların tamamıdır.

medyumik faaliyetleri, haliyle medyumlar gerçekleştirebilir. kiraladığı bedenini kullanan bedensiz varlığın negatif mi pozitif mi olduğunu ise allah bilir. lakin spiritüel çalışmalar yapan yüzlerce insanın, eğitmenin, öğrencinin ve takipçinin referans aldığı metinlerin tamamı medyumik paragrafların külliyatından başka bir şey değildir.

bazı falcılar ve bazı kanallık bilgisi aktaran ve adı üstat olarak geçen kişiler, medyumik yayınları dolayısıyla yıllardır itibar görmektedirler. mistik bilgi peşindeki yığınlar da bu şahısların esaretine gönüllü olarak dahil olmaktadır.


kimi medyumik öznelerin bir iddiası da "ben kendimden kendime yazıyorum.." şeklindedir. kast ettikleri, virginia woolf'un ve james joyce'un kullandığı bilinç akışı tekniğidir. sorsanız bilmezler bu tekniği ama havalı bir cümle kurup "ben kanal değilim, kendimden kendime yazıyorum..." diyerek görkemli duruşlarına görkem katarlar...

Bir medyum , pek cogu hatta bazen tamami yanlis cikan bilgiler (2012 de dahil tabi) veya kendisinin ne kadar yüce olduguna vs...dair bilgiler verirken , hastaliklar , teknolojik bilgilere vs..dair bilgiler aktarmamasini, "henüz buna hazir olunmadigi icin aktaramiyorum , alamiyorum vs"...;diyerek aciklayamaz.

Daha öncede söyledigim gibi, hicbir sezgisel rüyamda kisisel bilgiler vs...görmedim. Ama bu bana yapildi, benim kisisel bilgilerim kanallik vasitasiyla almaya calisildi. Bir sezgim kisisel bir bilgi olsa , bundan kesinlikle rahatsiz olur , negatif bir varlik oldugundan süphe ederim cünkü bu negatif bir tutumdur .

Medyum konusu cok konusuldu eskiden sadece bu kisma deginmek istedim , neyle karsi karsiya olundugunu hatirlatmak icin. Negatif bir yaklasimimiz varsa , negatiflerin dikkatini kendimize cekemmizde mümkündür ve böylece 2012 de dahil olmak üzere , bilmem kac yanlis ,tuhaf bilgi almamiz mümkün. Pozitiflik hep sevgi dolu gözükmek vs..olsa idi, yukaridaki yazilarimda gecen dibine vurmus spritüel cirkinliklerin hic olmamasi gerekirdi.

Bir falci ile kisisel bilgiler aktaran medyum arasinda ne fark var?

Ben spritüel yaklasimlari tartisiyorum özel hayatlari degil , forumda bir kisiye bile özel bilgilerini sormamam bundan ve bu forumda olmamin bir sebebide , özel mesajlaşmanin dahi olmamasi yani kendimi göstermek zorunda olmamam. Forum yönetimi önceden üyelerle konusuyordu , üyelerin ne derece güvenilir oldugunu görmek icin ,bende görüntülü olarak konusmustum ve telefonumu vermistim, aklinda bir süphe kalmamasi icin ama hepsi bu kadar.

Demek istedigim bir daha kisisel bilgilerimi almaya calismaya gerek yok ve dahada ötesi, benim kim oldugumdan kime ne? Bircok seye tahammül edebilirim ama en sevdigim annem dahi benim ic dünyami tümüyle bilmez ve dahi zaten kendimi gösterecek olsa idim , burada kisisel bazi örneklerle anlatmazdim zira gercek hayatta burada anlattiklarimin cogunu paylasmam insanlarla. O yüzden bir daha kisisel bilgi alinmamasini öneririm zira bu bir fayda saglamayacak. Yeri gelmisken bunu bir kez daha vurgulayayim cünkü o vakitlerde buna cok kizmistim.

Edited by - pandora76 on 16/06/2017 17:23:34
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/06/2017 :  17:51:49  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Kryon ,gecmiste degisen kiyamet senaryolarindan sözederken , bu,gelecege dair gecmiste beklenenin degisebilecegine isaret ,öyleyse eger hala birseyleri degistirme sansimiz olabilir. Daha dogrusu gecmisten ve gelecekten dahi ancak su an sözedebiliyorsam yani gecmis ve gelecek bile sadece su anda bariniyorsa .. "gelecek te tam su anda yeni bir gecmisle yaratilabilmeli

Bu sözlerim yanlis anlasilmis olabilir mi? Belki yazarken tam ifade edilemiyor.

Burada , "simdide "bir gelecek kiyamet senaryosu veya hasat dönemini ,imgeleyerek yaratmaktan sözetmedim, hasatin beklenildigi gibi olmamasindan ötürü karamsarlasan ruh hallerine yönelik yazmistim. Yani sadece "dünya yasamimiza dairdi" . Belki kiyamet beklenirken dünya hayatimiza dair pek cok seyi kacirdik ama bu pismanliklarda bogulmak yerine simdiye odaklanip mucizler yaratabiliriz .. Söylemek istedigim tam olarak buydu.

Şimdiye odaklanarak kiyamet senaryosunu veya hasati yaratabilecegimize inanmiyorum , "kayisi agacimizin hasat zamaniyla ilgili verdigim örneklerden ötürü".

Karisini döven aldatan , merhametsiz bir adam olsun ..bu adam , şimdide odaklanarak cennete gittigini imgelesin ve öldügünde cenneti bulsun?Hic olur mu.

Aciz ve susamisiz, önümüzde ise hem yemek hem de su var. Önce suyumu iceriz yoksa yemegimi yeriz? Susuzluk acliktan daha güclüdür, insan bir süre ac kalarak yasayabilir ama susuzlukla degil. Dolayisiyla önce suyu iceriz yani gözümüzü diktigimiz o cok sevdigimiz yemegin tadlari olsa da , "önce ihtiyacimiz olana yöneliriz".

Adamin "simdide imgeleyerek yaratmaya calistigi cennet" , örnegimdeki cok sevdigi yemek olsun , "yaptigi kötülüklerden dolayi vicdaninda yani özünde yarattigi cehennemse "su .Kötü bir insaninda vicdani yani (öz/bir) vardir ama kötüler vicdaninin sesine kulak tikamis kisilerdir. Ve kanal mesajlarindada sözedildigi gibi, her ne kadar hasatcilardan vs..sözedilsede 'insani cezalandiran vicdanidir'cünkü derinlerde kalmista olsa ,vicdani icten ice cezalandirmayi hakettigini söylemektedir. Spritüalistler buna karma diyorlar.

Adamin vicdanini yemekten daha cok gerekli olan suya benzettim cünkü insanin özü kendisinden (egodan)daha büyüktür .Bu adam dolayisiyla ne derece simdiye odaklanip cennette olacagini imgelesede bunu basaramaz cünkü bana göre "gercekte ihtiyacimiz olani yaratiriz , istediklerimizi degil". Birden fazla istegimiz arasinda gercekten istedigimiz, ihtiyac duyduumuz seydir.

Kaldi ki bu adam kötülükler yaparken yani kötülügü bilirken , iyiliklerle dolu bir cenneti nasil yeterli düzeyde imgeleyecek. "Kötülügün icindeki birinin iyilik imgesi ne derece iyi olabilir ki"?

Bana göre bir seyin gercekten olmasi icin olacagina dair kesin bir inanc sarttir, aksi sözkonusu olsa idi, zengin olmayi hayal eden pek cok kisi zengin olmayi basarabilirdi ama bilincaltindaki paraya dair korkulari (param olursa negatiflesirmiyim , parayi gercekten kendime cekebilirmiyim vs...)onlarin parayi kendilerine cekmesine mani olur yada kazandiklari bir vesileyle ellerinden gider. Bilincalti bu denli güclüdür.


Edited by - pandora76 on 16/06/2017 18:12:47
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 16/06/2017 :  19:58:12  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Yaratilis ve big bang konusuna gelirsem...

Kryon:

Ayrica astronominiz evrende farkli zaman cerceveleri oldugunuda kabul etmek zorunda kalacak. Olanaksiz fizigi aciklamak icin bunun tek cikar yol oldugunu unutmayin. Ayrica büyük patlama teorisinin yanlis oldugunuda kabul edeceksiniz. Evrenin kendini kendinden yarattigini idrak ettiginizde, aslinda onun her zaman patladigini anlayacaksiniz.


Hawking , Kryon ve Maharaj.. Biri fizikci, biri bir baska yogunluk, bir digeri ise bir hindu ve ücününde sözleri ayni:

Evrenin kendini kendinden yarattigini idrak ettiginizde,aslinda onun her zaman patladigini anlayacaksiniz.

Bu cümleyi duymak benim icin iyi oldu cünkü "zamanin baslangicinda ne vardi"; sorusunun cevabi üzerine cok düsünmüstüm. Yazmistim da önceden buna dair ama yaratilisla alakali bir yanit icin hatirlamam gerek.

Cikis noktam su idi. Gece 3 te rüya görüyor olsam , sabah uyandigimda o rüyayi görüyorken saatin 3 oldugunu bilmem imkansizdir ve dahi bilmek icin de bir girisimde bulunamam cünkü "hem uyuyup hem de saati göremem" . Dahada fazlasi uyku aninda iken " saat kac" gibi bir sorumda olamaz. Uyuyorken dünyanin farkinda degilimki sorabileyim.

Su an dünya denen bir rüya görüyorsam eger , uyandigimda etrafimdakilere" rüyamda dünyayi görürken ve big banga dair yazarken saat kacti" desem..., Bunu nasil bilebilirlerki, zira rüyayi onlar degil ben görüyordum, onlarsa en fazla uykuda oldugumu görebilirler , rüyamin icerigini degil. Öte yandan hersey bir ise, bir olanin disinda biri olamazki , en üst yogunluga uyandiginda (aydinlanmis üstat), rüya görme saatini sorabilecegi bir baskasi olsun. Bir fizikci degil , siradan biri oldugum icin tabiki okuduklarimdan dogru yada yanlis cikarimlarim olur ama merak gercege dair. .

Öyleyse Hawking'in de sözünü ettigi gibi, zamanin baslangicinda ne vardi ;sorusunun gercekten de bir anlami olmayabilir veya sorulsa bile yaniti yok. "Rüyamda mesela seneler gecirirken ,dünyada sadece birkac saniye gecmekte ise , birkac saniyeye seneler sigamayacaksa, gercektende Maharaj'in söyledigi gibi, zaman bir illüzyon olmali "demistim kendime . Dünyanin illüzyon olduguna kanal mesajlari veya eski ögretilere vs... kosulsuzca inanarak ikna olmadim , bu denklemlerden yola cikarak vardim, eski mesajlarimda bunu anlamaya calismistim.

Uyurken rüyamizda gördügümüz o kocaman ev neredeydi peki? Kafamizin icindemi ? "Ama o ev kafamizin icine sigamayacak kadar büyük" Bunun gibi....Su an bir hipnoterapistin masasinda veya 5.yogunlukta vs...uyuyor ve "gördügüm rüyaya 'Dünya' diyor olabilirim" ,

Ve bunu farkettigim günden sonra zaman konusuna daha fazla egildim cünkü Kryon'un da sözünü ettigi gibi, olanaksiz fizigin çözümünün zaman kavraminda oldugunu düsünmeye baslamistim.

Varsayalim su an uyuyorum ve rüyamda bunlari yaziyorum sonra da" Big bang ne zaman oldu"? diyorum ama bu soruyu ne zaman soruyorum? "Zaman illüzyonunu barindiran rüyanin icinde"..Öyleyse big bang ta rüyanin icinde .

Dolayisiyla Kryon'un da dedigi gibi," big bang hep vardi cünkü evren kendini hep kendinden yaratti". Yani öz tanimsizsa ve sadece aynaya bakarak kendini görüyorsa , en basindan beri o aynanin karsisindaydi yani zihne dair rüyalar görüyordu fakat aydinlanmis üstatlar rüya gördüklerinin idrakine vardilar, degisen sey bu. Rüya görürken bazen rüyada oldugumuzu farketmezmiyiz . Bunun gibi..

Hersey bir ise "disinda birsey olamayacagi hatta disi bile olamayacagi icin", bu bir'in gercekten parcalanip , gezegenlere/ insanlara vs..bölünmesi olanaksiz olmali. "Bir olan" , büyük patlamayla nereye bölünecekki, "iki bile yokken". Tek olan isik yedi renge ayrilmiyor , yedi rengi prizmayla gözüküyor ; sözlerimdeki gibi,gercek bir parcalanma oldugunada inanmiyorum.

Yani hersey bir iken büyük patlamayla evren dedimiz rüya olustu ;degil, tam Kryonun sözünü ettigi gibi , simdide büyük patlama her an gerceklesen birsey olmali. Tasavvufta herseyin bir olanin yansimasi olusundan sözedilir ve hersey bir ise, öz ile özün yansimalari birbirinden ayri olamaz. Biz insanlar ancak ayna ve yansimalari ifadelerini kullanabilsekte , aynanin karsisinda durmamiz ve bakmamiz gibi, "öz orada durup kendi disindaki gölgeleri seyredemez, tek öz'ün sonu/disi/hatta dis kavrami dahi olamayacagi icin".

Bu durumda Maharajin söyledigi sey tümüyle gecerlidir . Yapilabilecek tek sey herseyin bir illüzyon oldugunun idrakidir cünkü bir olan gercekte hicbir zaman bölünmedi, "zamansizligin icinde bir zaman geldiginde , kendini görme amaciyla evreni yaratma karari da almadi ". Zira sonsuzluk(Bir), zamansizligin icinde bir zaman boyunca kendini bilmeden varolmusken , kendini bilmek istedigi bir zaman gelemez ;

"zamansizlikta zaman diye birsey yokki, kendini bilmek icin evreni yaratacagi bir zaman gelsin".

Peki big bang teorisi dogru ise ... zamanin baslangic zamanini neden bilmek istiyoruz?Maharaj , "sebepler arayan zihninizdir", derken bu o kadar uygunki.. Ben gelecegi gecmisin yarattigina inaniyorsam , herseye bir sebepte ararim cünkü gelecegin sebebi "gecmisteyse, herseyin bir gecmis sebebi var diye düsünürüm "ama zamanin yani gecmis ve gelecegin olmadigi yerde nasil bir gecmis yani sebep bulacagim.

Sebepler gercekte yoksa , yaratilisinda sebebi yoktur .Kendi bilmek icin/ seyretmek icin vs..hepsi zihnin oynudur. Yani,zaman ne zaman basladi ;diye sormamin anlami yoksa bu soruyu sordurtan "gecmisin gelecegi yarattigina beni ikna eden zihnim".

"Bir zamanlar , Tanri zamanmidir; diye bana sordurtan da bu düsünce idi.

Gercekte gecmis ve gelecek niye mi yok. Gecmis te gelecek te zaman dilimi, zamansizlik zamanin olmamasi demek iken , olmayan bir zamana geçmis ve gelecek zamani
nasil koyacagim.. Masada bardak yokken olmayan bu bardaga su doldurabilirmisin.

Ama rüyanin icinden bakarken su an , aydinlanmis üstat yani zamansizlikta olan olmadigimiz icin...gecmis ve gelecek arasinda "gecmis ve gelecek simdidedir "diyebilirim Kryonun da söyledigi gibi.

Sadece gecmis dedigim bir tanim ve gecmis üzerinden yaratildigina inandigim bir gecelek tanimi (rüyasi)var. Evren " gecmisten sonra gelecek gelir";düsüncesine olan inancimdan ötürü böyle ise (antropik ilke) gelecegimi belirleyen daima gecmis olacaktir.

Hersey an'da hep vardiysa ve var olacaksa, Tanri hep varolmus olan neyi yaratti;demistim.

Hamura bir kalem sekli versem , kalem in yaraticisi oldugumu söyleyebilirim ama kalemin hammaddesi hamurun yaraticisi kim;diye sorarim :firinci..ve bu , ciftciye, tarlaya hayat veren günese ..kadar gider, ama ilk yaraticiyi bulamam cünkü hicbir gölge bir baska gölgenin kaynagi olamaz .isik varsa gölgeleri vardir , isik yokken ne gölge olur ne de gölgeyi yaratabilecek bir baska gölge . Öyleyse ,kalemin yaraticisi ben, kaynagi olan hamurun yaraticisi firinci, ...ciftci vs..."sonsuza dek" yaraticilar bulabiliriz , aynada yansiyan "sonsuzun yansimasiysa " ama bunun sonunu yani "ilk yaraticiyi bulamayiz".

Zamanin olmadigi yerde ilk zamani nasil bulacaksinki ilk yaraticiyi bulasin.

Tanri herseyi yarat-mis, "peki ne zaman yaratti"? Tanrinin yaratmak icin zamana ihtiyaci var demekki,tanri "gecmis zamanda yaratabilir cünkü "öyleyse tanri da zamanin icinde , buradan cikan bu ve bu pek cogumuz icin kabullenilemez olsada bana göre bu durumda Tanri da yaratilmistir.

Hersey sonsuzlukta hep vardiysa ve var olacaksa, tanri zaten hep varolmus ve olacak neyi yaratti; dedirtende bu idi bana. Tanri" önce "evreni yaratti "sonra"dünyayi " daha sonra ",insanlari vs... Oysaki "zamansizlikta evren de/dünya da hep vardi" öyleyse Tanri yi vareden tek sey "zaman."

İnsani kendi suretinde yaratan Tanri öfkesiyle/ cezalariyla /merhametiyle yarattigi insana ne kadar benziyor gercekten de.

Aynanin karsisinda hamuru elime alip ondan kalem yapsam ," ben kalem yaptigim icin aynada bu görüntü yansidi" derim. Peki aynanin karsisinda sonsuzluk olsa , görecegi tek sey hamuru eline alip kalem yaptigimidir ?

Sonsuzluksa eger , hamuru alan /ondan kalem yapan ve 'hamurdan kalem yapani yarattigina inanan tanrininda 'yansimasi gerekiyor aynada, sonsuzlugun disinda birsey yoksa eger , tanri da bu sonsuzluga dahil olmali .

Daha da fazlasi.. dünya düsünce ise , biz insanlar düsüncelerimizle yaratiyorsak dünyanin tanrisi biziz. Tanri ol demis ve olmus bizler de farkinda olmasak bile, düsünüyoruz ve cekim yasasi düsüncelerimizi gerceklestiriyor. yani yaratiyoruz.

Yok eger baska birinin düsünceleri bizim dünyamizi yaratiyorsa, bizim tanrimiz bizden ayri baska bir yerdedir, bu durumda birligi at gitsin zira 'hersey bir ise, tanri ile insan gercekte nasil birbirinden nasil ayri olabilir'.

Ve Kryonun zamanin daireselligine dair sözlerine karsilik , Hawkingin sözleri geliyor aklima:

Evrenin gecmisleri , sonsuzluga bir semer seklinde uzansaydi, sonsuzluktaki sinir kosullarinin belirlenmesi sorunu ortaya cikacakti. Eger evrenin hayali zamandaki gecmisleri Dünyaninki gibi kapali yüzeyler olursa ,sinir kosullarinin belirlenmesine gerek kalmaz. Bu durumda evren tamamen bagimsiz olacaktir.




Edited by - pandora76 on 16/06/2017 21:08:25
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 16/06/2017 :  23:36:47  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote
quote:
Daha öncede söyledigim gibi, hicbir sezgisel rüyamda kisisel bilgiler vs...görmedim. Ama bu bana yapildi, benim kisisel bilgilerim kanallik vasitasiyla almaya calisildi. Bir sezgim kisisel bir bilgi olsa , bundan kesinlikle rahatsiz olur , negatif bir varlik oldugundan süphe ederim cünkü bu negatif bir tutumdur .
.
.
Ben spritüel yaklasimlari tartisiyorum özel hayatlari degil , forumda bir kisiye bile özel bilgilerini sormamam bundan ve bu forumda olmamin bir sebebide , özel mesajlaşmanin dahi olmamasi yani kendimi göstermek zorunda olmamam. Forum yönetimi önceden üyelerle konusuyordu , üyelerin ne derece güvenilir oldugunu görmek icin ,bende görüntülü olarak konusmustum ve telefonumu vermistim, aklinda bir süphe kalmamasi icin ama hepsi bu kadar.

Demek istedigim bir daha kisisel bilgilerimi almaya calismaya gerek yok ve dahada ötesi, benim kim oldugumdan kime ne? Bircok seye tahammül edebilirim ama en sevdigim annem dahi benim ic dünyami tümüyle bilmez ve dahi zaten kendimi gösterecek olsa idim , burada kisisel bazi örneklerle anlatmazdim zira gercek hayatta burada anlattiklarimin cogunu paylasmam insanlarla. O yüzden bir daha kisisel bilgi alinmamasini öneririm zira bu bir fayda saglamayacak. Yeri gelmisken bunu bir kez daha vurgulayayim cünkü o vakitlerde buna cok kizmistim.


Burada bahsettiklerini anlamaya çalıştım ve anlayamadım pandora76. Böyle bir konu nereden çıktı onu da anlamadım. Düşünüyorum ki okuyan bir çok kişi yanlış yorumlar çıkaracaktır.

Benim burada anlayabildiğim kadarı şu. Forum yönetimi üye olmak isteyenin kimlik adres ve telefon bilgilerini istiyor evet. Çünkü buradan sorunlu ayrılanlar oldu ve içlerinden geri gelmenin yolunu bulacağını söyleyenler oldu. Senin üyelik döneminde üye olmak isteyenlerle telefon aramasıyla kısa görüşme de yapıldı. Sen de bunların içindeydin. Hiç kimseye görüntülü görüşme teklif dahi edilmedi. Görüntülü görüşme sadece seninle yapıldı. Kimin talebiyle? Kesinlikle senin talebinle. (Sonradan sesli görüşme yapılmadan onaylanan kullanıcılar ise, burada tek ileti yazmadan kayboldular.)

(Kişisel bilgi olarak da, horoskobumu yorumlayacaksın diyerek doğum tarihimi ve saatine kadar sorduğunu ve söylediğimi yine çok iyi hatırlıyorum. Bu talebinden ve görüntülü görüşme talebinden de benim rahatsız olduğumu fakat yine de iyi niyet çerçevesi içinde davranmış olduğumu, ancak sen burada durduk yere yıllar sonra şu an öyle yazınca bana da cevap hakkı doğarak bahsetmek zorunda kaldığımı belirtmek isterim.)

Yazdıklarının diğer kısmından ise hiç bir anlam çıkaramadım. Okuyacak olanlar tarafından yanlış anlaşılmaya açık, sorunlu ifadeler içerdiğini belirtmek isterim. Üyelikten bunca yıl sonra durduk yerde böyle cümleler nereden çıktı, onu anlamaya çalıştım ve anlayamadım? (Bir daha kişisel bilgi almak? Bu nereden çıktı mesela?)

Ayrıca kişisel bilgi konusunda nasıl davranacağı, yıllara dayalı deneyimine bağlı olarak yönetimin takdirindedir. Ancak kimseden tekrardan bir daha kişisel bilgi almanın düşüncesi dahi akıldan geçmiş değil.

Tamamen pozitif baktığım bir kullanıcı olduğun halde, birden böyle durduk yerde yazdığın şu kafa karıştırıcı satırlara hiç bir anlam veremedim? Lütfen biraz açıklayıcı olur musun?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 17/06/2017 :  01:57:57  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Qaan tamamen yanlis anlamissin , "seninle hicbir alakasi olmayan birseyden sözediyorum cünkü". Hakikaten yazilar bazen tam anlasilmiyor sanirim ,yukaridaki bir mesajimdada degindigim gibi.

Cok öncedende yazdigim birseydi ,forumdan olmayan ama internet üzerinde biri facebook ta benimle alakali medyum temasiyla kisisel bilgiler almisti ve ben gercek adimi duydugumda orada cok kötü olmustum. Bir vakitler buradaki yazilarimi okuyup benim rizam olmaksizin kisisel bilgilerimi almak icin medyumluk yapan bu insanlara söyledim bunlari, 'seninle hicbir alakasi yok'. Ve simdi baktigimda bu hizla yazarken evet dedigin gibi sana dair yazmisimcasina bir anlam cikmis :)

Forum yönetimi önceden üyelerle konusuyordu , üyelerin ne derece güvenilir oldugunu görmek icin ,bende görüntülü olarak konusmustum ve telefonumu vermistim, aklinda bir süphe kalmamasi icin ama hepsi bu kadar.

Demek istedigim bir daha kisisel bilgilerimi almaya calismaya gerek yok ve dahada ötesi, benim kim oldugumdan kime ne?


Burada yeniden okuyunca hakikaten sana yazmisim gibi bir anlam oldugunu gördüm ama tam aksine ,'O İNSANLARA' bir daha medyumluk filan yoluyla kisisel bilgilerimi edinmeye filan calismayin , kimligimi gizledigim icin benim kim oldugumdan süphe ediyorsaniz ,benim kim oldugumu zaten Qaan biliyor ,Qaanla özellikle görüntülü konusarak güvenebilecegini göstermek istedim;diyorum. Bir zamanlar hatirlarsan ,forumda baskalariyla aramda bir sorun ciktigi icin ben özellikle görüntülü konusmayi talep etmistim senle , hirli hirsiz nedir necidir diye aklinda hicbir süphe kalmasin diye, hatirliyormusun ,istersen kimlik bilgelerimide verebilirim demistim hatta sana .

İnternet ortaminda bunada rastladim Qaan, yazilari okuyan -bu arada yine yanlis anlasilma olmasin diye tekrar belirteyim forumun disindaki bir kisim insanlardan sözediyorum-kendini gizlemeyi sectiginde bir sekilde sana dair belki hakli süpheler duyuyorlar ,ben cok aktif oldum hep ve cok önceden hatirlarsan forumda biriyle bir tartisma yasadigim icin birazda belki,kim bu niye elestiriyor spritüelligi vs...filan deyip kafalarindan kim olduguma dair yorumlar yapiyordu insanlarin bir kismi.

-forum disinda diye yine özellikle belirteyim bir kez daha yanlis anlama olmasin-iste bunlara daha önce sahit olusumdan ötürü, 'Qaan diger tüm üyeler gibi benimle de güvenlik acisindan konustu , yani kisisel bilgilerimi almak icin medyumluk filan yapmaya calismaya gerek yok , güvensiz bir durum yok 'demek istedim onlara.
[purple]
Forum yönetimi önceden üyelerle konusuyordu , üyelerin ne derece güvenilir oldugunu görmek icin bende görüntülü olarak konusmustum ve telefonumu vermistim, aklinda bir süphe kalmamasi icin ama hepsi bu kadar.


Bu sözlerimi bir daha okursan bir zamanlar güvenlik acisindan üyelerin tümüyle konustugunu zaten benimde belirttigimi görebilirsin. Diger üyeler gibi bende bunun icin konustum zaten .Ama haklisin , bugün bitirmek icin yazmak istediklerimi ,hizlica yazarken tam olarak ne dedigimi ifade edememisim ve dedigin gibi bir anlam cikmis. Noktalamalarim ne kadar kötü dür düzeltirim hep sonradan ve bu noktalama hatalari bir sayisal cikisli icin normal olsada , bazen bazi baska cümlelerimi de yanlis anlamalara sürüklemistir belki.

Bir kez daha oku benim gibi, "onlar "demeyi unuttugum icin onlara degilde sana söylemisim gibi durdugunu ,yanlis anlasilmayi göreceksin. Ayrica burada yalniz yazan biri olarak yillardir tek bir spritüalistle sohbetim olmadi hep dedigim gibi. Bunu ben özellikle istedim zaten demistim. Kusura bakma bu yanlis anlamadan dolayi ve umarim tam olarak anlatabilmisimdir simdi ne demek istedigimi.
--------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu arada üstteki mesajlarimi senin 'yaklasirken'basligina yazdigin yazi üzerine yazdim , simdi belirtecektim zaten .Aslinda önce yazmayacaktim cünkü akla daha fazla agirlik veren biri olarak daha akil yanlisi yorumlayacagimi düsündüm ama hasata dair sezgimden sonra -yine ayrica senden sözetmedigimi belirteyim, kimi spritüalistlerin forum disinda hasatla ilgili karamsar düsünceleri ve birazda sevgili burakenin hasatla ilgili düsüncelerine yönelik yazmak istedim-, hasatla ilgili sezgimden sözederek hata yapmistim cünkü ve bunu telafi etmek icin , hasata dair 'yaklasirken günlügü' basliginda yazdigin sorular üzerinden elimden geldigince hasat konusuna deginmeye calistim.

Aslinda senin oradaki ra ile alakali yazinin oldugu yere yazacaktim ama sonradan vazgectim zira uzun zamandir kendi tercihimle buraya yazarken , en son yine burada yazarak bitireyim istedim.

Ra ile ilgili sorulara umarim aciklik getirir öte yandan ben daha cok akla dayali yorumlarken , Ra yi sezgisel yorumlayacak üyelerde umarim aciklik getirirler.

Simdi bir yazi daha yazacakken senin yazini gördüm Qaan, aslinda belki bu yanlis anlasilma iyi bir vesile oldu sana bu arada bugüne degin burada karsiliksiz hizmet verdigin icin tesekkür etmeme. Ben hayatlar boyu ögrenemeyecegim kadar cok sey ögrendim senin karsilik beklemeksizin kurdugun bu forumdan .

Ama bende elimden geleni yaptim ve bunun icin kendimi cok huzurlu hissediyorum , dogmadan önce sectigim yasam planimi eksiksizce hatta fazlasiyla:) tamamlayabildigim icin .Simdi o yazimi bu sefer birazda daha cok icimden geldigince yazmak istiyorum.Sevgiler.

Edited by - pandora76 on 17/06/2017 02:20:43
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 17/06/2017 :  02:47:50  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Arada olur öyle yanlış anlaşılmalar. :)

Düzenleme: Aslında bir konuya yanıtı o konu başlığında yazmak; her şeyin, her zaman, herkesçe daha iyi takip edilebilmesi ve konu bütünlüğü açısından daha iyi olur.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 17/06/2017 :  04:52:29  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Gelelim spritüel negatifliklere yine ,zira dogmadan önce herkesin planladigi yasam planinda bana düsen en temel sey de bu ve bu sebeple cok üstlerde kalmasini istemiyorum zira bunlari yeniden yapmak istemiyorum.

Biraz da icimden geldigi gibi, nese iyidir nasilsa. Cok pis taktim yani:) Eskiden bir spritüaliste , 'sende benim takintilarima takintilisin sanirim 'demistim :) Bundan iyi malzeme cikar , takintili birinin bilgileri yanlistir degilmi sonucta..

Biraz daha yardimci olayim, Bende trifobi var mesela. Psikolog olmadigmiz halde psikologluk yaparak para kazananlar olarak tabiki trifobiyide biliyoruz ,bizim bilmedigimiz hicbirsey cikmadi ki bugüne kadar :)nede olsa hepimiz bir rehber aydinlanmis üstadiz.. haliyle trifobiyi de birazdan google dan ögrenmeyecegiz :) Hatta öyküsünü de anlatayim. Cocukken dizim kanamisti ama önemsememistim kabuk baglamisti bu yüzden cokca ve dizimi bükünce pütür pütür oluyordu yara , ben de o yarayi kesip atmak istiyordum ,icimden..

İste bundan sonra trifobi gelisti bende , google da trifobi dedigimizde görecegimiz o delikli objeler bana hep yarami hatirlatiyor icten ice , tüylerim diken diken oluyor kasiniyorum ,kendimi kasiyorum bazen vs..aklima geldi simdi , yine kötü oldum :)Bence bunuda kullanabiliriz , 'trifobi li biri cocukken yasadigi bu travmadan ötürü negatif bilgiler verecektir 'vs. Baska ne olsun? Buldum, burnumda iki delik var , ne delice degilmi:) Buna göre de ben deliyim ve verdigim bilgiler birde bu sebeple yanlis.

Obsesyon yani takinti dan biraz sözedeyim. Psikolojiyi iyi bildigimiz icin nevrozlarla psikozlarin birbirinden ayrildiginida ve deli diye tabir edilenlerin psikozlar oldugunu da biliyoruzdur , insanlarin pek cogu depresyon gecirirde farkina varamaz cok zaman veya terör eylemlerinden sonra anksiyete haliyle artmistir, obsesyon vs..demistim hani,hepsi nevrozlara girer ve nevrozlar sesler duyup görmezler dolayisiyla takintili bendenizin verdigi bilgileri olumsuz etkileyecek bir faktör degildir bu:)

İsin komik yani spritüel ortamda belkide en fazla sesler duymanin görmenin psikoz olabilecegini söyleyen ben ken , sesler duyma görmenin sorun olabilecegini düsünmeyen spritüel tüccarlar in bunu yapmalari.. Bu kadar normal insanin arasinda deli olmak benim icin onurdur efendim:)

İcimden geldigi gibi yazicam ya, biraz obsesyona degineyim . O.k.b teshisi yapilmadi hic bana ama psikolog olmadigi halde psikologluk yapan dostlarim öyle diyorsa öyledir diyerek bende kabullendim hemen. Temizlik takintim filan yok ama hatta cok pis biriyimdir:) Fakat sorun su ki,degil obsesyonun verilen bilgileri negatif etkilemesi, aksine faydasi bile olabilir

Söyle ki. Mükemmeliyetciyiz (buradan yola cikip mükemmeliyetciligin ne kadar kötü oldugundan sözetmek gerek , delilik bu :)ve bu sebeple yaptigimiz herseyi eksiksiz yapmak isteriz ,bundan ötürü de tekrar tekrar ilgilendigimiz ise döneriz. Ama yine de bu detaycililigimizdan ötürü oldukca eksiksiz sonuclar cikarmamizdan faydalanmak bence daha mantikli olurdu.

İngilterede obsesiflerle ilgili bir program var ben de obsesifim ya severek izlerdim bu yüzden , tavsiye ederim, adamlar temizlige o kadar takmislar ki, Londra'yi tertemiz yaptilar:)

Bu diyalog eglenceliydi bence ama, nese olsun dedik ya:)
Kadin spritüel rehbere gider:

-Kocam beni dövüyor..

Kocani kabul etmelisin.

-Yani kocamin dövmesini kabulmü etmeliyim?

Gecmisteki bir karmanin beeli.

-Öyleyse karmami ödemek icin kocam beni dövmeli?

Hayir , kocandan özgürlesmelisin.Dövmesine izin vermemelisin cünkü kendini sevmelisin.

-Kocam beni dövsünmü yoksa dövmesinmi?.Anlayamiyorum.Yoksa siz kötü birseymi söylüyorsunuz bana.

Bende gördügün kötülük senindir.

-Öyleyse kocamda gördügüm kötülük te benim , yani beni dövüyorsa bu da benim kötülügümden , ben birilerini dövüyorum demekki ama kimseyi dövmüslügümde yok?

Yani sizdede kocamdada gördügüm kötülük hep benim...ben cok kötü biriyim ama kocam ve siz iyi biri demek, iyi biri karisini nasil dövebilir peki ve dahi hersey bir , 'iyi kötü yok' diyen sizseniz , ben size göre nasil kötü biri oldum bu kadar? Niye bir tek ben kötü diger herkes iyi ?

-Hersey kabulde sakli.

Öyleyse 'kabul edemeyisi kabul etmekte gerekmezmi'? Herseyin tek yolu kabulse ve bunu duymak yeterliyse , ben neden size para ödüyorum öyleyse?


Obsesif kompülsif te , diger pek cok psikolojik sorun gibi aileden genetik yollarla alinmis olabilir diye düsünülmekte. Öte yandan kanli 1 mayista taksimde en önlerde yer alan bir adamin kizi oldugunda , haksizliga daha bir gelemiyorsun sanirim cünkü mücadeleciyken böyle cok , bize baska ne ögretebilirdiki. Babam ben cocukken daha , eylemlere giderken komsularimiz saklanirmis agaclarin arkasina , babam görürde onlari götürür diye:) Ablam benden de beter , haksizliga hic gelemedigi icin cok tepki verir ve araya giren kocasi yer dayagi:)

Öte yandan bir tek buradami detayci oldugum zannediliyor . Oysa anlatmistim bunu, cocukken böcek filan gördügümde öldürmez tam aksine izler incelerdim ,öldügündede anatomisini , böyle igrenc biriydim iste:) Herseyi gözlemlerdim, dogayi yildizlari, insanlari hayvanlari.. Analizci ve detayci..

Cok okurdum üstelik(hava atayim birazda :) yasitlarim bebekleri leyleklerin getirdigini zannederken ben embriyonun gelisim safhalarini biliyordum mesela. Ansiklopedilerin "a" harfinden baslar okurda okurdum...Mesela Bogaz köprüsü ..suyun icine bir köprüyü nasil yapiyorlar;diye sormak insaat mühendislerinin isi olsa da , ben bu alakasizca bilgileri dahi merak ettim" cünkü ögrenmeyi hep cok sevdim."






Edited by - pandora76 on 17/06/2017 15:45:23
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 17/06/2017 :  05:53:36  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Düsünüyorumda simdi bu cocuklugumdan beri cok okumalarim, asiligim vs..yoksa indigomuyum; diyesim geliyor:) 1982 lerden sonra gelen indigolar ;demistim cünkü spirütellerin pek cogu indigolarin 1970 lerin ikinci yarisindan sonra geldigini ve 70 lerle gelenlerin ilk adimi atacaklardan olmayi özellikle sectigini bilmiyor , benimde dilime böyle geldi bu yüzden . Bunlari ben degil kanallar söylüyor.,emek istedigim 'o kadar cok sey var ki bilmedigimiz ama bildigimizi iddia ettigimiz'..

Biraz ciddileseyim. Bir gün dogru gözükmeyen haksizca bir durum karsinda annem ,'kimin kizi oldugunu asla unutma demisti 'bana. Biz böyle büyüdük iste...Ama kanal mesajlari ailemizi özellikle sectigimizden sözederken belki de hakliydi cünkü ben de babamin yolunu takip ettim hep yani güclünün degil , haklinin/ezilenin yaninda oldum. Reiki 1 masterimin hasta bir adama o kadar cok para karsiligi reiki yaparken...tam aksine reiki kisinin kendisine yapabilecegi birseyken.. Hic düsündükmü , hasta insanlar kimi zaman borc harc bulup deva bulmak amaciyla gelirken onlara bos umutlar satmanin anlamini.. Ama özgür secim , özgür irade vs...Parasi olmayanlar secme sansini bile bulamazlar.

Yazilarimin kizdirdigini biliyorum , spritüel görüntüyü korumak , yargilamamak derdinde olunmasaydi bana neler neler sayilirdi tahmin edebiliyorum. Ama en kötüsü, sanki bu spritüel cirkinliklere muhalefet gibi gözüküp , aslinda cirkinliklere destek cikmak, zira bunu gördügümde aklima hep , iktidara muhalefet gözüken ama asil amaci iktidar olan siyasetciler geliyor.

Asil sorun spritüel cirkinlikler degil, bu cirkinliklerin altindaki sey :Ego...Bu bir oyun, ego kabullenilmek üzere beklerken bu oyun vasitasi üzerinden yasam amacimi gerceklestirmek üzere dogum öncesi tasarladigim bir plan...

Neler yapildi spritüel gelir kaynagimizi ve egomuzu korumak icin... Herkese acik internet ortaminda paylasilan bilgiler elbette herkesin yararlanabilmesi icindir ve elbette bu bilgilerin aktarilmasi istenilir birsey ve pek tabi ,tipki paragraflardan alinti yaparken bunu kendi medyumik mesajiymis gibi yapanlardaki gibi, bu bilgilerde alinacak ve ben kesfettim edasiyla satilacakti ,ayrica spritüel tüccarlarin paylasmamasi bilgileri satmamasi icin bu hizmeti yapmamak tabiki olmazdi vs. Ama en basta cok sevgi dolu yani etkileyi duran spritüel ortamda bu kadar yogun bir düzeyde cirkinligi görecegimi düsünemezdim. Beni sasirtan bu sevgi dolu ortamda cirkinligi dibine kadar görmek."Tipki dini satan o tüccarlar gibi"...Spritüel tuzaklar denir ya hani.. Bu denli güclüymüs demek.

'Ne kadar kazirsan o kadar cok cikar ama öte yandan irini ne cok kazirsan o kadar cabuk iylesirsin'. Bu sebeple herkesten ayni düzeyde irin , tepkileri esit derecede görmeyi bekleme. Ben spritüel tüccarlarin hasta insanlara nasil bos umutlar sattigini gördügümden beri, sevgi dolu olamiyorum bu seyde.

Bir vakitler gün yüzüne ciktikca bu sey , hepsini siliyor ve böylece unutulmasini umuyorduk. 'Bende gördügün senindir ', sudur budur..Yani isimize gelmedigi an nasilsa yokedebiliyorduk.

Olmadi;bir baska yol deneriz , psikoloji bilgileri edinerek yeni seyler ekleyerek vs... sanki aslinda bunlar hic olmamis gibi devam ederiz, insan unutur nasilsa..

Heleki mutluluk en büyük ihtiyaciysa ve aradigi mutlulugu verecegini iddia eden güzel sözler duymussa , 'mutlulugu gercege tercih etmemesi zor' .Zaten hazir internet üzerinde yeni bilgilerde varken, onlari da alir yeni bize ait bir sey gibi sunariz,hep yapildigi gibi yani:)

Bu da spritüel tüccarlarin mutlulugu, 'sahte de olsa bir mutluluk sonucta'.

Hatta gerekirse, sunu görüyorum bunu görüyorum;gibi seyleri de sileriz , modasi gecerde aksine sorun teskil ederse birgün spritüel yetkinligimize.... Yani ne yapar eder , düzenimizi yasatiriz cünkü bu sey yani sahte kimligimiz olmadan varolamayiz.."Zira bu sahte kimlik bizim mutlulugumuz".

internetten sileriz silmesine ,yolumuzu da buluruz bulmasina yine ama.Su an da okunmakta olan kitaplarin bazilarinda 'sunu görüyor duyuyorum 'lari, tipki bu forumun gecmisinde varolan 'bende gördügün kötülük senindir' ;tartismalari vs.... Siyasetcilerin yaptigi gibi, unutturmak mümkün de olsa, sonsuza dek bu mümkün degil.

Cünkü bu seyin isaret ettigi bize dair gercegi öldürmemiz mümkün degil. "Dünya düsünce ise, dünya döndükce düsünceyi öldürmekte mümkün degil" ve bu yüzden önemli olan okunmasi ,yada yine evrilip cevrilmesi vs...degil,"yazarinin anlamasi" zira hersey eninde sonunda O'nun icin "cünkü dünya kendisine duydugu sevgi adina var".
Sonsuza dek gercegimizi silebilecegimizi düsünmekse , "oldukca gercek disi birsey":)


Takintiliyim ya buraya ekledim bu yaziyi:)Ama aslinda önemli olusundan .Yukarida degilmi, hep unutulmasini beklerdik ya hani:)Spritüel cirkinlikleri artik eski yollarla savunamayacagimiz icin barisci olmaktan sözedebiliriz , bina yikimindan sözetmem hic bariscil degil ya hani ama bu dogru degil. "Bizim istedigimiz baris degil, umutsuz insanlara ruhsalligi satacak kadar bencillestigimizi inkar etmek". Veya psikolog olmadigimiz halde psikologluk yaparken simdi, yeni bilgileride ekleyerek yani (böylece spritüel yetkinligimizi koruyarak)ama isimizden vazgecmeyerek kendi tarafimizda bu egosal tutumu degistirmis sayilmiyoruz cünkü yepyeni bilgiler edinerek kendimizi bazi noktalarda degistirmis gibi gözüksekte , hala spritüelligi satiyor veya psikolog olmadan psikologluk yapiyorsak , bu göstermelik bir degisimdir.

"Bir binayi yikmak ve yenisini yapmak ile, binayi distan boyamak arasinda fark vardir "istedigin kadar güzel boya , binanin boyasi dökülürken duvarlarindaki catlaklar ortaya cikacaktir sonunda.
Ama en cokta "eksi sözlükte" biz spritüeller icin yazilanlar ve su önemliydi benim icin:

Sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden biri , "ayagim agriyor" ;dese bende ona , "sezgilerim diyor ki ayagindaki agri boynundaki bir tümöre isaret" desem ..Buna inanmaliydi zira sezgilerin tek basina yeterli oldugunu iddia eden kendisi .

Peki sezgilerin tek basina yeterli oldugunu söyleyen biri hastalandiginda neden akilla ölcen bir tip doktoruna gider? Neden doktoru hastaligin kaniti ve durumuna dair mr ister? Söyle duyuyorum böyle duyuyorum vs...;diyen birine gitmesi ve hastaliginin sifasini onda aramasi veya sezgileriyle kendisini tedavi etmesi gerekmezmiydi. Sezgilere kosulsuzca inanmami söylüyorsun ama benim ayagindaki agrinin boynunda bir tümör olduguna dair sezgime kosulsuzca inanmiyorsun? iste durum bu kadar kötü..

En cok ta bu noktada spritüel pek cok insana olan inancim derinden bitti. Düsündümde ,bu seyi bir cocuga söylesen anlayacakken , bir vakitler bu kadar saygi duydugum spritüalistler nasil bu kadar akilalmaz bicimde evirip cevirdiler derken ,kendime , nasil devam etmeliydi bu sey ;diyorum bir de.

Benim sezgim,senin sezgin..sezgilere kosulsuzca inanilmasini söylüyorsun bende diyorum ki, "benim sezgim senin sezgilerininin gercek olmadigini söylüyor".. Simdi her sezgiye sorgulamadan inanmaliyiz diyorsun ya , burada iki sezgi varken benim sezgim seninkine inanilmamasi gerektigini söylerken , nasil cikicaz bu isin icinden:)

Veya...21 aralikta bircok kanal yanildi , insanlar kanal mesajlarinin kimilerindeki gibi hoplayip ziplayan tuhaf yaratiklara dönüsmedi(bu hoplayip ziplayan üstün insana da taktim, zaten ben takintiliyim:) madem sezgilere sorgusuzca inanmaliyiz, bu dogru cikmayan sezgilere de mi inanacagiz?

Anladim.... sadece senin sezgilerine sorgusuzca inanmaliyiz ,"mürsidimiz oldugun icin" ...

Ben derimki milyon kanit bile olsa benim paylastiklarimi bile kendi aklinizla ve kalbinizle ölcün. Maharaj'in anlattigi hersey dogru bile ciksa en sonunda önemli olan benim aklimi ve kalbimi kulanabilmeyi ögrenmemdir cünkü özgürlük budur kendi akil ve sezgilerinle ölcmeden "kendi aklin ve sezgilerin yani kendin olmanin bir yolu yok" cünkü.

Edited by - pandora76 on 17/06/2017 15:46:48
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 23/06/2017 :  19:22:22  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Reiki 1 masterimin hasta bir adama o kadar cok para karsiligi reiki yaparken...tam aksine reiki kisinin kendisine yapabilecegi birseyken.. Hic düsündükmü , hasta insanlar kimi zaman borc harc bulup deva bulmak amaciyla gelirken onlara bos umutlar satmanin anlamini.. Ama özgür secim , özgür irade vs...Parasi olmayanlar secme sansini bile bulamazlar.

Sanirim bir konuda daha yanlis anlasilma var. Bu yazilarim her ne kadar yazdıkça haliyle spritüelligin geneline de dokunmaya baslamis olsada "temelde sadece umutsuz ve özelliklede hasta insanlara ruhsalligin satisi üzerine yazildi". Bir cocugun bile anlayabilecegi aciklikla ortaya konmus bu celiskilere ragmen , "param cok nasilsa özgürce secim yapabilecegimi göstermek icin gider ruhsalligi satinda alirim ";diyen bir anlayis icin degil.

Efendim, parasi cok olup ruhsalligi satin almanin sarsmayacagi insanlar beni neden ilgilendirsinki? İnsan eger bu yazilari okuyupta yine de, param nasilsa cok , bir rehber gelsin parasiyla degilmi, bana ögretsin , ben zahmet edemem okumaya düşünmeye vs...diyorsa bu yazilar "onu zaten ilgilendirmez" ... ben bu anlayista olsa idim , bu sebeple bunlari okumazdim dahi ve insanlari kurtarmak gibi bir derdimde yok , eger böyle bir niyetim olsa idi, burada reklam amacli olmayan bir forumda hemde cok bakilmayacak bir kisisel sayfaya yazmadim bunlari. Dogru yada yanlis onca detayi düsünen ben bunu düsünemiyormuyum . Herkesin yaptigi gibi herkesin en cok baktigi yere faceebooka yazmayi ve böylece cok daha fazlasinin dikkatini cekip kurtarmayi.

Daha önce de degindigim gibi ,Kryonun, bir alanda kendi calismanizi yapın ; sözleri üzerine bunun daha uygun oldugunu düsündüm.İnsanlar nihayetinde kendi bilinclerine uygun yerlere cekilecektir , kimisi buradaki elestirilere kimisi de digerlerine.

Birlikten baktigimda her insan benim dünyamin parcasi olsada , bir kisi olarak baktigimda parasi cok olup kendisinin ne kadar özgürce secim yapabilecek yani ne kadar olgun/ özgür oldugunu gösterme cabasindaki insanlar beni ilgilendirmiyor, neden ilgilendirsinki zaten ? İsterseler trilyonlara satin alsinlar ruhsalligi ,kendi secimleri.

Bunca celiski bunca cirkinligin arasinda tam da tahmin ettigim gibi cogunlugun dikkatini ceken sey spritüellige yapilan elestiriler oldu. Yazilarimin hepsinde bir sonraki adimin neler olabilecegine dair sözlerimin gercektende gerceklestigini görmek artik genel spiritüel anlayisi iyice kavradigimin göstergesi. Bu yazilari okudugumuzda spritüel elestiriler dikkat cekerken verdigim en yukarıdaki örnegim önemsenmedi zira.

Hani spriüel egodan sözetmistim ya , o kadar dogru saptamalarim olmuski. Ben olsa idim spritüelligime elestiri gelse önce buna kizsam bile sonrasinda durur düsünürdüm , düsünmüsümki kendimide yukaridaki yazilarimdaki gibi elestirebilmisim . Kendimi eleştirirsem sorun yok ama spritüel çirkinlikleri eleştirirsem yargilayici. Ne egoymuş ama:)

Eksi sözlükte spritüel egodan vs...sözedilirken ,önce tepki duysam bile sonrasinda düsündüm cünkü yazilanlarin önemli bir kismi dogruydu. Sözler sert elestirmis gözükebilir veya eksik fazla olabilir vs..Bizim tepki göstermememiz icimizde tepkilerin olmadigi anlamina gelmiyor yinede . Yani inkar etsek bile biz tepki duyuyoruz su veya bu yönde. Bence aslolan sa tepki degil,"tepkimize karsin düsünebilmek". Spritüellik tevazudur ;demem bundan.

Benimde zoruma gitti okudugumda ,bize yapilan bu dogru yada yanlis elestiriler ... fakat gercek tepki yaratsada bende ,her zaman en sonunda yinede gercegi sahtesine tercih ettim. Bizi elestirdiklerinde hatta spritüelligimizle alay ettiklerinde aklima bir sey geldi. Kendimizle dalga gecemeyecek kadar kibirlimiyiz?


Ne olacak bizimle alay etmişlerse ?Tanri gibi görkemli bir dağin en yukarisindamiyiz ki spritüelligimizle alay edilmesi vs..bizi öyle cok kizdiriyor. "Biz degilmiydik spritüelligi bilmeyen insanlardan siradan insanlar diyerek sözeden" , ay bunlar ne anlar ki spritüel bile degiller edasiyla ;gezinirken en son 21 aralikta dünyanin son bulmamasiyla saskinliga ugrayan.

Bize birsey olmaz, önce 2000 yilinda , sonra 2012de olmadiysa "yani senelerce bildimiz inandigimiz herseyde yanilmis olsak bile biz spritüel olgunlukta o siradan insanlardan üstün varliklar olmaya devam edeceğiz".

Dini satanlarin kibrine baktigimda , böylesi olamaz; demistim oysaki bu kibir tam burada imis. Gercek kibir sahte tevazunun ardina saklanir demistim hani.. Digerlerinin kendi akil ve sezgilerine degilde bizim sezgilerimizle inanmasini istemekten daha büyük bir kibir yoktur cünkü "ben senden daha iyisini biliyorum çünkü üstünüm ,senin aklin ve sezgilerin önemsiz" demektir bu ve hani özgür iradeye önem veriyorduk? Niye insanlarin kendi akil ve sezgilerine degilde bize kosulsuzca inanmalarini istedik özgür iradeyse eger?.

Spritüel kavramlarla örülü fanus tanimlamasi da son derece uygunmus bu sebeple. Erkekler karilarini aldatirken daha anlayisli sevgi dolu gözükürlermis farkedilmesin diye , buna benzettim durumu. Sevgiden sözet yargilayici gözükmemek için kulak tika çirkinliklere vs.... yeterli.. Kadinin "beni aldatiyorsa bu özgürce secimi , yargilayamam hem kocam beni sevdiğine söylüyorsa aldatmıyordur" ...demesi gibi. Bizim durumumuz tam olarak bu. İnsanlar sevgiden sözediyorsa ,ruhsalligi satmalari , kendini peygamber zannedenlerin yasadiklari vs..bunlar önemsiz ...

Ben dünyada olanlara önceleri saskinlikla bakarken artik cok sasirmiyorum ,orada olanlarin aynisini burada gördügümden beri.
O insanlar nasil olurda din tacirlerinin Allah ,Kitap vs..demelerine böyle cok aldanabiliyor diyordum, ta ki , spritüel ortamda , spritüel görüntüyü bozmamak adina , sevgi dolu sözcüklerle yapilan yargilayislarin anlasilamadigini gördügümde.

Kendine yapilan elestiriye kizarsin ama durur ve bir noktada spritüellik ticaretini ,bu cirkinligi ele alirsin eger spritüel egon tavan yapmamisa. Seneler önce reiki 1 masterimin , reiki kisinin kendisine yapilacak birseyken cok hasta bir adama dünyanin parasina reiki yaptigina dair örnegimi göremeyen bu spiritüel kibirden sonra cok daha iyi algiliyorum.

Bir reiki uyumlamasi varsayalim 100 tl olsun , o adam Usuinin hatta Türkiyeye getirenin dahi reikiyi satmamasina karsilik , o günlerin parasiyla 2000 tl ye masterima para ödemisti reiki icin. Bugünün parasiyla ne eder bu 2000 tl düsünemiyorum bile.

İnsanlarin ruhsalligi satmasina tepki vermek kötü birsey , kötülüğünse her türlüsü olabilir , bu önemsiz cünkü kimseyi yargilamayan yani spritüel olgunlukta oldugumuzu göstermek icin bu cirkinlikleri elestirmememiz lazım .

Ben böyle ego yu "spritüel olmayan o siradan insanlarda "bile görmedim.

Kendi spritüel görüntümüzü korumak icin yargilayici gözükmeme cabasiyla ruhsallik ticaretine aldırmayacagiz ama ,4bh merhamet boyutuna hasat olacagimiza inanacagiz öyle mi.

Onca vakit onlarca kanit burada herkesin gözüönünde gelisti ama yinede inanmamaya egilimiliydim fakat artik buna eminim, kesinlikle bu dünyanin insani olamam. Cünkü aramizda büyük bir ucurum var. Ben imde egom yükselebilir ama asla egom yani spritüel görünmek adina , umutsuz insanlara umut satmayi elestirmemeyi düsünmedim.

"Yani insanlar ölseler biz spritüel görüntümüzü düşüneceğiz" ve bu sebeple eleştirmeyerek dosdogru ama imalarimizla vs... hemde dibine kadar yargılayacak fakat sevgi dolu olacagiz öylemi..Eksi sözlükte bir yorum vardi spritüeller icin , o kadar dogruymuski .. Hani ruhsalik ticareti yapanlarin krunazliklarini da anlarim ama satmayanlarin sirf spritüel egolarini korumak icin ruhsallik ticareti gibi cirkin birseyden sözedilmesine tepki vermelerini anlamam mümkün degil. Öyle cok spritüel insan öyle derinden bittiki benim icin ..

"Bir insan " ...diyorum ,cok hasta ama ona ruhsalligi satiyorlar diyorum ..."o sevgiden cicek ve kelebeklerden sözeden sevgi dolu kalbimizin umrunda olmuyor" , spritüel görüntümüzün elestirilmesine aldiriyoruz sadece..Nasil bir dünyaymis burasi..Peki ya bir gün o hasta insanin durumuna düşerseniz , o zaman da spritüel görüntüden fazlasi önemsiz mi olacak.

Belki büyük bir kismimiz icin para sorun degildir buradan cikarabildigim tek sonuc bu ,psikolog olmadigi halde psikologluk yapan insanlara onca parayi verebilen spritüeller icin para çoksa sorun olmaz tabi ama "buna bencillik denir bizim mahallede". Kendinden baskasina yapila haksizliga değil aldırmamak tam aksine bunu ifade etmeyi bile yargılamakla eşdeğer tutmak.

Yani bu insanlar için ruhsallik satisinin önemi yok ama bir vakitler ailevi saglik sorunlarina çözüm bulmak icin vs...reikiye yönelirken bende parasi olmayanlardandim. Bunuda duygu sömürüsü olarak nitelendirir spirütel anlayis artik öyle iyi biliyorumki diger adimlari..Ve burada yazmak yerine digerleri gibi satmayi düsünemedim onca seyi düsünen ben öyle mi.

Bunu yapsa idim bugün ruhsallik satisini degil, spritüel egonlarinin elestirilmesini kötü algilayan bir baska ego da ben olacaktim. İyiki de yapmamisim bu sebeple...



Edited by - pandora76 on 23/06/2017 21:22:34
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 23/06/2017 :  20:01:33  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Arkadasimin, reiki yaptigim icin denizde iken karsidaki adacigi gösterip , "ben anca yüze yüze sense uca uca gidersin ";deyisine gülüsümü örneklemistim önceki sayfada. Ne oldu ,Dünyanin sonumu bu?
"Arkadasim reikici oldugum icin dalga gecerken benim spritüel yanimla, buna degil öfkelenmek gülebiliriz" demek istemis bu sebeple örneklemistim. O kadar garibime gitmistiki değil buna gülmek yerine , spritüelligimle dalga geçilmesi karsisinda teselli edilmek...

"İste bu kadar farkliyiz bir olsak dahi".. Egomuz öyle bir noktada ki, "spritüelligimizle yani sahte kimligimizle o kadar bütünlesmisizki , ona ucundan kiyisindan dokunmak dahi yerle bir olmamiz icin yeterli". İnsanlarin ne haddine ki spritüelligimizle alay ediyorlar , yargiliyorlar...

"Spritüellikte kibrin alasini gördüm "derken yanilmamisim demek.Ve Spritüellik buysa ben spritüel degilim. Umrumdada degil bir seye ait olmak , özgürlükten başka.

Bir melek kocuna gidiyorsun ve Dünyanin parasina seni meleklerle iletisim kurmak üzere uyumluyor . Spritüellik bu mu?

Melekler kanal mesajlarinda sadece kendilerini cagirmamizi istemisler zira bu yerterliymis ..Yukaridaki mesajlarda birsürü spritüel cirkinlikten sözettim ve çözüme yönelik yazdim ama anlayamiyorum ;

"Nasil bir zihniyet , bilmem ne kadar paraya meleklerle iritbat icin kocluk yaptigini iddia edebilir".

Biz nasil bir tuhafligin icindeyiz ve nasil bir akil ve kalp , bu cirkinligin en dibe vurmus halini degilde, cirkinligi elestirmeyi eleştirebilir.

Meleklerin asla birilerinin araciligiyla is yapmayacagini "cünkü meleklerin tüccar olmadiklarini" söylemek neyi degistirirdi.Söylemeye ne gerek var , bunun olasiligini bile düşünememekten daha tuhaf birsey yok ki!

Bir sezgimdem sözetmistim önceden , meleklerin belkide en istemedikleri sey budur ;demiştim..Melekler yani üst yoğunluklar/ gezginler hakkında ne biliyoruz peki? Spritüel rehberlerimiz ne derseler onu:)Spritüel rehberlerimiz kim peki? Melekleri bile bize satanlar...

En basindan beri olmakta olan tek sey buydu degilmi, "insanlarin önemli bir kismi ne kadar spritüel olduklarini söyleyerek birbirini kutlamak icin bir araya gelmistiler sadece ,benim gibilerse bu seyin icine tesadüfen yolu düsenlerdi".

Spritüel yetkinligimize o kadar inanmistikki, az sayida insan haricinde kimse 21 araliktan sonra ra bilgilerini veya hasat dönemine dair celiskileri düsünmeye yönelmedi. Yani 21 aralikla gelen hüsranla birlikte spritüel celisklieri ele alanlar aslinda yanlis birsey yapiyorlardi ve ben bunu anlayamiyordum çünkü bu kadar tuhaf bir durumun içinde olabileceğimi gerçekten düsünemiyordum ...

Simdi düsünüyorumda hem sezgilerin tek basina yeterli oldugundan sözediliyor ,hemde cok kimse , öyleyse neden 21 aralikta birsey olmadi, hasat dönemi ne zaman vs..diyerek sezgisel bilgi almayi düsünmüyor .. Bu kadar garip bir durumun icinde benim sorgulamalarim da cok garipti:)

Kutuplasma budur iste , 4bh ve kh kutuplasmasi zorunludur bir noktada zira bir tarafta asil sey spiritüel ego iken diger tarafta celiskileri sorgulayamayiz cünkü. Kendini peygamber zanneedenler , emirler getirenler , asla satilmamis ruhsalligi gezginliği reikiyi onu bunu hatta melekleri bile satanlar... bütün bu cirkinlikler..

"Tanrinin kendisi gelse ve bu cirkinliklere deginse , biz yinede sadece spritüel kibrimizin pesine düşeceğiz öylesine uyuşmuş bir haldeyiz çünkü".

Spritüel cirkinlikleri artik eski yollarla savunamayacagimiz icin barisci olmaktan sözedebiliriz , bina yikimindan sözetmem hic bariscil degil ya hani ama bu dogru degil. "Bizim istedigimiz baris degil, umutsuz insanlara ruhsalligi satacak kadar bencillestigimizi inkar etmek". Veya psikolog olmadigimiz halde psikologluk yaparken simdi, yeni bilgileride ekleyerek yani (böylece spritüel yetkinligimizi koruyarak)ama isimizden vazgecmeyerek kendi tarafimizda bu egosal tutumu degistirmis sayilmiyoruz cünkü yepyeni bilgiler edinerek kendimizi bazi noktalarda degistirmis gibi gözüksekte , hala spritüelligi satiyor veya psikolog olmadan psikologluk yapiyorsak , bu göstermelik bir degisimdir.

"Bir binayi yikmak ve yenisini yapmak ile, binayi distan boyamak arasinda fark vardir "istedigin kadar güzel boya , binanin boyasi dökülürken duvarlarindaki catlaklar ortaya cikacaktir sonunda.
Ama en cokta "eksi sözlükte" biz spritüeller icin yazilanlar ve su önemliydi benim icin:

Artik her adimi önceden görecek kadar gözledim demek spritüelligi. Hem kurnazlik yapmak hem de sevgi dolu olmak ..ikisi birarada bulunabilir demek ki... Bir cocugun bile anlayabilecegi detaylarla ortaya serilen bu spritüel cirkinlikler o kadar bariz bicimde ortada dururken baska ne yapabiliriz ki.. Bin tane günahi görmek , hepimizin hatalari olabilir ;diyerek gelmek ama ruhsalligi satmanin nasil bir günah oldugunu görmemek se ,en büyük kurnazliktir .Muhalefet gibi gözükeyimde , ruhsalligi satmaya dair cirkinlikten sözetmeye gerek kalmasin..demektir.Muhalif gözüken ama iktidara destek cikan o siyasetçiler gibi.

Nasil bir oyundur bu, nasil bu kadar sevgi dolu gözükürken kurnazligin en dibine vurabiliyoruz böylesine? Ben bir noktadan sonra artik bu derece kurnazliga saygi duymaya basliycam sanirim :)öyle güzel evrip ceviriyoruzki, usulca yavastan .... "o kadar mi cok kazaniyoruz ruhsalliktan ki kurnazlikta bu kadar dibe vurabiliyoruz"?. Hepsi tek sey icin:

Ben kendi adima sunu söyleyeyim. Bugüne degin onca soruma asla yanit alamadim yada yapilan en fazla benim kisiligimin olumsuz analizleriydi,evirip cevirmeydi vs... kurnazligin her türlüsünü gördüm , hatta yanlislarimiz ortaya ciktikca onlari silerek unutturmaya calistigimizi sonra bu kurnazlikla elestirdiklerimizi alip sanki biz hep öyle düsünmüsüz gibi devam ettigimizi :).

Ben spritüel ortamdaki bu en dibe vurmus cirkinlikleri , bir de o dini parayla satanlarda gördüm , neyse..

Asil önemli olan sa sorulara asla makul yanit verilemeyisiydi. Usui'nin satmadigi reikiyi satmaya dair soruma ,saygi duydugum hicbir spritüel danismandan aciklayici bir yanit alamadim ve böylece "yanitlanamayacagi yanitini" aldim. Simdide bir tek soruyu buraya birakicam:

Cocugunuz uyusturucu kullaniyor olsa kabul adina tepkisiz kalirmiydiniz;diyecegim.Ve sunu ekliycem . Benim gözümde bu düsünceleri tümden elestiren ama onca sorunun yanisira bu soruya makul acik yanit vermeyen , spritüel görüntüsünü korumaktan fazlasini düsünmeyen kibirdedir.


Ne dogru diyormus kanal mesajlari, insanin kalbi acilmadikca cok paranin tehlikeli olabileceginden sözederken. Ruhsalligi satmanin yanlisligindan sözedemeyecegimize göre yapabilecegimiz tek sey büyük üstatlar gibi sessiz kalmanin ne erdemli oluşundan söz etmek..

"Meleklerin bile paraya cevrildigi bir dünyada bunu yapmak ne ki"...

Ben bebekken Amerikali bir tarikat lideri varmis , adam zencilerin de beyazlarla esitligini vurgularmis ve sekreteriyle bir oyun oynamislar, sözde sekreter kansermis ve adam tümörü sözde cikarmis. Oysaki tavuktan alinan tümör parcalariymis onlar. İnsanlar
bunuda görünce o adama tapar olmuslar bir nevi. En cok ta siyahlar..

"Zira irkcilik öyle büyükmüski , kendilerini beyazlarla esit gören bir baska beyaz onlari cok etkilemiş". Bu insanlar evlerini mal mülklerini satip bir arazi almislar ve kendisini mesih zaneden tarikat lideri birgün onlara intihar etmelerini söylediğinde..900 den fazla insan! Siyanür icmis ve kacmaya calisanlarsa vurularak öldürülmüs..O insanlarin ölüyorken attigi cigliklari dinlerken o kadar kötü oldumki..

Ve 2000 yilinda kiyamet kopacagi icin intihar edenleri düsündüm sonrasinda. O zaman daha iyi farkettim nasil bir seyin icinde oldugumuzu. Belki bir mürsitin elinde intihar edecek insanlar degiliz ki hala hayattayiz ama durumumuz yinede buna benzer birsey. Adam sevgiden sözediyor cocuklarim diyor , "yani ne kadar sevgi dolu degilmi", zencileri de ayirmiyor sonuçta ...fakat ne kadar da bize benziyor " sevgi cicek kelebek denilmesi yetiyor ya bizde de".

Ama bu sevgi dolu adam tümör cikarma oyunuyla müritlerini aldatiyor kurnazlik ediyor fakat hic önemi yokki, kurnazlik , ruhsalligin satisi haksizlik vs..sevgiden sözedilgi sürece sevgiye ...

Rüzgar nereden eserse ona yönelmek ..Artik hep spritüel olgunlukta gözükmek para getirmiyorsa , benimde hatalarim günahlarim olabilir olabilir vs..diyebilmek..fakat ruhsalligi satmayi bırakmamak:)

İnsanlarin egosunu yeri geldiginde bunca cirkinlikten daha önemli kilan seyin ne oldugunu unutmak için yürümedim bunca yolu.Egoyu kimi zaman dünyadaki herseyden daha önemli yapacak kadar kendini değersiz hissedişi anlamak içindi.. Kötülügü yaratan seyin altindaki sebebi anlamadan 4bh ye gidemezdi İsa ;demistim ya yukarilarda. Ra söylüyordu bunu zaten ve o kadar çözümlendiki hepsi aklimda.

İncile göre İsa'yi carmiha geren Romalilar degildir tam aksine , yahudi din bilginleridir. Önce İsa'yi cagirmislar sonrasinda ise onu takip edenler cogalinca İsaya kumpas kurup Tanrinin ogluyum diyor ;diyerek carmıha gerilmesi icin romalilara baski yapmislardir.

Cok önce okudugum İncilde gecen seyin anlamini artik cok iyi biliyorum. İsa nin gercekten de bunda hicbir günahi yoktu ama yahudi din bilginleri icin en büyük günahkar oydu cünkü İsa devrimci yaklasimiyla bu din bilginlerinin gözden düsmesine sebep oluyordu. Kendilerini ruhsal anlamda öylesine büyük görmekteydilerki..."bu kibirlerinden gayri tutunabilecekleri birsey yoktu".

Demek dünyanin tarihi boyunca bu sey farkli sekillerde daima kendini ifade etti. "İnsan oglu/kizi, kendisinin sonsuzca degerini farkedemeyecek kadar birlikten ayri oldugu icin ,kendini degerli hissettiren kibri adina bu dünyayi böylesine cirkin bir yere cevirdi".

Samimi söylüyorum , eger bu spritüel egonun böylesine yüksek oldugunu önceden bilse idim ,asla onca seye deginmezdim sadece ruhsallik satisi gibi seylerden sözederdim birakirdim.. reikiyle alakali bilgi edinmekti gayem , anlayamiyordum bu yüzden , bu kadar sevgi dolu gözükürken insanlar , böylesine dibe vurmus bir kibre rastlayabilecegimi. Fakat bu kibrin sebebi olan degersizlik duygusu var ya hani.. "İste budur bu oyunun kurgunun temeli".

Belki bir baska hayatta insanlarin nasil bu kadar egoist olabilecegini algilayamiyordum ama simdi hepsinin icinde iken önce kizsam da ,

"Aslinda bu kibre sebep olan deger arayisinin insanin ne büyük ihtiyaci oldugunu anlayabiliyorum" .

İnsan sadece anlayabildigini kabullenebilir , anlamadigini degil.İsa 4bh deydi ve insanlarin kötülügüne sebep olan seyi anlamadikca kabullenmeside olanaksizdi, iste "baslangicta anlamsiz tesadüfler gibi gözüken seyleri biraaya getirdiginde aslinda hepsinin sana hizmet ettigini anlatan bir oyun/kurgu bu".

Ancak büyük birsey reikiye yönelmemi saglayabilirdi zira ve arastirmak icin geldigim bu cok farkli dünyanin (bir kisim hariç)önemli bir kisminin spritüel ego dan baska birsey olmadigini bilse idim uzun zaman hizmet etmez ve birlikten gelen bu kendimede ait egoyu "dolayisiyla kabullenilecek olani göremez anlayamaz , nihayetinde kabul etmenin yani birligin anlamini bulamazdım". Ne kadar alakasiz gözüken seyler aslinda nasilda bize hizmet ediyor böylece..

Baskalarina hizmet kendine hizmettir ayni zamanda; diyordu ya Ra..

Bir vakitler mahallemizde bir firinci vardi , adam cok dindardi ve beni gördügünde hep ,buyur yeğenim; derdi gülümseyerek , kalbinin güzelligi yüzüne yansiyordu sanki, dindar olusuna karsin acik olmam sorun olmuyordu içtenlikli merhabasina.. Bu insanlar tüm iyikliklerine dindarliklarina karsin kendilerini ölümden sonra cennete garanti gidecekler arasinda görmüyorlar ama .

Ben ölümden sonra 4bh ye kesin olarak hasat olacagina inanmak bir yana , bundan emin olan insanlari en cok spritüel ortamda gördüm.
Bircok seyde yanildi spritüeller , 2000 de kiyamet kopmadi yanildilar , 2012 dede kiyamet kopmadi yine yanildilar..ve bunca yanilgiya karsin hala bile degil bu celiskileri düsünmek tartmak , kendini 4bh ye hasat olacak düzeyde cennetlik olarak nitelendiriyorsalar kesin bi sekilde , benim hicbir yazimi okumalarina gerek yok.

Bu olumsuz bir ifade değil ,"bunda samimiyim "zira bu yazilar kesinlikle bu anlayistaki insanlara hitaben yazilmis degil ve bu anlayistaki insanlarin sadece spritüel egosunu sarsacak kendini kötü hissettirecektir ,bu sebeple okunmamalari daha iyi olur .

Firinci geliyor aklima, spritüelligi hic bilmeyen ama inanilmaz iyi ,merhametli olan bu insan ,sirf spritüelligi bilmedigi icin "siradan ,4bye hasat olamayacak birimi"diyorum kendime.
Sonrasinda 21 aralikta spritüalistler yanildiginda bir kismi haricindekilerin , spritüel celiskileri degil sorgulamak, sorgulanmasini yargilamak olarak nitelendirdiklerini görünce veya sezgilerin tek basina yeterliginden sözederken , trajikomik bir sekilde sezgilere basvurup hasat tarihini almadiklarini gördügümde..

Öyle öyle anladim iste,spritüellik adi altinda olmakta olanin sadece ," ne kadar ruhsal yani degerli önemli insanlar oldugumuzu söylerek birbirimizi kutlamaktan ibaret olduğunu".

Samimimiyim, kötü hissettiriyorsa bütün bu yazilanlari boseverelim hepsi "delice birer sacmalik" diyelim ve aldirmayalim hatta okumayalim , bir kisel sayfadaki elestirileri okumamak yapilamayacak bir sey değil zira , cünkü baska bir baslikta birden fazla insan sohbet ederken konu arasina yazilmis yazilar olmadigi icin görmeme gibi bir secenegimizde var. Bunda gercekten samimiyim zira uzun zamandir birazda bu sebeple kisisel sayfada yazdim bunca seyi, "eleştirileri okumama gibi bir secenek te birakmak için".

Madem spritüel egomuz bu kadar büyük , yapacagimiz en dogru hamle belkide egomuzu doyurmaktir cünkü ihtiyacimiz olan bizi aklin ve kalbin asla alamayacagi bu seye sürükleyen ,kabullenilmemiş egomuzdur .

Bu yaşamın hazları, yaşamın kendi hazları değil, ama bizim daha yüce bir yaşama yükselme korkumuzun hazzıdır; bu yaşamın eziyetleri yaşamın kendi ıstırapları değil, ama bu korkudan dolayı kendimize yaptığımız eziyettir.

KAFKA..



Edited by - pandora76 on 23/06/2017 21:35:32
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 29/06/2017 :  23:25:38  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bir sezgimdem sözetmistim önceden , meleklerin belkide en istemedikleri sey budur ;demiştim..Melekler yani üst yoğunluklar/ gezginler hakkında ne biliyoruz peki? Spritüel rehberlerimiz ne derseler onu:)Spritüel rehberlerimiz kim peki? Melekleri bile bize satanlar...

Gezginlerin bir baska yasamda melek olarak tabir edilen dünya disilar olusuna dairdi bu sözüm , Kryonunda dedigi gibi...yoksa gezginler hem insan hem de meleklik vazifesi görüyorlar Dünyada iken ;anlaminda degildi tabi:)Bunu aciklamak durumunda olmak bile o kadar tuhafki, en cok ben sezgilerin yanisira akla vurgu yaparken , melekti suydu buydu medyumluktu ,carttu curttu ...kosulsuzca kabul etmeyelim onu bunu ; derken..

Yakaladik mi malzemeyi :)

Komigime giden bir sey de, benim yazilarimin engelleyici bir unsur oldugunu düsünmekti. Farkindamiyiz bilmem ama cok rahat yazdim hep, benim görüslerimi engelliyorsunuz ;filan demeden .Hatta ben karsilikli olarak bunlari tartisabilmeyi cok isterdim karsit görüsle ama degil Usui ,reikiyi Türkiyeye getiren bile satmamisken , ruhsalligi satmaya dair soruma birkez olsun makul cevap alamayisim gibi, karsilikli bu konulari tartissa idik te ben soracaktim "yanitlarda sadece benim kisiligimin olumsuz yönleri vs..olacakti":)

Ra ya inanan biri olarak ra nin celiskileri olabilirmi ;sorusu üzerine acilan tartismaya yukaridaki mesajlarimda deginmem , yani rahatca cevap verebilmem , evirip cevirmeden ... nasil yapiyorum bunu düsündükmü. Peki bunu daha ne kadar yapabiliriz yani spritüel cirkinliklerimizi örtmek icin daha ne kadar cirkinlesebiliriz yani s&ın&ırimiz ne ? Yoksa pandorayi bulsak dövermiydik:)

Bir vakitler öyle cok saygi duydugun insanlara olan inancini tümden kaybetmekten daha güclü bir deneyim olabilirmiydi ,"egonun kabullenilmek üzere bekleyen tek sey oldugunu anlamaya dair ".

Spritüel ortamda bilgilerin kaynagini en fazla belirtenlerden biri de ben oldum hep , su söz, su bilgi vs..Hawking'e , Maharaj'a ,su filozofa vs..ait derdim unutmadigim sürece ,bu sebeple cok sasiriyordum insanlarin aslinda baskalarina ait olan bilgileri veya fikirleri kendilerine mal etmelerine. Hatta buna cok deginirdim de. Eskilerde kaldi degilmi ama , böylelikle en cok benken bilgi ve fikirlerin kaynaklarindan sözeden , ben dahil onlarca kisinin bilgileri alinarak yeni bir buluscasina satilirken , eskide kaldigi icin simdi tam aksine ,benim düsüncelerime calinti fikirler ,diyebiliriz:)

"Sanki kafami bir kayaya carpmis ve uyanmis gibiyim"... Onca zaman "o dini satanlarin kendilerine ait olmayan kaynaklari alarak zengin olmalari" misali, nasil göremedim; diyorum "spritüel tüccarlarinda neredeyse tamamen baskalarindan alip satarak zengin olmalari arasindaki benzerligi". O vakitlerde neden benim gibi baskalarindan aldiklarini belirtmiyor cok insan ;der ve tepki duyarken ," ancak zamani geldiginde hepsinin sebebini görecegimi"ve düzenin neredeyse tamamen bu seyin üzerine kuruldugunu da bilmiyordum ki.

Spritüel cirkinligi örtbas etmek icin bizim tam aksimize tüm bilgilerin kaynagini belirten yani bizim yaptigimiz seyi yapmayan müthis fikirleri olan Hawking'i dahi kötüleyecegiz neredeyse:) O kadar sasirdik ki...Nasilsa bircok insan Hawkingi okumuyorsa nereden bilecekler onun ne icin ödül aldigini ,fikirlerini düsüncelerini. Ama olsun, ben Hawkingten sözettim ya , bir fizikcinin yani "akli kulllanarak evrenin kendisini kendinden yarattigi" sonucuna varan adaminda gözden düsürülmesi gerekir ki sezgilerin tek basina yeterli olduguna varalim , "mürsit kalabilmek icin".

inanmasakta buna ,gülesim geliyor artik cok seye , öyle cok vurduk dibe... Bana yapilanlari anlarimda garibim Hawkingten ne isteriz ki:)diyesim geliyor elimde olmadan. Bir vakitler dünya yuvarlak diyen adami öldürmek Dünyayi düz yapmasada ,

"insan oglunun/kizinin ne düz bir anlayisi oldugunu ortaya koymustu bu ama".

Eksi sözlükteki bir kullanici , medyumik bilgilerin bile diger medyumik birkac mesajdan calinti oldugundan sözederken benim cok sonralari farkettigim bu seyi cözümleyecek kadar spritüelligin icinde bulunmustu demek. Bir baska hayatta bu cirkinliklerin izi bile olmadigi bir yerde yasamissan , sana o kadar tuhaf gelir ve tepki duyarsin ya bu sebeple. Siyasetcilere diplomasini soruyorlar , bulunduklari makama uygun olup olmadiklarini bilmek icin ama onlarin diplomasi olmadigi gün gibi asikar. Nasil göremiyordum önceden ," insanlarin psikolog olmadiklari halde psikologluk yapmalari ve o siyasetcilerin sahte diplomalarla hareket etmelerindeki benzerligi"....

Eskiden ucundan kiyisindan gördügüm seyler simdi bir corap sökügü gibi dökülüyor zihnimde. Samimiyim bunda, baskalarindan alip kendimiz bulmuscasina satarken (ki bunu eksi sözlükte ruhsallik satisi yapan birinin esi de söylüyor demistim hani),ne hissettik? Karsiliginda elimize gecen parami yoksa insanlarin gözünde kazandigimiz deger duygusumu baskindi.

Psikolojiyle cocuklugundan beri ilgilenen biri olarak gercekten merak ediyorum , paraninmi yoksa deger duygusu/özgüven arayisininmi daha önemli oldugunu. Deger duygusu olsa gerek cünkü para dünyasal isteklerimiz icin olsa da , ayni zamanda deger duygusunu da satin almakta."Degerli hisseden biri deger arayisina girmezki ama ".Kim kendisinde zaten varolan birseyi ararki? Deger arayisi degildiyse , bu aklin ve kalbin asla alamayacagi cirkinliklere batmamizin sebebi neydi?. Herkes takdir edilmek ister, egosuz insan olmayacagi icin ama baskalarindan bilgi alip kendine mal etmek , üzgünüm ama "öz güvensizligin dibe vurmus halidir ".

Bir cocuk 0 -3 yas arasinda bilhassa, ailesinden ne alirsa o olur cünkü "bebek bir hamur gibidir ve anne babasi bu hamuru sekilendirecek ilk kisilerdir". Dahada ötesi bütün insanlar ailelerinin dna laridir , sadece gözümüz kasimiz benzemez ailemize biz onlarin karmasini yüklenen onlardan birer parca isek eger.Belki de ailemizden veya cevremizden yeterince güven duygusu almadik bu sebeple ruhsalligi satmasak dahi , baskalarinin bilgilerini bize aitmiscesine alintiliyor ve bununla mutlu oluyoruz.Bir sekilde dünyanin düzeni böyle iste...Peki kötülük dedigimiz sey ne?

Kendimi bu kurnaz düzenin icine koydum ve düsündüm , bununla mutlu olabilirmiydim ;dedim . insanlar beni sevgi dolu görsünler diye daima onlarin istedigi gibi olmaktan, aydinlanmis üstat taklidi yapmaktan... kendim olmayi nasil basaracagim bunca seyin icinde?. Doga diyoruz ama doganin ne cok sade , ne cok"oldugu gibi oldugunu unutuyoruz".

"Hicbir kedinin aydinlanmis üstat taklidi hatta seviyormus taklidi yaptigini görmedim ama kediler öyle mutlu gözüküyorki". Sevmediklerini acikca belli ediyorlar üstelik, sevdiklerini belli edisleri gibi. Fakat biz onlara hic benzemiyoruz ...ve galiba dogaya olan sevgimden ileri geliyor , sevmediklerimi seviyormus gibi yapmayi beceremiyor olusum.

Evirip cevirerek bir sürü sey söyleyip aslinda bir tane bile cevap vermemek... diyorum. sahteligi koruyabilmek icin sürekli bu sahte yollara basvurmak zorunda kalmaktan sözediyorum...Evet elbette bende ailemden ne ögrendiysem oyum ve ailemle onur duyarken , onlarin mücadeleci gecmisinden yola cikip beni elestirmeye aldirmamki..Beni elestirin , bin tane sey söyleyin umrumda olmazdi, eger ruhsallik satisina dair soruma tek bir acik samimi cevap alabilse idim ...yani kurnazliktir benim tepki duydugum asil sey ve böylesi bir kurnazliga , sevgiden sözeden bir dünyada bu kadar yogun rastlamak sa benim icin akilalmazdi.. Bir tek seye cevap vermemek icin bunu ,digerinin yanisira kendimize de yapmak...

Hatta daha fazlasindan sözedeyim malzeme vermek icin , benim genlerimin bir kismida daglik bölgelerden degil sadece , gercektende" dagda "yasamis atalarimdan gelmekte :)Savasci bir soyun genleri spritüelligi sevgi ve kelebekleri ne bilirki .Bununla birlikte birlikte bunlar Karl Marksin sözleridir:

Bagimsizligin anlamini kafkas daglilarindan ögrenin.

Koministin teki ama Marks,uymaz:)

M. Y. Lermontov sa kafkaslardan “Tanrilari Özgürlüktür” seklinde bahsetmistir. Bu uyarmi peki:) Hicbir tanriya tapinmam derim ya hep ama bu sözü duydugumda,

"illede tapinmam gerekseydi bir tanriya ,"O ", olsa olsa özgürlük olurdu";

demistim gülümseyerek.

Daglik bölgelere enkarne olmak tuhaf durabilir ve daglik bölgelerde yasamanin zorlugu , insanlara mücadeleci bir ruh verir .Seyh Samil ruslara teslim olmaktan sözetmeyi yasaklamis, bunun cezasi kirbacmis ,bunun üzerine halk , yasli bir kadina birsey yapmayacagini düsünerek Samil'in annesinden ogluna teslim olmak tan sözetmesini istemisler. Kadin teslim olmak deyince... Seyh Samil hem yasli hemde annesi olan bir kadini nasil kirbaclayabilir ki.. ama hüküm de ortada. Annemin varisi ben oldugum icin bu cezayi ben cekecegim demis ;ve sirtini acmis kirbaclanmak icin.

Dagli iste :)ne anlar özgür iradeden sevgiden ciceklerden ve böceklerden..Dagda kis ortasinda cicek böcegi nereden bulsun da sevgiyle dolsun:)"Hem özgürlügü yoketme özgürlügüne saygi duymayan biri" ne bilir ki sevgiyi. Vatanimiz düsmana teslim de olsa , sevgimizden ötürü savasmamaliyiz ya özgür irade ye saygi adina ..En cokta özgür iradeden sözettik ya hani.. Kendi aklin ve sezginle en son karari sen ver demediysekte , özgür iradeye saygiliyiz ya biz .

Hayatim boyunca bu kadar sahtekar bir Dünya görmedim...

irade nedir? "karar verebilmek" .Öyleyse özgür irade derken ,iradelerini kullanmamalarini yani kosulsuzca bizim sezgilerimizi kabul etmelerini isterken , iradelerine saygi gösterdigimizi nasil iddia edebildik. Seyh Samili degil Kafkaslar Ruslar dahi büyük saygiyla anarlar. Hatta Samilsiz Rusya olmaz;diye bir söz vardir Ruslarda , Rus cari Seyh Samil yakalandiginda ona yani düsmanina cok saygi göstermistir. Esaret nedir bunu kafkaslar cok iyi bilir, sadece türk'ü degil, cerkesi gürcüsüne.. kime sorsan Samil bizdendir denir, öyle sevilir .

"Ben orada özgürlük icin savasan birini görürüm "ve özgürlüge verdigim degerden ötürü onun dini anlayisi benimsemesi geri planda kalir ama "sen orada teslim olmaktan sözedenleri kirbaclamaktan sözeden birini görürsün" hic özgürce degil; dersin öte yandan ülkene saldirsalar eline silahi alir savasirsin cünkü savasmazsan insanlarin ölecek , kadinlarsa ölmekten beter olacaktir. Özgürlügü yoketme özgürlügü dahi olmaliysa , neden ülkemizin özgürlügünün yokedilmesi özgürlügüne de saygi duymazsin peki?

Yani bendeki bir cesit gen bozuklugu iste , "özgürlüge tapinma sorunsalina neden olan:)" Ama bizde kadini erkegi esittir hep, erkek kardesim bulasik yikarken tv seyrederdim sonucta?
Yinede dagliyiz sonucta:) onlarca sorumun cevabi ,yine sadece benim kisiligim ailemin yetistirme tarzi vs.. Komik olan o ki, dna aktariminin karma dedigimiz sey olabileceginden , jung'un atalar kültürünün cok önemli olusuna dair düsüncelerinden sözeden de benim. Bunlar da eskide kaldi degilmi, kim nereden bilecekki iddia etsek bile aksini:)

Bu sözleri, valla gülümseyerek yaziyorum cünkü ister istemez tuhaf hissediyorum kendimi . bu kadarini gercekten beklemedigim icin , Atatürk ün soyacagini tartisiyorlar ya hani, o geliyor aklima. Efendim , kendisinin kökeni hazarlara dayaniyormus , iddia bu. Hazarlarin bir kismi da yahudi hristiyan vs...ya , oraya baglayacaklar bunu:) Kac mavi gözlü yahudi var? Varsayalim yahudi olsun ne olacak veya bir zenci olsaydi bile ne degisirdi, hatta hristiyan ateist falan... inceliklidir kurnazlik , yavasca görür cünkü isini. O kadar bilgisizlerki bu konuda(nasil bilgisiz diyerek asagiliyorum , saygi duymali haddini bilmeli ! iyi de bilmeyene biliyor denir mi? Olsun , bilmesede biliyor olsun , yeterki egolar hos olsun:)Hem herseyi biliyor diyeceksin ki mütevazi spritüel aydinlanmis biri gibi olasin.)Kimse dogustan oldugu seyden ötürü gurur veya utanc duyma hakkina sahip olamaz elbette ama ne yalan diyeyim , bagimsizlik benim karakterimdir ;diyen Atamla anne babamin ayni cografyadan olmasi hosuma giderdi, bircok insanin aksine:)

Üzüldügüm asil sey se ,bu cirkinlige sebep olan kibri yaratan degersizlik duygusu degil,insan oglunun/ kizinin ne kadar mutsuz oldugunu görmek . Buna inanilmasa dahi bazen kizsam da , gercekte hissettigim asil sey bu."Bu kadar mutsuzuz demek".. spritüellik adi altindaki bu cirkinligin icinde derin bir mutsuzlugu görüyorum en cok ta". Ama bir yerde spiritüel sarhosluk denen bir tanimlamaya rastlamistim , benim tanimim degil yani, yinede sritüel sarhosluk ... o kadar uygundu ki bu. Belkide spritüel ortamdaki kibri bu kadar büyük kilan sey de bu. "Spritüel sarhosluk"..

Lucifer önceleri bir melekmis ve cok ibadet etmis, iste tam da bu sebeple insan yaratildiginda ona secde etmesi istendiginde kibirlenmis .insan kötülük yapabilirken nasil benden üstün olabilir ki ;demis. Buradaki lucifer tanimida kesinlikle egomuzu ayaga kaldiracaktir ama bir isek eger seytanimiz da bizimle bir degilmi. Bu öykü herseyi o kadar iyi acikliyorki....Sürekli ibadet ederken birgün bu ibadetlerinin onu böylesine cok kibirlendirebilecegini bilebilirmiydi peki.

Spritüel kibrin nasil böylesine büyük olabilecegini düsündügümde bu öykü geliyor aklima. Spritüeligi bilmeyenlerden siradan insanlar diyerek sözeden , onlardan üstün olduklarina böylece icten ice inanan ve kesin bir sekilde cennete hasat olacagini düsünen... Spritüelligi bilmeyen siradan insanlar ,haddinizi bilin biz cennete secilmislerin karsisinda ..

Lucifer insandan üstün olduguna inaniyordu cünkü o hep ibadet etmisti ve bu ibadetinden ötürü cennette olmayi en fazla hakettigine inanirken tam aksine "kibrinden ötürü cennetten kovulmustu". Üzgünüm ama inanmasakta bu öykü aslinda insanin yaratilisiyla baslayip biten bir öykü degil , "insan varoldukca sahnelenen bir öykü".Ben cok iyi biri oldugumu iddia etmiyorum aslinda belki de kötülügün de birlige dolayisiyla bize ait oldugunu savunan cok az insandan biriyim , elbette tüm bu cirkinlikler bu veya baska bir hayatta benimdir, bilincimin derinindedir zira sonsuzluksa ayrilmamiz mümkün degildir ama su anki bilincimle , bu akilalmaz cirkinlikler asla onaylayacaagim seyler degil.

Gögsümde irin topladiginda doktor birazini cikardiginda yeter; demistim canim aciyordu cünkü ama doktor bana aldirmadi bile cünkü o an canim yansa dahi , irini tam manasiyla cikarmadikca iyilesemeyecegimi biliyordu. Bir cocuk bile su sayfada yazilanlari okusa sasirir kalirdi bir cocuk bile böylece görebilirdi "en büyük kötülügün sevgi sözcükleri ardina saklandigini".

Spritüel sarhosluk.. Astral seyahat yapanlar ve halüsinasyonlar görüp duyan ,bu deneyimlere olan bagliligindan ötürü "spiritüel bir sarhosluk icine girenler"..Medyumlarin, kendilerinin ne kadar yüce olduguna dair mesajlari ve birde 2012 de dahil bir tanesi bile gerceklesmemis mesajlari almalari..bu da spritüel sarhosluga dahilmi.

Ateistler de az degil ama , dini gayet iyi biliyorlar ya , dincilerin sayfalarina arapca bir yazi ekliyorlar ve birsürü müslüman amin ;diyor ama anlaminin,Allah yok din yalan ; oldugunu bilmeden. Sonra reenkarnasyona inanan lakin reenkarnasyonun olmadigindan sözeden bazi müslüman din alimlerine alkis tutan insanlari düsününce.."bu benzerlik artik sasirtmiyor beni ". Okumuyoruzki ... Hayir okumuyor demeyeceksin haddini bileceksin !ama okunmamis ki reenkarnasyon yok dedigini duymuyor reenkarnasyona inanirken ... olsun, okumasalarda okumuslar diyecek yani haddini bileceksin:)

Kötülük nedir öyleyse dedim ya hani..

"Kötülük kötü de olabilecegimizi inkar etmek olsa gerek". luciferi basmelekken Lucifere dönüstüren sey neydi? "hicbir kötülügünün olmamasina inanmayan kibri mi". Ben bizi hayatta tutan egomuzu sarsacak kadar "kötü biriyim" birazda .

"Egomuzdan baska birsey yokken tutunacagimiz , onu sarsmak kadar kötü ne olabilirdiki"...

"Bir tanri varsa eger , kötü olmadigimizi kanitlamak icin kötü yollara basvururken dönüstügümüz kötülükten ötürü bizi bagislasin" Zira öyle kötü bir durumdayiz ki, bunca kötülügümüzü bagislamak icin bir insandan bile ötesi, mesela Tanri olmak gerekebilir ve dahi belkide bu en dibe vurmus spritüel cirkinliklerin sebebi , Tanriya dönüsmemiz icindir ,agacin kökleri ne cok derine inerse dallari öyle cok yukari cikarmis ya hani Nietzschenin dedigi gibi.

Bazilari degismek zorunda olduklarini anlamiyor, eski hallerinden memnun olduklarindan sözediyorlar.Bunun kaniti hücrelerinizdedir sevgili varliklar ,hücreler burada bulunma amacinizi biliyor ve yeni enerjiye tepki gösteriyorlar.

Bu sözler de Kryona ait ve tabiki bunun alaminida düsünmeyecegiz cünkü düsünebilmek icn düsünme özgürlügüne sahip olmaliyiz, "düsünürsekte spritüel görüntümüz bozulabilir "cünkü herseyi bilen bizlerin bir bilgiye dair düsünmesi garip duracaktir? herseyi bilen bilge spritüel görüntümüz bozulursa bizi sevmezler hem , sevilmezsek nasil mutlu olacagiz?.Ben yine sevilmemeyi göze alarak bu sözleri düsündüm ve dünyamizdaki kaosun tam olarak bu sözlerden kaynaklandigi kanaatine vardim. Herkesin kendi secimi elbette ama icte degisirken dista ki spiritel görüntümüzü korumak yani eskiye tutunmak cabasindan en fazla kaos dogardi.

Bu tür insanlar yani degisimi reddedenler cok rahatsiz olacak ve ruhsal bir öfke duyacaklar ama kendilerinemi yoksa tanriyami öfkelendiklerimi bilemeyecekler.bir baska öfke türündende sözedecegim.Gezegenin her yaninda eski inanc sistemleri degisecek ,tanri sevgisinden dem vurup kimseyi sevmeyenler ,tanrinin yasalarina uymak yerine insanin yasalarina uyanlar artik bu tutumlarini sürdüremeyecekler.Yaygin iletisim agiyla hersey izlenebilir hale geldiginde bazi sistemlerin dengesiz oldugu ortaya cikacak ve daha evvel spiritüel olmayan insanlar bile ikiyüzlü doktirinleri elestirmeye baslayacaklar.


Bu sözlerde Kryona ait ve ben bu ikiyüzlü kelimesini kullansa idim ,"yargilayici olmakla yargilanirdim "ama Kryon söylüyorsa baska :)Özgürlüge tapinmanin en güzel yani budur iste, bir baskasiniin istedigi gibi olma zorunlulugunun olmamasindan daha güzel birsey yok cünkü. Spritüel bir görüntüyü korumak zorunda degilsen , o görüntüyü savunmak adina kurnazligin en dibine vurmak zorundada kalmazsin ama.

Acaba eski enerji ne ;sorusunu sordum bu sözler üzerine. Benim hatirladigim tek sey , özgür iradeden sözederken insanlarin bize kosulsuzca inanmasini yani özgür olmamasini istemek , ruhsalligi satmak , bir tek dogru mesaj vermedigimiz halde pozitif kaynaklarla iletisim kuran bir medyum oldugumuzu zannetmek , aydinlanmis üstat taklidiyle para kazanmak vs....Hepsi yukaridaki mesajlarda iste..

Bizim simdilerde icine düstügümüz ama sevgi den ve kelebeklerden sözederken gizlemeye calistigimiz öfkemizden Kryon un onca vakit önce sözetmesi ise ayri bir konu.Kurnazliklarin biri bitecek digeri gelecek sonra bir digeri vs..Peki bu nereye varicak? Bize ne kazandiracak? Ben söyleyeyim, bu kadar kurnazlik bu kadar cirkinligi spirtüel görüntümüzü koruyarak yani ince ince yaparken , bir gün bu cirkinlige öyle cok batmis olacagizki , "artik sonsuz iyilikte oldugumuza kendimizi bile ikna edemeyecegiz " ve tam burasi Kryonun sözünü ettigi esiktir.

insan olmanin ne sakincasi var peki "hatta belki spiritüelligi bilmeyen o siradan insanlar gibi olmanin..ama oldugu gibi olmanin yani sadece insan olmanin"...

Önceleri sorularima neden cevap alamadigimi anlayamiyordum, simdiyse soru sorabilece&ğime nasil inanabildi&ğimi anlayamiyorum.

KAFKA.


















Edited by - pandora76 on 30/06/2017 12:30:13
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 10/07/2017 :  18:57:13  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Zamanınızın en iyi, en popüler ve en çok kabul edilen kehanetlerine göre, tam şu anda nerede olmanız bekleniyordu? Yanıt, “ölü”.
Dünyanın tam şu anda nerede olması varsayılıyordu? Yanıt, “radyoaktif”. Muazzam nükleer değiş tokuşun olduğu bir gezegende hiç kimse var olamaz. Bu, gezegendeki İnsanlar için “elveda”dır. Kıyamet – sonrası dünya bir fantezidir. Çok fazla radyasyon olduğu zaman, yaşamazsınız. Bu havadaki, okyanuslardaki her şeyi etkiler ve binlerce nükleer patlama tarafından havaya kaldırılan toz gezegeni dolaşır ve onlarca yıl güneşi bloke eder. Karanlık – yaşam gitti.

Sevgililer, bu hiç gerçekleşmeyen kıyamettir. Bunun yerine, burada çocuklarınızla ve umudu olan yeni bir gezegen ile duruyorsunuz. Neden size hayran olduğumu merak ediyor olabilirsiniz, ama gerçekten bunu bilmiyorsunuz, henüz değil.

Bu sözleri okurken kendimi tuhaf hissettim cünkü eszamanliligi bilmem kacinci kez yasiyorum yoksa en basindan beri miydi diye soruyorum kendime ve galiba bu hep olacak? Üstteki mesajlarimda sözünü ettigim cümlelerim geldi aklima , "cenneti dünyamizda yaratmaktan ve UMUTTAN sözeden"..Ve Kryonun umuda dair sözlerini düsündüm sonra.

Bu benim icin akilalmaz birsey , neredeyse daima burada degindigim pek cok konuyu hatta kimi vakit bazi sözlerime degin kanal mesajlarinda görmek. Bunu söylemek benim gibi akli daha fazla önemseyen biri icin cok zor birsey ama bu her nasilsa oluyor , bir sekilde dünyanin disinda birileri bizi sanki gercektende izliyor. Bu seyin baska nasil bir anlami olabilir gercekten bilmiyorum bildigim tek sey , burada normal kavramlarla aciklanamayan birseyin oldugu. Üc vakte kadar vs..gibi seyler olsa tesadüf derim , genel gecer seylerden sözediyor; der gecerim ama bu kadar tesadüf aklin aciklayabilecegi bir sey degil ve bu sey her oldugunda bu saskinligi ifade etmem , saskinligimin büyüklügünden.

2012 de kiyametin kopmamasini isteyen ve cenneti dünyada yaratmaktan sözeden insanlardan biri olarak dünyanin sonunun gelmeyebilecegi fikrini kabullenmek benim icin zor degil ama Kryonunda söyledigi gibi , uzun zaman dünyanin sonunu beklemis insanlar icin cok zor olmali.Öte yandan hepimiz zor seyler yasiyoruz ve ne derece zorsalar bizi o derece büyütüyorlar. Bebek hamur gibi kolayca sekillenebilir ama" sekillenmis bir hamuru yeni bir sekle sokmak icin onu kirmaktan baska yol yok".

Bu acidan bakiyorum ben .Binalarin yikimi korkunc birsey gibi gözüksede , yepyeni bir binaya kavustugunda bina yikilirken hissettigin o ürkütücü duyguyu hatirlamazsin cünkü. Bina , "uzun zamandir dünyanin sonuna hazirlanmak" , yikimi ise , "dünyanin dönmeye devam etmesi".Kanal mesajlarinda cok zorlu bir döneme girildiginden sözediyor ve benim buna inanmama gerek yok cünkü bu zaten oluyor . Bugüne degin böylesi olmamisti cünkü.

Kendi adima söylemeliyimki, aslinda spritüel kibir bile degil daha büyügüdür gördügüm sey, zira her insan basarilariyla gururlanabilir, zaman zaman kibirlenebilir bunlar o kadar insani ..Fakat narsisizim bambaska birsey.

Kafami bir kayaya vurmus ve uyanmis gibiyim , derken sözünü ettigim birsey de neyle karsi karsiya oldugumu tam manasiyla anlamis olmakti :Narsizm. "O spritüelligi bilmeyen siradan insanlara", reiki kisinin kendisinin yapabilecegi birseyken , hasta insanlardan cok büyük paralar alarak bos umutlar vermeleri..dese idim , buna tepki duyarlardi. Cünkü siradan bir insan , spritüel bir görüntüye sahip olmadigi icin , "insanlarin onaylayacagi davranisin ne oldugunu düsünmez". Herhangi bir insanin ruhsalligi satin almasindan filan sözetmiyorum , örnegim sadece hasta insanlarin borc bulup iyilesecegine inandirilarak ruhsalligi satin almasi ama narsist egilimlerimiz o kadar güclüki, bu örnek defalarca vurgulanmasina ragmen aldirmadik. Bu noktada olanin spritüel ego ve kibri fersah fersah astigini, spritüel sarhosluk teriminin veya narsizmin daha uygun oldugunu düsündüm. Kendime bir cesit sakami bu , demistim bu örnegin hicbir sekilde gözükmedigini ilk farkettigimde. "Ama saka degil, gercegin ta kendisi ".

O dünyayi yöneten liderlerin ne kadar bencil oldugundan sözediyoruz , kimseye aldirmadigindan peki su örnegimde onlardan farkli birseymi yaptik? Bu örnek ilgimizi cekse idi onlar gibi dünyanin parasini filan da kazanmayacaktik ama yinede ilgi cekmedi cünkü "spiritüel görüntümüzü korumak icin bu cirkinlige tepki vermek aydinlanmis üstat gibi gözükmemize engel olacakti".

Hasta ve zor durumda insanlar icin bir sey yapamayiz cünkü dünyayi degistiremeyiz.. böylece bencilligimizi örtbast edebiliriz.. İnsanlara gercekten tümüyle yardim edemeyebiliriz ama "bizim disimizdaki insanlarin farkinda "isek , onlar icin ne yapabilecegimiz düsünürüz. Bir Suriyeliye maddi yardimda bulunmak belki kesin bir cözüm olmayacaktir , en etkili cözüm icimizde o göcmen suriyeliyi bulmak ve o duyguyla birlesmek olabilir ama hangi yöntemin daha dogru oldugu degil, bizim disimizda birilerinin oldugunun farkinda olmayisimizdir sorun. "Kayitsizligi, kabullenmekle esdeger görmek".

Özür dilerim ama buna kibir bile degil belki narsizm denebilir ve ben anlamiyordum bu ruh haletini bu sebeple bilgilerin anlasilmamis olabilecegi ihtimalindede duruyor acikliyordum:) Ama artik olmakta olanin ne oldugunu kendime göre tam olarak biliyorum.

İnsanlarin bir kismi spritüel bilgilerin etki alabilecegini düsündükleri icin kendilerinden sözetmiyorlar ve belki kendilerine göre dogru bir düsünce , bir kismida benim gercek hayatimda yaptigim gibi, kendilerinden sözetmemeyi seviyorlar ve zaten herkesin kendi secimi ama sunu iyi biliyoruz ki, spritüel ortamdaki pek cok insanin kendilerinden sözetmemelerinin sebebi, "spritüel görüntüleri korumak ". Egomuzun sarsilmasi o kadar zorumuza gittiki yapabildigimiz tek sey de bu.

Kendimizden sözettigimizde , "ben demis" yani egosal davranmis gözükecegiz , spritüellikte ise ben yani ego yoktur ya. Büyük kibir tevazunun ardina saklanir; demistim ya. Dogru demisim. Biz mi kendimizden sözetmiyoruz? Aksine , hemde o spiritüelligi bilmeyen siradan insanlardan bile cok sözediyoruz kendimizden .

"Kendimden biraz olsun sözetmeyecek kadar benligi birakmis yani biz , bir olmusum ", diyoruz.

İnsan kendisinden sözetmemeyi secebilir tabi bu cok normal ama bir cocugun bile anlayabilecegi aciklikla ortaya konmus bu spritüellik adi altindaki cirkinligi görmek bir yana , bu cirkinliklerin görülmemesi icin baska cirkinliklere uzaniyorsa insan ,buram buram kendisinin ne kadar spritüel olgunlukta oldugundan sözediyordur.

Spritüel cevrenin benimsedigi ama yanlis olabilecegi belirmis"spritüel olgunluk kriterlerine uygun davranis bicimlerinin aksini asla yapmayarak spritüel olgunlugumuzdan ne yüce olusumuzdan öyle cok sözediyoruzki" hatta hasta insanlara bile sifa adi altinda bos umutlar satildigini duyamiyoruz.

Narsizm böyledir buna spritüel dilde obsede edilmek tanimi denk gelebilir yada spritüel sarhosluk vs... Pek bakinmasamda normalde , bir spritüel ortamda bir dev iskelet resmi gördügümü yazmistim , yaninda bir adam ve insanlar ...ad kavminden ötürü bu dev iskeletleri kanit olarak sunuyordular. Bir farklilik hissettigimi ve arastirdigimda bunun montaj oldugunu ama spritüel kibri artik farkettigim icin üye olup bu sahtekarliktan sözetmedigimi anlattim yukaridaki bir mesajimda. Diyelimki 100 kisi var ve hicbiri o dev iskeletin montaj oldugunu düsünmüyor ama biri cikiyor ve bundan sözediyorsa ne hiseder insanlar? Bu soruyu kendime sormam gerektigini düsünmüyordum önceden ama spritüel egoyu artik öyle derinden görüyorumki, "spritüel dünyanin dogrularinin tamamen kendi egosuna has oldugunu da biliyorum ".Ne hissettik orada peki? Neden ben degilde pandora adinda spritüel cevrenin kabullerine hic uymayan biri farketti ..mi?

Pek cok konuda yetenegim yoktur , resim cizemem güzel sarki söyleyemem ama cevremdeki herksin psikolojik konularda bana gelmesinin bir sebebi de psikolojide gözlemlerimin oldukca yogun olmasidir bir de. Cok eski bir üyemizin o sözü en cokta spritüel kibri dibine kadar gördügüm bu vakitlerde yine geliyor aklima. Kendiside spritüalist olmasina karsin spritüalistler kiskanc olur , derken benim burada bu derece dogalligi sevisimden ötürü kahkaha atmam ama pek cok spritüelin, spritüalistlarin kiskanc olmadiklarini savunusu.

Kryonun sözünü ettigine göre devlerde yasamis olabilir veya kuyruklu insanlar filan ..Evrime bir tür örnek ama atamizin maymundan olduguna delil degil bu . Fakat konu bu degil , konu bizim o dev iskeletin yanindaki adama monte edildigini "bizim degil bir baskasinin görmesi ". Cünkü bilginin bizi ilgilendirebilmesi icin , yanlis biliyor olabilecegimizide kabullenmemiz gerek fakat icine düstügümüz kibir bizi böyle spritüel sarhosluk icine sürüklemisken bu mümkün degil.

Ne kadar ayri bizden , bizimle bir olmamasi hic spritüel degil..Yani bir olmak icin bende mi aydinlanmis üstat taklidi yapmali, ruhsalligi satmali vs..bir yigin seyi yapmaliyim? 100 insan o dev iskeletinin monte oldugunu görmemisken biri görmüsse , bunu gördügü icin digerlerinden ayri yani spiritüel anlamda biz /bir olmamak mi demek. Bir insan , 100 kisinin aksine böylesi bir sahtekarligi görecek kadar kibirli olabilir mi:)Söz veriyorum bir daha böyle montaj filan görürsem hicbirsey demiycem , ki insanlar kendilerini kötü hissetmesinler.

Valla gülerek söyledigim cok seyden biri bu cünkü psikolog olmayanlarin psikologluk yaptigi, meleklerin bile satildigi bu dünyada gördüklerim o kadar tuhafki, gülesim geliyor bazen . Bir cesit saka gibi cünkü insanlar dev iskeletinin bir insan resmine monte edilmesine dair sahtekarlikla degil, bu sahtekarliktan bir baskasinin sözetmesine bozulsa, bu en fazla bir cesit saka olurdu.

Bilim insanlarinin filozoflardan ilham aldigindan bahseden de bendim önceki sayfada. İsin komik yani, bir kisim insan haric, medyumik mesajlari dahi birkac medyumik mesajdan araklayip ben kesfettim diyerek satarken yada sahiplenirken ,bilimin ilk olarak filozoflardan ilham aldigindan sözeden de yine bilim insanlari. Bunu nasil mi yapiyorlar? Cünkü onlar gercegi ariyorlar ego tatminini degil. Biliminsanlarinin bizim kurnazligimiza ihtiyaci yok cünkü bizim gibi kompleksleri yok.

Biliminsanlari filozoflardan ilham aldigina göre , buradan aklin degil sadece sezgilerin yeterli olduguna varmak gibi bir sey se, valla billa aklima bile gelmezdi. Gelmemiski, bilimin felsefedende ilham aldigini yine ben söylemisim salak gibi:) Nasil bir seyin icinde oldugumu tam manasiyla anlayamadigimi söylemem bu sebepten. Bilim felsefeden ilham almissa , "2 sezgi varken ve benim sezgim senin sezginin dogru olmadigini söylerken hangi sezgiye inanmaliyiz"sorusunun yanitini vermiyor bu ama:)

Veya önceki sayfada Mevlananin hocasi kim demistim ya saf saf , simdi ise bunu bir kisim insan haricinde kimsenin düsünmediginden tam aksine Mevlananin hocasimi olurmus ;diye düsünüldügünden ve öfkelenildiginden eminim. Ne de olsa Mevlana islami dillendirdigine göre , müslüman olarak Onun birlik felsefesini nereden duymus olabilecegini düsünmek bile sözkonusu bile olamaz.

İ.Ö. 540 doğmuş olan Herakleitos'a göre :

"Bağlanışlar; bütünler ve bütün olmayanlar, bir arada duran ve ayrı duran, birlikte söylenen ve ayrı söylenen. Her şeyden bir, bir'den her şey."

Bunu örneklemistim , sadece akil la bilmek sözkonusuysa, bu insanlar kuantum fizigi yok iken birligi nasil bilebildiler ;demistim. Buradan, aklin yanisira sezgilerin ,ilhaminda gercekten mevcut olabilecegi sonucuna varmistim .Ama nasil söylerim bunu ben, birlikten ilk Mevlana sözetmeliyken:)

Ergün ve Erhan (rastgele aklima gelen isimler bildigim herhangi birileri degil)aynanin karsisinda duruyor ve Ergün spritüel cirkinliklerden sözediyor . Erhan Ergüne, aynada gördüklerin senindir ,diyor:)Yani aynada görmedigim spritüel cirlkinlikler benim olamaz diyerek kendisinin günahsiz oldugunu anlatmaya calisiyor , aydinlanmis üstatlar tüm günahlar benimdir derken üstelik. Buradan cikan tek sonuc , aynanin karsisinda ergün ve erhan adinda "iki" kisinin oldugu oysaki birlik inancina göre hersey "bir".Yani aynaya yansiyan sadece bir. Maharajda pandorada erhanda ..hepsi, o birlige ait. "Bir gölgenin gölgesi olurmu" dedim ne demek istedim. Ne önemi var ki.. Bu sorularin cevabini verebilmek icin "sorulari duymamiz gerekir "oysaki kibrimiz den ötürü duymamiz mümkün degil.

Farkli bir bakis acisi getirdim ,dogru yada yanlis , madem birlikten yani sevgiden sözediyoruz, bir matematik denklemi gibi sadece hasat zamani ,kac yogunluk, bh kavrami vs..diyerek sevgiye dair acilimlar getirmemiz zor olmayacakmi ;dedim. Sembolizmayi cok kullananlardanim cünkü beynim sembollerle calisiyor . Peki biraz olsun o "spritüelligi bilmeyen siradan insanlar gibi kendimizden sözedemezmiyiz". Aydinlanmamis spritüel olmayan siradan biri olamazmiyiz. Asla! "Cünkü spritüel egomuz bizi hayatta tutan tek sey".

Dünya bizimle bir iken , sanki olmakta olan spritüel cirkinliklerin hepsi bizim disimizdaymis gibi yani bir aydinlanmis üstat gibi davranirken yapmak istedigimiz sey de bu. Spritüel cirkinliklerden tamamen uzak egosuz insanlar oldugumuzu göstermek.

Buradan gelecegim nokta o dünyayi yöneten liderlerde gördügüm sey. Birden fazla doktor o insanlara mektup yollayarak , narsizmin kendilerine ve dünyaya ne kadar zarar verdiginden sözettiler ama birsey degismedi. Narsizim ciddi bir seydircünkü narsistler asla kendilerini elestiremezler . Bunu ben degil psikologlar söylüyorlar ve psikolojiye olan ilgimden ötürü edindigim bilgileri simdi gözlemliyor olmamin anlamini kendi icimde cözümlüyorum.

Kendi spiritüellik değerinizi, asla “Aziz veya Bilge kişilerle” ilgili anlatılan hikâyelerle karşılaştırmayın ve onlarla ölçmeyin.

Maharaj.

Psikolojide narsist ler icin , kendilerini elestirmeyecek seyleri dogru kabul ettiklerinden sözedilir , kendilerine ait dogru ve yanlislari oldugundan ve bir narsiste bu yüzden asla dogruyu anlatamazsin. Dünya yuvarlak bile olsa eger bir zamanlar onun düz olduguna inanmissa ne yapacak edecek , dünyanin düzlügüne getirecektir.Narsisizim böyle birsey... Yanibasinda adam ölse bunun bile farkina varamaz belki cünkü narsistler bir nevi uykudadirlar. Hitler.. Kendi icindeki üstünlük duygusunu alman halkina yansitmisti ve İsadan emir aldigini zannediyor, yahudileride bu sebeple öldürme gerekliliginden sözediyordu. İsanin intikamini almaya calisan cok ileri düzeyde tam bir narsistti.

Üzgünüm ama bir cocugun bile anlayabilecegi aciklikla anlatilmis bunca seyi anlamamak imkansiz olduguna göre , bu dibe vurmus spritüel cirkinlikleri görmemek narsizme egilimin ifadesi olabilir ve önü alinmazsa ilerleyebilir.
Hersey bir ise elbette bende senim , sende ben ...ama beyaz renk nasil bir frekansta yesil digerinde kirmizi gözüküyorsa , özümüz ayni olsada , daha belirgin olarak gözüktügümüz renkler farkli .
Bir vakitler bende gördügün kötülük senindirleri ve benzeri bir sürü sipritüel cirkinligi unutturmak icin silip aksini savundugumuz bilgileri kendimize mal etmek ama bu cirkinlik apacik gözükürken bile akilalmaz kurnazliklarla savunmak ,özgüvensizligi gectim, narsizmin belirtisi olabilir.

O liderlerin cocukken yasadigi seyin onlarda narsizme yolactigini anlamak icin alim olmaya gerek yok.Bir cocuk babasindan öyle cok mu dayak yemiski, dövmemesi icin babasinin ayaklarina kapanmis.. Ve simdi dünya sahnesinde , insanlari din iman diyerek kullanan , paraya para demeyen , insanlara biraz olsun aldirmayan bencil kisiliklere bakarken özür dilerim ama hasta iken borc bulup reikiydi suydu buydu medet uman insanlarin haline zerre aldirmamis olan bizlerin ne farki kaliyor onlardan? Onlar gibi lider olmadigimiz icin bircok insana degilde sadece kendi cevremizdeki zor durumdaki insanlara aldirmamamiz da temelde ayni aldirmazlik , "ikiside aldirmazlik degilmi".

Narsizm veya spritüel sarhosluk vs...bir insan sarhosluk icindeyse ona normal birseyi anlatamazsin cünkü seni anlayamaz. Spiritüel insanlar olabilmek icin kendimizi aziz ve bilgelerle ölcmüs bu sebeple de onlar gibi egomuzu onca vakit redddetmissek , egomuzun kibirden bile öte narsizme ulasmasindan daha dogal ne olabilirki.
Bir aziz asla ben demez , egosuna hizmet etmez ya hani...Bu o spritüelligi bilmeyen siradan insanlarin isi...Faceebokta resimlerini koyuyorlar, selfie cekiyorlar hep kendilerinden bahsediyorlar vs.. Hic spritüel olmayan o basit insanlar..

Birsey diyeyimmi, bence asil basit insanlar biziz. "Onlar en azindan gercekten ne iseler o olabilme özgürlügüne sahipken "biz o dünya siyaset sahnesindeki acimasiz insanlar gibi bencillestigimizi farkedemeyecek kadar basitlesiyoruz . Ruhsallik satisina vs...deginmemek icin spritüel cirkinliklerin bir kismina deginmek , psikolog olmadan psikologluk yaparak para kazanmak , aydinlanmis üstat taklidiyle kazanmak , baskalarinin emeklerini alip kendimiz ilk kez bulmuscasina satmak vs..benim daha önceleri cok görmedigim seylerdi.

Bana düsense spritüel sarhosluk yada narsizme sebep olan seyin altindaki duyguyu anlamak .Ve buna inanmasakta hergecen gün daha fazlasini kabulleniyorum kendi icimde. Bu yazilarim kabullenmemezlik gibi dursa bile. Her yazdigimda biraz daha 3b yani bilincimin derininde olmakta olanin anlamini gördüm ve tepkimin kizginligimin vs... hepsi aciga ciktiginda geriye bana "sadece o duyguyu hissetmek yani onunla gercekten birlesmek kaldi" . Empati...İnsanlari kötüye ceviren sey in altindaki duyguyu en cokta burada derinden hissederken , gercekten kabullenisin ne anlama geldigini de anladim.

Son derece aydinlanmis bir aziz gibi dünyayla birim derken hersey kendisinin tamamen disinda imis gibi davranan , onlarca spritüel cirkinlige bencillige dönüsen bu dünyanin ne kadar mutsuz oldugunu görmenin , benim icin kabullenmeye gidebilecek tek sey oldugunu bir vakitler bilemezdim.Bu oyunun kurgunun asil amaci bu ve biz aydinlanmis üstat taklidinden biraz olsun uzaklasmadigimiz sürece burada sözünü ettiklerimin tek bir harfinin bile anlasilmasi mümkün degil. Öyleyse okunmamasi daha iyi olur ; demem bu sebepten...

El taşı olabildiğince sıkı kavrar. Daha da uzağa fırlatabilmek için sıkıca kavrar taşı.Ama o kadar uzağa da götürür yol.

KAFKA.











Edited by - pandora76 on 10/07/2017 20:39:54
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 18/07/2017 :  01:31:17  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Eksik ifade ettim sanirim ... borc bularak sifa arayan insanlara ruhsalligi satmaya dair sözlerimin farkedilmediginden sözederken. Böyle birseye tepki vermemek bencillikle esdeger ;demiyorum , zira dünyada yasanan milyonlarca haksizliga her an tepki vermemiz zaten mümkün degil , ben de her gün haberlere bakarak tüm haksizliklara tek tek tepki vererek yasamiyorum.

Dünyada bunca haksizlik varken bu imkansiz zaten fakat borc bularak sifa bulacagini zanneden bir insana , Usui'nin satmadigi sifayi büyük paralara satmaya sessiz kalip ,bunun ifade edilisine spritüel görüntümüzü koruyarak aslinda tepkinin alasini vermek...ten sözediyorum. Kimisi özgür irade icin tepkisiz kalinmasi gerekliligine inanir bunu da anlarim ama bu cirkinlige degil de sadece cirkinlige tepki verenlere tepki verilse , iste bunu anlamam.

Ve gercekten de tüm bunlar oldu mu? Samimi söylüyorum hala bile bazen saka gibi geliyor cünkü bu seyi bir cocuk olsa anlardi . Nasil herkesi ayni kefeye koymus olablir sözlerim bir kisim insan derken? Öyle seyler gördümki burada ,bu seyden cikardigim sonuclari unutmam da mümkün degil , idrak dedigin seyin bilmekten farkli oldugunu ilk kez "idrak ediyorum ",saskinlikla olsa da .

Saskinligimin bir sebebi de, Kryon dan sonra Mikailinde burada son iki aydir yazdiklarimin sonucunda vardigim noktaya deginmesi. Hasat , bh kh vs..degil, tam olarak burada sözüedilen seyi anlatiyorlar. Bu nasil oluyor?

Geçmiste, duygusal bedeninizde ve çakra sisteminizde, özellikle 1 – 4 ncü çakralarinizda “dengesiz veya incinebilir kusurlar” denilebilecek seyi yaratan birçok çözülmemis sorunlariniz oldu. içinizde suçluluk, korku, öfke, terkedilmislik duygusu ve sevilmeme formunda bir çok çözülmemis sorunlar vardi. Tüm bu düsünce formlarinin titresim frekansi vardir ve bu degersizlik frekanslarini d&ı&şar&ıya dünyaya yaydiniz.

Bu sözler Mikaile ait ve benim gibi o da "degersizlik duygusundan , disarida onay aramaktan" sözettiginde ona tepki duymayiz ama ben ayni vakitlerde ,yazdiklarimdan bu sonuca vardigimda insanlari yargilamakla yargilandigima eminim:) Mikail ;bizde gördügün kötülük , farkettigin sey senindir vs..desek ya Onada:)iste bu yüzden biz iyi degiliz ;diyorum ,bir de "bizi hayatta tutan egomuz öyle derinden sarsildiki, duyamiyor göremiyoruz ";diyorum.

Mikail Kryon negatifliklerimize parmak basarsa tabiki sorun olmaz nasil olabilir ki, onlar iletisim kurmak icin para ödedigimiz melekler sonucta , ulasmak o derece zor yani ...Siradan bizim gibi bir insan nasil onlarla ayni zamanlarda neredeyse tamamen ayni saptamalari yapmis olabilir , bu ne hadsizlik ne kibir:)

Onlarca bilgi var , kuantum herseyin bir oldugunu ortaya koyuyor, Mevlana'nin sözlerini okuyoruz,kanal mesajlari vs..hepsi hersey bir diyor "peki neden idrak edemiyoruz". Gördügüm tek sey spritüel ego. Degilse ne?

Eskiden baskalarindan bilgi araklanmasina tepki duyardim , madem sevgiden sözediyoruz , "ben demeyecek kadar egosuzuz" öyleyse neden bizim olmayani alip "sadece ben dedigimize mal ediyoruz"; derdim ama eger bu egoyu görse idim en basinda , cogunu yazmaz sadece okurdum demistim ya ..Bazi seyler aslinda tam olarak olmasi gerektigi gibi ilerliyor bence, biz olmasi gerekenin olmadigina inansakta , 2012 de hasat olmasi gerektigi zannimizinda olmamasi gibi mesela...Ama eninde sonunda varacagin sey bu egoyu kabullenmekse , "egoyu kabullenmek zorunda kalacak kadar icinde olmalisin".

Artik psikolojiden yogunca deginmemin sebebi , eskiden cok düsünmedigim bircok seyin daha oldugunu düsünmeye baslamam. Bunun bende yarattigi saskinlik hissi, "ayni dünyada olup" birbirimize ne kadar yabanci olabilecegimizin de göstergesi. Cünkü hasta insanlara ruhsalligin haksiz paralarla satilmasi ;derken bunu bile "ruhsalligin herhangi bir insana satilmasi olarak algiladik".

Ben "hasta parasiz insanlar" diyorum , duyulmuyor...bagiriyorum ama yine duyulmuyor... Kafami kayaya carptigim an o an di cünkü insanlar duyamiyorsa uykuda olmaliydilar .Uykuda iken duyamayiz ya konusulanlari.

Spritüel ego o kadar büyümüski, narsisizme dönüsmüs olabilir ,dedirten bu sey benim icin "degisim bile degil, dönüsüm noktasidir "cünkü psikolojiyi az cok bilen biri olarak narsisist egilimler sözkonusu oldugunda...daha fazla ve dikkatli düsünürüm .

Hasta insanlara yönelik yazdim ;diye vurgulamam bile cok garipti zaten ama ego cok yüksek seviyedeyse , bu hizmetin bile hasta insanlara degil kendimize yapildigini söyleyecekti. Cünkü kendisinden baska birsey olmadigina inanan biri "herseyde sadece kendisini düsünür "ve ben saskinlikla "niye parasi cok olup ruhsalligi rahatca satin alacaklara anlatayim ki bunlari ;demek durumunda kaldigim vakitte gülesim gelmisti cünkü

"hala bile hasta insanlardan degil kendimizden sözedildigini zannediyorduk"...

Sözüme özür dileyerek basladim cünkü narsist egilimler icin en kötü seyin bu oldugunu biliyorum ve bu sebeple egomuzu kiriyorsa okumayalim diyorum .

Cevremde biri var bir akrabam.. Onun histeri nöbetlerine narsizmine tanik oldugum icin bu noktada oldukca gözlemim var ve tabiki bunun icinde söyleyebilecegimiz tek sey, bende gördügün kötülük senin , güzel bak güzel gör vs:)Ben alistim artik ve dahi narsisist egilimi gördügümden beri acikcasi eskisi kadar kizmiyorum da ama zaten narsisist egilim sözkonusu ise, ciddiye alinmadigini zannetmek cok kötü hissettirebilir.

Bu sebeplede narsisist bir yaklasimla yapilabilecek birsey yoktur cünkü "kendisinden baskasi oldugunu düsünemez" bu sebeplede "bir baskasini duyamaz göremez". Sen dinledigini sanirsin ama aslinda sadece senin elestirilerini yani "essiz olmadigini "duyuyor ve öfkeleniyordur ,ötesi de bostur. Bu sebeple bu sözlerimin okundugu vakit öfkeden baska birsey yaratmayacagini ancak belki bir gün bir anlam ifade edebilecegini düsünerek yazdim.

O akrabam ...hep sorun yaratirken cevremizde , durumunu ayirdetmeye basladigimda ona digerleri gibi aciklamayi biraktim cünkü bir ise yaramayacagini biliyordum ve bu onu daha da delirtti ama yapilacak birsey olmadigini da biliyorum.
Yani yapabilecegimin en iyisini yapip onu bir psikologa yönlendirdim ama psikolog olmadan psikologluk yapanlara degil tabi:)

Bir cocugun bile anlayabilecegi aciklikta anlatilmis spritüellik adi altindaki bu dibe vurmus cirkinlikten sözederken , "cirkinlikler degilde cirkinligin ortaya serilmesine tepki aldigimda o akrabam geldi gözümün önüne". Ne kadar birbirine benziyor; dedim sonra. Onlarca yantlanmamis sorumun yanisira ,cocugunuz uyusturucu kullansa onun iyilesmesi icin tepkisiz kalirmiydiniz kabul icin ...anlamindaki sorum "aslinda fazlasiyla yanitlandi bu ruh haletini farkedince".

Usui'nin hatta reikiyi Türkiyeye getirenin bile satmamasina karsin ruhsallik meslegi adi altinda satmaktan , meleklerle irtibat kurduracak bir uyumlama cirkinligine , aydinlanmis üstatlarin hicbiri ruhsallik mesleginden kazanmamisken onlari isaret edip zengin olmaya ..Abi ,bu kadar sacma seyleri ben önceden ne gördüm ne duydum.

Usui reikiyi satmadigi halde hayatini nasil devam ettirdi ; demistim , unutulmasi icin beklenilen önceki yazilarimda ..Ruhsallik meslegi kadar tuhaf bir sey duymuyorum hergün ve ruhsallik meslegini "üstelik ciddi ciddi tartisirken" , eksi sözlükte biz spritüellerle niye dalga gectiler,diye düsünüp bozuluyoruz?.

Bu kadar dibe vurmus cirkinligi ise bana göre ancak bir narsisist bir egilim savunabilir . Bana ruhsalligi sattilar..E banada sattilar hem de bes param yokken ailevi saglik sorunlarimiz vs...varken , ben de gidip , acisini cikarircasina "bende saticam hakettim onca para harcadiktan sonra "vs... desem yani ruhsal tüccarlik? yapsam , sevgiden birlikten nasil sözedicem.

Psikolog olmayanlarin psikologluk yaptigi spritüel dünyada psikolog olmadigimi ve bu sebeple bunlarin sadece benim gözlemlerim oldugunu belki yine ifade etmeliyim ama ortada bir sorun oldugu da asikar. Bugüne degin onlarca bilgi irdelenmisken bir arpa boyu yol alinmamissa , "bir sorun oldugunu anlamamak bir sorundur zaten".. Spritüel bazi kaynaklarda tekamül icin ruhun obsede edilmesinin tamamen tekamülün bir asamasi oldugundan söz edilirken üzgünüm ama bir kismimiz haric, spritüel kaynaklari o kadar okumamisizki, "bunun dogal bir sürec oldugunuda bilmiyoruz".

Bir mesajimda ,hepimiz zaman zaman obsede edilebiliriz cünkü birlikse eger , negatifliklerimizden baska birsey yok ise kabullenilmek üzere bekleyen , obsede edilerek o negatifliklerimizin görebilecegimiz düzeye cikmasi normaldir ;demistim ve dahi bundan Jung'un yanisira sözeden bir de kanal mesajlaridir ama tabi okumadigimiz icin bunu da bilmiyoruz .

4b den " sözedicez "sonra ölücez ve hasat olucaz ..Peki sonra ne olacak? 5b den "sözedicez" ve bu seferde ona hasat olmayi bekliycez. Ya sonra? 6b den sözedicez ..." Hep sözedicez ve hasat edilicez" . En son nereye kadar hasat olmayi bekleyecegiz peki? Sonsuza dek mi?

Hayvanlar 2b ve biz onlardan ne kadar farkliyiz , "biz bilincliyiz ama onlar degil" . Peki ya birlik seviyesi? Diger insanlardan tek farki egosunu onlardan daha kurnazca yollarla savunmak olan bizler, 3b den bir "farklilik göstermezken", 3b den "farkli bir düzeye mi gidecektik"?

Yine gülümseyerek söyledigim seylerden biri bu cünkü yavas yavas narsist egilimlerimizin oldugunu düsünürken bilhassa belirttigim birseydi obsesyon la mükemmeliyetcilik iliskisi ve tam tahmin ettigim karsiligi buldu.:)Acaba obsesyon tanimini arastiracakmiyiz ; diyordum ve tabiki arastirmayi düsünmedik bile , yanilmadim. "Obsesifler mükemmeliyetcidir ve bu sebeple tekrar tekrar konuya döner ;"dedigimde bunu duymak yeterli olacakmi ",sorusunu sorarken kendime ,gözlemlerimde yine yanilmadigimi görmek buna inanmasakta beni artik gülümsetiyor cünkü durum tuhaflasinca kizmaktan baska tepkilerde gelebiliyor .

Nasilki ateistler dincilerin sayfalarina arapca, Allah yok din yalan yaziyor ;ve müslümanlarin bir kismi bu anlami bilmeden sirf arapca diye amin diyor , sorgulama zahmetine girmiyor, bizde obsesifin anlamini okuma zahmetine bile girmedik , cünkü narsisist egilimlerimizden ötürü istedigimiz tek sey ortaya cikan bu dibe vurmus spritüel cirkinlikleri savunmak . Efendim , obsesyon anksiyeteye girer yani kaygidir temelinde, temizmiyim der sürekli temizlenirsin kirli olma kaygisindan ötürü ve bunun gibi endiseli düsünce ve davranislar ..Hatta kiminin kutsal degerlere küfür gibi seyler aklina gelir cokca cünkü cok dindardir veya dindar bir ortamda yetismistir vs...Bu sebeplede kutsal degerlere saygisizlik etme endisesi ile saygisizca düsünceleri zihninde bulur oldukca, kimisi de yolda adimlari sayar, saymazsa kötü birseyin olacaginden endise eder vs....Farkedilecekmi;diyerek temizlik takintim yok ama; demis olsam da, bunu da görmedik tabi:)

Hepimizde takintilar olabilir bircok seye karsi ama o.k.b daha farkli birsey tipki narsisist egilimlerin herkeste olabilecegi ama "narsisistik kisilik bozuluklugunun farkli bir düzey olusu gibi". Hitler, herkes gibi takdir edilmek istemekten öteye icindeki üstünlük duygusunu halka yansitarak" narsisist kisilik bozukluguna yol almis , psikopata dönüsmüstü". Ama tabi okuma zahmetine girmedigimiz icin bundan da ,bize hitler mi dedi anlamini cikarmisizdir:)

Cocugunuz uyusturucu kullansa kabul adina tepkisiz kalirmiydiniz ; sorusunun yanitlanmamasi gibi, "spritüellik adi altindaki bu cirkinlikler yiginina o kadar battikki, herseyi yapmaya haziriz".

Kendi adima mükemmelliyetciyimdir evet ama daha önemlisi haksizliklar gördügümde babam gibi o haksizliklara tahammül edememek karakterimdir fakat birazcik sorgulama geregini bile duymadik cünkü onca vakit kendimizi peygamber zannedercesine bir de ne yüce oldugumuzdan sözeden mesajlar alip verirken "öyleyse 2012 dahil neden bir tek medyumik mesaj dahi gerceklesmedi" ;sorusu o kadar kötüydüki, yapabilecegimiz baska bir sey olamazdi

Artik daha iyi görüyorum cünkü eskiden psikolojik yönüyle bu kadar ilgilenmiyordum , "bu da benim bencilligim iste"...Psikolojiyle oldukca ilgilenen biri olarak cok daha önce farketmemis olmak ta benim bencilligimdendir.

Psikolojideki obsesif kompülsif le , kanal mesajlarinda ki obsede edilmek tanimlarini da tamamen ayni zannetmisizdir tabi okumaya lüzum görmedigimiz icin:) Bunun kirici olmamasini umuyorum ama gercekten söylemeliyim ki, bir vakitler sevgiden sözettikleri icin basta etkileyici duran spiritüel cevrede cirkinligi dibine kadar görmek hayalkirikligina ugratmadi sadece , bilgi bazinda cok sey ögrenecegimi zannederken daha Mevlananin hocasinin dahi kim oldugunun bile bazen bilinmedigini görmek .. insanlardan bilgi almaya gelmistim ama en cok bilgi verenlerden biri de ben oldum , bu ne acayip birsey benim icin...bunu tarif edemiyorum.




Edited by - pandora76 on 18/07/2017 04:19:30
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 18/07/2017 :  01:52:36  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ama idrak ettigim en önemli sey su ki,varolan tek sey sevgiyse eger , tipki Maharajin söyledigi gibi , "bilgi bile Tanri sevgisinden baska birsey degil" ve insan sevginin yani birligin yansimasiysa eger , tüm bilgilerin varacagi yer de "yine insan".

Önceden cok tepki verirdim , hem spritüellikten yani sevgiden sözedip hem de baskalarindan bilgi araklamaya ...madem "ben" demeyen egosuz insanlariz, niye baskalarindan alirken "benim degil bir baskasinin "diyemiyor yani "dibine kadar ben diyoruz" ;derdim ya ve Kafkanin bir cümlesinin sadece iki kelimesinin yakin anlamiyla degistirilerek calindigini bile gördügümde , bunlar ne bicim isler; demistim saskinlikla ve eger spritüel egonun yogunlugunun farkinda olsa idim en basindan samimi söylüyorum spiritüel cevrede yazmazdim bu kadarini. Fakat o zaman da , hep aradigim seyi bulamazdim. Demek ki biz farkinda olmasak ta hersey olmasi gerektigi gibi oluyor gercekten de .

Terör eylemlerinden sonra anksiyetenin gelismemesi nasil mümkün olsun cok veya su savaslarin yanibasinda iken depresyona su veya bu sekilde yakalanmamak ..Depresyon icin mevsim degisiklikleri bile yeterli, kis aylarindaki intihar oranlari daha fazla yani herkes nevrotik özellikler gösterebilir ama bazen "nevroz halini alabilir" bu tuhaf degil ,

"bunca seyin arasinda kendimizi mutlaka mükemmel psikolojide olmasi gerekenler olarak görmemiz dir tuhaf olan".

Elbette benim de obsesif egilimlerim olabilir temizlik takintim olmasada veya bendede narsisizm depresyon anksiyete su bu ..hepsi olabilir ,"o kadar duymuyoruzki", bu seyin icinde olduguma göre bende iyi degilim; dedigimi. Narsisist bir egilimin kendisine yapilan elestiri disinda birsey duymayacagindan sözetmemin sebebide bu. Narsist kiskanctir cünkü hersey kendisinin olsun ister etik degerleri filan umursamaz , calar satar..hicbirseye aldirmaz cünkü sadece egosunu doyurmaktadir.

Ben mükemmelliyetci biriyim demistim , gercek yasamimdada herseyi eksiksiz yapmak isterim ve biliyorumki bu da egomuza dokunur ama böyle. Fakat daha önemlisi her zaman herseyi bitirmek ve dönmemek icin tam yapmak isterim , günlerce ara ara degil , söyle aklimda ne varsa yapayim da bitsin ;diye niyetlenirim her isimde fakat tipki babam gibi haksizlik gördügümde buna tahammül edemedigim icin geri dönmüsken bulurum kendimi.

Bana takintili diyebiliriz ama bu dibe vurmus spritüel cirkinlikleri örtbas etmek icin yapmayalim bunu , yanitlayalim sorulari yada en azindan burada cok görülmeyecek kisisel bir sayfada bilhassa fiziksel yada ruhsal saglik sorunlari icin yazilmis yazilar da varken aldirmayalim zira ben bu kurnazliklari sonsuza dek yutacak kadar aklini geri plana atmis biri degilim. Sahte olani sahte yollarla savunma caresizligini bu sevgi dolu dünyada dibe kadar görecegimi ise hic düsünmemistim..

Benim de egom var elbette ama" duyamadigimiz icin "spritüel cevrede egosu oldugundan sözeden az sayida kisiden biri oldugumu da" duymadik tabi:) Ben insanim ve insan ayriliksa eger birlikten , egom nasil olmasin .Fakat egoma uysam ve belki tepki versem dahi basta , kisisel bir sayfada cok gözükmeyecek bir yerde bilhassa hasta insanlara yönelik yazilmis yazilar da varken , en azindan cok tepki vermemeyi secerdim. Ne kadar acayip bir dünya bu..

Ruhsallik satisina dair yazarken sanki düsman askeriymiscesine büyük tepki almasaydim , bu kadar sey de irdelenmeyecek bunlar olmayacak spritüel egomuza da uzanmayacaktim bu coklukta.

En cok duydugum kurnazlik ,bende gördügün senindirdi. Hani celiskili ve yanlis oldugu ortaya cikmis onca bilgiyi silip unutturup sonrasinda en basindan beri hep öyle düsünmüsüz gibi devam ediyorduk ya. Benim ilgimi ceken su olmustu. insan bildiklerinde eksiklik oldugunu görürse bir noktada durup en bastan baslayayim der, okur düsünür , peki biz niye bu sahtekarliklara yol aldik öyleyse.

Sende gördügüm tabiki benim, hepimiz bir isek eger bilmedigim neyi söyleyebilirim. Egomuz öyle bir noktada ki, "o kadar duymuyoruz ki, bu cümleyi zaten söylemis oldugumu da duymamisiz" , zaten bana narsisizmi düsündüren sey de egomuzu sarsan kelimeleri duyarken "digerlerini hic duymamak".

Bu dünya bir ise, sonsuz olmak zorunda "cünkü sonsuzlugun disinda birsey yok" , bu da seytanin da melek kadar bizimle bir oldugun anlamidir. Bunu duyacakmiyiz peki ?Sanmam cünkü artik anliyorum ve anlamak ta kabulün olmazsa olmazi..

Spiritüel olgunlukta olanlar olarak elestirildigimiz her vakit söyledigimiz seydi , bende gördügün senin .Peki sen kimsin? "ici bos bir aynami sadece , hicbir kötülügü tasimayan onlari sadece yansitan ".. yani sen insan degil aydinlatan bir aynasin sadece :) Üzgünüm ama nereden gelsem hep spiritüel egoya carpiyorken , baska ne düsünmeliyim ki aydinlanmaya engel olan tek seyin bu olusundan öteye .

isigin yedi rengi ..daha da fazlasi olsa da ,bu görebildigimiz kadari. Sari +mavi: yesil... Yesil in bünyesinde sari varken , sari bende hic yok ;diyebilir mi. "Yesil i yesil yapan zaten sariyi da deneyimlemis/bünyesine katmis olmasi ", yani sariyi deneyimlemese yesil yesil olmazdi ama su an o sari degil yesil . Yani herseyle bir ama bir de daha fazlasini aciga cikarmis bir.

Aynadaki görüntü icteki organlarimizi yansitmadigina göre , görüntü bizi yansitsa da biz degiliz; demistim önceden ,bence bunun gibi. Aynanin karsisindan cekildigimizde görüntü kayboluyorsa ben hem aynayim hem de degilim; gibi.

Aynanin 1000 metre uzaginda iken gördügümüzle 1 metre uzaginda iken gördügümüz tamamen aynimi. Degil ,ama bu farklilik "aynadaki görüntünün iki mesafede farkli olmasina isaret te degil, 1000 metre uzakta iken daha azini , 1 metredeyken tamamini görmemizden sadece ".Aynada degisen birsey yok cünkü bizde degisen birsey yok , bir olan nasil degisebilirki, disinda baska bir baska sey yokken dönüsebilecegi ..öyleyse "degisen tek sey görüs mesafesi" .

Peki kim 1000 metreden aynanin tam karsisina dek yürür?Aynada kendisini tümüyle görmek isteyen. Kötü denilenin dahi iyi denilenin tanimi yani dualite icin varoldugunu görmemenin imkani var mi aynanin tam karsisinda dururken ve dualite ancak zitliklarin birlikteligiyse, nasil ayiracaksin yoksayacaksin kötüyü o birlikten?

Gördügümüz seyleri tümüyle kabullenebiliyor yani ayirmiyor olsa idik , kötüyü de görmenin kötü olduguna inanmazdik cünkü ayirmasaydik , kötü birsey de bulamazdik .

Misal , 4bye hasati bekliyorduk. 4b yani 4.cakra yesil renk , 3b ise sari. 4b deki biri "ben 3b de degilim o sebeple 3b benden ayri "dermi kaldiki zaten demedigi icin 3b ye enkarne oluyor , 3b yani bilincaltini cözmek icin. Bilincalti bilincten ayrilabilirmi , rüyayi gören uyandiginda , rüya benim degil ;diyebilir mi ."o bilincaltindaki sey hala orada durmaktadir "yani onuda kapsar" ama bilincinde simdi farkli bir rengi göstermektedir daha fazla.Ne ondan ayri nede o..

Orada savaslar oluyor isid öldürüyor , buna ne diyecegiz , "ben isidi farketmediysem benden degildir mi". Bu noktada gülesim geliyor ,isidi farketmediysem ;derken "isidi farkettigimizi farketmemek ,nasil bir sey bilmiyorum ama" , bende farkettigin kötülük dedigimizde de , "kötülügün farkinda oldugumuzu dile getirdigimizi algilayamayacak kadar tuhaf bir durumdayiz".

Tabi Kryonun bundan cok vakit önce , 2012 yle birlikte bir ifsa döneminin baslayacagini ve kiyametin bu ifsa dönemi oldugunuda bilmiyoruzdur veya gezginlerin 3b ye enkarne olduklarinda , negatifligi kabullenerek 6b yani birlik asamasina ilerlemek icin , "kabul edilmeyen tek sey olan egoyu görmek görmek amacini tasidigini ve bu sebeplede zaman zaman obsede edilerek egoyu göreceklerini de ". Cünkü bir kismimiz haric,"okumuyor duymuyoruz"...

Obsede edilmemizin dogal bir sürec ,tekamülün bir asamasi oldugunu bilse idik , Mikailin kanal mesajinda sözünü ettigi gibi , "bu degersizlik duygularinin saliverilmek üzere belirdiginide bilir, kendimizi de bu kadar kötü hissetmezdik".

"Asil kötülük kötü diyerek egomuzu itmek olmasaydi" , egomuz böylesine güclü bir düzeye ulasip dünya denen yansimasini yakip yikmazdi. Onca vakit bastirirsak egomuzu , o bir gün patlar , yani egomuzu bastirirsak , narsist egilimlere uzanir böyle uykuda bir nevi yasayan ölüye dönüstürür bizi.

Eksi sözlüktede üzerinde konusulan ,Dünyanin düz oldugunu ciddi ciddi bilimsel yollarla savunan bir yazinin birazini okudum, Dünya illüyonsa eger , yuvarlak olduguna inandigimiz icin yuvarlak , düz olduguna inanirsak ta düz olurmus.

Madem akilla tarticaz, öyleyse benim de sorum su. Ben dünyanin yuvarlak olduguna inaniyorsam(veya küre neyse iste)yuvarlak , sen düz olduguna inaniyorsan düz olmali öyleyse dünya düzmü yoksa yuvarlak mi? yoksa hem düz hem yuvarlak olabiliyorsa? neden ölcümler daima yuvarlak oldugu sonucuna variyor. Veya , dünyanin yuvarlak olusu , onun yuvarlak olduguna inanmamizdansa, "niye düz degilde yuvarlak olduguna inandik en basindan".

Bu neyin kafasidir gercekten anlamiyorum ama bizi bu mutlu edecekse varsin Dünya düz olsun ...Hatta cok mutlu edecekse , kuslar yüzsün baliklar da ucsun :)

Dizimi bükünce yara pütür pütür oluyordu ve böylece tripofobi baslamisti;demistim ama aslinda kökeninde olan sey bu olmayabilir cünkü mesela her insanin yarasi kabuk bagladiktan sonra pütür pütür olabilir ama herkes bu yaraya karsi bir tepki gelistirmez .

Psikolojide belki buzulcagina uzanacak kadar eski bir zamanda bir atamizin buna benzer bir seyle karsilasmis ve bu sorundan ötürü bir sey yapamadigi icin bir tepki gelistirmis olabileceginden sözedilir , dogru yanlis ..düsünmedim degil ve bunlari yazarken bile aklima gelen o delikli objeler bana öyle cok kötü hissettirmese , "bunun anlamini da düsünmez arastirmazdim".

Yani insani hareket geciren sey cok zaman kötü dedigi sey ne yazikki...Bina yikiliyor bak ne kötü...Ego devreye girer böylece, bina yikilmasin diye.. Tam da bu kurguyla aslinda alakasi yokmus gibi gözüken birseye ulasirsin en son , egonun kabullenilmesi gereken tek sey olduguna ...ve bu da birlige giden yoldur , "birlikse hayatlar boyu aradigin sey".. Alakasiz gibi gözüken seylerin aslinda birlige nasil hizmet ettigini böylece anlarsin..

Gözümüz kasimizdan dahada fazlasi karakterimizi hatta karmamizi bile ailemizden almis olabilecegimizi düsünmek icin bin yil gözlem yapmamiza da gerek yok , biraz dikkatle , ailelerimizin davranis modellerini su veya bu sekilde ifade ettigimizi bulabiliriz.

3b den 4b ye laylaylom ;diyerek gecegimizi zannettiysek , olmakta olanlar karsisinda sok olmamizdan daha dogal birsey yok.Bina yi yenilemekle binayi yikip yerine yenisini yapmak arasindaki farki örneklemem bu yüzden. Binayi yenilemek "degisim , yenisini yapmaksa "dönüsüm" benim icin. Yan tarafimizdaki bina ile simdi yeni yapilan bina bir diyebilirmisin. Yeni bir bina (4b) istiyorken , eski binamiz yani 3b nin yikilmasina engel olmaya calismak celiski degilmi peki?

Gögsümden irin cikartirilirken o aciya bakip doktoru durdurmaya calisirken ,"icten ice bunun iyilesmek anlamina geldiginide biliyordum ama" ve gögsümde irin toplamasinin sebebi, gecer diyerek önemsemedigim kücük bir seydi.. "Yani önemsememem bilgisizligimden". Sonrasinda ise kendime o kadar iyi baktim ki...iyilestim tümüyle ama iyilerken "kendimi sevdigimi de ögrendim".

Yani tüm bu asiri uclar , belki narsisist egilimlere kadar dönüsen ego muzun altinda belkide kendimize duydugumuz sevginin bir oyunu/kurgusu var zira ne kadar düsersen o kadar da cikarsin. Canin ne cok yanmissa , iyiligin icin öyle o cok "seversin "canini

Olmakta olan hersey belki de öyle olmasi gerektigi icin oldu ama biz olmakta olanlarin bizim istedigimiz gibi olmasi gerektigine kesin olarak emin oldugumuz icin , finaldeki tabloyuda göremiyor ve öfke duyuyoruz herseye.

Tanri olsaydim herseyi yarattigim icin bir yanim herseye hükmetmek isterdi ve yarattiklarim bana kosulsuzca itaat etmeselerdi öfkelenir hatta belki de onlari cezalandirirdim , herseyi yaratan olarak herseyden üstün olduguma inanirdim haliyle(kh in ilerlemesi insanin narsisist yani) Fakat öte yandan diger yanimda hicbirseyi yoktan yaratmadigimi cünkü herseyin sadece ben im gölgem oldugunu bilir , "onlari bu sebeple kosulsuzca affedebilir cünkü kosulsuzca severdim "(bh in ilerlemesi kendiligindenligin idraki)

insan tanriyla bir ise öz de (enel hak)bu ifade bize kabullenilemez gelse bile aslinda uygun cünkü tanri yarattigi insana öfkesiyle merhametiyle vs..öyle cok benziyor ve dahi Ademi suretimden yarattim diyor. Öyleyse insanin eninde sonunda özündeki tanriya dönüsmekten baska bir secenegi de yok ve insan olmadan tanriya dönüsebilecek biri hic yok cünkü "birlik tanri oldugu kadar da insan "cünkü birligin disinda birsey yok.

"Herkes,beraberinde tasidigi bir parmakligin ardinda yasiyor.simdi hayvanlarla ilgili bunca sey yazilmasinin nedeni de bu.Özgür ve dogal bir yasama duyulan özlemin ifadesi.Oysa insanlar için dogal yasam,insanca yasamdir.Ama bunu anlamiyorlar. Anlamak istemiyorlar."

KAFKA.







Edited by - pandora76 on 18/07/2017 04:38:16
Go to Top of Page
Page: of 27 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.59 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits