Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Fizikötesi Enerji ve Ruhsal Öğretiler
 Yeni ve Diğer Fizikötesi Enerji/Ruhsal Öğretiler
 Gurdjieff- Gerçek Dünyadan Manzaralar
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author  Topic Next Topic  

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 03/06/2010 :  01:26:40  Show Profile  Reply with Quote
4. Yol Öğretisi ile karşımıza çıkan 20. Yüzyıl Filozof-Dervişlerinden Gurdjieff'in bu kitabını burada paylaşmayı düşünüyorum. Kitabının tamamı internette yok, sadece bazı alıntılar var. Tamamını burada paylaşarak işe yarar bir katkı sağlamayı umuyorum. Vaktim oldukça elimdeki kitaptan sayfa sayfa yazacağım. Kısa süre içinde bitireceğimden şüphem yok.




Edited by - JCA on 03/06/2010 10:17:13

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 03/06/2010 :  01:33:34  Show Profile  Reply with Quote
-- GERÇEK DÜNYADAN MANZARALAR --

Giriş

George İvanoviç Gurdjieff (1877-1949) Aleksandrapol'de doğdu ve Kars'ta rahiplik ve hekimlik eğitimi aldı. Gurdjieff yirmi yıl kadar Orta Asya'nın ve Orta Doğu'nun en uzak bölgelerine yolculuk yaptı. Bu yıllar, onun düşüncesine şekil vermede çok önemliydi. Dönüşünde, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce Moskova'da öğrenciler almaya ve çalışmalarını Sovyet Devrimi sırasında küçük bir izleyici grubuyla birlikte, Kafkasya'daki Essentuki'den Tiflis'e, İstanbul'a, Berlin'e Londra'ya ve 1922'de İnsanın Uyumlu Gelişimi Enstitüsünü daha geniş boyutta yeniden açtığı Paris yakınlarındaki Chateau du Prieure'ye taşınırken de sürdürdü.

Onun gerçek ve evrensel bir bilgiyi bıkıp usanmadan arayışının öyküsü ve fikirlerinin sergilenişi şu eserlerinde açıklanmıştır: Beelzebub's Tales to His Grandson, Meetings with Remarkable Men ve Life is Real Only Then, When 'I Am.'
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 03/06/2010 :  10:07:39  Show Profile  Reply with Quote
Gurdjieff, insanlık tarihi boyunca, çağlar içindeki geçiş dönemlerinde ortaya çıkmış olanlara benzeyen, insanın durumuyla ilgili yeni bir düşünce akımının öncüsü olarak giderek tanınır olmaya başladı.

Ölümünden yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra, adı bir rivayet yığını içinden sıyrdılı ve o bugün, çağdaş uygarlığın nereye yöneldiğini net olarak görmüş ve kendilerini keşfetmek üzere Batı insanını hazırlamak ve Varlık'ın tahrip edilemez tek gerçeklik olduğu kesinliğini insanlar arasında yaymak için sahne arkasında çalışmaya koyulmuş büyük bir ruhsal güç olarak tanınmaktadır.

Meetings with Remarkable Men (Olağanüstü İnsanlarla Karşılaşmalar) Ve Life is Real Only Then, When ''I Am'' (Yaşam Ancak ''Ben Olduğumda'' Gerçektir) adlı kitaplarını okuyanlar onun yaşamının ana hatlarını bilir.

1877'de Rusya ve Türkiye sınırında ''tuhaf, adeta kutsal kitap dönemi koşulları içinde'' doğdu, çocukluk dönemi eğitimi onu yanıtlamamış sorularla baş başa bıraktı ve hayli gençken, insan yaşamı hakkında tam bir bilgi edinmeyi başarmış insanları aramaya koyuldu. Orta Asya ve Orta Doğu'daki tanımlanmamış yerlere yaptığı ilk yolculukları yirmi yıl sürdü.

Dönüşünde, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce Moskova'da öğrenciler alamya ve çalışmalarını Sovyet Devrimi sırasında küçük bir izleyici grubuyla birlikte, Kafkasya'daki Essentuki'den Tiflis'e, İstanbul'a, Berlin'e, Londra'ya ve 1922'de insanın Uyumlu Gelişimi Enstitüsünü daha geniş boyutta yeniden açtığı paris yakınlarındaki Chateau du Prieure'ye taşınırken de sürdürdü.

Amerika'ya 1924'teki ilk ziyaretinde bir otomobil kazası, onun Enstitü ile ilgili daha ileri planlarını sekteye uğrattı. 1924'ten 1935'e dek tüm enerjisini yazı yazmaya yönlendirdi.

Beelzebub's Tales To His Grandson (Beelzebub'un Torununa Masalları) adlı kitabının New York ve Londra'daki ön baskıları için gereken düzenlemeleri tamamladıktan sonra yaşamının geri kalanını, özellikle Paris'teki Fransız öğrencileri ile yoğun çalışmaya adadı ve 1949'da öldü.

Öğretisi neler içerir? Herkes tarafından anlaşılabilir mi?

İnsanın tekamülü-gençliğinin bilimsel düşünüşünde baskın bir tema idi- kitlesel tesirlerle açıklanamaz; bireysel içsel gelişmenin bir sonucudur; böyle bir içsel açılma tüm dinlerin, tüm Yolların hedefidir ama her bir insanın içsel şuurunun niteliğindeki değişimlere dair doğrudan ve kesin bir bilgiyi gerektirir: ziyaret etmiş olduğu yerlerde korunan ama yalnızca uzun süreli kendini inceleme ve ''kendi üzerinde çalışma'' yoluyla deneyim kazanmış bir rehber ile elde edilebilen bir bilgi.

Sürekli olarak değiştirdiği fikirlerinin ve egzersizlerinin düzeni sayesinde, ona gelenlerin zihinleri, kendilerine yönelik en tam haldeki tatminsizliğe ve aynı zamananda kendi içsel olasılıklarının engin ölçeğine, hiçbirinin asla unutamadığı bir biçimde açılmıştı.
Gurdjieff'in Beelzebub's Tales to His Grandson adlı kitabında sunduğu öğretisi, gezegen üzerinde yaşamın yaratışından başlayıp çağdaş zamanlara dek uygarlıkların yükseliş ve çöküşlerine kadar uzanan insanlık kültürünün tüm tarihini içeren bir manzara içinde aranmalıdır.

Neyse ki, sohbetler, konuşmalar, Prieure'de verilen dersler ve öğrencileriyle bir kentten ötekine, genellikle çok zor koşullarda yolculuk yaparken söylediklerine, doğrudan talimatlarına dair bazı gerçek kayıtlar bulunmaktadır.

Bu kitaptaki konuşmalar, bunlardır işte.

Metinler, konuşmaları dinleyenler ve ardından bunları ezberleyip aslına sadık biçimde kaydeden kişilerin notlarından oluşmaktadır. Özenle saklanan ve kötüye kullanılmasınlar diye dikkatle korunan bu notların varlığı bile yavaş yavaş gün ışığına çıkmıştır.
Bazı durumalrdaki eksik, hatta bölük pörçük olan bu koleksiyon gereken zamanlarda öğrencilerine ifade ettiği haliyle Gurdjieff'in, kendi üzerinde çalışmaya yaklaşımına dair otantik bir kayıttır. Dahası, bu notlarda, ezberden olsalar da, dinleyicilerinin-bazen fikirlerine uzun zamandır aşina olan, bazen de onunla ilk kez karşılaşan- çeşitliliğine bakmaksızın, her zaman aynı insani ses tonu, dinleyicilerinin her birinde özgün bir tepkiyi ortaya çıkaran aynı insan mevcuttur.

Bu kitabın ilk baskısına önsöz yazan ve Gurdjieff'le 1919'da Tiflis'te başlayıp ölümüne dek otuz yıl geçiren, çalışmasının tüm evrelerine katılan ve hatta onun yaşamının son on yılında gruplarının sorumluluğunu taşıyan Jeanne de Salzmann şöyle demektedir:

''Gurdjieff'in öğretisinin Amerika, Avrupa ve hatta Asya'da hayli büyük araştırma grupları tarafından çalışılmaya ve uygulanmaya başlandığı günümüzde, onun öğretisinin temel bir özelliğine ışık tutmak iyi olacak gibi; yani aranan hakikat her zaman aynı olmasına rağmen, onun öğrencislerine hakikate yaklaşmalarında yardımcı olduğu biçimler sadece sınırlı bir süre için işe yaramaktaydı. Yeni bir anlayışa erişilir erişilmez, biçim değiştirdi.

''Belirli bir dönem çalışmanın ana özelliği olan ve zekayı yepyeni bir görüş tarzına açma noktasına dek harekete geçiren okumalar, konuşmalar, tartışmalar ve çalışmalar şu ya da bu nedenle birdenbire sona ererdi.
''Bu durumda öğrenciyi hep dikkat halinde tutardı. Zekasının idrak etme kapasitesine ulaştığı şeyi artık duygularıyla deneyimlemesi gerekirdi.
''Alışkanlıkları altüst etmek üzere beklenmedik koşullar ortaya çıkarılırdı. Yeni koşullarla yüzleşmenin tek olasılığı derin bir kendini incelemeydi, ancak bu tümden saimimiyet ile kişi insani hislerinin niteliğini de değiştirebilir.
''sonra da beden, hizmet etmek üzere orada var olan bir düzene kendini uyumlandırmak için dikkatinin tüm enerjisini toplamalıydı.
''Bundan sonra deneyim bir başka düzeyde yoluna devam ederdi.
''Gurdjieff'in de dediği gibi,'Beşer varlığını oluşturan tüm parçalar bilgilendirilmelidir-aksi takdirde gelişmenin yönü bozulur ve daha ileri gidemez'
''Fikirler birer çağrıdır; başka bir dünyaya doğru bir davet, bilen ve bize yolu gösterebilecek birinin çağrısı. Ama insan varlığının dönüşümü bir şeyi daha gerektirir.Ancak yukarıdan alçalan şuurlu kuvvet ile ona yanır veren tam bir bağlılık arasında gerçek bir karşılaşma varsa elde edebilebilir. Bu bir kaynaşma oluşturur.
"O zaman yeni bir yaşam, ancak objektif şuura sahip birinin yaratabileceği ve geliştirebileceği yeni bir koşullar dizisinde ortaya ortaya çıkabilir.
"Ama bunu anlamak için kişinin bu gelişimin tüm evrelerinden geçmesi gerekmektedir. Böyle bir deneyim ve anlayış olmazsa çalışma etkinliğini yitirecek ve koşullar yanlış yorumlanacaktır; doğru zamanda ortaya çıkarılmayacak; durumlar ve çabşam düzeyindalar sıradan yae kalacak ve yararsızca kendilerini tekrarlayacaktır."

Hakikati kavrayış Anları, 1914'te Moskova'da Gurdjieff'le görüşen ve In Search of the Miraculous adlı kitabında PD Ouspensky tarafından da sözü edilen bir öğrenci tarafından yazılmıştır. Bu, o dönemde Gurdjieff tarafından yansıtılan fikirler üstüne yazılmış bir dizi denemenin ilk ve belki de tek örneğidir. Denemenin yazarı bilinmemektedir.

Konuşmalar ise Thomas de Hartmann'ın 1917'den itibaren Essentuki'deki tüm toplantılarda bulunan ve bunların gerçekliğini garanti eden eşi tarafından karşılaştırılmış ve gruplandırılmıştır.

Birkaç konuşmanın içinde geçenlerin, Gurdjieff'in daha sonra Beelzebub's Tales to His Grandson'ı yazarken biraz daha farklı biçimde kullandığı malzemenin ifadeleri olduğu fark edilecektir.
Aforizmalar'ın bazıları Prieure'deki yaşamı anlatanlar tarafından daha önce yayımlanmıştı. Bunlar sadece öğrencilerin bildiği bir alfabe ile konuşmaların yapıldığı Çalışma Evi'nin duvarlarına yazılmıştı.


Edited by - JCA on 03/06/2010 19:33:19
Go to Top of Page

JCA
Gezgin

Turkey
0 Posts

Posted - 03/06/2010 :  19:37:50  Show Profile  Reply with Quote
HAKİKATİ KAVRAYIŞ ANLARI

Yaşantımı, sıradan bakış açısına göre anlaşılamaz tuhaf olaylar yönlendirmiştir. Bİr insanın içsel yaşamına etki eden, onun yönünü ve hedefini radikal biçimde değiştiren ve yeni dönemler başlatan olayları kastediyorum. Onlara anlaşılmaz diyorum çünkü bağlantıları sadece benim için açık. Sanki kesin bir hedefin peşinde olan, görünmeyen bir kişi, tam ihtiyacım oldğunda hayat yolum üzerine,şans eseri orada bulmuşum gibi karşıma çıkan koşullar yerleştirmişti. Böyle olayların kılavuzluğunda, çevremdeki koşullara daha derinden bakmaya, onları birbirine bağlayan ilkeleri kavramaya ve onların karşılıklı ilişkilerini daha geniş, daha tam bir açıklama içinde bulmaya çalışmaya alışmıştım. Doğrusu, her dış sonuçta beni en çok ilgilendiren şey, onu oluşturan gizli nedendi.

Hayatımın gidişatı içinde bir gün, aynı tuhaf biçimde, kendimi ökültizmle karşı karşıya buldum ve ökültizmle sanki derin ve uyumlu bir felsefi sistemmiş gibi ilgilenmeye başladım. Ama basit bir ilgiden daha fazlası gibi olan bir şeye ulaştığım anda, onu sistematik bir biçimde inceleme olasılığını bulduğum gibi ani bir şekilde tekrar kaybediyordum. Başka bir deyişle, tamamen kendi başıma kalıyordum. Bu kayıp, anlamsız bir başarısızlık gibi görünmekteydi ama daha sonraları bunun hayatımın akışında gerekli bir aşama olduğunu ve derin bir anlam içerdiğini anlayacaktım. Bunu anlayışım çok sonraları oldu. Yoldan sapmadım, kendi sorumluluğumu ve riski üstlenerek devam ettim. Aşılamaz engeller yoluma çıktı ve ben igeri çekilmeye zorladı. Görüşümde engin ufuklar açıldı ve onlara doğru koştururken sık sık sürçtüm ve ayaklarım dolandı. Öyle görünüyordu ki, keşfettiğim şeyi kaybedince sanki sis yüzünden alıkonmuş gibi hep aynı noktada dolanıp duruyordum. Ararken çok çaba harcadım ve görünüşte yararsız çalışamalar yaptım; bunların sonuçları da tatmin edici değildi. Bugün, hiçbir çabanın ödülsüz kalmadığını ve her yanlışın beni hakikate doğru yönelttiğini görüyorum.

Ökült literatürü çalışmaya dalmıştım ve abartmadan söyleyeyim yalnızca okumakla kalmadım, sabırla ve dikkatle elimde var olan malzemenin büyük bölümünde ustalaştım, onların anlamını ve satır aralarındaki gizli anlamları kavramaya çalıştım. Ve tüma bunlar, aradığım şeyi kitaplarda bulamayacağım konusunda beni ikna etti; evet, muhteşem bir yapının dış hatlarını görür gibi olmuştum ama onu net ve açık bir şekilde göremiyordum.

Benimle ortak ilgileri olan kişileri aramaya başladım. Bazıları bir şeyler bulmuş gibiyd ama yakından incelediğimde onların da benim gibi karanlıkta el yordamıyla yürüdüğünü görüyordum. Yine de sonunda ihtiyacım olanı bulacağımı umuyordum. Ben yaşayan bir insan arıyordum, bir kitapta bulabileceğimden daha fazlasını bana verebilecek, bir insan. Sabırla ve inatla aradım ve başarıslıklardan sonra umut yeniden canlandı ve ben iyeni arayışlara yöneltti. Bu düşünceyle Mısır'ı, Hindistan'ı ve başka ülkeleri ziyaret ettim. Karşılaştıklarım arasında hiç bir iz bırakmamış ama büyük önem taşıyanlar da vardı.

Birkaç yıl böyle geçti; tanıdıklarım arasında bazılarıyla ortak ilgilerimiz olduğundan onlarla aramdaki bağ güçlendi. Oldukça yakın bir arkadaşım vardı. İkimiz bir kitaptaki anlamadığımız bir pasaj üzerinde uygun açıklamaları arayarak beyinlerimizi çatlatarak kimbilir kaç uykusuz gece geçirdik. Böyle böyle birbirimizi daha yakından tanır olduk. -19-

Edited by - JCA on 03/06/2010 20:02:02
Go to Top of Page
   Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.08 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits