Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Kişisel Gelişim
 Arzunun Sefaleti -OSHO
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author Previous Topic Topic Next Topic  

secretdream
Akik

12 Posts

Posted - 27/10/2010 :  15:25:11  Show Profile  Visit secretdream's Homepage  Reply with Quote
OSHO;COŞKU; sf:63-64

Bir zamanlar kayalardan taş yontan bir adam vardı. Onun işi çok ağırdı ve çok fazla çalışırdı ama
geliri çok düşüktü ve memnun değildi.
Kim memnun ki? İmparatorlar dahi memnun değilken, nerede kaldı taş kesicisi? Onun işi çok zordu
ve ödenen para ise neredeyse bir hiçti.
İç geçirdi ve onun işi çok zordu ve o yakardı, "Oh, keşke zengin olsaydım, o zaman ipekle örtülü bir
tahtta uyurdum." Ve bir melek, "Sen söylediğin şeysin" diyerek geldi.
Ve bu gerçekten böyle olur; sadece fıkralarda ve öykülerde değil ; gerçek hayatta da olur. Kendin
hakkında ne düşünüyorsan gerçekleşmeye başlar.
Dünyanı düşüncelerinle yaratırsın, dünyanı
arzularınla yaratırsın. Neyde ısrar edersen olmaya başlar. Gerçeklik seninle işbirliği yapmaya devam
eder. O, doğru anı , senin onunla yardımlaşacağın günün gelmesini bekler. O zaman gelene kadar da
o seninle işbirliği yapar.
Ve melek dedi ki, "Sen ne söylediysen osun." Ve o zengindi ve bir tahtta, ve örtü de ipekti.
Ülkenin kralı atlılarıyla onun arabasının önünden gitti ve arabasının arkasında da atlılar vardı ve
altından bir güneş şemsiyesi kralın başının üzerinde tutuluyordu. Zengin adam bunu gördüğünde
kendi başının üzerinde altından bir güneş şemsiyesi tutulmadığı için kızdı ve memnun olmadı. İç
geçirdi ve yakardı, "Bir kral olmayı diliyorum. "Ve melek tekrar geddi ve "Sen söylediğin şeysin"
dedi.
Sonra o kraldı ve atlılar onun arabasının önünde yürüdü ve arabasının arkasında da atlılar vardı ve
altın güneş şemsiyesi başının üzerinde asılıydı . Ve güneş sıcak ışınlarını yaydı ve yeryüzünü
kavurdu böylelikle çimenler kurudu ve kral güneş yüzünü yaktığı için şikayet etti ve onun gücünü
azatttı ve o memnun değildi, içini çekti ve yakardı, "Güneş olmak istiyorum" ve melek geddi ve dedi
ki "Sen söylediğin şeysin" ve o güneşti ve ışınlarını aşağıya ve yukarıya, sağa ve sola, her yere
yönlendirdi ve yeryüzündeki çimenleri ve yeryüzündeki kralların yüzünü kuruttu.
Sonra bir bulut gelip dünya ile onun arasına kendini yerleştirdi ve güneşin ışınları ona çarpıp geri
döndü ve o gücüne direnildiği için öfkelendi. Bulut gücünü azalttığı için şikayet etti ve memnun
değildi. Çok güçlü olan bir bulut olmayı diledi ve melek geldi dedi ki "Sen söylediğin şeysin".
Ve o bir bulut oldu ve kendisini güneşle yeryüzünün arasına yerleştirdi ve ışınları tuttu ve böylelikle
de çimenler yeşillendi. Bulut büyük damlalar halinde dünyaya yağdı nehirlerin kabarıp evleri
götürdüğü sellere neden oldu ve tarlaları çok fazla su ile mahvetti. Bir şey yeşermeyen bir kayanın
üzerine düştü ve büyük akımlar halinde yıkadı ama kaya boyun eğmedi ve o kaya gücüne boyun
eğmediği için mutsuz oldu ve onun akmalarının gücü boşunaydı ve memnun olmadı.
Ve yakardı, "Bu kaya benimkini aşan bir güce sahip. Bir kaya olmayı istiyorum." Ve melek geldi ve o
bir kayaydı, o bir kaya olmuştu ve güneş parladığında ya da yağmur yağdığında hareket etmedi.
Ve sonra elinde bir kazmaya ve bir keskiyle ve ağır bir balyozala bir adam geddi ve kayadan taş
parçaları kesti ve kaya dedi ki, "Nasıl olur da bu adam benim gücümü aşar ve benim eteklerimdeki
taşları yontar?" ve memnun değildi.
Yakardı, "Ben ondan daha zayıfım. Ben bu adam olmayı diliyorum" dedi. Ve melek geldi ve dedi ki,
"Sen söylediğin şeysin" O yine bir taş kırıcısıydı. Ve kayadan ağır bir işçilikle taş yonttu ve çok az bir
para için çok ağır bir şekilde çalıştı; ve memnundu.
Sonuçla aynı fikirde değilim. Benim öyküyle hemfikir olmadığım tek şey budur; aksi taktirde güzel
bir öyküdür. Sonuna katılmıyorum çünkü insanları tanıyorum; bu kadar kolaylıkla memnun
olmazlar. Döngü tamamlanmıştır, öykü bir şekilde doğal bir sona ulaşıyor ama hayattaki gerçek
öyküler doğal bir sona ulaşmıyor.
Teker yine dönmeye başlıyor.
Bu nedenle Hindistan'da hayata biz "çark" diyoruz. O sürekl i dönmeye, kendisini tekrar etmeye
devam eder durur. Görebildiğim kadarıyla, taş kırıcı bir Buda haline gelmediği müddetçe öykü tekrar
edilmek zorundadır. Yine memnun olmaz. Güzel bir taht ve ipek kumaşlar için yanıp tutuşur ve aynı
şey tekrardan başlar. Ancak şayet bu taş kırıcı gerçekten tatmin olsaydı yaşam ve ölüm çarkının
dışına atlamış olurdu.
Bir Buda olmuş olurdu.
Her zihne olan şey budur; bir şey için arzu duyuyorsun, o gerçekleşecek ama o gerçekleşene kadar
göreceksin ki memnun olmadığını göreceksin. Şimdi de başka bir şey sana ıstırap veriyor.
Bu anlaşılması gereken bir şey; eğer arzun doyurulmamışsa hayal kırıklığı yaşarsın; eğer doyurulmuşsa, o zaman da hayal kırıklığına uğrarsın. Arzunun sefaleti budur. Tatmin olmuşken tatmin olmuş değilsin.



Edited by - secretdream on 27/10/2010 15:25:50

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 27/10/2010 :  16:34:34  Show Profile  Reply with Quote
Bir sohbette eskiden resim yaptığımı ama artık yapmadığımı söylediğimde bana neden geliştirmiyorsun kendini dediklerinde "Vallaha içimde fazlasıyla doygunluk var,bu hayatta çok şeye sahip olmadan doymayı öğrendim" demiştim. Belki bu doygunluk geçmiş yaşamlardaki deneyimlerden olabilir. Belkide sahip olma duygusunun pek bir şey ifade etmediği içindir bilmiyorum. Genelde sahip olmanın duygusunu; kendimizi tamam ve güçlü hissetmenin yolu olarak kabul gördüğümüz içindir doyumsuzluğumuz.Asıl gücün bir şeylere sahip olmadan içten gelen bir güç olması gerektiğine inandım. İnsanlar maddi manevi bir takım şeylere sahip olmayabilir,güzel olmayabilir,sağlıklı olmayabilir bu onları mutsuz ve doyumsuz hissetmeleri açısından doğrumudur diye sorarsak bence doğru değil. Önemli olan bütünlük içinde birlik duygusuyla içten gelen tamamlanmışlık ve doymuşluk duygusu.

Go to Top of Page

secretdream
Akik

12 Posts

Posted - 27/10/2010 :  19:57:57  Show Profile  Visit secretdream's Homepage  Reply with Quote
zaten sahip olsak da olmasak da tatmin olmamış kalıyoruz...doygunluk hissi sahip olmakla ortaya çıkması gereken bir his değil.sadece,öyleymiş gibi gözükebiliyor bazen ve biz de "öyle" sanarak hata yapıyoruz.
Go to Top of Page
  Previous Topic Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.08 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits