Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Konu Dışı / Diğer Konular / Yönetimden
 Kişisel Düşünceler, Fikirler vb. Yazılar
 SÖZLER -ANTİ ANTİKORLAR (YENİ)
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Author Previous Topic Topic Next Topic  

tgur
Zümrüt

Turkey
233 Posts

Posted - 23/08/2008 :  10:11:17  Show Profile  Visit tgur's Homepage  Reply with Quote
Herkese selam,

Her nedense yeni giren arkadaşlara hoşgeldin demeyi geciktirdiğimi farkettim ve israren bu konuda yazdığımı tekrar okumak şiddetli itilimini aldım kendi kendimce, bu arada yazıyı bazı düzeltmeler ve imla hatalarına müdahele edilme gerekliliği içinde gördüm.

Ayrıca son günlerde birşeyler oldu,ona da değinmek lazım;
Kasyopya celseleri ,diğer yoğunluklarda,özellikle 5. boyutta neler olduğu hakkında soru cevaplarla bir açılım göstermişti ,bende bozadi kardeşimizin önerisini yineleme ihtiyacını dile getirdim (Ruhların yolculuğu kitabı hakkında ),
Tiversonus ile tatlı tatlı söyleşirken bu sitenin spirütüel döngüsü ve tesadüf denilen birşeyin olmadığı konusu üzerine enteresan olgular oldu ve ben onu da işaret ettim,neticede o yazdıklarımız birden yok oldu.
Bunu yine her nedense siteye negatif bir saldırı olarak agıladım ,beklemeye başladım.
Olanları hep beraber seyrediyoruz;
Tiversonus gibi çok kıymetli bir dostumuz geçici de olsa sükutu seçti, bence bir kayıptır ,geri dön kardeşim sen bu siteye lazımsın..
Diğer yandan acizane kanaatimce siteyi gerektiği şekilde derinlemesine incelemeden yapılan sathi yorumlara maruz kalmaktayız,
zorluklarla oluşturduğumuz bu döngüyü ,bu mükemmel gidişi kimseye kırdıtmamalıyız derim biraz kabaca olsa da ,bu site üçüncü boyut etki tepkilerinin sergilenmesinin üstünde yer almakta indimde..
Kimseyi bir isnat altında bırakmak istemiyorum bu yazdıklarımızla ,haddimize de düşmez zaten..
Ancak eğer okunmadıysa belki bir fırsat yaratmış gibi olurum sanırım.
Tekrarımdan maruz görün lütfen,


Negatif bir saldırıya anti antikorlar geliştirmek işini biraz irdeleyelim;

Evvela bu anti antikor geliştirme işi nasıl olacak ,basit;
Oluşturacağımız tepkiyi boğmaya ,alt etmeye ,bu kabil kaliteli bir yol bulmaya çalışmak,
Veya bizde oluşan otomatik, fizikseli andıran tepkiyi durdurmak ve evvela bunu baş edebilmek için tedbirler almak.
Ve eğer Oluşacaksa ,bu antikoru zihnimize ,zarardan çok fayda çıkaracak hale getirebilmek.

Devreye aldığımız hareket tarzları fiziksel saldırı için değil daha çok manevi saldırı niteliğindeki oluşumlar ile ilgilidir.Zira fiziki yok etme hareketi fiziki kalkanlanma ile bertaraf edilir ,bu olmazsa bu boyuttaki mücadele zaten başlamadan bitmiştir.

İşte manevi tepkimelere karşı durabilmek ,oluşan adrenalin yüklü, düşünsel (mana yüklü) antikor dediğimiz oluşumu önleyebilmek veya iyileştirebilmek konumuzun özü.
Zira ortaya döküldüğünde, yani dille veya yazıyla belirtildiğinde üçüncü boyut düzlem faaliyetindeyiz demektir.Antikor oluşmuş ve fizik aleme çıkmıştır ,bundan sonrası malüm şiddet ve olumsuzluğu ortaya çıkaracak davranışları sergilemekteyizdir.

Burada bir nokta ortaya çıkmaktadır,devreye çıkan veya bize doğru gelen konu ,aşağılama, nezaket usulleri dışında kaba ifadeler içerme, yanlış hüküm ve konular ihtiva etme gibi ise nasıl davranacağız ,

Eğer nezaketsizlik kabalık içeriyorsa ,bu şahıs muhatabınız değildir, susun .
Anlaşılacak olan anlaşılacaktır..Anlamayıp sizi cevap vermedi diye suçlayan bir izleyen gurubu olduğunu düşünüyorsanız gurup olarak o düzlemdesiniz demektir ,bu gurubun ruhsal eğitime ihtiyacı vardır.Konumuz olamaz.
Yok eğer sadece sizce yanlış hükümler ihtiva eden bir yaklaşım varsa ,düşüncenizi açıklamamak ,nezaket ve düzgün ifade yollu bir izahta bulunmamak sizce o yanlışın devam ettiği ortama bir şey katmamak olur ki bu davranış da konumuz olamaz .
Bu arada her açıklamaya bir cevap verip vermemek mecburiyeti kişinin özgür iradesi ile ilgili bir husustur ,ve bu sitenin kurallar içerisinde sağlıklı yürümesi ,kaliteli olması ,bence bu seçim yolunun ustaca izlendiğindendir.

Konunu diğer kısımlarına dönelim,

Bu faaliyeti sürdürebilmek ve negatif etkiye karşı hemen oluşan şok tepkiyi dağıtmak için evvela derin nefes tekniği öneririm, bu ,kısmi şoku atlatmaya ,daha derin düşünmeye doğru bilinci sakinleştirmeye yönelik çok etkili bir yöntem.

Sonra bu negatif etkinin bahsettiğim kötü unsurları içine alıp almadığını inceleyelim,öyleyse,hareket tarzını açıklamıştık ,

Bunun dışında bir tepki konacaksa evvela bu konu bize neyi öğretmeye çalışıyor ,irdelemeye başlayalım ,(zira kötü, iyinin kabıdır, bu, benim acizane tahlilim) gelen sözlerin incelemesini yapıp kazanımlar almaya çalışalım ,ortaya konan konunun çeşitli bakış açılarından görünüşüne bakalım ,bizde oluşturabilecek zararlar varsa onun ne kadar ve nasıl olacağı üzerinde duralım, bu zararların hakikaten zarar olup olmadığı hakkında fikir yürütelim, atlatabilme yollarını düşünelim ve sonuçta tepkimizin inşaına başlayalım.

-Gelen etkiyi tarif edelim,bu noktada birçok şey yanlış anlaşılmış olabilir,başka şey anlatılmıştır, oysa biz bir başka algılama altındayızdır,gerekirse kısa soru cevap niteliğinde algımızı etki doğrultusunda olduğunu doğrulatalım,zira çoğu zaman bu problem yüzünden lüzumsuz davranışlar boşa sergilenmiş olmaktadır.

-Tepkimizi,nezaket ölçüsünde ,gerekli bilgi doneleri ,samimi itiraflar ,görüş açılarının farklılığının sebebini de izah eden, açık bir dille belirtelim,

-İzleyenlerin, bilinç açılım fonksiyonu çerçevesinde ,çoğunun ,bu etki ve tepki davranışıyla ilgili konular hakkında belki profesyonelce açılımlar, aktarımlar yapmış kişiler olduğu gerçeğini de unutmayalım ,bunun için özellikle ilgilendiğiniz o konuda, evvelce yazılmış olanları taramak en doğru yollardan biridir.

Görüldüğü gibi etkiye karşı anti antikorla davranış bu tahlilleri yapabilmiş her bireyin bilgeliğini arttıracak bir yol gibi gözükmekte ,veya en azından ben böyle düşünüyorum.

Sevgiyle kalın..



Edited by - tgur on 31/01/2009 11:53:29

ivrin
Elmas

Turkey
492 Posts

Posted - 23/08/2008 :  12:21:25  Show Profile  Visit ivrin's Homepage  Reply with Quote
Çok teşekkürler sevgili dostum, yüzde yüz kontrollü olmak diye buna derim ben.. hepimiz için uygulama konusunda yeterince idrak ve ve kontrolde kalalım temennisindeyim. Lakin bir konuda kontrolde kalmak konusu bir hayli zor oluyor, sanırım en fazla uyanık halde olmamız gereken durumlar da bunlar. Nedir bunlar; bir çok negatif saldırıya maruz kalabiliyoruz, bu saldırıların tamamını aynı ölçüde düşünmek olası mıdır diye bir baktım şimdi ama, sevdiklerimizin demeyeceğim çünkü sevgide kalmak bütün için "bir" için sevgide kalmaktır ve sevgide ayırd etme şansımız yoktur, o halde yakınlarımız diyeceğim; yakınlarımızın bizlere negatif saldırıları olduğunda, ki bu çok sıklıkla yaşadığımız bir durumdur, onlara karşı bu anti antikorları
oluşturup geliştirmek üzerine belki de biraz daha fazla mesai harcamalıyız ya da çözüm önerilerinde bulunmalıyız. Çünkü negatif saldırılar konusunda aslında en zayıf olduğumuz alan yakınlarımızdır.

Örneğin çocuğumuzun negatif saldırılarına yukarıda bahsedilen anti antikorları geliştirme şansımız yok denecek kadar az görülüyor ya da yaşlı ebevenylerimizden gelenl saldırılara karşı.
Şimdi diyeceksiniz ki neden, sevgide ayırım mı var, niye onlar farklı olsunlar; çünkü onlar sorumluluklarımız dahilinde olanlardır ve bazen küçücük bir kendimizi negatife karşı koruma eylemi bu nötrlük bile olsa, çocuklarımız ve ebeveynlerimiz üzerinde olumsuz etkiyi sürdürmeye neden olmakta.. veya geliştiremedikleri duygu durum bozuklukları giderek artabilmekte.

Bir de tabii ki kendi içsel negatif saldırılarımız var; bir anlık bir boşluktan bile fırsat bulan zihinsel kurgularımızın sebebiyet verdiği içsel negatif saldırılar. İşte, o halde bu anti antikorları devreye sokmak ya da uygulamak için en azından çaba sarfetmek bile nasıl mümkün olacaktır? Yoksa dediğiniz gibi sevgili dostum yukarıdaki değerli tarifleriniz dışsal her türlü negatif saldırıya karşı evet uygulanabilir şeyler ama uygulanabilir sadece.. Ancak sizde takdir edersiniz ki, çeşitli alanlarda uygulayabilmemiz için farklı alanlardaki dereceleri değerlendirip, her alan için formüle edebilmemiz gerekir. Sizin verdiğiniz bu temeller üzerinden gelin bunları her alan için formüle edebilmenin yollarını araştıralım.

Ben örneğin dışsal saldırılarda, yakınlarım ve sorumluluklarımın yüksek olduğu kişiler söz konusu olduğunda bu kalkanlarımı giyinemiyorum. Ve bir bakıyorum ki yine zihin devreye girmiş ve kurgularıyla duygu üretimine sebebiyet vermeye başlıyor. Benim sukunet ile huzur içerisinde tam ve bütün halde kalmaya çalıştığım bir çok an da, atıyorum oğlumun kendine göre kendini haklı kıldığı konularla saldırıları (ki bunların saldırı olduğunu asla düşünmeyecektir, öyle olsa sevgili annesini üzmez) karşısında aciz kalıyorum.

Diğer yandan da sevgide kalıp sevdiğimiz insanların bazı uygulamalarını kendinize göre ağır karşılayıp bunu da açık yüreklikle söylediğinizde dahi, karşıdan gelen kendini savunu biçimi de sizin için bir saldırı olabiliyor. Netice de sizin sergilediğiniz açık yüreklilik, onun kendine göre kişisel haklarına saldırı olabiliyor, çünkü özgür irade yasası "bir" içerisindeki sorumluluk ve bağlılığından farklı algılanabililiyor.

Örneğin "bir" olduğumuz bilincine rağmen, yarattığımız "ayrılıkları" ve oluşturduğumuz "kalıpları", özgür irade yasasına ustalıkla mal edebiliyoruz. Ben böyle bir savunuyu da samimiyetsiz ve sevgisiz buluyorum. Her ne kadar içerisinde dürüstlük olduğu iddia edilse de, bu dürüstlüğün içerisinde "dost" diye hayatımızda bulunan kişlere, dürüstlük adı altında yarattığımız -bize ulşamalarına engel- blokajlara da özgür irade yasası tabiri kullanılması, doğru anlaşılmış bir tabir midir? Özgür irade yasası istediğimizde "bir" den kendimizi tamamen veya kısmen soyutlayabilmeyi kapsar mı? Çünkü özgür irade yasası tam anlaşılmadan, belki de sevgi ile yaklaşımlarımız, dostluk bağlarımızın getirdiği sorumluluklar bile negatif saldırı olarak algılanacaktır. Yok eğer şu da savunulursa "hayır efendim kişi kensdisiyle alakalı her türlü kararı özgür irade yasasına dayalı alabilir ve bunun içerisinde "bir"e inandığı halde bir sürü kalıp ve blokajlarla kendisini yanlızlığa izole edebilir ve dostluğun da bir sorumluluğu yoktur." dendiğinde de ben bütün anlaşıyının içimdeki yıkılışını izliyorum.

Çünkü sevgi ve "bir"lik ve "bütün"lük samimiyetten ve dürüstlükten geçer, eğer yeterince şeffaf ya da dürüst olamıyorsak özgür irade yasası ile "bir" inancımıza dair sorumluluklarımızı da ihlal etmiş oluyoruz bu da yeni negatif saldırılar oluşmasına neden oluyor. Eğer yeterince dürüst ama "bir"in felsefesine uymayan bir ayrılıkçılık yaratarak ta özgür iradeyi savunuyorsak, yine "bir" inancımıza dair sorumluluklarımızı ihlal etmiş oluyoruz bu durumda da negatif saldırılar yönlendirmiş olabiliyoruz; Hem bir dostu sevmekten ve bütüne dair sınırsız dostluktan bahsedip (ki, sevmeme şansımız yok) hem de birtakım kendimizde başedemediğimiz durumlarımızla oluşan sınırlar koyup, belki de size en ihtiyacı olduğu an da kapılarınızı sevdiklrimize kapatabilme durumunu yaratılabiliyoruz(bu hepimiz için geçerli), sonra da dostumuza bunun özgür iradeye dayalı bir hal olduğunu iddia ediyoruz. Sizce şeffaf ve dürüst olamanın verdiği kendimize göre doğru bir tutumla koyduğumuz bolajlarla da, "bir" e dair ayrılıkçılık yaratmış olmuyor muyuz?!

Ya da dostluk başlangıçlarında kapılarımızı birden sınırsızca açıp kendimizi tanımadan ölçeklerimizi bilmeden "daima ben buradayım ve sana sınırsızım" mesajları vererek mi hatalar yapıyoruz? Aslında yapmamız gereken iletişimlerimizde baştan sınırsız açılımlar, yerine yavaş yavaş sindirebileceğimiz dostluk ve paylaşım açılımlarına, katlanabileceğimiz boyutta mı girmeliyiz.. ki, ikinci şık daha mantıklı görünüyor. Belki de yakınlarımızla iletişime geçerken daha başlarda kendimizi çok iyi tanıyıp ve özgür irademizi de koruyan dostluk dereceleri ile ilerleyip, karşılıklı saldırıların gelişmesini önlemek gerekiyor. Böylece yakınlarımızdan gelen negatiflere karşı da bir çeşit baştan önlem alma durumu ortay çıkıyor.

Çünkü en büyük ve en etkili saldırılar yakınlarımızdan geliyor arkadaşlar ve bu saldırılar bazen özgür irade yasasına dayalı ama zihinsl kalıplarla şekillendirilmiş oluyor, bazen de 3b dışı KH yönlendirmeleri sayesinde de olabiliyor. İşte ben o durumlarda bize yüzyıllardır öğretilen hoşgörüde kalma eylemini kendime hatırlatmaya çalışıyorum, ama tabi ne kadar başarılı olabiliyorum bu tartışılır.

Sizce bizler özgür irade yasasına dayalı ayrılıklar yaratırken "bir" olabilmemize engeller de koymuş olmuyor muyuz ve bu engeller de bir negatif alan yaratmış olmuyor mu.. bunun sınırı nedir? Gelin bunları tartışalım. Yada şöyle sorayım; "bir"e giden yolda özgür irade yasasını kavramamız için ölçülerimiz neler olmalıdır? Her istediğimizi yapabilmek midir özgür irade? Peki ya özgür irademize dayalı blokajlarımız "bir"in diğer parçasını rencide ediyorsa, bizim BH anlayışıyla "bir" ile bütün olma felsefemiz ne duruma düşüyor. Blokajlarımızla sahip çıktığımız özgür irade yasamıza dair eylemlerimizle oluşturduğumuz diğer "bir" in parçasındaki acı alan, bir negatif alan değil midir?... Ve bu acı alanın dönüp dolaşıp tekrar bize sirayet edebilmesi normal değil midir? Bu hem karşımızdaki ne hem de kendimize bir nagatif saldırı değil midir?

Kısacası bunları detaylandırmayı çok istiyorum. Yani özgür irade yasasını tam kavramadığımız sürece bize gelenlen negatif zannettiğimiz veya olan, hiç bir drumdan kurtulamayız düşüncesindeyim. Eğer özgür irade yasasını tam anlarsak en azından yakınlarımızdan gelecek olanın ne olduğunu bilme şansımız da doğuyor. Çünkü bir çoğumuz başlarda koyamadığımız dostluk sınırları sebebiyle, sonradan özgür irade yasasına dayalı kendimizi haklı bularak, verdiğimiz izinlerin bize geri dönüşümünün bile negatif saldırı olduğunu düşünebiliyoruz. Oysa o izinleri bizim vermiş olduğumuzu unutuyoruz! Ve bir çok negatif saldırı diye nitelendirdiklerimiz bu kalıplar içerisinde gerçekleşiyor.


Yine uzun uzun yazdım sevgili Tgur, haydi çık çıkabilirsen içinden:)) doğrusu ne de çok soru belirmiş kafamda bu konuyla alakalı, iyi ki açtınız bu başlığı ve konuşa konuşa çözümleme fırsatı bulabilmemizi sağladınız.

Sevgiyle dostum..




Edit: kelime hataları ve eksik satırlar tamamlanmıştır yeniden okumanıza sebebiyet verdiğim için özür dilerim:(

Edited by - ivrin on 23/08/2008 13:29:25
Go to Top of Page
  Previous Topic Topic Next Topic  
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.05 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits