Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum
Home | Profile | Register | Active Topics | Members | Search | FAQ
Username:
Password:
Save Password
Forgot your Password?

 All Forums
 Konu Dışı / Diğer Konular / Yönetimden
 Kişisel Düşünceler, Fikirler vb. Yazılar
 KONUŞMALAR
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Previous Page | Next Page
Author Previous Topic Topic Next Topic
Page: of 40

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  13:30:17  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Yazmaya karar vermene sevindim Zer-Zivi!:)))Bunu açıklamak zorunda hissediyorum kendimi.Ben insanlarla dalga geçmiyorum, ben kendimle ve hayatla dalga geçiyorum.Bir zamanlar hayatı fazlası ile ciddiye alırdım, sonra farkettim ki, hayat beni hiç ciddiye almıyor, o zaman bendeki bu ciddiyet niye!!!:)))

Buradaki herkesle gönül bağım var, sizleri hissedebiliyorum.Unutmayın, büyüyen bedendir, ruh tekamül eder.Lütfen, ruhlarınızı büyümeye zorlayarak onları güdükleştirmeyin!:))))

Haklısın Tiversonus, önce sadece ışık varmış.Ama sesin olmadığını bilebilmek için, onu duyacak kulağa ihtiyaç var.:)))Ancak, sadece ışık var!:))))

Görüşmek üzere....

Edited by - kurby on 10/01/2009 13:31:50
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  13:32:27  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Bizim bir dayımız var, devlet hastanesinin depoculuğundan emekli (evde viski yapar), "şu an çocuklar ile bilye oynayasımm geliyorr" diyordu, bayramda.

Sevgili kurby, bizim çok ciddi kanallarımız da var (önemli sözler, kanal tartışmaları, celseler); ancak bakıyorum da sadece burası(KONUŞMALAR) ciddi bir izlenme oranına sahip... Eee buna ne demeli, "harranda üniversite vardı da biz mi gitmedik!".

Edited by - Tiversonus on 10/01/2009 13:36:08
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  13:39:01  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Özellik ile "KASYOPYA CELSELERİ Öneriler-sözler" bölümünün izlenme sayısına bakıyorum da, pehh.

Hey, sizler başka platformlarda, tartışmışınız gibi bir duyumsa ma aldım şimdi, neler oluyor?

Edited by - Tiversonus on 10/01/2009 13:42:23
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/01/2009 :  14:15:42  Show Profile  Reply with Quote
Dün hiç yazamadığımın sebebi :) sabah bir arkadaşımın bürosuna kahvaltıya gittim.Öğlen eski bir arkadaşım istanbuldan gelmişti; on yılda bu ikinci görüşmemiz:)Akşam geç saate kadarda o eski dostumla birlikteydim.Yazamamamın sebebi tümden buydu :)) Ben sizin gibi sürekli evde pineklemiyorum, marsmı,merkürmü neyse beni ırgalamıyor.Bu günde pek yazamıyacağım çünkü Konyaya bu yaz evlenip giden güzel bacım bize geliyor:) Astrolojik bilgilerin bu yönde tuttu kurby:)Dostlarla süpriz karşılaşmalar:))Sevgiler herkese......

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  14:19:48  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Çok "kırıcı olmayı" iyi beceriyorsun ama, ben şu anda işyerindeyim ayrıca!!

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 10/01/2009 :  14:22:53  Show Profile  Reply with Quote
Gülen yüz olmadığına göre alındınmı sevgili dostum:)) Neyse en iyisi bende espiri yapmayayım:Pineklemek derken egomu tatmin ediyordum be dostum:)Tamam doğru frekansı tutturalım aramızda lütfen.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  14:26:02  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Bundan sonra her yazımın altına şu yazıyı yazacağım, konuşmlar bölümüne:

""BENİ ELEŞTİREBİLMEN İÇİN DAHA İYİSİNİ YAPMALISIN !""

Yani doğru yaptığımı hiç bir zaman iddia etmedim, ancak yapmayanların da beni elştirmeye hakları yok:Yapın!

-----------------------------------

Ayrıca daha önce "güzel işler yapmış" insanları eleştirdiğim için onlardan özür diliyorum.

Beni "renkli kişiik" ile nitelendirenlaer: Buyrun nasıl bir "kişilk olunmalı" örnek olunuz: Beni geçiniz lütfen!

Beni "KH tavırları" içerisnde nitelendirenler: Buyurun nasıl BH olunur gösterin lütfen: Beni aşınız lütfen!

Dünyada ve Türkiye'de olup bitene yaklaşımımı "yanlış" nitelendirenler: Buyurun "doğru" yaklaşımı gösterin bana: Beni aşınız lütfen!

Burada yazan kişileri eleştiren insanlar: Buyurun eleştirdiğiniz yanları doğruları ile değiştirerek YAPIN: Doğrusunu Yapın llütfen.

Eleştiri üretenler buyurun "IŞIK ÜRETİN" lütfen!!!!

BUYURUNUZ OLUNUZ!!

""BENİ ELEŞTİREBİLMEN İÇİN DAHA İYİSİNİ YAPMALISIN !""

Edited by - Tiversonus on 10/01/2009 14:38:05
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  16:17:24  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
oooooo!Isınıyorsun!:)))Neşe, neşe!Eve yeni geldim, yolda ayakkabımın tabanı düştü, bu ikinci ayakkabım.:)))Benimle uğraşamayan zihniyet, ayakkabıma saldırıyor.hahahaha!Dost yüze, düşman ayağa bakar derler ya hani!Ayağımı yola basarak eve geldim, ısınsın, gelip hemen fikirlerimi aktaracağım.Bu arada Ra'yı gerçekten tekrar okumam gerek!İzin vermeyelim, zihnimize girmelerine, uzak dursunlar bizden!:)Bu fazladan baş ağrısı demektir, olsun katlanırım!:)))

Ayrıca, evde pineklemeyi seviyorum, dışarıda ya da çalışıyor olsam kitap okuyamam, binbir türlü dünyasal sıkıntısı olan insanlar tarafından enerjim emilir(!), bu sıkıntılarını bana anlatanlara dan dan lafımı söylerim, kırılırlar, bir de onların gönlünü almak için uğraşırım.Arkadaşım, huyumu biliyorsun, neden anlatıyorsun ki!Ben objektif mişim!İyi, objektifimde o zaman neden alınıyorsun!hahhahhaha!O nedenle evimde pineklemeyi seviyorum, hem de çoook!Bir de evde yapabileceğim bir iş bulsam süper olacak!:))))


Edited by - kurby on 10/01/2009 16:22:13
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  16:40:46  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
"kendi ozgur iradeleriyle kolelestirilenler"
Ra Bilgileri 1 s.157

-----------------------------

Yıl 1987 Hasan C.Güzel İstanbulda kaldığımız öğrenci yurduna gelir. Ben tepkiliyim, "özelleştirme" ler ve kapitalist düzenin halka özgürlük ve refah getirmeyeceğine "matematik denklemi" kadar emindim.

Aynı yıllarda 6 ayda bir "çekiç güç" görev süresi oylanır. Bu işin sonunda halklar arasında "savaş" çıkaracağı için bun da karşıydım. Ben öğrenciyim, görevim öğrenmek ve aynı zamnda halkım, halkın görevi nedir?. Tv ye armalı, madalyalı insanlar çıkarlar ve derler ki "ABD dostumuzdur, biz güvence aldık". Öyle ya ben halkım , bu madalyalılar "kahraman" ve bizlerden alınan vergiler ile bizim güvenliğimiz adına iş yapıyorlar. Stradeji üretme onların tam gün maaşlı işleri sen halksın, öğrencisin nerden bilecen sen oğlum Tiversonus. Tam gün görevli ve tam maşşlılar stradejinin tarihini bilirler bak onlar ne diyorlar: (Korkacak bir şey, Atatürk devrimleri de garanti altında, siz vatandaşlık yapın"... Ben yine eminim "matematik denklemi" kadar hemde bunlar yanlış yapıyorlar.

Kanun ne diyor: "bu adam tehlikeli, takiyeci siyaset yapamaz"...Bunu kanun diyor, "bu adam tehlikeli"... Peki kanunu değiştiren kim, ana muhalefet partisinden zat. Yaşar Nuri Öztürk'in ifadesi ile ne diyor, sahilde başbaşa yemek yediği adamla ne konuşuyor? Ben halkım ne bilecem, onlar stradejist, hemde halkçılar ben ise sadec halkım. Ve kanunun bu adam sakıncalı dedğinin sakıncası kaldırılıyor.

Bir adamın kanalına geliyorlar, bankası olan bir grup al para diyor kanal batık sana 10 misli para diyor. Akıllı gazeteci ne yapıyor. Gazetecinin silahı nedir? Kalemi mi? Al kalemi diyor. Arkadaş akıllı ya.

BH kılığına girenler bırakın siz başka türlü KH siniz.

Tekrar diyorum yaşananlarda "özgür iradeler ile teslim edilmiş" kölelik vardır.

ADD derneğinden bu yıl mail geliyor:" ben de artık ADD liyim"..Hem de bu "kahraman" sayılan bir kitap yazmış EMEKLİ...Arkadaşlara diyorum ki, "bu şimdi geldiyse ben yokum ayrılıyorum ADD" neden diye soruyorlar....Şimdiye kadar gelmediysen senden şimdide hayır gelmez diyorum, s.zeybek kahramanımıza".

Bir koltuğe, bir masaya bağlı kalanlar diyor ki "önce HLAK HALKLIĞINI YAPSIN"...Kardeşim sen benden kesilen para ile tam günlü görevlisin.Sen Öncüsün...Ben halkım ben kanunlara uygun yaşar ve halklığımı yaparım. Esas sen zamanında aman koltuk gitmesin, aman mevki gitmesin diye diye bir şey yapmayarak suçu halka atıyorsun. Sen önce görevini yapsan, halka iş düşmezki.

Ya ufacık işlere, mevkiler kanarak bu KH lereoy veren halk ve buradaki kişiler. Siz değil misiniz ki "kendi elleriniz ile esareti kursun" diye kendi özgür iradeleriniz ile teslim ettiniz.

Evet herkes göreceğinden, hakettiğinden fazlasını görmez, yaşamaz. Yaratılış adaletlidir.

İnsanlar "kendi elleri ile özgür iradelerini teslim" eederler KH in eline...

İşte bunlar yüzünden Kanser oldum.

Hayır yaşananlara bakıyorum da üzülmüyorum . Özgür iradeler ile SEÇİLMİŞ BİR SEÇİMLERİN sonucudur, bugün yaşananlar.

Ben bu kararlarda hep muhalif olduğum için de kendimi kutluyorum ve kanser olmana değmez miş sevgili Tiversonus diyorum.

Tiversonus

Edited by - Tiversonus on 10/01/2009 16:53:56
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  16:50:47  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Biri sana karşılıksız para verirse, yüzüne alık alık bak!
Biri sana borç para verirse, kendi yüzüne alık alık bak!::))

Özgür iradelerimizi neyle takas ettiğimize bir bakalım istersen.:)))Burnumuza ne dayatılıyor,neye alıştırılıyoruz ve bunun karşılığında ne bedel ödüyoruz.Bunları konuşmak gerek.Görüntüdeki kişiler hep değişiyor, ama oyun hiç değişmiyor.Sahne aynı, oyuncular farklı, bize dayatılan replikler ise zaten belli.:))))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  16:52:59  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
KONUŞMAK CESARET İSTER, konuş sevgili Kurby:))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  17:15:31  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Ne dersiniz KAHKAHALI mı konuşayım (yukarıdakini kaldırayım); yok sa "Gerçekleri" mi KONUŞAYIM??

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  17:19:32  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Elim sende mi oynuyoruz!:)))))

İnsanların ihtiyacı olan şeyler nedir?Bunu burada tartışmıştık, toplasan 5 madde.Bu 5 madde en alt düzeyden en üstü düzeye kadar çıkabilir.Bizim yaptığımızda pek üst düzeylere çıkmamıştı.(Aslında 4 kişi ile yapılan bir araştırma olur mu bilmiyorum ama)Peki, insanlar ihtiyaçları konusunda üst düzeylere çıkmıyorlar ise, onları bu ihtiyaç skalasında en üst noktalara sahip olmaya iten nedir?Yaşayabileceğin bir evin varken, daha büyük ya da başka evlere ihtiyaç duyuran mekanizma nasıl işler?Basit!İnsana ev sahip olması için, elinden gelen en büyük zorlamayı yaparsın, ama ev sahibi yapmassın.:))Bu şeye benzer, bir eşşeğin yürümesi için, onun burnundan 30 cm. öteye bulunacak şekilde bir sopaya yiyecek bağlarsın, böylece yiyeceğin hayaliyle yanan tutuşan eşşek ne yöne gittiğini bilmez, ama hareket eder.Kimin isteği doğrultusunda, sopayı yönlendiren kişinin isteği doğrultusunda.:))))Buna da özgür irade denir.Çünkü hareket eden eşşektir, ve kendi özgür iradesi doğrultusunda bu işi yapıyordur.Özgür irade, iş/eylem gerektirir.:))))

Edited by - kurby on 10/01/2009 17:22:07
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  17:24:12  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
"BİLGİ KORUR, BİLGİSİZLİK VE UMURSAMAZLIK TEHLİKELİDİR, HER ZAMAN"

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  17:39:41  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Haritanı bilmesem, marsının 7. evde olduğuna yemin edebilirim.hahahahaha!Henüz, mars-mars karesi başlamışken böylesin, seni 2 hafta sonra gözlemleyeceğim bakalım, neler olacak.:)))
Mars-mars karesi:Yüksek enerjidir, elinde pimi çekilmiş bombadır.Kişi, ya karşısındakini parçalar, ya kendini.Dengede dur, Tiversonus.Bu enerjiyi kanalize edecek bir alan bul kendine.

Sana diyorum da, ben de aynı açı altındayım.Benimki başladı bile.hahahahaha!Bombaları birbirimize atmasak bari!hahahaha!

Kahkahaya da yer var, gerçeğe de!Herşey denge!En güzeli kahkaha ile gerçekleri sunmak.İçinde mizah bulunan gerçeklere kimse kulak tıkayamaz, bir yerden sarar insanı!Körü badem gözlü, sağırı bebek kulaklı yapar!hahahahaha!

Edited by - kurby on 10/01/2009 17:44:39
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 10/01/2009 :  17:48:44  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Daha önce boç verdiğimi söylediğim bir abimiz var, hatırlayanlar bilirler. Dün gece saat 10 da ırak’a çalışmaya gitti. Evleri mülk, bahçeli, meyva, sebze üretebiliyorlar. Franbuazlarını çokca yedim. Eve 2 emekli maaşı giriyor ve ev 4 kişlik. Fazla fazla tüketim budalasılar, evte dostlarım bunlar ama durum bu. Yani ortalama geçinmeleri gerekiyor. Bu operatör abimiz bir süre önce bankadan kredi aldı ve sıkıştılar ve bu parayla karadenizi gezdiler. Geçenlerde pasaportu verdiğini çalışması gerektiğini söylüyordu. Ben şunu dedim (hasan abi geöçen gelişinde kaç tansiyonla geldiğini unuttun mu? Zalimlik yapan birilerine yardım ederek kazanılan paranın bereketsiz olacağını bilmiyor musun?) Gerçektende ilk gidişinde sonra bu adam yüksek tansiyon sahibi oldu ve eşi ve çocukları hasta oldu ve paralar hep buralara harcandı, bir kısmı ile budalaca tüketime devam) Bunu o zamn da konuştuğumdan, sonraları ağzında (bereketsiz oldu) lafını (bizim lafı) birisi ile konuşurken duymuştum.

Neyse bu dostumuz, ırak agideceği gece bir rüya gördüm. Sağ ayağı kopmuş benden yardım istiyordu, ağlıyordu. Rüyamda onu demir korkuluklu bir duvara doğru koltuk altlarından tutup kaldırıyordum ancak o demir duvarı aşamıyordu. Rüya bu.

Şimdi bu adam 6 aysonra gelse veya gelemese ve cenazesi olsa ben cenazede nasıl davran malıyım? Şimdiler de bunu kendime soruyorum.

Kendimi tartıyorum, dürüstçe tartıyorum, (kaç para maaş verilse bir abd üssü inşaasına gidersin?), cevabım şu oluyor(ha bin dolar aylık ha yüzbindolar aylık olsun, ben bunu kabul etmem, para önemli değil. Para önemli olsa idi 100 dolara fahişelik yapana fahişe, 1000 dolarlık yapana hatun mu diyecektik. Azı da aynı çoğuda, yani KH in tuzağı bu para diyorum)

Ne “çağdışı” adamım değil mi? Ayrıca KH lik tir asıl olan” fahişelik” ve sevgili bir arkadaşımızın dediği gibi “ruhuna dokunulmamış olan bakiredir” yani saf dır temizdir. Siz ruhunuzu kaç paraya KH yapar sınız? Ben paraya yapmam bu bir seçimdir ve bunu çoktan aşatığıma inanıyorum. İnsan “bir kere” ölür, niye herzaman ölmeyi seçeyim.

KH ve BH neden bir duygusal daha doğrusu sezgisel bir tercihtir, şimdi daha iyi anlıyorum. Şimdi dünyada “Ekonomik Kriz” neden çıkarıldı evet ÇIKARILDI, düşünmenizi tavsiye ediyorum. Kabul edilmesi “zor olanın” kabul ettirilmek istendiği bir döneme mi girdik???
--------

Not: Bu dengelenmiş bir Tiverson'us yazısıdır:))))

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 10/01/2009 :  18:05:13  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
iç sıkıntını anlıyorum Tiversonus.Geçen gün kardeşimle konuşuyoruz, benim söylediklerim küçük erkek kardeşim tarafından saçma olarak nitelendiriliyor.Ama büyük erkek kardeşim bu sessizliği böldü.(Saçma diyen bir adama ne diyebilirim ki?)"Abla, senin söylediklerinin gerçek olduğunu düşünüyorum ben", dedi ve devam etti, "akla mantığa sığmıyor gibi görünse de, aslında doğru söylediklerin.Bak, bir arkadaşımın daha önce yaptığı hataya engel olmaya çalışmıştım.Aradan yıllar geçti, şimdi gene aynı hatayı yapmak ile karşıkarşıya.Karışmamakta fayda var, eğer ben o zaman müdahale etmeseydim, belki de şimdi bu konuda dersini almış olacaktı.Karışmamakta fayda var."
Karşımızdakine yol gösteremeyiz, bu onun öğrenme sürecine müdahale olur, bir şey yapmamakta belki insanın içini acıtıyor, ama en azıdan söyleyecekler söylenebilir, ama kişi bunu kaale alır ya da almaz, bu kendisinin bileceği iş.
2,5 yıl önce işimi bir sabah, bir anda terkettim.İş arkadaşlarıma yapılan bir zulmü gördüm ve dayanamadım.Pişman değilim.İyi de aylık alıyordum, herkes bu aylığa iş bulamassın dedi, ki bulamadım.Aylığı bırak, iş bulamadım.:)))Olsun, en azından ben artık o stres yüklü ortamda değilim.Seçimimden gayet memnunum.Bugün olsa, yine aynını yaparım, tüm zorluklara rağmen.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/01/2009 :  20:02:04  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Hayat sonsuzdur...

Ve herşey aydınlanma yolunda birer deneyimdir...

Anlayışın en yüksek seviyelerinden bakıldığında,

İyilik veya kötülük - İyi veya Kötü yoktur..

Yalnızca BİLİNÇ vardır;
Seçimler yapan ve tüm yaşanılabilecek deneyimleri yaşayan..



David Icke

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/01/2009 :  20:09:32  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Satan’ın Planı

İnternette bulduğum 2003 senesine ait bir makalede, adını vermeyen Amerikalı bir yazar şunları yazmış:
Şeytan dünyanın dört bir yanından iblislerini çağırarak büyük bir toplantı düzenlemiş. Açılış konuşmasında şunları demiş: “Hıristiyanları kiliseye gitmekten uzak tutamıyoruz. İncil’i okumalarından ve doğruyu bilmelerinden saptıramıyoruz. Hatta kurtarıcıları ile güçlü bir bağ kurmalarına bile engel olamıyoruz. Ne zaman İsa ile bir bağlantı kursalar, onların üzerindeki gücümüzü kaybediyoruz. O yüzden bırakın kiliselerine gitsinler, güzel yemeklerini yemeye devam etsinler. Bunun yanında tek bir şey yapın. Zamanlarını çalın. Çalın ki, Hz. İsa ile gerçek bir ilişki kuracak kadar vakitleri kalmasın. Bu sizden yapmanızı istediğim şeydir” demiş Şeytan.

“Savucularına karşı olan koruyucu hallerinden onları saptırın ve günümüze kadar gelen hayati bağı koparın” diye eklemiş. İblisler ise hep bir ağızdan “Peki bunu nasıl yapabiliriz!?” diye bağırmışlar.

Şeytan cevap vermiş: “İnsanları hayatın içindeki önemsiz şeylerle meşgul edin ve zihinlerini sayısız entrika/dolap ile doldurun.”

Bir de liste yazmış iblislerine vermiş, her birini en iyi şekilde uygulayın diye tembihlemiş. Listede yazanlar ise şunlarmış:



1- Onları harcamaya, harcamaya, harcamaya ve borç almaya, borç almaya, borç almaya itin,

2- Kadınların evlerinde kalmalarını ya da iki-üç saatlik işlerde çalışmalarını, erkeklerin ise haftanın 6-7 günü, günde 10-12 saat çalışmalarını sağlayın. Bunu yapın ki, boş yaşam kültürleri gelişsin ve kendini beslesin,

3- Onları çocukları ile vakit harcamaktan alıkoyun. Zamanla aile çatırdamaya başladığında, işyerinde-okulda yaşadıkları baskıdan kaçmak için evlerine dönmek istemeyecekler.

4- Kafalarını o kadar çok şeyle doldurun ki, içlerindeki insani sesi bile duyamaz hale gelsinler,

5- Araba sürerken daima radyo ya da müzik dinlemelerini sağlayın. Televizyonun, CD çalarların, bilgisayarların sürekli açık olduğundan emin olun. Tüm mağaza ve lokantaların İncil ile alakalı, yerel-kültürel müzik çalmadığına emin olun. Bu onların aklını iyice karıştıracak ve İsa ile olan bağları kopacak.

6- Kahve sehpalarını dergi ve gazetelerle doldurun. Beyinleri 24 saat haberler ile bir güzel pataklayın. Billboardlara(reklâm panoları) koyacağız sayısız reklâm ile araba sürerken dikkatlerini bozun. Mail kutularını sayısız boş haber, piyango-yarışma haberleri, çekiliş, ödül, bedava hediye ve fırsatlar gibi ümit verici şeylerle doldurun.

7- Güzel ve fit modelleri televizyonda ve magazinlerde gösterip durun. Böylece erkekler dışarıdaki güzellikleri kafasına takacak ve onun önemli bir şey olduğunu sanacak, eşinden soğuyacaktır.

8- Kadınları geceleri erkeklerine aşklarını sunamayacak kadar yorgun hale getirin. Sadece yorgunluk değil, bol bol baş ağrısı verin. Onlar erkeklerine ihtiyaçları olan ilgiyi göstermeyince, erkeklerde onu dışarıda arayacak, aileler kolayca parçalanacaktır!

9- Onlara Noel Babayı verin ki, çocuklarına yanlış öğretip, Noel’in gerçek anlam ve önemini unutsunlar.

10- Ona Doğulu bir tavşan verin ki, ellerinde yeniden dirilişi ve günah ile ölümün üzerinde olan günahtan bahsedecek bir şey olmasın.

11- Güzel vakit geçirirlerken bile, daima aşırıya kaçmalarını sağlayın… Eğlenceleri bittiğinde yorgunluktan bitmiş hale gelsinler. Onların Doğa’ya karışmalarını, tabiatı tanımalarını ve Tanrı’nın yarattıklarına ait yansımalarını görmelerini engelleyin. Onlara sadece eğlence parklarına, spor müsabakalarına, konserlere ve sinemalara gitmeyi öğretin.

12- Onları meşgul, meşgul, meşgul edin! Bu sayede ne zaman ruhsal arkadaşlık derecesinde bir araya gelirlerse, sorunlu bilinçleri kendini ortaya çıkarsın. Bir şey paylaşamasınlar.

13- Bunlara rağmen televizyon, ihtiras ve dünya mücadelelerine kapılmayan biri olursa, ona etrafında İsa’nın öğretileri ile uğraşamayacak kadar güzel-önemli amaçların olduğuna inandırın. İnandırın ki ailelerini, sağlıklarını kaybedip, tüm güçlerini harcayarak bu amaçların peşinden gitsinler.


Listenin sonuna not atmış Şeytan: “Bu işe yarayacak! Bu işe yarayacak!”

İblisler planı görür görmez sevinç çığlıkları atmaya başlamışlar, vakit kaybetmeden planı uygulamaya başlamak için sabırsızlanıyorlarmış. Kısa zamanda insanlara aileleri ve Tanrı ile uğraşacak vakitleri olmadıkları, başkalarına da doğru olan şeyleri anlatacak zamanlarının kalmadığını inandırmaya başlamışlar.

Sonra ne olmuş?

Amerika’nın silah, petrol, enerji, inşaat, telekomünikasyon, lojistik, güvenlik vb. daha birçok alandaki sayısız şirketi dünyanın dört bir yanına yayılmışlar. Halk ise bin bir zırvanın üzerinden kavga edip durmuş, Irak’ta insanlık katledilirken bol bol dergi okumuş ve televizyon izlemişler…

***

Dahası?

İnterneti porno mabedine çevir ki yetişkin-çocuk demeden erkekler şehvet, sapıklık düşkünü hayvanlara dönsünler.

Pornoyu yasalardan bağımsız küresel bir sapıklık ağına çevir ki, insani erdemlerin en temelinde yatan ahlak denen şey kalmasın.

Televizyonu aptallarla ve yalanla doldurun ki, onu izleyenler zamanla duyduğunu tekrarlayan şapşal papağanlara dönüşsünler.

Dergileri arttırın ki, bakıp geçmek okumanın yerini alsın, insanlar okumayı bir çeşit külfet zanneden magazin manyağı olsunlar.

Falcılık, soytarılık gibi eski çağlarda kalan meslekleri devam ettirin ki, garibanlar tüm vakit ve az çok kazançlarını aptallığa harcasınlar.

Ekranları elleri silahlı adamlar, gözü yaşlı hanım kızlar ile doldurun ki; konu aşk da olsa, aile-arkadaş sorunları da olsa bir tek kavga eden, birbirini vurup kesen canilere dönüşsün insanlar.

Bilimi-felsefeyi-politikayı baştan aşağı yalan ile doldurulan kavramlara çevirin ki, cahillikleri ile onları ağzına alanlar sonu gelmez kavgaların piyonları haline gelsinler.

Kardeşliği, onuru, gururu, barışı, aşkı, en önemlisi de sevgiyi iki gram aklı olan insanların malzemesi haline getirin ki, hepsi birer çocuk masalına dönsünler.

Ve her birimiz, çoktan küreselliğin efendisi olmuş, zevk ve eğlence uğruna çocukları parçalayan bir zorbalığın izleyicileri haline gelelim.

Atı alan Üsküdar’ı geçmişken, az zamanda çok iş yapmak gerekirken, bizler en ön safta birbiri üzerine yollanan piyonlar olarak kavga etmeye devam edelim, edelim ve edelim…

***

Ne diyeyim, Bravo Şeytan.

Bravo…


(ALINTIDIR)


Müfit Yılmaz Gökmen
internetajans

Edited by - Tiversonus on 11/01/2009 20:47:48
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 11/01/2009 :  21:04:58  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Öyle bir enerji akıttın ki, foruma.Yarım saattir giemeye çalışıyorum.:))))))))
Aynen bu işte!Oynanan oyun, bunun üzerine kurulu!
Bir şeye ihtiyaç duyduğunuzda, almadan önce bir düşünün derim, gerçekten ona ihtiyacını var mı?Yoksa manipüle mi ediliyorsunuz?:)))))Bu sadece, satın alacağınız ihtiyaçlarınız için geçerli değil.Her ihtiyacınızda bunu sorun kendinize, "Buna gerçekten ihtiyacım var mı?"

Bir de sümerlerin atasözlerinden şu çok hoşuma gitti:
"Küçük ev yapan bey gibi yaşar, büyük ev yapan köle gibi yaşar!"

Edited by - kurby on 11/01/2009 21:51:47
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 11/01/2009 :  21:53:30  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
38 dakika kadar bende giremedim, tesatüf olabilir. Ancak tesadüf olmayan "yerin kulağının olması". Enaz/ençok bir kişiye dahi ulaşmış olmak sevindirici, geriye kaldı 6 mr. veya 6 kişi:)

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 11/01/2009 :  22:03:20  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
İnsanlar uyanacaklar Tiversonus, uyanmak zorunda kalacaklar.Benim gibi, kafası yarım çalışan biri dahi bunu görebiliyorsa, en az 4 milyar insanın bunu farketmesi gerekir diye düşünüyorum.:))))Ya da bzie rahat batıyor, tehlikeli sularda ayaklarımızı yıkamak için fazla cesuruz!:)))))Cesaretin %50si aptallık, %50si atılganlıkmış, öyle derdi babam.:)))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 11/01/2009 :  22:26:45  Show Profile  Reply with Quote
Vay alçak şeytan :) İnsanlığı ne hale getirmiş.

ŞEYTAN TAŞLAMA
Herkes Mekke'de şeytan taşlama yerine gitmiş.Taş atmaya başlamışlar,orda bir kozanlı varmış.O taşı atınca kuyudan "Ahhh" diye ses gelmiş.Bu sefermillet daha çok ve büyük taşlar atmaya başlamış fakat ses yok.Kozanlı yine bir taş atmış "Aaaaahhhhh diye ses gelmiş.Millet bu sefer eline ne geçirdiyse atmış ama yine tık yok.Kozanlı yine bir taş almış eline tam atacakmış şeytan ordan "Dur,tamam bunlar atıyor neysede,kardeş kardeşe taş atarmı"

Kozan'lılar alınmasın bu fıkrayı ilk böyle duydum:))

Edited by - zer-zivi on 11/01/2009 22:27:55
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  13:21:27  Show Profile  Reply with Quote
Tüh bu günde evde pinekleyen benim :)) Şeytan bile ortalıkta görünmüyor yoksa ben kendi şeytanımı göremeyecek kadar körmüyümkine!:))

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 12/01/2009 :  14:18:03  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
"Dünyalılara Düzen'den bildiridir. Allah sonsuzluğunda, cennet koyuluğunda ve yoğunlukların kontrolunda savaş, barışın müjdecisidir. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle kucaklıyoruz."

Bugün mail kutuma gelen bir tebliğ mesajının, son dizeleleri.İçeriğini okumaya içim elvermedi, maalesef.Takıldığım, yoğunluklar kontrolünde savaş, barışın habercisidir.Nasıl yani?Bizler harbi salağız, üst yoğunluğun savaşı sonucu mu kurtulacağız, ya da bizim savaşımızı kontrol eden varlıklar, istemediği sürece barış yapamayacak mıyız? ya da ben harbi kafayı yedim, herşeyi üstüme alınıyorum!:))))))))))))))))))

Bir de Elek'in Carla ile olan diyologunda, Carla(internet sitesinden çevirttim, hatalı olabilir),ışığın içinde yürümekten bahsediyor.Güçlü ışığa dayanabildiğimiz son noktada kalacağız, eğer bu 4B nin ışık yoğunluğu ise, geçiş gerçekleşmiş olacak, 3B ise, kalıp yeniden başlayacağız.Bu ölüm sonrası, 5. yoğunluğa geçerken de, (5. yoğunluğun her kademesi farklı) gerçekleşen bir durum değil miydi? Kişinin enerji seviyesi nereye uygun ise, dinlenmeden sonra orada rehberi eşliğinde hayata bir bakış, irdeleyiş ve sonuçlandırma yapılıyordu.Neyse, söylemek istediğim şu, geçişler hep aynı sistemde gerçekleşiyor sanıyorum, ölünce de beyaz ışık içerisinde yükseliyoruz diğer boyuta, 4B de böyle olacak olursa, o beyaz ışığı oluşturacak olanlar, ışık işçileri olacaklar.Onlar bedenlerini parçalayıp, bir anda gökyüzüne ışıyan beyaz ışıklar olacaklar, diye düşünüyorum.Neyse, neşe, neşe, eğlence!:))))))))

Edited by - kurby on 12/01/2009 14:28:58
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  14:29:35  Show Profile  Reply with Quote
Hey kurbiy naber :)) Anlaşılan bu gün yine mars çarpmış hepimizi:)) Varolanın içinde herşey zıttıyla birlikte vardır.Tüm zıtlıklarda "bir" in parçalarıdır.Şimdi güllük gülistanlık bir dünya düşün.Salt cennetti yaşadığımızı düşününce tekamülümüz durur kanımca.Peki yaradan neden kendisini sonsuzluğa böldü,neden bilinmek istedi.Bende bütünlüğümü tamamlasaydım sıkılırdım herhalde bir müddet sonra :)) Bu yaşamda sürekli gelişme,yükselişe geçme isteğiyle yaşamımızı sürdürüyoruz.Bunun içinde zıtlıkların olması gerek ki bu gerçekleşebilsin diye düşünüyorum.

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 12/01/2009 :  14:46:37  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Zer-zivi seni kırmak istemiyorum, ancak lütfen nikimi doğru yaz.En azından bu saygıyı hakettiğimi düşünüyorum.

Mars çarpmasının ne demek olduğunu anlamadığını düşündüğüm için, bunu espri olarak söylüyorsun biliyorum, ancak mars hakikaten feci çarpar.

Herşeye Bir deyip, kestirip atmak kolay, irdeliyorum, irdelemeye de devam edeceğim.Saçma sapan gibi gelebilir yazdıklarım, olabilir, ancak saçmalamak bazen doğru yere götüren en iyi yoldur.Ve evet, güllük gülistanlık bir dünya istiyorum.3 yoğunluk BH yerleşim alanları da var, onlar burası güllük gülistanlık, tekamül edemiyoruz, az karmaşa yaratalım diye düşünüyorlar mı acaba?

Edited by - kurby on 12/01/2009 14:50:31
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  14:49:43  Show Profile  Reply with Quote
"Işığın içinde yürüyeceğiz,güçlü ışığa dayanabildiğimiz son noktada kalacağız" sözlerin dikkatimi çekti.Hangi peygamber hatırlamıyorum ama farketmez,işin özü daha önemli bence.Peygamber tanrıya yalvarır " bir kere olsun seni göreyim der" ısrarları karşısında yaradan karşı dağa bakmasını söyler.Ve dağ un ufak olur.Yani peygamber bile olsa yaradanın suretini(ışığını) istesede göremeyeceğidir.Çünkü görmesi o ışığın onu yok etmesi demektir.Bunu düşündüğüm bir günde elektirikler kesildi.Mumu yaktım ve bir küçük kelebek mumun etrafında dönüyor, muma yaklaşıyor ve mumun ateşinden kendini korumak için geri kaçıyor.Bunu tekrar tekrar yaptı.O an anladım ki ne kadar istesekta kendi ışığımızdan daha yoğun bir ışığa yaklaştığımızda bizi yok edbilecek bir yoğunluktadır.Aklıma bunlar geldi;paylaşmak istedim :))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  14:56:48  Show Profile  Reply with Quote
Anlaşılan tavırlısın ve bu tavrnın neden kaynaklandığını açıklaki bileyim.Bu günlerde pek ciddiyet kesildiniz.Ne espiri yapsam batıyor galiba.Ve çatmak için nikini bahane etme kurby,nikini yanlış yazmış olbilirim,ne bu şimdi,taarrruzamı geçmek istiyorsun.Üstelik sende benim nikimi yanlış yazıyorsun,byük harf değil küçük harfle olacak.Tekamülde yeterli bilgiye ulaşılmışsa üst boyuta geçilir.yeterli bilgiye ve sevgiye ulaşılmamışsa herşeyi zıttıyla deneyimleyeceğiz.
Mars seni ve başkalarını çarpıyor beni değil.O zaman marsada kabahat bulalım egolarımıza kapıldıımızda, işin kolayına kaçarız hem...

Edited by - zer-zivi on 12/01/2009 14:58:59
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 12/01/2009 :  15:08:27  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Sadece nikimin doğru yazılmasını istedim.Kurbiy, kurabiye, kurbiş değil.KURBY! Ayrıca, özel isim katagorisine girdiği için, ilk harflerini büyük yazıyorum, bunu tüm niklerde bu şekilde yapıyorum.Ayrıca taaruza geçmek gibi bir fikrim de yoktu, bilgi korur, deniyor, bilgiyi kullanalım diye bir takım açıklamalar yapıyorum, ancak bunlar hiç de hoş olmayacak şeklide alaya alınıyor, bu da beni üzüyor.Merkür geri döndü, mars evet, buradaki bazı kişilere kare yapmaya başladı.Daha da ileri gidersem, uranüs-satürn zıtlığına da dokunacak.Bunlar tehlikeli zamanlar, dünyadaki olaylar iyice kızışacak, insanlar sersemleyecek.Ama tüm bu bilgilerle dalga geçilmesini ben kaldıramıyorum, üzgünüm.Bu da benim aşil topuğum!

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  15:27:33  Show Profile  Reply with Quote
Niye senin zoruna gidiyor ki asıl marsın zoruna gitmeliydi.Madem nikini kurbiş,kurabiye,kurbiy yazılmasını istemiyordun bunu neden (son zamanlarda kullanmadığım halde) çok öncelerinde kullandığımda neden söylemedin! Söyledin de benmi ısrarla devam ettim!Nikin madem KURBY ise büyük harf seni daha yüce gösterecekse önce kayıt yerinden bunu düzelt ki herkes bilsin KURBY! Seninle bir sorun yok neden birden böyle tepki gösteriyorsun.Aslında gayet farkındayım nedenlerin.Sadece görmezden geliyorum ve alınganlık yapmam ama bir farklılık varsa ki sorgularım.Ben izin vermedikçe kendime,kimse beni incitemez ve inciniyorsam ki benim kendimle bir sorunum vardır başkasıyla değil.Saygı konusuna bir endişen varsa önce kendi içine bakmalısın,kendinle dalga geçtiğini kendin söylüyorsun peki şimdi neden bu alınganlık.İnsan kendi kendisine saygı duymayı bilmiyorsa ki dışarıdaki etkilerden alınacaktır.Buna ben kendimde dahilim canım.Ama ben izin vermediğim sürece kendime, beni kimse incitemez.Ve dünyada yaşanan her şey insanlığı acıtabilir peki tanrı nasıl dayanıyor acaba! Eğer tanrı dayanıyor ve göz yumuyorsaki neden?Ya tanrı zalim yada anlayamayacağımızın ötesinde bir olgusu var.Ben ikincisini seçiyorum.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  16:41:35  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Aslında bu konu ile yazıyı kafamda toparlamaya çalışıyordum. Tesadüf oldu. Bunun olabilirliği için kesin bir kanıtım yok. Şimdi, 2 boyutlu bir zemin üzerinde (metal plaka) 3 boyutlu bir hologram oluşturulabiliniyor. Bunun üzerinde düşünmeye başlayınca ilginç olasılıklar ortaya çıktı:

1. Alt boyut üst boyutu yansıtabiliyor veya kayıt yapabiliyor, (3 boyutlu resmin uygun frekanslı laserde yansıması gibi)

2. Alt boyutta uygun frekans (alt frekans) olduğu için bu yansımayı tam olarak göremeyiz, belki tabiat olayları olarak bir yansımasını görebiliriz,

3. 3 adet fiziksel )1 tanesi yarı olmak üzere 4 boyu ve 3 adet fizksel olmayan (ruhsal) boyut vardır. Ruhsal boyutlar bir alttakiler veya tüm alttakiler ile etkileşirler. Ruhsal boyutlar fiziksel boyutlar ile nasıl etkileşirler? Soru bu?

4. Tüm boyutlar aynı anda var iseler (ki buna inanıyorum) hepsi içeçeler. Görevler ve etkileşimleri farklılar.

5. Bir küpün içerisinde bir yüzey gibi, dördüncü yoğunluğun içerisinde 3. yoğunluk art 2,1; 6. yoğunluğun içerisnde sırası ile5,4,3,2,1. yoğunluklar; Herşey toparlanınca 7. yoğunlukta bir patlama ile yeni varoluş düzlemi yani 8. yoğunluk/yeni 1 yoğunluk aşaması ile sonsuz bir düzen. Burada 5. yoğunluk yine üst yoğunluğun (6.) kontrolünde ancak bir "ara, dinlenme" yeri gibi.

5. Böylece 6,4,3,2,1. yoğunluklar içeçeler.

6. Şimdi 4 boyutlu bir nesnenin içerisndeki 3 boyulu yaratılış düzlemi içerisindeysek; 4. yoğunluk ta kutupluluk/dualite var ise; ister istemez dördüncü yopunluktaki mücadele alt yoğunluklara yansıyacaktır. Alt yoğunluk bunları göremiyecek ancak yansımalarını görebilecektir.

7. Bu bence müjdeli haber şöyle ki: Kutupluluğa izin verilmiştir (kim vermiş ise veya varlık grubu) bu kutupluluğun negatif tarafından tam galibiyet ile bitirilmesine izin verilmeyecektir. Yani kutupluluk dengeye doğru yürüyecektir.

8.Böylece varoluş düzeni, molekül üreten yıldızlar gibi bir Ruhsal tekamül üretebilecektir.

9. Burası önemli aslında bir yukarı yoğunluğa çıkarak yapılacak gelişim/ilerleme; alt boyutlar ÜZERİNDEN yapılıyor. Başarı karnesi alt yoğunluklarda. 5. boyut bir ruhun yeniden dünyaya enkarne olmasında olduğu gibi.

10. Aslında TEK bir sistem var, sonuçta daha sonra aktaracağım "Molekül fabrikası olan yıldızlar" yazısını incelemenizi öneririm.

11.Bizler bir deneyiz ve bizlerin üzerinden tekamülleri için yapılan savaşlar var, tarihteki enlil, enki savaşları gibi. Aslında bzilerin başarısı (BH olarak) onlar içinde önemli.

12. Aslında KH in yüzde 5 lik dilimi ancak KH olarak üst yoğunluğa geçeceği için; Hasata yakın zamanlarda onlarda hasatlarını artırabilmek için son hamlelerini artıracaklardır. Onlar da hasatı ve geride kalackları artırmanın peşindeler. Bu aslında beklenen bir şeydir. İşte göksel bir planın olduğunu bilmek bu yüzden önemlidir.
Bu göksel plan da herşey dengeli dir kim ne derse desin.

13.Yukarıdaki şöyle olacak KH ler arasında % 95 KH sınırının geçilmesi( yani 95 KH, 5 BH, bu alt limit) gerekiyor. Bunun anlamı bence önemli. BH olarak hasatın yapıldığı 3. yoğunluk herzaman KH demektir, bu önemli. Yani 3. yoğunluğun KH olmasına izin verilmiştir veya yapısı böyle. 4.yoğunlukta KH ile BH denge konumunda olacağı söyleniyor veya 4. yoğunluk dünyasında. Hasat edilmenin Hizmetteki yüzdelerine göre %95 KH ile KH hasatı ve %51 ile BH hasatı sonucu eğer eşit olacak ise ve aradaki lerin ise tekrara gireceklerine göre;
Hasat zamanına yakın dönemlerde KH olayları artacaktır. Zaten KH olayının artırdığı basınç, aslında tıpkı yüksek basınç ve sıcaklıkta çözünen atom çekirdeklerinin daha karmaşık ve ağır atomlara dönüşmesinde olduğu gibi, bu KH ortamı BH hasatına faydalı olduğu söylenebilir. Benim tahminime gör(yanılıyor da olabilirm) hasat zamanı KH de yüksek hasat için KH ortamını artıracaktır, bu doğal olandır.

Burada BH olarak hasatı geçmek isteyenlerin umutsuzluğa kapılmamasını öneririm, her artan basınç ortamında "an" da kabul de kalmak bile onların hasatına faydalı olabilecektir, tabi eyleme geçmiş BH tavırlarının ne olacağı kişiye kalmış öğrenebileceği bir derstir.

Laura, C.Rueckert ile mesajlaştığını ve Carla'nın "sevginin içinizden geçmesine izin verilmesi gerektiğini" ve buna Kasyopya'lıların cevabının "herşey derslerden ibarettir" cevabını ben anlamlı buluyorum. Bu tabi yoruma açık bir kişisel yorumum.

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  18:17:11  Show Profile  Reply with Quote
Her yaşadığım olayda üç dört farklı konumda deneyimler yaşadım.İlk yaşadığım konumda ortada kalan biriydim.İki dostum birbiriyle küsmüştü.Öyle uzun yıllar bir arada ailece zaman geçirdikki, hem tatlı günde hem acı günde birlikteydik.Bermuda üçgenine dönmüştü ilişkilerimiz.Çok sevdiğimiz bir ablamız vardı ve kızlarıyla aynı yaşlardaydık.Bize annelik yapardı yeri geldiğinde.Biz hep bize ne kadar zarar verdiğini görememişiz ama Kryon'da dediği gibi "zamanı geldiğinde en sevdiklerinizle bile yollarınız ayrılacak" derken meğer bunları yaşayacamışız.Bu iki sevdiğim dostlarımın aralarındaki ilişkileri bozuldu.Bende ikisiylede yakından arkadaşım.Biri yüreğimin sağı diğeri yüreğimin sol yanı ne diyebilirim.Biri sürekli üzülüyor neden bu hale geldik diye,diğeri öbürü hakkında acımasızca konuşuyor.Hatta bana diğerinin hakkımda söylediği olumsuz cümleleride sarf ettiler.Ben etki altında kalmadan mümkün olduğunca arada dengeyi bulmaya çalıştım.Yıllarca emek verdiğimiz dostluğumuzu bir çırpıda kaldırıp atamazdık.Ve bir tarafın beni sürekli taraf olamaya zorladığını anladığım anda,kendimi çektim.Bana sürekli tavırlı yaklaşıyorlardı diğer dostumla görüşmemem için.Mümkün olduğunca iletişimimi azalttım.Ve kendileri beni seçime zorladı.Zorlayanın dostluğunu redettim. Dostluk dediğin zor zamanda yanında olmak,dostluk dediğin onu mülkiyetine almak değildir,dostluk dediğin kendini bir tarafın kölesi olarak görmek değildir.Sonra zaman döndü görüşmeyi azalttığım için o kişiler hedefine beni koydular.Senaryonun öncekinde tanıktım sonrasında kurbanı oldum.Yapılan davranışlar vs'ler yaşandıkça ilişkilerimi koparttım.Başka bir zaman kurbanken sonrasında olayın yargıcı olu verdim.Ama her türde deneyimlediğimde hep yüreğimin izinden vazgeçmedim.Bir düşman bile olsam,ezebilecek güce sahipsem bunu ezerek kullanmam.Nağmertçe kazanmaktansa Yiğitçe kaybetmek her zaman güzel ve değerlidir.O yüzden net bir cevap söylensin.Birileri için bitecekse dostluk bana dair,benim içinde biter.Ama yok sıkıntılı bir zaman deniyorsaki herkes kendini irdelesin.Çokta üzülmem kendimde netsem beni neden üzsün ki bir şeyler.Hem hiç birinize karşı saygısızlık duymadım,bazı şeyler sizi acıtıyorsa ki bu sizin gerçekliğinizdir.Bir terslik olduğunu anladığım noktada sorgularım ve direk söylerim.Ha ben çokmu mükemmelim! hayır ama kendimi sorguladığım kadar kimseyi sorgulamadım,bu da benim gerçekliğim.O yüzden sevgili Tversonus ve KURBY dostluksa dostluktan yanayım,yok dostluk istemiyorsanız ki bende istemem,özgür seçimlerinize saygı duymaktan başka hiç bir şey gelmez elimden.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  18:38:36  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Sevgili Zer-zivi,

Açıkça söyleyeyim, zaten hiç bir şeyi kapalı söylemeyi beceremiyorum ki; senin hakkında geçen hafta veya ay ne düşünüyor ve hissediyorsam şimdi de aynı. Yani dostum dediğmdeki duygularım da değişen bir şey yok. Değişen başka bir şey var, her zaman aynı hareket çizgisini sürdüremiyecek döngülere giriyorum, o anda sadece siz değil ama diğer pek çok şey ile kopuyorum, işte bu kopukluk anında benden bir hareket beklentisi gelir cevaplamaz isem bu sizin aklınıza gelen ilk olasılık değildir. Durum bu.

Bir gün yedeksubay ken, benim gibi yedeksubay olan Eskişehir'li arkadaş "gel nöbetçileri gezelim, yoldaş ol" dedi, ben izinliydim, "tamam" dedim. Beraberce muhimmat çadırının önüne geldik nöbetçi asker yok ortalarda, arakadaş sen burda dur ben şuna bir bakayım dedi ve çadırın önünde bekliyorum. Tipi var ve gözünün içine kırbaç gibi kar çarpıyor. Uzaktan birisi geldi, oda ne üsteğmen ve yaklaştı ve bana bir tokat attı ve "nöbet yerini neden terkettin, azönce geçtim neredeydin" dedi. Ben şok oldum ve pek fazla yaptığımı hatırlamıyorum ve tüfeğimi kaldırdım ve "senin şununu bunu dedim" dipçikle tam vuruyordum, yedeksubau arkadaş geldi "ne yapıyorsun Tiversonus" dedi ve elime sarıldı. Üsteğmen aynı zamanda o an sarhoştu, sallanıyordu. Birkaç saat sonra yanına gittim, "seni asker zannettim, unutalım" dedi ben de "tamam" dedim. Birkaç gün sonra beni gördü ve "insan gelir bir özür diler" dedi. O an kendimi yokladım ve ben gerçekten unutalım lafına tamam dedikten sonra gerçekten ama gerçekten "tamam" deyip unutmuştum. Yani zihnimin bir bölgesini kapatabiliyordum. Ben nereden bileyim adam "unutalım ama yalancıktan" olduğunu.

Şunu demek istiyorum, karşıdakini kendindeki duruma göre anlamaya çalışmak yanlış bir varsayımdır. Ben senin ile ilgili olmayan bir yalnızlık durumu yaşıyorum ve bunu ikinci kez belirtmiş ve bir örnekle belirtmişm oluyorum. Sonra normale dönerim. Hala aynı kişisin ama şu anda ben aynı değilim biraz zaman ver:))


Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  19:12:00  Show Profile  Reply with Quote
Madem hala düzelmedin,neden sırıtıyorsun be dostum zorunluluktan mı!:) Tamam her kesin bir yalnızlık süreci vardır.Bunu anlarım ama bazı espirilerime "Kırıcı olmayı iyi biliyorsun" lafıda neydi yanına gülen surat koysaydın ciddi olmadığını kavrardım.Ben pineklemek derken espiri olsun diye telafuz ettim oysa ciddi ciddi alınganlık gösterdiniz.Bazı kullanılan kelimelerin sihirli bir şekilde yaratıma geçtiğini farketmen gerekir sevgili Tversonus.Hem neden yalnızlığa gömülür insan ,onu irdele ve dönüştürmenin yolunu bulursan sevinirim.Herkes bir silkinip kendine gelsin.Dünyada ki en büyük trajedinin beni duygusal anlamda ele geçirmesine izin vermiyorum.Bu hayatın her alanında böyle,saatlik bunalımlar yaşarım ama çabuk toparlarım.Bunalımdayken espiri yapan biri olarak bilinirim,yani ağlanacak haline gülen bir deli olma yolunda veliliğe yol almak niyetindeyim.Kendine iyi bak,kendini fazlada hırpalama ,) sevgiler....

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  19:26:12  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Arabayla gelirken gördüm, ay tam dolunay ve hava çok berrak ve canalıcı parlaklıkta beyaz ışık. Şimdi pencereden bakıyorum ve canalıcı beyaz ışık havada. Geröek bu şaka değil, şimdi "babası şapka takınca ağlayan kızın" birinci doğum gününe gidicem, yani kız yeğenimin doğum gününe. Ayrıca hırpalama durumu yok bu farklı kişilik ile alakalı bir şey, birkaç gün önceki savaş sonrası durumu dün gece saat 03 de dengeledim ve bunu kanal bilgilerinde ufak bir bölümünü aktardım. Tamam sonra gönlünü alırım. Hoşçakal:))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  19:33:43  Show Profile  Reply with Quote
Kendini hırpalama derken kendini dengeleyene kadar yaşadığın süreci kasdetmiştim.Üstelik gönül almaya,özür dilemeyede gerek yok yeter ki hepimiz dengede buluşalımda,sevgiler ve iyi eğlenceler.......

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:20:16  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Sevgili zer-zivi,

Kendi frekansımı bildiğim için zaten özür dileme gibi bir ihtiyaç duymuyorum, yani sen boşu boşuna benim tarafımdan tavır aldığımı zannettin, yani bu gerçek değil. Dengelendin mi, sevgili dostum:))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:28:09  Show Profile  Reply with Quote
Merak etme ben çoğunlukla dengedeyim :) Yoksa ortalığı yıkardım :) Ama hala kurby'den ses yok,cevap vermedi.Susmak onaylamaktır cevap vermediği takdirde böyle düşüneceğim.Neyse herkesin özgür iradesine kalmış artık.her şey daha güzel olsun dilerim...

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:30:54  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Ben oldum olası bu kadınlar arasına "girmem". Neme lazım "yarın" birleşip "kanka" olurlar.)) Yada "çamur banyosu" seyrederiz:))

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:42:09  Show Profile  Reply with Quote
Epey dengelenmişsin sırıttığına göre :)Aslında senin dengesizliğin bulaşıcı galiba yada mars'ın ki:)Nasıl anlaşılıyorum anlamıyorum.Karşımda tanımadığım insana bile kendime nasılsam öyleyim.Karşımdakine saygı göstermiyorsam ki bu kendimede saygı göstermediğimdir,kendimi sevmiyorsam ki karşımdakinide sevmiyorum demektir.Bu düşünceyi yaşamıma oturtuyorum sürekli.O yüzden karşımda ukalalık yapanda olsa hoş görüyle düzeltmeye uğraşıyorum ama karşıdan ukala gibimi görünüyorum,biri bunu bana anlatsın.Ben çok fazla aşşağılandım ve bu duygunun ne olduğunu ve nasıl düzelttiğimi,hor gören kişiyi nasıl gördüğümü iyi bilirim.O yüzden o hor gören kimliğine bürünmeyi asla istemem.Öyle olduğu takdirde kendimi sevemem,saygı duyamam.Ama bildiğimi söylerim.Bu kişinin kendisini yetersiz hissetmesinden kaynaklı ukalalıkla yorumlanabilir.Neyse bu konuya nokta koyalım artık,umarım herzaman kendimizi ve karşımızdakini doğru anlarız.

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:43:41  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Tiversonus, ben bu boyut olayını kafamda, konik helezon olarak canlandırıyorum.Her bir halka, bir yoğunluk ve diğeri ile omuz omuza, döngüyü tamamlayan bir noktadan sonra diğer boyuta geçiyor.Helezonun en alt ya da iç noktası 1. yoğunluk, ve sırası ile gidiyor,2,3,4,5,6,7.Her dairein bir üst noktaya çıktığı alan var, kesişim noktası.
Ve şuna aynen katılıyorum, tıpkı helezondaki gibi, gerideki itiş gücü, ön saflardaki yoğunluğu bir üst basamağa taşıyor.Bizimle bu nedenle bu kadar içli dışlı oluyorlar.Bize hizmet etmeleri, kendilerine hizmet, çünkü, bizler onları bir üst basamağa taşıyacağız.Başkasına hizmet etmenin en pratik yolu da, kendine hizmet eden varlıklarla iletişim kurmak.Yani, biz onların, canları ciğerleri değiliz.Her iki tarafta, kendi tekamülü adına iletişiyor bizimle.Elbette bu, taraf seçme zorunluluğumuzun bittiğini göstermiyor, aksine her iki tarafında nasıl çalıştığını anlamamız açısından harika bir deneyim.

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:51:47  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Aslında imgelemek veya simge ile anlatmak için iki ayrı model üzerinde duruyor ve düşünüyordum (bu hemde kendime), gece güzel bir kelime vardı ağzımda keşke bir yere yazsaymışım, şimdi o kelimeyi kaybettim: Bir tanesi "merdiven modeli", bir tanesi "daha yüksek seviyelere geçişi ifade eden transdantal aşkınlama" işte kelimeyi unuttum:))

Edited by - on
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 12/01/2009 :  23:56:34  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Aslında yüksek boyutları çember ile ifade etmek eski bir yöntem, bu üç boyutlu bir insanı taş devrinde bir kayaya "çizgi adam" gibi sembollemek gibi biraz dar bir yol. Atomun bağlanma ve senin bir zaman bahsettiğin küpün (x,y,z) ek bir kordinatı işte (x,y,z,d) gibi birleşerek yeni bir madde üretimi için atomun oluşması ile ilgili olmalı diye düşünüyorum, yeni modelin.

İşin ilginç yanı tüm yoğunlukların aynı anda varolmaları, bu gerçekten ilginç sonuçlara götürüyor, zaten aynı anda varolmasa hareket sonsuz olmazdı.

Yanlış veya kontrol amaçlı bir fikiri vurgulamak isterim: Yüksek boyutların "zevksiz, tuzsuz" olması bence çok yanlış buradan görülen veya test için fazla açıklanmayan bir kavram bu. Karmaşıklaşarak giden bir üst realite de belki "şarkıların renklerini de görebileceğiz" veya cinsellikteki olayın kat katını başka bir açılımla görebileceğiz:))

Edited by - Tiversonus on 13/01/2009 00:05:03
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 13/01/2009 :  00:01:23  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
Aslında bu fikir, hareket haindeki horoskoplardan kalma bende.Doğum anındaki horoskop hareketine devam eder, hatta progres/ilerletne ile kişilerin gelecek yıllardaki değişimleri incelenir.Aynı mantıkla, bir ömür, progres üzerinden takip edilebiliyor ise, sistem hep aynı işliyor yoğunluklar da bu tür dairesel helezonik bir bütün oluşturmalılar.Çünkü, mikro düzeydeki ile makro düzeydeki hep aynı işleyişe bağlı.

x,y,z bizim 3b deki ifadelerimiz.4Bnin d sini hep dış bir noktada (180derecede) arıyoruz, eğer dış noktada olursa, o halde, dışarıdan küçük, içeriden büyük olmaz ki!Burada bir karışıklık var.Ayrıca, şu şaşı bak şaşır resimler de ilginç, tavsiye ederim.Özellikle 3 boyutlu cisimler üzerinde.Bakalım ne göreceksiniz?

Bir şey daha, Kasyopyalılar demirden bahsederken, demirin manyetiğinden ve diğer boyutlara açılan kapıdan bahsetmişlerdi, ve süpernovalar.Süpernovalar, patlama sırasında demir elementini fırlatıyorlar, demir ağır metallere dönüşüyor.Süpernovaları bizler patlama olarak izlerken, diğer boyutlarda nasıl izleniyor?Süpernovalar, uzay/zamanda kırılma meydana getiriyor olabilir mi?

Edited by - kurby on 13/01/2009 00:08:01
Go to Top of Page

Tiversonus
Elmas

2018 Posts

Posted - 13/01/2009 :  00:10:35  Show Profile  Visit Tiversonus's Homepage  Reply with Quote
Bence herşey kütlenin daha ağır kütlenin daha fazla çekim yaratması veya kütleden bağımsız şekilde çekimin fazla olmasında.Yani anahtar çekim olmalı. Bu yoğunlukta varolamayacak kadar ağır atomlar bence üst yoğunluğun zeminini oluşturuyorlardır. Yıldızlar neden kapı merkezinde ağır kütleden dolayı çekim fazla olduğundandır. Yoksa kahverengi cüce kütlesi hafif olduğundan çekimi de hafif olacağından bence kapı değiller. Yani çekim ve dolayısı ile kütle sahibi olanlar büyük olasılıkla kapı bence.

Aklıma yatan en güzel olay iki ayrı renk bulutunun içiçe bulunduğu bir bir ortam. Öreneğin kırmızı renk bulutunun içindeysen fizik kanunları örneğin ışığın üst limiti, diğer yoğunluğun hız limitinin altı oluyor. İçiçeler ancak birbirlerinden boyutlar kadar da uzaklar. Aralarında çatlaklar da kapı oluyor.

Carla Rueckert in "gidebildiğin kadar ışığa" dediği de bence uyumlu o zaman titrşiminin yüksekliğine göre ilerliyorsun ta ki hiç madde kalmayana kadar titreşim yükseliyor ve ışık bedenli oluyorsun. Ra da bizi sarı ışık sutunu görürsünüz baktığınızda diyor ya...

Herkese İyi geceler...

Edited by - Tiversonus on 13/01/2009 00:27:51
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 13/01/2009 :  00:24:31  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
İyi de onlara da kara delik deniyor.Kütlesi büyük olan süpernovalar onlar.:)))Süpernovalar patlama anında, bir reaksiyon başlatıyor bana göre, onlar anahtar kapı değiller.:))
Sabahtır, onları okuyorum.Bir ara jüpiter bir gezegen olamaz, o bir yıldız diye kalktım pc başından, evde herkes şaşkın!:))Neyse, Kasyopyalıların yeni oturumunu bekleyeceğim.Kafamda bir sürü şey oluştu, iyi ki bilim adamı olmamışım.:))))

İyi geceler...

Edited by - on
Go to Top of Page

kurby
Elmas

Turkey
1049 Posts

Posted - 13/01/2009 :  20:08:04  Show Profile  Visit kurby's Homepage  Reply with Quote
YILDIZ OLAMAMIŞ: DEV GEZEGEN

Jüpiterin çapının, bir gaz devinin ulaşabileceği en büyük çapa yakın büyüklükte olduğu hesaplanmıştır. Kütlesi, Jüpiter’den daha büyük olan bir gezegen, artan kütleçekim etkisi ile kendi üzerine çökerek; Jüpiter'e oranla daha büyük yoğunluğa, daha küçük bir hacime sahip olacaktır.

Jüpiter’in bir yıldız olabilmesi için, şu anki kütlesinden, yaklaşık 80 kat daha fazla olması gerekir. Bu nedenle Jüpiter, yıldız olmayı başaramamış bir gökcismi olarak da tanımlanabilir. Son zamanlarda, uzayın uzak bölgelerinde yıldız mı yoksa gezegen mi olduğu belli olmayan ve ayrımın sınırında bulunan bazı gök cisimleri tesbit edilmiştir. Bu tip cisimlere, kahverengi cüceler denir. Jüpiter, bir kahverengi cüce olamayacak kadar küçüktür.

Sonuç olarak, Jüpiter, dev kütlesi ve kütlesel çekim gücüyle, Dünya gezegeninin, koruyucu bekçiliğini yapmaktadır. Asteroid ve kuyrukluyıldızları üzerine çekerek; Dünya yaşamını olumlu anlamda etkilemektedir. Özellikle, Mars-Jüpiter arasında bulunan asteroid kuşağındaki göktaşlarını, kendisine çekerek; bir bilardo deliği görevi yapmaktadır.

Dr. Bahri Güldoğan

Edited by - on
Go to Top of Page

zer-zivi
Elmas

Turkey
953 Posts

Posted - 13/01/2009 :  20:18:23  Show Profile  Reply with Quote
Güzel ve değerli paylaşımın için teşekkürler Kurby, sevgiler......

Edited by - on
Go to Top of Page

damdam
Elmas

581 Posts

Posted - 14/01/2009 :  00:33:29  Show Profile  Visit damdam's Homepage  Reply with Quote
Arkadaşlar,

Hazır formu boş bulmuşken döktüreyim dedim...:))))))))))

Reiki uyumlaması verdiğim kişilere en azından hergün çakra dengelemesini yapmasını ısrarla söylerim, ayrıca 21 gün boyunca arar sorarım ve yapıp yapmadığını takip ederim çünkü reiki aynı zamanda bir disiplindir kişi için, ve o disiplini oturtmaya çalışırım..

Ayrıca, bir kişiye veya duruma reiki aktarımından önce veya sonrasında mutlaka kendisine de reiki yapmasını söylerim, genellikle bu şimdilerde söylenmiyor benim masterım bunu şöyle açıklamıştı..

Bir kişiye veya duruma reiki yapıldığı sırada karşılıklı olarak kanal olmaktasınız, ve negatif enerjinin dönüştürülmesi sırasında enerji bedeninizdeki ve çakralarınızdaki olası yırtılmalardan negatif etkilenebilirsiniz ve farkında olmazsınız.

Bir süredir ortadoğuya reiki gönderiyoruz ve negatif enerjisi ultra yüksek bir bölge ve herkezin kendine reiki yapmasını öneriyorum, yoksa birbiriyle konuşacak kimse kalmayacak formumuzda hani:))))))))))))))

Edited by - on
Go to Top of Page
Page: of 40 Previous Topic Topic Next Topic  
Previous Page | Next Page
 New Topic  Reply to Topic
 Printer Friendly
Jump To:
Budur.com - Spiritüel ve Metafizik Forum © 2004 Budur.com Go To Top Of Page
This page was generated in 0.27 seconds. Powered By: Snitz Forums 2000 Version 3.4.04
Google
 
Web www.budur.com
Detayonline Gizli
Gerçekler
oyun komedi sohbet
Visitor Counter by Digits