Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Gizem ve Varoluş
 Kişisel Gelişim
 Teslimiyetin Anlamı
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 7

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  00:37:34  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şu sözümün özellikle altını çizmek istiyroum:

Veya, Ra niye 7b için "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlar , yüksek benliği hediye ettikten sonra vs.."diyor? Yani 7b deki o varlık ne iş? Ki diğerlerinden farklı bir şekilde "yaratana dönüş yolculuğuna başlıyor"?Hani hepsi aydınlanmıştı 3b sonrasınının? 7b niye daha farklı bir tanımla dillendirilip "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlıyor "deniyor öyleyse? Üstelik yğksek benliği bile 6b ye hediye etmiş, artık kütlesi artmış ve birşey yapmıyor bilinçte, "geri dönüyor sadece" ve nereye?


Maharaj için aklı aydınlanmış ;gbi birşey dedin ve ben de sormak istiyorum, akıl /ruh/beden ... bunlar teker teker mi aydınlanıyor?

Yoksa onlardan sadece akıl aydınlanıp diğerleri aydınlanmadan mı kalıyor? Bu nasıl oluyor? Ruh aydınlanabilir mi? Yoksa aydınlanamaz mı ve eğer ruh ise bize hayat veren , o aydınlanamayacak kadar aciz mi?

Bu varlıklar yani üstteki düzeyler aydınlanmalarına karşın niye yine de tekamül ediyorlar? Onları tekamüle iten itici güç ne? Ben kalemi bulabilme olasılığımdan dolayı ararım ama yoksa bu olasılığım aramam.

Şimdi bu varlıklar, gititkçe sonsuzluğu daha fazla anlayıp ama asla tam anlamayacaklarını bile bile , sadece biraz daha fazla anlamak için mi tekamül ediyorlar? Bunu niye yapıyorlar , bu onları daha mı mutlu edyor?

Bununla birlikte , asla tam anlamayacağını bile bile kim arar?

Aydınlanma denen şey , asla sonsuzluğu tam anlamıyla anlayamayacağını anlamak mı?

Eğitim hayatında niye çalışıp çaba gösteriyoruz, mezun olacağımız için . Bu tamam ama "mezun olamayacağımızı", daima o sonsuzluğu çözemeyeceğimizi bile bile niye okumaya devam edelim? Okumayı çok mu seviyoruz? Ama mezun olup ,para kazanmak gerekmiyor mu ,işin ucunda? Ömrümüzün sonuna dek okumak için parayı nereden bulacağız?

Ve daha ötesi , madem ki biz o sonsuzluğun ta kendisiyiz, niye kendimizi asla bulamayalım?

İşte ben buradayım ve madem ki sana göre de ilham alınabilir(yani "öz 'e erişilebilir") öyleyse kendimize yani sonsuzluğumuza niye asla erişemeyelim? Hem de daha bu hayatta iken (3b)erişebilme (ilham)imkanımız var iken?

Ki Maharaj bir sorana "madem o içinizdedir , öyleyse O'nu bulmak zor olmamalı, içinize bakın "anlamında birşey der , niye böyle der?

Veya o altını çizdiğim kısımdaki gibi, niye 7b deki varlık için Ra "yaratan a geri dönüş yolculuğuna başlar"diyor, madem ki arayış hiç bitmeyecek , 3b üstü aydınlanmış?

İddialarında kabullenebilir bir şey ileri sür , ben de sana tamam diyeyim öte yandan bunlar "senin sonsuzluk "tanımının vardığı sonuçlar ise, ancak "senin sonsuzluğunun "ifadesidir.




Edited by - pandora76 on 22/12/2011 02:28:27
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  01:05:24  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu noktaları açımlamak bana önemli gözüküyor. Bu arada, farklı fikirde olmayı ve bunu ifade etmeyi sevgisiz bir bilgi tartışması olarak görmek şart değil. Eğer ki, birbirimizi suçlamayacaksak, herkesin kendi anlayışına, bakış açısına, kendi ilerleme hızı ile ilerlemesine saygı göstereceksek (ve dolayısı ile bazı noktalarda tartışma veya tartışmama seçimine de), kendimizi ileri çıkarmaktan çok gerçeği arama/anlama hevesinde isek, o zaman bu tartışma hem farklı görüşlerin ifade edildiği, hem 'saygıdeğer' hem de 'sevgideğer' bir fikir alışverişi olarak sürebilir/kalabilir. Bu olasılığa yoğunlaşmalıyız bence.
----------------
Ne güzel söylemişsin , farklı fikirleri ifade etmekten ötürü sevgisiz bilgi tartışmasına dönüştürmüşüm gibiycesine yazmışsın lakin , önceki sayfada yazdıkların ne idi oe? Yani farklı fikirleri ifade etmek miydi yoksa bana dair birşeymiydi?

Kafandan çıkan her oturmamış/karışık düşünceye birşeyler yazmak yorucu. Cevap yazdığını düşünüyorsun ama çelişkileri, kendini övmelerini, ve karşındakini suçlamalarını çıkarınca geriye pek fazla birşey kalmıyor üzerinde duracak.

----
Bana şehir dışında iken yazdığın o ilk cümlelerden biri ve şimdi bu farklı fikirleri ifade etmek ;mi oluyor yoksa küçümsemek mi? Yani olay ,"farklı fikirleri ifade ettim diye "miye dönüşüyor , sen böyle söyleyince?

Ve bununla birlikte ,insanların kendilerini ileri çıkarması konusu ilginçti çünkü çok sakin bir dille , üstrubuyla kendini öne çıkarmak denen şeyi sende gördüm , buradaki ilk mesajlarınla başladı bu şey ama son derece olgun bir dille yazıldığı için dikkat çekmiyor fazla fakat işte bir de benim gibisi vardır , açıkça dile getirir düşüncelerini ve ne kadar da olgunluktan uzak ;oluverir .

Aradaki farkı ayırtedecek deneyime sahip olmayan biri de ikisini karıştırabilir, olay bu. Neyse.
--------
Bu önceki mesajından, cümlen çok hoş"aradaki farkı görecek deneyime sahip olmayan biri ama neyse işte ". Ve "neyse ama ben yine de laf anlatıyorum ona, deneyimi olmasa da"..

Yani sen deneyime sahip/ olgun bir düzeye çıkıyorsun , spritüalizmdeki olgunluk anlayışına uygun ve bu sözlerle , karşındakine "deneyimin olmadığı için anlamıyorsun"demeye getiriyorsun , kibar bir dil ile(anlamadın sözcüğünü kullanmayarak olgunca anlamadın demek ) , onun ilerleme hızını küçümsemiş gibi oluyorsun ama saygıdeğer sözcüklerle yaptığın için bunu, hiç olumsuz gözükmeyecek fakat ben "anlamıyor musun"dediğim , düşündüğümü şeyi direkt söylediğim , evirmediğim için kötü biri oluyorum:)

Bu yani beni deneyimsiz , çocuk vs..gibi göstermelerin burada başlıyor ama olgunluğuna yani görüntüne zarar vermeyecek bir şekilde devam ediyor ileride. Makbul olan yöntem bu mu? Evet, artık spritüalizmdeki egemen anlayışı öğrendim. Olgunluk budur..

Peki hepsi bir yana. Aradaki farkı görebilecek deneyime sahip olmadığımı nereden biliyorsun? Sen konuyla ilgili ne kadar açıklama yapmışsın ki buna karar verdin?

Öte yandan madem aradaki farkı biliyorsun ve ayırdedebiliyorsun, tamam o zaman, bizlere açıkla ve biz de yararlanalım, ayırdedelim.

Ve sevgideğer ,saygıdeğer tartışmadan sözetmen için, gerçeği anlama hevesinin ötesinde birşeyler mesela saygı göstermek gerek. Kusura bakma ama , alttan alta" sen deneyimsizsin ama neyse işte "gibi sözlerinle başlarsa eğer,
Kusura bakma ama zihnini önemli olanın üstüne odaklamak ve çelişkilerini görmek istemedikçe ne kadar incelesen de çok da fayda etmiyor. gibi devam ediyorsa ve üstüne saygısızlığını görmek yerine bir de yine üstrubuyla devam ediyorsan , niye saygılı bir paylaşım beklediğini söyledin? Sen saygımı gösterdin, anlamadın ;demeyip ama anlamadın demekten de ötesinde demeye getirirken?

Buyur, sen çelişkileri ortaya ser öyleyse. Demekle olmuyor ki"senin fikirlerin çelişkili"gibi? Demekle olmuyor gerçekten , bir de anlatmak gerek, ha senin çevrende işler böyle yürüyorsa, sadece olgun gözüküp "çelişkiler çok bilginde "denmesi yeterli oluyorsa o başka zira ben pandorayım yani beni onlarla karıştırma çünkü dünyanın en alimi bile gelse "açıkla "derim.

Bu arada ilerleme hızına dair..
Ben buraya ilk geldiğimde ilk sana selam verdim ve seni kendimden ileride tuttum. Kendimi ileri çıkarmak gibi bir hevesim varsa eğer, niye sana öğretmen diyerek,üstat diyerek seni ileri çıkardım? Seni ileride bir konuma yerleştirirsem ben geride kalmayacakmıydım?

Biliyorum garip geliyor kendimi ileride tutmamam çünkü ben senin dünyana ait değilim , garip gelmesi normal bu nedenle. Benim astrolojik haritamın bir yorumu şudur astrologlara göre. Öğrenmeyi o kadar isterler ki, kendilerinden birşey öğrenebilecekleri insanları ararlar özellikle. Benden ileride olan inanları özellikle aradığım için ve senden yani ileride olduğuna inandığım insandan birşeyler öğrenmek için buraya geldim diyorum ama sen bunu anlamak istemiyor , tavrımı sana üstat diyerek yaklaştığımı görmezden gelip , bana olan yaklaşımında geri adım atmamak için sanki ,
kendimizi ileri çıkarmaktan çok gerçeği arama/anlama hevesinde isek, diyebiliyrosun.

Bu forumda heryerde benim gerçeğe dair arayışlarımla alakalı yazılar var ,seni öne çıkartan "üstat, öğretmen vs.."hitaplarıyla başlayan ama onlar değil , burada saygı dolu yaklaşımlar istemem kendimi ileri çıkarmayı istediğime işaret edip , gerçeği çok istemediğimi vurguluyor öyle mi.. Öyleyse sen niye , saygı ve sevgi dolu paylaşımlar istedin?

Senin deyiminle övünerek diyeceğim ki, arkadaşlarım leyleklerin kendilerini getirdiğine inanırken ben ansiklopedi okur ve arardım , sorardım . Sen hala birşeyi anlamamışsın, hergün görmeyeceğin insanlardan biri ile konuştuğunu , bir çocuğun bu kadar öğrenme hevesinin olmasının normal bi durum olmadığını. Gerçeği arama hevesin daha fazla ise , bende bilgi adına ne varsa almak için zorlardın , daha çok sorardın, bırakmazdın ve bu sözlerinle son derece üstruplu bir dil ile, "aradaki farkı bile bilmiyor , neyse işte vs.."gibi sözlerle asıl sen kendini öne çıkarmaya çalışmazdın.

Yukarıdaki sözlerinde geçen aşağılanmaya tepki verdiğim için kendimi öne çıkarmaya çalıştığımı iddia ederek nasıl olgun bir eda ile karşındaki yerden yere vurulur , diğerlerinin de tepkisini çekmeden..böylece görmüş oluyorum.

Garip olan şu ki, ben zaten kendime göre beni tatmin edecek yanıtlar bulduğumu dile getirmiştim önceden ,ister sonuçlar doğru olsun ister olmasın ama beni tatmin edecek düzeyde doyurucuydu benim için yani gerçeğin arayıcısı bu durumda sensin ben değilim, niye bana saygı göstermesen de sana gerçeğe dair düşüncelerimi vermek için saygısızlığa tahammül edeydim? Garip değil mi bu, hem sonuca kendine göre ulaşmışsın hem de emeğine saygı gösterilmemesine tahammül edeceksin ve niye? Bana bir sebep söyle?

Oysa ki burada yapacağın şey , alttan alta olgun bir dille"gerçeği arama derdinde değilsin ki, kendini öne çıkarma hevesindesin vs.."demeye çalışmak yerine, düşünmek, empati kurmak olmlıydı.
-----------
Diğer mesajında geçen:

Mesela "gerçek bir deneyim midir" konusunu ele alıyorsun. Ama bu konuyu bence şöyle vurgulayarak bağlamak gerek ki, yanlış anlaşılma olmasın. Bu konunun Ra ve Maharaj'a göre farklılık gösterdiği ve filan sebeple bunlardan birinin daha üstün olduğu söylenmeli bence. Yani örneğin "Maharaj'a göre gerçek bir deneyim değildir, Ra'ya göre ise deneyimdir" gibi bir fark vurgulanmalı. İkisi için bir farklılık belirmiyorsa, zaten bizim tartışmamız açısından bu konu bir ayrım noktası oluşturmayacaktır.

--------------------

Üstünlük kelimesiyle diğerinin tekamülde daha ileride olduğunu mu kastediyorsun? Afedersin oe ama , belki de rastgele üstünlük kelimesini kullandın ama belki de değil. Hangisi daha üstün ;düşüncesi ilgini çekiyor belki, bunu sen bilebilirsin, bununla birlikte , Ra ya işin ucu dokunduğu an tavrında nasıl bir değişiklik olduğu, Ra dan daha ileri düzeydedir Maharaj demem üzerine konuşmaya girişin ..aklıma daha çok , Ra dan nasıl daha üstün biri olabilir ;düşüncesine inanıyormuşsun gibi birşeyi getirdi. Tamam Ra 'nın hata yaptığını kabullendin ama ben ısrar ettiğim zaman , ki zaten Ra ya dair hata yapabildiklerine dair yazılarını yazacağımı bildiğin için. Bunları okurken aklıma Maharaj ın bir sözü geldi, bunu yazmak istiyorum:

Büyük çaba ve çilelerden sonra emellerine , yani daha yüksek deneyim düzeylerine ulaşan kişiler bulundukları konumlarla lgili şiddetli bir duyarlılık içindedirlee ,onlar insanları , en alt basamaklarda hiçbirşey başaramayanlardan ,en üst basamaklarda en üstün başarı sahiplerine kadar hiyerarşiler halinde derecelendirirler . bana göre hepsi eşittir . Görünüş ve ifade farklılıkları olur ama bunların önemi yoktur . Altın süs eşyasının şekli altını etkilemediği gibi, insanın özü de etkilenmemiş olarak kalır. Bu eşitlik duygusu eksik ise , bundan ,gerçeğe ulaşılmamışlık anlamı çıkar.
----------------

Senin sözlerindeki "hangisi daha üstün vs.." yi görünce aklıma bu sözleri geldi Maharaj'ın. Işık 7 renge ayrılır ama hiçbir ötekinden üstün değildir, hepsi zihne aittir, gerçeğin bir ifadesidir. Ne Ra ne Maharaj ın tekamül derecelerinin üstünlüğü diye birşey sözkonusu olamaz. Ra bana bilinci anlatır ama Maharaj ötesini işaret eder ve her ikisi de birdir çünkü her ikisi de bir 'in ayrı görünümleridir. Ra , Maharajın bir başka benliğidir ve Maharaj , Ra için bir benlik.

Bu bence önemliydi bunedenle değinmek istedim çünkü çok sorunun buradan çıktığını düşünüyorum.
Ve şu sorunu , burada yazıklarım ve felsefede yazdığın şeylerden sonra ben sana yöneltmek istiyorum ve sana bırakıyorum:


Yani örneğin "Maharaj'a göre gerçek bir deneyim değildir, Ra'ya göre ise deneyimdir" gibi bir fark vurgulanmalı.

-----------------

Ra ya göre gerçek bir deneyim midir? Ra , neden bilincinizdeyiz; demeye gereksinim duymuştur?

Yani eğer gerçek hepsi ise sadece(zihin de) , neden ayrıca bilincinizdeyiz,deme gereksinimi duymuş Ra?

Bilinç derken ne demek istemişti, niye "bilinç" diye ayırmıştı? Bilicinizdeyiz diyorsa, o zaman bunun da ötesi olmalı? Deneyimi bilince mi sığdırıyor Ra yoksa ötesine mi? Sen vurgula .
Mesajına devam edeyim:

Veya başka bir örnek, "biz 4b diye bir yere gitmeyeceğiz, biz 4b yanımızı uyandırdığımız için evrenimiz ona dönüşecek" diyorsun. Örneğin ben bu söylemde, bu ikisi arasında nasıl bir fark olduğunun vurgulanması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin şöyle diyebilirsin "4b yanımızı uyandırmak her an mümkündür, 5b yanımızı da uyandırabiliriz 4b'yi uyandırmadan.
------------

Bir dakika. İlgi çekici nokta şu ki, ben hiçbir zaman "5b yanımızı da uyandırabiliriz 4b'yi uyandırmadan". gibi birşey demek bir yana dursun , buradaki yazılarda eğer okuduysan , Maharaj'ın değil bu seviyelerden geçmemesi , bu seviyeleri önceki yaşamlarında tamamlamış ve bu yaşamda aydınlanmaya erişmeye hazır (tekamül açısından) olmuş olabileceğini söylemiştim. Bunu ayıralım, hiçbir zaman , 4 ü deneyimlemden 5 e geçilir vs..demek bir yana dursun(ki yazaılarımda böyle birşey yok) aksine , Ra nın da verdiği bir örnekten sözetmiştim. O , gezginlerin 3b deki katalizörlerden ötürü çok hızlı tekamül edebileceklerinden sözediyordu, işte kitaplar elinde , bunların söylendiğini biliyorsun ve yazdıklarımda da "4 ü deneyimlemeden 5 e geçer vs.."diye birşey yok. Dolayısıyla bana böyle birşey sorman ,
5b yanımızı da uyandırabiliriz 4b'yi uyandırmadan. demen acayip geldi.
-----------

Ama bir yere gitmek olarak düşünürsek bir sıra içinde gitmemiz gerekir" gibi. Yani "yoğunluklar içimizde, o halde istediğimize zıplarız" gibi bir kavram mı ifade etmek istiyorsun.

----------
Zıplarız? Yani ne güzel bir üslup benim anlamamışsın dememe öylesine kızarken , ? Anlamamışsın; kelimesine bozulursun ama sen dilediğince konuşursun. Öyle olsun.

Yeterince okumamış olmanın bana zorluk yarattığını söylememin nedeni bu idi, ,kim demiş oraya buraya zıpladığımızı, tüm aşamaları geçmeden? Biz bir isek, sonsuzluk asla bölünmemişse eğer, yoğunluklar içimizde ise , biz ona dönüşürüz hepsi bu, biryere gitmeyiz.

Bak aklıma geldi senin sözlerindi. Bence bu sözleri yeniden hatırlamakta fayda var:
-------------------

http://www.budur.com/forum/topic.asp?TOPIC_ID=1932&whichpage=3

Kanal bilgilerini görünüşte hepimiz okuyoruz. Ama hangi oranda içindeki/derindeki özü kendimize katabiliyoruz? Düşüncem o ki, bazı durumlarda bu bilgilerle karşılaşmak dahi pek faydalı bile olmuyor gibi sanki. Neden derseniz? Bir insan bir kanal bilgisine nasıl güvenir, emin olur, nasıl kendisine katar, derseniz; oradaki bilgileri salt okuyarak değil, veya parça parça konuları tartışarak da değil. Esas olarak şu şekilde; varlık, tekamülü boyunca kendinde bir 'öz' biriktirir. Bu öz yaşamdan/deneyimden gelir, ve salt bu yaşamından değil, bütün yaşamlarından (görünürde genç ya da yaşlı olabilir kişi, ama önemli olan yaş değil, bu özün olgunlaşma düzeyidir) İşte bu özdür bizim doğruyu yanlışı ayırd etmemizi sağlayan (buna manyetik merkez de denebilir belki, belki Gurdjieff 'manyetik merkez' derken bu özü kastediyordu, veya 'kişilik ve öz' bahsinde bu özden bahsediyordu).

Bu öz, içimizdeki sesin/sezginin/vicdanın/'gönlün' gelişmişliği/olgunlaşmışlığıdır. İnsan vardır hiçbir kanal bilgisini duymamıştır, ama yaşamlar boyu çok sağlam bir öz biriktirmiştir. O kişi, zaten ruhsal olarak çok gelişmiş durumdadır. Ve kanal bilgileri ile karşılaşınca da; ne doğru, ne sapma taşıyor, (olaya/kavramlara biraz adapte olup ilgilendiğinde) zaten ayan beyandır/açıktır ona. Yani esas olan kanal bilgileri değil bu özdür.

Ve zaten bir kanal bilgisi ile karşılaşınca ona güvenmemizi/inanmamızı sağlayan da bu özdür. Yani biz Ra bilgilerini okuyup da "ha iyiymiş, o halde buna inanalım" demedik/diyemeyiz. Tam tersi, o bilgileri okuduğunuzda içinizdeki özle uyum yüzdesi, size bilgilere inanmanızı ya da inanmamanızı söyler. Yani öz yeterince gelişmiş olduğu için oradaki kavramlarla bütünleşir ve siz de bir güven/eminlik yüzdesine ulaşırsınız. Tabii öz yeterince gelişmişse. Öz yeterince gelişmişse, içinde sapma taşıyan bilgiler içinde bile doğru olanı ayırt edip faydalanabilirsiniz, ama öz yeterince gelişmemişse en doğru bilgiyi bile doğru perspektifte algılayamaz/oturtamaz ve kendiniz sapma taşır halde anlayabilir/sunabilirsiniz. Yani esas olan özdür. Ve bilgiler sonra gelmelidir. İnsan, 'kendi özü' tam yetkin ayırd etme yapamaz durumda iken, erken şekilde bilgilerle karşılaşır, bilgilere fazla ağırlık verirse, hazmedilmemiş bilgiler kafasında bir oraya bir buraya savrulacak; bu durum da, negatifler için o kişiyi ve çevresindekileri/iletişimde bulunduklarını 'yanlış yönlendirme' adına çok da iyi bir fırsat sunmuş olacak.

----------------

Yani, çok önceden bir varlık içinde öz biriktirmişse pek çok yaşam boyu, bu yaşamda kolayca "içinde sapma taşıyan bilgileri kolayca ayrıdedebilmesinden "sözetmiş, insan vardır kanal bilgisi duymamıştır hiç;demiştin . Benim önermelerimi bu yazında doğru görmüştün ,ben de kanal bilgisi hiç okumamıştım uzun zaman ,aranıza çok sonra kaltıldım.

Bunu neden yazdım? Ayırdedebilecek kadar uzun zaman deneyimler yaşamış biri olduğundan sözediyordun , uzun zamana dayalı deneyimlerinle kendini ayırdedebilecek düzeye getirmiştin bu başlıkta ama bu yazıyı yazdığın linkte ise tam aksine , bu yaşamda uzun zaman deneyimler geçirmeden içinde önceki yaşamlarda öz birktirmiş insanların kolaylıkla ve kısa bir zamanda ve hatta benim gibi hiçbir kanal bilgisi okumasa da uzun zaman, kolaylıkla doğruyu yanlışı ayırdedebileceğinden sözetmişsin.

Ee? Bu düşüncelerindeki değişiklik ne? Şimdi uygun olan bu muydu ki böyle söyleme gereksinimi hissettin yoksa fikirlerin mi değişti ?
Öte yandan hadi varsayalım fikirlerin değişti , ortada şöyle bir sorun var ki, Ra 'nın kendisi gezginlerin bilgiye erişip hızla tekamül edebileceklerini söylerken , Maharaj 'ın 4 ü yaşamadan 5 e zıpladığını söylemem bir yana dursun, onun , bu yaşamda tekamül açısından hazır olduğunu , bir gezgin gibi, bu yoğunlukta hızla tekamül edip aydınlandığını söylemem Ra' nın söyledikleriyle tamamen paralel söylemler değil mi?

Ve kendi adıma.. Ben ne önerdiysem çıktı , sen aksini iddia da edebilirsin ama her ne kadar itiraz alsam bile bilgideki önermelerimin, hepsi tek tek çıktı, üst mesajlarda sözettiğim ve forumda şahit olduğumuz gibi. Ee , öyleyse belki ben de hayatı boyunca hiç kanal bilgisi okumamış ama okuduğunda kısa bir zamanda doğru ve yanlışı ayırdedebilecek bir öz biriktirdim belki, senin örneğindeki gibi. O zaman, bana uzun zaman zarfında geçirdiğin deneyimlerinle nasıl ayırdedebildiğinden sözetme gereksinimi duyman niye? Belki ben senden daha ileri bir tekamül düzeyindeydim ve buraya gelmeyi seçtim , dolayısıyla senin kadar deneyim geçirmeme gerek kalmadan bilgiye kolayca eriştim? Bu olamaz mı? E senin söyemlerinden yola çıkıyorum , uydurmuyorum.

Ve birşey daha var ki, forumda yazmıştım, Ra , kimilerinin daha hızlı çekildiğinden sözediyordu, işte forum ve o sözler burada.

Belki de durumum bu idi , bu da bir olasılık ve forumda önce itiraz alan tüm önermelerimin zamanla çıktığını gördük ve öyleyse ben belki , belki gerçekten de ben 5b den geldim veya veya ... Ve özü biriktirmiştim ve şimdi kısa bir zamanda kolayca bilgiye eriştim? İşte bu olasılıkları öneren sensin, verdiğim linkte sözünü ettiğin.
--------------

Çünkü bir yandan sonsuzluk içimizde olduğu için, herşey içimizde olarak görülebilir. Ama bunun 'neyi değiştirdiği' önemli, bu belirtilmeli ve vurgulanmalı.

---------

Neyi değiştirdiği mi önemli?Sen "biz biriz"der iken , birliği vurgulaman neyi değiştiriyor? Bir olduğumuzu zaten biliyoruz iken ne diye biriz deyip duruyoruz, neyi değiştiriyor ki bunu terennüm etmek?
İşte benim sözümde bunu değiştiriyor.

Çünkü Ra örneğin yoğunlukları ve bunlara geçişin nasıl olacağını açıklamış. Herşeyin içimizde olduğunu da açıklamış, bunu da açıklayan o ve biliyor zaten. O halde ne değişiyor, bunu vurgulamak gerek bence. Tabii bir de ana tez ile ilişkisi açısından belirginleştirilmeli, örneğin, "Maharaj'a göre yoğunluklar içimizdedir, Ra'ya göre ise farklıdır ve farkı şudur" gibi birşey denmeli, kanımca. Bunlar olmadan açımlanan konuların 'yarattığı farklar' ve 'ana tezle ilişkisini' kurmak güçleşiyor anlatım uzunlaştıkça ve karmaşıklaştıkça.
---------------


Gerçeğe sonsuzluğa dair yazılar yazdım, şimdi bu vurgulanmalı diyrosan eğer, sen vurgulamalısın önermelerini .



Edited by - pandora76 on 22/12/2011 02:39:26
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  03:16:23  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Buradan devam edicem mesajlarına.
--------------

Diyorsun ki, gerçeği arıyor olsaydın, salt tartışma dahilinde yazdıklarımla ilgilenmezdin, yeni birşeyler öğrenmeye çalışırdın. Açıkçası benim temel ilgi alanım artık akıl/zihin'den çok beden/enerji merkezleri. Yani uzun zamandır asıl deneylerim bunun üzerine. Çok uzun zaman alan deneyler bunlar. Bazan bir hatamı anlamam 10 yıl sürüyor. Ve bu akıl/düşünce/zihin ile ilgili konular (yani düşünce/akıl ile ilgili herşeyi kastediyorum, ki bütün olası tartışma konuları bunlar üzerinedir. Beden/enerji merkezleri tartışılmaz, deneyimlenir.

--------------
Tartışılmaz deneyimlenir..Ve böylece sen benden daha deneyimli oluyor ve bana fark atıyorsun , n- adım öteye geçiyorsun , olgun bir dil ile ama garip olan daha önceden söylediğin şu yukarıya aldığım sözlerin.
-----------------
İnsan vardır hiçbir kanal bilgisini duymamıştır, ama yaşamlar boyu çok sağlam bir öz biriktirmiştir. O kişi, zaten ruhsal olarak çok gelişmiş durumdadır. Ve kanal bilgileri ile karşılaşınca da; ne doğru, ne sapma taşıyor, (olaya/kavramlara biraz adapte olup ilgilendiğinde) zaten ayan beyandır/açıktır ona. Yani esas olan kanal bilgileri değil bu özdür.
-------------------

Ne garip değil mi? Bu söylemlerinle bir önceki söylemini yıkman . Çünkü burada , "ben yıllarca uğraştım ve ancak tartışılmaz deneyimleyerek öğrenilir , sen daha küçüksün , yolun var çünkü "deneyimlemedin" ve o tartışılmaz deneyimlenir "vs..demeye getirirken , tam aksine öncesinde ise, yaşam boyu biriktirilen öz önemlidir ;demiş olmandaki çelişki. Sanki "ben bilmem kaç zamandır spritüalistim , bilriim"demişsin gibi durmuş.

Bunu anlamayacak kadar aptal olduğumu düşünüyor olabilirsin ama buna ancak senin olgun tarzın ile yerden yere vursan bile "olgunsa sorun yok, o doğrudur"diyecek insanlar inanır , ben değil çünkü sözünü ettiğin o öz' e bakarım ben, görünüme değil(olgun gözüken üslup)
------------------
Tartışılan kısmı gene akıl/düşünce düzeyinde olacaktır) üzerine olan düşüncelerim belki 20 yıl öncesinde kendi olgunluğuna ulaşmış durumda.
----------------------
Tabi ki olgunsun ve olgunluğa ulaştı sözlerin de, olgunluk nedir oe? Belki de sen o kadar yıl boyunca deneyimlesende , aslında doğru yolu izlemedin , olamaz mı? Veya belki ben zaten deneyimlemiştim önceki yaşamlarımda, bu olamaz mı?E senin iddia ettiğin kadar uzun aman deneyimlemediğim halde yien de doğru tahminler tutturmamın bir açıklaması olmalı.
---------------------

Maharaj'ı kaç sefer okuduğumu (ve ne kadar yavaş, sindirerek okuduğumu) ve kaç sene önce düşünmeye başladığımı bilsen sanırım şaşırırdın. Sanırım Ra'dan önce okumaya başlamış olmalıyım. Çünkü Ra'yı kitabın adını komik bulduğum için bir süre geri plana dahi attım. Neyse. Gene tepeden bakan veya herşeyi bilen oe olmak istemiyorum. Ama bilmek/anlamak gökten zembille inmiyor bunu belirtmek isterim.

------
Şaşırdığım o ki, Maharaj' ı okumuş isen sindire sindire, onu bilmem kaç kez hatmetmiş ben niye sindire sindire okumadığını düşünüyorum? Daha önce söylediğim şeyi burada vurgulamalıyım. Onu okumuş olabilirsin ve onu okumayanlara , sindire sindire okuduğuna inandırabilirsin ama benim kadar okumuş biri senin yeterince okumadığını rahatça anlayacaktır. Demiştim hani..

Madem onu sindire sindire okudun ,secretdreamın sayfasında ben Maharaj' a dair "ceylan dersinde oturmuş" kısmını yazdığımda ancak bu kısmın farkına varmış gibi heyecanla "adam ceylan derisinde oturmuş vs.."diye konunun üzerine gittin onca zamandan sonra ilk kez? İşte orada yazılar , uydurmam olanaksız. Yani okumuş olsa idin sindire sindire , Maharajın ceylan derisinde oturduğu kısım önceden ilgini çekerdi , ben yazında değil veya adam bilinç ve ötesini ayırırken , önceki sayfada "varlık neyi deneyimleyecek ki"yaklaşımıyla gelemezsin, işte önceki sayfada yazılarımız,Maharaj bilince deneyim der iken, sen sindire sindire okumuşsan nasıl olursun da bunu , Maharajın bu yakklaşımını görmezsin?

Bırak oe bunları ,en azından Maharajı çok iyi okumuş insanların karşısında bu tür bir iddiada bulunma , bunu onu bilmeyenlere anlat.

Dediğim gibi, okduğuna inanıyorum tabi ama sindire sindire filan.. Yok böyle birşey ,ki zaten yine diyoroum , okumak zorundada değilsin ama sindirerek okumadığın halde , sırf Ra yı Maharajdan üstün göstermek için bunu yapmaya çalışrsan , ben de bu durumda birşey söyleme ihtiyacı duyarım. Ra da gerçek sevgisini bulmuşsun, senin için en iyisi imiş vs..olsun, kim sana ne diyor ki? Burada biz secretdreamla tartışırken Maharaj' a dair,onu gerçeği idrak etmediğime dair itham ettiğimle ilgili sözlerle gelen sensin, kimse sana "hayır , Maharaj Ra dan üstündür ve sen ona inanacıksın illa "vs.."demedi ki.
----------------
Tartışılan kısmı gene akıl/düşünce düzeyinde olacaktır) üzerine olan düşüncelerim belki 20 yıl öncesinde kendi olgunluğuna ulaşmış durumda. Maharaj'ı kaç sefer okuduğumu (ve ne kadar yavaş, sindirerek okuduğumu) ve kaç sene önce düşünmeye başladığımı bilsen sanırım şaşırırdın. Sanırım Ra'dan önce okumaya başlamış olmalıyım. Çünkü Ra'yı kitabın adını komik bulduğum için bir süre geri plana dahi attım. Neyse. Gene tepeden bakan veya herşeyi bilen oe olmak istemiyorum. Ama bilmek/anlamak gökten zembille inmiyor bunu belirtmek isterim. Kimse kimseyi 'çok bilmekle' suçlamamalı veya 'herzaman haklı olmakla' veya 'belli birşeyci (Ra'cı olmak gibi) olmakla' suçlamamalı bence. Çünkü bunlar bence haksız suçlamalar. Çok bilmiş/anlamışsa çok uzun zamanlar harcamıştır bunlar için (tek bir yaşamda olması şart değil). Hiçbir gelişme gökten zembille inmiyor. Ve kazanılmış her gelişme takdiri hak eder. Ra gerçekten 6. derece ise, ben de bu kaynaktan daha gelişmiş ve bana daha çok şey veren birşeyle karşılaşmamışsam, tabii ki en çok faydalandığım ve ileri sürdüğüm şey o olacaktır. Bunun Ra ile ilgisi yok. Bunun 'hangi kaynağın gerçek üzerine bana ne kadar şey verdiği' ile alakası var. Bu bir Ra sevgisi değil. Bu bir gerçek sevgisi. Bana gerçek adına verdikleri için duyduğum bir sevgi.
--------
Ra sevgisi değil, "gerçek "sevgisi. Ben Maharaj ıda sindire sindire okudum ama yıllarca süren deneyimlerime dayanarak diyorum ki Ra gerçeği temsil ediyor, Maharajda birşey yok ;der gibi.

Başka bir kaynak da şu an çıkıp daha fazlasını verirse, o da aklımda ve gönlümde yerini alır. Bunlar birbiriyle yarışmıyor aslen. Ne Ra'yı okuduğum için Maharaj'ı unuttum, ne de şimdi başka bir kaynak daha fazlasını verirse Ra'yı unutacağım. Ama 'kaynaklar çeşitli olmalı' gibi bir tez, eşit şey veren kaynaklar arası geçerli olur.

----------
Merak ettim, kim böyle bir tez ortaya koydu? Ben Maharajın yanısıra fizik başta olmak üzere pek çok bilgi kaynağından yaralandım fakat benim ille de "çeşitli olmalı kaynaklar "gibi bir tezim olmadı, öyleyse bu tez kme ait?

Ha bu arada, aklıma gelmişken..Forumda var o yazın, gurdijeften, Maharajdan vs..farklı kaynaklardan da yararlandığını yazmıştın önceden , öyleyse bu tez sana mı ait? Bana ait değil çünkü, ben açıkça Maharajın kusur diye nitelenebilecek bir şeyini yani ceylan derisinde oturuğunu yazdım ve bu nedenle insanların ondan şüphe edebileceğini bile bile. Ee?

Sen sindire sindire okudun Maharajı da ve ra ile eşit olmadığını anladın, şimdide "Maharaj a gerek yok pek, nasılsa Ra ile eşit değil, o gerçektir ama Maharaj değil, ben, onca yıl deneyimleri olan ben onu okudum ve anladım Ra ile eşit seviyede olmadığını , öyleyse geriye sadece Ra kalıyor, o gerçektir, gerçek sevgisidir"..gibi durmuş.
Vay be oe, vay canına.


Ben bütün kaynaklara bana gerçeği verme konusunda eşit şans tanıdıysam/tanıyorsam, benim sorumluluğum bitmiş demektir. Sen de henüz düşünmediğim/anlamadığım bir noktaya katkı sağlarsan (dolaylı veya dolaysız) bu gene benim hoşuma gider. Ama mesela seni 'Maharajcı' diye kategorize etmeyi tercih etmem. Çünkü şu an için en fazla alabildiğin şeyi onda bulduysan, bunun senin için böyle olması bence gayet doğaldır.


Bak şimdi, burada çok güzel konuşmuşsun , dime? Öyle gözüküyor fakat iyice okudukça birşey gözüme çarpıyor. Önce usulca , yıllardır deneyimleri olan ve dolayısıyla yetkin birine çevirdin kendini ve sonrasında ra 'yı üstün kıldın yani Maharaj geri planda kaldı ve sonrasındada tabi bu geriye atma işlemi bitince arkasından son derece olgun bir dil ile "

Çünkü şu an için en fazla alabildiğin şeyi onda bulduysan, bunun senin için böyle olması bence gayet doğaldır.

----

Diyerek , önce olgunlukla geri plana attığın Maharaj da aradığını bulan , yine tekamülde geride birine dönüştürdün:)

Kelime şu:

Çünkü şu an için en fazla alabildiğin şeyi onda bulduysan.
-
Şu an...

Yani şu an ben tekamülde en fazla bu kadarını ancak Maharajı bulabilecek kadar gerideyim.. N- adım geride..

Tabi "aradığın şeyi onda buldysan bu bence doğal "diyerek böylece aynı zamandada yine olgun birine büründün "olabilir, daha çocuk o tekamülde ama özgür neye inanırsa çünkü ben özgürlükçüyüm "der gibi.

Helal olsun sana oe, gerçekten helal.. Mükemmeldi....




Edited by - pandora76 on 22/12/2011 03:27:11
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 22/12/2011 :  04:16:47  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sana yazdığım son mesajımda anlaşılmayan birşey mi var?

Tartışamayacağımı anladım ve yazmayı bıraktığımı söyledim. Ve senden birtek şey rica ettim, bana atıfta bulunmamanı. Düşüncelerini yazacaksan beni katmadan yaz. Öfke sebebiyle de yazmanı tavsiye etmem, anlamsız olur. Aslında bir noktada haklısın, sana ve tartışmamıza dair ne düşündüğümü açıkça söylememem gerekiyormuş. Bunu anladım. Sanırım bir insanın başka birinin kendi hakkındaki filtresiz düşüncelerini kaldırabilmesi kolay bir şey değil. Zaten bunu görebilecek durumda olursa kendisi görecektir. Değilse de ya sendeki gibi bitmeyen bir döngüye sebep olacak veya bir noktada kabullenmeye (Evet kabullenemiyorsun. İlginçtir başlık "teslimiyetin anlamı" ama sen asla teslim olamıyorsun).

Ki yazdıklarımı kafanda kurarak giderek daha kötüleştiriyorsun. Artık benim ne söylediğimle ilgisi kalmıyor. Bunları açıklamalı mıyım bilmiyorum. Çünkü söylediğim herşey aleyhime delil olarak kullanılabilir, ve ağızda/zihinde sakız gibi çiğnene çiğnene, sonsuza kadar üstünde gide gele, kurup kurup başka başka şeylere dönüştürülebilir. Şu hale bir baksana. Sana tartışamadığımızı söylüyorum. Varsa kusurlarım için af diliyorum, bir anlamda hakkını helal et diyorum. Ve olayı bitirmeye çalışıyorum. Ama bitmiyor. Önce olgun davranmışsın diyorsun. Sonra söylediğine uyacağım en kısa zamanda bitireceğim diyorsun. Senden cevap beklemediğim halde cevap vermeye başlıyorsun. Diyalogu bitirmiş bir insan cevap bekler mi? Ne yapsın cevabı. Sana istersen birkaç gün içinde yaz deme sebebim, "bana hiç söz hakkı tanımamaya çalışıyorsun" deme diye. Yoksa senin yerinde ben olsam, olasılıkla tek mesajda bitiririm. O da kısa birşey olur. Yani anlamlı olan o. Bitmiş bir diyalog sonuçta.

Ondan sonra bir süre açıklama yazıyorsun. Sonra başka şeyler. Sonra tekrar öfkelenmeye başlıyorsun. Kendi kendine. Ben artık birşey yazmadığım halde, 'kendi kendine' öfkelenmeye başlıyorsun. Sonra benim ifade ettiğim fikirlerin yararsızlığı, yanlışlığı, seni geciktirmesi, kahrolası fikirler. Her ne ise. Keşke bunlar salt öfkenin dile dökülüşleri olmasa. Kendine dışarıdan bakıp göremediğin için, her yazdığın sana doğru geliyor. Bunlar egonun öne çıkışları değilse ne? Hangi 'kötünün yenmesini' engellemeye çalışıyorsun, kırılmış egonun tamirinden başka. Bu kadar rahat yazmaya devam etmenin sebebi karşındakinin artık sana cevap yazmayacağını söylemesi mi? Onun için mi bu kadar rahatsın? Nasıl olsa ne desem birşey yazmayacak diye mi? Hani hep diyorsun ya, "beni bilirsiniz şöyle iyiyim, şöyle dürüstüm" diye. Hayır seni bilmiyoruz. Çünkü bunlar hep laf. Seni yaptıklarınla bilebiliriz ancak. Ve sen birkaç gün içinde bitireceğin yerde, artık sana cevap gelemeyeceğinin rahatlığıyla yazan artık nasıl biriysen, öyle birisin işte. Kendi kendine giderek coşan, öfkelenen, vs. Ben seni böyle tanıyorum. Çünkü gördüğüm bu. Seni senin anlattığın gibi gören birisi var mı, onu da bilmiyorum. Çünkü tartışmaların monolog olduğu gibi, 'kendinle ilişkin' de monolog. Kendine dışarıdan bakamıyorsun ve dışarıdan görüş olmadığı için de, kendine dair tüm bilgin kendi varsaydıkların. O yüzden her durumda, durumu evirip çevirip haklı olduğunu sanıyorsun.

Gördüğün gibi, "bırakalım kendi kendine yazsın dursun, hoşgörelim" falan diye birşey düşünmüyorum. Sana son iletimde ne demişsem o. Kendi kafanda kurup kurup olayları durumları değiştirme.

Kasyopyalılarla ilgili sürecine dair de, söylediğim şu idi, kafanda değiştirmeden önceki hali bu en azından; "Benim eleştirdiğim şey, sen Kasyopyalılara dair birşey yazmasan sanki hiçbirşey yapılmamış durumda imiş varsayman". Öncelikle söylediğim bu idi. Sen bunu yaptığın şeyi eleştiriyorum sandın. Oysa çok açık anlamı. Ben zaten Kasyopyalıların söylediklerini yeterince yorumlamış durumda idim, senden çok daha önceden. Ama sen, sanki ortada sadece senin yaptıkların var sanınca, benim yaptıklarımı 'yok varsaymış' olduğunun farkında bile değilsin. Saygıdan bahsediyorsun ama ilk saygısızlıkları yapan hep sendin. Bunu yaptığını göremeyen de sendin. Sadece daha sonrasında, senin tekrar tekrar kaşıyıp kafanda durumu daha da kötü hale getirdiğini görünce, ekstra olarak "benim yaptığım çalışmanın bana göre daha yeterli olduğunu, seninkinde iki taraflı bakış açısı eksikliği" vb olduğunu söylemek durumunda kaldım. Ama asıl vurgu bu değildi ki. Sen kendi çalışmanı senin yazdıklarınla aynı frekansta olanlar için yazarsın, ben de benimkileri öyle yaparım. Seninkinin tümden yararsız/değersiz olduğunu söylemedim. Bu benim bakış açımdı ve düşündüğümü söyledim. Bir de şu her yaptığın şeyi bir 'çalışma' olarak görmen, "planı tamamlayacağım" demelerin. Birşeyi çalışma yapan ona kaç saat harcandığı veya içindeki kelime sayısının çokluğu değildir. Sonuçta ortaya ne kadar iyi, çelişkisiz, bütünlüklü, doyurucu birşey çıktığıdır, bir çalışmayı çalışma yapan. Ben birçok şey yazmışımdır ama şimdiye kadar "çalışmam" diye birşey demedim. Veya o kadar şey anlatmışımdır ama "verdiğim bilgiler" diye birşey de demedim. Bilmem aradaki farkı görebiliyor musun? Ve zaten ortaya uzun veya kısa, yavaş veya hızlı, iyi birşey çıktıysa, o kişi onun gerektirdiği çabayı yaşamları boyunca 'ödemiştir' ki çıkıyordur. Yani sanma ki "ben kasyopyayı, maharaj'ı şunu bunu, okumak anlamak için yüzlerce saat harcadım, en uzun yazıları ben yazdım, en çok iletiyi ben attım, bu yüzden en çok emek veren benim". Değil işte. O öyle ölçülmüyor. Nicelik değil, nitelik önemli. Ve daha bütünlüklü/nitelikli birşey yazan da, bunu geçmiş yaşamlarında ve bu yaşamında yeterince 'ödemiştir' çalışarak/düşünerek/severek.

İkinci saygısızlığın. Hani "saygıyı hakediyorum, hep bana saygısızlık yapılıyor" diyorsun ya. Tartışmalarda karşındakini dinlemiyorsun. Monolog yapıyorsun. Olayları/durumları kendinden başka bir açıdan göremiyor, hiçbir zaman karşı taraf haklı olsa da kabul etmiyorsun. Bunun yanısıra mantık hataların var. Uygun mantıksal çıkarsamaları yap(a)mıyorsun. Örneğin bir iki yerde karşı tarafı haklı görmen için "işte haklı görüyorum" ya diyorsun. İyi de onlar çok az ve daha basit konularda. Başkalarına "üstat" diyebilmenin kendini ileri çıkarmadığın anlamına geldiğini sanıyorsun. Zaten ille karşındakini ya da kendini ileri çıkarmak zorunda değilsin. Bırak herkes kendini bilir, seni de görür, kendini anlatmana gerek yok. Orada bile "sana üstat diyorum, niye kabul etmiyorsun", diye ısrar ediyorsun ve yaptığımın yanlışlığını bana anlatmaya çalışıyorsun. Üstat bensem niye bana bunu anlatmak durumunda kalasın ki. Ben zaten anlıyor olurdum değil mi? Çelişkiyi görebiliyor musun? O kadar çok çelişki var ki yazılarında, hepsini anlatmaya kalksam ömrümü boşa harcamış olurum. Bir değeri de olmaz. Sen ancak kendini görebilirsen anlamlı çünkü bunlar. Ben söyledikçe allanıp pullanıp, eğilip bükülüp bana geri dönüyor. Sende ise sadece öfke yaratıyor.

Benim senin için yazdığım herşeyi aklınca bana doğru çevirmeye çalışıyorsun. Ama göremediğin şu. Ben gerçekten öyle düşündüğüm için yazdım. Sen ben onları yazdığım için duyduğun öfke ile yazıyorsun. Eğer ki ben bunları sana açıkça söylememiş olsaydım, sen de bunları söylememiş olacaktın. Yani seninkiler sadece tepki/öfke düşünceleri. Ve çocuk gibi bunları kimsenin görmeyeceğini sanıyorsun. Yazdıkça yazıyorsun, yazdıkça batıyorsun. Oysa tüm kendini ileri çıkarışların, şu son moda, yaptığın tüm şu "aradığını bulduğun için kendini kutlamaların", aslında bunları söylemeye ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteren birer işaretten fazlası değil. Gerçekten bulmuş olan insanın ne yapacağını bile bilmiyorsun. Doygunluk, dinginlik nedir bilmiyorsun. Ve bu halinle Maharaj'a benzediğini düşünüyorsun. Oysa tam zıttısın. O kadar söylüyorum "Maharaj'a benzemeni övünmek olarak almam, eğer gerçekten benzeseydin" diyorum. Bunun bile anlamını çözememiş gibi davranıyorsun. Bu kadar zor mu bunu anlamak. Hayır değil. Bunu bal gibi de anlayabileceğini biliyorum. Bunu adım gibi biliyorum. Çünkü 'yazdıkların' neleri anlayabileceğini gösteriyor. Olmadık zamanda, olmadık birsürü şeyi anlayabiliyorsun da, bu basit cümleyi mi anlayamayacaksın. Hayır. Anlamaman mümkün değil. Ama anlamak istemiyorsun. 'Kendine ve karşındakine karşı' farklı 'anlama' standartları uyguluyorsun. Yani kendi söylediklerin sözkonusu olunca anlayışın aniden artıveriyor, ama karşındaki birşey söyleyince "anlamak mümkün olmuyor". Nasılsa oe uğraşmaz sıkılır, son söz bana kalır, diyerek sakız edip sorup duruyorsun. Nasılsa kimse çıkıp yeter demez. Derse ona da öyle bir yapışırım ki, bana birşey dediğine pişman olur sonunda. Onu pişman edene kadar uğraşırım. İşte senin tartışmadan anladığın bu. Karşıdakini bıktırana kadar uğraşmak. O yüzden tartışmayı bilmiyorsun diyorum. Zannediyorsun ki çok şey yazınca, çok zaman harcayınca, çok 'çalışma' yapılmış olur; çok yazıp bıktırınca, karşıdakini bıktırarak pes ettirirsen de 'tartışmayı kazanmış olursun'. Kusura bakma ama 1000 tane işe yaramaz şey, 1 tane bile nitelikli şey etmez. Boşa çaba. Ve kendisini görmeyen, herşeyi kafasında eğip büken değiştiren, kendisine ve karşısındakine farklı anlama standartları uygulayan biriyle de t-a-r-t-ı-ş-ı-l-(a)-m-a-z.

Peki buradaki saygısızlık nerede. Karşındakini dinlemiyorsun. Farklı anlama standardı uyguluyorsun. Tartışmayı çözmeye değil, düğüm etmeye çalışıyorsun. Düğüm edersen üste çıkacağını sanıyorsun. Tüm bunlar böyle olsa, yaptığın bu olsa da; kendine bakışında kendini hep 'sütten çıkmış ak kaşık' zannediyorsun. Hele "şu beni bilirsiniz, şöyle yaparım, böyle yapmam, çok da şöyle bir insanımdır" tavırların. Oysa "aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz".

Kafandaki düşünceleri yeteri kadar olgunluğa ulaştırıp, anlaşılacak hale getirmek yerine, "ortalığa salıveriyorsun". Mantıksal çıkarsamalar hak getire. Neymiş kalem bitiyormuş, o yüzden, onun gibi, zaman bitermiş. Diğer forumdan Ferda buna "Oh ne ala Mualla" derdi sanırım. Bu seni okuyacak olanlara saygısızlık değil mi? Düşünceleri olgunlaştırıp, çelişkilerden arındırıp yazmak gerekmez mi? Çaba harcanacaksa, 'uzun yazmak veya vakit harcamak' yerine, bunu geliştirmek için çaba harcamak gerekmez mi? Sonra tutuyor birzamanlar beğendiğin fikirlerin seni ne kadar geciktirdiğinden sözediyorsun, öfkenden dolayı. Sana ne kadar zarar verdiğinden. Oysa kendi yazdığın bulamaç fikirler kimbilir kaç kişiye ne kadar zarar veriyor, bunu umursuyor musun? Bunun sorumluluğunu alıyor musun? Bu mu saygı? "Ben kendi kafamda düze çıkayım da, kime ne olursa olsun" bakışı değil de ne bu? Sana yazılanlar sinirle/öfkeyle/tepkiyle mi yazılmıştı. Hayır. Sen dedin ki, ben seninle iyi geçinseydim, her dediğine doğru deseydim sorun çıkmayacaktı. Hayır. Tartışamadığımız ortada idi. Bu belli. Sadece bu kadar sorunlu bir durum çıkmazdı, ama gene de tartışamazdık. Çünkü bunun için bazı önşartlar lazım (Gene anlamamaya yatıp, ne bunlar falan deme. Yeteri kadar yazıldı).

Kalkıp, o konularda kendi fikirlerim yokmuş gibi, bir de senin fikirlerini kullandığımı falan söylemen, artık nasıl bir ruh halidir anlamıyorum. Bir insan nasıl bu kadar zorlama şeyler söyler, nasıl bunu yapar, anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum. İşin garip tarafı bu söylediğine kendin inanıyor musun? Hangisi daha kötü bilemiyorum, inanman mı inanmaman mı? Yaa karşındaki, "tartışamıyoruz, kal sağlıcakla" dedikten sonra olayın bu kadar anlamsız bir duruma gelmesi gerekiyor muydu? Hastalıklı bir tavır değil mi bu? Neden zihninde duran herşey kendi haline bırakıldığında kötüye gidiyor. Periyodik olarak pışpışlayıp, "sen iyisin/güzelsin pandora" mı dememiz lazım. Bir kere de birşeyi 'olduğu gibi' bırakamaz mısın? Sonsuza kadar kafanda kurup kendi kendini yiyip bitirecek misin? Ne olurdu bunları yazmasak ve orada bitse. Birşey bitebiliyor mu sende? "Bırakırsam ağzımı bıçak açmaz" diyorsun ama bu da laf. Sende bitebilen birşey göremedim ben. Benim bilmemkaç sene önce yüzlerce kez bahsettiğim fikirleri al, oradan buradan birsürü fikir al, ki bana ait fikri kullanıyorsun diyorsun ama ben sana ait fikre rastlamadım ki? Yazdıkların hep zaten yazılmış şeyler(in kötü ve karışmış halleri). Neymiş örnekler aynıymış, suymuş, çembermiş. Sen sana kimse cevap vermeyecek diye "yazayım, belki birilerine yuttururum" falan mı sanıyorsun. Herhalde sana göre "Ali topu at" ile "Ali topu tut" da aynı düşüncelerdir, içinde Ali ve top geçtiğinden dolayı (mantığın böyle işliyor). Düşünce nedir ne değidir, bir öğren istersen. Karşındakini ve okuyanları bu derece salak yerine koymaya çalışmak saygısızlık değil mi? Birikimin azken her ne noktada ileri çıkmak saygısızlık değil mi? İnsanlara kendini okumak zorunda bıraktırmak (birşey söyleyeceğin sanısı ile, veya sürekli onlara atıfta bulunduğun için) saygısızlık değil mi?

Ra'daki 'kendini savunmak zorunda olmak' fikrini de olabileceği en yanlış şekliyle anlıyor ve güya uyguluyorsun. Birincisi Ra kendi egosu için savaşmıyordu, öfkeli de değildi. Sen kendin için savaşıyorsun ve öfkelisin. İkincisi bu davranış, Ra'nın 3. yoğunluk varlıkları için önerdiği davranış şekli değildi. Onun bizim için önerdiği 'savaşmamak'. Ve bunun kilit bir öneme haiz olduğunu söylüyor hasat için.

Peki ben burada ne yaptım. Öfkeyle yazdım. Ve bunu görebiliyorum en azından. Umarım sözünü tutar ve bana atıfta bulunmayı bırakırsın da, tekrar yazmak zorunda kalmam. En baştan hiç karşılaşmasak, hiç diyaloğa girmesek, hakkımızda daha hayırlıymış anladığım kadarıyla. Gene de kal sağlıcakla, eğer kalabilmeyi başarabilirsen.



Edited by - oe_ on 22/12/2011 05:17:06
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  05:24:39  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
O mesajından devam ediyorum oe, bakabilirsin geriye ,az kaldı kişisel konun bitmesine ,merak etme. sonrasında konuyu da bitiricem ve bir zaman foruma girip bakmıycam bile, dilediğini yaz o zaman , dilediğince saptır istersen , hem kişisel hem de konuyla alakalı kısımları. Fourumdan bilirisin ki, ben 1 sene hiç yazmadım ve diyeceğim herşeyi der sonrasında tamamen sessiz kalırım. Yani hiç müdahele etmeden uzun zaman öylece bırakacağımı ve dolayısıyla dilediğin rahatlıkla eğer istersen yazabileceğini biliyorsun . Ha ileride bir gün yeniden giriş yaparım diye düşünüyorum foruma , özümde isterse ve belki o gün yeniden katılımım olur ve zaman cevaplayabilrim de .Bunu belirtiyorum ki, rahatça , benim uzun yazmalarımla ilgili engel olmadan yazabileceğini anlatmak için.
Ki zaten sen müdahele etmeden bekledin , öyleyse şimdi ben de sana aynı anlayışı göstermeliyim , bu hakkın.
-----------------

Beni diğer forumda da izlediğini söylemiştin. Tartışma/tartma üzerine düşüncelerimi ve onlarca tartışmamı (içerisinde Ra içermeyen hatta) okumuş olduğunu tahmin ediyorum. Sence ben, bir konu hakkında körleme veya inat üzerine tartışan biri miyim? Yoksa gerçeği arayan biri mi? Bunu neden sordum, bana Maharaj'ın daha gelişmiş olduğu ile ilgili yeterli kanıt sunsan da, fikrimin değişmeyeceğine emin olduğunu belirtir tarzda yazmışsın, o yüzden. Sence ben söylediğinin doğru/gerçek olduğunu anladığım halde eski sözünden dönmeyecek biri miyim? Yani gerçeği aramayan, sadece körü körüne haklı çıkmaya çalışan biri miyim? Ki haklı çıkmam (çıktığımı sanmam veya bunu karşı tarafa kabul ettirmem) gerçeğin umurundaymış gibi.
------------
Buna cevap vereyim şimdi. Ben sana dikkat edersen önceki mesajlarımda , "bir yanın gerçeği çok istiyor ama Ra devreye girince "..anlamında birşeyler yazmıştım zaten ve bu nedenle bunu niye yeniden sorduğunu anlamamakla birlikte,, aslında bu bir soru muydu yoksa "felsefede inat üzerine tartışmadım açıkça gözüküyor" muydu?

Neyse ne ama madem sordun , biraz daha değineyim. Bana göre sen gerçeği çok istyorsun ve felsefedede tartışırken bu gözüküyor ,inat üzere tartışmadığın öte yandan ,inanılmaz inatçı olabiliyor, açıkça gözünün önüne geleni reddettiğini de görebiliyorum .Felsefede sana inatçısın, kendini haklı çıkarmaya çalışıyrosun ille de vs.. diyen oldu mu. Sen sordun bana.

Mesela basit bir örnek vereyim. Sonsuzluk başlığında sana bir çok eleştiri gelmiş ve çok makul eleştiriler. Mesela sonsuzluğu anlamak sonsuz bir zaman alıyorsa eğer ,sen nasıl sonsuzluğu anlayıp ona uygun olmadığına inandığın bir şeyi "sonsuzsa eğer, sonsuza dek süren arayış"diyerek reddettin? Nasıl anlayabilirsin ki sonsuzluğu , sonsuza dek sürüyormuş onu anlamak? Öyleyse naısl bu kadar kesinsin?

Bir yanın inanılmaz inatçı , eğer ki soruyorsan , çok kötü bir inadın var öte yandan, hele ki sonsuzluksa , Ra ise vs... senin inandığına dokunulmuşsa yanlışlıkla...

Ben bir tartışmada karşı tarafın kabul ettiğim düşüncelerini de özellikle belirtmeyi severim (bu sende çoğu zaman eksikliğini hissettiğim birşey).
Keşke bunu önceden belirtseydin gerçekten düşünürdüm ve hak verebilirdim belki de ...öte yandan ben "çok güzel düşünmüşsün vs.."diyerek katıldığımı söylemeye çalışıyordum ama "katılıyorum"dememem eksiklikmiş ki itiraz etmiyorum, haklı da olabilirsin bunun eksikliğini hiisetmekte ama bununla birlikte bunu belirtmeni anlayamadım.
----------

Ve 'tartışma/tartma' denen şeyden, 'monologdan' öte şeyler beklerim genellikle.'Birlikte gerçeği arama çabası' olabildiği oranda tartışma amacını gerçekler bence. 'Monolog tartışmalar' oldukça tatsız, 'tartışabilme düzeyinin alt seviyelerinde' olan bir tartışma çeşididir bence. Benim pek böyle tartışmalar yapmadığımı veya tercih etmediğimi diğer forumdan da izlemiş olmalısın.

--------------

Moologtan ötesini bekleyebilirsin öte yandan bilirsin ki ilk kez bunu tercih ettim ve açıklamasını da yaptım. Bununla birlikte , sen monoloğu tercih etmeyebilirsin de ama monologları alt seviyelerine indirmen de hoş olmuş zira ben alt seviyelere inmişim yine böylece:)

Şimdi oe, sen monoloğu tercih etmiyorsan bu senin seçimin olmakla birlikte ,sen gibi hareket etmeyince alt seviyerde diye nitelendirebiliyorsan (böyle düşünebilirsinde tabi) ben de sana "niye ille de diyalog istiyorsun birilerinin fikirlerine katılması /önemsenme ihtiyacımı var"desem garip olurdu dime .

Ben forumda pek çok kez tek başıma yazdım ve benim için demek ki monolog alt seviye değil, sen öyle düşünmesen de. Öyleyse "alt seviyede olduğunu düşünsen bile bunu bu tarz ile belirtmen hoş olmamış . Daha güzel ifade etmek var iken?

Gerçeği niye senle aramak zorunda olayım veya başkasıyla? Diye de düşünüyorum bu arada. Sen evinde kitap okurken yani gerçeği ararken de monolog olmuyor mu bu öyleyse? Ben yazarım ve bırakırım , biri ileride yazmak isterse yazar veya yazmaz, ille de alt seviyeye düşmemek için , benle gerçeği arayacak birileri mi bulayım? Birisi olması gerekyorsa , gerçeği aramamalı mıyım, monolog yapıp alt seviyeye düşmemek için? .

Monolog bence bu durumlarda çok iyşi zira sen ben karşılıklı yazsak süğrekli bir türlü konua geçemeyecektim ama şimdi ne kadar rahat .Ben diyroum ve bırakıcam , sen de istersen diyeceğini diyeceksin ve eskiden olduğu gibi bir sene daha konuya giriş yapma zorluğu çekmiycem.

O mesajının devamında benimle sorun yaşamanın nedenlerini anlatmışsın , o kadar hoş olmuş ki..Kendin için felsefe forumunda kör inat üzere tartışmışmıyım ;diyorsun , garip olan o ki , sırf bu inat zamanlarında metafizikmi fizikmi vs..üzerine sadece ne tartıştın sen , ve cevabı çok basitti, metafizik fizikten ayrılmaz ;Ra nın sözleri ... yani ben inatçı değilim demeye getiriyorsun ama bana dair şöyle bir yorum getirmişsin:
----------

Üçüncü bir nokta. Çoğu zaman iddialı ve inatçı oluşun; ve benim bakışımla senin için bir adım ötede olmayan, daha uzak olduğunu düşündüğüm konuları da gene bu aynı tarzınla tartışmak istemen.

-----------

Şimdi şunu bir düşünelim. Ben inatöıyı diyelim , peki bu inatla savunduğum şeyler olmasaydı mesela "evet bh kh eşitmiş, özgür irade bölünürmüş vs.."dese idim, bu bilgilerin alsında sorunlu olabileceği ihtimali ortaya çıkacakmıydı? Bildiğimde inatçıyımdır, yine diyroum bunu ama bildiğimden oldukça eminsem.

Öte yandan , yine diyorum , forumda mevcut olan yazılarımda gözüktüğü gibi, mademki inatçıyım bildiğimin hep doğruluğunda, nasıl oluyor ki 1 sene uzak kalıp sonrasında foruma "evet Ra doğru demiş"diyerek geldim? Yani inatsa eğer, ille de ahklıyım ;demek için ,önceki gibi Ra nın aksini savunmam gerekmezmiydi?

İnatçıyım ya, inadım inat devam etmeliydim , ki kendimi "haklı çıkarmam için bu şarttı. Ya da Maharaj ceylan derisinde oturuyor ;diye yazmamalıydım ,"pandora yanıldı belki , Maharaj ceylan deriisnde oturmuş yanlış yapmış yani aydınlanmamış vs.."gibi düşünmesinler , beni hep haklı bilsinler diye.

Oe , bırakalım bence bunları ,şurada gözünün gördüğü çok açık kanıtlara ve hatta fikilerinin değişmesine rağmen ben senin "evet yanlışmış "diyebildiğini değil görmek bir yana dursun, o eski tartışmadaki , benim yazdıklarımı okumamış olmanı haliyle bildiğim halde , yine de okudum; diyerek ısrar ettiğini ve okumadığın anlaşılınca yine de lafı"okudum ama şu şu açıdan okumamışım"diyerek çevirdiğini görmüşüm , şimdi bana mı inat ve kendinihaklı çıkarmaya çalışan ;diyorsun ?

Sen soruyorsun ama ben de sana sorayım. Bir matematik profosörü sana matematik formülünün aksini kanıtlarıyla sunar ama sen yine de inatla devam edebilirmisin? Var mı böyle bir inat.
-

Ve tartışma metoduna devam etmişsin mesajında:

Bunun sebeplerini de yazdım. Belki sen de, sana bunları söylememden sıkıldın, beni yukarıdan bakan biri olarak, kendini de haklı olarak görüyorsun.

-----------
Aynen öylesin , işte bunu nasıl yapıyorsun , kelime aralarında olgunca. Tepeden bakan biri gibi gözükmemek istiryosan , tepeden bakma o zaman.
--------------------
Bunları söylüyor oluşum, sende belki daha büyük bir kendini ispat isteği yaratıyor ve bu da bu tarzını daha da güçlendiriyor olabilir.

O kadar enteresan bir cümle ki..Yani sırf bunları diyorsun diye "kendimi ispat" isteği oluşuyor bende, o kadar etkilisin yani:)

Öte yandan bilmem farkındamısın, ben birtek senle sohbet etemdim,tartışmadım, sen yokkende benim tarzım "aynı iken" , benim tartışma adabım nasıl kendimi ispat şeklinde şekillendi, senden ötürü? O kadar garip demişsin ki, sanki sana kendimi ispat etmeye çalışıyorum gibi hava vermen:) Kendini bu kadar yukarıdan görmenin nedeni ne ;diye düşünüyorum haliyle ve asıl sen mi kendini ispat etmek istiyorsun , ki kendini neredeyse her yerde , hem de benden aldığın onca bilgiye rağmen n adım ötelere yerleştirmek /bilge gözükmek (kendin dedin bunu)biryana dursun, üstüne "sana kendimi ispat etmek için tarzımın değişmiş olabileceğini düşünecek kadar " ki tarzım daha en başıdan beri forumda böyle olduğu ve senle konuşmadığımızdada böyle olduğu halde...

Kendini anlattığının farkınavarmadın mı hala?

Ama bunları söylememem de, gerçekten ne düşündüğümü söylemememi ve sebepsiz yere tartışmayı bıraktığımı düşündürtüyor sana. (Bir de bence "çatışma iyi geliştiriyor/geliştiricidir" tezi çok da geçerli değil.

--------------
Birde şunu anlamaım, bu tür kanaatlere nasıl varıyorsun?Sanki hereşyi anlamışsın? Sebepsiz yere tartışmayı bıraktığını hiç düşünmedim ki? Zaten seninle tatışmayı isteyen talep eden de değilim ki işte düşük seviyeli monolog yaptım ben , kendi kendine konuşan düşük seviyeli biri , daha ne?
------------
Son birşey daha söylemeliyim neler düşündüğüme ilişkin bilgi vermek açısından. Bir zorluk da şu. Birçok zaman gerçeği arama konusunda samimi olduğunu hissetsem de, bazan 'haklı çıkma veya tartışmadaki konumunu kaybetmeme' güdüsünün öne çıkmasına izin veriyorsun gibi geliyor. Mesela Ra'nın hata yapması ile ilgili noktayı en az 3-4 kez vurgulamışsın. Daha sonra "Maharaj'ı daha gelişmiş görmenle ilgili önemli bir noktanın sanırım bu olduğunu" söylediğim zaman, geri çekiliyorsun ve sanki bambaşka şeyler söylemişsin gibi başka birşeyi ileri sürüyorsun. Yani ben tam "hadi tartışalım" dediğim noktada o şeyi geri çekiyorsun. Sanki satranç oynuyoruz ve o piyon (veya at/fil her ne ise) o konumda yeterince güçlü olmadığı için geri çekiyorsun. Ben de iyi tamam o zaman öbürünü ele alalım dedikten bir süre sonra (mesela bu iletinde) tekrar ileri sürüyorsun. Neden ben hadi tartışalım dediğimde geri çekiyorsun ve sonra madem geri çektin neden tekrar ileri sürüyorsun. Ben bunu, 'gerçeğin arayışından bir uzaklaşma' olarak görüyorum.
---------------

Gerçekten oe , inanılmazdı. Çünkü şurada forum hepimizin gözü önünde iken ve neredeyse daima ben tartışmada sana hep cevap verirken sen susmayı tercih ederken , bu başlıktada sadece kendini n adım ötede /kurban vs.. görünümüne büründürüp yazdıklarıma hiçbir cevap vermemeyi seçmiş ama sözde cevap vermiş gibi dururken bana bunları söyleyebiliyorsan , hakikaten beni gerizekalı zannetmişsin , ki bunlar tam da gözönünde iken göremeyeceğimi düşünmüş olmalısın.

Asıl ben sana sormalıyım, satranç mı oynuyorsun , ki cevap vermiş gibi yaparken aslında hiçbir sözüme cevap vermemişsin?

Bir tek burada , odaklanabilmek için sadece bir kez "şimdi okumuyorum ama sonra bitirince okuycam "demişim ve sen hemen bunu kullanmışsın , beni kötülemek için. İşte forum burada , gözün gördüğünün aksini iddia edip daima her zaman cevap veren ben , cevaplamayan sen iken bana bunu naısl söyleyebildin?

Edited by - pandora76 on 22/12/2011 05:36:03
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  05:32:33  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi görüyorum yazını ,kısaca baktım:

Sana yazdığım son mesajımda anlaşılmayan birşey mi var?

-
Evet var ve onu cevaplayıp bitiricem demiştim.

Tartışamayacağımı anladım ve yazmayı bıraktığımı söyledim. Ve senden birtek şey rica ettim, bana atıfta bulunmamanı. Düşüncelerini yazacaksan beni katmadan yaz.
----------

Bak oe, bana hitaben yazdığın herşeye cevap verme hakkım var ve bunu kullanıyorum. Anlaşılmayan bir yan var mı bunda? Sonrasında sana hitaben yazmayacağım ;dedim . Senin bana dair yazıların olmasa idi, seni katarak yazmamada gerek kalmazdı. Hiçbir zaman seni birşeye katmaya çalışmadım . Sen niye beni katarak yazmışsın ve benim buna cevap hakkım yok mu? Eğer sonrasında devam edersem yani bana hitaben yazdıklarını cevapladıktan sonra seni hala katarsam , o zaman dillendirebilirsin şikayetlerini ve haklı da olursun. Ama şimdi, bana yönelik yazdıklarına cevap vermek en doğal hakkım .
Bunda anlaşılmayacak birşey var mı?

Edited by - pandora76 on 22/12/2011 05:33:49
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  06:00:22  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ra'daki 'kendini savunmak zorunda olmak' fikrini de olabileceği en yanlış şekliyle anlıyor ve güya uyguluyorsun. Birincisi Ra kendi egosu için savaşmıyordu, öfkeli de değildi. Sen kendin için savaşıyorsun ve öfkelisin. İkincisi bu davranış, Ra'nın 3. yoğunluk varlıkları için önerdiği davranış şekli değildi. Onun bizim için önerdiği 'savaşmamak'. Ve bunun kilit bir öneme haiz olduğunu söylüyor hasat için.
----------------------

Ben öfkesizim demem öfkeli iken ve öfkeliyim dedim , yazdıklarımı iyice okursan görebileceğin gibi. Eğer kullanmak niyetinde olsam , "öfkesizim"derdim sadece savunma derdine düşerdim, bu bir.

Biraz olsun benim kadar açık olabilseydin bunu görebilirdin.

Hiçbirzaman tartışmalarda" sadece savunmak için"diyerek yola çıkmadım , pek çok kişi"ama şundan bundan dolayı vs.."der iken , en çok da ben "öncelikle öfkeli olduğum için , kendim için vs.."dedim. Hiçbir zaman kendimi sen ve senin anlayışındakiler gibi yüceltmeye çalışmak için , öfkesiz sakin vs..hallere bürünüp bahane etmedim. Açıkça yazdım , bir oku. Eğer yazmazsam kendime haksızlık edicem dedim ilk önce. Keşke sen de bu kadar açık ve net olabilseydin de bu kadar zorlanmasaydık şu konuları kısaca bitirebilseydik! Bunca yol teptik, bu nedenle. İster inan ister inanma , benim de bildiğim birşey var ve senin inanmamandan banane ,illede inanmayacağım diyorsan!

Öte yandan evet , ilk kez "bu sefer bunu yapmak zor geliyor "dedim çünkü kendi içindekileri bana yansıtmaktan göremediğin o ki, eskiden asla "bu sefer zor geliyor vs.."demezdim, niye şimdi farklı konuştum?
Bıktım tamammı , felaket bezdim senin egona her defasında çarpmaktan .Kendini o kadar önemli zannaediyrosun ki ,yazmalarımı bile hemen kendine göre kendine önemle bağdaştaştırabilirsin(uğraşmış ya ben) Öte yandan bana yardım ettiğin zamanlardan ötürü de senin anlayamayacağın bir şekilde minnetarlık hisside var iken , bu nedenle zor geliyor ;demem , bunu anlamaman da normal. Ben iyilikleri asla unutmam.

Tamamını okumadım ama şu son yazında sen baya bir öfkelenmişsin gibi duruyorsun.

Oe, sıkıldım ben , biliyorsun ki sonrasında sessiz kalacağım, önceden yaptığım gibi.Önceden böyle birşey yapmamış olsam , tamam inanma denilebilirdi ama yaptım bunu. Zaten sen bana asla inanmazsın ve inandırmak zorundada değilim bu nedenle ama şu iş için , bırakta bitireyim , sonra al forum senin, ne dilersen de , ben artık olgun /bilge vs gözüken benliklerimle yapamıyorum çünkü olmuyor ve belki ileride uğrarım ama uzun bir zaman sonra. Anlamıyormusun bu çözümün kolaylığını?
Lütfen.

Edited by - pandora76 on 22/12/2011 06:02:30
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 22/12/2011 :  08:06:15  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Söz hakkı için gereken süre verildi ve çok daha fazlasını kullanmış durumdasın. Birkaç gün demek, 1, 2 veya 3, hadi olmadı çok terslik çıktı 4,5 gün demektir. Bunun söylendiği tarih 7 Kasım. Bugün 22 Aralık. 6 haftayı geçmiş durumda. Ve sen artık o halde yazıyorsun ki, bitirmen gerektiğini bile çoktan unutmuş hallerdesin. O yüzden bana haklardan bahsetme.

Ki, iki insan arasında diyalog bitmişse, bitişten öncekileri tekrar tekrar ele alıp muhasebesi yapılmak için değildir 'son söz'. Çünkü o hak diyalog sürerken var. Küstüğün biri hakkında konuşup duruyor musun? Bunun arkasından konuşmaktan farkı olmaz. Kimse seni sonsuza kadar okumak zorunda değil, şimdi gene ne yazdı diye.

O verilen birkaç gün süre içinde ne yazsan cevap vermeyecektim. Yani ben de kendi cevap hakkımdan feragat ediyordum. Ama sen cevap hakkının çok ötesine geçersen, karşı tarafa tekrar cevap hakkı doğar. Ee nasıl bitecek o zaman. Yani 'son söz' son sözdür, ıvır zıvırla boşa harcamaman gerekiyordu.

Ki yazsan ne olacak. Yukarıda yazdığın haliyle 'pehlivan tefrikası' gibi uzatıp gideceksin (zaten senin sorunun 'kafanda bitirememek'). Farklı birşey mi yer alacak o satırlarda. Bu ve buna benzer şeyler. Aniden en önemli gerçekleri mi açıklayacaksın, şimdiye kadar durdun durdun da. Ne değişecek? Bunları daha fazla yazdıkça için daha çok mu rahat edecek. Gören görüyor ne olduğunu zaten. Bir de açıklamaya gerek yok. Gören görüyor. Göremeyene de 'yönlü tariflerle' yol göstermeye gerek yok, zamanı gelince kendi görür. Herşey orada duruyor, üstünden tekrar tekrar geçmenin bir anlamı yok.

Eğer içim bunları söyledikçe rahat edecek diyorsan. Ben sana kendim için alasını söyleyeyim, rahatla:
"oe pandora'ya çok haksızlık etmiştir, kötü şeyler söylemiştir. Oysa pandora çok haklıydı. Oe'nin zaten söyledikleri beş para etmez. Kibirlidir, insanları aşağı görür, ama usturuplu biçimde herşeyi çok güzel söyler. Doğrudan söyleyemez hiçbirşeyi. Oe'nin dediklerine kulak asmayın, yolunuzu şaşırırsınız, vakit kaybedersiniz, çok zarara uğrarsınız. Kendi de ne dediğini bilmez zaten. Karman çormandır aklı, herşeyi birbirine karıştırır. Allahın belası salağın tekidir."

Tamam mı? Rahat etti mi için.

Daha sonra yazmayı bırakıp bırakmaman, forumu bırakıp bırakmaman falan beni hiç ilgilendirmiyor. Ne istiyorsan onu yap. Ama artık benden bahsetme, bana atıfta bulunma. Beni de, seni okumak zorunda bırakma.



Edited by - oe_ on 22/12/2011 08:11:00
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 22/12/2011 :  16:15:37  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe;

Sence neden secretdream a böyle tek tek cümlelerini alarak yazmamşım? Tam aksine, ona bazı özelliklerini sevmesem de onda takdir ettiğim yanları var;dedim ve bıraktım?

Madem iddia ettiğin gibidir, niye secretdream a değilde sana yazılıyor bunlar?
Bak oe, yine diyorum, burada sana atıfta bulunulmuyor. "Beni dahil eden yazıarını alıp " beni n adım geriye atmak için nasıl olgun bir dille, ağırdan ağırdan ama görüntünü yine de bozmadan bunu yaptığından szöediliyor. Yani, seni dahil etmek gibi bir isteğim yok ama sen beni dahil etmişsen , tabi ki buna cevap vermek durumundayım.
Keşke , açıkça pehlivavari açıkça konuşabilseydin de, böyle olgunca ağır bir dille alttan alta bu şeyi yapmasaydın Emin ol takdir ederdim.

Açık konuşayım.
Buraya gelip"yok saygısızsın , yok monolog yaptın vs.."ile olmaz . Dediğim gibi senin çevrende işler"a bak ne olgun , sakin vs.. o zaman haklıdır büyüktür vs.."lerlemi yürüyor ve sen buna mı alışıksın bilmem ama şu anda pandoranın yazılarını okuyorsun ve onun dünyasında haklı insan , ortaya ""cevap yazdım "diyerekten birşeyler karalayıp, neredeyse hiçbir yazıma cevap vermeyip aslında, sonrasında monolog yapıyorsun saygısızsın vs..diye bağırıp kendini haklı çıkaramaz. O kadar yazı yazmışsın ama hiçbir yazıma cevap vermemişsin , işte orda duruyor yazılar , sen karşındakini harbi gerizekalı mı zannediyrosun ki bunu yapıyorsun?

Ben sana "saygısızsın, benim yazdığım bir yazıya dahi değil cevap vermek , sadece ağırdan ağırdan kendini n adım olgun , bilge vs.."göstermemişsin, monolog mu yaptın , bu ne saygısızlık demedim.
İşte burada yazılar ve oe , madem yazmaya zamanın yok , ki olabilir de , bana cevap veriyromuş gibi gözüken ama sadee kendini olgun bilge gösteren yazıları yazmaya nasıl zaman buldun?

Yine söylüyorum oe, buu yapmak için yanlış kişiyi seçtin , ben pandorayım , şifre okurum . Sen okuduğum kadarıyla felsefeciymissin bilmem ama benim mesleğimde bir tane çöp parçası kadar hataya yer yoktur. Tüm sistemi biz kurarız ve en ufak bir hata sistemin çöküşüdür, iz sürmeyi , kavramları yorumlamayı vs..öğretirler. Bu nedenle bunu yapmak için yanlış kişiyi seçtin ;diyorum.

Yani ben şu an burada , senin bana ne yaptığını anlatmak için tek tek kelime kelime, mesleğimin özelliklerini kullanarak hareket ediyorum. Eğer sen beni dahil etmeseydin , secretdream a saygı gösterip bıratığım gibi, seni dahil etmeyecektim yani buna zorunlu olmayacaktım. Demek istediğim , burada seni konuya dahil etmiyorum , beni dahil eden bir konudan sözediyorum. Bunda anlaşalım yani olanı olduğundan farklı birşekle büründürme yine.

Eğer haklı isen burada tek bir yazıma cevap vermek bir yana dursun , cevp veriyormuşcasına yapıp aslında sadece kendini olgun bilge göstererk haklıyım diyemezsin. Haklı isen , burada kendini bilge göstermek için , kendini olgun kurban vs..ye büründürmek için harcadığın o kadar zamanı , benim yaptığım gibi, tek tek ele alırsın. Haklı insan rahatça karşısındakinin demesine gerek kalmadan cevaplar , öyle "saygısızsın ben n adım ötedeyim vs.."lerle olmaz bu iş.
Yazıp yazmamamı umursa umursama, bunu söylememin nedeni , ben yazayım ve bitireyim ;ki az kalmıştı , sonrasında sen ne dilersen yaz ki daha uzun bir zamanımızı buna harcamak zorunda kalmayalım ;demek içindi yani ikimiz için de uygun bir çözümdü.

Hem niye bu kadar öfkelisin oe, sonrasında istediğini diyebilir dilediğince dilediğin şekle büründürebilirisin. Öyleyse bu öfken niye ?

Bak oe, ben hayatta en fazla adalete önem veririm, forumdan bilirisin, beni en çok kızdıran zamanlar , karşımdakilerin adil olmadığı zamanlardı. Annemle dahi adil olmadığını düşündüğüm zamanlar bir zaman diyaloğumu kesmişimdir , kaldı ki sen o bu şu vs..adilane gelmemişse ... demek istediğim şu. Ben burada yaptığın haksızlığın karşısında "hadi sevgiyle dolalım, bunlar da çiçekler vs.."demem . Zaman tüm hesapları görür demişti Maharaj , bugün adilane olmayan bir hükmü zaman karşılayacaktır.

Şimdi.. Biraz açıklamaya çalıştım durumu, ben bu tavırlarından edalarından vs..korkmuyorum. Söylediğim gibi, burada beni dahil ettiğin kısma cevap vericem ve eğer dediğin doğru ise tek tek cevap vermeyi dene derim ben, eğer yazmaya devam edeceksen çünkü böyle yaparak sadece cevap veremiyormuş sonucu oluşuyor. Mesela şu an yukarıda yazdıklarıma , mesela önceki sayfada yazdıklarıma ama kısımları ele alarak tek tek.

Yani tek bir şeyin üzerinden kendini haklı çıkaramazsın şimdide bunun üzerinden oynama:

Söz hakkı için gereken süre verildi ve çok daha fazlasını kullanmış durumdasın. Birkaç gün demek, 1, 2 veya 3, hadi olmadı çok terslik çıktı 4,5 gün demektir. Bunun söylendiği tarih 7 Kasım. Bugün 22 Aralık. 6 haftayı geçmiş durumda. Ve sen artık o halde yazıyorsun ki, bitirmen gerektiğini bile çoktan unutmuş hallerdesin. O yüzden bana haklardan bahsetme.

Sana durumumu , annemin hastalandığını, yaşadığım tüm aksilikleri vs..hepsini anlattım, özgür irade başlığında tartışırken biz, sen "hmen yaz vs.."der iken , ben de hemen yazmıyor muydum? İlk kez annem bir ay kadar hasta yattı , ben burada annemle ilgilenirken deftere yazıyordum, hadi bitireyim diye. Bir sürü aksilik çıktı yani kafama göre davranıp , hiç durumu açıklamadan canımın istediği gibi yazmak bir yana dursun düşüncesizce, hep durumumu açıkladım, orada duruyor yazılar.
Dolayısıyla "sana süre verdim ve bitti "diyerekten yola çıkıp , yazmama mani olamazsın.

Sen annemin hastalığına, aklım dağılmasın diye odaklanmak için bilgiye tartışmalarımıza değinmediğime vs..inanmayabilirsin lakin burada forumda önceden beri hep anında yazmaya çalışırken şimdi böyle bir mazeretle geliyorsam , bu geçerli bir mazerettir. Buna anlayış göstermek durumundasın. Ne zamandır farkındaysan bilgiye değiniyorum , o kadar zamandır sürekli senle sorunumuzdan bahsetmedim, işte bak yazılar ,bir sürü bilgi var.
Bu tepkin niye öyleyse?

Madem yazdıklarımı cevaplayabileceksin , ben olsam tam aksine "tamam sen yaz , ben cevaplayabieceğimi gösteririm vs.."derim.

Bak oe, bu sefer ilk kez bütün bilginin bir araya getirilişi tüm sapmalar vs..bunları ele alma şansımız var. Sen farkında değilsin ama bizim burada tartışmamız yani negatif bir durum aslında çok iyi birşeye neden odu. Eğer tartışmasaydık ben tek başıma rahatça bu kadar bilgiyi aktarmaya çalışmazdım ve sen bana birşey de ben sana diyeyim vs..deniledururken asla bu kadarı için aklımı toparlayamazdım.

Bu dönem sonu ,bu negatiflik aslında bana göre çok pozitif birşeye neden oldu. Burada bu forum senin benim değil sadece , bir çok insan buradaki yazıalrı okuyor ve eğer egoistçe yaklaşsam
bu zazman zarfı içinde sadece senle ilgili yazardım. Bak oraya , bir sürü bilgi var orada , bence dönem sonu harika birşey bu , bugüne değin bildiğimiz herşeyi toparlamak , onları birleştirmek , sapmalar üzerinde düşünmek fırsatı bulduk, negatif gibi gözüken şey aslında çok güzel birşeye önüştü. Bırak bunun sonunu getireyim , şu dönem sonu burada oluşan mükemmel sonucu birleştirelim.

Yine diyorum, kimse senin haklarını kısıtlamıyor, sözle tutulmak istense bile bazen aksilikler olabiliyor ,bu aksilikleri açıklamasaydım neredeyse tüm yazılarımda ,tamam derdim , düşüncesizce davranmış /Aksilikleri açıklamamış haksızlık etmişim ama açıkladım tekrar tekrar. Yine diyorum , ben burada olmadığım bir zaman boyunca dilediğin kadar yazdıklarımı rahatlıkla çökertebilirsin , meselea aralık mı şimdi? mayısa kadar asla foruma girmeyeyim ve sen rahat rahat oku yaz. Aksiliklerden gelen bu şeyi böylece telafi edeyim olur mu? Ama mayısta gelirim ve okurum ve yazarım , belki gelmem de , ozamana bağlı..bunu da belirteyim.

Neyse..Şimdi işim var çıkmalıyım , kaldığım yerden devam edicem.

Edited by - pandora76 on 22/12/2011 17:29:21
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 22/12/2011 :  19:31:05  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sana seninle tartışmayacağımı nedenleriyle söylemiştim. Hala "neden sorularıma cevap vermiyorsun" demen çok anlamsız.

Öte yandan "şeyleri açıkça söylememişsin" deyip duruyorsun, mertçe söyleseydin sorun olmazdı diyorsun. Hayır çok net ve açık söylemişim işte. N adım geride demişim, bütün şeyleri gayet net açık söylemişim. Senin kaldıramadığın bu açıklık zaten. Kendimi de olgun göstermeye çalışmadım bunları söylerken. Belki zaten olgunum, olamaz mı? Hem olgun olup, hem de sana bunları açıkça söyleyince böyle bir tarz doğuyor. Ve sen de n adım geride olamaz mısın? Mümkün değil mi bu?

Ki hala gerçek sorunu göremiyorsun. Ben az bilenlerle de çok konuştum, az düşünenlerle de çok konuştum. Çeşitli konularda n adım geridekilerle de, ileridekilerle de konuştum. Hem de hiç sorun yaşamadan. 'Bildiğini bilenden' ilham aldım, 'bilmediğini bilene' anlatmaya çalıştım, 'bildiğini bilmeyenin' farkına varmasına çalıştım. Ama 'bilmediğini bilmeyenden' kaçtım. Çünkü yapacak birşey yok.

---

Sana, son mesajım dediğim mesajda, bana atıfta bulunmaya devam edersen bunu iyi niyetli bir çaba olarak değerlendiremeyeceğimi söylemiştim. Benim için hala o yaklaşım geçerlidir. Sen tutumuna devam edersen, nasıl biri olduğunu anlatmış olursun sadece.

Söylediğim gibi, seni okumak zorunda değilim. Büyük olasılıkla da okumayacağım yazdıklarını, bu noktadan sonra.


Edited by - oe_ on 23/12/2011 02:54:28
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 23/12/2011 :  16:55:52  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe;
Kelimelerle oynama , sana şifre çözerim ;derken ciddiydim. Bu şeyi yapmak için yanlış kişiyi seçtin dedim, ne demek istedim.

Şurada tabloya bakınca yeşil ve mavi renk var ;diyoruz fakat o yeşilin arkasında ne var? Mat yeşil, bir koyu tonu , parlak yeşil vs.. yeşil renklerin karışımıdır ama tüm tonlar için ayrı bir karışım gerekir ve bunun için bir zerre hata bırakmamam gerekir çünkü o tonu elde edemezsin ve sistem bu nedenle çöker. Ben o tonlara bakarım , görünene değil. Hakikaten ne demek istediğimi anlamamışsın , ki devam ediyorsun bu şeye..

Mesela önceki sayfanın en son mesajında şöyle yadım en başta:

Maharaj'a ise Atlantislileri sorsalar da cevaplayamazdı. Tabii ki amaç benim babam seninkini döver değil, ama biri kalkıp varlıkları doğru perspektife oturtamazsa, bunları konuşmak gerekiyor. Sen Maharaj'ın daha gelişmiş olduğunu düşündüğünü söyleyene kadar, zaten bu konu üzerinde konuşmak gerekmemişti.
-------------------

Doğru perspektife oturtmamışsa biri , bunu konuşmak gerekiyormuş. Bu tamam ve ben yazdım , açıkladım , madem böyle bir gereklilik var öyleyse sen açıklamalısın bundan sonra ama , umrumda değil ;dersen , keyfin bilir . Ben sıramı savıyorum , gerisi sana kalmış.
--------------

Sen şimdi ne diyorsun:

Sana seninle tartışmayacağımı nedenleriyle söylemiştim. Hala "neden sorularıma cevap vermiyorsun" demen çok anlamsız.
------------

Bunu bilmeden yaptığını düşünmek istiyorum ama artık buna dair bir belirti göremiyoum.
Ben önceki mesajımın sonunda ne demişim:

öyleyse sen açıklamalısın bundan sonra ama , umrumda değil ;dersen , keyfin bilir
-----
Sen şimdi ne diyorusn?

Hala "neden sorularıma cevap vermiyor-sun" demen çok anlamsız.

---------
Madem sözcüklerle oynamaya devam edeceğim diyrosun, o zaman senin ve benim sözlerimi birarada kıyaslyalım. Burada sana "hala neden sorularıma cevap vermiyorsun "gibi bir anlam mı var, ki sanki"benden hala cevap istiyor , zorluyor vs.."gibi bir tamamen farklı anlama çekiyorsun?

Olayı öyle birşeye çekiyorsun ki , faına varılmadan ,söylediğim şeyden farklı bir anlama bürünüyor.

Burada sen bana illa ki cevap ver ;demiş gibimiyim, oku o yazılarımı. Tam aksine ,üst mesajlarımda, "ben yazayım sen cevaplama sonra ben sana uzun bir zaman vereyim vs.."diyerek bir çözüm yolu önermişim, çok uzun zamanlar daha sen dedin ben ne dedim vs..diye diye uzamasın diye, bir çözüm önerisi sundum.
Olayı öyle bir boyuta taşıyorsun ki, bu forumda neredeyse hiçbir zaman "oe ne olur gel de cevap yaz vs.."demişim gibi .Böylece beni yıpratmayı mı düşünüyorsun?
------------

Öte yandan şu cümlene baktım da.

Öte yandan "şeyleri açıkça söylememişsin" deyip duruyorsun, mertçe söyleseydin sorun olmazdı diyorsun. Hayır çok net ve açık söylemişim işte. N adım geride demişim, bütün şeyleri gayet net açık söylemişim. Senin kaldıramadığın bu açıklık zaten. Kendimi de olgun göstermeye çalışmadım bunları söylerken. Belki zaten olgunum, olamaz mı? Hem olgun olup, hem de sana bunları açıkça söyleyince böyle bir tarz doğuyor. Ve sen de n adım geride olamaz mısın? Mümkün değil mi bu?
------------
Dedin ve öyle oldu yani.
Çok net söylemişsin demek ...Yukarıda öyle gözükmüyor ama ,öte yandan bak ne diyroum sana. Sana öğretmen dedim , üstat dedim yani seni kendimden de ileride tuttum, sen olgun ol , kim ne diyor ki buna.Zaten demişim sana olgun diye.

Benim için senin daha olgun olmansorun olsa, sana üstat öğretmen vs..deyip seni yüceltirmiydim? Yani benim açımdan senden n adım geride olmak değil sorun teşkil etsin , zaten başından beri ben seni n adım ileride tutmuum.
Bak oe, zeki olabilirsin ama asla karşındkainin zekasını küçümseyip kelimelerle oynama zira yine diyorum , beni bu tarz olgun yaklaşımla "bak ne kadar olgunmuş öyleyse sorun yok, görünüş tamamsa öz de tamam vs.."diyenlerle karıştırma, bana bunu yapma ama yok yapacağım dersen yine de , birşey dyemem.

Demek dosdoğru kendine n adım ilerideyim demişsin? Peki öyle olsun. Birşey demiştim , daha o bitmedi diye. O mesajlarına verdiğim cevaplar henüz bitmedi , bundan sonrasında bu söylediğin şeyin cevabı var.
Az kaldı der iken bunu söylemek istedim.





Edited by - pandora76 on 23/12/2011 16:57:07
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 23/12/2011 :  20:50:46  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şu uzun yazının tamamını şimdi okudum oe ,neler demişsin neler, gerçekten iyi ama hepsine şimdi cevap vermiycem fakat nasıl istediğin şekle büründürülür böylece gördüm. Bir kısmına değinmek istedim şimdilik ama gerçekten çok ayıp etmişsin .Şu kısım inanılmazdı :

İşte senin tartışmadan anladığın bu. Karşıdakini bıktırana kadar uğraşmak. O yüzden tartışmayı bilmiyorsun diyorum. Zannediyorsun ki çok şey yazınca, çok zaman harcayınca, çok 'çalışma' yapılmış olur; çok yazıp bıktırınca, karşıdakini bıktırarak pes ettirirsen de 'tartışmayı kazanmış olursun'. Kusura bakma ama 1000 tane işe yaramaz şey, 1 tane bile nitelikli şey etmez. Boşa çaba. Ve kendisini görmeyen, herşeyi kafasında eğip büken değiştiren, kendisine ve karşısındakine farklı anlama standartları uygulayan biriyle de t-a-r-t-ı-ş-ı-l-(a)-m-a-z.
--------------

Kusura bakma ama..
Pekala kusura bakmayayım ama şu kısma dair ne var ona bakalım. Nasıl bir sözdür bu ? Sen çekim yasası başlığına da gelmiştin ve "kısa yazmaktan sözetmiştin ve ben de mesela 500 kelime sınır koyalım mı gibi birşey demiştim. Sana uzun yazmama dair açıklama yapmıştım ve bunu bile bile , uzun yazmamı dahi kullanabiliyorsun .

Hastalıklı vs..diyerek güzelce yerden yere vur, sonrasında ise şöyle de ki , "a evet , bak pandoranın demeke istediği kişiyim ben , bıktırdı beni isyanlardayım vs.."gibiycesine.

Yani güzelce karşındakine demediğini bırakma ona hastalıklı de vs..sonrasında bir öfke ile bunları söyle.
Burada mesajlarına yazmaya yeni başlamıştım, işte biraz dur da kişisel konuyu bitireyim ki sen söyle ben söyle vs..olup uzamasın , sonra ne dersen de bana ..demedim mi sana?

Sen karşındakine "olgunum ben, n adım ileride , çocuksun sen vs.."demeye getitirken iyidir ama burada ne yaptığın ortaya çıkınca öyleyse öfkelenmen niye? Karşıdakine sen aynı şeyi yaparken o da öfkelebilirmiş demek , ki sen nasıl öfkelenmişsin.

Hem o gün neden yazamadım, eline sanki bir koz geçmiş gibi ,"samimi değilsin sözünü tutmadın vs.."dercesine konuşuyorsun da, anlamadığım o ki, bugüne değin niye hemen yazardım da o gün yazmadım hepsini? Belki gerçekten dediklerim doğru idi , bu olasılık olamaz mı. Hadi diyelim ki hemen yazmamış olmam kusur , amenna , peki hemen kişisel konuyu bitirmeyince ne geçecekti elime ki böyle yaptım? Tam aksine, hemen yazmadığım için sözümü tutamamış gibi, daha kötü gözükmeyecekmiydim ha?
Bunları göremiyormusun yoksa görmek mi istemiyorsun. Ki bu durumumu telafi etmek için sana haksızlık etmemek için , istersen ben bitireyim mayısa kadarda yazmayayım ;diyor, yapcı olmaya çalışıyorum bu konuda ve 1 sene yazmadığımı sen bliyor iken , bunu yapacağımı da biliyorsun. Öyleyse ne bu yaygara!

Sana neden uzun yazdığımı açıklamışken önceden "bıktırmak için "nasıl diyebilirsin? "bıktırır pandora , o niyetle uzun yazıyor vs.."de ,alttan alta önceden beri demediğini bırak sonrasında haklıyım artık bıktım edalarında , bıktım artık demeye getir ve yine haklı ol.
Sen düşün şimdi , mesela bir hiperaktif kadar hızlı olabilirmisin? O kadar hızlı hareket edebilirmisin ha? Niye uzun yazmayı beceremiyorsun? Diyormuyum sana .

Niye benim kadar hızlı düşünemiyorsun , hızlı yazamıyorsun, yoksa sen hastalıkmısın ki hızlı /uzun yazamıyorsun? Demelimiyim bu durumda? Çok ayıp etmişsin hem de çok.
Bu forumda önceden yaazmıştım, bir zamanlar hızımı ölçtüler zeka testleri vs..yapıldı diye . Tabi ki övünüyorum! Evet , ben senin dünyanda hastalıklıyım , yavaş düşünemiyorum her zaman ve senin gibiler de bana yetişemedikleri için yavaş hareket ettikleri için normal sayılıyor . Bu hızıma dair açıklamama rağmen bunu yani bana ait birşeyi kullanman "uzun yazıyorsun ki bıktırmak için "demen kadar beni kıran birşey olmadı ama neyse bunlarda bitecek diye sabrım var.

Hatta düşüncelerim hızlandığı için yeterince odaklanamadığımda oluyor bazen karşımdaki kişiye ;bile dedim ama sen yağdırdıkça yağdırmış, güzelce bunu bile kullanmışsın. Hadi diyelim ki bıktırmak için uzun ve hızlı yazıyorum , peki şu yazılarıma bak, çok kısa bir zamanda bu kadarının yazılması olanaksız normal şartlarda , görmüyormusun bunu. benim özel bir durumum var dedim sana , nasıl bunu kullanabilirsin öyleyse? Hadi özel bir duruma inanma , o da tamam ama insan normal koşullarda kısa bir zamanda bu kadar uzun yazamayacaksa (çok hızlı düşünmesi gerekeceği için)çok hızlı düşünme gibi bir özel durumu olma olasılığıda var. Herkes şiir yazabiliyor mu? Yada niye hepiniz ilham alamıyorsunuz ,a tabi bak o da yalandır ama oe , aramızdaki fark o ki, senin sözlerin kendi yorumlarından ötesi değil iken , ben sözlerini yazarak yorumluyorum yani sen istediğin şekle büründürebilirsin ama ben senin sözlerini tam buraya koydum .Kendini olgun bir hale nasıl büründürdüğünü, sırf Ra yı Maharajdan daha üstün tutmak için bunu yaptığını kendi kelimelerinle gördüm ama sen benim kelimelerimi koymadığın için rahatça uydurabilirsin. Ve çok kızmışsın , olgun gözükmeye çalıştığına dair şey ortaya çıkınca , iyi ama , öyleyse benim de "çocuktur , ben bilgeyim v.."demeye çalışıp beni güzelce yerden yere vurduğun yazılara öfkelenbilirmişim o zaman.

Kusura bakma ama 1000 tane işe yaramaz şey, 1 tane bile nitelikli şey etmez
----------

Gerçekten mi? Pekala, şimdi burada uzun bir mesaj yazmışsın, tamamen senin savlarınla ilgili ve senin ağzından çıkanlar var ortada ama bu durumda onların kendi yorumların olması gerekiyor. Ee?Nereden bileceğim senin yorumlarının tmamen geçerli olduğunu? Sana üstteki mesajda ne yazdım? Bir baksana oraya , dün "öz önemlidir, deneyimi önceden de tamamlamış olabilir "der iken bugün ise "deneyimler önemlidir "demiş, tamamen farklı konuşmuşsun ama ben senin ağzından yazdım o sözlerini, Ki ortada sadece benim yorumum olmasın ama sen , bir yağdırmışsın da bir tane benim sözüm yok.

Daha enteresan yanı ise, bunları yazmaya zaman harcadın tamam ama , en üstteki sonsuzluğa dair sorularımın tekini cevaplammamışsın. Ee? Yazdıklarının arasında bir tane nitelikli birşey koyup"hadi yazmışken şu sonnsuzluğa vs.. dair sorularada cevap vereyim vs.."demeyi niye akıl edemedin? İşte en yukarıda ve önceki sayfalarda..

Cevaplayamayacağın için olabilir mi?

Nitelikli ne yazmışsın sen söyle bana. Şurada şu forum gözümün önünde iken konuşuyorum, uydurmam olanaksız, öyle bir lanse etmişsin ki, o kadar şeyin arasında tek bir bilgi yok gibi, sadece senle uğraşmışım gibi. Şurada senin mesajlarını aldım , içlerinde cevap gibi yazdığın ama sadece kendini kurban , olgun olmaktan öteye götürmeyen yazılar ama senin yazıların nitelikli oluyor ? Bu kadar mı olur dedirttin bana

Kasyopyaya dair sen kendin geldin ve yaptıklarımdan dolayı suçlarcasına konuştun , bunu nasıl aksi bir dille anlatabiliyorsun! Sanki ben "bulmuşum ve övünüyorum gibi bununla. Sen şakacı günündemisin bugün? Nasıl bu kadar saptırabildin.. Onları kopyalayayım tamam madem öyledir .

Sana , o kadar emek verdiysem eğer suçlayıcı tarzda değil , arkadaşım belki biraz fazla odaklanıyorsun ;gibi uygun bir dille gel ;demeni söyledim sadece ve insan uzun zaman emek verince , suçlayıcı bir tarz ile eleştirilince kendini kötü hissediyor ;demeye çalıştım , yazdım ya ve bu tavır da benim kendimi sorgulamama neden oldu. Ya suçlanıcaktıysam niye uğraştım vs..ve saygı istiyorum ;dedim emeğime

Ee?Bu şimdi sanki ben buldum ben buldum anlamınamı geliyor ha?
Sen nasıl birisin ki bu kadar saptırabildin hemde gözümün önündeki yazıları. Tartışmayı bilmiyorsun vs...pandoraya bulaşmayın ha , yazarsanız ona kötü olur ;dercesine karşındaki insanı kötüleme derdine düşmeseydin de, sana dair yazılan şu üstteki mesajları benim kadar açıklayıcı cevaplasaydın.

Gerçekten helal olsun sana oe, mükemmelsin , kendine dair yazıların dışında sana sorulan "karadelikler, sonsuzluk ,illüzyon v..ye cevap vermeyi düşünemeyecek kadar nitelikli cevaplar bulmuşsun bana. Kutsalına yani Ra ya, sosnzuluğuna biraz dokunmam yetti, işte sonucu.

Neyse ya, sakin olup konuyu bitirip , birdaha asla bu şekilde birşeyi yaşamak istemiyroum, yoksa sabredemezdim.

Edited by - pandora76 on 23/12/2011 22:17:59
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 23/12/2011 :  21:52:07  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bu gerçekten böyle olmaz ve bitmez, sen yazarsan ben bitirene kadar bu nedenle sona değin yine okumamam en iyisi. Ama şu cümlen harika:

Periyodik olarak pışpışlayıp, "sen iyisin/güzelsin pandora" mı dememiz lazım. Bir kere de birşeyi 'olduğu gibi' bırakamaz mısın? Sonsuza kadar kafanda kurup kendi kendini yiyip bitirecek misin? Ne olurdu bunları yazmasak ve orada bitse. Birşey bitebiliyor mu sende? "Bırakırsam ağzımı bıçak açmaz" diyorsun ama bu da laf. Sende bitebilen birşey göremedim ben.

Bırakırsam ağzımı bıçak açmaz sözü laf ise niye 1 sene hiç bir zaman foruma giriş yapmadım?Demek ki bırakırsam ağzımı bıçak açmadığı olabiliyormuş?Nasıl uydurdun o zaman bu yorumu?

Kim diyor sana gel pışpışla ha? Bak foruma, nerede gidip te"a oe güzelsin iyisin de "bana demişim ? Çekim yasasında tek başıma yazarken" hadi ama beni niye pışıpışlamıyormusunuz "mu demiştim , işte orda yazılar, neyi kafandan uydurup yorumluyorsun kendine göre eğip bükerek? Realitelerimizdeki sorumluluk payında kaç tane yazı yazdım, kimse gelmese de , kasyopya celselerine dair kimse yazmasa da uzun zaman hep yazdım vs.., e madem güzelsin pandora ;denmesini istiyorum, niye orada tek başıma o kadar yazıyı yazdım hem de o kadar zmana? Madem istediğim güzelsin vs..denmesi , kimse yazmayıp "güzelsin "demeyince bırakmam gerekmezmiydi . Nasıl birisin sen ya, ki istediğin gibi evirip çevirdin , kasyopyaya dair eleştiri getireceksen eğer, "arkadaşım çok odaklanıyorsun negatifleşebilir vs dememi bile" buna evirdin? Ben eleştiri kabul etmeyip sürekli pışpışlayın desem , eleştiri getirmeyin derdim ama bu sözler eleştirmeyin değil, eleştirini biraz daha uygun yap ;demek olmuyor mu. Sen saygı isterken , pışpışlayın demek mi bu oluyor bu? Buna mı yorayım ben de ha?

Senin Ra na dokunmamın bedeli bu mudur? Olsun, hiç önemli değil.

Burada , bu başlıkta bile "oe gel hadi güzelsin vs.."demedim , buraya gelen hem de "Maharaj Ra da tekamülde ileridedir "sözüm ile gelen sensin , bunları sen söyledin, ben uydurmuyorum, yazıların orada duruyor.

Sonsuza dek kafamda kuracakmışım. O kadar önemlisin ki, sonsuza dek kafamda kuracak kadar yani. Beynimin içini görmüşsün gibi.Sevgiyle ve saygıyla yaklaşım istediğim için bile "kimseye özel bir sevgi beslemiyorum"deme gereksinimi duymuşsun , önceki sayfalarda. O kadar garibime gitmişti ki, ben anlaşılır diye sevgi sözcüğünü kullanmıştım ama sen neye yormuştun. Secretdream a da yazmıştım, sevgiyle sözcüğünü ee? Senle özel mesajlaşmayı isteyen ,burcunu soran üye lerden dolayımı kendini bu kadar özel zannettin? Değil burcunu sormam özel mesajlaşma istemek, hiçbirzaman senin yazdığın yerlere özellikle gidip yazayım dememişken , konuya dair aklıma birşey gelmediği sürece.

Ya oe, bırak bunları ,mertsen eğer dediğin gibi, evet ben Rayı üstün tutmak için bunları yaptım ;de gitsin çünkü sen aksini iddia etsen bile işte orada yukarıda senin ağzından yazılmış sözlerle hepsi ortada !

Neyse , şu berbat işi bitireyim ve sonsuza dek de son derece önemli olan senle sorunları düşünmeye devam edeyim. Annem babam kardeşim dostum vs..den bile önemli , o kadar önemli ki ..forumda herkesin istediği kadar olgun /bilge vs..gözükmek ve insanlara kendimi beğendirmek için çabalayıp durdum ben , pışpışlasınlar diyesevdirmeye çalıştım kendimi, olgun gözüktüm bilge oldum vs.. Hem de bu şekilde tartışmanın diğerlerinin sevgisini kazanmama engel olabileceğini ve güzelsin demeyecklerini bildiğim halde. Yani o kadar önemli , insanların hakkımda ne düşündüğü. Kendim için savaşıyorum çünkü o kadar önemli , kendim için savaşıcam ve bunun bir de zaferimin tadını çıkarıcam.

Lafları çevirmeyi gayet güzelce yapabilen sen ,"madem kendisi için savaşıyor sadece, o zaman bu insan bu yazıları bittiğinde ve uzun zaman yazmadığında , bunun tadını nasıl çıkaracak , hadi orada iken tad alsın burada olmasa da ama sorun o ki, ben de burada o olmadığı zamanlar (ki 1 sene uzaklaşmıştı yani yine yapabilir bunu) dilediğim şekle çevirip saptırıp bilgileri de çökertebilirim. Ee?O zaman kendisi için savaşıyor olamaz, gerçekten de bunu rehberleri istemiş olmalı , bu plana olan sorumluluğu"diyemiyor, bu kadarını düşünemiyorsun. Herşeye aklın yetiyor ama bunu düşünemiyorsun ?

Sorumluluk mu? Asıl sana sormalıyım, sorumluluksa eğer nasıl olur ki sırf Ra dan ileridedir tekamülde maharaj dediğim için bu kadar bilgiyi hem de son dönem bunu yapmak yerine biraz olsun desteklemeyi denese idin?

Hayatımdaki bana zarar veren anlamsız şeyleri çıkardım ve bu son alan yani senin bakış açın gibisi , bir daha asla hizmet ,iyilik vs..adına senin gibi bilge , olgun vs..gözükme sevdasındaki insanlarla uğraşmıycam ki zaten tek uğraştığım yer burası kaldı. Ondan sonra oe , al benim yazdıklarımın hepsini , verdiğim bilgiyi vs..ne varsa saptır , dilediğini yap , 1 sene nasıl uzak kaldım , mayıstan önce gelmiycem , gelirsem söylen.

Ben senin dünyana ait değilim ,senin olgun bilge vs..gözükme sevdasındaki , lafı evirmeden söylemeyi beceremeyen ,öfkesini sevincini vs.."aman diğerleri ne düşünür , olgun dururmuyum yine de "demeden gösteremeyen insanların dünyası ve evet, ne zevk alıyorsunuz bundan? Diğerleri "aman ne olgun , ne bilge vs.."demiş durmuş !Ne zevk alıyorusunuz ya , birbirinize yapmacık sevgili hitaplarıyla yaklaşırken içinizdeki sevgisizliğe rağmen?

A bak oe, sen niye eskisi gibi herkese sevgili deyip durmuyorsun? Hani eskiden herzaman , adama demediğini bırakmaz iken bile sevgili derdin , ne oldu "üstat"? Yoksa artık yapmacık sevgili hitapları forumda makbul gözükmez diyerek mi hareket ediyorsun yoksa yapmacık olmamaya mı karar verdin?


Edited by - pandora76 on 23/12/2011 22:26:53
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 24/12/2011 :  04:57:02  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şu kasyopyalılara dair kısma ayrıca değinicem ve bana diğer forumdan bir örnek vermişsin. Yani ben diğer forumu okurdum önceden de ama yine sen konuyu açtın diye yazdım. Ferda "oh ne ala mualamı "derdi? Birde hep "kal sağlıcakla "der ve sen de onun gibi sağlıcakla kalmamı temenni etmişsin, ona mı benzemişsin ne.

Bak oe, bana metafizikmi fizkmi vs..diyedura onca tartıştığın insanlara dair örnek vermemeni tavsiye ederim, ben değil sen değindin felsefede nasılım , ferda şöyle derdi vs..diyen. Sana aynı zamanda , haklılığını ispat etmeye çalışıyorsun da denmişti, metafizik mi fizik mi bahsi üzerine. Ya ben de eskiden materyalist bakış açısına sahiptim, materyalist için metafizik diye birşeyin muhakkak aksinin ispatı gereklidir , sen metafiziğin ispatına mı düştün ki onca zaman uğraştın ? Hani bana diyorsun ya, kim neye isterse inanır.

A evet, sen bu sözleri yani çok inatçısın haklı çıkmaya çalışıyorsun vs..sözlerini sadece bana mı kullanıyorsun bir tek? "bak felsefede ne kadar olgunum "demeye çalışmak için bana sözde soruyorsun ama boşuna .Kim biraz sana karşıt fikri olsa sonsuzluğa dair mesela, hemen "haklı çıkmaya çalışıyorsun inatçısın vs.."diyeduruyorsun. Hadi bunu uydurdun de ..

Bırak bunları oe, bu şeyi yaptığın tek ben değilim , işte sen sordun felsefeyi buna değindim , işte orada da "inatçısın vs.."deyişlerin .Herkes ne hikmetse inatçı , oe nin sonsuzluğuna dokunmayın... da..sonsuzluğa dair bir mantıksal açıklama yapamadın burada. Eğer birşeyden eminsen karşındakine "inatçısın vs.."demeyi bırakır veya bunu yaparken yanısıra onu tek tek açıklardın , çürüt tezimi çünkü kendinden eminsin. Bir tek sorumun cevabı yok, uydurmam olanaksız çünkü hepsini yerleriyle yazıyorum veriyorum.

Bu arada bir de ne vardı?İlham almak ta ne ola ki? Nihilizm der ki, hiçlik korku ile kendisini hissettirir hatta filozof en sonunda herşeyi bırakıp şiire başlamıştır ama bu ilham gibi değil ki, hiç 'in kendisini ifade etmesi:) Yani ilham almak kötüdür ama hiç kendisini şiirle ifade edebilir? Nihilizm ne garip değil mi, metafiziği yadsımak için , öz ile olan teması "ilhammı , sezgiler mi o da ne"diyerek reddebiliyor hatta olumuluyor ama dayanğı olan hiç kendisini şiirle dile getiriyor:) Yani şiir yazmaya yönelen filozoflar ilham almış olmuyor hem de hiçi açığa çıkarırken şiir yazmış oluyor:)

İlhama sen de inanıyordun dime oe, önceki sayfalarda yazmıştın bunu hani.

Kayopya demiştim.

Kasyopyalılarla ilgili sürecine dair de, söylediğim şu idi, kafanda değiştirmeden önceki hali bu en azından; "Benim eleştirdiğim şey, sen Kasyopyalılara dair birşey yazmasan sanki hiçbirşey yapılmamış durumda imiş varsayman". Öncelikle söylediğim bu idi. Sen bunu yaptığın şeyi eleştiriyorum sandın. Oysa çok açık anlamı. Ben zaten Kasyopyalıların söylediklerini yeterince yorumlamış durumda idim, senden çok daha önceden. Ama sen, sanki ortada sadece senin yaptıkların var sanınca, benim yaptıklarımı 'yok varsaymış' olduğunun farkında bile değilsin. Saygıdan bahsediyorsun ama ilk saygısızlıkları yapan hep sendin.

--------

Bir bakalım öylemiymiş. Ben bu suçlamaların altında kalamam oe. Secretdreamın kişisel sayfasında (5.sayfa) ilk önce kasyopya konusuna değinen sen idin , ben zannediyorum şehir dışındaydım hatta yani özellikle "hadi oe, gel bana güzel demece oynayalım vs.."gibi birşeyle gelmemiştim, ilk yazan tam aksine sendin. Ha başka yerde buna dair bir tartışmamız olmuşmuydu(kasyopya) emin ol hatırlamıyorum şu an, aklıma gelirse yazarım.
Bak şimdi o sayfada ilk senin sözlerin, linki veremiyorum ama gidip bakabilirsin yeniden:

17/04/2011 : 15:31:23 Show Profile Visit oe_'s Homepage Reply with Quote
Ana vurgunun denge olması gerektiğine ben de katılıyorum.
Hata yapmayı canlı olmakla özdeşleştirmedim aslında.
Sadece şu var;
Ben huzur/mutluluk/birlik'im, desem de bunlar hayatımda tam tezahür etmiyor.
İster dışarıda ara sebebi, ister içeride. İçeri de dışarı da birbirinin içinde.
Ben de zaten sadece 'huzur/mutluluk' değilim, diğer bütün aşama ve hallerim. Hepsiyim.
Süreç sonucun içinde, sonuç sürecin içinde.

Bir örnek; "negatife odaklanmayalım" demek bile aşırı vurgu yapıldığında negatife odaklanma olmuş oluyor (Esasta Pandora'nın Kasyopyalıların sürekli negatife vurgu yapmasından yola çıkarak kasyopyalıların negatifliğine vurgu yapması, ve senin buna işaret etmen. Ve sen işaret edince sen de negatife işaret edeni (Kasyopyalıları) işaret edeni (Pandora'yı), işaret eden (Secretdream) olmuş oluyorsun. Ve ben de bu sözümle seni işaret eden oluyorum.)

Sonuçta bu yapılmamalı mı? Neden yapılmasın? Yapılabilir. Burada da temel nokta denge. Birisi bir uçtan aşırı bahsedince bende tersini söyleme isteği doğuyor denge adına. Yoksa tersini savunuyor değilim. Birisi bütün sorun dışarıda derse, içine dön derim. Başka birisi tüm sorun içimde derse, dışarıyla bağlantıyı koparma derim. Salt istekle dolup taşan birine istememekten sözederim. İstememeye çok vurgu yapan birine de istekten. Bunun gibi birşey.

Edited by - oe_ on 17/04/2011 15:33:31
-------------------------------------

Oysa çok açık anlamı ...değil mi oe? İlk bunları söyleyerek gelen sendin , o kasyopyaya dair şüpheler başlığında belki bana kızgındın çünkü sonrasında yanılmıyorsam ilk kez bunları yazarak gelmiştin. Bunlar hoş sözler mi? Bu sözlere kadar kaç kere emek verdim vs..demişim? Burada durduk yerde pat diye bunları söyleyen ama sanki ben senin yakana yapışmışım gibicesine dillenen de sensin. O kadar garip bir imaj vermişsin . İnsan biraz olsun üsübunu "o kadar uğraştı isterse yanlış yapsın ama uğramasından ötürü ben biraz daha iyi bir üslupla yaklaşayım"demezmi ? Veya eğer düşüncen negatifliğe odaklanmanı zarar getirmesi yönünde idi, niye o kadar kasyopyaya yazılırken bunu dile getirip , değindiğin gibi bir sorumluluk örneği sergilemedin de sonrasında bilmem neye kızıp acısını çıkarırcasına bu tarz ile geldin? Bu adamı kibarca dövmek (suçlamak) gibi birşey değil de ne ve eğer sorumluluksa , niye kasyopyaya dair onca yazılınca değil de sonra yazdın ? İşte tarihlere bak, kasyopyaya dair yazdıklarımın tarihlerinde bak ve kıyasla.

Saygıdan mı sözediyorsun?İnsana iki çift "sevgi çiçek kelebek vs.."demek midir saygı , işte üsturubuyla saygısızlık bu değil mi?

Birşeylere kendi kafanda kızıyorsun belki ve başka bir şekilde ortaya çıkıp sanki onuna acısını çıkarıyorsun gibi. Ben de ,sende hep bunu hissettim zira böyle pat diye , onca zaman kasyopyaya dair odaklanırken , bu tarz sözlerle eleştiri gelmez , öncesinde yapılırdı bu zaten. A bak, burada sözünü ettiğin, takma konusu da orada geçiyor. Sonrasında ben sana cevap yazdım:
------------------------------------------

Bak 4.sayfada buna dair ne demiştim:

Veya sen oe, kasyopya celselerine dair ayrıntılı eleştirilerimden sonra , secretdreamın sayfasında direkt ,pandora kasyopyaya odaklanarak ;gibi birşey dediğinde farkındamısın ne yaptığının? Ben o kadar emek vermişim, ayrıntılı uğraşmamın nedenlerini anlatmışım ama sen kendininde yararlandığın o bilgileri veren insana açık bir dille ve güzellikle "bak o kadar çok odaklanmak zarar getirebilir vs.."demek yerine , ben konuya dahil değilken henüz böylesine tepeden bakan bir eda ile yaklaşmıştın, ben böyle hissettim. İşte ben neden kendime salak dedim? Merhametle kölelik arasındaki farkı öğrendim;dedim?İşte bunun için. Benim aktardığım bilgilerden yararlanıyorsun ama benim yapmaya çalıştığım gibi değil, çok kötü hissettiren bir tarz ile suçlayıcı bir şekilde eleştiriyorsun. İşte sevgi ile yaklaşırken ;derken demek istediğim şey tam bu idi. Kendime sordum yazdıklarını okuduğumda şöyle bir düşündüm. Bu niye böyle oluyor yine?

Biri gelir bana ağır sözler söyler ve ben hizmet adına bunu yutmadığım için suçlanırım (geçmişte olanlar) , daha sonra beyinsiz vs..gibi sözler işitirim ama bunu da yutarım hizmet adına(ki halada bu kardeşime sevgim vardır , yine de anlamadığım birşekilde onu hata yapan kardeşim gibi görür severim )ve sonrasında çekim yasasına dair şuna buna vs.. Dedim ki kendime, kızım sen hakketen bir eşya gibisin,emek verirken ve şu yaşam planını gerçekleştirmeye çalışırken, ne emeğine ne de anlayışla attığın adımlara saygı yoksa eğer, sen gerçekten karşındaki insanlara "nasılsa pandora bu, biz nedersek diyelim bilgi veriyor zaten , dilediğim gibi davranabilirim"gibi bir şeyi hissettirmiş, köle olmuşsun! Aynen öyle dedim kendime.

Mesela bir tartışmadan sonra 1 sene uzak kalmıştım forumdan çünkü o tartışmaya neredeyse forumda hemen hiç emeği olmayan, zaman ayırmayan insanlardan biri gelip"oldunmu "diyerek bana ders vermişti kendince. Bu son damla idi , ben köle gibiydim ve sevgi dolu insanların neşeleri gitti diye , sanki görkemli dağından inip ders verme lütfunda bulunan bir üyemiz, bana "olmak" üzerine ders verirken, tam aksine bunun asıl sevgisizlik anlayışsızlık örneği olduğunu anlamayacağımı düşünecek kadar aptal olduğumu düşünüyor olmalıydı , ki ben böyle bir izlenim yaratmışım ve böyle davranabilmişti.

İşte ben senin tutumunda sonra oe , bunları da hatırladım. O 1 sene uzaklıktan sonra foruma yeniden gelmem , bilgilerimi anlattığım , tartıştığım bir dostumun"neden paylaşmıyorsun";diyen bir dostumla olan sohbetimizden sonra verdiğim bir karardı, bana kalsa her ne kadar verdiğim bilgileri paylaşmam gerektiğine dair birşeyler hissediyor olsam da , hiç gelmezdim muhtemelen . Ve kendime kızdım, neden sana "oldunmu"diye ders verildiği halde yeniden gelip kendini bir köleye çevirdin dedim kendime. İşte buydu sevgiyle gelene sevgiyle gelmek ;derken demek istediğim şey. Şimdi olsa yine gelirmiydim?Evet gelirdim ama asla bu şekilde yaklaşmazdım.
----------

Samimiyetle ne hissettiğm anlatmışım , ee?Şimdi bu"hadi gelin beni pışpışlayın "anlamına mı geliyor ha?Sen nasıl gözümün önündekini böylece saptırabiliyorsun, işte burada yazılar, nerede "gel beni pışpışla " var?

---
Sana secretdreamın sayfasında ne yazdım cevaben:

[maroon]Bence de yapılabilir fakat buradaki tanımlama belki sen öyle düşünmedin bunu yazarken ama, sanki sen sadece denge sağlamak için diğer ucu işaret edensin ,denge sağlayıcısın gibi olmuş . Ben bu örneğini başka bir açıdan ele alayım.
Eğer denge bir ucun karşısında diğer ucu da ortaya koymaksa (genel anlamda okuduklarımdan bir yerdede anladığım bu) öyleyse belki de şu örneğe göre ben asıl dengeyi sağlamış oluyorum.

Şöyle ki;
Burada sanırım ilk kez Ra bilgilerini paylaşan sensin (yada en azından etkin bir biçimde). Ve Ra bilgilerinde "orion"dan sözediliyor yani Ra negatifi işaret ediyor. Üstelik Ra , sapmaları düzeltme konusunda , ısrarlı çabalarından sözediyor(sorumluluk).
Ve daha da ötesi, negatifler sürekli olarak farklı şekillerde saptırma girişimlerinde bulunuyorlar .

Ra : "Eğer bu istek ve irade başkalarına hizmet içinse, bunun karşıtı olan kutbiyet harekete geçirilecektir"

Sen (kötüyü de işaret eden Ra' yı), burada paylaşmasaydın , belki ben Ra bilgilerinden haberdar olmazdım, en azından uzun bir zaman. Belki de haberdar olurdum ama senin vesilenle Ra bilgilerinden haberdar oldum, yani bu forumda birşeyi belki de başlatan ilk sensin(benim tarafımda) Dolayısıyla, Kasyopyayı da okumazdım ve haliyle , Kasyopyayı işaret eden biri de olmazdım, kasyopyayı okumadıktan sonra, nasıl işaret edeyim onu?
Yani şu örneğinin tam tersi, belki de tam anlamıyla olmasa da ilk kötüye işaret eden sensin ve bende kötüye işaret eden olmayabilirdim de, eğer sen başlangıcı yapmasa idin.
Veya belki de , sen de "Birisi bir uçtan aşırı bahsedince bende tersini söyleme isteği doğuyor denge adına" dediğin durum olsun diye, negatif işaret ediliyordur, hiç bu açıdan düşündün mü.
Yani zamanın olmadığı yerde, başlangıç noktası diye birşey yoksa eğer , belki de herşey aynı an da vuku buluyor, dengeleme bile, aynı andaki bir etkileşim. Sendeki"kötüye işaret edildiğinde tersini" söyleme "isteği" kötüye işaret edeni edeni yaratıyordur belki. Kötüye işaret edildiğinde tersini söyleyebilmek için , kötüye işaret edilmesi demek ;değilmi.
Daha da ötesi, ben senin kötüye vurgu yapmadığını hiç düşünmedim (sen öyle diyorsun demiyorum) , sadece tepkilerini çok zaman direkt anında vermiyorsun. Mesela Kasyopya celselerini çok önceden eleştirmişsin ama ayrıntılarıyla değil(belki bu da senin hayat amacın olmadığı ya da karakterinde ayrıntıcılığa düşkün bir yapı olmadığı veya ayrıntılara girmenin özgür iradeye saygısızlık olduğunu düşünmendir nedeni veya veya...) veya sonraları Ra bilgileri eleştirildiğinde de sonunda Ra yı eleştiren üyeye "senin sapmalarını düzeltmekle uğraşamam" gibi birşey demiştin en sonunda. Belki de bıktın sapmaları düzeltmekten ve ayrıntıya girmek istemiyorda olabilirdin(kasyopyayı eleştirirken) Ple'ler başlığında ve daha birkaç yerdede kasyopya adıyla olmasa da her zaman , negatifliklerden sözetmişsin. En basitiyle Ra yı savunurken de , pozitifi işaret ederek , negatifliği işaret etmiş oluyorsun ve belkide denge , bir yerde de senden ötürü bozuluyordur ve aslında hepimizden ötürü.

--------------

Denge sağlayıcısı mı oldun oe? Aslında ben denge sağlamak için yaptım..dercesine.Birşeyler daha yazdık durduk ve şunları yazdın sen orada:
---------

Kişinin gelişmişlik seviyesi hasatlarda ölçülüyor. Daha üst yoğunluklardakilerin daha gelişmiş olduğunu düşünmek anlamlı sanırım. Aynı yoğunluk derecesinde de farklı gelişmişlik seviyesinde varlıklar olacaktır mutlaka. Geliştikçe düşüncelerin benzeşmesini de düşünürsek, bu da bir yol gösterici olabilir.

Ancak bunun ispatı ya da iknası yok. Bu kişinin kendisine kalmış birşey ki, bu da gelişmişlik seviyesi ile ilgili. Yani kişinin gelişmişlik seviyesi hakkındaki düşüncesi dahi gene kendi gelişmişliği ile ilgili. Dolayısı ile herkes 'kendisi gibi' düşünecek mecburen. Kimse kimsenin düşüncesine katılmak zorunda değil. Hangisi kendisine o an anlamlı geliyorsa onu düşünecek. Ama kendisini izleyerek kendi gelişimini takip edebilir.

Yani "kime ve neye göre?" sorusu, kişinin kendi yaptığını/düşündüğünü haklı çıkarmak için bir yol değil. Özellikle, herşeyin 'bir' olduğunu ve daha yüksek/gelişmiş varlıkların (hatta sonsuza kadar giden bir skalada) var olduğunu düşünüyorsa insan.

--------------------------------

Kasyopyaya dair yazılara bak dedim sana , baktınmı? Kasyopyalılar en sonunda "neye inanırsanız odur"söylemleriyle kendilerininde eğer negatif olduklarına inanılırsa negatif olacaklarını savunup , güzelce kendilerini pozitife çevirdiler..demeye çalıştım sana. Senin bana göre ayrıntılı davranmadığını düşündüğünü söyledim ama sen o kadar zaman uğraşılan yazılara dair "pandora negatif işaret ederken "diye pat diye dile gelirken söyledim , ki garip bir biçimde sen de işin içinden "denge sağlayıcı "diye çıkmıştın.

Neden mi yeterince ayrıntılı değildi bana göre kasyopyaya dair yazılar? Mesela bir örnek. Cengiz han sanırım kasyopyaya gitmiş ;diye yazıyordu Ra da öyle mi?Ve sen buradan yola çıkıp"negatif onlar"demeye getirdin, işte orada yazılar. E bundan biraz daha ayrıntılı düşünse idin (bana göre ayrıntı anlayışı)irdelese idin" bu kasyopyalılar Ra kasyopyaya dair Cengiz han oraya gitti dediğine göre , ne diye biz kasyopyadanız ;desinler? Demek başka açıklamsı olmalı..demezmiydin?

Genel kanal bilgileri tartışmasında , istersen onları da bulayım çünkü çok ayıp ettin bu şekilde suçlayarak , kasyopya almış başını gidiyordu ve sen kasyopyayı savunan üyenin savunmalarına hiçbir açıklama getirememiştin . Hepsi orada duruyor yazıların , hayır doğru değil de , getirip bulayım. Kasyopya almış başını gidiyordu burada, ben geldim ve onları okudum , ayrıntılarıyla ve senin o zamanlar cevaplayamadığın soruların hepsini yanıtladım. Benden sonra kasyopya konusunda bir kesinlik oluşmadı mı?

Sana önceki yazılardada dedim, çok emek verdin ve teşekkür ederim vs..kim küçümsüyor emeğini? Bana göre ayrıntısızdı kasyopyayla ilgili uğraşıların ama ben bunlara , sen beni suçlayıcı tarz ile gelince değinmek durumda kalıyorum. Napabilirim başka? E Sen gelir"kasyopyaya odaklanıp kötüye odaklanır pandora ama ben de işte naparsın denge sağlayıcısı aslında olgunum "edalarında yazarsan , ben de "sen odaklanıyorsun kasyopyaya "dediğin için , "bana göre de sen kasyopyaya yetrince odaklanmamışsın , 'ayrıntılı değil bence' vs.."deyince , nasıl bir sorun yaratmış oluyorum?İşte senin söylemine cevap veriyorum ? Başka ne diyebilirdim ?

E o zaman burada "benim kasyopyaya dair birşey yapmamışım gibi konuşmuşsun" anlamında sözlerin garip durmuyor mu? Hem de senin emeklerini önceki sayfalarda bile daima takdir ederken ben?Sen ne diyor ne anlatıyorsun oe?

İşte bu nedenle patronlukmu taslıyorsun bana ;demeye çalıştım burada. Karşındakini kendine eşit görüyorsan eğer bilmem neye kızmışsan belki o kızgınlığından ötürü gelip bu tarz yaklaşırsan ben de sorgularım , ne demek ki ben zarar mı vermişim o kadar zaman emek verirken?
Bana mı saygıdan bahsediyorsun?İşte sözlerin , ilk bu saygıyı yıkan sözlerin. Ama bana iyi ders oldu dediğim gibi.

Ve devamında beni"yaptıklarımdan dolayı" suçlamışsın ,işte demek istediğim bu idi. Kimse kismenin düşüncesine katılmak zorunda değilse senin dediğin gibi, o zaman gerçekten buna göre hareket et, mesela kasyopyayı sana göre fazla irdeleyen varsa buna da saygı göster.


Bunu yaptığını göremeyen de sendin. Sadece daha sonrasında, senin tekrar tekrar kaşıyıp kafanda durumu daha da kötü hale getirdiğini görünce, ekstra olarak "benim yaptığım çalışmanın bana göre daha yeterli olduğunu, seninkinde iki taraflı bakış açısı eksikliği" vb olduğunu söylemek durumunda kaldım. Ama asıl vurgu bu değildi ki. Sen kendi çalışmanı senin yazdıklarınla aynı frekansta olanlar için yazarsın, ben de benimkileri öyle yaparım. Seninkinin tümden yararsız/değersiz olduğunu söylemedim.

------
Vay be, benimkinin" tümden değersiz olduğunu dememişsin"ama tam aksine daha da kötüsü, direkt negatife odaklanmakla yaptıklarımdan dolayı vs.. gibi bir duruma getirmişsin, işte orada yazdıkların.

Bu benim bakış açımdı ve düşündüğümü söyledim. Bir de şu her yaptığın şeyi bir 'çalışma' olarak görmen, "planı tamamlayacağım" demelerin.

-----------

Ne dememi buyurursunuz? Plan yerine yani, ne emredersiniz? Siz de plan diyordunuz ama..

Aynen öyle , bundan şüphen mi var , varsa kanıtlarsın. Hadi diyelim ki bir şekilde bu kadar zaman harcadım da diğerlerinin saygısını kazanıyorum ve bundan zevk alıyorum , bu tamam. İyi de, ben burada tamamen aksi bir tutum izliyorum ve hiç insanların istediği olgun/sevgili vs..tarzında yazmıyorum , tam aksine çok kez bu yerleşmiş kalıplara karşı çıktığım oldu ve çok tepki aldım. Hem de yukarıda anlattığım gibi, çok zaman yalnız başıma yazdım Ee?Nasıl bir ego tatmini yaşıyorum ki, yine de o kadar zorluğa aldığım tepkilere rağmen devam ettim? Benim kadar bu forumda laf , hakaret yiyen var mı , ki bir çeşit zevkle devam etmem için bir nedenim olsun?

Zikrettiğin aslında senin fikrin. Bir insanı , o kadar zorluğa , senin gibi uzun yazmalarımı bile özel durumumdan sözetmeme rağmen ve bu durum tamamen bana ait olduğu için ...karşıma geçip"hastalıklı tarzın uzun yazmaların vs.."denilmesine karşın yine de devam ettiren şey , "öz ünden gelen birşeydir".

Sen bunu anlayamazsın! Şiiri yazdıran güç , öylesine büyük bir güçtür.

Elbette çalışma diyeceğim ne diyeyim? Yani sorun sözcük mü"çalışma" .Bunu mu buldun bula bula? Bir plan değil mi bu ha, sen deneyimli spritüalist , "bir plan yapılır vs.."demiyor musun ki ben de aynı şeyi demeyeyim?

Birşeyi çalışma yapan ona kaç saat harcandığı veya içindeki kelime sayısının çokluğu değildir. Sonuçta ortaya ne kadar iyi, çelişkisiz, bütünlüklü, doyurucu birşey çıktığıdır, bir çalışmayı çalışma yapan. Ben birçok şey yazmışımdır ama şimdiye kadar "çalışmam" diye birşey demedim. Veya o kadar şey anlatmışımdır ama "verdiğim bilgiler" diye birşey de demedim.Bilmem aradaki farkı görebiliyor musun? Ve zaten ortaya uzun veya kısa, yavaş veya hızlı, iyi birşey çıktıysa, o kişi onun gerektirdiği çabayı yaşamları boyunca 'ödemiştir' ki çıkıyordur. Yani sanma ki "ben kasyopyayı, maharaj'ı şunu bunu, okumak anlamak için yüzlerce saat harcadım, en uzun yazıları ben yazdım, en çok iletiyi ben attım, bu yüzden en çok emek veren benim". Değil işte. O öyle ölçülmüyor. Nicelik değil, nitelik önemli. Ve daha bütünlüklü/nitelikli birşey yazan da, bunu geçmiş yaşamlarında ve bu yaşamında yeterince 'ödemiştir' çalışarak/düşünerek/severek.

-----------

Ne güzel dile getirmişsin dime?Nitelikli olamsı önemli vs.. iyide , şu önceki mesajlarında bana tek bir cevap vermek yerine sadece ama sadece kendini kurban , olgun göstermen vs..nitelikli oluyor öyle mi? Nitelik , kelime çokluğu değildir ama cevap veriyormuş gbi gözüken fakar sadece Ra daha üstündür demeye getirmek için 2 saat "n adım ötede olgun biri olarak deneyimlerimle ben vs.."demektir ? Sadece yukarıdaki şu sorularıma nitelikli bir cevap versen olmazmıydı:

Ve daha ötesi , madem ki biz o sonsuzluğun ta kendisiyiz, niye kendimizi asla bulamayalım?

İşte ben buradayım ve madem ki sana göre de ilham alınabilir(yani "öz 'e erişilebilir") öyleyse kendimize yani sonsuzluğumuza niye asla erişemeyelim? Hem de daha bu hayatta iken (3b)erişebilme (ilham)imkanımız var iken?

Ki Maharaj bir sorana "madem o içinizdedir , öyleyse O'nu bulmak zor olmamalı, içinize bakın "anlamında birşey der , niye böyle der?

----------

Bunlar en azından nitelikli sorular değil mi, sana "yakışır nitelikte". Ne dersen de, sana senin "sonsuzluksa eğer ,asla arayış bitmez "diyerek yola çıktığın ve hala gerçeği aradığın halde emin bir dille" bu yaşamda öyle bir varlık(Maharaj gibi aydınlanmış) göremeyeceksin demelereinin hepsini çürütecek sorular olduğunu biliyorsun .

Bana söylediğin herşey mesela "satrançmı oynuyoruz ki cevaplamıyorsun gibi" sözlerinin hepsinin aslında sana ait olduğunu ben uydurmuyorum, burada cevaplarında duruyor. Bir tane ,beni yermek (hastalıklı tarz gibi) ve Ra yı üstün kılmaktan öteye giden yazın yok. Ben hepsini mesela sonsuzulukla ilgili tezine dair kısımları vs..cevaplamaya çalıştım ama sende laf var ama aslında hiç cevap yok.

O kadar garip bir durum ki,aslında bana söylediğin şeyler tamamen senin tutumunu yansıtıyorr.

Edited by - pandora76 on 24/12/2011 06:15:08
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 24/12/2011 :  06:00:17  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ve kasyopyaya dair...
Senin tezin tabi ki yine tamamen Ra ya ait. Şöyle ki, negatifliğe odaklanmayın ;der ya Ra olay budur. Ötesi mi?"Onunla eşit kaynak yok" ki, ne haddine ötesini düşünmeye?

Öte yandan , senin düşünme zahmetine girmediğin şey şu. Eğer birşey (negatiflik)kendini ortaya sermiş ise, birkez başlangıcı yapılmış ise, o şeye artık daha fazla odaklanmayalım , negatiflik artmasın ;diyemezsin. çünkü o şey ortaya serilmiştir. Ben olsa idim, tam aksine gözümden uzakta olacağına karşımda dursun derdim ve kasyopyanın irdelenmesi için burada yayınlanmasını tercih ederdim özellikle çünkü öyle veya böyle bir başka yerde bu negatiflik kendisine yer bulacaktır, iyisi mi gözönünde olsun ;diye yaklaşırdım, bu forumda izlenen yolu izlerdim yani.

Öte yandan, dediğim gibi, eğer o negatiflik ortadaysa , onu tam aksine üstüne üstüne gitmek bana göre daha iyi olacaktır, eğer amaç"negatifliğe odaklanıp onu arttırmayalım" gibi birşeyse. Ben hep bu yoldan hareket ettim. Niye mi?

Burada kasyopyaya dair birkaç celse ola idi sadece ve o celseler "negatifliğe odaklanmayalım "diye bırakılsa idi incelenmese idi, bu durumda insanlar tam aksine daha da merak edecekti.Ama işte bu yolla , ayrıntısına kadar irdelendi ve çelişkiye yer vermeyecek bir şekilde o negatifliklerin bizleri korkutamayacakları üzerinde duruldu.

Yani, eğer yeterince irdelenmeseydi de o birkaç celseyi okuyan onu iyice araştıracaktı , ilgisini çekeceği için.

Ya negatifiğe hiç odaklanmayacaksın ya da üstüne üstüne gideceksin , Maharaj ın dediği gibi, tamamen sözcüğü önemlidir. Bunları demeye çalışmıştım ama yine olmamıştı.

Ve çok kişi de biliyordu aslında negatif olduğunu, hepsi laftı sadece , hatta genel kanal bilgilerindeki tartışmalarda "negatife de ihtiyaç var "diyenler olmuştu snırım, yanlış anımsamıyorsam. Ama yanıldık ;diyemeyince insan .

Eğer onlar gelirlerse onlardan korkmamız için bir nedenimiz olamdığını biliyoruz ve bunun nedeni kasyopyanın iyice irdelenmesi. Bununla birlikte şu an ki aklım olsa , asla ama asla kasyopyaya dokunmazdım, onca zaman verilen emeği, "sen negatife odaklanıyorsun ama ben denge sağlayıcısıyım"demeye getiresin diye o kadar zaman vermezdim. Gerçekten pişmanım ama öte yandan memnunum da çünkü asla bir daha bu türyanılgılar düşmeyeceğim , bu iş bittikten sonra bir daha asla.

Ha bu arada..Satürn terazi burcunda demiştim , ne alakasımı var?
Satürn terazi benim güneş burcum için bu yıl tüm ortaklıkların eğer eşitliğe dayalı değilse bitmesi demek. Bilmem ortaklık demem sizin tarafınızdan kabul buyurur mu oe ama çok da uygun geldi çünkü sadece iş ortaklığı değil, her alandna sözedilmekte. Eğer, ortaklık kurduğun kişilerden daha fazla çalışıp ,o "çalışmanın"değeri bilinmiyorsa , satürn o ortaklığı bitirecektir. Ne ilginç ki tam da böyle oluyor ve bir daha asla oe ,bir daha asla olmayacak ,senin gibi insanlar yaşamımın hiçbir alanında yer almayacak.

Kasyopya dan çıkan bir şeydi bu ..ve aslında bana böylesine önemli birşey verdiği için minnettarım da Kasyopyaya.
----------

Maharaja benzesen keşke ama benzemediğin halde benziyorum dediğin için övünüyorsun ;diyerek ne güzel çevirmişsin bunu da dime:) Vay be , bu şekilde övünmeyen biri oldun yani spritüel payenle. Buna da değinicem merak etme , öte yandan kısaca demek isterim ki, ne ilginç ki , bilge gözükmeye çalıştığını kendi ağzınla yanlışlıkla kaçırırken , Maharaj a benzemeyi övünmek olarak algılamıyormuşsun:)Yeter ki benzeseymişim... Böylece durumu kurtarıyoruz...
Tabi oe, tabi öyle.

Edited by - pandora76 on 24/12/2011 06:03:58
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  07:49:46  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Bundan sonra sana hızlı ve daha doğrudan modumda yazacağım. Spiritüel bir forumda da böyle yazmak zorunda kalmak hoş değil ama yapacak birşey yok.

Bu sebeple forumu okuyanlardan özür diliyorum. Aynı zamanda böyle gereksiz ve değersiz kişisel de olabilen bir konu hakkında yazmak zorunda kaldığımdan. Ama bitirmek istediğim halde bitmiyor.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  08:09:24  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Öncelikle neden kişisele girdim. Mümkün olduğunca seninle tartışmamaya çalıştım. Bunu daha ilk tartışmamızda (özgür irade tartışması) anladım. Yani seninle anlamlı şekilde tartışamayacağımı. Yazılanlar makul ve mantıklı olsa dahi kabul edemeyip uzattıkça uzatıyor, olmadık/anlamsız veya çelişkili noktalara kadar taşıyordun tartışmayı. Dolayısı ile o tartışmada senin tartışılabilir olduğuna dair tüm kredibiliteni tükettin gözümde.

Ondan sonrası kaçış idi. Mümkün olduğu kadar az ilişmek. Elverdiğince. Ama sen benim yazmayı bıraktığım konuları haftalar aylar sonra tekrar ele alıyordun ve yazmaya mecbur bırakıyordun. Ki haftalar aylar boyunca yazmaya ara vermem değil (sandığın gibi), hiç yazmamam sözkonusuydu yani. Sana yazmak, seninle tartışmak istemiyordum.

Neden? Çünkü

1. Ya yazılanı anlamıyordun da, yazılanı anlamından/bağlamından koparıyordun veya mantık hatası yapıyordun
2. Ya anladığın halde bilerek, yazılanı anlamından/bağlamından koparıyordun veya mantık hatası yapıyordun

Herkes zaman zaman bunları yapar, Ama sen kabul edilebilir limitlerin çok üstünde yapıyordun. En azından benim açımdan ortada tatışılabilir bir durum yoktu. İmkansızdı yani.

Birisi 'bilmediğini bilmiyorsa', 'anlamadığını anlamıyorsa' bunu ona anlatman çok zordur. Biliyorum anlıyorum sanıyordur çünkü. Yazar da yazar.

Gördüğün gibi 'bilmediğini bilmemek' çok meşhur bir sözden bir alıntıdır, sözcük oyunu değildi o. Ve 'bilmediğini bilmeyenle' diyaloga girmek hatasını yapanlar bunun kendine eziyet etmekten farkı olmadığını bilirler. Yani bu durum benim için bir eziyet. Sana cevap veremeyeceğimden değil, zamanıma ve emeğime acıdığımdan, cevap versem de hiçbir işe yaramayıp bana allanıp pullanıp geri döneceğinden cevap yazmak istemiyordum.

Dolayısı ile şimdi imkansızı deniyorum. Ve aslında sana değil daha çok diğer okuyuculara durumu göstermek için yazıyorum. Gören zaten görüyordur da, şu cevap veriyorum, sorularıma cevap alamıyorum oyununa bir son vermen için.

Olasılıkla bu süreç seni daha da incitecek. Çünkü ya sonunda 'kendini görmek' zorunda kalacaksın (yeterince anlayamadığını) veya bilerek durumu çarpıttığın giderek daha 'ayan beyan' olacak ve buna dayanmak da sana daha zor gelecek. O yüzden daha çok incinirsen beni suçlama. Bunu sen istedin.

Evet hızlı mod başlasın. Neden hızlı, çünkü buna fazla zaman ayırmak istemiyorum, ancak hakettiği kadar.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  08:16:10  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by pandora76

Oe;
Kelimelerle oynama , sana şifre çözerim ;derken ciddiydim. Bu şeyi yapmak için yanlış kişiyi seçtin dedim, ne demek istedim.

Şurada tabloya bakınca yeşil ve mavi renk var ;diyoruz fakat o yeşilin arkasında ne var? Mat yeşil, bir koyu tonu , parlak yeşil vs.. yeşil renklerin karışımıdır ama tüm tonlar için ayrı bir karışım gerekir ve bunun için bir zerre hata bırakmamam gerekir çünkü o tonu elde edemezsin ve sistem bu nedenle çöker. Ben o tonlara bakarım , görünene değil. Hakikaten ne demek istediğimi anlamamışsın , ki devam ediyorsun bu şeye..

Mesela önceki sayfanın en son mesajında şöyle yadım en başta:

Maharaj'a ise Atlantislileri sorsalar da cevaplayamazdı. Tabii ki amaç benim babam seninkini döver değil, ama biri kalkıp varlıkları doğru perspektife oturtamazsa, bunları konuşmak gerekiyor. Sen Maharaj'ın daha gelişmiş olduğunu düşündüğünü söyleyene kadar, zaten bu konu üzerinde konuşmak gerekmemişti.
-------------------

Doğru perspektife oturtmamışsa biri , bunu konuşmak gerekiyormuş. Bu tamam ve ben yazdım , açıkladım , madem böyle bir gereklilik var öyleyse sen açıklamalısın bundan sonra ama , umrumda değil ;dersen , keyfin bilir . Ben sıramı savıyorum , gerisi sana kalmış.
--------------

Sen şimdi ne diyorsun:

Sana seninle tartışmayacağımı nedenleriyle söylemiştim. Hala "neden sorularıma cevap vermiyorsun" demen çok anlamsız.
------------

Bunu bilmeden yaptığını düşünmek istiyorum ama artık buna dair bir belirti göremiyoum.
Ben önceki mesajımın sonunda ne demişim:

öyleyse sen açıklamalısın bundan sonra ama , umrumda değil ;dersen , keyfin bilir
-----
Sen şimdi ne diyorusn?

Hala "neden sorularıma cevap vermiyor-sun" demen çok anlamsız.

---------
Madem sözcüklerle oynamaya devam edeceğim diyrosun, o zaman senin ve benim sözlerimi birarada kıyaslyalım. Burada sana "hala neden sorularıma cevap vermiyorsun "gibi bir anlam mı var, ki sanki"benden hala cevap istiyor , zorluyor vs.."gibi bir tamamen farklı anlama çekiyorsun?

Olayı öyle birşeye çekiyorsun ki , faına varılmadan ,söylediğim şeyden farklı bir anlama bürünüyor.

Burada sen bana illa ki cevap ver ;demiş gibimiyim, oku o yazılarımı. Tam aksine ,üst mesajlarımda, "ben yazayım sen cevaplama sonra ben sana uzun bir zaman vereyim vs.."diyerek bir çözüm yolu önermişim, çok uzun zamanlar daha sen dedin ben ne dedim vs..diye diye uzamasın diye, bir çözüm önerisi sundum.
Olayı öyle bir boyuta taşıyorsun ki, bu forumda neredeyse hiçbir zaman "oe ne olur gel de cevap yaz vs.."demişim gibi .Böylece beni yıpratmayı mı düşünüyorsun?

Sen kendinin ne dediğini de anlamıyorsun. Yazdığın şey cevap istemek anlamına gelir. Daha altta birçok noktada da cevap vermediğimi söylüyorsun. Bu cevap istemektir. Aslen seninle bilmem kaç ay sonra diyaloga girmeyi falan da istemiyorum. Tartışmayı sen sürdürmek isteyebilirsin ben istemiyorum. Bana eziyet çünkü ------------

Öte yandan şu cümlene baktım da.

Öte yandan "şeyleri açıkça söylememişsin" deyip duruyorsun, mertçe söyleseydin sorun olmazdı diyorsun. Hayır çok net ve açık söylemişim işte. N adım geride demişim, bütün şeyleri gayet net açık söylemişim. Senin kaldıramadığın bu açıklık zaten. Kendimi de olgun göstermeye çalışmadım bunları söylerken. Belki zaten olgunum, olamaz mı? Hem olgun olup, hem de sana bunları açıkça söyleyince böyle bir tarz doğuyor. Ve sen de n adım geride olamaz mısın? Mümkün değil mi bu?
------------
Dedin ve öyle oldu yani.
Çok net söylemişsin demek ...Yukarıda öyle gözükmüyor ama ,öte yandan bak ne diyroum sana. Sana öğretmen dedim , üstat dedim yani seni kendimden de ileride tuttum, sen olgun ol , kim ne diyor ki buna.Zaten demişim sana olgun diye.

Benim için senin daha olgun olmansorun olsa, sana üstat öğretmen vs..deyip seni yüceltirmiydim? Yani benim açımdan senden n adım geride olmak değil sorun teşkil etsin , zaten başından beri ben seni n adım ileride tutmuum.
Bak oe, zeki olabilirsin ama asla karşındkainin zekasını küçümseyip kelimelerle oynama zira yine diyorum , beni bu tarz olgun yaklaşımla "bak ne kadar olgunmuş öyleyse sorun yok, görünüş tamamsa öz de tamam vs.."diyenlerle karıştırma, bana bunu yapma ama yok yapacağım dersen yine de , birşey dyemem.

Olgunluk umurumda değil. Neysem oyum. Şeyleri açıkça söylemiş miyim. Söylemişim. O konu o kadar.

Demek dosdoğru kendine n adım ilerideyim demişsin? Peki öyle olsun. Birşey demiştim , daha o bitmedi diye. O mesajlarına verdiğim cevaplar henüz bitmedi , bundan sonrasında bu söylediğin şeyin cevabı var.
Az kaldı der iken bunu söylemek istedim.






Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  08:57:25  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by pandora76

Şu uzun yazının tamamını şimdi okudum oe ,neler demişsin neler, gerçekten iyi ama hepsine şimdi cevap vermiycem fakat nasıl istediğin şekle büründürülür böylece gördüm. Bir kısmına değinmek istedim şimdilik ama gerçekten çok ayıp etmişsin .Şu kısım inanılmazdı :

İşte senin tartışmadan anladığın bu. Karşıdakini bıktırana kadar uğraşmak. O yüzden tartışmayı bilmiyorsun diyorum. Zannediyorsun ki çok şey yazınca, çok zaman harcayınca, çok 'çalışma' yapılmış olur; çok yazıp bıktırınca, karşıdakini bıktırarak pes ettirirsen de 'tartışmayı kazanmış olursun'. Kusura bakma ama 1000 tane işe yaramaz şey, 1 tane bile nitelikli şey etmez. Boşa çaba. Ve kendisini görmeyen, herşeyi kafasında eğip büken değiştiren, kendisine ve karşısındakine farklı anlama standartları uygulayan biriyle de t-a-r-t-ı-ş-ı-l-(a)-m-a-z.
--------------

Kusura bakma ama..
Pekala kusura bakmayayım ama şu kısma dair ne var ona bakalım. Nasıl bir sözdür bu ? Sen çekim yasası başlığına da gelmiştin ve "kısa yazmaktan sözetmiştin ve ben de mesela 500 kelime sınır koyalım mı gibi birşey demiştim. Sana uzun yazmama dair açıklama yapmıştım ve bunu bile bile , uzun yazmamı dahi kullanabiliyorsun . Salt uzun yazman değil. Uzun ama içeriksiz/gereksiz

Hastalıklı vs..diyerek güzelce yerden yere vur, sonrasında ise şöyle de ki , "a evet , bak pandoranın demeke istediği kişiyim ben , bıktırdı beni isyanlardayım vs.."gibiycesine.

Yani güzelce karşındakine demediğini bırakma ona hastalıklı de vs..sonrasında bir öfke ile bunları söyle. Duygu sömürüsü yapma. Durumu uzatman senin suçun. Ben bitirmeye çalıştım hep. Yapıyorsan katlanacaksın.

Burada mesajlarına yazmaya yeni başlamıştım, işte biraz dur da kişisel konuyu bitireyim ki sen söyle ben söyle vs..olup uzamasın , sonra ne dersen de bana ..demedim mi sana?

Sen karşındakine "olgunum ben, n adım ileride , çocuksun sen vs.."demeye getitirken iyidir ama burada ne yaptığın ortaya çıkınca öyleyse öfkelenmen niye? Niye biliyor musun, öfkelenebilirim de ondan. Öfkelenmezsin sakin sakin yazarsın "bana olgun ayakları yapma" dersin. Öfkelenirsin suç olur. Bir karar ver. Karşıdakine sen aynı şeyi yaparken o da öfkelebilirmiş demek , ki sen nasıl öfkelenmişsin.

Hem o gün neden yazamadım, eline sanki bir koz geçmiş gibi ,"samimi değilsin sözünü tutmadın vs.."dercesine konuşuyorsun da, anlamadığım o ki, bugüne değin niye hemen yazardım da o gün yazmadım hepsini? Belki gerçekten dediklerim doğru idi , bu olasılık olamaz mı. Hadi diyelim ki hemen yazmamış olmam kusur , amenna , peki hemen kişisel konuyu bitirmeyince ne geçecekti elime ki böyle yaptım? Tam aksine, hemen yazmadığım için sözümü tutamamış gibi, daha kötü gözükmeyecekmiydim ha? [b]Evet daha kötü gözüktün. Önce kişisel konuyu bitirmen gerekirdi. Hata yaptın. Böyle yapınca birşey geçmedi eline. Hata yaptın ancak şimdi görüyorsun, ama bu da durumu kurtarmıyor.Bunları göremiyormusun yoksa görmek mi istemiyorsun. Ki bu durumumu telafi etmek için sana haksızlık etmemek için , istersen ben bitireyim mayısa kadarda yazmayayım ;diyor, yapcı olmaya çalışıyorum bu konuda ve 1 sene yazmadığımı sen bliyor iken , bunu yapacağımı da biliyorsun. Öyleyse ne bu yaygara! Ben seninle 'eğer bitirebilirsek', hiçbir şekilde sürdürmek istemiyorum. Hala Mayıs'ta sürdürürüm mantığın varsa bıraksan iyi olur.

Sana neden uzun yazdığımı açıklamışken önceden "bıktırmak için "nasıl diyebilirsin? "bıktırır pandora , o niyetle uzun yazıyor vs.."de ,alttan alta önceden beri demediğini bırak sonrasında haklıyım artık bıktım edalarında , bıktım artık demeye getir ve yine haklı ol.
Sen düşün şimdi , mesela bir hiperaktif kadar hızlı olabilirmisin? O kadar hızlı hareket edebilirmisin ha? Niye uzun yazmayı beceremiyorsun? Diyormuyum sana .

Niye benim kadar hızlı düşünemiyorsun , hızlı yazamıyorsun, yoksa sen hastalıkmısın ki hızlı /uzun yazamıyorsun? Demelimiyim bu durumda? Çok ayıp etmişsin hem de çok.
Hızlı değilsin çok yavaşsın. 6 haftada bir son sözü bitiremedin. Yazdıklarıma cevapların hep geriden geliyor (Bu yüzden de bitmeyen çıkmaz döngüye dönüyor tartışma). Hızlı falan değilsin. Aklında tümleyip yazman gerekir. Çünkü asıl anlam bütünde gizlidir. Sen parçalarla uğraşıyorsun. Parçaları alıntılayıp alıntılayıp bağlamın/anlamın/mantığın canına okuyorsun. Bütünü anlama eksiğin var.

Bu forumda önceden yaazmıştım, bir zamanlar hızımı ölçtüler zeka testleri vs..yapıldı diye . Tabi ki övünüyorum! Evet , ben senin dünyanda hastalıklıyım , yavaş düşünemiyorum her zaman ve senin gibiler de bana yetişemedikleri için yavaş hareket ettikleri için normal sayılıyor . Bu hızıma dair açıklamama rağmen bunu yani bana ait birşeyi kullanman "uzun yazıyorsun ki bıktırmak için "demen kadar beni kıran birşey olmadı ama neyse bunlarda bitecek diye sabrım var.

Hatta düşüncelerim hızlandığı için yeterince odaklanamadığımda oluyor İşte doğru olan bu bazen karşımdaki kişiye ;bile dedim ama sen yağdırdıkça yağdırmış, güzelce bunu bile kullanmışsın. Hadi diyelim ki bıktırmak için uzun ve hızlı yazıyorum , peki şu yazılarıma bak, çok kısa bir zamanda bu kadarının yazılması olanaksız normal şartlarda , görmüyormusun bunu. benim özel bir durumum var dedim sana Özel durumun varsa yapabileceğim birşey yok. Yerli yerinde zamanında, anlamı bütünleyip tartışamıyorsan, o zaman tartışma. Karşındakine de eziyet etme. , nasıl bunu kullanabilirsin öyleyse? Hadi özel bir duruma inanma , o da tamam ama insan normal koşullarda kısa bir zamanda bu kadar uzun yazamayacaksa (çok hızlı düşünmesi gerekeceği için)çok hızlı düşünme gibi bir özel durumu olma olasılığıda var. Herkes şiir yazabiliyor mu? Yada niye hepiniz ilham alamıyorsunuz ,a tabi bak o da yalandır ama oe , aramızdaki fark o ki, senin sözlerin kendi yorumlarından ötesi değil iken , ben sözlerini yazarak yorumluyorum yani sen istediğin şekle büründürebilirsin ama ben senin sözlerini tam buraya koydum Anlam parçalarda/alıntılarda eksiksiz yeralamaz. Bütündeki anlam önemlidir. Sen alıntılamayı bağlam kaydırmak için kullanıyorsun. Ben bütündeki anlamı yakalayıp koruyarak yazdığım için alıntılamasam da bir kayıp yok Kendini olgun bir hale nasıl büründürdüğünü, sırf Ra yı Maharajdan daha üstün tutmak için bunu yaptığını kendi kelimelerinle gördüm ama sen benim kelimelerimi koymadığın için rahatça uydurabilirsin. Ve çok kızmışsın , olgun gözükmeye çalıştığına dair şey ortaya çıkınca , iyi ama , öyleyse benim de "çocuktur , ben bilgeyim v.."demeye çalışıp beni güzelce yerden yere vurduğun yazılara öfkelenbilirmişim o zaman. Boş konuşma bunlar. Sabun köpüğünden cevaplar yazma. Ben seninle uğraşmak zorunda kalmaya öfkeleniyorum. Senden kurtulmak istiyorum ama kurtulamıyorum, öfkem buna.
Kusura bakma ama 1000 tane işe yaramaz şey, 1 tane bile nitelikli şey etmez
----------

Gerçekten mi? Pekala, şimdi burada uzun bir mesaj yazmışsın, tamamen senin savlarınla ilgili ve senin ağzından çıkanlar var ortada ama bu durumda onların kendi yorumların olması gerekiyor. Ee?Nereden bileceğim senin yorumlarının tmamen geçerli olduğunu? Aklında anlamı bütünleyebilseydin görürdün. Göremiyorsan da yapacak birşey yok. Bir de her yazdığımı bana çevirmekten daha anlamlı ve yaratıcı tartışma biçimleri bul. Kötü bir taklit bu tarzın. Tersine çevirdiğin, 'benim yazdığımı bana yazdığın durumlar' konunun/olayın durumuna uymuyor. Boşa çaba yani. Sana üstteki mesajda ne yazdım? Bir baksana oraya , dün "öz önemlidir, deneyimi önceden de tamamlamış olabilir "der iken bugün ise "deneyimler önemlidir "demiş, tamamen farklı konuşmuşsun ama ben senin ağzından yazdım o sözlerini, Ki ortada sadece benim yorumum olmasın ama sen , bir yağdırmışsın da bir tane benim sözüm yok.
Çok basit ki onun cevabı. Sen önceki yaşamlarda özünü geliştirmiş değilsin. Sadece kendini öyle varsayıyorsun. Dünyana sadece kendinden bakabiliyorsun. Ben ise salt bu yaşamım için tecrübeliyim demedim ki. Şu an ki durumum ve tecrübelerim, benim de tüm önceki yaşamlarımdan toplamda gelen birşey sonuçta. Bu yaşamımda da çalışmaya devam ettim. Ama bu tek başına bu yaşamın işi değildi tabii ki. Bu yaşamda da gene ruhsal şeylerle de ilgilendiğim için hem öz hem de dışavurumu da var bu yaşamda bende. Bak övüneyim. Övündüğümü söyleyeyim ki sabun köpüğünden cevap yazıyormuş gibi gözükmek için alıntılayıp laga luga sabun köpüğü laflar yazma. Birşeyi alıntılayıp cevap yazıyorsan hakkını ver. Salt cevap veriyormuş gibi gözükmek için bunu yapma.
Daha enteresan yanı ise, bunları yazmaya zaman harcadın tamam ama , en üstteki sonsuzluğa dair sorularımın tekini cevaplammamışsın. Ee? Yazdıklarının arasında bir tane nitelikli birşey koyup"hadi yazmışken şu sonnsuzluğa vs.. dair sorularada cevap vereyim vs.."demeyi niye akıl edemedin? İşte en yukarıda ve önceki sayfalarda..
Adam gibi net hale getirirsen onu da cevaplarım. Şimdi çıkıp yukarıda samanlıkta iğne arayamam. Ki zaten biryerlerde cevaplıdır o yazdığın, anlamamışsındır, tekrar tekrar uğraştırıp duruyorsundur. Anlamayacağın şeylere bulaşma.

Cevaplayamayacağın için olabilir mi?

Nitelikli ne yazmışsın sen söyle bana. Şurada şu forum gözümün önünde iken konuşuyorum, uydurmam olanaksız, öyle bir lanse etmişsin ki, o kadar şeyin arasında tek bir bilgi yok gibi, sadece senle uğraşmışım gibi. Şurada senin mesajlarını aldım , içlerinde cevap gibi yazdığın ama sadece kendini kurban , olgun olmaktan öteye götürmeyen yazılar ama senin yazıların nitelikli oluyor ? Bu kadar mı olur dedirttin bana Son yazdıklarımda sana bir konuyu anlatmaya çalışmadım, sadece seninle neden tartışılamayacağını anlatmaya çalışıyorum. Bu da mecburen kişisele giriyor. Ben normalde kişisel yazmam. Niye esas sorulara (sonsuzla ilgili vs) cevap vermiyorsun diyorsun. Ben en basit gündelik konuyu anlatamadığım biriyle sonsuzu nasıl tartışayım. Daha kendi söylediğinin cevap istemek olduğunun farkında olmayan biriyle bu tartışılabilir mi?

Kasyopyaya dair sen kendin geldin ve yaptıklarımdan dolayı suçlarcasına konuştun , bunu nasıl aksi bir dille anlatabiliyorsun! Sanki ben "bulmuşum ve övünüyorum gibi bununla. Sen şakacı günündemisin bugün? Nasıl bu kadar saptırabildin.. Onları kopyalayayım tamam madem öyledir .

Sana , o kadar emek verdiysem eğer suçlayıcı tarzda değil , arkadaşım belki biraz fazla odaklanıyorsun ;gibi uygun bir dille gel ; Bunu alıntının olduğu yerde cevaplayacağım demeni söyledim sadece ve insan uzun zaman emek verince , suçlayıcı bir tarz ile eleştirilince kendini kötü hissediyor ;demeye çalıştım , yazdım ya ve bu tavır da benim kendimi sorgulamama neden oldu. Ya suçlanıcaktıysam niye uğraştım vs..ve saygı istiyorum ;dedim emeğime

Ee?Bu şimdi sanki ben buldum ben buldum anlamınamı geliyor ha?
Sen nasıl birisin ki bu kadar saptırabildin hemde gözümün önündeki yazıları. Tartışmayı bilmiyorsun vs...pandoraya bulaşmayın ha , yazarsanız ona kötü olur ;dercesine karşındaki insanı kötüleme derdine düşmeseydin de, sana dair yazılan şu üstteki mesajları benim kadar açıklayıcı cevaplasaydın.

Gerçekten helal olsun sana oe, mükemmelsin , kendine dair yazıların dışında sana sorulan "karadelikler, sonsuzluk ,illüzyon v..ye cevap vermeyi düşünemeyecek kadar nitelikli cevaplar bulmuşsun bana. Bunu cevapladım yukarıda Kutsalına yani Ra ya, sosnzuluğuna biraz dokunmam yetti, işte sonucu.

Neyse ya, sakin olup konuyu bitirip , birdaha asla bu şekilde birşeyi yaşamak istemiyroum, yoksa sabredemezdim.
Yaşamak istemiyorsan bu durumu kendin yaratmayacaksın. Ben seninle tartışmaya can atmadım. Kendin 'kaşınıyorsun'. Hızlı modun dili de bu. Sadece forumdaki diğer kişilerden ve okuyucularda özür dilerim bu dil için. Ama sana artık kestirmeden yazıyorum. Ancak bu kadarını hakediyor yazdıkların. Ve bu durumu kendin yaratıp istediğin için bunda benim suçum yok. Seni kırayım diye uğraşmadım. Uğraşsam ben üstüne giderdim. Ben susup kaçmaya çalıştım. Şu noktaya kadar. [/b]
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  09:40:12  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by pandora76

Bu gerçekten böyle olmaz ve bitmez, sen yazarsan ben bitirene kadar bu nedenle sona değin yine okumamam en iyisi. Ama şu cümlen harika:

Periyodik olarak pışpışlayıp, "sen iyisin/güzelsin pandora" mı dememiz lazım. Bir kere de birşeyi 'olduğu gibi' bırakamaz mısın? Sonsuza kadar kafanda kurup kendi kendini yiyip bitirecek misin? Ne olurdu bunları yazmasak ve orada bitse. Birşey bitebiliyor mu sende? "Bırakırsam ağzımı bıçak açmaz" diyorsun ama bu da laf. Sende bitebilen birşey göremedim ben.

Bırakırsam ağzımı bıçak açmaz sözü laf ise niye 1 sene hiç bir zaman foruma giriş yapmadım?Demek ki bırakırsam ağzımı bıçak açmadığı olabiliyormuş?Nasıl uydurdun o zaman bu yorumu? Kafanda bitirebildin mi? 1 sene kendini yemişsin ki hala bundan bahsedip duruyorsun. Üstelik bu alıntının anlamı bu değil ki. Altta ele alacağım.

Kim diyor sana gel pışpışla ha? Bak foruma, nerede gidip te"a oe güzelsin iyisin de "bana demişim ? Çekim yasasında tek başıma yazarken" hadi ama beni niye pışıpışlamıyormusunuz "mu demiştim , işte orda yazılar, neyi kafandan uydurup yorumluyorsun kendine göre eğip bükerek? Realitelerimizdeki sorumluluk payında kaç tane yazı yazdım, kimse gelmese de , kasyopya celselerine dair kimse yazmasa da uzun zaman hep yazdım vs.., e madem güzelsin pandora ;denmesini istiyorum, niye orada tek başıma o kadar yazıyı yazdım hem de o kadar zmana? Madem istediğim güzelsin vs..denmesi , kimse yazmayıp "güzelsin "demeyince bırakmam gerekmezmiydi . Nasıl birisin sen ya, ki istediğin gibi evirip çevirdin , kasyopyaya dair eleştiri getireceksen eğer, "arkadaşım çok odaklanıyorsun negatifleşebilir vs dememi bile" buna evirdin? Ben eleştiri kabul etmeyip sürekli pışpışlayın desem , eleştiri getirmeyin derdim ama bu sözler eleştirmeyin değil, eleştirini biraz daha uygun yap ;demek olmuyor mu. Sen saygı isterken , pışpışlayın demek mi bu oluyor bu? Buna mı yorayım ben de ha? Bak nasıl anlam/bağlam kaydırıyorsun bir örnek var burada. Bu alıntının öncesi var. Diyor ki, sana söylenen birşey niye söylendiği şekliye sende kalmıyor ve kötüye gidiyor. Anlam bu. Ben sana olan son mesajım dediğim mesajda af da dileyerek bitirelim dedim. Sen önce olgun yazmışsın tamam bitireceğim dedin. Sonra sonlarda kendi kendine coştum öfkelendin. Tekrar yazdırma yazıyor işte yukarıda. Yani anlam seni kendi haline bırakınca durdur yere anlamı/bağlamı bozuyor, durumu da kötüleştiriyorsun deniyor. Yoksa uzun zaman tek başına yazamadın, kötü halllerde yazamadın denmiyor. Sana hiçbirşey denmezken de sen kendi kendine kurmaya başlıyorsun. Önceki sana sustuğum her durumda da bu oldu. Bana daha kötüsünü anlamış/varsaymış olarak geldin. Sorun bu.

Senin Ra na dokunmamın bedeli bu mudur? Olsun, hiç önemli değil.
Sen Ra'ya dokunacak yetenekte değilsin. Ben de senin 'dokunuyor olduğunu sanmanı' kafaya takacak kadar fikirlerine önem vermiyorum. Geç bunları. Sana öfkemin sebebini söyledim.


Burada , bu başlıkta bile "oe gel hadi güzelsin vs.."demedim , buraya gelen hem de "Maharaj Ra da tekamülde ileridedir "sözüm ile gelen sensin , bunları sen söyledin, ben uydurmuyorum, yazıların orada duruyor.

Sonsuza dek kafamda kuracakmışım. O kadar önemlisin ki, sonsuza dek kafamda kuracak kadar yani Birisi oldun mu demiş. 1 sene kurmuşsun. Bence ölene kadar da kurmaya devam edersin. Ee onları kurduysan bunları haydi haydi kurarsın. Beynimin içini görmüşsün gibi.Sevgiyle ve saygıyla yaklaşım istediğim için bile "kimseye özel bir sevgi beslemiyorum"deme gereksinimi duymuşsun , önceki sayfalarda. O kadar garibime gitmişti ki, ben anlaşılır diye sevgi sözcüğünü kullanmıştım ama sen neye yormuştun. Secretdream a da yazmıştım, sevgiyle sözcüğünü ee? Senle özel mesajlaşmayı isteyen ,burcunu soran üye lerden dolayımı kendini bu kadar özel zannettin? Değil burcunu sormam özel mesajlaşma istemek, hiçbirzaman senin yazdığın yerlere özellikle gidip yazayım dememişken , konuya dair aklıma birşey gelmediği sürece. Ben benden hoşlanıyorsun bağlamında demedim (bunu da anlamıyorsun bak). Bana salt fikir bazında bile özel sevgi beslemene gerek yok anlamında dedim. Ben de beslemiyorum. 'Özel' demek benim için 'iyi birşey' anlamına gelmek zorunda değil.

Ya oe, bırak bunları ,mertsen eğer dediğin gibi, evet ben Rayı üstün tutmak için bunları yaptım ;de gitsin çünkü sen aksini iddia etsen bile işte orada yukarıda senin ağzından yazılmış sözlerle hepsi ortada ! Ha işte öyle. Sanki Ra'nın yukarıdaki abuk sabuk kişisel şeylerle çok alakası var. Mantık hatası.

Neyse , şu berbat işi bitireyim işi berbatlaştıran sensin. ve sonsuza dek de son derece önemli olan senle sorunları düşünmeye devam edeyim. Annem babam kardeşim dostum vs..den bile önemli , o kadar önemli ki ..forumda herkesin istediği kadar olgun /bilge vs..gözükmek ve insanlara kendimi beğendirmek için çabalayıp durdum ben , pışpışlasınlar diyesevdirmeye çalıştım kendimi, olgun gözüktüm bilge oldum vs.. Hem de bu şekilde tartışmanın diğerlerinin sevgisini kazanmama engel olabileceğini ve güzelsin demeyecklerini bildiğim halde. Yani o kadar önemli , insanların hakkımda ne düşündüğü. Kendim için savaşıyorum çünkü o kadar önemli , kendim için savaşıcam ve bunun bir de zaferimin tadını çıkarıcam. Bak kişisel şeyler yazmayı ne kadar seviyorsun. Buna gelince yaz babam yaz. Sonsuzluğa veya başka konuya gelince hepsini toplasan bir paragraf anlamlı laf çıkmayacak (uzunluk önemli değil, çoğu anlamsız/çelişkili/tekrar ve boş gereksiz). Tekleyip duruyorsun. Sonra da ben bilgi için yazarım diyorsun. Ne bilgisi yahu. Sen var çok sevmek kişisel tartışmayı.

Lafları çevirmeyi gayet güzelce yapabilen sen ,"madem kendisi için savaşıyor sadece, o zaman bu insan bu yazıları bittiğinde ve uzun zaman yazmadığında , bunun tadını nasıl çıkaracak , hadi orada iken tad alsın burada olmasa da ama sorun o ki, ben de burada o olmadığı zamanlar (ki 1 sene uzaklaşmıştı yani yine yapabilir bunu) dilediğim şekle çevirip saptırıp bilgileri de çökertebilirim. Hala seninle tartışma, yazdığın gereksiz şeyler üzerine yazma isteği duyacağımı sanman beni ne kadar anladığını gösteriyor. Ee?O zaman kendisi için savaşıyor olamaz, gerçekten de bunu rehberleri istemiş olmalı , bu plana olan sorumluluğu"diyemiyor, bu kadarını düşünemiyorsun. Ne planı bu. Herkesin bir yaşam planı var. Seninki kaşıntıyı içeriyor. Rehber sandıklarına da çok güvenme. Şu forumda da ortamı kaşımaktan başka birşey yapmadın. Herkes sana karşı falan sandın ama 'düzeltmiyor bozuyorsun hep'. Tıpkı adın gibi. Forumda neredeyse yazacak adam kalmadı gereksiz kişisele dönen tartışmalardan. Ve hala keyifli bir ortamda insanlar sevgili diye hitap etmişler bunun bir zararı yok, göremiyorsun. Her kötüye gidiş hoşuna gidiyor. Sanıyorsun ki çatışmadan iyi birşey çıkacak. Merak etme çatışmazken 'daha da iyisi' çıkıyor. Bu dersi çok zor öğreneceksin gözüküyor. Sen yazıyorsun çünkü yazmandan duramıyorsun. Altta kalamam, egomu ezdiremem vs. Her yazdığından ego fışkırırken bu kabak gibi gözüküyor. Ben ise yazdıklarından sonra hiçbirşey yazmamayı göze almışım hep. Ego kimde belli. İster git ister ayrıl yazdın ya. O senin egon. Herşeye aklın yetiyor ama bunu düşünemiyorsun ? Yetiyor da seninle uğraşmak istemiyorum. Sen de ben seninle uğraşmıyorum diye coşuyorsun. Artık uğraşıyorum. Aman sakın bırakma yazmayı şu anda da. O zaman anlaşılır meydanı boş bulup bana bol keseden yazdığın. Artık kusana kadar çekeceksin bu durumu. Bana yaşattığın eziyeti gör ki, bir daha kimseye bunları yapma.

Sorumluluk mu? Asıl sana sormalıyım, sorumluluksa eğer nasıl olur ki sırf Ra dan ileridedir tekamülde maharaj dediğim için bu kadar bilgiyi hem de son dönem bunu yapmak yerine biraz olsun desteklemeyi denese idin? Tartışamadığım birisi ile anlaşamam. Destekleyemem de. Yanlış olanı da söylerim.

Hayatımdaki bana zarar veren anlamsız şeyleri çıkardım Bunu da yanlış yaptın olasılıkla. Tepkiyle hiçbir işe kalkışılmaz. ve bu son alan yani senin bakış açın gibisi , bir daha asla hizmet ,iyilik vs..adına senin gibi bilge , olgun vs..gözükme sevdasındaki insanlarla uğraşmıycam ki zaten tek uğraştığım yer burası kaldı. Ondan sonra oe , al benim yazdıklarımın hepsini , verdiğim bilgiyi vs..ne varsa saptır, onu sen yapıyorsun, benim dediğimi bana yansıyorusun sadece dilediğini yap , 1 sene nasıl uzak kaldım , mayıstan önce gelmiycem , gelirsem söylen. Mayıstan sonra seni mi çekeceğiz gene. Bitemeyecek mi senle bu olayımız. Bak bitiremiyorsun şeyleri demiştim sana. Araya zaman girdi diye bitmiş mi oluyor.

Ben senin dünyana ait değilim ,senin olgun bilge vs..gözükme sevdasındaki , lafı evirmeden söylemeyi beceremeyen ,öfkesini sevincini vs.."aman diğerleri ne düşünür , olgun dururmuyum yine de "demeden gösteremeyen insanların dünyası ve evet, ne zevk alıyorsunuz bundan? Diğerleri "aman ne olgun , ne bilge vs.."demiş durmuş !Ne zevk alıyorusunuz ya , birbirinize yapmacık sevgili hitaplarıyla yaklaşırken içinizdeki sevgisizliğe rağmen? Doğrudan olman anlamamanı ve/veya saptırmanı ve o halde tartışmanı affettirmez. A'yı B ile örtemezsin. Mantık hatası.

A bak oe, sen niye eskisi gibi herkese sevgili deyip durmuyorsun? Hani eskiden herzaman , adama demediğini bırakmaz iken bile sevgili derdin , ne oldu "üstat"? Yoksa artık yapmacık sevgili hitapları forumda makbul gözükmez diyerek mi hareket ediyorsun yoksa yapmacık olmamaya mı karar verdin?
Yoo canım istediği zaman derim gene. Hele forum ortamındaki saçma ve gereksiz tartışma ve gerginlikler bitsin. Gergin bir ortamda insanın içinden gelmiyor. Geldiği sürece söylerim. Bunun söylenmesinin forumda azalışını da kendi doğrudanlığına yordun ama gerginlikten idi. Zaten herşeyin sebebini kendine yoruyorsun. Felsefe forumunda tartışma bile sen burada çok önemli gerçekleri ifşa edince hararetlenmiş (ah bir de yazdıklarını anlamaya çalışacak kadar üstünde dursaydım. Ben çorba sevmem oysa). Yok bir zaman herkes senin üstüne gelmiş vs. Gittim bizzat buldum ne olmuş ya böyle birşey mi var diye. Gene kendi kendine gelin güvey olmuşsun. Herkes sadece yazacağını yazmış. Dünya etrafında dönüyor pandora. Devam et sen böyle.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  11:12:13  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by pandora76

Şu kasyopyalılara dair kısma ayrıca değinicem ve bana diğer forumdan bir örnek vermişsin. Yani ben diğer forumu okurdum önceden de ama yine sen konuyu açtın diye yazdım. Ferda "oh ne ala mualamı "derdi? Birde hep "kal sağlıcakla "der ve sen de onun gibi sağlıcakla kalmamı temenni etmişsin, ona mı benzemişsin ne. Sabun köpüğü şeyler yazarak vaktimi çalma lütfen. Zaten normal yazdıkların bile sabunsu, bir de suyunun suyu ile uğraşmayalım. Yazıyorsan hakkını ver.

Bak oe, bana metafizikmi fizkmi vs..diyedura onca tartıştığın insanlara dair örnek vermemeni tavsiye ederim, ben değil sen değindin felsefede nasılım , ferda şöyle derdi vs..diyen. Sana aynı zamanda , haklılığını ispat etmeye çalışıyorsun da denmişti, metafizik mi fizik mi bahsi üzerine. Ya ben de eskiden materyalist bakış açısına sahiptim, materyalist için metafizik diye birşeyin muhakkak aksinin ispatı gereklidir , sen metafiziğin ispatına mı düştün ki onca zaman uğraştın ? Hani bana diyorsun ya, kim neye isterse inanır.

A evet, sen bu sözleri yani çok inatçısın haklı çıkmaya çalışıyorsun vs..sözlerini sadece bana mı kullanıyorsun bir tek? "bak felsefede ne kadar olgunum "demeye çalışmak için bana sözde soruyorsun ama boşuna .Kim biraz sana karşıt fikri olsa sonsuzluğa dair mesela, hemen "haklı çıkmaya çalışıyorsun inatçısın vs.."diyeduruyorsun. Hadi bunu uydurdun de .. Bak diyeyim. Anlamadığın konular hakkında yorumda bulunma. İstersen git Ferda'ya sor inatçı mıdır oe de. Ki ona neler dememişimdir. Ama haklılık yanlarımı görebilecek kadar kendiliği var onun en azından. O forumda ters gittiklerim, karşı yazdıklarım bile çoğunlukla bana gene de hak veya değer vermişlerdir. Çünkü laf olsun diye yazmadığımı bilirler. Ve haklı oldukları noktaları kabul edeceğimi de bilirler

Bırak bunları oe, bu şeyi yaptığın tek ben değilim Benim söylediklerimi bana çevirmeye çalışmaktan daha yaratıcı ol diyorum gene. Seninki göle maya çalmaya çalışmak. Ya tutarsa hesabı. Tartışırken bile beni taklit etmekten ötesi elinden gelmiyor. "Oe sen şöylesin" de ve benim sana söylemediğim birşey olsun. Özgün olsun, içinde gerçek payı olsun. Tartışırken bile kolayını seçiyorsun. , işte sen sordun felsefeyi buna değindim , işte orada da "inatçısın vs.."deyişlerin .Herkes ne hikmetse inatçı , oe nin sonsuzluğuna dokunmayın... da..sonsuzluğa dair bir mantıksal açıklama yapamadın burada. 'Alabildiğin' anlayışın kadardır. Anlamayacağın konuya bulaşma. Bulaşırsan eninde sonunda birşeyleri yanlış anlarsın. Yanlış anlayınca da iyiyi kötü, kötüyü iyi yaparsın. Tarihte onca insan anlamayacakları şeylere kafayı takınca, nice değerli insanı yaktılar, gerdiler vs" Eğer birşeyden eminsen karşındakine "inatçısın vs.."demeyi bırakır veya bunu yaparken yanısıra onu tek tek açıklardın , çürüt tezimi çünkü kendinden eminsin. Bir tek sorumun cevabı yok, uydurmam olanaksız çünkü hepsini yerleriyle yazıyorum veriyorum. Al işte dileğin oldu. Yalnız sen kafandakini veriyorsun, olanı değil.

Bu arada bir de ne vardı?İlham almak ta ne ola ki? Nihilizm der ki, hiçlik korku ile kendisini hissettirir hatta filozof en sonunda herşeyi bırakıp şiire başlamıştır ama bu ilham gibi değil ki, hiç 'in kendisini ifade etmesi:) Yani ilham almak kötüdür ama hiç kendisini şiirle ifade edebilir? Nihilizm ne garip değil mi, metafiziği yadsımak için , öz ile olan teması "ilhammı , sezgiler mi o da ne"diyerek reddebiliyor hatta olumuluyor ama dayanğı olan hiç kendisini şiirle dile getiriyor:) Yani şiir yazmaya yönelen filozoflar ilham almış olmuyor hem de hiçi açığa çıkarırken şiir yazmış oluyor:)

İlhama sen de inanıyordun dime oe, önceki sayfalarda yazmıştın bunu hani.
İlham almıyor olsam o kadar özgün fikir ortaya koyabilir miydim. TEk fark ben ortaya koyduklarımı sahiplenmem. Çalışmam da çalışmam diye tutturmam. Saygı da beklemem. Anlayacak olgunluğa erişen otomatik saygı gösterir. Erişmeyenden de zorla saygı beklesen de boş. İşin kendisi saygıyı getirir (hakediyorsa ve karşıdaki anlayabilmişse) veya getirmez. Zorla saygı olmaz. Şimdi kalkar niye saygı bekledin tartışmalarda dersin sen. Senin bağlam kaydırmaların bitmez ki.

Kayopya demiştim.

Kasyopyalılarla ilgili sürecine dair de, söylediğim şu idi, kafanda değiştirmeden önceki hali bu en azından; "Benim eleştirdiğim şey, sen Kasyopyalılara dair birşey yazmasan sanki hiçbirşey yapılmamış durumda imiş varsayman". Öncelikle söylediğim bu idi. Sen bunu yaptığın şeyi eleştiriyorum sandın. Oysa çok açık anlamı. Ben zaten Kasyopyalıların söylediklerini yeterince yorumlamış durumda idim, senden çok daha önceden. Ama sen, sanki ortada sadece senin yaptıkların var sanınca, benim yaptıklarımı 'yok varsaymış' olduğunun farkında bile değilsin. Saygıdan bahsediyorsun ama ilk saygısızlıkları yapan hep sendin.

--------

Bir bakalım öylemiymiş. Ben bu suçlamaların altında kalamam oe. Secretdreamın kişisel sayfasında (5.sayfa) ilk önce kasyopya konusuna değinen sen idin , ben zannediyorum şehir dışındaydım hatta yani özellikle "hadi oe, gel bana güzel demece oynayalım vs.."gibi birşeyle gelmemiştim, ilk yazan tam aksine sendin. Ha başka yerde buna dair bir tartışmamız olmuşmuydu(kasyopya) emin ol hatırlamıyorum şu an, aklıma gelirse yazarım.
Bak şimdi o sayfada ilk senin sözlerin, linki veremiyorum ama gidip bakabilirsin yeniden:

17/04/2011 : 15:31:23 Show Profile Visit oe_'s Homepage Reply with Quote
Ana vurgunun denge olması gerektiğine ben de katılıyorum.
Hata yapmayı canlı olmakla özdeşleştirmedim aslında.
Sadece şu var;
Ben huzur/mutluluk/birlik'im, desem de bunlar hayatımda tam tezahür etmiyor.
İster dışarıda ara sebebi, ister içeride. İçeri de dışarı da birbirinin içinde.
Ben de zaten sadece 'huzur/mutluluk' değilim, diğer bütün aşama ve hallerim. Hepsiyim.
Süreç sonucun içinde, sonuç sürecin içinde.

Bir örnek; "negatife odaklanmayalım" demek bile aşırı vurgu yapıldığında negatife odaklanma olmuş oluyor (Esasta Pandora'nın Kasyopyalıların sürekli negatife vurgu yapmasından yola çıkarak kasyopyalıların negatifliğine vurgu yapması, ve senin buna işaret etmen. Ve sen işaret edince sen de negatife işaret edeni (Kasyopyalıları) işaret edeni (Pandora'yı), işaret eden (Secretdream) olmuş oluyorsun. Ve ben de bu sözümle seni işaret eden oluyorum.)

Sonuçta bu yapılmamalı mı? Neden yapılmasın? Yapılabilir. Burada da temel nokta denge. Birisi bir uçtan aşırı bahsedince bende tersini söyleme isteği doğuyor denge adına. Yoksa tersini savunuyor değilim. Birisi bütün sorun dışarıda derse, içine dön derim. Başka birisi tüm sorun içimde derse, dışarıyla bağlantıyı koparma derim. Salt istekle dolup taşan birine istememekten sözederim. İstememeye çok vurgu yapan birine de istekten. Bunun gibi birşey.

Edited by - oe_ on 17/04/2011 15:33:31
-------------------------------------

Oysa çok açık anlamı ... Evet çok açık. Ama sen kalınlaştırdığım sözün anlamını bir çöz bakalım önce. Bakalım sadece anladığını mı sanıyor muşsun yoksa anlamış mısın. değil mi oe? İlk bunları söyleyerek gelen sendin , o kasyopyaya dair şüpheler başlığında belki bana kızgındın çünkü sonrasında yanılmıyorsam ilk kez bunları yazarak gelmiştin. Bunlar hoş sözler mi? Bu sözlere kadar kaç kere emek verdim vs..demişim? Burada durduk yerde pat diye bunları söyleyen ama sanki ben senin yakana yapışmışım gibicesine dillenen de sensin. O kadar garip bir imaj vermişsin . İnsan biraz olsun üsübunu "o kadar uğraştı isterse yanlış yapsın ama uğramasından ötürü ben biraz daha iyi bir üslupla yaklaşayım"demezmi ? Veya eğer düşüncen negatifliğe odaklanmanı zarar getirmesi yönünde idi, niye o kadar kasyopyaya yazılırken bunu dile getirip , değindiğin gibi bir sorumluluk örneği sergilemedin de sonrasında bilmem neye kızıp acısını çıkarırcasına bu tarz ile geldin? Önce anla sonra konuş Bu adamı kibarca dövmek (suçlamak) gibi birşey değil de ne ve eğer sorumluluksa , niye kasyopyaya dair onca yazılınca değil de sonra yazdın ? İşte tarihlere bak, kasyopyaya dair yazdıklarımın tarihlerinde bak ve kıyasla.

Saygıdan mı sözediyorsun?İnsana iki çift "sevgi çiçek kelebek vs.."demek midir saygı , işte üsturubuyla saygısızlık bu değil mi? Anlamadığın herşeyi ustrubuyla saygısızlık sanıyorsan çok işimiz var seninle. Neden bu 'olayları/durumları kendi haline bırakınca bu kadar kötüye götürdüğün' belli oldu. Veya niye herkesi kendine karşı sanman vs. Bir dolu şeyi anlamıyorsun. Anlamadığın herşeyi de kötüye yoruyorsun. Ben ise hala, bunları bilerek mi, yoksa anlamadığından mı yaptığını ölçmeye çalışıyorum.

Birşeylere kendi kafanda kızıyorsun belki ve başka bir şekilde ortaya çıkıp sanki onuna acısını çıkarıyorsun gibi. Ben de ,sende hep bunu hissettim zira böyle pat diye , onca zaman kasyopyaya dair odaklanırken , bu tarz sözlerle eleştiri gelmez , öncesinde yapılırdı bu zaten. Diyorum önce anla. Bana anlat o kalınlaştırdığım ifadeyi A bak, burada sözünü ettiğin, takma konusu da orada geçiyor. Sonrasında ben sana cevap yazdım:
------------------------------------------

Bak 4.sayfada buna dair ne demiştim:

Veya sen oe, kasyopya celselerine dair ayrıntılı eleştirilerimden sonra , secretdreamın sayfasında direkt ,pandora kasyopyaya odaklanarak ;gibi birşey dediğinde farkındamısın ne yaptığının? Ben o kadar emek vermişim, ayrıntılı uğraşmamın nedenlerini anlatmışım ama sen kendininde yararlandığın o bilgileri veren insana açık bir dille ve güzellikle "bak o kadar çok odaklanmak zarar getirebilir vs.."demek yerine , ben konuya dahil değilken henüz böylesine tepeden bakan bir eda ile yaklaşmıştın, ben böyle hissettim. İşte ben neden kendime salak dedim? Merhametle kölelik arasındaki farkı öğrendim;dedim?İşte bunun için. Benim aktardığım bilgilerden yararlanıyorsun ama benim yapmaya çalıştığım gibi değil, çok kötü hissettiren bir tarz ile suçlayıcı bir şekilde eleştiriyorsun. İşte sevgi ile yaklaşırken ;derken demek istediğim şey tam bu idi. Kendime sordum yazdıklarını okuduğumda şöyle bir düşündüm. Bu niye böyle oluyor yine?

Biri gelir bana ağır sözler söyler ve ben hizmet adına bunu yutmadığım için suçlanırım (geçmişte olanlar) , daha sonra beyinsiz vs..gibi sözler işitirim ama bunu da yutarım hizmet adına(ki halada bu kardeşime sevgim vardır , yine de anlamadığım birşekilde onu hata yapan kardeşim gibi görür severim )ve sonrasında çekim yasasına dair şuna buna vs.. Dedim ki kendime, kızım sen hakketen bir eşya gibisin,emek verirken ve şu yaşam planını gerçekleştirmeye çalışırken, ne emeğine ne de anlayışla attığın adımlara saygı yoksa eğer, sen gerçekten karşındaki insanlara "nasılsa pandora bu, biz nedersek diyelim bilgi veriyor zaten , dilediğim gibi davranabilirim"gibi bir şeyi hissettirmiş, köle olmuşsun! Aynen öyle dedim kendime.

Mesela bir tartışmadan sonra 1 sene uzak kalmıştım forumdan çünkü o tartışmaya neredeyse forumda hemen hiç emeği olmayan, zaman ayırmayan insanlardan biri gelip"oldunmu "diyerek bana ders vermişti kendince. Bu son damla idi , ben köle gibiydim ve sevgi dolu insanların neşeleri gitti diye , sanki görkemli dağından inip ders verme lütfunda bulunan bir üyemiz, bana "olmak" üzerine ders verirken, tam aksine bunun asıl sevgisizlik anlayışsızlık örneği olduğunu anlamayacağımı düşünecek kadar aptal olduğumu düşünüyor olmalıydı , ki ben böyle bir izlenim yaratmışım ve böyle davranabilmişti.

İşte ben senin tutumunda sonra oe , bunları da hatırladım. O 1 sene uzaklıktan sonra foruma yeniden gelmem , bilgilerimi anlattığım , tartıştığım bir dostumun"neden paylaşmıyorsun";diyen bir dostumla olan sohbetimizden sonra verdiğim bir karardı, bana kalsa her ne kadar verdiğim bilgileri paylaşmam gerektiğine dair birşeyler hissediyor olsam da , hiç gelmezdim muhtemelen . Ve kendime kızdım, neden sana "oldunmu"diye ders verildiği halde yeniden gelip kendini bir köleye çevirdin dedim kendime. İşte buydu sevgiyle gelene sevgiyle gelmek ;derken demek istediğim şey. Şimdi olsa yine gelirmiydim?Evet gelirdim ama asla bu şekilde yaklaşmazdım.
----------

Samimiyetle ne hissettiğm anlatmışım , ee?Şimdi bu"hadi gelin beni pışpışlayın "anlamına mı geliyor ha?Sen nasıl gözümün önündekini böylece saptırabiliyorsun, işte burada yazılar, nerede "gel beni pışpışla " var?

---
Sana secretdreamın sayfasında ne yazdım cevaben:

[maroon]Bence de yapılabilir fakat buradaki tanımlama belki sen öyle düşünmedin bunu yazarken ama, sanki sen sadece denge sağlamak için diğer ucu işaret edensin ,denge sağlayıcısın gibi olmuş . Ben bu örneğini başka bir açıdan ele alayım.
Eğer denge bir ucun karşısında diğer ucu da ortaya koymaksa (genel anlamda okuduklarımdan bir yerdede anladığım bu) öyleyse belki de şu örneğe göre ben asıl dengeyi sağlamış oluyorum.

Şöyle ki;
Burada sanırım ilk kez Ra bilgilerini paylaşan sensin (yada en azından etkin bir biçimde). Ve Ra bilgilerinde "orion"dan sözediliyor yani Ra negatifi işaret ediyor. Üstelik Ra , sapmaları düzeltme konusunda , ısrarlı çabalarından sözediyor(sorumluluk).
Ve daha da ötesi, negatifler sürekli olarak farklı şekillerde saptırma girişimlerinde bulunuyorlar .

Ra : "Eğer bu istek ve irade başkalarına hizmet içinse, bunun karşıtı olan kutbiyet harekete geçirilecektir"

Sen (kötüyü de işaret eden Ra' yı), burada paylaşmasaydın , belki ben Ra bilgilerinden haberdar olmazdım, en azından uzun bir zaman. Belki de haberdar olurdum ama senin vesilenle Ra bilgilerinden haberdar oldum, yani bu forumda birşeyi belki de başlatan ilk sensin(benim tarafımda) Dolayısıyla, Kasyopyayı da okumazdım ve haliyle , Kasyopyayı işaret eden biri de olmazdım, kasyopyayı okumadıktan sonra, nasıl işaret edeyim onu?
Yani şu örneğinin tam tersi, belki de tam anlamıyla olmasa da ilk kötüye işaret eden sensin ve bende kötüye işaret eden olmayabilirdim de, eğer sen başlangıcı yapmasa idin.
Veya belki de , sen de "Birisi bir uçtan aşırı bahsedince bende tersini söyleme isteği doğuyor denge adına" dediğin durum olsun diye, negatif işaret ediliyordur, hiç bu açıdan düşündün mü.
Yani zamanın olmadığı yerde, başlangıç noktası diye birşey yoksa eğer , belki de herşey aynı an da vuku buluyor, dengeleme bile, aynı andaki bir etkileşim. Sendeki"kötüye işaret edildiğinde tersini" söyleme "isteği" kötüye işaret edeni edeni yaratıyordur belki. Kötüye işaret edildiğinde tersini söyleyebilmek için , kötüye işaret edilmesi demek ;değilmi.
Daha da ötesi, ben senin kötüye vurgu yapmadığını hiç düşünmedim (sen öyle diyorsun demiyorum) , sadece tepkilerini çok zaman direkt anında vermiyorsun. Mesela Kasyopya celselerini çok önceden eleştirmişsin ama ayrıntılarıyla değil(belki bu da senin hayat amacın olmadığı ya da karakterinde ayrıntıcılığa düşkün bir yapı olmadığı veya ayrıntılara girmenin özgür iradeye saygısızlık olduğunu düşünmendir nedeni veya veya...) veya sonraları Ra bilgileri eleştirildiğinde de sonunda Ra yı eleştiren üyeye "senin sapmalarını düzeltmekle uğraşamam" gibi birşey demiştin en sonunda. O senden çok daha farkındalıklı biri. Belki de onunla tartışman sırasında tartışma adabını bilmediğin için onu delirtmene karşı sessiz kalışımın cezasını çekiyorum şimdi. Onunla hala tartışabilirim. Ra konusunda detaya inersek bir sürü uğraşmak gereken şey çıkabilir gene de. Ama o 'tartışılamaz' biri değil. Oldukça farkındalıklı ve senin gibi sakız gibi uzatmıyor herşeyi. Sen bu konuda çok ender örneklerden birisin. Hakkını vermek lazım. Belki de bıktın sapmaları düzeltmekten ve ayrıntıya girmek istemiyorda olabilirdin(kasyopyayı eleştirirken) Ple'ler başlığında ve daha birkaç yerdede kasyopya adıyla olmasa da her zaman , negatifliklerden sözetmişsin. En basitiyle Ra yı savunurken de , pozitifi işaret ederek , negatifliği işaret etmiş oluyorsun ve belkide denge , bir yerde de senden ötürü bozuluyordur ve aslında hepimizden ötürü.

--------------

Denge sağlayıcısı mı oldun oe? Aslında ben denge sağlamak için yaptım..dercesine.Birşeyler daha yazdık durduk ve şunları yazdın sen orada:
---------

Kişinin gelişmişlik seviyesi hasatlarda ölçülüyor. Daha üst yoğunluklardakilerin daha gelişmiş olduğunu düşünmek anlamlı sanırım. Aynı yoğunluk derecesinde de farklı gelişmişlik seviyesinde varlıklar olacaktır mutlaka. Geliştikçe düşüncelerin benzeşmesini de düşünürsek, bu da bir yol gösterici olabilir.

Ancak bunun ispatı ya da iknası yok. Bu kişinin kendisine kalmış birşey ki, bu da gelişmişlik seviyesi ile ilgili. Yani kişinin gelişmişlik seviyesi hakkındaki düşüncesi dahi gene kendi gelişmişliği ile ilgili. Dolayısı ile herkes 'kendisi gibi' düşünecek mecburen. Kimse kimsenin düşüncesine katılmak zorunda değil. Hangisi kendisine o an anlamlı geliyorsa onu düşünecek. Ama kendisini izleyerek kendi gelişimini takip edebilir.

Yani "kime ve neye göre?" sorusu, kişinin kendi yaptığını/düşündüğünü haklı çıkarmak için bir yol değil. Özellikle, herşeyin 'bir' olduğunu ve daha yüksek/gelişmiş varlıkların (hatta sonsuza kadar giden bir skalada) var olduğunu düşünüyorsa insan.

--------------------------------

Kasyopyaya dair yazılara bak dedim sana , baktınmı? Kasyopyalılar en sonunda "neye inanırsanız odur"söylemleriyle kendilerininde eğer negatif olduklarına inanılırsa negatif olacaklarını savunup , güzelce kendilerini pozitife çevirdiler..demeye çalıştım sana. Ayrıntılı düşünemeyen sensin. Düşüncelerin çift taraflı olabileceğini göremiyorsun. Birincisi parçalarla bütünü anlatamazsın. Anlam bütünde gizlidir. Sen yazarken ben Bozadi'nin olası savunmalarının hepsini zaten zihnimde görebiliyordum. Ama ona savunma yapacak enerji bile bırakmadın. Bıktırdın tükettin. SAvunma yapsaydı. Parça ile bütünü/anlamı savunamayacağını görürdün. Parça ile ancak, bütünün içinde kaybolursun. Ben hep bütünden bahsettim. Kasyopya için de, burada da. Bak mesela. "Neye inanırsan o" düşüncesi ile "inandığın şeyi gerçekleştirirsin" düşüncesi aynı şeydir. Ki sen bunu "hasta insanlar inancın gücüyle kendilerini iyileştirebilsinler diye, ben bu forumda bunu anlatmaya çalıştım" dersin normalde. Herşeyi çok basit ve tek yüzlü/yönlü sanıyorsun. Senin ele alış düzeyinle böyle daha derin noktaları açamazsın. Senin bana göre ayrıntılı davranmadığını düşündüğünü söyledim ama sen o kadar zaman uğraşılan yazılara dair "pandora negatif işaret ederken "diye pat diye dile gelirken söyledim , ki garip bir biçimde sen de işin içinden "denge sağlayıcı "diye çıkmıştın.

Neden mi yeterince ayrıntılı değildi bana göre kasyopyaya dair yazılar? Mesela bir örnek. Cengiz han sanırım kasyopyaya gitmiş ;diye yazıyordu Ra da öyle mi?Ve sen buradan yola çıkıp"negatif onlar"demeye getirdin, işte orada yazılar. E bundan biraz daha ayrıntılı düşünse idin (bana göre ayrıntı anlayışı)irdelese idin" bu kasyopyalılar Ra kasyopyaya dair Cengiz han oraya gitti dediğine göre , ne diye biz kasyopyadanız ;desinler? Demek başka açıklamsı olmalı..demezmiydin? Hayır demem. Ben senin dediğinden çok daha ayrıntılı düşündüm. Cengiz Han veya o üçünden biri Kasyopya'ya gittiler dedim. Ama Kasyopya takım yıldızı kocaman bir yer ve acaba tek bir eğilim mi vardır bilemem dedim. Olabilir aslında tek eğilim çünkü orion negatif diye geçiyor, o da büyük bir yer. Oranın bir kısmı negatiftir denmemiş. Ve şu da var (bak düşündükçe ne çok ayrıntısı varmış şeylerin) "negatif eğilim kitleselleşince pozitif bir parçanın kalması da zor" diye bir nokta da var Ra'da geçen. Yani karma hasatlar genelde pozitif yoğunluklu ve birazcık negatif şeklinde olabiliyor. Neyse zaten kasyopyalıların biz bir dalgayız, size geliyoruz, şu an kasyopya'dan yayın yapıyoruz demesi de var. Ben doğrudan böyle birşeye dayandırmadım yani. Sadece Ra'da böyle geçtiği bilgisini verdim. Hem kasyopyalılar "ben iki tarafa hizmet ediyorum" da dediler. Çok tutarlı değil söylemleri. Üstelik kasyopyadanız deyip, buna da kılıf uydurabilirlerse, senin söylediğini de düşünebilir insanlar "işte korkusu olsa bunu söylemezdi, demek doğrucu bunlar" şeklinde. Bu bir risk ve birçok yüzü var. Benden ayrıntıcı insan da biraz zor bulursun.

Genel kanal bilgileri tartışmasında , istersen onları da bulayım çünkü çok ayıp ettin bu şekilde suçlayarak , kasyopya almış başını gidiyordu ve sen kasyopyayı savunan üyenin savunmalarına hiçbir açıklama getirememiştin . Hepsi orada duruyor yazıların , hayır doğru değil de , getirip bulayım. Kasyopya almış başını gidiyordu burada, ben geldim ve onları okudum , ayrıntılarıyla ve senin o zamanlar cevaplayamadığın soruların hepsini yanıtladım. Benden sonra kasyopya konusunda bir kesinlik oluşmadı mı? Hayır. Süreci dahi anlamamışsın. Ben kasyopya'ya dair tüm uyarılarımı ve yazılarımı daha en baştan çok öncesinden yazdım. Ve belli bir doygunluğa gelince de bıraktım. Cevaplayamadığım birşey yoktu. Bundan sonrası herkesin özgür iradesine müdahale olurdu. Bırakırken artık bu konuda yazmayacağımı da söylemiştim çünkü yazılması gereken en iyi haliyle yazılmıştı bana göre. Daha sonrası müdahale olurdu ve hatta ben karşı çıktıkça sempati de toplardı. Çünkü insanları özgür bırakmazsan bir noktada, sürekli müdahale edersen, o müdahale edilen şeye karşı bir istek/talep de oluşturursun. Kanal bilgilerinde dahi böyledir. Sorunca söylenir ve yeterince anlatılır. Israr yoktur. Eğer yeteri kadar şey yazıldıysa olaya dair, gerisini bırakmak lazım. Olaya körleme katılıyorsa biri, ben onu ikna etmeye çalışmam. Var orada ikna olması için gereken herşey. O da onun sorumluluğu. Bir soru çıkana kadar bıraktım yani. "Bırakmak", hani senin yapamadığın şey. Sen yazdıktan sonra ise seninle frekansı tutanlara bir miktar hitap etmişsindir. Ama yukarıda yazdığım gibi birçok noktayı çift yönlü düşünemediğin için, ve düzgünce tartışamayıp konuyu boğduğun için yüksek verimli bir çalışma değildi bana göre. Olay daha kesinleşti fikri senin kendi bakışın (gene kendini merkez sanıyorsun). Benim bakışımda daha kesinleşen birşey yok.

Sana önceki yazılardada dedim, çok emek verdin ve teşekkür ederim vs..kim küçümsüyor emeğini? Bana göre ayrıntısızdı kasyopyayla ilgili uğraşıların ama ben bunlara , sen beni suçlayıcı tarz ile gelince değinmek durumda kalıyorum. Napabilirim başka? E Sen gelir"kasyopyaya odaklanıp kötüye odaklanır pandora ama ben de işte naparsın denge sağlayıcısı aslında olgunum "edalarında yazarsan , ben de "sen odaklanıyorsun kasyopyaya "dediğin için , "bana göre de sen kasyopyaya yetrince odaklanmamışsın , 'ayrıntılı değil bence' vs.."deyince , nasıl bir sorun yaratmış oluyorum?İşte senin söylemine cevap veriyorum ? Başka ne diyebilirdim ?

E o zaman burada "benim kasyopyaya dair birşey yapmamışım gibi konuşmuşsun" anlamında sözlerin garip durmuyor mu? Hem de senin emeklerini önceki sayfalarda bile daima takdir ederken ben?Sen ne diyor ne anlatıyorsun oe?

İşte bu nedenle patronlukmu taslıyorsun bana ;demeye çalıştım burada. Karşındakini kendine eşit görüyorsan eğer bilmem neye kızmışsan belki o kızgınlığından ötürü gelip bu tarz yaklaşırsan ben de sorgularım , ne demek ki ben zarar mı vermişim o kadar zaman emek verirken?
Bana mı saygıdan bahsediyorsun?İşte sözlerin , ilk bu saygıyı yıkan sözlerin. Ama bana iyi ders oldu dediğim gibi.

Ve devamında beni"yaptıklarımdan dolayı" suçlamışsın ,işte demek istediğim bu idi. Kimse kismenin düşüncesine katılmak zorunda değilse senin dediğin gibi, o zaman gerçekten buna göre hareket et, mesela kasyopyayı sana göre fazla irdeleyen varsa buna da saygı göster.


Bunu yaptığını göremeyen de sendin. Sadece daha sonrasında, senin tekrar tekrar kaşıyıp kafanda durumu daha da kötü hale getirdiğini görünce, ekstra olarak "benim yaptığım çalışmanın bana göre daha yeterli olduğunu, seninkinde iki taraflı bakış açısı eksikliği" vb olduğunu söylemek durumunda kaldım. Ama asıl vurgu bu değildi ki. Sen kendi çalışmanı senin yazdıklarınla aynı frekansta olanlar için yazarsın, ben de benimkileri öyle yaparım. Seninkinin tümden yararsız/değersiz olduğunu söylemedim.

------
Vay be, benimkinin" tümden değersiz olduğunu dememişsin"ama tam aksine daha da kötüsü, direkt negatife odaklanmakla yaptıklarımdan dolayı vs.. gibi bir duruma getirmişsin, işte orada yazdıkların.

Bu benim bakış açımdı ve düşündüğümü söyledim. Bir de şu her yaptığın şeyi bir 'çalışma' olarak görmen, "planı tamamlayacağım" demelerin.

-----------

Ne dememi buyurursunuz? Plan yerine yani, ne emredersiniz? Siz de plan diyordunuz ama..

Aynen öyle , bundan şüphen mi var , varsa kanıtlarsın. Hadi diyelim ki bir şekilde bu kadar zaman harcadım da diğerlerinin saygısını kazanıyorum ve bundan zevk alıyorum , bu tamam. İyi de, ben burada tamamen aksi bir tutum izliyorum ve hiç insanların istediği olgun/sevgili vs..tarzında yazmıyorum , tam aksine çok kez bu yerleşmiş kalıplara karşı çıktığım oldu ve çok tepki aldım. Hem de yukarıda anlattığım gibi, çok zaman yalnız başıma yazdım Ee? Aldığın tepkiler genelde haklı. Düşüncelerindeki sorunlar yüzünden tepki aldın. Sevgili demiyorsun diye değil. Gene iki şeyi birbirine karıştırıyorsun. Biri elma diğer armut.
Nasıl bir ego tatmini yaşıyorum ki işte saçma bir ego tatmini yaşıyorsun. Ortada tatmin yaşaman gereken bir durum da pek yok, yine de o kadar zorluğa aldığım tepkilere rağmen devam ettim? Benim kadar bu forumda laf , hakaret yiyen var mı , ki bir çeşit zevkle devam etmem için bir nedenim olsun? Bir de tersinden düşün, herkes manyak mıydı ki seninle uğraşıyordu. Herkes anormaldi de bir sen mi normaldin. Olay şu: sen 'herkesin kendinle uğraştığını' falan sanıyordun. Onlar ise herkese belirttikleri gibi düşüncelerini belirtiyorlardı. İnsanlar senin kadar takıcı değil. En azından zaman zaman bırakabiliyorlar.

Zikrettiğin aslında senin fikrin. Bir insanı , o kadar zorluğa , senin gibi uzun yazmalarımı bile özel durumumdan sözetmeme rağmen ve bu durum tamamen bana ait olduğu için ...karşıma geçip"hastalıklı tarzın uzun yazmaların vs.."denilmesine karşın yine de devam ettiren şey , "öz ünden gelen birşeydir". Değil işte. Senin 'bırakmanı engelleyen, içinden gelen her zorlayıcı dürtü', başka yerlerden geliyordur, özünden değil. Sen hiç bırakamadığına göre, özünden pek de birşeyler gelmiyor demek ki. Ancak 'sevgi/anlayış olursa karşılıklı', o zaman bırakabiliyorsun. Ben de bu zihinsel konuları, sırf sen bırak diye sevgiyle ilişkilendiremeyeceğim artık. Çünkü o da denendi, ve faydası yok (sadece yapmacıklıkla suçlandım). Faydası olsa, 'dursan bile', hatanın hangi noktada olduğunu anlayarak durmayacaktın. Ve bu bezdirici tartışma tarzını herkese karşı hala kullanıyor olacaktın.
Sen bunu anlayamazsın! Şiiri yazdıran güç , öylesine büyük bir güçtür. Tam tanımadığın insanlar hakkında boş konuşuyorsun. Sen şiir yazdın mı bilmiyorum ama ben sanırım 14 ya da daha öncesinden beri şiir yazdım. Haiku bile yazdım. Ki şiir yazanın herşeye anlayışı süper artacak diye birşey yok. Aklınca bende olmadığını sandığın bir yön yakaladın ya salla dur. Ama bu sallamaları şiir yazmış, ayrıca zihinsel ilham da almış biri yutmaz. İlham da aldım, ki ikisi ayrıdır. Bunun ürünleri ise heryerde, yazdıklarım. Birşey söyle, o da tutsun.

Elbette çalışma diyeceğim ne diyeyim? Yani sorun sözcük mü"çalışma" .Bunu mu buldun bula bula? Bir plan değil mi bu ha, sen deneyimli spritüalist , "bir plan yapılır vs.."demiyor musun ki ben de aynı şeyi demeyeyim? [green][b]Sen yeterince incelikli düşünmedikçe vurguyu yakalayamayacaksın. "Çalışma yapıyorum, planımı uyguluyorum" diye çalışmasını/planını vurgulayıp duran, sahiplenen insanlardan ben pek de bir ürün/verim çıktığını hiç görmedim. Çünkü işin özünü kaçırmışlardı. Onların 'gelişmemişliğini' bir tek bu sözlerinden bile anlayabilir gerçekten ruhsal insanlar. Çalıma yapıyorum diyorsa o yoktur. Ne diyorsa tersidir. Yapılan söylenmez en azından vurgulanmaz zaten, yapılamayan söylenir ve vurgulanır. Vurgulandıysa/sahiplenildiyse ortada kayda değer birşey yoktur çok büyük olasılıkla

Sonra devam edeceğim. Eski yazdıkların da dahil ele alacağım hepsini.





Edited by - oe_ on 24/12/2011 11:15:34
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 24/12/2011 :  12:38:51  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
quote:
Originally posted by oe_

Bundan sonra sana hızlı ve daha doğrudan modumda yazacağım. Spiritüel bir forumda da böyle yazmak zorunda kalmak hoş değil ama yapacak birşey yok.

Bu sebeple forumu okuyanlardan özür diliyorum. Aynı zamanda böyle gereksiz ve değersiz kişisel de olabilen bir konu hakkında yazmak zorunda kaldığımdan. Ama bitirmek istediğim halde bitmiyor.




-----------

Aynı şey benim için de geçerli bununla birlikte bitirmenin yolunu söyleim. Hiçbir yazını okumuycam en sona değin , demiştim sana ama kısaca baktım acaba ne kadar uzunlukta yazmışsın , en son ne kadar uğraşıcam daha diye. Böylece bitecek ve bunun yanısıra , "sana üstat demişim ille de v.."onlarada bakarız oe. Önceki mesajında devam edicem yine. Bakalım ne demişim?

Böyle birşey burada olduğu için ben de üzgünüm ama oe, gözümün önündeki herkese açık hem burası hem felsefe forumundan istediğin şekle büründürülmemiş haliyle rahatça okuyabilirim yani senin kendine göre çevirmelerin senin sorunun. Sana bir öneri o ki, kendine göre yorumlamak yerine(tıpkı kayopyaya dair yaptığın ama aslında tamemen farklı olduğunu gördüğüm gibi ) yerleriyle yaz zira şu tarzınla sadece boşa konuşmuş oluyorsun. Yine diyorum. Eminsen eğer saptırmalarında ve suçlamalarında , öyle bir kükreyip kendine göre yazmazsın , buraya yerleriyle birlikte koyarsın .Benden demesi gerisi sana kalmış.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 24/12/2011 :  13:49:55  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şöyle biraz baktım da. Birgün senin bu hale geleceğini düşünmemiştim. Yani sen bu olmamalıydın . Karşımdaki insanların elindekini kaybetmemek için nasıl savaştıklarını, neleri göze alabildiklerini gördüğüm oldu ama senin de birgün bunu yapabileceğini düşünmemiştim.

Olgunluk umurumda değil. Neysem oyum. Şeyleri açıkça söylemiş miyim. Söylemişim. O konu o kadar.

Vay be oe, yani önceki yazılarında olgun gözükmeye çalışarak yazman baktın işe yaramıyor , şimdi neysem oyum diyebilmek için mi bu hale geldin? Artık bilge gözükmemek için , neysem oyum diyebilmek için vs..neysen o olacaksın gerçekten mi ?Neyse o yani? Ama yazılarında hala bu gözükmüyor , bilge gözükme çabalrı da neysem o ya dahilmidir? Farkındamısın ne kadar değiştin , sanki bana benzemeye başladın. Artık yapmacık sevgili hitapları kullanmıyorsun , tıpkı benim gibi.
Buraya geldiğimde sana birşeyler öğreteceğimi düşünmek bir yana dursun , aksine senden öğrenmeye gelmiştim. Demek ben katalizör olacaktım .

----------------
Bak diyeyim. Anlamadığın konular hakkında yorumda bulunma. İstersen git Ferda'ya sor inatçı mıdır oe de. Ki ona neler dememişimdir. Ama haklılık yanlarımı görebilecek kadar kendiliği var onun en azından. O forumda ters gittiklerim, karşı yazdıklarım bile çoğunlukla bana gene de hak veya değer vermişlerdir. Çünkü laf olsun diye yazmadığımı bilirler. Ve haklı oldukları noktaları kabul edeceğimi de bilirler
----------

Beni şaşırtan bu işte. Çünkü saki bilirkişi gibi Ferdaya niye seni sorayım ve zaten nasıl sorayım? Mesele şu ki oe, eğer kendinden eminsen , "git ona buna sor"demezsin , "işte o forumda yazılarım"dersin. Senin haklı yanlarını buraya yazdım yani sen o kadar öfkelenmişsin ki Ra na dokunulunca , artık gözün görmez olmuş. Felsefeden bahseden sensin , kendine referans gösteren. Ben orada okuduğum şeyi bilirim, bu nedenle değiniyorum sen bahsettin diye ve sonsuzluğa dair yazdıklarına bak istersen , bir değil 2 matematik profösörü sana aksini kanıtlarken inat eden sensin , hala da sonsuzluğa dair inatla aynı şeyi dile getiren de sen.Sana katıldıkları noktalar olmaları , sana katılmadıkları ,inatçı oluşuna dair değerlendirmeleri de olmadığına mı işarettir? Şimdi Ferdayla aranız iyi iken soralım bakalım , sana dair ne diyebilir? Allahaşkına oe, ya bana biri gelip diğerini referans gösterse ben o kişiye değil, orada yazılanlara bakar değerlendiririm, adil ve objektif olanı budur çünkü. Ki zaten ben de ;öfkenden ötürü belki görmediğin bir şekilde, "sonsuzluk veya ra olmadıkça sözkonusu , inatçı değilsin, bir yanın çok isityor gerçeği vs.."dedim önceki sayfalarda, bunları görebiliyor musun?

Senin derdin Ra ,bu hale getiren Ra ya olan taraftarlığın.
Neysen o isen , niye beni iki lafının birinde okuyuculara "bakın o kavgacı vs.."diye şikayet derceine konuşuyorsun?Ben sadece senin beni dahil ettiğin, olgun bir dil ile yerden yere vurduğun yazdıklarını yazdım farkında mısın, ancak çaresizlik insanı bunları yapmaya teşvik eder. Bırak en başındada değindiğin okuyucularına ne kadar kavgacı biri olduğumu anlatmayı , şikayet edercesine ..Kendinden eminsen , bana dair iddialarına sadece beni dahil ederek cevap verirsin. Ben seni şikayet edercesine konuşmuyorum , senin Ra Maharajdan tekamülde geridedir ;anlamındaki sözlerimle gelişinle başlayan bu şey de ise, "hadi gel oe ve burada bunu yap"demedim .ithamlarına ve saptırmalarına cevap veriyorum. Bu son dönem ikimiz bitireceğiz bu işin esasını , gözüken bu.

Karşında "okuyucuların "değil, ben varım.

Neyse işte , kapılmayalım yine ve devam edeyim kaldığı yerden.



Edited by - pandora76 on 24/12/2011 13:53:39
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  19:34:52  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Karşımda sen yoksun. Esasen sana yazmadığımı söyledim. Çünkü senin anlayacağına ya da kabul edeceğine dair bir umut beslemiyorum.

Öfkemin neye olduğunu da yazdım. Seninle tartışmaktan kurtulamadığıma. Bana yapışmana. Yüzsüzlüğüne. Sözlerini tutmayışına. Senin Ra ile ilgili söyleyeceğin birşey beni incitemez ki. Ra ya çok daha ağır şeyler söyleyenlerle tartıştım ben. Hiç de birşey olmadı. Ama senin kadar herşeyi çarpıtıp sonra da kendi haklı çıkaratana kadar bezdirme politikası uygulayan biriyle tartışmadım. O yüzden de sana değil, esas olarak anlayabilecek olanlara anlatıyorum. Zaten sen interaktif olarak okuyup cevap yazmadıkça, gecikmeli yazdıkça bu tartışma gibi gözüken şey bitmeyecek. Tartışamadığın için monolog yapıyorsun. Sorular zamanında cevaplanmalı. 3 hafta sonra sen o cevaplara geldiğinde ben senin çok daha sonra yazdıklarına cevap yazmış olacağım. Buna tartışma denmez. Tartışamıyorsun hem de tartışmaya çekmeye çalışıyorsun insanı. Kimse seninle bu şartlar altında tartışmaz. Gerçeği aramak için ille diyalog mu olmalı diyorsun bir de. Al bir çarpıtma daha, tartışıyorsan, birini tartışmana dahil ediyorsan diyalog olmalı, eşzamanlı. Yoksa git bir köşede kimseyi katmadan monolog yap. Veya kitap oku. Sana öyle gerçeği arayamazsın diyen mi var? Ama tartışacaksan böyle bir sorumluluğun var. Bütün cevapların tümüyle çarpıtmalarla dolu. Hepsine geleceğiz sırayla. Görelim bakalım cevap veriyorum, diye yazdığın çarpıtmaları.

O forumdakiler zaten yazdıklarında bunu belirtmişlerdir. Yazdıklarında bunu göreceksin. Matematik konusunda bilmediğin konuya yorum yapma dedim. Benim neci olduğumu bilmiyorsun. Matematikten ne kadar anladığımı da. Oradaki konuyu da anlamıyorsun. Ee ne demeye birşey söylemeye çalışırsın ki. Boş konuşanın boş kalfası olmak için mi?

Bana katıldığı noktalar olması insnların benim tartışılabilir biri olduğumu gösterir en azından. Benim sende örneğin en kökten katılabileceğim birşey bile olamaz, çünkü tartışıyoruz bile varsayamam. Çünkü bunun adı tartışma değil.

Tartışma süresini zamanında bitirmediğin için mazeretler söylüyorsun ama, hem süreni iyi kullanmadın, genel konulara gereksiz zamanda girdin. Hem daha önceden ele aldığın iletilerin üstünden keyfi olarak ikinci kez geçmeye başladın en son. Bu da haddinden fazlasını yazdığını gösterir. İkinci kez keyif için geçen biri artık ne yaptığını unutmuştur. Ve zamanım yetmedi deme hakkı yoktur.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 24/12/2011 :  19:45:40  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Bu arada ben hep açık ve net yazdım. Sadece sende intikal gecikmeli oluyor. Bilge olma çabam da olmadı. Çünkü hiç öyle bir ihtiyaç hissetmedim. Senin gibi de olmadım. Sadece sana, senin yüzünü gösteriyorum. Bak ne kadar basit cevapları var sabun köpüğü laflarının. Bunları yazıyorsan çok boş vaktin var demektir. Gerçek/anlamlı/işe yarar şeylere harcasana zamanını, madem yetiremiyorsun.

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 24/12/2011 :  23:50:12  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Yüzsüzlük, hastalıklı tarzın vs.. Seni bu raddeye getirdi demek, Ra ya dokunmam, ne yaptığını farketmem.

Basit bir şekilde , eğer yapıştığımı iddia edeceksen , buı iddialarını sağlam temellere dayandırmalıydın ama öfkeden ne dediğini bilmez olmuşsun , niye mi? Bu forumda tek bir yerde dahi sana özellikle gidipte yazayım ;demediğim zaten ortada. Kasyopyaya dair ilk yazanda sensin , o kasyopyaya dair şüpheler başlığına gelen de sensin burayada gelen sensin...Elbette heryere yazabiliriz hepimiz ama yapışmak isteyen gider illa ki o kişiyle uğraşır, ben sana "yapışmışsın bırakmıyorsun vs.."lerle gelmiyorum çünkü forum hepimizin ve bak secretdream a yapışmadım snen deyiminle, niye?Yukarıda anlattığım nedenlerle olabilir mi?
neyse.

Matematikle ilgili olarak. Dediğim gibi, sen felsefeyi referans gösterdiğin için değindim yoksa ne zamandır okurum da değinmedim bilirsin. Bunu ayrıca belirtmeliyim. Öte yandan , anlatamadığım o ki, beni arkadaşlarının referansları yani ne yazacakları ilgilendirmiyor, sonszuluğa dair yazında ne kadar aksini ispatlamaya çalışsan bile o matematik formülü üzerine inatla gidişin ilgilendiriyor yani inadın. Şimdi onlar "oe iyidir , hoştur , inatçı değildir vs.."dediklerinde mi inatçı olmayacaksın? Onlar kişiler ve kişilerin yorumalır değil, yazıalrın refrasn olabilir.

O forumdakiler zaten yazdıklarında bunu belirtmişlerdir. Yazdıklarında bunu göreceksin. Matematik konusunda bilmediğin konuya yorum yapma dedim. Benim neci olduğumu bilmiyorsun. Matematikten ne kadar anladığımı da. Oradaki konuyu da anlamıyorsun. Ee ne demeye birşey söylemeye çalışırsın ki. Boş konuşanın boş kalfası olmak için mi?


Yani bu şekilde söylemlerle olmuyor ki, işte inatla teoremin aksini ispatlamaya çalıştığın yazılar ,şimdi sanadair referanslar verselr neolacak ?

Hem niye seni referans isteyecek kadar rahatsız ediyor? Neden bu kadar çok öfkelendin? Senin nasıl biri olduğun beni ilgilendirmiyor ki, natçımıyım vs..diyen sendin. Öte yandan bana inatçısın diye biryağdıran da sen. Bunu üzerine yazdım.

Bu arada..senin olgun gözükmeye çalışman filan değil, asıl olarak üzerinde durulan konu, olgun gözükerek yavaşça deneyimli ve arkasından Ra nın üstün olduğuna dair yetkin bir hale büründürmen kendini, asıl üzerinde durulan konu bu, eğer üstteki mesajlara bakarsan.

Bugüne değin Ra bilgileriyle ilgili daha başkalarıyla da tartıştın evet ama hiçbirinde , Ra yı üstün tutmak için böyle olgun görünümlerin ardında bir tutum sergilememiştin böylesine ve bu açığa çıktığı için kızgınsın bence bir de.

Karşına beni alıp konuşman için söylemedim bunu, beni karşına alma zaten , okuyucularına beni şikayet edercesine konuşman benim için sorun çünkü burada bana ne dersen de ben seni onlara kesinlikle şikayet eder gibi konuşmuycam ,öte yandan asıl olan şu ki, burada yaptığın şey yani ra yı üstün tutmak ve yönlendirmek için verdiğin çabayı ifade etmem gerekiyor. Beni ilgilendiren asıl kısım , son halka bu.

Biraz sakinlikle düşündüm ve gerçekten de bunun böyle olmayacağını anladım. Ben okumayayım , etkileneyeyim vs..olmuyor ,gerlimle gelen bir herşeyin birbirine karışması sonucu doğuyor. Çözümü buldum, bütün vereceğim bilgilerde dahil hepsini yazıp bitirene kadar(kişisle diyaloglarda dahil pek tabi) hiç cevap vermemek sana ve sonrasında hepsini sana bırakırım ve böylece "sen ne dedin , ben ne dedim vs.."lerle uzayıp gitmez. Zira sen de sinirleniyorsun ben de , okudukça haliyle ve bu en iyi çözüm. Yani seni tanıdığım kadarıyla asla kişileir referans göstermezdin ve demek bu kadar öfkelenmişsin , ki yazdıkların da beni öfkelendirebilir haliyle istersen bir bak .

İkimiz için akıllıca yöntem bu zira ben bu işin en son halkası yani Rayı üstün tutarak yönlendirme konusundan vazgeçmeye niyetim yok ve senin de vazgeçmeye niyetin yoksa eğer, bence en iyisi bu iş ikimizi daha fazla yormasın diye akıllıca yönetmler üretmek. Sana kızsam da düşmanın değilim ama bunu sen iyi ol diye böyle bırakamam.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  00:12:56  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Ra'yı üstün tutmak mı?

Al Maharaj daha üstün olsun. Dedim şimdi. Tezin çürüdü mü?
Onların bize ihtiyacı mı var? Nasıl bir mantık bu.

Senin dediğin şekilde hiç bitmez bu konu.
Neden biliyor musun? Düğümlerin çözülmesi için karşılıklı soru/cevap ve onaylamalara ihtiyaç var.
Ve bunun önem derecesine göre yapılması anlamlı. Yoks önemli olnala önemsiz olanı birarada birşeyleri cevap diye yazıp geçerek hiç mi hiç bitmez. Seninki çözüm değil çözümsüzlük.

Bak en basit örnek. Madem ki önemliydi, Kasyopya'ya dair yazdığımın anlamını söyle bana. Önemli ile önemsizi, sapla samanı ayırtederek yazılmazsa hepsi karman çorman olur ve üstünde hakettiğince durulamaz. Çok basit çözülecek şeyler de ölene kadar bitmez.

Bak aşağıya alıntılıyorum:

---
Bir örnek; "negatife odaklanmayalım" demek bile aşırı vurgu yapıldığında negatife odaklanma olmuş oluyor (Esasta Pandora'nın Kasyopyalıların sürekli negatife vurgu yapmasından yola çıkarak kasyopyalıların negatifliğine vurgu yapması, ve senin buna işaret etmen. Ve sen işaret edince sen de negatife işaret edeni (Kasyopyalıları) işaret edeni (Pandora'yı), işaret eden (Secretdream) olmuş oluyorsun. Ve ben de bu sözümle seni işaret eden oluyorum.)

Sonuçta bu yapılmamalı mı? Neden yapılmasın? Yapılabilir. Burada da temel nokta denge. Birisi bir uçtan aşırı bahsedince bende tersini söyleme isteği doğuyor denge adına. Yoksa tersini savunuyor değilim. Birisi bütün sorun dışarıda derse, içine dön derim. Başka birisi tüm sorun içimde derse, dışarıyla bağlantıyı koparma derim. Salt istekle dolup taşan birine istememekten sözederim. İstememeye çok vurgu yapan birine de istekten. Bunun gibi birşey.
---

İstersen secretdream'e de sorabiliriz anlamını. Bak ne kadar soru cevap süreci gerekiyor bir tek konu için. Senin yönteminle bu kadar soru cevap 6 ayda gelmez. Seninle tartışmak istememe sebeplerim havadan gelmiyor. Böyle bir konuda bile anlamsız inat sergiliyorsun.


Edited by - oe_ on 25/12/2011 00:17:30
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  02:45:02  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şuna emin ol sadece çözüm arayışındayım çünkü ben de sen de vazgeçmeyeceksin bu ortada. Tek isteğim bu şeyi bitirmek. Bu nedenle biraz sakince düşünüp"ne yapabiliriz"dedim kendime ve bu geldi aklıma. Bu senin söylediğin gibi çözümsüzlük getirir mi?

Bak oe, ben en çok adalete inanırım ;demiştim , neye inanıyorum diye anlatmak için söylemeiyorum bunu, çözüm arayışımın nasıl bir temele dayandığını söylemeye ve böylece onun nasıl şekillendiğini ve bu tür önerileri ortaya atmamın nedenini söylemeye çalışıyorum. İkimiz de madem geri adım atmayacağız, çözüm geliştirelim ki yeni yıla birbirimizle tartışarak girmeyelim, bu sadece ikimize ziyan.

Forumdan bilirsin ki daima karşımdaki bana ne derse desin yine de adil olmaya çalıştım ve tartıştığım kişilere bana ne derlerse desinler hatta beni kötü kalpli iken bile sevseler de yine de "şu şu yaklaşımlarını severim ama "dedim , sana da böyle söyledim, yine de teşekkür ettim bir zamanlar öğrettiklerin için vs...

Şimdi bu öneriyi getirmemin nedeni şu idi. Birbirimize karşılıklı yazınca sen bana ben sana kızıyorum haliyle ve ben yüzsüz ,hastalıklı tarz vs..gibi lafları işitip üstüne sana dostane gelemem. Aynı şekilde (adil olacağım dedim ya) sen de inanmadığın ama önceki sayfalarda açıkladığım sebeplerden ötürü hemen kişisel konuyu bitirmemiş olmama kızıyorsun ayrıca. Bu nedenle tamam mayısa kadar bir kez olsun yazmayayım sen ne dersen de,demeye çalıştım, adil olsun diye, telafi etmek için ama . Belki bin kez açıkladım neden hemen kişisel konuyu bitirmediğimi ve elime ne geçecekti , her zaman hemen konuya girerken şimdi bu kadar zamanın geçmesi ,tam aksine tepki yaratacak , olumsuz birşey oluşturacaktı ben tarafında ;demek ki söylediğim şeyler doğru da olabilir demeye çalıştım ama sen bunu görmek istemiyorsun.

Ben de düşündüm ki, tamam ben ne düşünürsem yazayım hepsine ve bir süre görüpte kızgınlık duymayayım diye hatta foruma da girmeyeyim ve bu esnada sen cevaplarsın ve ben mayısta gelir daha sakin akılla cevaplarım vs..

Aklıma başka mantıklı bir yol gelmiyor ve inan buna , sadece çıkış yolu arıyorum ama kesinlikle geri adım atmayacağımdan emin olabilirsin.
Tartışmak istemiyorsan tartışma oe , ne yapabilirim ?Derdimi sanırım anlatamıyorum, benim monolog yapmamın nedeni tam bu idi. Sen de, ben diyeyim vs..diye uzamasın diyeydi. Başka bir çözüm bulamadım ki?
---------

Secretdream a sormayalım bence anlamını zira konuya dahil olmak istemiyordur belki.

İnanmayacaksın buna ama daha fazla sinirlenmeyeyim sakin akılla düşüneyim diye o son yazdıklarının tamamını okumadım ama ister istemez gözüm çarptı bazı kısımlara gerginlikle , gerilim böyle birşey. Yani kasyopyaya dair ne yazdın bilmiyorum ama şurada yazdığın şeye cevap vereyim o zaman.
Sen kasyopyaya dair emek vermemişsin ;gibi söylediğimi düşünmüşsün dime. Bu konuda beni hep yanlış anladın , ben sana daima emeklerin için teşekkür ettim , hatta tartışırken bile, fakat sorun o değil. Öyle bir yazmışsın ki, sanki ben sana gelip seni kasyopyada yetersizsin ,gibi suçlamışım gibi:

Kasyopyalılarla ilgili sürecine dair de, söylediğim şu idi, kafanda değiştirmeden önceki hali bu en azından; "Benim eleştirdiğim şey, sen Kasyopyalılara dair birşey yazmasan sanki hiçbirşey yapılmamış durumda imiş varsayman". Öncelikle söylediğim bu idi. Sen bunu yaptığın şeyi eleştiriyorum sandın. Oysa çok açık anlamı. Ben zaten Kasyopyalıların söylediklerini yeterince yorumlamış durumda idim, senden çok daha önceden. Ama sen, sanki ortada sadece senin yaptıkların var sanınca, benim yaptıklarımı 'yok varsaymış' olduğunun farkında bile değilsin. Saygıdan bahsediyorsun ama ilk saygısızlıkları yapan hep sendin.
--------

Senin yaptıklarını yoksaymadım diyorum sana ama bana göre ayrıntısızdı diyorum , bunu anlatmakta güçlük mü çekiyorum? Sinirime dokunan şeylerden biri de bu, ayrıntılı yazmam uzun yazmam vs..önceden beri hep tepkini çekiyor ve ben artık bundan bıktım ve kasyopyaya dair açıklama yaptım, görüş açımızın farklılıklarını anlattım. Ben bu şehirde yaşıyorum sen o şehirde. Ben sabah uyandığımda bu şehrin "bakış açısını"görüyorum sen de "o şehrin". Yani , ne ben ne sen anı şeyleri görmüyoruz. Bana burada saygıdan bahseden sensin ama "ilk saygısızlığı yapan senin"diyorsun yani sanki ben ilk kasyopyaya dair ben gelmişim sana birşey demişim saygısızlık etmişim gibi tamamen aksi bir olasılık çıkıyor. Ben de şaşırıyorum.

Ne alaka diyorum kendime çünkü sen kasyopyaya dair yazmamış olsa idin , ben senle bu sohbeti yapmayacaktım. Ha eleştirebilirsin de, dediğim gibi, hiçbir zaman eleştiri yapmayın demedim ve diyemem de, olur mu hiç. Ama , eleştirinde "negatifliğe odaklanıyorsun "gibi bir suçlama hissediyordum ve daha da ötesi sen de işin içinden "ben yazarım ama ne dersem denge sağlayıcısıyım "gibicesine çıkıyordun. Ben ne yaparsam doğruyu yaparım ;gibicesine.

Olurmu böyle şey oe?Sen matematiği iyi biliyorsan o zaman anlarsın, bu önerme garip değil mi? Sen , kendin açtığın kasyopya konusuna dair , ayrıntıya girmiyorsun "dememe bozulup"sanki birşey yapmamışım gibi söylüyorsun"anlamında düşünebiliyor yani buna kırılabiliyorsan eğer, gel pandora ol. Aylarca uğraşmış,bu konu yani kasyopya için neleri feda etmiş ve daha bilmediğin neler var. Biraz olsun benim o sıralarda yaşadığım riskleri bilse idin kasyopya için,ayrıca bahsetmemin sözkonusu olamayacağı riskli birşeyin sadece benim bildiğim birşeyin olduğunu bilse idin, neden hassas davrandığımı anlayabilirdin. Sana yapışmak gibi derdim olsa , neredeyse her yerde pat diye gelip " negatifliğe odaklanma "demek yerine "meselea negatifliğe odaklanıyor , mesela o , bu şu..vs.."leri sen değil ben yapıyor olurdum. Öte yandan asıl beni kızdıran şey , diğer mesajın ..yani ben kasyopyaya dair onca risk almışım, burada pek çoğunuzun düşünmekten bile çekinebileceği bir risk alınmış ama sen "yaptığını haklı çıkarmak için"anlamında demişsin bana. Yani ben o zaman iyice koptum. Harbi gerizekalısın sen pandora "demem bundan ötürüydü. İşte en çok bu nedenle kasypopya bana en büyük dersi verdi ama sen buna inanmazsın ;ki sen bilirsin , inanma . demiştim.

Sıklıkla ayrıntıya değinmekten ötürü açıklama yapmak durumunda kalmak ta beni bıktırdı.

Cengiz han kasyopyaya gitmiş ve öyleyse kasyopya negatifmiş öyle mi? Bunu neden örnekledim. Senin gözlem anlayışın bunu yeterli bulabilir, bak suçlamıyorum, bu sana göre böyledir ama bana göre yetersizdir. Ben arkasından "iyi de cengiz han kasyopyaya gittiği halde ve kasyopyalılar cengiz han gibi bir negatifin oludğu yeri demezler ki , Ra ya inananlar cengiz Han dan ötürü kasyopyayı negatif diye bilirler diye"derim. Ben bu sözü burada bırakmam, "bu işin ucunda ne var "derim , daha çok araştırırım s.."ve zaten genel kanal bilgileri tartşmasında buna dair yazılar yazmıştım .İşte benim ayrıntı anlayışım ve seninkiyle örtüşmüyor ama bu senin emek vermediğini söyleyen bir anlayış değil asla, öyle olsa idi ,ben senin kasyopyaya dair şüphelerini okuduğumda bunlardan aklımda birşeyler oluşmaya başlamazdı. Fakat bunu göremiyorsun .

Ben sana ne dedim? Fırıncı ve çiftçi ayrıdır dedim, birinin işini diğeri yapamaz. Sen işin bir kısmını yaparsın ben diğer kısmını fakat bu birimizin diğerinden önemli olduğuna işaret değildir.Belki sen de başka bir yaşamında benim yaptığım şeyi yaptın veya yapacaksın . Hepsi sırayla yani bir kıyas sözkonusu değil fakat sen benim karşıma bu kadar riske girdiğim , o kadar uzun zaman çalıştığım bir konu üzerine böylece "yaptığın şeyi haklı çıkarmak için" sözleriyle gelirsen vs.."dersen , benim de tepem atar. Ben kendimi böyle bana suçlarcasına hesap sorulması için riske etmedim , anlamıyorsun dime, kasyopyaya dair yazarken enerjimde olağanın çok üstünde bir artış olmasının anlamını . Birşeyi faketmedin , düşünmedin , bir insan asla bu kadarını normalde yapamaz ;diyemedin çünkü yeterince bakmadın ve bakmakla görmek aynı şey değildir.

Demem o ki, ben senin kasyopyaya dair şu yaptığın şeyi de yine de yuttum ama burada da şu şey olunca artık koptum. Bundan dolayı kızsam da kendime yine de memnunum zira benim ödülüm de bu idi, merhametle kölelik araındaki farkı anlamak , ancak kendimi riske edecek birşey yapacaktım ki anlayayım," tamamen"..en uçta...fakat sen böye yaklaşınca aslında yanlış yaptığımı anlayacaktım. Bunu anlatamıyorum tam anlamıyla, şu an herşey aklımda yerli yerinde ve tek istediğim şu şeyi bitirmek.



Edited by - pandora76 on 25/12/2011 03:11:42
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  03:28:06  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Bak o alıntının anlamı şu idi;

"Negatife odaklanmak sorun getirir, sen kasyopya olayında negatife odaklanıyorsun" diyen o sıralar Secretdream idi. Benim yazdığım şeyin anlamı ise şu;

Secretdream'e hitapla;

"Bak sen Pandora'nın negatifi vurgulayan Kasyopyalıları aşırı vurguluyor olduğunu söylüyorsun. Ama sen de bunu vurgulamış oluyorsun. Ben bunu söyleyerek, ben de seni vurgulamış oluyorum. Yani bunu yapmak bir noktada kaçınılmaz. Ama önemli olan dengeyi tutturmak"

Burada sana laf söylenmesinden çok, senin savunulman var. Senin negatife aşırı vurgu yaptığın fikri bana ait değil. Benim öyle bir fikrim yok çünkü. Ben oradaki olayı başka yönlerden eleştirdim. O da sen çok üsteleyince. Ve görünüşe göre senin üstelemen de yanlış anlamana dayanıyormuş.

---

"Kendini haklı çıkarmak için" lafı nerede, ne şekilde geçiyor gösterebilir misin, hatırlayamadım.

--- --- ---

Ayrıntı konusunu anlattım yukarıdaki biryerlerde. Aşağıya o kısmı alıntılıyorum.

---
p:Kasyopyaya dair yazılara bak dedim sana , baktınmı? Kasyopyalılar en sonunda "neye inanırsanız odur"söylemleriyle kendilerininde eğer negatif olduklarına inanılırsa negatif olacaklarını savunup , güzelce kendilerini pozitife çevirdiler..demeye çalıştım sana.

oe: Ayrıntılı düşünemeyen sensin. Düşüncelerin çift taraflı olabileceğini göremiyorsun. Birincisi parçalarla bütünü anlatamazsın. Anlam bütünde gizlidir. Sen yazarken ben Bozadi'nin olası savunmalarının hepsini zaten zihnimde görebiliyordum. Ama ona savunma yapacak enerji bile bırakmadın. Bıktırdın tükettin. SAvunma yapsaydı. Parça ile bütünü/anlamı savunamayacağını görürdün. Parça ile ancak, bütünün içinde kaybolursun. Ben hep bütünden bahsettim. Kasyopya için de, burada da. Bak mesela. "Neye inanırsan o" düşüncesi ile "inandığın şeyi gerçekleştirirsin" düşüncesi aynı şeydir. Ki sen bunu "hasta insanlar inancın gücüyle kendilerini iyileştirebilsinler diye, ben bu forumda bunu anlatmaya çalıştım" dersin normalde. Herşeyi çok basit ve tek yüzlü/yönlü sanıyorsun. Senin ele alış düzeyinle böyle daha derin noktaları açamazsın.

p:Senin bana göre ayrıntılı davranmadığını düşündüğünü söyledim ama sen o kadar zaman uğraşılan yazılara dair "pandora negatif işaret ederken "diye pat diye dile gelirken söyledim , ki garip bir biçimde sen de işin içinden "denge sağlayıcı "diye çıkmıştın.

Neden mi yeterince ayrıntılı değildi bana göre kasyopyaya dair yazılar? Mesela bir örnek. Cengiz han sanırım kasyopyaya gitmiş ;diye yazıyordu Ra da öyle mi?Ve sen buradan yola çıkıp"negatif onlar"demeye getirdin, işte orada yazılar. E bundan biraz daha ayrıntılı düşünse idin (bana göre ayrıntı anlayışı)irdelese idin" bu kasyopyalılar Ra kasyopyaya dair Cengiz han oraya gitti dediğine göre , ne diye biz kasyopyadanız ;desinler? Demek başka açıklamsı olmalı..demezmiydin?

oe: Hayır demem. Ben senin dediğinden çok daha ayrıntılı düşündüm. Cengiz Han veya o üçünden biri Kasyopya'ya gittiler dedim. Ama Kasyopya takım yıldızı kocaman bir yer ve acaba tek bir eğilim mi vardır bilemem dedim. Olabilir aslında tek eğilim çünkü orion negatif diye geçiyor, o da büyük bir yer. Oranın bir kısmı negatiftir denmemiş. Ve şu da var (bak düşündükçe ne çok ayrıntısı varmış şeylerin) "negatif eğilim kitleselleşince pozitif bir parçanın kalması da zor" diye bir nokta da var Ra'da geçen. Yani karma hasatlar genelde pozitif yoğunluklu ve birazcık negatif şeklinde olabiliyor. Neyse zaten kasyopyalıların biz bir dalgayız, size geliyoruz, şu an kasyopya'dan yayın yapıyoruz demesi de var. Ben doğrudan böyle birşeye dayandırmadım yani. Sadece Ra'da böyle geçtiği bilgisini verdim. Hem kasyopyalılar "ben iki tarafa hizmet ediyorum" da dediler. Çok tutarlı değil söylemleri. Üstelik kasyopyadanız deyip, buna da kılıf uydurabilirlerse, senin söylediğini de düşünebilir insanlar "işte korkusu olsa bunu söylemezdi, demek doğrucu bunlar" şeklinde. Bu bir risk ve birçok yüzü var. Benden ayrıntıcı insan da biraz zor bulursun.

p: Genel kanal bilgileri tartışmasında , istersen onları da bulayım çünkü çok ayıp ettin bu şekilde suçlayarak , kasyopya almış başını gidiyordu ve sen kasyopyayı savunan üyenin savunmalarına hiçbir açıklama getirememiştin . Hepsi orada duruyor yazıların , hayır doğru değil de , getirip bulayım. Kasyopya almış başını gidiyordu burada, ben geldim ve onları okudum , ayrıntılarıyla ve senin o zamanlar cevaplayamadığın soruların hepsini yanıtladım. Benden sonra kasyopya konusunda bir kesinlik oluşmadı mı?

oe: Hayır. Süreci dahi anlamamışsın. Ben kasyopya'ya dair tüm uyarılarımı ve yazılarımı daha en baştan, çok öncesinden yazdım. Ve belli bir doygunluğa gelince de bıraktım. Cevaplayamadığım birşey yoktu. Bundan sonrası herkesin özgür iradesine müdahale olurdu. Bırakırken artık bu konuda yazmayacağımı da söylemiştim çünkü yazılması gereken en iyi haliyle yazılmıştı bana göre. Daha sonrası müdahale olurdu ve hatta ben karşı çıktıkça sempati de toplardı. Çünkü insanları özgür bırakmazsan bir noktada, sürekli müdahale edersen, o müdahale edilen şeye karşı bir istek/talep de oluşturursun. Kanal bilgilerinde dahi böyledir. Sorunca söylenir ve yeterince anlatılır. Israr yoktur. Eğer yeteri kadar şey yazıldıysa olaya dair, gerisini bırakmak lazım. Olaya körleme katılıyorsa biri, ben onu ikna etmeye çalışmam. Var orada ikna olması için gereken herşey. O da onun sorumluluğu. Bir soru çıkana kadar bıraktım yani. "Bırakmak", hani senin yapamadığın şey. Sen yazdıktan sonra ise seninle frekansı tutanlara bir miktar hitap etmişsindir. Ama yukarıda yazdığım gibi birçok noktayı çift yönlü düşünemediğin için, ve düzgünce tartışamayıp konuyu boğduğun için yüksek verimli bir çalışma değildi bana göre. Olay daha kesinleşti fikri senin kendi bakışın (gene kendini merkez sanıyorsun). Benim bakışımda daha kesinleşen birşey yok.
---

Edited by - oe_ on 25/12/2011 03:34:28
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  03:45:02  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Bak şu 3-5 mesajda ilerlediğimiz kadar ilerlemek için kaç ay beklerdik senin yönteminle biliyor musun?

Senin bir büyük döngüyü (yani birikmiş konuları kendince cevaplaman) 6-12 hafta arası sürse (6 haftayı geçtiğini biliyoruz), hadi 10 hafta diyelim.
Ve bize salt bu konu için 5 karşılıklı mesaj gerekiyor olsa. O zaman 10*5=50 hafta yani 1 sene.

Ve salt tek konuya odaklanmadığımız için kayıplar, yanlış anlamalar, ve yanlış anlamalar yüzünden artan gerilim ve daha kötü hitaplar yüzünden, tartışma veriminin de düştüğünü düşünüp bunu 3 ile çarpalım (bu rakam atmasyon. Belki 20 ile çarpmak da gerekebilir). Yaklaşık 3 sene. İşte senin yöntemle şu noktaya 3 senede ya gelirdik ya gelmezdik.

Yani sen birbirimize takılmayarak yazalım serbestçe, herkes ayrı yazsın diyorsun da, o yüntemle bir sonuç çıkmaz (çok çok uzun süreler lazım). Yani tartışma hiç bitmez. Çözüme gitmeyen bir tartışma olduktan sonra serbestçe yazmışsın neye yarar. Hatta gene birbirine bulaşacaksın, çünkü o birikmiş şeyleri karşı taraf da gene ele alacak. Ama ne olacak çook uzun bir süre sonra. Yani çözümsel süreç için hangi diyaloglar yapılması gerekiyorsa gene yapılacak ama araya çook uzun süreler girip her konu dağınık ve verimsiz tartışılırken. (çünkü o diyaloglar yapılmadan çözüm yok. Bu noktada "ben derdimi anlatayım da çözüm beni ilgilendirmez" dersen (sen bunu demesen de, önerdiğin yöntem otomatik olarak bunu diyor, demiş oluyor, çünkü çözüm sunmuyor), doğal olarak "tartışmayı bilmiyorsun ve konuyu boğuyorsun" ithamıyla suçlanırsın)

---

Aslında sana birşey söyleyeyim mi? Belki de seninle tartışılamamasının en büyük sebebi doğru sandığın bu tartışma yöntemi. Ve zannediyorsun ki böyle daha az gerilim çıkacak. Halbuki gerilimin asıl sebebi bu. Çünkü ben şöyle düşünüyorum. Görüyorum ki, böyle tartışarak bitmesinin imkanı yok. Demek ki konuyu boğarak haklı çıkmaya çalışıyor, diyorum. Sonra da bitmeyecek çözülmeyecek birşey için bana yapıştığını düşünüyorum doğal olarak. Çünkü böyle çözümlenmeyeceği benim için çok açık olduğundan, "demek çözümle falan da ilgilenmiyor, ben bildiğimi yazayım geçeyim. O da nasıl olsa sıkılıp bırakacak" diye düşünüyor, diye düşünmem çok doğal. O zaman da tabii ki geriliyorum ve geriyorum. Yani gerilimin asıl kaynağı senin bu doğru sandığın tartışma tarzın.

Ki karşılıkllı konuştuğumuz zamanlarda asla gerilim bu seviyeye ulaşmadı. Ve bitsin lanet tartışma diye düşünmedik. En azından anlaşamadık diye düşündük sadece. Gör bak bir yanlış fikir ne kadar fazla yanlış sonucu beraberinde getiriyor.


Edited by - oe_ on 25/12/2011 04:02:36
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  04:04:30  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Dediğim gibi oe, o mesajından devam edicem .Bu çözüm önerim bana uygun geldi, en iyisi senden hiç etki almadan devam etmek. Ben o mesajında olan şeyin Ra yı üstün göstermek olduğuna dair inancındayım ve o kısımdan devam edicem. Açıkçası ben bu konuda kararlıyım ve yılbaşında en geç , hepsi bitsin istiyorum, yepyeni bir yıl yeni bir sayfa, dilerim yine sorun çıkmazsa. Çıkmasın ya, yeter dime ama.

Bu benim bu hayata dair yapacağım son şey ve emin ol buna, seni değil rahatsız etmek ,seninle alakalı bu sayfayı tamamen kapatmaktan başka bir isteğim yok yani istediğin şeyi benim de istediğimi söylüyorum. Mayısta gelirim vs..dedim ama , çok da zannetmiyorum aslında , sadece yine de forumu düşündüm sonradan. Bir şekilde burada bir şey gelişmiş ve bir sistem olumuş , ben farkında değilken. Anlatmıştım hani önceki sayfalarda ve bu sistemde ,insanlar burayı da okuyor ve kendi aralarında burada konuşulanları tartışıyorlar , kendi aralarında yeni fikirler üretmenin yanısıra ..vs..gibi birşey oluşmuş , ki bunun olmasından daha doğal birşey yok, herkese açık bir platform , hepsi birbirini etkiliyor ama ben bu kadarını hesap etmemiştim ve başta hiçbir zaman burada olmayayım ;diye düşünerek yola çıksam da , sonrasında bu kurulu düzenin bozulmasının çok iyi olmayabileceği ihtimalinden dolayı bir de , arada sırada foruma gelirim ;diye düşünmüştüm.

Yani demek istediğim şey şu , insanların birşeye ihtiyacı yok, kendi içsesini dinlemekten başka ve hatta belki olması gereken de bu, kimseye , bana sana ona şuna buna vs..ihtiyaçları yok , "kendilerine inanmaktan "öteye giden bir yol yok aslında...

Onca zaman neler paylaşıldı forumda, kasyopya,öz ümüzü dinleyebilmek, ilham, arzularımız , rehberliğin pozitif olması için ne yapabiliriz, gerçek nedir sorusu vs..bir çok şey . Zaman içerisinde daha fazlasını öğrendim , mesela biri bana internet adresimden bana dair bir mesaj yazmıştı , benimle aynı yerden gelen biri. Ben burada o orada , ikimizde aslında bu planda kendi rollerimizi yerine getiriyorduk. Zamanla daha çok şeyi hatırladım ve evet, daha anlamlı birşey yapsan diyorsun ama ben zaten hayatımdaki çok şeyden fedakarlık ettiğimi söylemiştim. İşimden , dostumdan vs..herşeyden fedakarlık ettim , burada beni seven insanlar var ,gerçek dünyamda, her ne kadar sana göre kavgacı olsam da aslında çevresinde el üstünde tutulan biriyim, sen buna inanmasan da , çevremde çok sevilirim ve aranırım. Ama bir seçim yapmalıydım ve seçimimi yaptım ,herşeyden fedakarlık ettim , sana göre anlamsız ama hayatımdan bazı şeyleri feda ettim. Sana dert yanmaya anlatmıyorum bunları , ne düşündüğümü ve artık ne istediğimi söylemeye çalışıyorum yani senle bir derdim vya diyalog geliştirmeye dair isteğim olmadığını. Zira bana hastalıklı tarzın üstüne yüzsüz dedikten sonra artık şimdi özür dilesen bile kar etmez ,ki zaten böyle birşey yapmazsın muhtemelen ama olurda bunu yapsan bile , çünkü bu forumda en ağır hakareti de yedim, beyinsiz de dendi, daha neler dendi..üstüne hastalıklı tarzın(üstelik açıklamama rağmen durumumu) ve üstüne yüzsüz..artık koptum ben.

Hemencecik kırılmıyorum ki vs..gibi numaralara gelemem, zaman geçmesi gerek birşeyleri affetmem için . O benimle aynı yerden gelen dost bir başka yaşamında tam benim rolümü üstlenmişte olabilir ama ben de onca şeye iyi dayandım , şimdi bakıyorum da.. Yüzsüz bile oldum fakat artık yetti. Artık bir şey içimde öldü bitti, istersne buna da duygu sömürüsü diyebilirisn ama olan bu yine de. Bir zaman boyunca (mayısa kadar) foruma giriş yapmayı bile düşünmüyorum ,aklımı dinleyip , beni hergün arayan ve neredesin diyen sevdiklerimle olmak için. Yani senin söylediğin şey çözüm gibi olabilirse de oe, valla benden artık paso. Birşey çözmeye ne gücüm ne isteğim kaldı . Mayısta kendimi yenilemiş olarak gelirim ve benle konuşmak istemiyorsun anladım ama ben de konuş diye demiyorum bunu ,konuya dair söylüyorum. Gelir ve konuya bakarım ve işte 2012 ye gircez, belki bu beklediğimiz yıl da merak ederim burada olmak isteyebilirim vs..bilmiyorum işte...

İnsanların hakkımızdaki fikirleir en küçük bir hata sırasında değişir çünkü insanlar çok kez görünüşe bakarlar, öz 'e değil. İnsana çok değer verdiğim için açıklarım gerekirse bin kez ama bu nedenle onların hakkımdaki fikirlerini çok umursamam. Keşke sen de umursamasaydın da , bu sorunları asla yaşamasaydık ve ortaya mükemmel bir sonuç çıkarabilseydik bilgiye dair.

Yine de neyse ne ve sonrası , buraya benimle gelen dosta ait.

Edited by - pandora76 on 25/12/2011 04:06:49
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  04:24:45  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Sanırım son mesajımı okumadın. Orada hakkında neden böyle düşünmek zorunda kaldıklarını açıklıyorum insanların. Karşı tarafın bakış açısından bakmadığın için bunları düşünmemiş olma olasılığın var.

Bunları bildiğin halde monolog tarzını sürdürürsen de, onların haklı olduğu anlamına gelmez mi bu?


Edited by - oe_ on 25/12/2011 04:25:58
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  05:33:03  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bunları bildiğin halde monolog tarzını sürdürürsen de, onların haklı olduğu anlamına gelmez mi bu?
-


Ya oe, siz haklı olun , bana inanma lütfen ve diğerleri de inanmasın lütfen , napayım daha başka?
Evet son mesajını okumamıştım , aynı zamanlarda yazmıştım.


Burada sana laf söylenmesinden çok, senin savunulman var. Senin negatife aşırı vurgu yaptığın fikri bana ait değil. Benim öyle bir fikrim yok çünkü. Ben oradaki olayı başka yönlerden eleştirdim. O da sen çok üsteleyince. Ve görünüşe göre senin üstelemen de yanlış anlamana dayanıyormuş.


İyi ama ben zaten secretderam a da yazmıştım buna dair, zaten biliyordum pandora negatife çok odaklanıyor ;demeye çalıştığını ya da öyle hissediyordum çünkü en çok ben negatife odaklanıyordum kasyopyaya ve yani ne vardı ki, pandora çok odaklanıyorsun negatife vs..demekte? Yanlış anlamaya mı dayanıyordu üstelemem , öyleyse eğer, niye "yaptığı şeyden ötürü haklı çıkmak için"dendi bana? Neyi niye üsteleyeyim , işte sen demiştin bana, "haklı çıkmak için yaptıklarını vs.."anlamında. Oe, bak, ben sadece sana değil, secretdreama da bozulmuştum ve zaten ona dair de yazmıştım orada devamında ona da. Takmak /obsesyon vs..konusu da orada geçiyordu ve bu ne ya gerçekten:? Yani neden benim kadar açıklıkla direkt "pandora şu şu şundan ötürü vs.."denmiyor burada?

Hangi yönlerden eleştirdin oe , ona da birşey diyemem ama sonarsıdna söyledikelrin asıl önemlisiydi , "yaptığı şey "anlamındanki diğer mesajın.Benim sözettiğim şey bu asıl , orada yazdığım gibi yoksa secretdreamın bana negatife aşırı vurgu yapıyorsun;gibi bir ima yapmış olabileceğini zaten düşünüyor ve ona da yazıyordum devamında.

Bu arada genel anlamda konuşuyorum. Niye karşılıklı dert anlatma durumu çok yok burada? Gerçekten diyorum , niye açık açık"pandora şöyledir böyledir vs "demek yerine anlaması gereksin? Ben bunu gerçek yaşamımda hiç yapmıyorum ki , hatırladığım kadarıyla hiç , ama biriyle derdim olsa direkt konuşuyorum , ses tonum iyidir yani öyle derler, sevecenlikle bakabilirim , gülümser olmamı severler. Ve bu nedenle beni seviyorlar , hem de direkt söylediğim halde ne düşündüğümü. Kızsalar bile bazen , o direkt olduğu gibi söylüyor ;diyorlar ve neden bunu denemek varken aksini yapayım ki ve niye bunca sorun yaşıyoruz ki?

Edited by - pandora76 on 25/12/2011 05:35:30
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  11:59:10  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
İnanma inanmama meselesi değil bu pandora. Önerdiğin çözüm yöntemi, çözümsüzlüğün kendisi olunca, neye inanacak ki insanlar. Ya bilerek çözümsüzlüğe sürüklediğini düşünecekler, ya da bilmeyerek. Ve benim sende farkettiğim, bunu seni acıtmak için söylediğimi düşünme ama, gerçekten bir 'çok yönlü veya çift taraflı düşünme eksikliği' olduğu yönünde. Yani karşı taraf ne anladı, nasıl düşünüyor vs.

Forumlarda tartışmak tabii ki gerçek hayattan çok daha zor. Bir kere en başta karşındakinin ruh halini gösteren 'yüzü, sesi' vs yok. Sesteki vurgu yok. Bir sürü şey yok. Bu şartlar altında zaten çok fazla duygusal 'konuya ya da detaya' girmek çok zor. Onun için en fazla yapılabilir olan zihinsel olan, düşünceye dair paylaşımlar yani.

Bunu yaparken de iki olasılık var. Ya karşındakinin içtenliğine inanacaksın, "durduk yere laf sokmak için birşey yazmaz bu. Yazıyorsa zaten bununla konuşmanın anlamı yoktur" diye sağlam bir his olacak içinde. İkincisi de bu his sarsıldığı zaman, bunu çözecek sağlam bir yöntemin olacak. Sen de bu yöntem de yok maalesef (olasılıkla gene karşı taraf açısından düşünme eksikliğinden). Bir kere karşı taraf senin bozulduğunu anlamıyor. Neye bozulduğunu da. Mesela şu aşırı vurgu olayını bu kadar yanlış anladığını ben nereden bilebilirim? İmkanı yok yani. Hala şu "yaptığın şey" anlamındaki mesaj nedir, ne der bilmiyorum. Bana göster onu. Bunu mutlaka konunun olduğu yerde çözmelisin. Ne daha sonra, ne de başka konulara yönelterek bu iş olmaz (hani secretdream'e kızıp başka konuya yöneltmiştin). Yani mümkünü yok. Sanal ortamda anlaşmak hiç kolay değil zaten, bir de böyle yaparsan arap saçına döner herşey. Diyorsun ki, bunu geçmişte yapmaya çalıştım, alay edildi vs. Ne olursa olsun bunu yerinde zamanında ve konusunda çözmek zorundasın. Alay edilmiş, dalga geçilmiş olabilir alınganlığınla falan. Bu, doğru yanlar da içeriyor olabilir (biraz fazla alıngan da olabilirsin) veya saçma bir dalga da olabilir. Ama bunu yapmanın 'başka hiçbir doğru yolu olmadığı için', dalga geçilirse onu da çözümlemek zorundasın. Herşeyi dosdoğru karşına alarak. Bak mesela secretdream olayında doğrudan yaklaşmadın, geçmiş sebebiyle, daha mı iyi oldu sanki. Mümkünü yok daha iyi olsun. Haklıysan bile haksıza dönüşürsün bu yöntemle. Ki ne ben, ne de secretdream yanlış anlamalara dalga ile cevap verecek kadar geniş ya da hafif değiliz, öyle düşünüyorum yani. Önemseriz durumu. Ama forum daha genişken, daha çok kişi varken, illa ki 2-3 laf atan da olacaktır. O da onların hatası olur. Buna dayanarak yöntem değiştiremezsin. Anlatabiliyor muyum durumu.

Bana "yaptığın şey" dediğim yeri gösterir misin?

Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  17:06:47  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bak oe, internette birbirimizi görmemin sorunlar yaratabileceğine ben daha önceden değinmiştim. Bak benim yüzümü göremediğin için yine yanlış anlamalar başlamış. Bir kere secretdreamın ima ile "negatife odaklanıyorsun vs.."demeye çalışmasına(eğer bu olduysa) niye direkt karşııklı"ne demek istiyorsun vs.."demedim ,alay eder diye mi diye mi.. Ben böyle mi yazdım oe, nasıl okudun şimdi o yazdıklarımı? Bu forumda önceden beri , birine "banamı söylemek istiyorsun" vs..denilince "senin çin kötü , niye alınıyorsun ki vs.."gibi bir anlayıştan ötürü, karşındaki direkt konuşmasa bile ima ile istediğini, der ;demiştim , böyle açıklamıştım ve arkasındna sorun üstüne sorunun snei bekleyeceğini... Alay edilmesi ihtimalinden dolayı sormadım vs..demedim, tamamen yanış hatırlıyorsun. Evet, ben de yeterince okumamandan dolayı muzadiripim , yine dmeke zorundayım.


Hazır buna değinmişken , benim anlamadığım birşey di bu. Birşekilde madem spritüalizm sevgiden sözeder , insan sevgiden yani diğerini kendisiyle bir görmekten dolayı karşısındakine ima etmeden dosdoğru konuşmaktan çekinmez . Mesela kendimizle bir gibi gördüğümüz kardeşimize, annemiz babamıza vs..ima ile konuşmayız , "bak şöyle bir derdim var senle vs.."deriz niye?Çünkü onlar bizimle aynı can dır, herşeyden apayrı bir svegimiz vardır onlara. Madem spritüalizm birlikten sevgiden vs..sözediyor , niye birbirmize sanki sevgisizmişcesine imalar ile geliyoruz? Çelişki burada işte ,ben tartışmacı gözüküyorum ama ima ile değil , direk konuşabilecek kadar önem veriyorum yani insana . Görünüşle iş bitmiyor ki. Ya çekince var"birşey dersem direkt ne olur sonucu vs.."ya da o insanın kendisinin bileceği birşey. Sorun ne ?Niye imalar vs..leri tercih ediliyor da kardeşimiz gibi bir gördüğümüz insanlarla direkt konuşmayı tercih etmiyoruz, madem spritülizm birlik ?

Öte yandan, ya oe , gözünü seveyim bana alıngansın vs..diye durmayı bırak. Evet , ben alınganlaşırım eğer çok üstüne durduğum birşeyse mesela vs.. bunalrı snaki söylememişim gibi br daha bir daha anlat anlat .. bende bundan yoruldum ama veya kendimi kötü hissedersem de alınganlaşabilirim vs..bunları zaten söyledim işte ama işi sadece benim alınganlığıma çevirmeyelim zira bana bu forumda nelerde dendi , "a çok alınganım tamam , bıraktım herşeyi vs.."demedim farkında isen. Yani alınganlaştığım zamanları kabul ediyorum ama vurguladığın kadar alıngan değilim. Mesela sen de kasyopyaya dair , sanki hiç emek vermemişsin vs.. gibi birşeye varmışsın sonuç olarak , ben sadece ayrıntıya girmemişsin ,demiştim oysa , alınganmısın ;diye düşünmeliyim belki.
O zaman açık konuşayım mı, ben zaman zaman gerçekten alınganlaşırım ama sendeki alınganlığın çok üst boyutlarda olabildiğine de inanıyorum.

Çift taraflı düşünmekse eğer.. çift taraflı düşünme eksikliği hissetmiş olabilirsin bende bu tamam ve bende bunu düşünürüm ama bunu en azından bana deme. Asıl bu konuda ben muzdaripim niye mi?Bin kez "uzun yazıyorum şundan bundan vs.."diyedururken tekrar tekrar aynı malum kayaya çarpmamın nedeni senin değil çift taraflı düşünmen , karşındakinin durumunu hiç düşünmemenden geliyor olabilir mi? Normalde iyisin ama birşekild ebirşey sana karşıymış gibi gözükünce..Ya oe, milyon kez mi anlatıcam , uzun yazma konusuna dair ve niye çift taraflı düşünmek yerine her defasında uzun yazmamı s.."açıklamak durumunda kalıyorum , anlattıklarımı dinlemiyormusun veya inanmıyromusun , çift taraflı düşünemiyormusun ? mu desem? Ve bende en sonunda bıktım ama bu durumdan. Ve bu nedenle "çift taraflı düşünemiyorsun vs..demen beni çok şaşırtıyor. Yeterince iyi çift taraflı düşünmeiy beceremeyebilirim buna lafım yok ama ben bunun üzerinde en azındna uğraşıyorum , ki bak bana yüzsüz dedin , bu laftan sonra bile yine de aramızda bir hesap kalmasın diye yazıyorum. Ve sen sana yüzsün diyenle tek kelime edermiydin? Çift taraflı düşünebilmekte dolayı bunu yapıyor olabilir miyim? Bazı şeyleri biraz gör . Sen sinirleindin ve buraya geldin , yağdırdıkça yağdırdın ve kendine göre haklı yanları da var dedim ama sana yenilir yutulur cinstn bir söz "yüzsüz "demedim . Senin eşine herkesin karşısında yüzsüz deseler "sevgi , birlik vs.."dermiydin? Yani demek istediğim şey şu ,senin iddai ettiğin kadaralıngan olsam , bu lafıdan sonra bile yine de alacak vereceğimiz kalmasın , yine de şuna şuna bozuldu vs.. diyerek şu sohbete girmezdim ama sen ne alınmış ne bozulmuşsun ki bana yüzsüz bile diyebilecek kadar? Yapma oe, işi sadece benim alınganlığımla değerlendirip onun üzerinden çözmeye çalışmayalım.

Ben kasyopya çevirilerini yapan arkadaş bana ne dere desin yine de ruh halini anlamaya çalıştım veya insanı neyin kötüleştirdiğini vs.. Açık konuşayı mı, bu forumda önceden beri bir kısma egemen olan bir durum var , o ki, birbirinize karşı çok soğuksunuz, sevgiden sözediyorsunuz ve birlikten ama tam aksi şekilde yaklaşıyorsunuz. Çok kimse birbiriyle oradan buradan imalar göndermeler olmadan konuşamıyror, en basitiyle bu insan çok zaman ve emek vermişse kasyopyaya , biraz daha düşünceli yaklaşlım en azından bu konu bağlamında vs.diyebilseydiniz , negatife odaklanıyorsun vs.. diye pat diye oradan bir konuşma başlatmak yerine çift taraflı düşünüp daha hassas yaklaşmayı ve eleştiriyi "arkadaşım bak şu şu vs.."gibi yapardınız. Bu kısımda sana değil, secretdream a söylüyorum bunu , ki zaten söylemiştim , niye karşımda konuşmuyorsunuz ;diye. Yani olay öyle bir hale geliyor ki, kimileriniz söyleyeceklerini doğrudan değilde ordan burdan(önceden beri olan şeyi diyorum)diyedurduğu için , herkes tartışmacı olmayan , sakin olgun vs..karakterlere bürünüyor. Çift taraflı düşünecekmisin oe? Öyleyse gel bir de pandora açısından düşün bakalım. Secretdreamın sayfasında takmaktan sözedilmiş , bu tamam olur da ama ben bu takmak konusunun aslında neye işaret ttiğine ihtimal veriyrodum. Negatife çok odaklanıyorsun pandora vs..
Konuya giriyorum o zaman çünkü en sevmediğim şey oluyor , en hassas olduğum konu kasyopya ve daha ötesi en sevmediğim şeylerden biri de karşımda direkt konuşulmaması. Bunu forumda hep belli ettim , karşımda konuşun, dedim. Bu tamam dime.

Şimdi ben secretdreama desem ki "niye kasyopyaya dair odaklanmamı bu sevmediğim tarz ile yani ima ile kendi kişisel sayfanda yazıyorsun? O zaman tıpkı snein dediği gibi "alıngan "kelimesiyle karşılaşacaktım belki . İşler işte böyle de yürüyebiliyor. "Sana demedim ki, bu konuya değinmek istedim vs.."de gelebilirdi ve ben bu durumda direkt nasıl konuşabilirdim? Ben artık bundan sonraki yaşamımda bu tür şeylerin içinde olmak istemiyorum ve bu nedenle senin dünyana ait değilim dedim oe, bunu kastetim. İşte senin dünyanın içinde olan şeyler ve ben bunları çekmek zorunda olmaıdğımı böylece anladım. Ben sevmiyorum bu tür şeyleri ve zaten bu nedenle butür şeylerle karşılaştığımda çatışma yaşıyorum. Olmak istediğim şey bu olsa idi, bunu kabullenirdim ve ben de bu yola başvurur, tartşmacı olmayan cici pandora olurdum , ki bu umrumda değil yani çatışıyorsam eğer, demek ki olmak istemediğim şey bu.

Şimdi sen çift taraflı düşün oe , sen olsa idin benim yerimde , hem imalardan hiç hoşlanmıyorsun sebepleri ne olurs aolsun, hem de bu tarz birşeyle karşılaşıyorsun, bu durumda ne yapardın? Tamam madem o zaman o sohbeti inceleyelim , secretdreamın sayfasındaki ,belki bu sizin için de bir açılım olur , birliğe dair (niye benle bir olanla imalı konuşuyorum gibi) ama bu mesajı hepsini bitirmeden yollamalıyım . Yani bekle ,devam edicem , o kısmıda göstericem.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 25/12/2011 :  18:27:13  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Pandora lütfen yazma. 1 saniye dur.
Bak bu mesajda birçok şeye değiniyorsun. Seninle tartışırken işlerin karışma sebeplerinden başlıcası bu zaten. Hem yanlış anlaşılma olasılığı yüksek bir durumdayız, hem birçok şeyden aynı anda bahsediyorsun. Hem de daha ilk paragrafında seni yanlış anladığımı belirten birşey yazıyorsun ve buna rağmen bu konuyu tek başına çözümlemeden bodoslama yazmaya devam ediyorsun. Bu ise 'yanlış anlamalar ve bitmeyen tartışma felaketine' davetiye çıkarmaktan farklı değil.

Şimdi gel istersen önce bu ilk paragrafa bakalım.

---

Bak oe, internette birbirimizi görmemin sorunlar yaratabileceğine ben daha önceden değinmiştim. Bak benim yüzümü göremediğin için yine yanlış anlamalar başlamış. Bir kere secretdreamın ima ile "negatife odaklanıyorsun vs.."demeye çalışmasına(eğer bu olduysa) niye direkt karşııklı"ne demek istiyorsun vs.."demedim ,alay eder diye mi diye mi.. Ben böyle mi yazdım oe, nasıl okudun şimdi o yazdıklarımı?

oe: Ben son olaydan bahsediyorum. Daha önceki negatife odaklanma vakasından değil. Secretdream ile diyalogun biterken olan son olay vardı ya ondan. Sanırım sinsilik konusu idi. O kendi sayfasına öyle birşey yazmış sen de ona kızmıştın ama doğrudan söylemek yerine neden aydınlanamıyorsun gibi bir konuda sıkıştırmaya çalışmıştın. Sonra da doğrudan söyledik geçmişte o zaman da olmuyor falan demiştin. İşte o.

Bu forumda önceden beri , birine "banamı söylemek istiyorsun" vs..denilince "senin çin kötü , niye alınıyorsun ki vs.."gibi bir anlayıştan ötürü, karşındaki direkt konuşmasa bile ima ile istediğini, der ;demiştim , böyle açıklamıştım ve arkasındna sorun üstüne sorunun snei bekleyeceğini... Alay edilmesi ihtimalinden dolayı sormadım vs..demedim, tamamen yanış hatırlıyorsun. Evet, ben de yeterince okumamandan dolayı muzadiripim , yine dmeke zorundayım
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  22:04:57  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Şimdi bu oldu mu oe? Tamam bu kısmın açıklamasını mı istiyorsun?, senin şu cümlene bakalım:

oe: Ben son olaydan bahsediyorum. Daha önceki negatife odaklanma vakasından değil. Secretdream ile diyalogun biterken olan son olay vardı ya ondan. Sanırım sinsilik konusu idi. O kendi sayfasına öyle birşey yazmış sen de ona kızmıştın ama doğrudan söylemek yerine neden aydınlanamıyorsun gibi bir konuda sıkıştırmaya çalışmıştın. Sonra da doğrudan söyledik geçmişte o zaman da olmuyor falan demiştin. İşte o.
------------

Yani ben secretdream a doğrudan söylemek yerine onu bu sözlerinden dolayı sıkıştırmaya çalıştım? İyi düşünmeye çalışıyorum yine de ama bunu bozuyorsun. Ne demek secretdreamı sıkıştırmaya çalışmışım?
"Bu iddia sana ait bana değil".

Eğer olumlu yaklaşsa idin , "secredreamı sıkıştırmaya çalıştın bu nedenle vs..diyerek gelmezdin , bu sözcükle şöyle mi bağlayacaksın? Bak , ona kızıyorsun ve "sıkıştırmaya" çalışıyorsun yani sen ...Anlayamadığım şey şu, birçok şeyi görüyorsun kendince benim sıkıştırdığım kanaatine varıyorsun ama nedense diğer hiçbirşeyi göremiyorsun. Ben kendisine "seni sıkıştırmaya çalıştım";dedim de ondan dolayı mı sıkıştırdın ;diyorsun emin bir dille?

O ne demişti bana:

sana "kurnaz" dediğimi düşündüysen, yok öyle bir şey...
sisifosla ilgili konuşmalarımdan bahsediyorsun sanıyorum. senle hiç ilgisi yok onları yazmamın. kusura bakma.benim kişisel gelişimimle ilgili şeyler onlar...o yüzden de kendi sayfama yazdım zaten...keşke o zaman söyleseydin de benim de senin neye kızdığından haberim olsaydı. "kurnazlık", benim sorunum..sende var mı yok mu bilmiyorum. seninle ilgili olsaydı direkt seninle konuşurdum zaten.

Böyle içtenlikle açıklamıştı ama yanlış anlamıştı .Alakası yoktu , ben daha öncesinde zer-ziviyle ben tartışırken vya da kısa bir zman sonra , o tartışmadan geçen kurnazlığa dair söylemeler üzerinde durması üzerinde düşünmüştüm. Zer-ziviyle sohbet ediyorken o araalr.

Secretderamın sayfasında geçiyrodu bu :

"düşünmezsem,sorgulamazsam,insanların saklı niyetlerine dikkat etmezsem, kandırılırım,zarar görürüm" diye düşünmek içsel huzuru sağlayan bir şey değil bozan bir şey diye düşünüyorum. yani,başka bir deyişle;sinyali doğru algılamayı,yorumlamayı bozan şeyler bunlar gibi geliyor bana.

şöyle de söylenebilir;bu şekilde düşünülünce,asıl güvenmediğim, "şurdaki kurnaz insan" lar değil de, kendi öz varlığım oluyormuş gibi...

----------

Şimdi nasıl oluyorda emin bir dille sıkıştırmıştın secretdreamı ;diyebiliyorsun oe? Yani olumlu adım atıyormuş gibi gözüken adımın kesin bir dille beni "sıkıştırmaya çalışmakla "yaftalayan birşey değil mi? Belki yanlış anlamıştım o zamanlar o da olabilir ve zaten "çok kırıldım "demiştim burada ama secretdream da beni yanlış anlamış ve sisifosla alaklı yazısı zannetmiş ve açıklamış. Oysa ki ben sisifosa dair yazarken zaten bundan sözetmiştim, o ilksayfada:

Sisifosun hikayesi bana göre, burada anlatılanlara uygun gelmişti ve bu nedenle ben olsam direkt buraya yazardım, uygun olduğuna inandığım yer burası olduğu için.

----------

Bana kurnaz demeye çalışıyorsun bu sözlerle ;demeye çalışmamıştım , "niye bu konu buraya uygunken kendi sayfanda yazdın "dmeek istemiştim. Yani secretdream yanlış anlamıştı ama senle tartışırken yanlış anladığını görsem de üzerinde durmadım , sonra değinirim dedim kendime.
Ben demek istemiştim ki, sisifos hikayesi burada açıkladığımız konuya uuygun, yani düşünce gücüyle yaratım vs..öyleyse burada yazsa idin de burada tartışsa idik, acaba düşünce gücümüzü kullanırken zarar görebilirmiyiz ;manasında.

Şimdi senin sıkıştırmaya çalıştın ;demenle bunun nasıl bir alakası var? Yani insan olumlu bir adım atmaya çalışıyorsa gerçekten sorunu çözmeye dair,"orada bir imayamı alındın şu bu vs.."der , dikkatli kullanmaya çalışır sözcüğü ama gerçekten de dikkatle kullanmışsın kelimeyi ve araya "secretdream ı sıkıştırdın" sözcüğünü sıkıştırmışsın. Desen ki "niye o zaman açıklamadın kırıldığını vs.vs.."anlarım ama ne demek bu bir anda bak sen sıkıştırmaya çalışmıştın" sözü?

Pekala madem sıkıştırmak diyorsun ben de sana sorayım, burada tartışırken sen bana pat diye "herşeyi bilen oe "sözümü yeniden kullandın . Orda duruyor bu sözlerin. O sözü ben çok önceden kasyopyaya dair şüpheler başlığında yazmıştım sana yani çok eskiye dair birşeydi. Ee?

Buradaki tartışmada pat diye eski bir sözümü söylemen , bunu "hala kafanada kurcaladığını" mı gösteriyor , yoksa "sen içinde kurup" burada beni "sıkıştırmaya mı geldin?
Böyle mi demeliyim?

Ben iyi düşünmeye çalışsam bile yanılmadığıma hergeçen an biraz daha anlıyorum çünkü "bu yaptığın şeyin başka açıklaması yok".
Yo oe, sen kendini kaybetmişsin , yüzsüz kelimesinin ne kadar kötü olduğuna değindim ama sen buna değinmedin ,ki zaten beklemiyordum ama işte o kadar kendini kaybetmişsin ki, beni sıkıştıran birine büründürmekle meşgulsün , böylece beni karşısında konuşmayan ama oradan burada sıkıştıran bir karaktere büründüreceksin. Ne dersen de, hastalıklı tarz , yüzsüz vs.. artık önemi yok ,ben sana bu yakalşımından sonra güvenmiyorum .




Edited by - pandora76 on 25/12/2011 23:58:40
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 25/12/2011 :  23:49:41  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Hala şu "yaptığın şey" anlamındaki mesaj nedir, ne der bilmiyorum. Bana göster onu. Bunu mutlaka konunun olduğu yerde çözmelisin. Ne daha sonra, ne de başka konulara yönelterek bu iş olmaz (hani secretdream'e kızıp başka konuya yöneltmiştin). Yani mümkünü yok. Sanal ortamda anlaşmak hiç kolay değil zaten, bir de böyle yaparsan arap saçına döner herşey.
----------------------

hani secretdream'e kızıp başka konuya yöneltmiştin)
--------

Bu nasıl bir sözdür?Ben sana inanamıyorum , demek bu kadar önemliydi ki bunu yapabiliyorsun? Nerden biliyorsun bu kadar emin ,ona kızıp başka konuya yönelttiğimi ki alttan alta bunu araya sokmuşsun ve hadi neyse diyelim de , sonrasında da devam ediyorsun? Olumlu olsa idin en azından "sıkıştırmaya mı çalıştın vs.."derdin , bırak bunları oe. Yüzsüz lafına bile pas geçmişsen , sen şu an sadece kendi derdindesin ,o kadar kızmışsın .

Yani mümkünü yok.
Mümkünü yok işte.. Kesinlikle öyle...

Peki ben birşey daha diyeyim bir de bunu üzerine. Buraya Maharaj Ra dan daha ileridedir ;demişim onun için gelmişsin , bu tamam ..da sorun şu ki, o zaman demek ki en başından beri sıkıştıracaktın belki?

"Yani düşünüyorum da , mümkünü yok " demelimiyim senin gibi? Bir konuda haklısın ama , arap saçına dönecek bu şekilde. Ben şuradan devam edeyim , hani şu "yaptığın şey " kısmı, neymiş ona bakalım .

Ve işte bu nedenle seninle anlaşamıyoruz bence de , ki benle alınganlığımdan dolayı alay edildi vs..de dememişim , nasıl bir alaka anlamadım ama hem "alınganlıkla" 'hep alınıyor ki o , aslında hepsi yanlış anlamalar , alıngan o , ciddiye almaya gerek yok vs.."havasına bürünmüş yani olay alınganlığa çevrilmiş , konunun yönü senin Ra -Maharaj a dair olarak ,olgun/kurban hallerine büründürme hallerinden başka yöne çekilmiş ,hem de sanki benle alınganlığımdan dolayı alay edilmişte ben de ona kızıyorum habire ... Gündem böylece değişmiş...

Kimse alay etti ;demedim diyorum , ya ne alayı ,?Ne alaka? Bu nasıl bir politika?

Diyalog mu?Böyle diyalog mu olur, alttan alta suçlamalar ve konu yavaşça başka yöne çekilirken ? Söz lemi olur diyalog?

Secretdream ve sen de alay etmeyecek kadar "olgunmuşsunuz", yani buradada yavaşça "işte sen alıngansın , sıkıştırıp konuyu başka yere çekensin ama biz olgunuz , alay etmeyiz , sen alay ediliyormuşsun gibi hissetme vs.."lere büründürülürken yine "çocuk o işte, alıngan , bozulan çocuk ve bir çocuk Maharaj Ra dan tekamülde ileridedir dese ne olur ki?Ben olgunum , deneyimliyim yani ben doğrusunu bilirim, Ra tekamülde ileridedir"..

Neyse işte, anladım nasıl devam etmem gerektiğini , arapsaçına dönmesin diye.



Edited by - pandora76 on 25/12/2011 23:52:31
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/12/2011 :  00:51:57  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Ben olumlu olmaya çalışmıyorum sadece olay ne ise onu yazmaya çalışıyorum. Yani seninle olumlu geçineyim derdim yok. Seni kendime inandırayım/güvendireyim derdim de yok. Çünkü mantıksal konuşuyorum. Akıl bağlamında söylediğim şeyler. İnanç gerekmiyor.

Olay secretdream'i sıkıştırman değil zaten. Bunu, sen bunu yaptığın zaman yüzüne söylemiştim hatırlarsan. Sen de öbür türlü yaptık da ne oldu gibi gelmiştin. Sıkıştırmaya çalıştığın konu "neden aydınlanamadın" olayı idi. Sen başka şeyden bahseder şekilde yazmışsın anladığım kadarıyla.

Mümkünü olmayan şey de bir konuda bir sorun yaşanınca onu orada çözmeden başka konuda başka zamanda çözmenin mümkün olmaması. Sen ne anlıyorsun bilmiyorum. Açık açık yazıyor işte herşey. Diğer konulara da geliriz ama, o kadar çekinceli ve yanlış anlamaya müsait okuyor ve yazıyorsun ki, konu ilerlemiyor.

Sana bir konuda ima vs olduğunda ya da öyle düşündüğünde nasıl davranabileceğini anlatmayı deneyecektim ama konu ilerlemediği için gelemiyorum ona.

Anladığım kadarıyla gene monolog tarza dönmeyi düşünüyorsun. Böyle bahanelerle monologa döneceksen ben de dönmek zorunda kalırım. Gerilim tekrar tırmanır, bitmeyen çözümsüz tartışmamız devam eder. Ben o zaman senin çözümsüzlüğü kendinin yarattığını düşünürüm. Yapışkan olduğunu ve yüzsüz olduğunu da. Şimdi anlıyor musun nereden çıktığını yüzsüz olayının. Çünkü eğer birşeyin çözümsüz olduğunu bile bile yapmaya çalışırsan durum bu oluyor.

Üstelik şu var. Adaleti önemserim diyorsun. Adalet çözümden geçer. Çözemediğin konuda adaletli olamazsın. Yani hem konuyu çözmeyi önemsemeyip hem de adaletli olduğunu düşünemezsin. O zaman sana adaletsiz dersem neden dedi diye kızma. Çünkü durum bu. Hem "ben kafama göre yazayım, 10 yıl sürse de bir sonuç/çözüm çıkmasa da önemli değil (bu ne demek; nasılsa bıkar bırakır)" deyip hem de adaletli olamazsın. Onca yanlış anlama içinde doğru şeyi yazdığını da bilemezsin. Bak daha şimdiden kaç tane yanlış anlaşılma ortaya çıktı. Neredeyse doğru anlaşılandan daha fazla yanlış anlaşılma var. Hiç bitmese de ben yazar geçerim mi diyeceksin. O zaman neyle suçlanacağına da aldırma. Sen yazdığın sürece ben de yazacağım ve 5 mi, 10 mu, 20 yıl mı, ne kadar sürer bilemem. Monolog yönteminin ne kadar işe yaramaz, çözümsüz ve gerilim arttırıcı olduğunu net şekilde sen görene kadar devam eder durum. Sen bilirsin.

Hem tek tek odaklandığımızda bile çözemediğimiz/anlaşamadığımız konuları toplu yazmanın ne anlamı var. Bunun 'suyu bulandırıp haklı ile haksızın ayırt edilmesini engellemeyi istemekten' ne farkı var? Tek bir konu üzerinde odaklanarak tartışırken bile su netleşmezken, karşımdaki kişi aynı anda birsürü şeyi ele almaya devam ederse, o zaman "dur ben bir sürü konu üzerinde aynı anda konuşayım da su iyice bulansın ve haksız olduğum anlaşılmasın" anlamına geldiğini düşünürüm bunun. Başka açıklaması yok çünkü bunun. Bak, bana güven demiyorum. Bunlar güvene/inanmaya dayalı şeyler değil. Çok açık net noktalar. Ve ben bunu hem senin hem okuyan herkesin olayın çerçevesini net şekilde görmeleri için sunuyorum.


Edited by - oe_ on 26/12/2011 01:08:01
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 26/12/2011 :  01:35:00  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe;
Dilediğini yazabilirsin , senin ne düşündüğün artık beni ilgilendirmiyor bu yaptıklarından ve sözlerindne sonra. Ama ilgimi çeken o ki, eğer çocuksam bu kadar önemsizse , neden bu kadar önemsiyorsun bu yazıları? Veya yazmışsın bir cevap ve yine aslında sana dair en önemli şeyin cevabı yine yok, sözde diyalog mu?(Ki zaten olumlu adımdan kastım bu idi -diyaloğa dair- sen de anlamamışsın bunu) Öyleyse niye şu soruyu pas geçmişsin ?

Pekala madem sıkıştırmak diyorsun ben de sana sorayım, burada tartışırken sen bana pat diye "herşeyi bilen oe "sözümü yeniden kullandın . Orda duruyor bu sözlerin. O sözü ben çok önceden kasyopyaya dair şüpheler başlığında yazmıştım sana yani çok eskiye dair birşeydi. Ee?

Buradaki tartışmada pat diye eski bir sözümü söylemen , bunu "hala kafanada kurcaladığını" mı gösteriyor , yoksa "sen içinde kurup" burada beni "sıkıştırmaya mı geldin?
Böyle mi demeliyim?


Bırak bunları oe , mantıklı konuşmuşsun filan..Kendinden emin olan , diyalog diye tutturan , sözde cevap veriyormuş gibi yapıp işine gelmeyeni pas geçmez veya karşısındaki ısrar edince cevap diye kendine göre birşeyler karalamaz.

Ne dilersen onu yap oe, dediğim üzere... Ben şu kasyopyaya dair yazılarından filan devam edeyim , sen nasılsa işi kendine göre çevirirsin . Lakin birşeyi eklemeliyim ki, matematik formülüne dair..Matematikçisin belki de bilemem , konuya dair yazıyorum. Felsefeyi bana referans vermiştin dime, ilginç olan o dur ki, bir matematik formülü fizik gibi değildir , kesin bir şekilde ispatlanmıştır ,vs..demişti arkadaşların. Bana garip bir şekilde o forumdaki "kişileri "referans gösterdiğin için diyorum.

Matematikçiysen eğer, niye o formüle dair iddialarında o kadar yanlış yapmıştın? Sana anlattılar hatta bana ithaf ettiğin şeyi sende yaşadılar, sabırları taştı ama sen yine de ısrarla direttin.
Kendinde eminsen , gidin bakın o sonsuzluğa dair yazılara ;dersin , kişiler sana dair refererans mı verecekler? Bırak bunları , kişierin vereceği referans değil, o yazdıkların geçerlidir. Sen burada kendi kafana göre , kendi kendine yorumlarda bulunarak zannedebilirsin ki "evet çok mantıklı cevaplıyorum "ama hayır ,işin mantığı açıktır , kendini bilen , tek tek daha denmeden cevaplar.

Sonrasındada diyalog vs..diye tutturmaz zira sözde diyalog , diyalog değildir.
Kendine göre eğip bükerek , "işte sonsuzluğa dair yazılarım "deme den kendine göre kişileri referans veriyorsan eğer, baştan kaybetmişsindir oe . Ben kafamdan uydurmuyorum , işte orada yazıların diyorum ama sen iyi güzel yor kendine göre , referans ver insanları hadi onlarda "inatçı değil oe vs.."desinler ve böylece oe inatçı olmayan biri olsun çıksın.

Kullan bunu oe, monolog yapıyorsan şudur budur..Bunları kullanman gerek zaten zira başka çıkış yolun yok , gözünün önüne getirilen sadece benim olmayan yazılarının yorumlarından başka türlü çıkamazsın, olayı "monolog yapıyorsan adil değilsin vs.."lerle çevirmeli hatta yazılarını değil, kişileri referasn göstermelisin. Anlamadığın o ki,ne yüzsün demen ne hastalıklı tarzın demen vs..hiçbirşey beni vezgeçirmeyecek çünkü benim olgun /bilge vs..gözükme kaygılarım yok, burada bir beklentisi olan sensin ve eğer yazılanlara mantıklı cevaplar veremeyeceksen , elbetteki diğer yolu deneyeceksin .

Hem "ben kafama göre yazayım, 10 yıl sürse de bir sonuç/çözüm çıkmasa da önemli değil (bu ne demek; nasılsa bıkar bırakır)" deyip hem de adaletli olamazsın.

Evet buradan devam et ama anlamadığın o ki, ben böyle düşünse idim yani nasılsa yazmaz vs...yukarıda yazdıklarımı yazmazdım. Yani sana "tamam ben uzun zaman yazmayayım bitirince sen devam et vs..demezdim. Kendini o kadar kaybetmişsin ki , artık ne düşündüğünü bilemez olmuşsun , ki tekrar tekrar bu konuya eğildiğim halde .Ben sana hiç haksızlık etmediğim adil olduğum için o kadar çözüm önerisi sundum ama artık iyice şaşırmışsın ve nereden vurayım ; demeye getirmişsin. Haksızlık , "yazma bana yazma vs.."diye ısrarla kendi kafana göre davranmak olur. Nasılsa yazmaz oe ;diye kaldı ki senin dediğin gibi düşündüm diyelim ama yine de açık birşey var , yazabilirsin de ve hatta rahat yaz diye sana uzun bir zaman bile bırakmışsam ...

Bunlar neden mi oluyor? Neden mi o kadar çözüm önerime karşı çıkıp elne geçen "sözünü tutmadın vs.."gibi kozlara oynuyorsun?Çünkü şu anda çaresizsin , o kadar ki işine gelmeyenleri pas geçiyorsun, mantıksal bir cevap bulamıyorsun. Buraya Ra ve sonsuzluk başlıklarıyla geldin , bir düzen kuruldu ama bir gün aslında ortaya koyduklarında yanlışlıklar olabileceği ortaya çıktı ve bu da senin yeterince iyi olmayabileceğinin göstergesi gibi düşündün , bu nedenle elindekini korumak için ne gerekiyorsa yapıyorsun ve yapacaksın da, daha önceki sayfada "istediğin gibi saptırabileceğini biliyorum oe "demiştim yani en başından biliyrodum. Ve ne gerekiyrsa yapmaya da devam edeceksin ve ben bunları bilmeden yola çıkmış değilim ama bu kadarını beklemiyordum ne yalan söyleyeyim.

5b negatif yanımız bizi ustaca yönlendirir , sen şu an ustaca yönlendirme ve Ra dan büyük kaynak yok ;deme çabasındasın, dediğim gibi negatif olduğuna inandığımdan değil , ben yine de diyorum öz ünde pozitif olduğuna inancım tam ama şu an farkında bile değilsin ki negatif yanımız seni, elindekini korumak ve burada kurduğun düzene(Ra hepsinden büyüktür sonsuzluk benim dediğimdir hepsi vs..) için kışkırtıyor ve sen onların ustalıklarını kullanıyorsun . Negatifler "benliği büyütür", olgun/hakim vs..ol der ve bunu ustaca yaparken , insanların neye inanacağına karar vermesi gerekenin sen olduğuna inandırırlar. Yani sözde özgür irade ;demek değildir, öz de demek gerekir .
Dediğim gibi,istediğin gibi devam et oe.

Edited by - pandora76 on 26/12/2011 01:49:02
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/12/2011 :  01:36:20  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Şu da var. Ben sadece bunda haklılık payı olabilir dedim alınganlığın konusunda. Mesaha bakarsan öyle. Sen bunu sanki ben salt bunu iddia ediyormuşum halinde bahsetmeye başladın. Yani benim herşeyi senin alınganlığına dayandırma gibi bir niyetim olmadı. Sadece bunda böyle bir payın da bir miktar olabileceğini söyledim.

Hangi konu senin için en önemli ise onu ortaya sürmeni istiyorum şimdi. Ra-maharaj mı en önemli. O zaman onu konuşalım. Açık net halde argümanlarını hatırlat bana kısaca ben de cevabımı vereyim. Sonra ikinci önemli noktaya geçeriz. Merak etme hiçbir noktayı atlayıp kaybettirmek gibi bir niyetim yok. Kişisele dönüşenler dahil hangisini istersen konuşuruz. Ve bitene kadar devam eder bu. Ama senden bir isteğim var. Şu noktaya kadar yazdığım herşeyi oku, kafanda bütünle ve ondan sonra yazmaya başla. Asla şunları tam okumamıştım, şimdi tekrar ele almak istiyorum gibi bir tutuma girme. Çünkü bu çok uygunsuz bir tutum. Ve seninle iletişimimi "tam hadi tekrar deneyelim" demişken sonlandırmama sebep olan da bu. Yani ne kadar anlaşsak da sen bilmemkaç hafta ya da gün sonra "dur ben şunları tam okumamıştım, tam cevaplamamıştım" deyip tekrar ele alıp bir çuval inciri berbat edersen, oradan hiçbir sonuç çıkmaz. Onun için yazdığın herşey o ana kadar ki herşeyin, tüm iletilerin anlamını kafada bütünlemiş bir pandoranın sözleri olsun istiyorum. Yoksa senin ve benim zamanlarımız tutmaz, hiçbir zaman eşzamanlı ve frekanslı olamayız. Bozuk radyolar gibi oluruz. Çünkü ben olumludan bahsederken sen belki olumsuzu okuyor olursun, veya olumsuzdan bahsederken de olumluyu okuyor olursun. o anı yakalayamazsın. Sonra da şunu şöyle demişsin niye daha iyi dille söylemedin ki diyebilirsin. Halbuki o aşama zaten çoktan olayın koptuğu bir yerdir, yani iyi dil falan hak getire bir noktada, olmayacak yerde olmayacak şeyi arıyor olursun.

Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/12/2011 :  01:48:07  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Ben Ra sonsuzluk derdinde olsam susup kenara çekilmeye çalışmazdım. Israrla devam ederdim senin gibi. Atladığın bir nokta.

Şimdi benim önerime uyup önem sırasına göre konuları tek tek tartışmanın bir sakıncası var mı? Yoksa böyle tartışırken su fazla net olur diye işine gelmiyor mu?
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 26/12/2011 :  02:40:54  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe;
Bana yüzsünsün , hastalıklı tarzın vs..neler dedin ve bunu senin dediğin gibi önceki mesajalrında (biri de çıkıp birşey demez derse yapmadığını bırakmazsın zaten vs...)gibi anlamları olan sözlerindeki gibi, şikayet etmek için söylemiyorum asla. Tam aksine , burada bu işi bence ikimiz bitirmeliyiz, ne dersen de ben senden kesinlikle şikayetçi değilim ama diyalog isteğine dair adım atmaya çalıştım yukarıdaki yazımdaki gibi fakat yüzsüzsün ;gibi bir lafa rağmen karşımdakiyle hala da adil olma babında "monolog olmasın vs.."diyemem , o kadar uzun boylu değil. Ben daha fazla bu sözlere katlanmak mecburiyetinde değilim , karşında ne olursa olsun bir bayan var . Neden monolog yapalım ;dediğimi açıklamaya çalıştım , bu iş sen bana cevap ver ben sana cevap vereyim ..kızgınlıkla daha çok uzun zaman süremsin diye çözüm olabilir diye vs..dedim ve deidğime de geldi yani doğru düşünmüşüm ama onca açıklamamdan sonra bile hala "monolog ha, adil değil vs.."diyeceksen , sen artık şaşırmışsın demektir ve bir daha yüzsünsün vs..gibi lafları işitsem de karşımdakiyle konuyu tartışma babında bile olsa diyalog kurmak istemiyorum.

Dediğim gibi, diyalog önerine karşlık vermeye çalıştım ve hatta şöyle demiştim:

Hangi yönlerden eleştirdin oe ,

Yani söyle ve bakayım demekti bu ama bundan sonrasında bu böyle yürümeyecek , hala ısrarla devam ediyorsan. Bu nedenle önceki çözüm önerimi kullanıp hepsine yazana kadar bırakmak yani cevaplamamak , en son hepsini tüm cevaplarımı birden foruma vermem . Böylece daha aylarca sürmesine mani olucam , ki zaten biz artık diyalog kuramayız, denedik ama olmadı çünkü öfkeni atmışsındır, desem de o yazında o kadar kötü konuşmaya devam etmen , öfkenin dinmeyeceğini ve bu tartışmanın artık diyalog sürecinde devam ettirilemeyeceğini bana iyice anlattı. Ve dinlemediğin için göremediğin o ki, zaten en başından beri sözde diyalog ama alında monolog yapan sensin , o ilk konuşmalarımızda cevaplamış gibi gözükürken aslında sadece kendini kurban/olgun vs..rollerine büründürmekten öteye bana hiçbir cevap yazmadığın(monolog budur) gözüküyor , bunu ben uydurmadım, işte en yukarıdaki o mesajından yazdıkların .

Yani aslında en başından beri monolog yapan ama yazmışsın gibi gözüken sen iken , bana dair bu tür iddialarda bulunman garip .

Çözümsüzlüğün olduğu yerde en iyi ve kesin çözüm bu , en kısa zamanda ne varsa hepsine yanıt verip , dediğim gibi mayısa kadar gelmeyeceğim ve gelirsem bana ne istersen dersin . Dilediğin kadar yazıp dilediğin şekle çevirebilir, ne istersen yapabilirsin ve sen aksini iddia etsen de biliyorsun ki 1 sene hiç birşekilde foruma girmedim yani bu söylediğime inanabilirsin ve kaldı ki inanmadın mı?Gelirsem mayıs öncesi , "sözünü tutmadın "diye bağırabilirsin ve haklı olursun. Bu sözümü karşıma koyarsın.

Şimdi olabildiğince hızlı davranıp gerekirse imkanları zorlayıp yeni yıla kadar bitirmeyi hedefliyorum ama gecikebilir de ,birçok aksilik çıkabiliyor mesela kardeşim şu an pc si elinde olmadığı için , benim pc yi kullanmak zorunda idi vs...gibi.. Fakat yine de imkanları zorluycam ve o an a dek senle karşılıklı sohbet etmiycem .Diyalog mu, öyle mi yapalım yapmayalım vs... en son ve etkili çözüm geriye bu kaldı , buna dair son kararım.
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/12/2011 :  09:37:52  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Ben sana diyalog seni de benim kadar haklı çıkaracak diye birşey vaadetmedim ki. Diyalog sadece konuyu/olayı netleştirir. Eğer netleşince haksız olduğun gözükmeye başlıyorsa bu benim suçum değil. Bu netleşme seni rahatsız ettiği için en basit bir olayı bile sana hatırlatmama/anlatmama izin veremiyorsan ve diyalogun önünü tıkayıp, "işe yaramıyor" diye bahane uyduruyorsan, bu da benim suçum değil.

Senin çözümün adaletli değil. Beni bağlıyor. Mayıs'ta da tekrar bağlayabilirim, diyor. Bana öyle bir çözüm öner ki, daha fazla vaktimi almasın (benim de işim, gücüm, hayatım var), yılbaşımı da berbat etmesin, bir daha da (ne mayıs'ta ne de daha sonra) seninle konuşmak/tartışmak gerekmesin. Özgür kalayım yani.

Tek çözüm, senin birkaç gün içinde bitirmen. Hatta bunu dahi daha önce denedik. Sözünü tutabilseydin, bu noktaya gelmemize gerek kalmayacaktı. Şu anda da sana en fazla 3 gün verebilirim. Yani 27-28-29 Aralık'ta yaz (hatta bugünü de sayarsan 4 gün). Gerisi bana kalsın. Yılbaşına da bununla girmeyelim. Eğer konuları bütünleyip, dosdoğru yazarsan, buna nereden nasıl uydurup da cevap vereyim diye çok uğraşmazsan bu süre haydi haydi yeter. Çünkü bütünledikten sonra gerçeği söylemek kolaydır. Ama herbir alıntıya nereden bulup da kulp takayım diye uğraşmak zordur ve zaman alır. Tavsiyem önce en önemlilerinden başlaman. Suya sabuna vakit harcayıp bitiremezsen bu senin sorunun olur. Bitiremediğin zaman da bana artık başka mazeret uydurma. Hepsi senin sorunun. Zaten 6 hafta süre verilmişti. Bu ona ilave.

Benim yöntemimde bitirmek 2 saatlik bir iş. O yüzden benim yöntemim adaletli. Seninki ise hapsediyor.

Umarım bu sefer bitirmeyi başarabilirsin.


Edited by - oe_ on 26/12/2011 09:39:46
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 26/12/2011 :  18:22:09  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Oe bak şimdi, emin ol ki ben de seninle sohbet etmeye merak etmediğim için çözüm yolları düşünüyorum ve mayıstan sonra gelebilirim ;dememin anlamı da buna yönelik. Yani şimdi ben yazıcam ama sen hepsini saptırıcaksın ve bütün bilgiler saptırılmış bir halde mi kalsın?Diyaloğu denedik olmadı diyorum , bunun başka bir çözümü kalmadı.

Bana en fazla 3 gün verebilirsin ne demek? Yazıların o kadar çok ki, ben senin yöntemini kullanamıyorum , milyonuncu kez diyorum , ayrıntılara bakmadan yazamıyorum veforumda hep böyle oldu bunu biliyrosun, lütfen ama bunu anla. Elimden geldiğince hızlı olmaya çalışıyorum dedim ama rahatsız olma bu konuda yani yeni yıl, bitiremezsem de hemen yılbaşında asla yazmam, sonrasına bırakırım. Arkasından diğer sayfalardaki bilgiye dair de yazacağım hepsini birleştireceğim ne varsa yani elimden geldiğince hızlı olmaya çalışıyorum buna emin ol.

Kusura bakma ama diyaloğu başaramadıysak tek yol bu , işte denedik olmadı /olmuyor ve mayısa kadar hem sakinleşirsin hem bol zamanın olur ve ben de saptırdığın birşey olursa buna dair yazarım , daha başka ne yapabilirim? Yani burası herkese açık bir yer iken eğer bilgiyi saptırmışsan sonrasında düzeltmek için gelmem gerekmez mi ve bu doğal değil mi. Bak sana en az mayısa kadar çok uzun bir zaman bu şekilde telafi etmiş olacağım gecikmeleri.

Aslında sabun köpüğü sabun köpüğü diyeduruyorsun da benimde anlamadğım , niye benim pek çok sorumu pas geçiyrosun ısrarla?Şöyle demişsin hani:

Niye esas sorulara (sonsuzla ilgili vs) cevap vermiyorsun diyorsun. Ben en basit gündelik konuyu anlatamadığım biriyle sonsuzu nasıl tartışayım.


Ya oe, bırak bunları Allahaşkına , bu kadar aptal zannetme karşındakini benden sana bir öneri. Hadi sonsuzluğa dair sorularımı bu gerekçe ile tartışmamışsın , bu tamam diyelim ve gerekçeni okeyleyelim , iyi ama kişisel konulara yazıyorken habire niye tartışamayacağnı söylediğin sonsuzluk konusu dışındaki yine kişisel sorularımı pas geçiyorsun? Kendinden emin birinin yapacağı şey mi bu? Eğer eminsen dhaa benim söylemem gerek kalmdan cevaplarsın , bunu anlatamıyormuyum.
------------------

Pekala madem sıkıştırmak diyorsun ben de sana sorayım, burada tartışırken sen bana pat diye "herşeyi bilen oe "sözümü yeniden kullandın . Orda duruyor bu sözlerin. O sözü ben çok önceden kasyopyaya dair şüpheler başlığında yazmıştım sana yani çok eskiye dair birşeydi. Ee?

Buradaki tartışmada pat diye eski bir sözümü söylemen , bunu "hala kafanada kurcaladığını" mı gösteriyor , yoksa "sen içinde kurup" burada beni "sıkıştırmaya mı geldin?
Böyle mi demeliyim?

-------------------------

Peki ben birşey daha diyeyim bir de bunu üzerine. Buraya Maharaj Ra dan daha ileridedir ;demişim onun için gelmişsin , bu tamam ..da sorun şu ki, o zaman demek ki en başından beri sıkıştıracaktın belki?
------------

Matematikçiysen eğer, niye o formüle dair iddialarında o kadar yanlış yapmıştın? Sana anlattılar hatta bana ithaf ettiğin şeyi sende yaşadılar, sabırları taştı ama sen yine de ısrarla direttin.
----------

Son yazılarda cevaplamadığın 3 kişisel soru. Bunalrı niye pas geçtin ?

Yine sorumu tekrarlıyorum sonsuzluğa dair:

Ve daha ötesi , madem ki biz o sonsuzluğun ta kendisiyiz, niye kendimizi asla bulamayalım?

İşte ben buradayım ve madem ki sana göre de ilham alınabilir(yani "öz 'e erişilebilir") öyleyse kendimize yani sonsuzluğumuza niye asla erişemeyelim? Hem de daha bu hayatta iken (3b)erişebilme (ilham)imkanımız var iken?

Ki Maharaj bir sorana "madem o içinizdedir , öyleyse O'nu bulmak zor olmamalı, içinize bakın "anlamında birşey der , niye böyle der?


Oe bak ,kendin konuşup kendin dinliyorsun beni duymuyorsun gibi ama ben burada senin yaptığı gibi kafama göre "sabun köpüğü vs.."diyedurmuyor , iddialarımı gözönündeki şeye dayandırıyorum. Kişisel soruları daha çözememişken sonsuzluğa dair tartışmalara giremem vs..gibi söylemlerle gelebilir ve bu nedenle sonsuzluğa dair yazılarımı pas geçebilirisn ama öte yandan eğer diğer kişisel konuları da pas geçmişsen bahanedir bu , sonsuzluğa dair cevaplayamıyorum;demektir ve artık kendini topla istersen . Sonsuzluğa dair sorularıma cevap vermeni bekliyorum . Özellikle de şunu sormak istiyorum.

Madem yaratan o dur(sonsuzluk )kendisini bilemeyecek kadar acizmidir?

Senin iddia ettiğin gibi, sonsuzuluksa eğer sonsuza dek arayış süreceği için asla varlık aydınlanamayacak sa?

Üzgünüm ama başka bir yolu yok oe ,bence fazla düşünme bunun üzerinde ,mayısa kadar daha çok var ve ben yazarken senden önceki sayfalardada yazdıkalrım arasında cevaplamadıklarını cevaplamanı diliyorum ki hepsini cevaplarsan , mayıstada gelmeye gerek kalmaz belki, böylece istediğin şey olur. Ben yazmaya başlayayım , ki elimi çabuk tutayım ve sen de sonsuzuluğa dair yazmaya başla , ne dersin? Bak bu durumda da istediğin gibi belki mayısta gelip sna yazamam gerek kalmayacak şekilde bugünelrde işi bitirebilirz, senin başka çözüm bul demenden ötürü bir de çözüme bunu ekledim, ne dersin , ben burada yazarken sen de diğer tüm cevaplamadığın sorulara cevap yazmayaa başla, olur mu?
Bir düşün bunu zira ben o sorulırn cevabını istiyorum , kişisle konularda o kadar yazdın/sabun köüpüğü vs..diyedurdun bağırdın vs...ama o sorularımın cevabını şimdi vermezsen , mayısta o cevapları almaya gelicem oe , ve şimdi cevaplasan bile saptırmışsan çok fazla , yine gelmem gerekicek ama eğer şimdi cevaplarsan ve saptırırsan ve şimdi net birşekilde bu saptırmaları ortaya koyabilirsem(yani sonrasında yine de saptırsan bile sorun olmayacak şekilde şimdi bunu yapabilirsem) ve buna hakkım var yok eğer "hayır cevaplamayacağım"dersen , o zaman ne yapabilirim ki oe?






Edited by - pandora76 on 26/12/2011 18:30:09
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 26/12/2011 :  18:54:02  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Bak oe, şimdi çıkmam gerek ama geldiğimde yazmaya balıycam fakat birşey söylemeliyim ki, sen de ben de burada emek verdik , bunların seninle ilgisi yoktu aslında .Tabi ki söyeldiğim gibi kızdım yaptıklarına ama esas /temel konu bu değil. O önceki sayfalardaki mesajında kendini ogun kurban şekline dönüştürdüğün için "o zaman sen niye benden bilgi alıyorsun madem ileridesin vs.."demek durumunda kaldım. Senin emeğini her daim takdir ettim ve ediyorum da ama bu kişisel konular senin olgun gözükerek Ra yı ileride tutmak için kendini anlatmanla başladı(ben n adım ilerideyim, olgunum, deneyimliyim vs..)gibi. Veya mesela en basitiyle senden referans istememişken , sen felsefeyi gösterince bu sefer buna cevap verdim.Farkında isen burada senin kendine dair söylemlerinle konunun akışı değişiyor ve bir şekilde kendini , bana ithaf ettiğin övmelerinden dolayı(n adım ilerideyim , olgunum vs...)

Senin n adım ielride olman da sorun değil , ki zaten seni n adım ileride tuttum üstat diyerek ,diye anlatmaya çalıştım,alattım bu kısmı , buradaki esas konu Ra yı yine ileridedir ;diyebilmek için kendini deneyimli ve dolayısıyla yetkin yapmaya çalışman. Bunu yani neyin ne olduğunu bilmen (ki anlatsam da ya görmüyor ya da görmemezlikten geliyorsun)ne düşündüğümü anlamana ve bu şekilde yazmana yardımcı olabilir diye umuyorum.

Ha Rayı sürekli öne atman niye önemli?Bu özgür iradeyi savunurken aslında diğerleri üzerinde yönlendirici olmaktan da öteye yönetmek olduğu içi önemli. Negatif yanımızın ustalıklı yöntemleri ,ki negatif yanlarımızda gelişir tekamül eder. Ama yine diyorum ben senin öz ünde pozitif olduğuna hiç inancımı kaybetmedim.

Rehberlerimden sözetmişsin. Ontoloji başlığındaki ruhların yolculuğuna bakarsan eğer , rehberliğin pozitif olması için hangi koşulların gerektiğe dair bir sürü şey yazıldı, emin ol bu konuda çok bilinçlendim. Öte yandan rehberlerim ne derlerse o oldu , hiçbir zaman aksi olmadı hatırladığım kadarıyla. Mesela senin için iki kez rehberlik istedim dediğim gibi ve rüyalarımla daha çok rehberlik alırım ve rehberlik isterken en azından o an iyice kendimi olumsuz duygulardan arındırıp mesela seni düşünürken olumsuz değil , olumlu olduğun noktaları düşünerek, herşey benimle bir ;diyerek düşünerek vs..yani duygularıma dair bir ritüelle rehberlik isterim ve sana da bunu öneririm . Sonrasında senle tartışabilirz ama rehberlik zamanları ayrıdır. Ben de asla şaşmadı mesela dün bir ara diyalog da isteyince sen , iyi düşünmeye çalışıyordum aslında önceki geceden beri , yine de o iyi özünde , özellikle saptırmamıştır ;demeye inandırmaya çalıştım kendimi ama ne yazıkki aynı şeyin yine olduğunu görünce , rehberliğin yine şaşmadığını yine sonuçlardan gördüm.
Benim kim olduğum bilmiyorsun ve ben de senin kim olduğunu ama şunu söyleyebilirim ki, bu forumda sen de ben de emek verdik ve en az snein kadar benim de haklarım var yani sırf senden dolayı hiç gelmeyeceğim foruma vs..diye birşey yok ,belki 2012 diye uğramak ta isteyebilirim senden ayrı yani senle konumuz dışında .

Şimdi oe , yeni öneri de ekledim ve çıkmalıyım , artık daha fazla deneyebileceğim bir yol kalmadı ,dediğim gibi çekilmeyeceğim , ne dersen de vazgeçmiycem öyleyse sana o kadar çözüm önerisi , şimdi sen şekillendir aklında. Tartışmayacağımı yani karşılıklı sohbet etmeyeceğimi söyledim bitirene kadar , yeni bir çözüm bul ;dediğin için yazıyorum.

Edited by - pandora76 on 26/12/2011 18:59:36
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 26/12/2011 :  19:27:48  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ha bir de..
Şu önceden söylediğin sözleir düşün diye karşında koyuyorum:

Ana vurgunun denge olması gerektiğine ben de katılıyorum.
Hata yapmayı canlı olmakla özdeşleştirmedim aslında.
Sadece şu var;
Ben huzur/mutluluk/birlik'im, desem de bunlar hayatımda tam tezahür etmiyor.
İster dışarıda ara sebebi, ister içeride. İçeri de dışarı da birbirinin içinde.
Ben de zaten sadece 'huzur/mutluluk' değilim, diğer bütün aşama ve hallerim. Hepsiyim.
Süreç sonucun içinde, sonuç sürecin içinde.

------------

Benim düzeni bozduğumdan sözediyordun ve sürekli şikayet ettin ama öte yandan şu sözlerindeki gibi, son derece huzur ve sukünet var gibi gözükürken bu sözde bir huzur anlayışı olmaktan öteye gitmeyebilir.

Bu düzen değil, aslında düzensizliği sürdürme çabasıdır.

Özgür iradeye saygılıyım ;demek yeterli değil , Ra asla senin yaptığın gibi kendisini böyle hakim /en düzey /ille de Ra haline getirmen için bunu yapmanı istemezdi eminim , ki, sözlerinde bu anlaşıyor.

Bu özgürlük değil..Ne Ra ne Maharaj ..hiçbirisi diğerinden üstün ya da önemli değil ,onlar bir yanımızdan ötesi değil..

Sorularına tek tek cevap vermeye devam edicem ama şunu çok önemsiyor olmalısın:

Ben Ra sonsuzluk derdinde olsam susup kenara çekilmeye çalışmazdım. Israrla devam ederdim senin gibi. Atladığın bir nokta.

Bu sav geçersiz zira senin de atladığın nokta şu ki, sen kenara çekilir ama bir zaman sonra gelir bir şekilde oradan buradan devam ederdin. Senin yöntemin bu ve ben Ra yı nasıl ileride göstermek için kendini yetkin büründürdüğünü anlatmaya başladığın an geldin. Tabi kişisel anlamdada kızmıştın vs.. Madem öyle , Ra yı o mesajında nasıl üstün tutmaya çalıştığını anlatmam da sorun olmamalı senin için . . Neyse işte..


Edited by - pandora76 on 26/12/2011 19:36:13
Go to Top of Page

oe_
Elmas

671 Posts

Posted - 26/12/2011 :  22:35:08  Show Profile  Visit oe_'s Homepage  Reply with Quote
Senin tartışma şeklinin benimkinden fazla zaman gerektiriyor olması esasen senin sorunundur. Yani ben bunu telafi etmek zorunda değilim düşünürsen. Farzet ki küstü iki insan. Artık konuşmayalım dediler. Öbürü gelip gelip ona birşeyler anlatmaya devam edebilir mi? Anlamsız olur bu. "Ben farklı tarz tartışıyorum diye daha fazla zaman kullanacağım" diye bir hakkın yok yani. Ben o yöntemi seç demedim. Seçtiysen eğer, onun getirdikleri benim problemim değildir.

---

Bak pandora, şimdi ne kadar daha yazsam, sana daha da yazacak şey çıkartırım konuyu uzatırım. Belki sana bu içtenlikli gelmeyecek. Çünkü ikimiz de birbirimizi farklı görüyoruz. Aslında bu noktada tartışmanın da bir anlamı yok ya. Neyse. Bizim fikir ayrılıklarımız bitmez. Ha bir eksik ha bir fazla.

Ama madem neden bunları yazmıyorsun diyorsun yazayım.

---
Pekala madem sıkıştırmak diyorsun ben de sana sorayım, burada tartışırken sen bana pat diye "herşeyi bilen oe "sözümü yeniden kullandın . Orda duruyor bu sözlerin. O sözü ben çok önceden kasyopyaya dair şüpheler başlığında yazmıştım sana yani çok eskiye dair birşeydi. Ee?

Buradaki tartışmada pat diye eski bir sözümü söylemen , bunu "hala kafanada kurcaladığını" mı gösteriyor , yoksa "sen içinde kurup" burada beni "sıkıştırmaya mı geldin?
Böyle mi demeliyim?

oe: Kafada kurmak/kurcalamak arkaplanda bir incinmeyle ilgilidir. 'Herşeyi bilen oe' lafı ile ilgili böyle bir sürecim yok. Sadece lafı hatırlıyorum ve duruma uygunsa kullandığım olabilir. Sen kendin söyledin sen de diğer konunun incinme yarattığını.

---

Peki ben birşey daha diyeyim bir de bunu üzerine. Buraya Maharaj Ra dan daha ileridedir ;demişim onun için gelmişsin , bu tamam ..da sorun şu ki, o zaman demek ki en başından beri sıkıştıracaktın belki?

oe: Yukarıda açıkladım.
------------

Matematikçiysen eğer, niye o formüle dair iddialarında o kadar yanlış yapmıştın? Sana anlattılar hatta bana ithaf ettiğin şeyi sende yaşadılar, sabırları taştı ama sen yine de ısrarla direttin.

oe: Matematikçiyim demedim. Tersini de demedim. Kendime dair imaj yaratarak tartışmayı sevmem. Bilginin kendisi konuşur, meslek değil. Ve iyi düşündüğüm, iyi bildiğim şeyi savunurum. Olay bundan ibaret. Kerşı tarafın ne yaşadığı kendini ilgilendirir. Sen de, ben de böyle yapıyor olamaz mıyım diyeceksin. İyi kendince öyle ol, öyle san, ne diyeyim ki. Haklılık parçalarla/örneklerle olmaz. Görünen köy kılavuz istemez. Bunların hepsi anlayışla ilgili. Aslında gördüğün üzere, parçalardan birşey ispat edilemez. Her laf tersine çevrilebilir, sen böyle yapıyormuşsun ben de yapıyor olamaz mıyım vs. Yani asla parçalar bütünü gerçek net şekilde veremez. Adaletin sapması ve avukatların adaleti zora sokacak kadar başarılı olabilmelerinin sebebi bu zaten. Parçalarla ve söz oyunları ile istediğin şeyi ispat ediyor gibi gözükebilir insan. Bitmez yani. Ama gerçekten bir miktar olgun ve dürüst olduğunu bildiğin 100 kişiye sorsan, büyük çoğunluğu bütünden bahsedercektir, parçalarda görünenden değil.
----------

Ha Rayı sürekli öne atman niye önemli?Bu özgür iradeyi savunurken aslında diğerleri üzerinde yönlendirici olmaktan da öteye yönetmek olduğu içi önemli. Negatif yanımızın ustalıklı yöntemleri ,ki negatif yanlarımızda gelişir tekamül eder. Ama yine diyorum ben senin öz ünde pozitif olduğuna hiç inancımı kaybetmedim.

oe: Ben kendimi veya Ra'yı öne çıkarmaya çalışan bir süreç izlemedim. Genelde forumda çekinik olarak duruyorum, önplanda değil. İşlerimin yoğunluğu sebebiyle diğeri de zor zaten. Ancak bilgide sapma oluştuğunu düşündüğüm noktalarda ileri çıkma zorunluluğu hissettim, incindiğim zamanlarda değil. Sen de aynı şeyi ben yapıyor olamaz mıyım diyeceksin. Bende parçalardan bütün görünemez diyeceğim. Yukarıda açıkladım sadece bütünü gören, doğru şekilde anlamlandırabilir.

---

Benim düzeni bozduğumdan sözediyordun ve sürekli şikayet ettin ama öte yandan şu sözlerindeki gibi, son derece huzur ve sukünet var gibi gözükürken bu sözde bir huzur anlayışı olmaktan öteye gitmeyebilir.

oe: Bu da öyle. Bu örnek kimbilir nerede neyden bahsediyor. Bağlam önemli. Ve bütün. Forumda sürekli düzeni bozduğundan şikayet etmedim. Sadece süreç boyunca gerilim arttı, tartışma tarzının da etkisi vardır bunda. Kendi başına bir sorun, bu geriden gelen ve bütünlüğe hakkını vermeyen tarzın. Eninde sonunda normal bir şekilde tartışabilir hale geleceksindir yaşamların boyunca. Bence o süreci hızlandırsan daha anlamlı olur.

---

Bu sav geçersiz zira senin de atladığın nokta şu ki, sen kenara çekilir ama bir zaman sonra gelir bir şekilde oradan buradan devam ederdin. Senin yöntemin bu ve ben Ra yı nasıl ileride göstermek için kendini yetkin büründürdüğünü anlatmaya başladığın an geldin. Tabi kişisel anlamdada kızmıştın vs..

oe: Hayır bilgide sapma oluştuğunu düşündüğüm zamanlar daha çok. Yukarıda yazdığım gibi. Ama salt parçalar üzerinden düşünülürse herşey her hale getirilebilir/gösterilebilir.
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  01:19:54  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ben şu 3 senedir bu fourmda farklı bir tarz kullanamamışken , şimdi nasıl farklı birşeyi yapabileyim beynim böyle çalışırken ? Bir anda beynimi hemencecik nasıl değiştireyim ? Ki baksana orada ne kadar uzun yazmışsın , neler dedin bana sen ama ben sana itiraz etmiyorum ,sen bana benzemek zorundasın ben gibi yazmak zorundasın vs..demiyorum ,öyleyse sorun ne.

Yeterince durumumu anlatmadım mı ki bunun üstüne üstüne gidiyorsun?Bu çözüm arayışı mıdır karşındakinin üstüne gitmeye çalışmak mı?
Son yazdıklarına değinmiycem , sen ne dedin ben ne dedim vs..gibi , sohbet etmiycem şu an ,sadece sana birşeyi hatırlatıcam. Sonsuzluğa dair sorularıma cevap istiyorum , eğer en kısa zamanda bu işin bitmesini istiyorsan , lütfen sonsuzluk konusuna dair yaz ve soruma yanıt ver , ki ben de oradan devam edebileyim.

Sonsuzluksa eğer, bu nedenle sonsuza dek arayış bitmeyeceği için aydınlanmış olduğu iddia edilen bir varlık göremeyeceğiz diyorsan ,öyleyse şu sorulara ve karadeliklerle uzay arasındaki zaman farkına ve illüzyona dair ..yorumlarını öğrenmek isityorum zira ben bu konuya giriş yapıcam ve bu neden le şimdi cevaplasan daha iyi olmaz mı?Daha çabuk bitirmek için ?Senin de istediğin gibi.

quote:
Originally posted by pandora76

Şu sözümün özellikle altını çizmek istiyroum:

Veya, Ra niye 7b için "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlar , yüksek benliği hediye ettikten sonra vs.."diyor? Yani 7b deki o varlık ne iş? Ki diğerlerinden farklı bir şekilde "yaratana dönüş yolculuğuna başlıyor"?Hani hepsi aydınlanmıştı 3b sonrasınının? 7b niye daha farklı bir tanımla dillendirilip "yaratana geri dönüş yolculuğuna başlıyor "deniyor öyleyse? Üstelik yğksek benliği bile 6b ye hediye etmiş, artık kütlesi artmış ve birşey yapmıyor bilinçte, "geri dönüyor sadece" ve nereye?


Maharaj için aklı aydınlanmış ;gbi birşey dedin ve ben de sormak istiyorum, akıl /ruh/beden ... bunlar teker teker mi aydınlanıyor?

Yoksa onlardan sadece akıl aydınlanıp diğerleri aydınlanmadan mı kalıyor? Bu nasıl oluyor? Ruh aydınlanabilir mi? Yoksa aydınlanamaz mı ve eğer ruh ise bize hayat veren , o aydınlanamayacak kadar aciz mi?

Bu varlıklar yani üstteki düzeyler aydınlanmalarına karşın niye yine de tekamül ediyorlar? Onları tekamüle iten itici güç ne? Ben kalemi bulabilme olasılığımdan dolayı ararım ama yoksa bu olasılığım aramam.

Şimdi bu varlıklar, gititkçe sonsuzluğu daha fazla anlayıp ama asla tam anlamayacaklarını bile bile , sadece biraz daha fazla anlamak için mi tekamül ediyorlar? Bunu niye yapıyorlar , bu onları daha mı mutlu edyor?

Bununla birlikte , asla tam anlamayacağını bile bile kim arar?

Aydınlanma denen şey , asla sonsuzluğu tam anlamıyla anlayamayacağını anlamak mı?

Eğitim hayatında niye çalışıp çaba gösteriyoruz, mezun olacağımız için . Bu tamam ama "mezun olamayacağımızı", daima o sonsuzluğu çözemeyeceğimizi bile bile niye okumaya devam edelim? Okumayı çok mu seviyoruz? Ama mezun olup ,para kazanmak gerekmiyor mu ,işin ucunda? Ömrümüzün sonuna dek okumak için parayı nereden bulacağız?

Ve daha ötesi , madem ki biz o sonsuzluğun ta kendisiyiz, niye kendimizi asla bulamayalım?

İşte ben buradayım ve madem ki sana göre de ilham alınabilir(yani "öz 'e erişilebilir") öyleyse kendimize yani sonsuzluğumuza niye asla erişemeyelim? Hem de daha bu hayatta iken (3b)erişebilme (ilham)imkanımız var iken?

Ki Maharaj bir sorana "madem o içinizdedir , öyleyse O'nu bulmak zor olmamalı, içinize bakın "anlamında birşey der , niye böyle der?

Veya o altını çizdiğim kısımdaki gibi, niye 7b deki varlık için Ra "yaratan a geri dönüş yolculuğuna başlar"diyor, madem ki arayış hiç bitmeyecek , 3b üstü aydınlanmış?

İddialarında kabullenebilir bir şey ileri sür , ben de sana tamam diyeyim öte yandan bunlar "senin sonsuzluk "tanımının vardığı sonuçlar ise, ancak "senin sonsuzluğunun "ifadesidir.




Son kez söylüyorum , sorularıma cevap ver , ki daha hızlı olabilelim zira ne dersen de , ne yaparsan yap ,çekilmeyi düşünmüyorum .

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 01:21:33
Go to Top of Page

pandora76
Elmas

815 Posts

Posted - 27/12/2011 :  01:48:16  Show Profile  Visit pandora76's Homepage  Reply with Quote
Ha bu arada..Niye sonsuzluğa dair sorumda ısrar ediyorum? İşte iddia ettiğin gibi bilgide sapma(Ra en ileri derecede vs..)gibi konulara değinmek için . Sen madem sapma var diye düşünüp önemsiyorsun , tamam işte , buradan yola çıkıp ,illüzyon mu gerçek mi vs..ye gelicem ve senin iddialarına yani "neyi deneyimleyecek varlık , öyle bir valrık görmeyeceksin , öyleyse Ra kaynaklar arasında eşit olanıdır vs.."anlamına gelen sözlerin. Sen sormuştun ya en başında ..Ne düşündüğümü anla ki , bir an önce cevaplarsın belki. Yoksa bu şekilde ısrar etmeme karşın garip bahanelerle "senle şunları bile konuşamazken sonsuzluğu hiç konuşamam vs.."gibi gelmişsin gibi duruyor. Benden bilgi almadın mı?

Bilgi alıp almadığını da böylece görebileceğiz sanırım , ki zaten ben hiçbir zaman "benden bilgi aldın almadın vs.."lerle gelmek bir yana dursun , tam aksine , kimden bilgi aldıysam söyleyip ona teşekkür ettim , önceki sayfada ve her zaman da yani benim böyle sorunlaırm yok , kim ne kadar ileride ne biliyor vs..sen dedin diye ama sen böyle yapınca..

Neyse işte .Biraz açıklamaya çalıştım ne düşündüğümü ve lütfen oe ,şu sorulara(konuya dair) cevap yaz ve ikimize böylece yardım et , hızlandırmak açısından.

Şimdi daha açıklayıcı yazdığıma göre , artık umarım sonsuzluğa dair cevaplarsın .

Edited by - pandora76 on 27/12/2011 01:53:10
Go to Top of Page
Page: of 7 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.59 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits