Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Fizikötesi Enerji ve Ruhsal Öğretiler
 Yoga
 Çakralar
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author  Topic Next Topic  

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 19/08/2004 :  02:48:18  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote
MULADHARA ÇAKRA

Muladhara Çakra, Kundalini'nin (enerji gücümüz) altında omurganın temelinde yer alır. Sanskrit dilinde "Mula" kök, yani Kundalini diye adlandırdığımız, Anne enerji, "Adhara" destek demektir. Bu çakra Kundalini'ye yükselişinde destek olur ve onu korur. Eğer bu çakra rahatsız edilirse, Kundalini diğer çakralara yükselmez. Muladhara, çakranın temel niteliği masumiyet ve çocuksu saflıktan kaynaklanan bilgeliktir. Sadelik, neşe, saflık, bütünleştirme ve denge bu çakra sayesinde insanlarda beliren niteliklerden bazılarıdır.

Bu çakra üreme organlarını yönettiği için, sekse dair tavır ve hareketler çakranın güçlü ve zayıf olmasıyla çok yakından ilgilidir. Seks, evlilik dahilinde, sevginin en gizil fiziksel ifadesi olabilir. Fakat yine seks, hayat boyu birlikteliğin destek ve koruması olmaksızın yapıldığında gizlice özgüveni yıpratır ve zayıflatır. Seks pozitif ve negatif olarak iki insandaki enerji ve kimyasal yapıları birbirine karıştırır. Kendine hakim olmak (duygusal, fiziksel ve ruhani yönlerden), başka bir insanın enerji ve kimyasal yapısı saf olmayan ve rastgele bir, şekilde kendi üstüne alındığında, daha da zor olmaktadır.

Seks ile ilgili aşırılıklar, gerek zihinsel ve gerekse fiziksel yönden, vücuttaki sistemlerde dengesizlikler yaratır. İyiece, tüm bağımlılıklarda olduğu gibi, akli ve fiziksel zayıflık oluşur ve hastalıklara temel teşkil eder.

Bir kadın ve bir erkek arasındaki saf sevgi, sahiplenme hissinden, isteklere bağlı beklentilerden arınmıştır. Sonuçta, özgürlük içinde tüm yoğunluğu ile ilişkiden neşe duyulur.

Bir kere Kundalini uyandırıldığında, içimizdeki, Anne enerjiye hürmet ve ona hizmet etme hissi de gittikçe artar. Gerçeği arayan bir kişi, kendisini tanıtmak üzere meditasyona oturduğunda, Muladhara çakrası zayıf olsa dahi, Anne enerjinin yükselmesi için etrafı, bulutlarla sarılmış olan saflık ve masumiyet kendini gösterir. Ne kadar kaybolduğumuzu zannetsek de, içimizdeki masumiyet her zaman vardır. Gerçek benliğimizle buluşmak için olan kuvvetli arzumuz, onun tüm geçmişi unutarak, kendisini içimizde belli etmesi ile sonuçlanır.

Büyü, uyuşturucular, ruhlar alemi lie ilgilenme, tantrik pratikler gibi insanin kökünde yatan tanrısal saflık ve masumiyete karşı olan uygulamalar, Muladhara çakranın zayıf olmasına neden olur. Bir kere Kundalini'miz uyanıp titreşimlerin sevgi ve sevincini üstümüzde hissettiğimiz zaman, sonsuz sevgi ve şevkatin kaynağının içimizde yattığını anlarız. Mutlak olana ulaşmak için dikkatimizi tüm bu yanlış bilgi ve pratiklerden kurtarıp, içimizdeki saflıktan kaynaklanan güzelliklere
yönelebiliriz.

Batı ve batı tarzında yaşayan toplumlarda bir çok insan Sahaja Yoga'ya Muladhara çakrası kötü derecede bozulmuş olarak gelmiştir. Bu çakra, insan, Sahaja Yoga meditasyon ve yöntemini benimseyip, devam ettirdiği takdirde tamami ile yenilenebilir. Hepimizin içinde Anne Enerji dayanma gücü, ilgi ve şevkat gibi niteliklerle belirir ve günümüzde, tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar çocuklarına cömert davranmaktadır.



A. Kontrol ettiği organlar.

* Pelvik Pleksus
* Prostat
* Üreme Organları
* Boşaltım Sistemi

B. Nitelikleri

* Masumiyet, Saflik
* Bilgelik
* Doğallık
* Uyumluluk
* Yön hissi
* Ayırdedebilme
* Ruhun neşesi

C. Tıkanma Nedenleri

* Fiziksel ve zihinsel olarak seksle aşırı ilgili olmak
* Zina
* Homoseksüellik
* Şehvet, şehvetli bir dikkate sahip olmak
* Kabızlık (Çakranın sağındaki tıkanıklığı belli eder)
* İshal (Çakranın solundaki tıkanıklığı belli eder)

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Ayakları tuzlu suya koymak
* Toprağın üzerine oturmak
* Çakranın Mantrasını söylemek
* İçimizdeki saflığı kabul etmek ve buna göre davranmak
* Dikkatimizi saf olmayan şeylerden uzaklaştırmak
* Anne enerjimizden çocuksu masumiyet ve onun getirdiği neşe, bilgelik ve doğallığı hissetmek.


SVADİSTAN ÇAKRA

Svadistan Çakra, Nabhi (3 no.lu) çakra etrafında dönerek hareket eder ve onu çevreleyen alanlara destek verir, bu iki çakra beraber çalışır. Kundalini ilk yükseldiğinde, kendi yuvasından Nabhi çakraya geçer, ondan sonra aralarında bulunan bağ sayesinde Svadistan'a iner. Bu çakrada (Svadistan) yaratıcılığımız için gerekli olan enerji üretilir. Svadistan çakranın nitelikleri sağ kanal üzerinde zihinsel idrak; sol kanal üzerinde ise tasavvur (farz etme) olarak belirir. Bu özellikler orta kanalda bütünleşir ve bizim estetik hissimizi oluşturur.

Bu merkezin en önemli işlevlerinden biri, karın bölgesindeki yağ parçacıklarını parçalayarak beyin hücreleri tarafından düşünmekte kullanılan enerjiyi oluşturmasıdır. Kabarık bir ego ile aklımız karışmış ve yaptığımız her şey için sadece kendimizin düşünüp herşeyi planlamamız gerektiğine inanmış isek, bu aşırılık orta kanalın enerjisini kurutur ve sağ kanalı tüketir. Bir sünger gibi emici olacağı yerde, beyin tüm algılayabilme, emebilme gücünü yitirerek bir kayaya dönüşür. Sonuçta, yaşamın, her safhasında kullandığımız yaratıcılık kendilibinden ve doğallık içinde olacağı yerde, bir çaba ve uğraş olur. Bu yüzdendir ki, modern sanat, edebiyat ve müziğin birçok yapıtı neşe veren nitelikler taşımamaktadır.

Bu aşırı düşünme ve planlama birçoğumuzun fazlası ile zihinsel ve baskılı işlerimizden neşe duymamamızın da nedenidir. Hayat tarzlarımız ve yaşayışımız kuru (hislerden, uzak) ve aşırı sağ kanala yöneliktir (zihinsel ve saldırgan). Sonuçta ortaya çıkan dengesizlik sol kanalın, yani duygu ve hislerin zayıf olmasına neden olur. Eşit çalışmayan ve sağlıklıolmayan sağ ve sol kanal sonucunda, düşünme ve hissetmenin orta kanalda bütünleşmesi dengesiz olur. Hareketlerimiz ve fikiderimiz yapıcı olmaktan uzaklaşır.

Svadistan çakra 3 no.lu Nabhi çakra ile beraber karaciğeri kontrol eder. Bu hayati organ dikkatimizin evidir. Bu dikkat saf bir dikkattir ve zihinsel faaliyetlerden arınmış saf konsantrasyonumuzun dikkatidir. Karaciğer konsantre olmuş dikkatimizi destekler ve kirlilikleri ve zehirleri temizleyerek onu saflaştırır. Aydınlanmadan önce, dikkatimiz dış etkenler altında kendi varlığımızın dışına yönelmiştir. Kundalini'nin uyandırlıması dikkatin içimize nüfus edebilmesine ve Sahasrara (no.7) çakra'da Ruh ile birleşmesine imkan verir. Dikkatin bulunması gereken yer ise işte burasıdır ve bu gerçekten sezgi ile ve kendiliğinden olan yaratıcılığın bizim üstümüzden akmasına olanak sağlar.

Ego ile olan bağlantısı yüzünden Svadistan çakra'da alçakgönüllülüğü geliştirebilimek çok önemlidir. Aksi takdirde ego ile olan bağlantı dikkati Ruh'tan uzaklaştırabilir. Gerçek alçakgönüllülük, sezdiğimiz düşünce ve hislerin Tanrı tarafindan uyandırıldığını ve bizim sadece kanallar olduğumuzu, fark eder. Ruhani kişiligimiz bu Tanrısal sezgi ile bütünleşebilir ve ortaya çıkan yaratıcılık ve işler dahiyane olur.

Şartlanmalarımızla ve önceden getirdiğimiz inançlarımızla, içimizde uyanmış olan Anne Enerjimizin önünü kapamaz isek, tüm bilgi ve bilgeliğin kaynağı olan ruhaniyetimize yükselişimiz hızlı ve kuvvetli olacaktır.

Sol Svadistan çakramızdaki bir diğer nitelik Saf Arzu'dur. Saf Arzu içimizde kendisini Kundalini olarak belli eder ve bu bizi tamamı ile tatmine ulaştıracak olan arzudur. Gerçek benliğimizle, yani ruhumuzla bir olmak.Para ve güç kökenli tüm isteklerimiz gerçekleştiğinde bir müddet tatmin olabiliriz, fakat kısa sürede daha fazlasını isteriz. Ruh ile bütünleşmek, bizi yaratmış olan sonsuz sevgi ve şefkatin bir parçası haline gelmek arzusu hiçbir beklenti ve çıkar taşımayan ve bizi gerçek neşe ve huzura ulaştıracak arzudur.

A. Kontrol Ettiği Organlar

* Aortik Pleksus
* Karaciğer
* Böbrekler
* Pankreas
* Rahim
* Bağırsaklar

B. Nitelikleri

* Doğal yaratıcılık, ilham
* Estetik anlayışı
* Tanrısal Saf Bilgi
* Zihinsel algılama
* Saf Dikkat

C. Tıkanma Nedenleri

* Aşırı Hareketlilik
* Stres
* Çok düşünme ve planlama
* Yapmacık tavırlar
* Ölüler ve ruhlar alemi ile ilgilenme
* Parapsikoloji
* Büyü
* Yanlış öğreti veya öğretmeni takip etme

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Ayakları tuzlu suya sokmak
* Çakranın mantrasını söylemek
* Çakranın sağında Kundalini'mizden "Saf Dikkat"i istemek.
* Çakranın Merkezinde içimizde "Doğal yaratıcılığın" uyanmasını istemek






NABHİ ÇAKRA

Nabhi Çakra, insani evrimimizin hız ve yönünü tayin eder, çünkü varlıhımızın temel gerksinimleri olan yiyecek, aile sevgisi, annelik ve babalık rolleri ve ilişkileri, finalsal durum, iş, ve kariyer gibi öğeler bu çakra tarafından kontrol edilir. Bu çakranın on çanak yaprağı vardır ve bu merkezde on emir tavır ve hareketlerimiz için belirleyici etkendir. Nabhi Çakra fiziksel olarak mide, pankreas, karaciğer (Svadistan Çakra ile beraber), dalak organlarını yönetir. Kötü çalışan ve dengeye getirilmeyen bir Nabhi çakra sonucunda kişi ülser, hipoglikemia, şeker ve kan kanserine kadar ağır bir çok hastalığa yakalanabilir.

Her çakrada olduğu gibi bu çakranın da dengeye gelebilmesi ve olumlu vibrasyonlar yayarak çalışabilmesi için, o çakranın niteliklerini bilmek ve günlük hayatımıza uygulamak gereklidir. Nab'hi çakranın sol tarafında evin hanımı (eş yada anne olabilir) önemli rol oynar.Onun ' hareket ve görevleri sol Nabhi çakrası tarafından belirlenmiştir. Bir eş ve anne, cömertçe ve şartsız olarak tüm aile bireylerine karşı, verici olmalıdır. Bunun olabilmesi için, aile bireylerince saygı, sevgi dolu ve destekleyici bir aile atmosferi sağlanmalıdır. Eğer, kadın kocasına baskı kurar ya da kocası ona baskı kurarsa, bu çakra tıkanır.Anne çocuklardan saygı görmez ya da çocuklara kötü davranırsa, bu durum yine Nabhi çakrayı bozar ve bundan tüm aile bireyleri etkilenir. Sol Nabhi çakra içimizdek huzurun kaynağıdır. Günümüz dünyasının aceleci ve telaşlı yaşamı, Nabhi çakranın ritmini bozar. Sürekli gerilim içinde bir yaşam, Nabhi çakranın da gerilmesine neden olur. İnsan hoşgörü ve toleranstan uzaklaşıp, sinirli ve küçük şeylerden dahi rahatsız olan bir yapı içine girer. İşte bu fanatikliğin de başlangıcıdır. Doğrulukla ilerleyen ve kendi ruhaniyeti içinde yükselen bir kişi iç huzura sahiptir ve insanlara hoşgörü ile yaklaşır. Herkesin seçme hakkına saygı duyar, ve hiçbirşeyde aşırılıkta bulunmaz.

Para, kariyer ve sosyal ilişkiler sağ Nabhi çakra tarafından düzenlenir. Para için ve maddi yönden çok endişe duymak veya iş için çok zaman harcamak sağ Nabhi çakranın zayıf olmasına neden olur. Bu problemli koşullar ve çok düşünme ve planlama çoğu zaman karaciğerin aşırı ısınmasına neden olur. Karaciğerdeki fazla ısı dikkatin dağınık olmasına yol açar, rahat bir konsantrasyon sağlamak ve bunu devam ettirmek , imkansız olur. Karaciğerdeki dengesizliklerin ifadeleri kolay rahatsız olma, sabırsızlık, tatminsizlik, asabiyet, ve sürekli endişedir. Pirinç (beyaz), yoğurt, pişmiş taze sebzeler, az miktarda tavuk eti ve meyveler (ekşi ve tropikal meyveler hariç) karaciğeri serinletmek ve temizlemek için faydalıdır. Beyaz şeker kamışı, sıvı olarak alındığında, sıcak karaciğeri, karaciğerde zehirleri tutan yağları parçalayarak temizler. Çok soğuk bir karaciğere ender olarak rastlanır, fakat ciltte döküntüler ve kaşıntılar bundan kaynaklanabilir. Soğuk karaciğer problemi için sarı sebzeler yenmelidir ve tüm karaciğer problemlerinde günde birkaç litre su içilmelidir, bu zehirlerin yıkanıp karaciğerin femizlenmesini.sağlar.

Devamlı ve tam bir tafmine, dengeli, sağlıklı bir Nabhi çakranın desteği ile ulaşılabilir. Meditasyon ile dikkatimiz saflaşıp, Sahasrara (tepe) çakrasında daha uzun süreler tutulabildiğinde, hayatımızdaki olaylara karşı daha bağımsız ve efektif bir yaklaşım geliştiririz.





A. Kontrol Ettiği Organlar

* Solar Pleksus
* Mide
* Karaciğerin üst kısmı
* Dalak
* Diz ve dirsekler
* Safra Kesesi

B. Nitelikleri

* Dharmanın (doğru yaşam tarzları) oluşması ve ifade bulması
* Fiziksel, maddi ve ruhani açılardan iyilik konumunu sağlaması
* Tatmin ve Huzur
* Cömertlik
* Doğruluk ve Dürüstlük
* Asalet
* Aile içindeki uyum ve mutluluk

C. Tıkanma Nedenleri

* Ev ve aile ile ilgili sorunlar
* Endişe duymak (iş yada para konusunda)
* Fanatiklik
* Aşırılık
* Evin hanımına (anne ya da eş) saygısız davranılması
* Evin hanımının saygıya layık hareket etmemesi
* İçki kullanılması
* Sahiplenme hissi ve maddeye karşı bağımlılık
* Açgözlülük ve hırs
* Dikkatin saf olmayan şeyler üzerinde yoğunlaşması
* Kumar

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Çakraya vibrasyon vermek
* Ayaklar tuzlu suda meditasyon yapmak
* Çakranın mantralarını söylemek.





KALP ÇAKRASI (ANAHAT ÇAKRA)

Kalp çakrası göğüs kemiğinin arkasında yer alır. Kalp çakramız temiz olduğunda korkusuz, güçlü ve sevgi dolu insanlar oluruz. Kendimize daha çok güveniriz, kendi hatalarımızı düzeltebilecek kabiliyetlerimize daha çok inanç duyarız. Kendimizi ve diğer insanları daha çok sevmeye başlarız, çünkü kalbimizdeki ruhun onlarınkiyle aynı olduğunu anlarız. Bir çocuğunki gibi kalbimizi açık tutarız ve sürekli bir neşe içinde yaşarız.

Orta katp çakrası güvenlik ve koruma hislerini yönetir. Olumsuzluklara ve hastalıklara karşı bizi koruyan antikorlar göğüs kemiğinde oluşurlar. Çocukluklarında korku ile yetiştirilenler korku ile büyürler. Örneğin karanlıktan, yanlış yapmaktan veya insanların kendilerini kırabileceğinden korkarlar. Dıştan gelen fikirlerle kendilerine inançları kolayca sarsılabilir. Orta kalp çakrası bu durumda rahatsızdır. Tüm bu korkularla savaşmaya yeterli antikorlar üretilemez. İleri vakalarda akciğer ve kalp hastalıkları baş gösterir. Bu çakranın sol tarafında anne, çok önemli rol oynar, çünkü çocuğun ilk güvenlik hissi ve kendineolan inancının gelişmesinden o sorumludur. Eğer bu ilişki doğru olarak belirlenmezse, örneğin çocuk küçükken anne ölmüş veya hasta ise ya da anne çocukta duygusal travmalara neden olmuşsa, bu çakra tıkanır. Büyüyünce kişi kendi annesine karşı saygısız tavırlar geliştirirse ve annenin kutsallığına karşı olan inanç ve öğretilere yönelirse (tıpkı Freud ve onun takipçisi olan psikologların psikanalizde ortaya koydukları gibi) kişisel güven parçalanır ve bu çakra tıkanır.

Sağ kalp erkeğin bir oğul, kardeş, baba, koca ve vatandaş olarak taşıması gereken sorumluluk ve görevleri yansıtır. Babamızın iyi olması ve bizim onunla olan ilişkilerimiz sağ kalp çakrasını etkiler. Eğer baba sorumluluklarından kaçıyor ya da üstüne çok fazla sorumluluk alıyorsa, bu dengesizlik yaratır. Anne ve babamızla olan ilişkilerimiz ve bizim kendi anne babalığımızın her açıdan iyi olması, içimizde sükunet ve huzura sahip olabilmemizde kritik yol oynar. Ebeveynlerimize karşı saygılı olmak ve yaptıkları hataları affetmek ve bu ilişkiyi tertemiz tutmak çok önemlidir. Çocuklarımızın ise bize anne, baba olarak saygı göstermeleri önemlidir.

Kalp çakrası Ruh'u yansıtır. Düzgün çalıştığı taktirde bizim aydrntanmamızı, hissedebilmemizi, içimizde sevgi üretip yayabilmemizi sağlar. Vibrasyonlar şeklindeki bu sevgi konumu hem bizi hem de etkileşim alanımıza giren diğer insanları düzelten ve yeniden canlandıran bir nezaket banyosu gibi çatışır.

A. Kontrol Ettiği Organlar

* Kalp
* Akciğer
* Göğüs

Temsil edildiği yerler

* Elde küçük parmak
* Ayakta serçe parmağı
* Baldır

B. Nitelikleri

* Saf, bağımsız sevgi
* Güvenlik
* Korkusuzluk
* Ruhun neşesi
* Kendine güven
* Sorumluluk hissi
* Vermek, paylaşmak
* Baskalarına yardım

C. Tıkanma Nedenleri

* Güvensizlik
* Anne (sol katp) ve baba (sağ kalp) ile sorunlar
* Aşırı bağımlılık, pozesif olmak
* Korku
* Aşırı hareket (zihin ve bedensel olarak)
* Kalbimizce kötü hissedilen ilişkiler (özellikle annemiz ve babamız ile)
* Hissi saldırganlık
* Ukalalık ve başkalarını küçük görme
* Dikkatimizin dışımızda olması
* Hatha Yoga
* Uyuşturucu
* Tanrıya inanmamak
* Tanrıya karşı hareket etmek

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Çakraya vibrasyon vermek
* Çakranın mantralarını söylemek
* Derin ve yavaş nefes alıp, nefesi içimizde tutup vermek
* Aşırı veya çok az sorumluluk almak
* Aile içinde ve cemiyette iyi davranışlar
* Kundalinimize şöyle seslenebiliriz:





VİŞHUDDİ ÇAKRA

Beşinci çakra olan Vişhudi, hem kendimizin hem de diğerlerinin titreşimlerini hissedebilme ve tepki verebilmemizin anahtarıdır. Bu çakra açıldığı ve temiz olduğu zaman, bize tüm yaşam ile bir bütünlük hissi kazandırır. Bize herhangi bir zaman ve koşulda hangi tavır ve sözlerin uygun olacağım sezgilerle hissettirir. Eğer bu sezgiler, egomuzdan kaynaklanan söz ve tavırlarımızla ya da dengesiz asabiliğimizle çakışırsa, bu çakranın titreşimleri tahrip olur. Sonuçta yaşamımızdaki olaylar ve ilişkilerimize dair görüşümüz tarafsız olmaktan uzaklaşır. Ego bağımlılıkları oluşur veya tahakküm edici, baskı kuran ya da insanlar, mekanlar veya eşyalar hakkında aşırı duygusal olan biri oluruz.

Vişhuddi çakrası dış dünya ile iletişim kurabilmemizi sağlar. Kendimizi ifade ettiğimiz sözlerimiz, mimiklerimiz, el ve kollarımız Vişhudi çakra tarafından kontrol edilir. Duyma, işitme, konuşma, hissetme, koku alma gibi duyulanınız ve bunları kontrol eden organlar Vişhuddi çakranın birer parçasıdır. Bu organlarımızı içimizdeki Tanrısal değerleri ifade edebilmek için kullanmalıyız. Tanrısal sevgide herşey birbirini tamamlayan bir bütündür ve eğer kızgınlık, hiddet ve kıskançlık gibi yanlış olgular içine kapılırsak, egomuzun verdiği bireysellik içinde Tanrısal sevginin bütünlüğünü hissedemeyiz. Vişhuddi çakrayı temiz tutmak zordur, çünkü burası vücudun dış etkenlere yani virüs, bakteri, duman ve diğer zehirlere karşı filtresidir. İçten ise onu aşağılık duygusu, suçluluk hissi, dünyadan el ayak çekme, asabilik, saldırganlık ve üstünlük duygusu tahrip eder. Bizlerin bu çakranın en büyük niteliği olan şahitlik konumuna girebilmemiz için, aşırı eğilimlere duygulara ya da tüm düşkünlüklere karşı bağımsızlık kazanmamız atılıcak ilk adımdır. Biz kimsenin tavırlarından sorumlu değiliz ve kimse de bizim düşünce veya hareketlerimizden sorumlu değildir.

Kundalininin yükseltilmesi ve meditasyonda titreşimlerin emilmesi, dengeli görüş açımızın kaybolmasına neden olan şartlanmalarımzı fark etmemize yardım eder. Titreşimler, bu şartlanmalardan kaynaklanan fiziksel gerilimleri gevşetmeye ve onları temizlemeye de yardım eder. Dengeli bir görüş açışı sağlandığında sorunları çözmek, iyiliğimize olanı anlayıp onun gelişmesini sağlamak için hareket ederiz. İç bünyemizin mükemmel özelliklerini sergiliyebilmek için yarışırız. Karışıklan çözen şefkatli, aydınlanmış insanlar oluruz. Kişiliğimizde arınmış bir ayırdedebilme (iyiliği kötülükten) hissi ve diplomasi ifade bulur.

En yaygın bağlılıklardan, biri suçluluk duygusudur. Bu sol Vişhuddi çakrayı tıkar. Suçluluk hissi zayıflıklarımızı teşhis edip, onları düzeltebilmemiz için gerekli tavırlar ve anlayış içine girebilmemizi engeller. Hatalarımızı ilerleyebilmemizin, büyüyebilmemizin bir aracı olarak görüp onlardan ders alacağımız yerde, hataların kötü olduğuna kendimizi şartlamışızdır. Bu şekilde onları cahilliğin bir ifadesi olarak göreceğimize, "kötülüğü" ifade eden suçluluk duygusu ile kapamaya çalışırız. Hatalarımıza karşı doğru bir görüş açısına sahip olmalıyız. Cehalet bir suç değildir; esasında tüm kötülüklerin ardında kaba anlamda cehalet yardır. Bilelim ki, cehalet öğrenmeye açık olan insanlar için doğal bir konumdur ve üstesinden gelmek gerekir. Yanlışlarımızı görüp onlarla yüzleşebilmek ve onları düzeltebilmek kuvvetli bir sol Vişhuddi çakrasının niteliklerindendir.

Sağ Vişhuddi çakramız konuşmamızı kontrol eder. Sesimizi nasıl kullandığımıza dikkat etmeli, asil ve doğal bir ifade ile konuşmalıyız. Saçma ve boş konuşmak, iletişimlerimizde kaba ve sert ya da alaycı olmak, küfürlü konuşmak, dişi ve erkek arasındaki tüm saygısızlıklar kişisel itibarımızı zedeler ve suçluluk hissine neden olur. Böylece Vişhuddi çakrası tıkanır.

Vişhuddi çakrayı etkileyen en büyük şartlanmalardan biri, dikkati devamlı ayrıcalıklar ve bölücülük üzerinde tutan "bireycilik"tir. Bu kaba bireycilik hiç kimseye ihtiyaç duymayan kişiye değer verir ve her zaman "1" numara olmanın peşinden koşanları över. Bu şekilde aşırıya giden bağımsızlık düşüncesi ve ortaya çıkan acımasız rekabet herkesin özünde yer alan programlamaya karşıdır ki, bu da sevmek ve sevilmek arzusudur. Hepimiziniçinde bulunan bu sevgi, Ruh'u içinde taşıyan tek bir güçtür. Tüm insanların hem içinde hem de dışındadır. Ruhun'un herşeye nüfus ettiği bütünsel bilince açılan kapıdır. Böylece birbirimize karşı yeni bir saygı ve hürmet anlayışı ile davranırız. Paylaşma ve birbirimize daha yakın olabilme arzusu duyarız. İlişkilerimizde tatlılık ve hoşnutluk hakim olur ve içimizdeki huzuru hissederiz.

A. Kontrol Ettiği Organlar

* Boyun
* Kollar
* Ağız ve burun
* Dil ve dişler
* Yüz

Temsil edildiği yerler:

* Ellerde işaret parmağı
* Ayakta ikinci parmak
* Bilekler

B. Nitelikleri

* Davranışlarda diplomatik olmak
* Kollektif bilinç
* Seyirci konumunda olmak
* Olaylara bağlanmamak
* Abla, abi, kardeş ilişkileri
* Kendine ve herkese saygı
* İçimizdeki neşeyi ifade edebilmek

C. Tıkanma Nedenleri

* Kollektif olamama
* Seyirci konumunda olmamak
* Kendine saygı duymamak
* Pişmanlık, suçluluk duygusu (sol taraf)
* Küfür etmek, kötü konuşmak, alaycı olmak
* Sigara içmek,
* Yalan söylemek
* Devamlı kendimiz hakkında konuşmak

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Çakraya vibrasyon vermek
* Çakranın mantraların ı söylemek ı
* Dişlere iyi bakmak
* Davranışlarda tatlılık, asalet ve zerafet göstermek
* Tuz ile gargara yapmak
* Acı hissedence boyuna ve omuza zeytinyağı veya başka vitamin içeren bir yağ ile masaj yapmak





AGNYA ÇAKRA

Agnya çakra beynimizin orta kısmında yer almaktadır ve alnımızın tam ortasında temsil edilir. Sahasrara çakraya geçişteki son enerji merkezidir ve şayet burda tıkanıklık varsa Kundatininin yükselmesine izin vermez. Kundalini bu merkezden geçerken düşünce dalgalanmız uzar ve böylece iki düşünce arasındaki boşluk daha uzun olur. Bu boşluk sükunettir. İşte burada "düşüncesiz ve aynı zamanda olayların farkında olunan" konumuna gelinir.

Agnya çakranın özelliği affetmektir. İnsanoğlu geliştikçe sofistike bir cemiyet oluştu ve bununla beraber ego problemi başladı - her şeyin insan tarafından yapıldığını zannetmek, ilerleyen maddiyat, ticaret ve çevreden gelen şartlanmalar (arkadaşlardan, aileden vs.) ile "Ben" hissi daha da gelişti ve bununla ego ile süperego şişerek insanoğlunu ruhundan uzaklaştırdı.

İnsan aklı Ego ve Süperego diye ayrılır. Bunlar kanalların (sol kanal ay kanalıdır, sağ kanal güneş kanalıdır) tepesinde, bitiş noktasında yer alır. Bu iki kanal Agnya çakradan geçerken geçmişimizden gelen herşey (hatıralar, şartlanmalar ve hisler) Süperegoda - sol kanaldan sağa geçtikten sonra - beynimizin sağ tarafına birikir. Geleceği temsil eden herşey (düşünce, plan yapma, hareketler, vs.) aynı şekilde Ego'da, beynin sol tarafında birikir. Bu birikimler herhangi bir kanalın fazla çalışmasından meydana gelir. Mesela gelecek için aşırı plan yaparsak sağ kanalda fazla enerji sarf ederiz. Bu sağ kanala aşırı yüklenmek iki kanal arasındaki dengeyi bozar. Aşırı enerji egzos gazı gibi yükselir ve beynimizin sol tarafında, Egomuzda birikir ve orda kalarak sipiritüel yükselişimizi önler. Aydınlanmadan evvel herbirimizde bu dengesizlik vardı. Kundalini bu sis yığınını delip Yoga konumuna ulaşabilmemiz için Sahasraraya erişemiyordu.

Egomuzu yok etmemiz gerekmiyor. Çünkü benliğimizde ona ihtiyacımız var. Onsuz hiçbir harekette bulunmamız mümkün değil. Sadece Ego ve Süperego arasında denge oluşturmalıyız ve Kundalininin Şahasrara'ya geçebilmesi için boş alan oluşturmalıyız. Egoyu kontrol etmek zordur.

Bunun için en önemli unsur affetmektir. Ego hareketlerimizi oluşturur- yanlışları cezalandırır, değişiklik yapar, isteklerimize ulaştırır. Sabır ve hoşgörü ile Egoyu yavaş çalıştırırız ve onu beklemek zorunda bırakırız. Böylece ruhumuzun hareketlerimizin arasından aydınlanmasına şans tanırız ve gerçekten yapmamız gerekeni yapabiliriz. Acele davravışlartmızda herzaman bizi sürükleyen egomuzdur. Ruhumuz Tanrısal bir zamanlama ile çalışır ve Ruhumuz için eninde sonunda hangi hareket daha iyi ise bize onu yaptırır. Bizim hiçbir şeyi. zorlamaya ihtiyacımız kalmaz.

Affetmek çok önemlidir. Tüm konsantrasyonumuz affedemediğimiz insanda olur ve bu kin yıkıcı ve kötülüğümüze neden olan bir kızgınlıktır. Bu hislerin sonunda acı çeken yine biz oluruz, halbuki bu arada o insan ne affetmemizden ne de affetmememizden etkilenmektedir. Affetmeyerek biz kendimize işkence ederiz. Öyle ise kalbimizdeki sevgi ile affedelim.

Agnya çakra aynı zamanda gözlerimize hükmeder. Gözlerimizi Tanrı tarafından onun yarattığı güzellikleri görebilmemiz için verilen bir mükafat olarak düşünmeliyiz, ve saf olan şeylere (doğa, çiçekler, çocuklar, v.s.) bakmalıyız.

A. Kontrol Ettiği Organlar

* Hipotalamus
* Gözler
* Optik Kiasma
* Beyin (Limbik bölge hariç)

Temsil edildiği yerler:

* Ellerde yüzük parmağı
* Ayakta dördüncü parmak

B. Nitelikleri

* Affetme
* Yeniden doğma
* Alçak gönüllülük
* Şevkat

C. Tıkanma Nedenleri

* Devamlı oraya buraya bakan gözler
* Kendine kötülük yapmak
* Kendine acıma
* Kendi kendini affedememe
* Geçmişte ve gelecekte yaşama
* Tanrı hakkında yanlış düşünceler
* Üzüntü
* Saldırganlık
* Bencillik
* Şartlanmalar

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Çakraya vibrasyon vermek
* Çakranm mantralarını söylemek
* Mum ışığının arasından Shri Mataji'nin resminde Agnya'sına bakmak
* Başın arkasını yeni doğan güneşe vermek
* Geçmişte yaşamamak
* Gelecekte yaşamamak





SAHASRARA ÇAKRA

Sahasrara başımızın üstünde bıngıldak kemiği bölgesinde yer almaktadır. Bütün çakralar ve tanrısal özellikler Sahasrara çakrasında temsil edilmektedir. Sahasrara çakrası Shri Mataji Nirmala Devi tarafından 5 Mayıs 1970 tarihinde açılmıştır. Burası hayallerimizin de ötesinde, kelimelerin bile anlatamayacağı Yeryüzündeki cennete ulaşma mertebesidir.

Kundalini Sahasraraya gelince, bir nilüfere benzetilen bu çakranın yaprakları açılır ve aydınlanma olur. Başınızın üstünde kuvvetli bir atma hissi duyabilirsiniz ve sonrada bıngıldak kemiğinizin olduğu yerden serin esintiler çıkar. İşte bu, bizim yeniden doğuşumuzdur.

Burda vibrasyonları hissetmeye başlarız. Kundalini bireysel idrakımızı evrensel idrak ile birleştirdiğinde biz birdenbire vibrasyonların frekansına ayarlanırız. Bu vibrasyonlar evrenin heryerinde vardır fakat onları biz sadece Kundalini yumurtanın kabuğunu kırıp bizi Tanrısal diyarlara taşıdığı zaman hissetmeye başlarız. Fakat şüphelerimiz varsa aydınlanmamız mümkün değildir.

Tanrısal güç ile insan birieştiğinde, biz farkedilmeyen bir kominikasyon mertebesine ulaşırız, kolektif idrak konumuna geliriz. Bir insanın gerçek derinliğin! ve güzelliğin! vibrasyonlar ile hissedebiliriz. Doğanın güzelliği artık vibrasyonlar ile hissedilir. Sadece bir soru sorun ve meditasyon konumda onun cevabı eğer pozitifse serin vibrasyonlar ile size gelir.

Sahasrara çakranın Tanrısal varlığı Shri Kalki'dir. Onun tek istediği şeytanı durdurmaktır. Kundaliniye göre biz ya yükseliriz ya da düşeriz. Bizim gerçeği anlamamızda o bize yol gösterir. Mutlak doğruyu ve yanlışı sadece vibrasyonlarımız ile anlarız.

Shri Mataji'nin yeri Sahasraradadır. Onun sayesinde Kundalinimiz uyanır ve ölümsüz ruhumuz aydınlanır ve vibrasyonları hissederiz. Yine onun sayesinde. başkalarının Kundalisini uyandırabiliriz. Başkalarına aydınlanma verebiliriz. Hastalıkları tedavi edebiliriz ve Tanrının sevgisin! tüm dünya ile paylaşabiliriz.

Aydınlanma Kundalini başımızdan geçtiğinde ve bıngıldak kemiğine geldiğinde spontane bir şekilde olur. Dikkatimiz Sahaşradayken öz benliğimizle irtibat halinde oluruz, bu Rühumuzdur. Sahaja Yoganın amacı bizi Ruhun mükemmelliğine taşımaktır. Ruhumuz en sonunda bizi Gerçek Hürriyet ile tanıştırır. Artık akıl ve düşüncelerimîz egomuzun değil Ruhumuzun enstrümanları olur. Huzur, sesizlik ve neşe içimize gelir ve kendimizi rahatlamış hissederiz. Nasıl bir tohum ekildiğinde kendiliğinden büyümeye başlar, bu da benzer şekilde spontane bir olaydır. Bizim yapmamız gerekten tek şey tohumu Toprak Anaya bırakmaktır.

Kundalini yükseldiğinde dikkati ilkönce geçmiş ve gelecekten alır ve şu ana getirir. Bundan sonra kendiliğinden çalışmaya başlar çünkü o Ruhumuzun saf isteğidir. Böylece şayet tıkanıklar varsa onları temdier. O , bir hayat pınarı gibidir, akarken yavaş yavaş birikmiş pislikleri temizler ve okyanusa doğru yol alır. Bizim yapmamız gereken tek şey şu anda olup böylece içimizdeki yaşayan göçü hissetmektir. Her türlü beklentileri bir kenara bırakalım. Dün bildigimizi düne bırakalım. Aklımız ile hiçbirşeyin olmasına sebep olmuyoruz. Sadece Kundalininin uyanıp aydınlanmayı sağlamasina karar veriyoruz.

"Cahil olan, inancı olmayan, şüpheci bir karakteri olan, yok olur. Şüpheci bir Ruh için ne bu hayat vardır ne de gelecekteki hayat, ne de mutluluk." (BhagavadGita IV:40)

Hayat için pozitif düşüncelerimizin ve sağlam bir inançımızın olması lazım, ancak bu şekilde hayatın imtehanlarından sonra gerçeğe ulaşabiliriz.

Kalbimizde barınan Ruhumuzun bu merkezde başımızın üstünde tam ortada yeri vardır. Bu Kundalinin delip geçtiği yerdir, dikkatin Ruh ile birleştiği birleşme veya Yoga'nın yeri. Kundalini uyanmadan evvel çakralardaki enerji sınırlıdır. Fakat, Birleşmeden sonra bu sınırsız olur, Kundalininin altın iplikleri orta kanaldan geçerken bütün çakraları kolye gibi dizer. Mesela bir depoda olan su bozulur veya biter fakat kaynak suyu bitmeyen bir kaynakla birleştiğinde devamlı taze kalır ve hiçbir zaman bitmez. Kaynak Ruhumuzdur. Kundalini insan beynini aydınlatır ve onun Tanrısal mertebelere gelmesini sağlar. Beyin kolektif idraka bir bilgisayar gibi bağlanır. Artık sadece evren vardır ve biz onun bir parçası oluruz.

Shri Mataji aydınlanmayı şöyle anlatır:

"Beynin sınırlı kapasitesi Tanrının varlığını farketmeye gelince sınırsız olur. Siz hem güneş ve hem de güneşin ışınlarıysanız, siz hem ay ve hem de ayın ışınlarıysanız burada ikilik nerededir? Sadece ayrılma olunca ikilik olur ve bu ayrılma yüzünden siz bağımlılık hissedersiniz... seni sevdiğin kişilerden ayıran mesafe; işte onun için onlara bağımlı oluyorsun. Herşey bizsek öteki kimdir? Beyin kimliğini kaybettiği zaman sınırlı dediğimiz beyin sınırsız bir Ruha dönüşür."

A. Kontrol Ettiği Organlar

* Beyin
* Limbik bölge
* Temsil edildiği yerler
* Ellerde avuç içi
* Ayakta taban içi
* Başta bıngıldak kemiği

B. Nitelikleri

* Vibrasyonlar
* Serin esinti
* Kollektif idrak konumu
* Sessizlik
* Düşüncesiz idrak konumu

C. Tıkanma Nedenleri

* Tanrıya inanmamak
* Tanrıdan şüphe duynak
* Tanrıya karşı hareketler

D. Temizleme Yöntemleri

* Meditasyon yapmak
* Çakraya vibrasyon vermek
* Çakranın mantralarını söylemek
* Sahasrara bölgenize saat yönünde elinizle bastırarak masaj yapın.




Kaynak: http://users.pandora.be/cibutin/cemo/cakralar.htm

Edited by - on

rinda
Kehribar

Turkey
88 Posts

Posted - 01/01/2007 :  17:14:55  Show Profile  Visit rinda's Homepage  Reply with Quote
Sanırım sahaja Yoga'ya gidiyorsunuz. Çünkü verilen bilgiler sahaja yoga rehberindekllerle aynı

ışık ve sevgiyle

Edited by - on
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 01/01/2007 :  20:37:03  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Merhaba Sevgili Rinda,

Hoş geldiniz forumumuza.
Hayır sahaja yoga'ya gitmiyorum. İnternette gezinirken ilgimi çeken metinler olursa, buraya kopyalıyorum sadece.

(Not: Altına alıntı yaptığım kaynağın linkini yazmışım ama arada geçen süre içinde adres çalışmaz olmuş.)

Sevgiler

Edited by - on
Go to Top of Page

Qaan
Yönetici

1248 Posts

Posted - 03/01/2007 :  01:08:12  Show Profile  Click to see Qaan's MSN Messenger address  Reply with Quote

Sevgili noblesse plastique,

Sizin için TDK sitesinden kopyaladım.

*****

vibrasyon
isim Fransızca vibration

Titreşim.

*****

http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF3FB36B5C02E7607F&KELIME=vibrasyon


Sevgiler

Edited by - on
Go to Top of Page

rinda
Kehribar

Turkey
88 Posts

Posted - 03/01/2007 :  14:02:12  Show Profile  Visit rinda's Homepage  Reply with Quote
hoş buldum.

ışık ve sevgiyle

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 30/10/2008 :  16:23:34  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Çakralar

Yazan: El Collie


Gece yarısı uyandım ve çakralarımın üzerinde parlak renkli mandalaların (uzak doğuda kullanılan dört yanı simetrik desenler) döndüğünü gördüm. Aylar sonra, beş yıllık bir Kundalini uyarımının içinde yaşayan bir arkadaşım bedeninin üzerinde renkli tekerlekler gördüğünü anlattı. Kalp çakrası uyarılan bir kadın göğsünde bir şeylerin döndüğünü hissettiğini söyledi. Irina Tweedle "Ateşin Kızı" (Daughter of Fire) eserinde ruhsal dönüşümünde aynı şekilde kalp çakrasının döndüğü duyumunu yaşadığını yazmıştı. (Tekerlek veya çark anlamına gelen) Çakra, bedendeki enerji merkezlere verilen Sanskritçe terimdir. Yoga edebiyatına göre insan bedeninde 7 esas ve 43 tali çakra bulunmaktadır. Bütün çakraların döndüğü söylenmektedir, ama dönüş hızları bedendeki enerji miktarına (çakraların uyarıldığı derecesi) orantılıdır. Birçok kadim kültür bu enerji girdaplarına aşinadır, ancak önemli saydıkları çakraların sayısı konusunda farklı görüşler arz etmektedirler. Hopi Kızılderililer bedende 5 enerji merkezi tanımaktadır; Meksikalı Huiçol Kızılderililer bedenin çeşitli yerlerinden ışın veren enerji alanlarından söz ederler ve Kuna Kızılderililer çakra bölgelerinde sekiz ruhun mekan ettiğini inanırlar. Yogilerin ünlü "siddhi'leri" (ruhsal güçleri) uyarılmış çakraların sonucudur. Çakralar ve kundalini aslında yarılmaz bir bütünü tamamlarlar. Kundalini yükseldiğinde çakralar açılır. Eğer kundalini uyarılmamışsa bütün çakraları uyandırmak mümkün değildir. Kundalini'de olduğu gibi çakraların uyarılması veya delinmesi [Kundalini tarafından] uzun gelişimsel bir süreçtir. Dönüşümümüzün değişik evrelerinde belirli çakraların üzerinde çalışıldığını veya aniden açıldığını hissedebiliriz. Bazen aynı sürede birden fazla çakra temizlenebilir (Çoğu kez 6 ve 3, 7 ve 4 birlikte çift olarak açılırlar). Çakralar herhangi bir sıradan açılabilir. Çakralarım , birkaç ay dönüşümlü şuur halleri yaşadığım sürecimin erken evrelerinde dramatik değişimlerden geçti. Bazen elim otomatik olarak (göğüsün ortasındaki [kalp]) 4. çakrama değerdi, sonrada 3. ve 6. çakrama enerji transfer ederdi. Bu olduğunda alnımda (6. çakra) veya güneş sinirağımda (3. çakra) enerji yoğunluğu hissederdim. Kısmi uyarımda sadece alt çakralar etkilenmiş olabilir, sonra da Kundalini tekrar yatışabilir. Tam bir Kundalini deneyiminde üst dört çakra da içerilir. Her çakra belirli bir şuur seviyesini idare eder. 1., 2. ve 3. çakralar dünyasal yaşamda gerekli normal işlevlerin bilincini yönetir. 3. çakranın üstündeki çakralar bizi giderek incelen şuur halleri ve algılama seviyelere açar. Çakralar konusunda çoğu öğreti aktif ve uyarılmış çakralar arasında belirli farklar kabul ederler. Aktif çakralar enerjinin düzenli bir şekilde toplandığı merkezlerdir. Herkesin çakarlarında faaliyet vardır ve her birey belirli çakralarda diğerlerine kıyasla daha çok enerji yönlendirir. Çok ihtiraslı birinde 2. çakra çok faaldir, rekabetçi birinin 3. çakrası faaldir ve entelektüellerin 6. çakrası faaldir. Temelde aktif yedi çakranın şuur seviyeleri şöyledir:

İHTİYAÇLAR - 1. çakra: (omurganın dibinde kök çakra) -- Fiziksel olarak hayatta kalma - yiyecek bulma, barınma, korunma, vs. Bu bedensel bilincin seviyesidir. Bu çakranın uyarım sırasında omurganın dibinde garip hisler olabilir. Kaşınma, karıncalanma veya daha güçlü titreşimler veya kuyruk sokumunda çarpma ve çatlamalar. İlk çakra açıldığında, şakti muhteşem bir şekilde yukarıya fırlayabilir. Bu omurgalarda sarsılmalar ve şiddetli ağrılara neden olabilir. Çakralar delinmeye başlandığında bölgelerinde yoğun ısı hissedilebilir.

ARZULAR - 2. çakra: (göbek altında bulunur) Zevk arama ve acıdan kaçınma (içgüdüsel anlamda cinsellik bu seviyeden kaynaklanır). Bu duygular seviyesidir. 2. çakra uyarımı güçlü cinsel duygulara neden olabilir. Kıskançlık veya nefret gibi önemli negatif duygu patlamaları bu seviyede tetiklenebilir. Kurt, ayı, kaplan gibi vahşi kedi türleri gibi çeşitli hayvanlarla garip ödeşmeler oluşabilir. 2. çakra delindiğinde ani orgazm geçirdim. Bu da hoş bir sürprizdi. Ayrıca devasal bir kaplanın içgüdüleri ve davranışlarını üstüme aldığım geçici bir süreç yaşadım. Bu baş döndürücü ve ürkütücü bir deneyimdi.

GÜÇ- 3. çakra: (güneş sinirağında) Kişisel güç, erk - ahlak, karar, başkalarına karşı benlik. 3. çakranın açılışı bir bir duygusal sarsıntıya yol açabilir. Çok acı verici bilinçaltı malzeme ortaya çıkabilir. Kusma, ishal, mide krampları, mide bulantısı ve diğer sindirim sorunları bu açılışa eşlik edebilir. 3. çakranın açılışında telepati, durugörü, duru-işitme ve astral varlıkları fark etme ortaya çıkabilir. Yeni uyarılmış bir 3. çakra kişiyi aşırı duyarlı ve psişik hassas yapabilir.


BİRLİK - 4. çakra (kalp çakrası, göğüsün ortasında bulunur). İlişkiler, paylaşılan deneyimler, benliği aşmak. Bu şefkat seviyesidir. 4. çakra uyarıldığı zaman, göğüste ezici baskı hissedilir. Ben sanki göğsümde bir fil oturuyormuş gibi hissettim ve bu açılışla ilgili tipik solunum sorunları yaşadım. Kalpte ve göğüste titreşimler hissedilebilir. Kalp atışları düzensiz ve aşırı hızlı olduğu süreler yaşanabilir. Kalp krizini andıranlar dahil göğüste her türlü rahatsızlıklar yaşanabilir. Çelişkili olarak sevilenlerden mesafe hisleri 6. çakra açılışının erken evrelerini belirleyebilir. Psişik veya ruhsal şifa yapabilme gücü, psikokenetik güçler (cisimleri uzaktan hareket edebilme gücü) uyarılmış bir kalp çakradan meydana gelir. İstekleri yerine getirme ve yetiler geliştirme de bu çakra açıldığında artar.

İFADE - 5. çakra (boğaz merkezi, yeri boğaz altı) İlham, iletişimle kendini ifade etme. Bu yaratıcılık seviyesidir. Bu çakranın açılışı çoğu zaman uzun sürür. Boğazlanma ve boğazda sıkışma hissedilebilir. Sanki boğazda bir tümör varmış gibi içsel bir basınç hissedilebilir. 5. çakram açıldığında aylardır sıvıdan başka bir şey yutamadım. 15 kilo kaybettim. Açılmış bir 5. çakra ani seslenmelere neden olabilir. Bunlar garip sesler olabilir, şarkı söylenebilir (bazen bilinmeyen dillerde) veya sanki kendinden gelemeyen kelimeler söylenebilir. Duru-işitme de gelişebilir, içsel sesler veya başkaların düşünceleri duyulabilir. Boğazda (veya alında veya kafa tepesinde) bir delik hissi de olabilir, havanın bu delikten geçtiği hissedilebilir.

AYDINLANMA - 6 çakra (alnın ortasında üçüncü göz yeri) Soyut düşünce - entelektüel odaklanma. Bu bilgi seviyesidir. 6. çakra uyandığında özellikle gözlerin etrafında ve alında olmak üzere başta muazzam bir basınç hissedilir. Bunlar şiddetli baş ağrılara neden olabilir. Alın yamaçlarında çekilme ve titreşimler hissedilebilir. Gözler aniden şaşı konuma gelebilir veya başın içinde dönebilir. Gözler açık veya kapalıyken göz kamaştırıcı düş veya vizyonlar görülebilir, bazen devasal tek bir gözün dışa baktığı görülür. 6. çakra açıldığında ruhsal rehberler, ilahlar, koruyucu melek veya guru görülebilir. Bu açılışla astral seyahat ve beden dışı deneyimler ortaya çıkabilir.

YÜKSELİŞ - 7 çakra (taç çakra, başın tepesinde bulunur) Huşu -- ruhsal odaklama. Bu ilahilik bilincidir. Taç çakra açıldığında başın üstünde karıncalanma, titreşim veya dolaşan enerjiler hissi vardır. Bazıları için kafatası ağarabilir, benim ve başkalarının deneyimlerinde kafatasın tepe kemikleri derinin altında ayrışır ve hareket eder. 7. çakra uyandığında çoğu zaman olağandışı deneyüstü deneyim yaşanır. Başın üstüne inen bilinç-üstü bir ışık yaşanabilir. 7. çakra delindiğinde sıkça samadhi (derin vecd hali) yaşanır.

İlk üç şuur seviyesi ego bağımlı ve kişisel hayatta kalma ve tatminle ilgilidir. 4. kalp çakra seviyesinde gerçek anlamda başkalarına karşı duyarlı olma mümkün olur. Ressamlar, müzisyenler, konuşmacılar ve kaşifler çoğu kez 5. çakra seviyesinde faaldirler. Dahilik güçlü bir 6. çakra ile ilintilidir. Dindar insanlar ve ruhsal arayışta bulunanların genelde 7. çakraları faaldir. Uyarılmış çakralar daha karmaşıktır. uyarılmış bir 3. çakra güçlü bir duyarlılığa neden olur -- bu durumda başkaların fiziksel ve duygusal hallerini hissetme yetisini verir. Bu kişinin bir "psişik süngere" dönüştüğü civardaki bütün duyu ve duyguları algıladığı "sınırsız" bir haldır. Eğer kalp veya üst çakralar aynı zamanda uyarılmamışsa bu zorlanmaya neden olabilir. Kişi, bu fiziksel ve duygusal alıntıların kendine ait olmadığının farkında olmaz ve bu kafa karışıklığa ve uyuşmazlığa neden olabilir. Uyarılmış bir 3. çakra ayrıca kişiyi başkalarından gelen müdahalelere, kötü niyet ve maniplasyonlara açık tutabilir. Uyarılmış kişi bu tür kişilerin karşısında rahatsızlık hisseder, mide bulantıları veya ağrılar hissedebilir, hatta kusabilir. Bu mide rahatsızlıkları midede yumruk yeme hissiyle birlikte ayrıca güneş sinirağı civarında sıkışma ve basınç hisleriyle birlikte gelebilir. Bütün bunlar 3. çakrası açık olan kişi için karşısındaki kişinin onu aldattığı veya müdahale ettiği konusunda mükemmel bir barometre görevi görür. Bazen 3. çakra rahatsızlıkları belirli bir kişiden gelen etkiden ziyade kitlesel bir enerjiden kaynaklanmaktadır. Güçlü toplumsal çatışma ve uyuşmazlıklarda da güneş sinirağı bölgemde bulantı ve gerilim hissetmişimdir. Örneğin California'da Robert Anton Harris'in idamı ve Amerikan genel seçimden önceki haftalar. 3. çakrası uyarılmış bir kişi gücün istismar edilmesine tahammül etmeye göz alamaz. Ani ve şiddetli fiziksel tepkiye maruz kalmamak için çatışmadan kaçınamaz. Ayrıca 3. çakra uyarıldığı zaman insan kendini ortaya koymak için acımasız rekabete girmek artık geçerli bir yol olmaktan çıkar. Başkalarına yalan söylemek, aldatmak veya üzerinde hakimiyet kurmak fazla acı verici olmaktadır. 3. çakrası uyarılmış bir kişi egemenlik kurma hususunda çok kötü olabilir, ama iradesini iyi, en sağlıklı ve pozitif kullanmayı öğrenir. (Bu dersi öğrenemeyen kişiye kronik, şiddetli fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar şeklinde çok acı verici deneyimler verir.) Uyarılmış 3. çakra kendini korumak namına zarar vermemeyi öğretirken, uyarılmış kalp çakrası bizi kendiliğinden özgecilci, insancıl ve sevecen kılar. Bu hal 3. çakra özellikleri olan iyilikseverlik, dünyayı kurtarma veya Mesih kompleksi değildir. Bunun yerine diğer kişileri başka bir ben olarak görme hali ortaya çıkar. Birine acı herkese acı verdiği, birine gelen yardım herkese geldiğini direkt olarak hissederiz. Kalp seviyesinde büyük bir alçakgönüllülükle beraber bütün varlıkların yüce değerini hissederiz 5. ve 7. çakra seviyelerinde varoluşun muhteşem ve göz kamaştırıcı boyutlarına açılmaktayız. Uyarılmış bir 5. çakra bizi spontane ve gerçek yaratıcı ifadeye açmaktadır; uyarılmış bir 6. çakra bizi bilgeliğe açar; uyarılmış bir 7. çakra hali olanla tam bir birlik sağlar (aydınlanma). (7. çakranın ötesinde de çakralar ve şuur seviyeleri vardır, ama bunlar, ancak bunlar uyarılmış Kundalini'den bağımsız çalışır.) Psişik yetiler bu seviyelerde ortaya çıkar. Ancak bu yetiler bu yüksek seviyelerde bulunan hazinelere kıyasla önemsizdir. Bu uyarılmış çakralar fiziksel ve zihnin ötesindeki idraklere, sonsuzluğa açılan kapılardır. İlk üç çakra esas olarak kişisel hususlarla ilgiliyken, 4. ve 7. çakralar kişilik ötesidir. Çakralar her zaman sırayla açılmazlar: 3. çakra 2. çakradan önce açılabilir, 6. çakra 4. çakradan önce açılabilir vs. Ayrıca yaşam kalitesi veya farkındalık seviyesi her zaman çakranın yüksekliğiyle orantılı değildir. Başka bir deyişle, tamamen açılmış bir 7. çakra her zaman ruhsal bütünlük anlamına gelmez. Birçok öğretmene göre -- ve ben hemfikirim -- en önemli çakra 7. değil ama 4. 'dür. Eğer 4. çakra kapalı kalırsa, sistem her şey dengesiz olur. 4. (kalp) çakrası stratejik olarak çakra sütunun ortasındadır. O denge noktasıdır. Yüksek daha iyidir konusundaki lineer düşüncemiz burada geçerli değildir. 4. çakra dönme noktasıdır ve diğer noktalarla eşit mesafelidir. Bu açıdan kozmosta en güçlü ve etkili noktadır. Doğasına uygun olarak, bu nokta kendisini en yüksek mevkiiye konumlandırmaz. Gerçekten ve sembolik olarak mutevazi konumuyla yüceliğini saklamaktadır. 4. çakra yukarıdaki ince enerjiler ve aşağıdaki topraklanma enerjilerinin bağlanma noktasıdır. O cennet ve dünyanın bir araya geldiği noktadır. O, Aşk olarak bilinen diri cevherdir.

Çakralar konusunda öneriler kitaplar:

"Çakra Teorileri" (Theories of the Chakras), yazan Hiroshi Motoyama (Theosophical Publishing House, 1981)

"Rüya Bedeni" (Dreambody), yazan Arnold Mindell (Sigo Press, 1982)

"Dönüşüm Enerjileri" (The Energies of Transformation), yazan Bonnie Greenwell (Shakti River Press, 1990)

"Sevinç Yolu" (Joy's Way), yazan W. Brugh Joy (J.P. Tarcher, Inc., 1979)

"Hayat Tekerlekleri" (Wheels of Life), yazan Anodea Judith (Llewellyn Publications, 1987)

((ALINTIDIR))
*****************************


Edited by - Tiversonus on 30/10/2008 16:52:08
Go to Top of Page
   Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.22 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits