Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Kişisel Gelişim
 Şikayet Mekanizması
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author Previous Topic Topic Next Topic  

agnia
Elmas

1198 Posts

Posted - 20/11/2008 :  19:09:55  Show Profile  Visit agnia's Homepage  Reply with Quote
Dünyanın halinden, komşularınızdan, eşinizden, çocuklarınızdan, ebeveyninizden, amirlerinizden, çalışanlarınızdan, yöneticilerden yani ilişkide olduğunuz olmadığınız herşeyden şikayet etmeyi bırakın artık; çünkü ne size ne de dünyaya bir yararı olmuyor.(pardon size dolaylı bi yardımı oluyor tabi)

Şikayet mekanizması, yani kendi kendine ya da başkalarına söylenip durma hali, bir an için görmüş olduğunuz (ve hoşlanmadığınız)gerçekliğin daha çok yerleşmesine, diğer anlarınıza da kalıcı olarak tutunmasına sebebiyet verir.



etap: fiziksel-duygusal-zihinsel ya da ruhsal alanda hoşunuza gitmeyen bi şey olur. Hoşa gitmeme duygusu fiziki bir rahatsızlığa gebedir; çünkü aslında insan “-1, +1 ve nötr” yani bundan hoşlandım-bundan hoşlanmadım fazı arasında mekik dokuyan bir mekanizmadır. Eğer oluşan ŞEY, negatif/hoşlanmadım fazında ise insan o şeyden hemen uzaklaşmak ister. İşte sorun da burada başlıyor.

İnsanın, (Gurdjieff’in deyimi ile makina insanın) hoşlanmadığı bişeyden uzaklaşabilme yeterliliği yok, Don Juan Matus ise bu durumu “acizliğine düşkünlük” olarak tanımlıyor. Oysa eğer insan bir an için durup düşünse önünde iki seçenek olduğunu görebilirdi:
a) Hoşlanmadığı durumu ortadan kaldırmak: Harika ve kesin bir çözümdür. Fakat maalesef bunu yapabilmek için yeterli enerji çoğu kez insanda birikmemiştir. (çünkü her gün periyodik olarak üretilen insana ait farkındalık enerjisi, gündelik saçma sapan şeylere yönlendirilerek bitirilmiştir.)
b) Eğer ortadan kaldırmak mümkün değilse, hoşlanılmayan durumun pozitif gölgesini bulmak ve ona sığınmak (hiç bişey tek yönlü olarak varolamadığından, her iyi şeyin kötü, her kötü şeyin iyi gölgesi mutlaka vardır, fiziki bir gerçeklik olarak bu çift kutupluluk kaçınılmaz). Halk arasında bu işleme “bükemediğin eli öpmek” de denir. Buradaki öpme işlemi kerhen olmamalı gönülden olmalıdır; çünkü olayın pozitif yansımasını bulduk ve gönülden iman ettik.

Görüleceği gibi hoşlanılmayan durumdan iki çıkış yolu varken, şikayet mekanizmasını işletmek göz göre göre çözümsüzlüğe tıkılmak anlamına geliyor. Normalde hiç bir insanın kendisini bu pozisyona sokmayacağını bildiğimden, sebepleri gerçekten de araştırdım. Ve gördüm ki; şikayet, masumane yapılan bir çeşit çaresizlik ifadesi değil, tam tersine taammüden enerji çalma işlemidir.
Sürekli şikayet edip duran, aynı şeyleri bıkıp usanmadan senelerce tekrar eden insan, hem kendisini dinlemek durumunda bırakılmış insanlardan ve hem de bizatihi evrenden enerji dilenmektedirler. Gerçekten bu yol da bir başka enerji temin yoludur, bunu itiraf etmek zorundayım; fakat bunun evimize giren hırsızın (şikayeti dinlemek durumunda kalandan çalınan) yaptığından ya da dilencinin (kendi iç konuşmasıyla evrene şikayet ederek) durumundan bir farkı olmadığı kolayca anlaşılabilir. Bana göre iyi ve kötü olmadığı için bu yolu tercih etmişliğin de sakıncası yok.
Şikayet yolu ile enerji temin etmenin benim gördüğüm kadarı ile çok zor olan bir yönü var; bu temin şekli bir anlamda mehter takımının hareketine benzer, her an şikayet halinde olunduğu için kişi, şikayet ettiği hususları diğer hoşlandığı anların üzerine de yapıştırmaktadır. Güneşli bir günü boya kalemleri ile karartmak gibi, böylece şikayetçinin her anı, hoşlanılmayan halini alır ve aslında böylece bütün anlar hırsızlığın kapitali olur.
Dünyada nasıl ki profesyonel hırsızlar ve dilenciler varsa, enerji konusunda da profesyonelleşmiş çok sayıda insan var. Yine nasıl ki, bazen insan profesyonelce hırsızlık mesleği yapmadığı halde şartlar gerektirdiğinde, küçük/büyük hırsızlıklar yapabiliyorsa, yine enerji konusunda da zaman zaman her insan bu yola başvurabiliyor. Fakat bunlar profesyonel olmadıkları için kendilerine epeyce zarar verebiliyorlar. Hırsızlık ve dilencilik meslekleri genelde aile mesleği olarak nesilden nesile aktarılıyor, bu konuda da dikkatli olmak lazım.
Korunma yolları: aslında bu konuda yalnızca kendi amatörce yöntemimi aktarabilirim, bir kere profesyonellere karşı hiç acımam yok, mümkün olduğunca uzağa atarım kendimi. Bir kaçını bu çarktan kurtarmayı denedim, başarılı olamadım. Aileden gelme profesyoneldiler. Amatör şikayetçilere ise daha farklı davranıyorum. İçinde bulunduğum duruma göre benden almayı düşündüğü enerjiye isteyerek geçit veriyorum; fakat limitsiz değil, kendimi de öldürmeye niyetim yok. İçimden belli bir süre tanıyorum. Süre bitince kalkıp gidiyorum. Ya da tanıdığım süreden önce tükendiğimi hissedersem yine aktarımı kesiyorum. İşte böyle şeyler… (Bu yazı ne işe yarayacak onu da bilmiyorum)

sa- günlükten

23.04.08 - Beylerbeyi
http://sibelatasoy.com/?p=136

Edited by - on

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 20/11/2008 :  20:20:30  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Ben biliyorum sevgili Agnia!:)Japon yönetim sisteminde, çalışanların hiyerarşi içerisinde boğulmalarını, gereksiz zihinsel vıdı vıdı yaparak, iş kaybına sebep olmalarını önlemek amacıyla güzel bir yöntem geliştirilmiştir.Çalışan herkesin birebir aynı boyuttaki resimleri bulunur ve sorunu olan kişi, şikayet mekanizmasını çalıştırmadan, gidip bu resimlere küfredebilir, onu hırpalayabilir, tüm stresini çıkarabilir.:))Bence harika bir mekanizmadır, süper çalışır.:))Ayrıca, gereksiz zihinsel vıdı vıdı ile iş ritmi yavaşlamaz, kişilerin psikolojiler dengeye oturur.:)))Sosyal hayatta da uygulanmalı bu sistem.:))))

Edited by - kurby on 20/11/2008 20:21:13
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 20/11/2008 :  21:11:54  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
sibel atasoyu sık kullanılanlarıma ekledim...

Teşekkürler agnia...

Şikayet mekanizmasının enerji çalınımasıyla değerlendirilmesi çok hoşuma gitti..
Aynen katılıyorum...

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 20/11/2008 :  21:28:35  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Teşekürler sevgili agnia,

((Bu yazı ne işe yarayacak onu da bilmiyorum)) demişsiniz, ama yarayacaktır çünkü

"Bilgi korur, bilgisizlik ise tehlike yaratır". Ama kaç kişinin işine yarayacaktır işte onu ben de bilmiyorum?

Edited by - on
Go to Top of Page

agnia
Elmas

1198 Posts

Posted - 20/11/2008 :  21:53:21  Show Profile  Visit agnia's Homepage  Reply with Quote
Teşekkürler arkadaşlar, bunu günlüğüme yazdığımda içimden gelmişti evet ama biraz da anlamsız bulmuştum, çünkü istemesem de bazı yargılar koymuştu, insanlara değilse de mekanizmalara karşı, bu sebeple rahatsızlık duymuş olmalıyım. Fakat yayımlandıktan sonra biçok kişiden olumlamalar geldi, sayenizde suçluluk duygum hafifledi.

Edited by - on
Go to Top of Page
  Previous Topic Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.03 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits