Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Spiritüalizm
 Bedenli Yükseliş
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author  Topic Next Topic  

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 24/06/2016 :  23:31:55  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote


Ön sohbet:

Spiritüel konularda itiraz gelince 'bilgiye hazır olmamak' ifadesi çokça kullanılır. Bunun ego ile söylendiği algısı oluşur duyan tarafta ve ego ile söylendiği konusunda haklı yön de olabilir. Diğer taraftan söylenen ifadenin oldukça doğru olabileceği gerçeğini de kabul etmek gerekir.

Aslında her bilginin kendi dayanak aldığı kritere göre doğruluğu olabiliyor. Ve 'doğru tek değildir' bilgisi dahi sık sık aşılanıyordu bir kitapta. (MS 2150). Buradan hareketle çokça kez farklı kaynak bilgilerinin birbiriyle uyumu konusunu zaman zaman aklımdan hep geçirmişimdir. Söz gelimi tasavvuf konusunu çok iyi araştırmış olmasam da içinde geçen 'Vahdet-i Vücut' kavramı neredeyse 'Bir Felsefesi' ile aynı şey. Fakat tasavvufun terminolojisi farklı sadece. Aynı şeyler farklı şekilde ifade edilmiş sanki tamamen. Bu durumda her bilgide gerçeklik payı varsa, dinler konusunu nasıl değerlendireceğimiz sorusu oluşuyor. Bilgilerin birbiriyle kaynaştığı noktalar varsa, bunları görmemiz ve açıklayabilmemiz gerekir akıl süzgecimizde.

Aslında her inanış şekli kendi açıklamalarını ana senaryoya bağlı kalacak şekilde istediği gibi üretiyor. Söz gelişi Darwin evrim teorisi senaryosunu ortaya attı ve bu toriye inananlar yıllar boyunca her açığını yamadılar ve yamamaya da devam ediyorlar. Ya da kutsal kitaplarda yazılanları herkes öyle farklı ek yorumlarla açıkladı ki, bakıyorsun aynı kitaptan yola çıkan herkes bir diğer dindaşının yoldan çıktığını iddia ederek dinini yaşıyor. Çünkü kendi açıklamalarını yapanların yolundan gidip, nesilden nesile farklı açıklamalar ve yorumlar da oluşunca durum bu olmuş.

Biliyoruz ki yaratılım kat kat bilinç seviyesi içeriyor. Bir felsefesine göre bizler üçüncü yoğunluk seviyesindeyiz. Bu durumda bizden çok daha gelişkin ve bizim algımızın üstünde ve bizden daha yüksek idrakte olan varlıklar var. Ve onlar da hizmet etmeye çalışıyorlar. İnsanlardan daha üst seviyede idrak seviyesine ve bilgiye sahip olabilirler ancak mutlaka onların da çok eksikleri var. Bir felsefesine göre değerlendirirsek, hizmet etme istekleri olmalı mutlaka. Ancak altıncı yoğunluk bilgileri onlara ulaşmamış dahi olabilir. Kendi bilinç seviyesinin bilgilerine sahiptirler belki de sadece. Biliyoruz ki bilgiye ulaşmak ile o idrakte olmak farklı şeyler. Hatta yukarıda bahsettiğim gibi, bilgiye hazır olma durumuna göre, insan olarak aynı spiritüel kitabı okuyan farklı idrak seviyesindeki farklı iki kişi farklı şeyleri anlıyor. Tıpkı aynı filmi ikinci kez izlediğimizde farklı detayları görmek gibi bir örnekle açıklamak istedim bunu. Konu üzerinde daha çok kafa yorum daha çok içine girdikçe, algı da artıyor.

Bir senaryo kursam, insanlardan daha yüksek bilinç düzeyindeki varlıkların hizmet etme isteğine dair nasıl olabilir? Mesela insanlığa yardım etmek isteseler ve zihnen en yakın buldukları birini seçip ona bilgi aktarmak isteseler ve bu bilgiler yazılarak kayda alınsa, sonra başkalarına da yayılsa? Olabilir mi? Olabilir. Ancak doğal olarak kendi bilinç seviyesinin doğrularını ve hatalarını içerir. Bu durumda ortada bir varlık grubu varsa, kendinden 'biz' diye bahseder muhtemelen. Kendinden daha yukarıda olana seslendiği yerde ayrı, insanlara seslendiği yerde ayrı hitap kullanır. Daha çok fayda sağlayacağı düşüncesiyle kendini doğru olarak tanımlamaktan kaçınabilir. Bu durumda 'tanrı tektir' inancını savunursa, bu tanrı kendisiymiş gibi algılabilir okuyanlarca. Senaryo üretiyorum demiştim ya, şimdi buna itiraz gelecek noktalar olsa, açıklarını gayet kolay yamayabilirim. Başkaları da yamayabilir hatta. Mantığa uygun farklı ayrıntı açıklamaları kolaylıkla üretilebilir.


Başlık Konusu:

Michael Langford'un 'Rüyadan Uyanmak' kitabını okudum yakın zaman önce. Bedenli yükselmek ile ilgili çokça yazı ile karşılaştı bu satırları okuyanlar yüksek olasılıkla. Forumumuzda da var bu tür başlıklar. Hem de yıllar öncesine ait. Ancak okuyup geçiyorsun. Çünkü hem bir yönteminden bahsedilmiyor hem de o bilgiyi o şekliyle alabilecek şekilde hazır olmayı gerektiriyor.

İşte sözünü ettiğim 'Rüyadan Uyanmak' kitabında ise her cümleye numaralar verilmiş ve madde madde sanki tarif yapılmış. Bu yönüyle güzel ancak kitabın önerisi şu ki, çalışmak zorundaysan çalış, çocukların varsa onlara da bak, bir de duş alabilirsin, onun dışında tüm önceliğini bu konudaki egzersize ver. Önceliğin hep bu olsun. İşte zor gelen tarafı da buydu benim için ve bir taraftan da insan düşününce diğer okuması gereken kitapların veya yapması gereken işlerin tamamen önemsiz olduğu sonucuna varıyor. Çünkü egoyu tamamen yok etmek ve bir nevi sonsuz bilgiye açılmak söz konusu. Tanrısal bilgiye açılmak da diyebiliriz belki buna. Ya da 'Ra Bilgileri' öğretisine göre 'Sonsuz Zeka' ya da diğer ifade ile 'Zeki Sonsuzluk' mu diyorduk?

Daha sonra geçmişte okuduğum Ramtha'nın 'Beyaz Kitap' anlatımı aklıma geldi. Bedenli olarak yükseldiğinden bahsediyordu ve o zaman için çok uçuk bilgilerdi. Okunup geçiliyordu sadece. Yabancılıyordu zihin. Ancak farklı ve benzer yöntemlerle bedenli olarak yükselmekten bahsettiği için Beyaz Kitap'ı açıp 'Zihni Açmak' bölümünü okuyunca daha bir ortaya çıktı benzerlik.

Bu defa geçtiğimiz haftalarda kitapçıda gördüğümde sayfasını karıştırıp, 'eski bilgi' şeklinde düşündüğüm için almadığım 'Sihirli Kitap'ı aldım ve şu anlarda başlarındayım. İlginçtir ara vermem gerekti birkaç gündür kitaba. Ancak dikkatimi çeken şu oldu. Ramtha kendi yöntemini insanlığa yaymayı amaç edinmiş. Hatta adamış kendini bir nevi benim anladığıma göre. Ve böyle bir yüksek varlığın bir amaca kendini adaması hiç de es geçilecek bir bilgi değil. Bu bilginin gerçekliğine inanmak ne kadar akla yatkın ya da ne kadar hayal aleminde yaşamak gibi görülür o da herkesin kendi yorumu tabii.

Epey yıllar önce hatırlıyorum eski kitabını dikkate alarak olumlama egzersizi yapmaya girişmiştik bir tanıdığımla ancak ben kısa sürede günlük düzenli egzersizi sürdüremeyip bırakınca, arkadaşım da vazgeçmişti. O dönemden hatırladığım, benim ara ara başımın belirli bölümlerinde hissettiğim bir nevi karıncalanma hissiydi. Arkadaşımda öyle bir duyumsama olmadığını söylüyordu.

Sihirli Kitap'ta bahsedilenlere bakınca 'başkalarına hizmet etmeye çalışmayın, değerini bilmeyeceklerdir' türü bir ifade ters gelmişti sadece. Mealen bu cümleyi okuyunca, anlık farklı bir algı oluştu kafamda. Sonrasında çok yönlü düşününce ve diğer ifadeleri dikkate alınca ve kendinin bir lider gibi benimsenmemesi istediğin görünce bu negatife yorumlayan bakış açım yeniden pozitife yormaya başladı.

Ayrıntı bilgiler aklımda kalmasa bile 'Ra Bilgileri'nde de üçten altıya atlamak mı anlatılıyordu ya da nasıldı? Bu da benzer şekilde negatife yönlendiren bir bilgi olabilir mi diye düşünerek sonradan farklı farklı pencerelerden bakmaya çalıştım konuya. Bir de kendini sevme konusu var ve bunu da yorumlayamadım.

Bedenli olarak ego sıfırlanırsa tanrısal bilgiye açılınıyor ve sonsuz mutluluk elde ediliyor aydınlanma ile birlikte. Ramtha'nın amaç edindiği şey de bu konuda herkese yardımcı olmak. Hatta tüm insanlığa bunu yaymak.

Ancak bu defa başkalarına hizmet ve kendine hizmet kutuplaşması ne olucak? Altıncı yoğunluk seviyesinin üzerine sıçramaktan mı söz ediliyor? Bu durumda Ra Bilgileri böyle bir bilgiden haberdar mı değildi ya da özgür irade yasası gereği mi bahsetmedi? Ve şu da bir gerçek ki bahsettiğim her iki kitabı sonradan tekrar okudukça sanki farklı bir algıyla okunuyor gibi olacak mutlaka. Çünkü kimi temel bilgiler olsa bile yeni bilginin yerleşmesi de basamak basamak oluyor belki.

Ramtha varlıkların kendi yarattıkları maddesel illüzyona hapsolup, reenkarnasyon döngüsüne takıldıkları şeklinde açıklamış her şeyi. İşte bu döngüden çıkmanın yolunu anlatıyor. Ya da benim anladığım böyle. Ama Ra Bilgileri'ne yeterince hakim olan biri bu konuda çok daha iyi yorum yapabilir. Mesela Oe.

Kendini gözlemlediği başlığa bu başlığın linkini kopyalarsam, daha kolay görecektir belki de.

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/06/2016 :  12:48:39  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Bahsettiğin kitabı henüz okumadım. Bulabilirsem almayı düşünüyorum.

Eğer kitabın orijinal adı: "THE MOST DIRECT MEANS TO ETERNAL BLISS" ise, biraz başına baktım.

Ra bilgilerinde 8. dereceye ulaşmak bahsi geçiyor, 3. yoğunluk bir beden içerisindeyken.
Bunu yapan bir kişi 4. yoğunluğa istediği an geçme hakkı kazanıyor. Daha yükseğe değil.
Dolayısıyla anladığım, bu 8. derece aslında 3'ün 8'i (yani 4).

Şimdi düşünüyorum. 3. yoğunluğa geçmek için 'benlik bilincine' sahip olmak gerekiyordu. İkinci yoğunlukta farkındalık var ama 'ben farkındalığı' yok.

Kitapta yazan da bu 'sahte ben' düşüncesinden kurtulmakla ilgili anladığım kadarıyla. Böyle olunca 3. yoğunluk içine düşmek zorunda olduğumuz (içinden geçmek zorunda olduğumuz) bir tuzak gibi olmuyor mu? Önce ben bilincine sahip olmak zorundasın. Sonra onu bırakmak ve arkasına uzanmak zorundasın.

Öte yandan bir sonraki yoğunluğun adı sevgi. Ve ona geçebilmek için öğrenilmesi gereken 'koşulsuz sevgi'.
Belki de böyle bir sevgiyi gerçekleyebilmek için benliksiz/egosuz olmak gerek.
Düşünce bırakılmalı. Onun ardındaki arkaplan farkındalığı gerçek bendir diyor kitap.
Arkaplan farkındalığı yönsüzdür. Düşünce yönlüdür. Kağıt ve üzerindeki çizgi gibi.
Arkaplan farkındalığı herkes için tek.

Bunlar sesli düşüncelerim.

Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 25/06/2016 :  22:46:50  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote


Michael Langford'un adı geçen kitabının Türkçe mevcut baskısı tamamen tükenmiş gibi ya da tek tük bulunabiliyor belki. İnternet ortamında PDF formatında bulabilmek de mümkün.

Ben Michael Langford ve Ramtha'nın kitaplarını birlikte kafamda miksleyerek anlamaya çalıştığım için, hangisinde hangi ayrıntı vurgulanıyordu tam emin değilim. Ramtha'nın Sihirli Kitap'ı 2016 basımı. Ve 7. seviyeye yükselmekten söz ediyordu ama Ra bellek bileşimin anlatımıyla aynı ölçümleme metodu olmayabilir. Ramtha öğretisine çok da sıcak bakmıyorsun ya da aklına yatmayan bir şeyler var diye aklımdan geçti, çünkü bahsetmemişsin.

Senin anlatım tarzınla paralel yönü şöyle Michael Langford'un. İç sesimizi ego yönlendiriyor. Ego tamamen susturulmak istenirse, buna her türlü direnci gösteriyor ve kendini koruyacak bahaneyi üretiyor. Mesela kişisel olarak bakarsam, benim bahanem ne oldu? "Ben tüm boş zamanımı buna ayıramam, bu denli düzenli ve yoğun bir egzersiz bana göre değil" şeklinde düşündüm. Bunu başarmak için ise önerdiği egzersiz "farkındalığın farkında olma" şeklinde. Örnek olarak şunu vermiş. Hani uykumuzdan ilk uyandığımız anda "buradayım şu an" gibi bir algı oluşur ya. O hali her an zihnimizde oluşturmayı önermiş. Farklı başka yöntemler de vardı. Herkesi, her şeyi, her duyguyu sevme yöntemi gibi bir açıklaması vardı mesela bir egzersiz için de.

Ramtha'nın Sihirli Kitap'ı ise 2016 baskısı. Bir yöntem önermese bile sürekli motive eder gibi bir tarzı var. Bu sebeple insanın kafası sakinken ve zihnimizde bir gerginlik yokken okumak, okurken de bir nevi egzersiz olacakmış şeklinde düşünüyorum. Ya da bende öyle bir etkisi olduğunu hissediyorum. Ramtha'nın Ra bellek bileşimi ile ilişkilendiremediğim tarafı, bu yöntem ile reenkarnasyon döngüsünden çıkılacağını öne sürmüş olması. Reenarnasyon sistemini bir maddeselliğe bağlanma gibi görüyor. Bulunduğu mevcut farkındalık halinde öyle olduğu algısı içinde mi olabilir diye düşünüyor insan. Ya da belki "biliyorum" diye diye bilgiye açılabildiğini düşündüğü için belki de zihnine kendinden daha yüksek bir bilinç tarafından müdahale de olabilir diye -çok ufak olasılıklı- bir senaryo üretiyorum. Veya her bilginin doğru tarafları bir araya gelecek şekilde daha iyi bir açıklaması olabilir. Ancak Ramtha da egosal zihni susturunca, auramızdan oluşan ruhsal özümüzün sonsuzluktan aldığı tüm bilgiye açılabileceğini iddia ediyor. İki kitabın da ortak hedefi bu olduğu için her ikisini kafamda birleştirerek ortak paydayı elde etmeye çalışıyorum.

(Sihirli Kitap 97. sayfa)


Sayfanın alt yarısındaki iki paragraf, Ra Bilgileri'ne göre düşününce, daha üst bilgi diye düşündürüyor.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/06/2016 :  15:41:22  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Okuyup aklıma gelenleri yazarım.

Yalnız bu adamın amazon.com da birbirine çok yakın isimlerle ve epey aralıklı zamanlarda çıkmış iki kitabı var. Ve ben yorumları okuduğumda (az yıldızlıları), ilginç itirazlar ve bakış açıları vardı orada. Belki bakmak isteyebilirsin.

Bu yükselmek ve enkarnasyon döngüsünden kurtulmak kavramı epey eski. Birçok uzak doğu felsefesinde geçiyor sanırım. Bence burada sorun olan 3. yoğunluk enkarnasyon döngüsü. Çünkü bu öyle bir döngü ki, her seferinde herşeyi unutuyorsun ve hafızan sıfırlanıyor. Yani sorun enkarnasyon döngüsü değil belki de, 'unutma perdesi'.

Bazı kavramların oturmasından önce, o kavramın farklı bir versiyonuna çözüm getiriyor gözüken yaklaşımlar oluyor. Örneğin o zamanlar 'sonsuz basamaklı bir yol' kavramı ve 'sonsuzluk kavramı' sanırım çok oturmamıştı. 4. yoğunlukta yeni bir enkarnasyon zaten o kadar yeni gözükmez insana, zaten herşeyi hatırlıyor olursun, kim olduğunu, nasıl yaşamlar yaşadığını biliyor olursun. Normal bir bebeklik ve çocukluk olacağını bile çok sanmıyorum. Çünkü o kadar şeyi bilen çocuk pek görmemişizdir sanırım. Eğitim sistemi de ona göredir herhalde, yaşa göre değil. Yani böyle bir ortamda yeniden bedenlenme sanırım, sadece aynı kişinin/varlığın yeni ve taze bir bedende tekrar deneyimler edinmesine fırsat sağlamaktan başka bir şey değil, olasılıkla. Bizdeki durumdan olasılıkla çok farklı.

Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 26/06/2016 :  20:20:38  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Yazarı Eric Klein olan dört kitaptan oluşan bir Yükseliş serisi olduğunu da biliyordum. Epey yıllar önce raflarda gördüğümde eski basımlı kitaplar olduğu için almamıştım hiç bir defasında. Sayfalarını karıştırınca o zaman için bile sıradan gelen cümleler diye düşünmüştüm. Şimdi baktım 1997 basımıymış dördüncü kitap. Bir Felsefesi kavramı üzerinde dikkat yoğunlaşınca bu konuya dair kitaplar da görüş alanımdan çıkmış ve dikkatimi çekmez olmuştu.

Amazon'daki az yıldızlı yorumlara bakmaya çalıştım Michael Langford'un diğer kitapları için. Ve özellikle yukarıda İngilizce ismini verdiğin kitaba dair tek yıldızlı yorum için. İtiraz edenin farkındalıkla ilgili itirazını tam anlayabilmiş değilim. Bazen mantığa dayalı itirazların, mantık hatası nedeniyle hatalı olabileceği geçti sadece aklımdan.

Senin açıklamana göre düşününce, bu egzersizlerde başarı sağlamanın, insanı hasat olabilecek yeterliğe getirebileceği sonucuna vardım. Söz gelimi Ramtha da %51 'i aşacak başarıyı elde etmiş oluyor bu durumda. Hatta bir yerde toplumsal bilincin kritik noktayı aşması gerçekleşecektir türü bir ifadesi de vardı. Ancak ben bilgileri kafamda yerli yerine koyarak değerlendiremediğim için neyin ne kadar doğru olduğu ve birbirine uyarlanabileceği düşüncesiyle okuyordum hep.

Michael Langford'un kitabını okuyabilirsen ve kendi düşüncelerini belirtebilirsen konu benim için de ilgisi olan başkaları için de daha anlaşılabilir hale gelebilir belki de.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 03/07/2016 :  19:31:55  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Kitabı okudum. Söylediği üzere bu bir uygulama kitabı. Salt okumak ve uygulamaksızın üzerine fikir üretmek pek fayda sağlamaz kanımca.

Uygulamanın ise faydalı olacağı hissiyatına sahibim. Benzer yöntemler birçok yerde açıklanmış durumda zaten. En hızlı ya da tek yol veya yeni bir yol olduğu konusunda çok hemfikir olamayabilirim. Veya daimi bir sonuç getireceğine. Çünkü hedefe ulaşılsa da uygulamaya devam edilmesi gerektiği söyleniyor şeklinde anladım.

Bu arada tüm gereksiz şeyleri bırakın diyor, ama yemek yemek, banyo yapmak ve çalışmak sadece gerekli aktivite örnekleri olarak verilmiş. Bunların dışındaki herşey gereksizdir demiyor. Başka gerekli aktiviteler de olabilir. Mesela eğlenmek gerekli değildir diyor. Başka gereksiz aktiviteler de olabilir.

Bir de "ya bu kadar adanmış olun veya hiç bulaşmayın" da demiyor. Bence insan bir yöntemin meyvalarını tadarak ne kadar çabayı ya da ilgiyi hakettiğine kendisi karar vermeli, süreç içinde. Yani kendisi deneyimlemeli ve kendi ayırmak istediği zamanı kendisi belirlemeli. Eğer yararlı bir yöntemse, "çok adanmış yapamayacağım zaten" deyip hiç başlamamaktansa, yapabildiği kadar yapabilmesi bile daha faydalı olacaktır herhalde.


Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 04/07/2016 :  02:10:03  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Benim boş zamanlarımı daha spontane yaşayan bir anlayışım var. Kimi dönem oluyor kitap okumak birinci önceliğim olabiliyor. Kimi dönem de günlük olarak değişebiliyor. Bu sebeple düzenli egzersiz içeren uygulamalardan çabuk uzaklaşıyorum çoğunlukla.

Ve en uygun çözüm; önerdiğin şekilde, istenildiği zamanlarda ya da dönemlerde egzersiz yapmak olabilir.

Teşekkür ederim yorum için Oe.

Go to Top of Page

Highlander
Kehribar

38 Posts

Posted - 18/01/2017 :  14:20:31  Show Profile  Visit Highlander's Homepage  Reply with Quote
İnsanlar bazen okumak istiyor bazen değişik uğraşlara dalınıyor
ama genelde ruhun frekansı sürekli bir şekilde artıyor.
Go to Top of Page
   Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.09 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits